 |
 |
NAZIM HİKMET sizce ne demek, NAZIM HİKMET size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: Gia
Eklenme Tarihi: 09.07.2002 10:58 |
Karlı kayın ormanında
yürüyorum geceleyin.
Efkârlıyım, efkârlıyım,
elini ver, nerde elin?
Ayışığı renginde kar,
keçe çizmelerim ağır.
İçimde çalınan ıslık
beni nereye çağırır?
Memleket mi, yıldızlar mı,
gençliğim mi daha uzak?
Kayınların arasında
bir pencere, sarı sıcak.
Ben ordan geçerken biri:
'Amca, dese, gir içeri.'
Girip yerden selâmlasam
hane içindekileri.
Eski takvim hesabıyle
bu sabah başadı bahar.
Geri geldi Memed'ime
yolladığım oyuncaklar.
Kurulmamış zembereği
küskün duruyor kamyonet,
yüzdüremedi leğende
beyaz kotrasını Memet.
Kar tertemiz, kar kabarık,
yürüyorum yumuşacık.
Dün gece on bir buçukta
ölmüş Berut, tanışırdık.
Bende boz bir halısı var
bir de kitabı, imzalı.
Elden ele geçer kitap,
daha yüz yıl yaşar halı.
Yedi tepeli şehrimde
bıraktım gonca gülümü.
Ne ölümden korkmak ayıp,
ne de düşünmek ölümü.
En acayip gücümüzdür,
kahramanlıktır yaşamak:
Öleceğimizi bilip,
öleceğimizi mutlak.
Memleket mi, daha uzak,
gençliğim mi, yıldızlar mı?
Bayramoğlu, Bayramoğlu,
ölümden öte köy var mı?
Geceleyin, karlı kayın
ormanında yürüyorum.
Karanlıkta etrafımı
gündüz gibi görüyorum.
Şimdi şurdan saptım mıydı,
şose, tirenyolu, ova.
Yirmi beş kilometreden
NAZIM HİKMET
İşte şair işte hasret işte mapus işte özgürlük sevdası işte yaşama sevinci işte Nazım hikmet...
(bakınız: ölüm, gece, özgürlük, bahar, hasret, şimdi, yaşamak, kitap, yaşam, sevda)
|
Sona_Dogru
30.04.2008 16:44 |
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli
Belini sarmayalı
Gözünün içinde durmayalı
Aklının aydınlığına sorular sormayalı
Dokunmayalı sıcaklığına karnının
Yüz yıldır bekliyor beni
Bir şehirde bir kadın
Aynı daldaydık, aynı daldaydık
Aynı daldan düşüp ayrıldık
Aramızda yüz yıllık zaman
Yol yüz yıllık
n.hikmet
[ Lâkin hasret bitince bitti aşk.
Nazım yeni bir aşktaydı çünkü... ]
[ Ahh be...Yapılır mı bana...Oysa ben aşkı sizden öğrenmeye çalışıyordum Nazım'ım...]
(bakınız: zaman, kadın, hasret, soru, şehir, aydın, beni, ordu, çünkü, yeni)
|
duen_ne
27.04.2008 16:37 |
Kafamı çıkarıp kitlesem
bir haftalığına,
karanlığına boş bir dolabın.
Omuzlarıma bir çınar diksem
kafamın yerine,
uyusam gölgesinde
bir haftalığına.
(bakınız: esin, gölge, kara, kafa, karı, çınar, hafta, omuz, kitle)
|
nem kaldı
18.04.2008 13:03 |
ne nazım'ından bir şey anladım,ne de hikmet'inden bir kırıntı düştü geçtiği yollara.bir türkü söyledi bizim bilmediğimiz,bizden olmayan, teranesi bile ruhumuzdan uzaklardaydı.istemedi ama yine de' vatan hasretini dirisini bilmezse ölüsü bilir 'deyip getirdiler anayurda.keşke ölmeden bilebilseydi ana kucağından daha sevgili olmadığını yabanların.
'kılık kıyafetin pek sarmadı beni,
söylediğin türküler bizim türkümüz değil.
yağmurlar rahmetini kesmeden
insanlar selamını esirgemeden, yavaş yavaş
savuş git içimizden.'
(bakınız: insan, sevgi, türk, yağmur, sevgili, hasret, vatan, türkü, keşke, arda)
|
1299osmanlı
12.04.2008 18:46 |
Birde sen aslinda Tahir`din...Ne kaybederdinki Tahir`liginden..kaybetmedinde zaten....
(bakınız: zaten)
|
Y0SUN
09.04.2008 03:03 |
|
 |