NECİP FAZIL KISAKÜREK nedir? NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir?
Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  ŞiirKitapEtkinliklerŞarkılarResimForumE-KartÜyelerGruplarSMS
  Nedir Ana Sayfası
  Son 24 Saat
  Yazdıklarım
  Yeni Terim Ekle
TERİM ARA:
  Kişiler
  Genel
  Yaşam
  Edebiyat
  Güncel
  Toplum
  Bilim
  Din
  Müzik
  Tarih
  Cinsel
  TV Dizileri
  Tüm Terimler
 


En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - kızlar
4 - ergenekon
5 - erdem beyazıt
6 - fethullah gülen
7 - kürt isimleri
8 - büyü
9 - öyle birini sevdim ki
10 - elif
11 - esra
12 - kürt
13 - dabbe tül arz
14 - insan
15 - tuana
16 - lol
17 - seyduna türküleri
18 - gizem
19 - hz hamza
20 - hümanist


NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK ile ilgili haberler >>
NECİP FAZIL KISAKÜREK ile ilgili şiirler >>
NECİP FAZIL KISAKÜREK sizce ne demek, NECİP FAZIL KISAKÜREK size neyi çağrıştırıyor?
Terimi Ekleyen: çekimsizfiil
Eklenme Tarihi: 01.09.2002 14:32
<< önceki sayfa
Sayfa: 1 10 12 13 14 15 16 17 18 19 20 30 36
sonraki sayfa >>

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:
Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.

Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat:
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne?
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine:

Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?

Rabb'im isterse, sular büklüm büklüm burulur.
Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.

Eyvah, eyvah, Sakarya'm, sana mı düştü bu yük?
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük! ..

Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan:
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan!

Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!

Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu?
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna?
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya.
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su:
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

Geldi ölümyalan, gitti ölümsüz gerçek:
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz:
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya:
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!
(bakınız: ölüm, insan, hayat, anne, türk, gece, yalan, büyü, dünya, ayrılık)
Talin_
16.04.2007 14:55

Akşamı getiren sesleri dinle
Dinle de gönlümü alıver gitsin
Saçlarımdan tutup kor gözlerinle
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin

Güneşle köye in, beni bırak da
Küçüle, küçüle kaybol ırakta
Şu yolu dönerken arkana bak da
Köşede bir lahza kalıver gitsin

Ümidim yılların seline düştü
Saçının en titrek teline düştü
Kuru yaprak gibi eline düştü
İstersen rüzgara salıver gitsin
(bakınız: gözler, rüzgar, güneş, gibi, akşam, beni, ırak, dinle, selin, yaprak)
Talin_
16.04.2007 14:54

Ruhumun aynası olan şiirlerin babası.....

Dizi dizi düzülmüş inci gibi kelimeler, ve bu kelimelerin ruha aksettirilmiş gıdası...

Buram buram maneviyat ve feyz...

Şiirlerini okuyan insanın duyarsız kalmaması imkansız...
(bakınız: insan, şiir, baba, ayna, kelime, imkansız, kelimeler, gibi, dizi, inci)
sincap__34.
12.04.2007 22:12

ak saçlı başımı alıp eline
kara hülyalara dal anneciğim
o bahtının yeline bir ince tüy gibi
sar anneciğim
(bakınız: anne, alara, gibi, lara, kara, hülya, ince, baht, tını)
sonsuzlukvemavi
09.04.2007 21:38

necip fazıl bir fikir adamı öncelikle.ve sanki hayatta alacağı hiç birşeyi kalmamış,olgunlukta son dem demek bence.bana çağrıştırdığı yegane şey şiir tabiki.özellikle anne şiiri en çok etkilendiklerimden.
(bakınız: hayat, şiir, anne, adam, emek, ağrı, demek, bence, olgunluk, çağrı)
PAPATYACA
07.04.2007 12:48

Nazım Hikmet ve Necip Fazıl Ramazan ayında arabayla gidiyorlarmış.
Tabi Necip Fazıl oruç ama Nazım Hikmet değil.
Nazım Hikmet Necip Fazıl ile dalga geçmek için yolun kenarındaki zayıf bir ineği işaret ederek Necip Fazıl'a demiş ki:
-'Şunun haline bak,oruç tutmaktan ne hale gelmiş' demiş.
Tabi Necip üstad altta kalırmı hemen cevabı yapıştırmış:
-'Aaa Nazım sen bilmiyormusun hayvanlar oruç tutmaz...'
(bakınız: nazım hikmet, ramazan, oruç, üstad, hayvan, dalga, ayva, araba, hikmet, için)
sincap__34.
03.04.2007 14:11

Allahın on pulunu bekleye dursun on kul
bir kişiye tam dokuz dokuz kişiye bir pul
bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa
yaşasın kefenimin kefili kara borsa
kubur faresi hayat meselesiz gerçeksiz
heykeldestek üstünde beim ruhum desteksiz
siyaset kavas ilim köle sanat ihtilaç
serbest verem ve sıtma mahpus gümrükte ilaç
bülbüle emir var lisan öğren vakvaktan
bahset tarih balığın tırmandığı kavaktan
bak arslan hakikate ispinoz kafesinde
tarılan vatana bak dalkavuk kefesinde
(bakınız: hayat, gerçek, vatan, tarih, sanat, esin, ilim, kurt, hakikat, siyaset)
muzmer
31.03.2007 10:18

Hakikat

Allah'a hakikatten yola çıkmak, meşakkat;
Allah'tan yola çıkıp varılan şey, hakikat...

1974

Necip Fazıl Kısakürek
(bakınız: hakikat, kürek, çıkmak, kısa, küre, akika, allah, kısakürek)
hezdim
28.03.2007 14:00

Üstad Necip Fazıl 20.y.y nın en büyük düşünce adamı..zaten aldığığ sultan-ı şuara ödülüyle bunu kanıtladı.onun adına gerçekten çok üzülüyorum.çünkü edebi metinlerde ismine pek fazla yer verilmiyor.İlk başlarda sıradan konular olan aşk,şarap,kadın vb.konuları işlemişti.ancak Abdulhakim Arvasi Hz.leri ile tanıştıktan sonra ilahi aşk,madde,ruh,vb.konuları işleyerek şiirine teokratik bir karakter kazandırdı.hal böyle olunca şeriatçı şair kimliğine büründürdüler onu ve maalesef kitaplarda şiirlerine pek fazla yer verilmiyor.halbuki onu okumak haz verici..sonsuz bir mutluluk..sıkıntılarımda bana el uzattı...bir anne şefkatiyle..
(bakınız: şiir, kadın, anne, büyü, mutluluk, gerçek, kitap, arda, adam, okumak)
hevzan
26.03.2007 22:49

<< önceki sayfa
Sayfa: 1 10 12 13 14 15 16 17 18 19 20 30 36
sonraki sayfa >>

       
 
             
 
               
 
               
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız: NECİP FAZIL KISAKÜREK nedir? NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir?


09.07.2008 08:38:12
» Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim