|
|
 |
 |
|
MUHAMMED |
MUHAMMED terimi
-_-
tarafından 17.12.2002 tarihinde eklendi |
MUHAMMED sizce ne demek,
MUHAMMED size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 27 |
| Tayland |
 |
|
|
 |
HZ. RESUL HAKKINDA BATILI AYDINLARIN BAZI SÖZLERİ:
Thomas Carlyle:’İnsanlar her şeyden daha fazla Muhammed’e kulak vermelidir. Diğer bütün sözler, onun karşısında boş sözlerdir.’
Prof.Dr.H. Mones:’O’nun her sözü bir vecizedir.’
Jane Pelo:’O’nun davasında heyecanı asildi.’
Aleksi Lovazon:’O Allah tarafından gönderilmiş bir hak peygamberdir.’
G’la Faytt:’Ey şanlı arap! Aşk olsun sana....Adaletin ta kendisini bulmuşsun.’
Raymons Leronge:’14 asır geçmesine rağmen Hz. Muhammed bu zamanın tek rehberi,tek hidayet resulüdür.’
Sosyolog V.D.Eratsen:’Ben şahsen Hz. Muhammed’in hayranıyım.’
Prof.Jules Masserman:’Bütün zamanların en büyük lideri Muhammed idi.’
Prof.Dr. Michael Hart:Muhammed tarihte dini ve dünyevi açılandan en üstün başarıya ulaşmış tek kişidir.’
Tolstoy: Muhammed, hürmet ve saygıya fazlasıyla lâyıktır.
Gibson: Hz. Muhammed’i sevmeyenler onu yeterince tanımayanlardır.
Dostyoyevski: Büyük İslâm Peygamberi yüce yaratıcının katına çıkıp onunla buluşmuştur. Ben Mirac’a bütün kalbimle inanıyorum.
B. Smith: Büyük liderlerin hayat ve karakterleri ile yapılan eleştiriler İslâm Peygamberi için yapılamaz.
Prens Bismark: Senin asrında yaşayamadığımdan dolayı çok üzgünüm Ey Muhammed. Kur’an Allah’ın kitabıdır. İnsanlık senin gibi bir kabiliyeti bir defa görmüş bir daha göremeyecektir. Ben senin önünde hürmet ve saygı ile eğilirim.
Geothe: Hiç kimse Muhammed’in kurallarından daha ileri bir adım atamaz. Biz Avrupa Milletleri medeni imkânlarımıza rağmen Hz. Muhammed’in son basamağına varmış olduğu merdivenin daha ilk basamağındayız. Şüphe yok ki bu yarışmada kimse onu geçemeyecektir.
Shebol: Hz. Muhammed insan olması itibari ile bütün insanlık onunla övünür. Biz Avrupa’lılar 2000 sene sonra onun kıymetine ve hakikatine yetişsek en mesut ve en bahtiyar nesiller oluruz.
Bernard Shaw: Ben bu hayret uyandırıcı insanın hayatını inceledim. Benim görüşüme göre onu insanlığın kurtarıcısı olarak tanımamız lâzımdır.
Voltaire: Türk kardeşime diyeceğim ki; senin dinin bana çok saygı değer bir din görünüyor... senin dinin çok asil.
Lamartine: İnsan büyüklüğü hangi ölçüyle ölçülürse ölçülsün acaba ondan daha büyük bir insan bulunur mu?
Knematirul: Herkesin itiraf etmekten çekindiği şeyi ben haykırıyorum. Hz. Muhammed hiç kimse ile kıyaslanamayacak kadar büyük bir devrimcidir.
İnternetten arak :) (birde bizim sözde aydınlarımızın sözlerine bakın, aydın demeye dilim varmıyor abajur desem olurmu... :) (27.01.2007 16:29)
(bakınız: dost, insan, hayat, zaman, türk, büyü, devrim, saygı, adalet, tarih)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 84 |
|
 |
|
|
 |
Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: 'Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
'Her peygamberin müstecab (Allah'ın kabul edeceği) bir duası vardır. Her peygamber o duayı yapmada acele etti. Ben ise bu duamı Kıyamet gününde, ümmetime şefaat olarak kullanmak üzere sakladım (kullanmayı âhirete bıraktım) . Ona inşaallah, ümmetimden şirk koşmadan ölenler nâil olacaktır.'
Buhari, Da'avat 1, Tevhid 31; Müslim, İman 334, (198): Muvatta, Kur'an 26, (1, 212): Tirmizi, Da'avat 141, (3597) .
Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: 'Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Şefaatim, ümmetimden büyük günah sahipleri içindir.'
Tirmizi, Kıyamet 12, (2437): Ebu Davud, Sünnet 23, (4739): İbnu Mace, zühd 37, (4310) .
Tirmizi, şu ziyadeyi kaydeder: 'Hz. Câbir radıyallahu anh dedi ki: 'Kebâir (büyük günah) ehli olmayanın şefaate ne ihtiyacı var! '
Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: 'Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
'Kıyamet gününde, insanlar birbirlerine girecekler. Hz. Âdem aleyhisselam'a gelip: 'Evlatlarına şefaat et! ' diye talepte bulunacaklar. O ise:
'Benim şefaat yetkim yok. Siz İbrahim aleyhisselam'a gidin! Çünkü o Halilullah'tır' diyecek. İnsanlar Hz. İbrahim'e gidecekler. Ancak o da:
'Ben yetkili değilim! Ancak Hz. İsa'ya gidin. Çünkü o Ruhullah'tır ve O'nun kelamıdır! ' diyecek. Bunun üzerine O'na gidecekler. O da:
'Ben buna yetkili değilim. Lâkin Muhammed aleyhissalatu vesselam'a gidin! ' diyecek. Böylece bana gelecekler. Ben onlara:
'Ben şefaate yetkiliyim! ' diyeceğim. Gidip Rabbimin huzuruna çıkmak için izin talep edeceğim. Bana izin verilecek. Önünde durup, Allah'ınilham edeceği ve şu anda muktedir olamayacağım hamdlerle Allah'a medh u senâda bulunacak, sonra da Rabbime secdeye kapanacağım. Rabb Teâla:
'Ey Muhammed! Başını kaldır! Dilediğini söyle, söylediğine kulak verilecek. Ne arzu ediyorsan iste, talebin yerine getirilecektir! Şefaatte bulun, şefaatin kabul edilecektir! ' buyuracak. Ben de:
'Ey Rabbim! Ümmetimi, ümmetimi istiyorum! ' diyeceğim. Rabb Teâla: '(Çabuk onların yanına) git! Kimlerin kalbinde buğday veya arpa danesi kadar iman varsa onları ateşten çıkar! ' diyecek. Ben de gidip bunu yapacağım! Sonra Rabbime dönüp, önceki hamd u senâlarla hamd ve senâlarda bulunacağım, secdeye kapanacağım. Bana, öncekinin aynısı söylenecek. Ben de: 'Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim! ' diyeceğim. Bana yine:
'Var, kimlerin kalbinde hardal danesi kadar iman varsa onları da ateşten çıkar! ' denilecek. Ben derhal gidip bunu da yapacak ve Rabbimin yanına döneceğim. Önceki yaptığım gibi yapacağım. Bana, evvelki gibi:
'Başını kaldır! ' denilecek. Ben de kaldırıp:
'Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim! ' diyeceğim. Bana yine:
'Var, kalbinde hardal danesinden daha az miktarda imannı olanları da ateşten çıkar! ' denilecek. Ben gidip bunu da yapacağım. Sonra dördüncü sefer Rabbime dönecek, o hamdlerle hamd u senâda bulunacağım, sonra secdeye kapanacağım. Bana: 'Ey Muhammed! Başını kaldır ve (dilediğini) söyle, sana kulak verilecektir! Dile, talebin verilecektir! Şefaat et, şefaatin kabul edilecektir! ' denilecek. Ben de: 'Ey Rabbim! bana Lailâhe illallah diyenlere şefaat etmem için izin ver! ' diyeceğim. Rabb Teâla:
'Bu hususta yetkin yok! -veya: 'Bu hususta sana izin yok! - Lâkin izzetim, celâlim, kibriyâm ve azametim hakkı için lailâhe illallah diyenleri de ateşten çıkaracağım! ' buyuracak.' (12.01.2007 20:46)
(bakınız: insan, büyü, huzur, arda, ahiret, esin, yorum, adem, günah, kıyamet)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 84 |
|
 |
|
|
 |
Sen, Rabbimin Habîbi!
Sen, Rahmet peygamberi!
Sen, hürmetine güllerin ve dikenin yaratıldığı güzel!
Sen, gönlü buruk yetim!
Sen, masum ve öksüz!
Sen, gittiği her yere bereket götüren!
Sen, altı ciğer pâresini de yitirdiği halde, yine de Allah! diyecek kadar râzı!
