Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              muaviye kimdir?
Yeni Terim Ekle

Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
MUAVİYE MUAVİYE terimi kara han
tarafından 19.08.2004 tarihinde eklendi
MUAVİYE sizce ne demek,
MUAVİYE size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
<< önceki sayfa
Sayfa: 1 2
BayMustafa Doğa.. Offline
Mustafa Doğan 2
Bay, 43
Mersin
0 person liked.
0 person did not like.
ONUN HAKINDA O KADAR ÇOK ŞEY SÖYLENDİKİ BNECE EN DOĞRUSUNUN ALLAH BİLİR (15.08.2008 23:13)
(bakınız: doğru, söyle, kadar, sunu, o kadar çok, allah)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baymuttaki_65 Offline
muttaki_65
x
muaviy(ra.) . hz ebu sufyan ve hz hind ra çocuklarıydı. zamanın dahi sahabelerindendi. bu zamanki dahiler gibi yaşadığı çağda da yaptıkları ve hedefi çarpıtılmış kendisine binlerce iftira atılmıştır. o belkide ehlibeytin önündeki en büyük rakipti; ama bunu sırf harici şii ve diğer sahabeler arasındaki kaosu gidermek için ümmet birliğini sağlamaya çalışmış bir sahabe idi. en büyük hatası rakip olarak evladı resulleri seçmesiydi.iyisi ile kötüsü ile bir sahabe idi. (02.04.2008 13:17)
(bakınız: zaman, büyü, çocuk, belki, hata, lara, ehlibeyt, gibi, kötü, kaos)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BaySSeLaM Offline
SSeLaM
x
HAVLAYAN KÖPEK..

benim peygamberimin mübarek evlatlarına zulmeden pis zalim ve katil yezidin babası.. Muaviye müslümanlar arasında, İmam Ali ve Ehli Beyti hakkında öyle menfi şayialar yaymıştır ki,din adına öyle fitne ve fesad yaptı ki,hz. Peygamberin(sav) hz. Ali ve Ehl_i beyt hakkındaki hadislerin çoğunu yok edip,kendisi hakkında hadisler uydurdu.Böylece insanların kafasını allak bullak etdi,çok kimse aldandı. (22.06.2006 18:53)
(26.07.2007 00:20)
(bakınız: insan, baba, müslüman, insanlar, köpek, hadis, peygamber, beni, kafa, alim)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayaliyağız Offline
aliyağız
Bay, 47
İstanbul
Muaviye'nin manası 'HAVLAYAN KÖPEK' dir.


Hayatı, köpekleri bile utandıracak rezilliklerle geçmiştir. Ehl-i Beyt'e her türlü zulmü ve şerefsizliği yapmıştır.

Fahr-i Alem efendimiz; ' KİŞİ SEVDİĞİ İLE BERABERDİR.' diye buyurmuştur. Muaviye'yi sevenler onunla beraber, Ehl-i Beyt-i sevenlerde Ehl-i Beyt-i ile beraber olacaklar inşallah.

UNUTMAYIN ' KİŞİ SEVDİĞİ İLE BERABERDİR.'..............
(31.10.2006 09:45)
(bakınız: hayat, köpek, geçmiş, efendim, alem, şeref, şerefsiz, efendi, mayın, seven)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayaliyağız Offline
aliyağız
Bay, 47
İstanbul
İmam Ali’nin şehadetinden sonra Emirel-Müminin olan İmam Hasen, camide secdede iken tecavüze uğradı ve hançerle yaralandı, sonra yaralı olarak kalkdı bir hutbe irad etti:
Ey ehl-i Irak! Bizim hukukumuza riayet hususunda Allah’dan sakınınız. Biz sizin emirleriniziz ve Biz sizin misafiriniziz ve Biz Ehl-i Beytiz. Cenab-ı Hak Kitab-ı Keriminde Bizim hakkımızda şöyle buyurdu:
‘ İNNEMA YURİYDULLAHU LİYÜZHİBE ANKUMÜRRİCSE EHLELBEYTİ VE YUTAHHİREKÜM TATHİREN ‘ (Ahzab: 33) . (Meali: Ey Ehl-i Beyt! Allah’ın muradı sizden ricsi gidrmek ve Sizi tertemiz kılmaktır.)
Bu hutbeden sonra mescide ağlamayan kalmadı.
Hz. Hasen (R.A) halim, kerim, zahid, vakarlı, sakin, haşmetli ve rahim bir zat-ı a’la idi.
Hz. Hasen (R.A) şöyle buyurmuşlardı: ‘ Ben Rabbimin evine, yürümeden gidip, kendisine mülaki olmakdan haya ederim.’
Kendileri yirmi defa, bir rivayetde yirmi beş defa yürüyerek hacca gitmişlerdir.
Medine valisi Mervan, İmam Hasen’e (R.A) bir adamını gönderdi ve ona şöyle söylemesini emretti.
‘ Mervan her Cuma hutbesinde baban Ali’ye sövüyor, ne dersin? ’ İmam Hasen cevaben: ‘Git Mervan’a söyle, vallahi Ben ona sövmem. Benim ve onun mev’idimiz Hakkın huzurudur. Eğer o sövmesinde haklı ise Allah’tan ecrini alır, yok o yalancı ise, intikam alanların en şiddetlisi Allah’dır.’
Bunun üzerine Mervan cür’etini ve şiddetini dahada arttırdı.
Gittikçe artan fitne ve fesad karşısında İmam-ı Hasen, Muaviye ile bir anlaşma yapmaya karar verdi ve anlaşma metni yazıldı.
Metnin sureti şudur:
Bismillahirrahmanirrahiym. Bu Hasen bin Ali’nin, Muaviye bin Ebi-Sufyan ile yaptığı anlaşmadır.
Muaviye; Allah’ın kitab-ı, Resulünün sünneti ve Hulefa-i Raşidinin sireti ile amel edecek, kendinden sonra hiç kimseyi halef tayin etmeyecek, kendisinden sonra hilafet, şura ile olacak.
İnsanlarAllah’ın arzında, her nerde bulunurlarsa bulunsunlar, Şam’da, Irak’da, Hicaz’da veya Yemen’de emn-u eman içinde olacak. Evlad-ı Ali ve dostları, zevceleri ve çocukları, canları ve malları, her nerde olurlarsa olsunlar emniyette olacak.
Bu şartlar yerine getirileceğine dair Muaviye, Allah’a ahid vermiştir. Ne Hasen bin Ali ne kardeşi Hüseyn ve ne de Ehl-i Beytden herhangi biri hakkında gizli, aşikar fitne yapılmayacak ve zulm edilmeyecek.
Bu anlaşmaya filan, filan… şehadet etmişlerdir. Ve kefa billahi şehiden.
Bu ahdin imzalanmasından sonra İmam Hasen mimbere çıktı ve bir hutbe irad etti:
‘ Ey nas! Biliyorsunuzki Allah (c.c) ceddim Resulullah (S.V.A) ile sizi hidayete kavuşturdu, sizi delaletten ve cehaletten kurtardı ve zelil iken sizi onunla aziz kıldı, az idiniz onunla sizi çoğalttı. Muaviye, HAKSIZ OLARAK BİZİM HAKLARIMIZA TECAVÜZ ETTİ. Bizimle münazaa etti ve HAKKI KABUL ETMEDİ. Ben, ümmetin salahını ve fitnenin kesilmesini nazar-ı i’tibara alarak, siz bana biat etmiş olduğunuz halde, kan dökülmemesi için Muaviye ile bu anlaşmayı yaptım. Artık bilmiyorum bu sizin için fitne mi olur, yoksa bir müddet rahat mı edersiniz? ! ..’

MEVEDDET PINARLARI
SÜLEYMAN İBRAHİM (Ş.YEŞİL YAYINLARI)
(30.10.2006 15:54)
(bakınız: allah (c.c), insan, dost, yalan, baba, çocuk, huzur, kardeş, yara, adam)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayebedi saadet Offline
ebedi saadet
Bay, 35
Bursa
Hazreti Ali (Radıyallahü Teala anh) ve Hazreti Muaviye (Radıyallahü Teala Anh) Eshabı Kiramdandır ve müslümandırlar. Gerisi boş... (29.10.2006 11:40)
(bakınız: müslüman, kira)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayşehr-i nur Offline
şehr-i nur
x
İkinci sualinizin meali: Hazret-i Ali (R.A.) zamanında başlayan muharebelerin mahiyeti nedir? Muhariblere ve o harbde ölen ve öldürenlere ne nam verebiliriz?

Elcevap: Cemel Vak'ası denilen Hazret-i Ali ile Hazret-i Talha ve Hazret-i Zübeyr ve Âişe-i Sıddıka (Radıyallahü Teâlâ anhüm ecmaîn) arasında olan muharebe; adalet-i mahza ile, adalet-i izafiyenin mücadelesidir. Şöyle ki:

Hazret-i Ali, adalet-i mahzayı esas edip, Şeyheyn zamanındaki gibi o esas üzerine gitmek için içtihad etmiş. Muarızları ise: Şeyheyn zamanındaki safvet-i İslâmiye adalet-i mahzaya müsaid idi, fakat mürur-u zamanla İslâmiyetleri zaîf muhtelif akvam hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyeye girdikleri için, adalet-i mahzanın tatbikatı çok müşkil olduğundan, 'ehvenüşşerri ihtiyar' denilen adalet-i nisbiye esası üzerine içtihad ettiler. Münakaşa-i içtihadiye siyasete girdiği için, muharebeyi intaç etmiştir. Mâdem sırf Lillah için ve İslâmiyetin menafii için içtihad edilmiş ve içtihaddan muharebe tevellüd etmiş; elbette hem katil, hem maktul ikisi de ehl-i Cennet'tir, ikisi de ehl-i sevabdır diyebiliriz. Her ne kadar Hazret-i Ali'nin içtihadı musîb ve mukabilindekilerin hata ise de, yine azaba müstehak değiller. Çünki içtihad eden hakkı bulsa, iki sevab var. Bulmazsa, bir nevi ibadet olan içtihad sevabı olarak bir sevab alır. Hatasından mazurdur. Bizde gayet meşhur ve sözü hüccet bir zât-ı muhakkik Kürdçe demiş ki:

ِ ى ش َ ر ِ ّ ص َ ح َ ا ب َ ا ن ْ م َ ك َ ه ق َ ا ل ُ و ق ِ ي ل ْ ل َ و ْ ر َ ا ج َ ن ّ َ ت ِ ي ن َ ه ق َ ا ت ِ ل ُ و ه َ م ْ ق َ ت ِ ي ل

Yani: Sahabelerin muharebesinde kıyl ü kâl etme. Çünki hem katil ve hem maktul ikisi de ehl-i Cennet'tirler.

Adalet-i mahza ile adalet-i izafiyenin izahı şudur ki:
م َ ن ْ ق َ ت َ ل َ ن َ ف ْ س ً ا ب ِ غ َ ي ْ ر ِ ن َ ف ْ س ٍ ا َ و ْ ف َ س َ ا د ٍ ف ِ ى ا ْ ل ا َ ر ْ ض ِ ف َ ك َ ا َ ن ّ َ م َ ا ق َ ت َ ل َ ا ل ن ّ َ ا س َ ج َ م ِ ي ع ً ا âyetin mana-yı işarîsiyle: Bir masumun hakkı, bütün halk için dahi ibtal edilmez. Bir ferd dahi, umumun selâmeti için feda edilmez. Cenab-ı Hakk'ın nazar-ı merhametinde hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Küçük, büyük için ibtal edilmez. Bir cemaatin selâmeti için, bir ferdin rızası bulunmadan hayatı ve hakkı feda edilmez. Hamiyet namına rızasıyla olsa, o başka mes'eledir.

Adalet-i izafiye ise: Küllün selâmeti için, cüz'ü feda eder. Cemaat için, ferdin hakkını nazara almaz. Ehvenüşşer diye bir nevi adalet-i izafiyeyi yapmağa çalışır. Fakat adalet-i mahza kabil-i tatbik ise, adalet-i izafiyeye gidilmez, gidilse zulümdür.

