 |
 |
NAAT sizce ne demek, NAAT size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: aznavur ethem
Eklenme Tarihi: 09.05.2005 05:09 |
Vicdanlari sakat cikmadan
ya MUHAMMED yarina Iyiliklerle gel guzelliklerle gel
Adem ogullarina
Yureklerden tassin
Yine imanlar
Itri bestelesin Tekbir' ini
Evliyalar okusun KUR,AN lar
Ve KUR,AN i goznuruyla cogaltsin
Kayis zâde Osman'lar
Naatini Gaalip yazsin,Mevlidini Suleyman'lar
Sutunlari,kemerleri kubbeleriyleGeri gelsin Sinanlar
NAAT bence bir haykiris bir ozlem
Her aklima gelisinde icim titrer Rahmet le anarim
(bakınız: muhammed, esin, adem, iman, vicdan, ahmet, bence, yine, osman, rahmet)
|
ecirbucur
09.09.2007 01:41 |
Şeyh Galip - Efendim..
Sultân-ı rüsûl, şâh-ı mümeccedsin Efendim! ...
Bîçârelere devlet-i sermedsin Efendim! ...
Dîvân-ı İlâhîde ser-âmedsin Efendim! ...
Menşûr-ı le’amrüke mü’eyyedsin Efendim! ...
Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin Efendim!
Hak’dan bize sultân-ı mü’eyyedsin Efendim! ...
*Sultân-ı Rüsül: Resullerin Sultanı
Şâh-ı Mümecced: Methedilmiş, övülmüş, şereflendirilmiş şah
Devlet-i sermet: Sürekli, değişmez, daimî devlet
Ser-âmed: Başta bulunan, ileri gelen
Sultân-ı müeyyedsin: Doğrulanmış sultan
Hepsine âmenna..
(bakınız: muhammed, doğru, devlet, amed, hepsi, efendim, şeyh, şeyh galip, şeref, resul)
|
sufaya
05.04.2007 19:02 |
Dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlar!
Falları grafiklerde bakılanlar siz de işitin!
Külden martı doğuran odalıklar
ve kâhyalar
kara pıhtıyla damgalanmış veznelerde dili
şehvetsiz çilingirler, yaltak çerçiler
celepler ki sıvışık, natırlar ki nadan
ey hayat rengini sazendelik sanan
yırtlaz kalabalık!
Dinleyin bendeki kırgın ikindiyi
hepiniz kulak verin!
Güneşin
koskoca beldeye suskunluk yaygısını serdiği
yazlar yok
yok artık altında suskun yolları saklı tutan
karla örtülmüş kırların kışı
gitti giden yerine gelmedi başka biri
orada
duyumsatmadı kendini hiçlik bile
belli ki son yüzyılımız göğsümüzden
varla yok harman eden sesi uçursak
diye bize verildi
yetti bir yüzyıl böceklerde ve otlarda
soluyuş izlerimiz silmek için
ne yesek
lokmaya vurulur gibi değil
yuduma gelmiyor içtiklerimiz
dernekler toplanıyor dışta tutmak için
kanat vuruşlarını yumuşak kılan etkeni
utançlı sessizliği tanımaz kalemlerle
kapanıyor bilanço
top mermisi, kör testere
defalarca boyanmış çaput parçaları
sıkıştırdık günlerimiz arasına ki
serazat kahkahalar atalım
yapmacıktan nefretimiz
sebep olsun kavgamıza
bekleyiş arzından kovsunlar bizi
ne Yemen biraz öncemiz diyelim
ne biraz sonramız Meksika.
Canı pek bir dünya son yüzyılda yaşadığımız
yüzü perdahla kavi, peçesi paramparça
üstü başı kükürtlü bu dünyadan
kancıklık
sıçradı çevirdiğimiz sayfalara
artık kimse bize haber vermeyecek
hemen şu tepenin ardında
saldırmaya hazır ve müsellâh
bir düşman taburu durduğunu
çünkü gerçekten yok
böyle bir ordu
bir düşmanımız kaldı
kendi
dudaklarımız
arasında.
Biliyoruz günden güne çopurlaşan yer yuvarlağında
bizleri yan çizen birer hemşehri haline sokan nedir
çırpını çırpını giden atlardan indik
girmek için patavatsız yurttaşlar sırasına
zihnimiz acizlerin şikâyeti sığacak kadar
kanırtılırken ses etmedik
öcümüz alınacak korkusuyla irkildik
kaldıysa bir soru içimizde
o da bir şey:
Nerdedir yerle gök arasındaki ulak
nerde biz?
Kimseden bir işaret gelmeyecek
bir melek kimsenin alnını sıvazlamasa
söylemez kimse size dünyadaki ömrü boyunca
hiç bir insana yan bakışı olmayan kimdi
kimdi yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
öğretmek için cephe nedir
kıyam etti
torunu kucağında
dönünce bütün gövdesiyle döndü
bir bu anlaşılsaydı son yüzyılda
bir bilinebilseydi
nedir veçhe.
Dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlar!
Sıyırın kahkaha sırçasını cildinizden
omzunuzdan vaveylâ heybesini atın
boşa çıksın reislerin, kâhinlerin, şairlerin kuvveti
güler yüzlü olmak neydi onu hatırlayın
neydi söğüt gölgesinde gülümsemek
ağız dolusu gülmeden taşlıkta.
İsmet Özel / Naat
(bakınız: kürt, insan, çile, hayat, ismet özel, para, nedir, dünya, korku, deli)
|
farewell_KİND_world
07.09.2005 22:02 |
|
 |