Sen, gönlünün gülü Hatice'yi, ömrü boyunca unutmayacak kadar hayırlı!
Sen, Zeyd'in ana- babasına tercih edeceği kadar merhametli!
Sen, Ebû-Bekir'in gönlündeki güzel!
Sen, Ömerin kılıcını gül ile parçalayan...
Sen, gidişiyle Fâtımâ'nın yüreğini dağlayan.. (12.01.2007 20:37)
(bakınız: baba, güzel, yara, esin, oyun, ahmet, peygamber, merhamet, hatice, yine)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 21 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
'O Hakk'ın Nûrudur. İlim irfan kaynağıdır.
Hakk'tır onun özü, Hakk'tan gelir onun sözü.' (11.01.2007 21:39)
(bakınız: ayna, ilim, irfan, an gelir)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 84 |
|
 |
|
|
 |
Bu sabah uyandım. Aklıma ilk gelen yine sendin.
YA RESULULLAH SENİ BUGÜN DE COK SEVİYORUM! (11.01.2007 21:27)
(bakınız: bugün, yorum, bu sabah, sevi, yine, seni, sabah, resul, sabâ, seviyorum)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 20 |
| İzmir |
 |
|
|
 |
Onun hak peygamber olduğundan şüphe edenler,şu haritaya baksınlar ve Bedir destanını okusunlar.
Hz.Muhammed’in bir avuç imanlı müslümanla mahşer gibi kalabalık ve alabildiğine zengin Kureyş ordusuna karşı Bedir meydan muharebesinde kazandığı zafer,fâni insanların kârı değildir.
Onun peygamberliğinin en kuvvetli delili işte bu savaştır.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK (11.01.2007 20:38)
(bakınız: insan, hz.muhammed, mustafa kemal atatürk, türk, deli, savaş, müslüman, esin, iman, peygamber)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
'Mümin yumuşaktır. O kadar ki onu yumuşaklığından dolayı ahmak zannedersin.'
'Gençlerin en hayırlısı kendini yaşlılara benzeten, ihtiyarların en şerlisi kendini gençlere benzetendir'
'İnsanlara akılları ölçüsünde söz söyleyiniz.'
'Alim, ilim ve amelin yeri cennettedir. Alim, ilmi ile amel etmezse, ilim ve amel cennette, alim ise cehennemde olur.'
'Kur’an yedi nuans üzere indirildi. Onun hiçbir harfi yoktur ki, bir hiç zahir, bir de batın mana taşınmasın. Ebu Talip’in oğlu Ali’de bu zahir ve batına ait ilim mevcuttur.'
Ali benden, ben de Ali’denim, kendisi de tüm müminlerin Veli’sidir.
Ben hikmet şehriyim ve Ali de onun kapısıdır. O halde kim hikmet isterse, kapıya gelsin.
Ben ilim şehriyim; Ali ise kapısıdır. İlmi isteyen kimse kapıdan girmelidir.
'İnsanların en hayırlıları, ahmak, aptal diye adlandırılmadıkça kıyamet kopmaz.'
'Kim bir kardeşini, bir günah sebebi ile ayıplarsa, o günahı işlemedikçe o kimse ölmez.'
'İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. Etmez ise ehli sen olursun.'
'Biz bu aleme rahmetten nasibi olmayanlara, Allah’ın rahmetini ulaştırmak için geldik. Başka bir işimiz yok.'
'Daha sadaka, isteyenin eline düşmeden Rahman’ın eline değer.'
'Bilginin mürekkebi, şehidin kanından kutsaldır.'
'Dünya uyuyanın rüyası gibidir'
'Allah vardı, O’nunla beraber hiçbir şey yoktu.'
'Kendini bilen Rabbini bilir.'
'Beni gören Hakk’ı görmüştür.'
'Allah’ın ahlakı ile ahlaklanın.' (07.01.2007 12:44)
(bakınız: insan, anne, dünya, cehennem, rüya, akıl, cennet, ahlak, kardeş, bilgi)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 84 |
|
 |
|
|
 |
SORU: Peygamberimiz niçin ve neden çok evlendi? Çok evlenmesi nefsine
olan düşkünlüğünü göstermez mi?
CEVAP: Peygamberimiz (s.a.v) niçin evlenmesin? O da insan değil miydi? Elbette, o da bir
insan olduğuna göre evlenecekti.
Gelelim Peygamberimizin (s.a.v) çok evlenmesine. Peygamber (s.a.v) zamanında çok
kadınla evlenmekte sınır yoktu. Herkes, maddî durumuna göre istediği kadar kadın
alabiliyordu. İşte Peygamberimiz böyle bir zamanda ilk evliliğini 25 yaşında, kendisinden
15 yaş büyük olan 40 yaşındaki Hazreti Hatice validemizle yaptı. Ve 25 yıl Hatice
validemizle beraber yaşadı. Hatice validemiz, 65 yaşında vefat etti. Hatice validemizin
vefatından sonra üç sene daha evlenmedi. Üç seneden sonra, Allahu Teala’nın emri ile
evlendi. Peygamberimiz (s.a.v) , Hatice validemizin (r.a) vefatından üç sene sonra
evlenirken şöyle demiştir: “Beni affet Hatice’m, Allah’ın emri olmasaydı evlenmezdim.”
Evet Peygamberimiz, Hatice validemizin vefatından üç sene sonra Allah’ın emri ile
evlenmeye başlamıştır. Hatta Hatice validemiz ihtiyarlayınca Peygamber Efendimize; “Ya
Resulullah, ben ihtiyarladım, sen daha gençsin, evlen” dediği zaman, Peygamberimiz
(s.a.v):
“Ya Hatice bir daha böyle konuşursan sana gücenirim” demiştir.
Şimdi nötr olarak ve akl-ı selimle düşünecek olursak, Peygamberimiz (s.a.v) , Mekke
şehrinde hatta bütün dünyada en güzel, yani yakışıklı iken, bütün halk tarafından “elemin”
yani en güvenilir insan olarak telakki edilirken, niçin kendisinden onbeş yaş büyük,
hatta iki defa evlilik geçirmiş bir kadın olan Hatice validemizle evlendi? Eğer “Hazret-i
Hatice zengindi de ondan evlendi” denilirse, biz de deriz ki: Hatice validemizle (r.a)
evlendikten kısa bir zaman sonra bütün mallarını fakirlere dağıtmışlardı. Zenginliği için
evlenen malların hepsini dağıtır mıydı? Nefsi için evlense, kendisinden onbeş yaş büyük
olan Hatice validemizle evlenir miydi? Peygamberimiz (s.a.v) , kırk yaşında nübüvvet devri
başlayıp Allah’ın emirlerini anlatmaya başlayınca, müşrikler: “Gel bu peygamberlik
davasından vazgeç, eğer başkan olmak istiyorsan seni başımıza başkan yapalım. Eğer güzel
kızlarla evlenmek istiyorsan, sana istediğin kadar güzel kız verelim. Yeter ki bu
peygamberlik davasından, atalarımızın dinine hakaret etmekten vazgeç.” dedikleri zaman
Peygamberimiz (s.a.v.) : “Bir elime güneşi, bir elime ayı koysanız, vallahi ben davamdan
vazgeçmem” buyurmuşlardır. Ve Peygamberimiz bu sözleri söylediği zaman da, Hatice
validemiz Altmış yaşındaydı. “Ben ihtiyarladım sen daha gençsin, evlen” dediği halde niçin
Peygamberimiz evlenmedi? Evet… “Peygamber, nefsine düşkün olduğu için çok evlendi”
diyenler, size soruyorum: Müşrikler, “Şehrin en güzel kızlarından istediğin kadar verelim”
dedikleri halde, Hatice validemiz, “Ben ihtiyarladım sen daha gençsin, evlen” dediği halde
niçin evlenmedi? Nefsine düşkün olsa idi evlenmez miydi? Elbette evlenirdi? Hem de
Peygamberimiz (s.a.v) : “Allahu Tealâ, bana, cinsî yönden 40 erkek kudreti vermiştir”
dediği halde.
Peygamberimiz (s.a.v) , Hatice validemizin vefatından üç sene gibi uzun bir zamandan
sonra çok kadınla evlenmiştir. Ama sebepleri vardır. Bir defa nefsi için evlense idi, gençlik
devresinde evlenirdi. Elli küsur yaşından sonra çok kadınla evlenmezdi. Elli küsur
yaşından sonrada evlenmesi, nefsi için evlenmediğini göstermez mi?
“Peki niçin elli küsuryaşındım sonra çok evlendi? ” denilecek olursa:
1 Peygamber Efendimiz (s.a.v.) , Allah’ın emri ile yeni bir din getirmişti. Bu dinin
emirlerinin içinde kadınların mahrem işleri ile ilgili hükümler de vardı. Lohusalık, aybaşı
ve diğer mahrem konular gibi. İşte bu halleri, Peygamberimiz, kadınlara en teferruatı ile
anlatamayacağından ve onlara da mutlaka anlatması gerektiğinden ve bunu da kadınlar
yapacağından Allah’ın emri ile Peygamberimiz (s.a.v) çok evlendi.
2 _ Peygamberimiz (s.a.v) , Allah’ın (c.c.) emri ile dini yaymaya başladığı zaman,
Müslüman olanlarla beraber müşriklerden çok eziyet görüyordu. İslâmiyet, yeni yayılmaya
başladığından müşriklerden bazısının babası iman ediyor, evladı etmiyor, bazısının evladı
ediyor, babası etmiyordu. Kardeşi iman ediyor, kendisi etmiyor. Kadın iman ediyor, kocası
etmiyordu. Bazen karı-koca beraber iman edenler de oluyordu. Müslüman olanlar,
müşriklerden çok eziyet gördüklerinden, bazı Müslüman evli erkekler öldüğü zaman
Müslüman karısı yalnız başına himayesiz kalıyordu.
Babasının veya akrabasının yanına gitse derhal öldürüleceklerdi, işte böyle kadınları,
Peygamber Efendimiz (s.a.v) himaye etmek gayesi ile kadının isteğine bağlı olarak bazen
kendisi, bazen de ashabına nikahlardı. Yine aynen bunun gibi bazı müşriklerin hanımlarını
veya kızları Müslüman oluyor. Müslüman oldu diye babası veya kocası onu dayanılmaz
işkencelere sokuyorlardı. Fırsatını bulup bu işkenceden kaçan himayesiz kadınları,
Peygamberimiz, kadınların isteğine bağlı olarak ya kendisine veya ashabından birine
nikahlıyordu. Hemen şunu da söyleyelim: Bu hadiseler olurken, Arabistan’da herkes
maddî ve manevî durumuna göre birçok kadınla evleniyordu. İslâm dini, kadınla
evlenmeyi birden dörde çıkarmış değil, çoktan dörde indirmiştir. Sadece dörtten fazla
evlenmek yukarıda bir kısmını saydığımız sebeplerden dolayı Peygamberimize aittir. Ve
Peygamberimiz: “Cinsî yönden Allah’ım beni 40 erkek kudretinde yarattı” dediğini
unutmamak gerekir. Buna rağmen yine ‘de Allah Rasulü: “Adaleti maddî ve manevî yönden
tatbik etmemde bana yardım et” diye Allah’a (cc.) dua etmiştir.
3 — Zevcelerin her birinin çeşitli kabilelerden olması sebebiyle, evvelâ o kabileler arasında,
sonra da muazzez şahsiyetiyle akrabalık tesis buyurduğu bütün cemaatler içinde, köklü bir
sevgi ve alâkaya yol açıyordu. Her kabile onu kendinden biliyor, din hissinin yanında
yaratılıştan, fıtrattan olan bir tutkunlukla ona karşı derin bir bağımlılık hissediyordu. Her
kabileden aldığı kadın, onun hayatında ve vefatından sonra kendi cemaatı arasında çok
ciddi dinî hizmete vesile olabiliyordu. Uzak, yakın bütün akrabalarına İslâmiyet’i
anlatıyordu. Bu sayede onun kabilesi de, kadın ve erkeğiyle, Kur’an’ı, tefsiri, hadisi ondan
öğreniyor ve dinin ruhuna vakıf olabiliyordu. Bu evlilikler vasıtasıyla, tek önderimiz, âdeta,
bütün Araplarla yakınlık kurmuş gibi her hanenin teklifsiz misafiri haline gelmişti. Herkes
bu yakınlık vasıtasıyla Efendimize yaklaşabiliyor ve dinin emirlerini görme fırsatını
buluyordu. Aynı zamanda, bu ayrı ayrı aşiretlerin her biri, kendini ona yakın sayıyor ve
bununla iftihar ediyordu.
Mahzunoğulları, Ümmü Seleme (r.a) vasıtasıyla, Emeviler, Ümmü Habibe (r.a) vasıtasıyla,
Hâşimîler, Zeynep bint-i Cahş (r.a) vasıtasıyla kendilerini ona yakın kabul edip, bahtiyar
sayıyorlardı. (31.12.2006 18:52)
(bakınız: insan, zaman, kadın, büyü, güzel, dünya, evlilik, şimdi, kızlar, erkek)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"MUHAMMED" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|