İşte İmam-ı Ali Radıyallahü Anhü, adalet-i mahzayı Şeyheyn zamanındaki gibi kabil-i tatbiktir deyip, hilafet-i İslâmiyeyi o esas üzerine bina ediyordu. Mukabilleri ve muarızları ise, 'Kabil-i tatbik değil, çok müşkilâtı var.' diye adalet-i izafiye üzerine içtihad etmişler. Tarihin gösterdiği sair esbab ise, hakikî sebeb değiller, bahanelerdir.

Eğer desen: Hilafet-i İslâmiye noktasında İmam-ı Ali'nin fevkalâde iktidarı, hârikulâde zekâsı ve yüksek liyakatıyla beraber seleflerine nisbeten muvaffakıyetsizliği nedendir?

Elcevap: O mübarek zât, siyaset ve saltanattan ziyade, daha çok mühim başka vazifelere lâyık idi. Eğer tam muvaffakıyet-i siyasiye ve tamam saltanat olsaydı, 'Şah-ı Velayet' ünvan-ı manidarını bihakkın kazanamayacaktı. Halbuki zâhirî ve siyasî hilafetin pek çok fevkinde manevî bir saltanat kazandı ve Üstad-ı Küll hükmüne geçti; hattâ kıyamete kadar saltanat-ı manevîsi bâki kaldı.

Amma Hazret-i İmam-ı Ali'nin Vak'a-i Sıffîn'de, Hazret-i Muaviye'nin taraftarlarıyla muharebesi ise, hilafet ve saltanatın muharebesidir. Yani: Hazret-i İmam-ı Ali, ahkâm-ı dini ve hakaik-i İslâmiyeyi ve âhireti esas tutup, saltanatın bir kısım kanunlarını ve siyasetin merhametsiz mukteziyatlarını onlara feda ediyordu. Hazret-i Muaviye ve taraftarları ise; hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyeyi, saltanat siyasetleriyle takviye etmek için azimeti bırakıp ruhsatı iltizam ettiler, siyaset âleminde kendilerini mecbur zannedip ruhsatı tercih ettiler, hataya düştüler.

Amma Hazret-i Hasan ve Hüseyin'in Emevîlere karşı mücadeleleri ise, din ile milliyet muharebesi idi. Yani: Emevîler, Devlet-i İslâmiyeyi, Arab milliyeti üzerine istinad ettirip rabıta-i İslâmiyeti, rabıta-i milliyetten geri bıraktıklarından, iki cihetle zarar verdiler:

Birisi: Milel-i saireyi rencide ederek tevhiş ettiler.

Diğeri: Unsuriyet ve milliyet esasları, adaleti ve hakkı takib etmediğinden zulmeder. Adalet üzerine gitmez. Çünki unsuriyet-perver bir hâkim, milletdaşını tercih eder, adalet edemez.

ا َ ْ ل ا ِ س ْ ل ا َ م ِ ي ّ َ ة ُ ج َ ب ّ َ ت ِ ا ل ْ ع َ ص َ ب ِ ي ّ َ ة َ ا ل ْ ج َ ا ه ِ ل ِ ي ّ َ ة َ ل ا َ ف َ ر ْ ق َ ب َ ي ْ ن َ ع َ ب ْ د ٍ ح َ ب َ ش ِ ى ٍ ّ و َ س َ ي ّ ِ د ٍ ق ُ ر َ ي ْ ش ِ ى ٍ ّ ا ِ ذ َ ا ا َ س ْ ل َ م َ ا

ferman-ı kat'îsiyle: Rabıta-i diniye yerine rabıta-i milliye ikame edilmez; edilse adalet edilmez, hakkaniyet gider.

İşte Hazret-i Hüseyin rabıta-i diniyeyi esas tutup, muhik olarak onlara karşı mücadele etmiş, tâ makam-ı şehadeti ihraz etmiş.

Eğer denilse: Bu kadar haklı ve hakikatlı olduğu halde, neden muvaffak olmadı? Hem neden kader-i İlahî ve rahmet-i İlahiye onların feci bir akibete uğramasına müsaade etmiş?

Elcevap: Hazret-i Hüseyin'in yakın taraftarları değil, fakat cemaatine iltihak eden sair milletlerde, yaralanmış gurur-u milliyeleri cihetiyle, Arab milletine karşı bir fikr-i intikam bulunması Hazret-i Hüseyin ve taraftarlarının safi ve parlak mesleklerine halel verip, mağlubiyetlerine sebeb olmuş.

Amma kader nokta-i nazarında feci akibetin hikmeti ise: Hasan ve Hüseyin ve onların hanedanları ve nesilleri, manevî bir saltanata namzed idiler. Dünya saltanatı ile manevî saltanatın cem'i gayet müşkildir. Onun için onları dünyadan küstürdü, dünyanın çirkin yüzünü gösterdi. Tâ, kalben dünyaya karşı alâkaları kalmasın. Onların elleri muvakkat ve sûrî bir saltanattan çekildi; fakat parlak ve daimî bir saltanat-ı maneviyeye tayin edildiler; âdi valiler yerine, evliya aktablarına merci' oldular.
(13.10.2006 22:03)
(bakınız: hayat, elif, zaman, nedir, büyü, gitmek, akıl, adalet, cennet, tarih)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayHekimDoktor Offline
HekimDoktor
Bay, 42
İstanbul
Hz.Peygamberin ailesine çok kötülük yapmıştır,Peygamberimizi Uhud savaşında yaralayan,sonrada kılıcı görünce müslüman oldum diyen putperest ebu süfyanın oğludur.muaviye yani mavya Peygamberimiz hadislerinde adı geçen sahabeden değildir.(halası Hindu Hz.Hamza'nın ciğerlerini/kalbini çıkarıp yemiştir) .Bunu yanında Allah'ın sözleri olan Kuran-ı Kerim'de Ehlibeytin kutsallığı üzerinde durulur mavyanın büyüklüğü üzerinde değil. Bu pis,soyu bozuk emevi soyu Peygamberimizle aynı kandan gelmedikleri için her fırsatta Peygamberimizin ailesine,soyuna kötülük yapmış, Kendi soylarını milliyetçiliğini yapmış (bahsettiğim arap milliyeçiliği değil emevi milliyetçilği) bir anlamda Mekke'de kaybettikleri hakimeyetin öcünü Peygamberimizin soyuna eziyet ederek Peygamberimizden almışlardır.(bkz:Yezid-adına lahnet) (14.04.2005 01:08)
(bakınız: allah (c.c), kuran-ı kerim, büyü, anlam, savaş, müslüman, yara, esin, oyun, hadis)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baysahi merdan Offline
sahi merdan
x
Antalya
hz.ali ve ehlibeytin baş düşmanı.babası ebu süfyan kılıç zoruyla müslüman olmuş.oğlu yezit hz. hüseyni şehit ettirmiştir.ölürken hz.aliyle savaştığı için pişman olduğu koca bir yalandır.öyle olsa halifeliği oğluna değil hz. hüseyine bırakırdı.bırakın bu yalanları onu aklamak için uğraşmayın.tarih yalan söylamez. (09.02.2005 17:29)
(bakınız: yalan, baba, savaş, şehit, tarih, müslüman, hz.ali, ehlibeyt, düşman, ırak)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baytuncel Offline
tuncel
Bay, 26
Kayseri
Hz.Muaviye sahabenin büyüklerinden 5.halifedir.En çok tartışılan Hz.Ali
ile olan halifelik savaşlarıdır.Hz.Alinin kendisinden üstün olduğunu
ve bunlardan duyduğu pişmanlığını ölürken dile getirmiştir.Cömertliğin son anahtarıydı.Bize sahabeler arasında olan olaylara sövmemiz bize çok büyük kayıp getirir.Ancak ders almamız gerekir.Peyg. hadisi şerifi
'Ashabım yıldızlar gibidir.Hangisine uyarsanız hidayete ulaşırsınız'Keşke
ona sövenleri bi yakalayabilsem veya yüzyüze tartışmak isterdim.
(09.11.2004 20:46)
(bakınız: ben, büyü, savaş, anı, keşke, dil, hz.ali, hadis, biz, son)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
<< önceki sayfa
Sayfa: 1 2

"MUAVİYE" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: MUAVİYE KİMDİR? muaviye kimdir?

Antoloji.com
19.12.2014 12:00:32  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]