NECİP FAZIL KISAKÜREK nedir? NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir?
Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  ŞiirKitapEtkinliklerŞarkılarResimForumE-KartÜyelerGruplarSMS
http://nedir.Antoloji.Com
  
Arayın :
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
 
  Kişiler
  Genel
  Yaşam
  Edebiyat
  Güncel
  Toplum
  Bilim
  Din
  Müzik
  Tarih
  Cinsel
  TV Dizileri
- sabah ezanı (69)
- musa anter (13)
- halime (12)
- huma kuşu (5)
- çıtır (9)
- kumpas (5)
- ramazan bayr.. (36)
- nadas (16)
- dersim (46)
- müphem (1)
- zahide (4)
- kaan tangöze (111)
- ölüm (3042)
- aurora (8)
- görmek (42)
- fahrenayt (10)
- azra (15)
- adam gibi adam (72)
- kürt isimleri (81)
- abdullah çatlı (387)
NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK terimi çekimsizfiil tarafından 01.09.2002 tarihinde eklendi
NECİP FAZIL KISAKÜREK sizce ne demek,
NECİP FAZIL KISAKÜREK size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
<< önceki sayfa
Sayfa: 1 10 20 30 40 50 56 57 58 59 60 61 62 63 64 70 80
sonraki sayfa >>
Bay redno_redno Offline
redno_redno
Bay, 45
İzmir
Başımızı iki elimizin arasına alıp düşündüğümüzde sadece Yazdığı şiirleri yaşayan tek şairdir. Bu iş sevda şarkısı bestelemeye benzemez. Yaşadığını yazan da diyebiliriz. Necip Fazıl' ı kaybettiğimizde Hava indirme tugayında askerdim. Hüngür hüngür ağlamıştım.
Hasta yatağındaki bir sorusu ve cevabı....
-'Oğlum bu gün günlerden ne? '

-'bu gün doğum günün baba'


-'Belkide ölün günüm'


Doğduğu gün ölmüştü.
(17.11.2004 01:01)
(bakınız: ben, şiir, baba, sevda, düş, gay, şair, ölü, sade, yaz)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayan mektub Offline
mektub
Bayan, 24
Van
'Lâfımın dostusunuz, ÇİLEmin yabancısı,
Yok mudur, sizin köyde, çeken FİKİR SANCISI? '

Necib Fazıl Kısakürek
(16.11.2004 23:53)
(bakınız: dost, çile, yok, yabancı, ısı, köy, yaban, sancı)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay adamin biri Offline
adamin biri
Bay, 35
İstanbul
Hakkını teslim etmek gerek üstadın. Şiir adına müstesna bir kişilik.Severek okuduğum baş ucu kitaplarımdan biri de onun 'Çile'sidir. Yalnız bir döneme ait şiirlerini yok sayması hep üzmüştür beni. Bu konuda şairi anlıyor olsam da hak veremiyorum.. (14.11.2004 02:16)
(bakınız: çile, ben, şiir, kitap, şair, yorum, yok, şii, baş)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay "Kadiroglu" Offline
Bay, 26
İstanbul
Dava ve mana aşkının şiirlerine,yazılarına ve hayatına yansımasıyla Necip ve Fazıl olan geçen yüzyılın yetiştirdiği mümtaz bir emsal...
Emsalini taklitle iştigalim üstadım...muvaffak olabilirsem şayet bahtiyarım...
(11.11.2004 11:25)
(bakınız: aşk, hayat, şiir, ali, yazı, ana, yaz, şii, alim, bil)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay çile29 Offline
çile29
Bay, 23
Ankara
necip fazıl üstadım........
anlatılamayacak kadar gizemli ama bir okadar akılcı.
biz yani benim gibi düşüneneler üstadı her kesin anlmasını beklemiyoruz düşünme kabiliyeti, takdir etme duygusu olmayan insanlar zaten anlamayazlar kendilerini boşuna yormasınlar ama şu bilinmeliki necip fazıl kısakürek türk edebiyatındaki en büyük dava adamı, en iyi şair.....
üstadı saygı ve rahmetle anıyorum........

üstad allah senden razı olsun.....


ölüm güzel şey budur perde ardından haber;
hiç güzel olmasaydı ölürmüydü peygamber....
(09.11.2004 16:17)
(bakınız: ölüm, allah (c.c), insan, ben, türk, büyü, güzel, sen, akıl, edebiyat)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay pelikan Offline
pelikan
x
Türk tarihinin yetiştirdiği en büyük şair, ve büyük fikir adamlarından biri (07.11.2004 16:07)
(bakınız: türk, büyü, adam, şair, ada, nin)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay hasret_kaldi.. Offline
hasret_kaldim..
Bay, 25
Erzincan
YİNE GELECEKLER……

Bir akşamüstü vicdanımızın özgür vadisinde “rehavet seanslarındayken” yakaladılar bizi…

Toz pembe güller germiştik pencerelerimize..


Düne ve bugüne dair çöpleri istif etmiştik küflü bodrum katlarımızda..Yarının ekşi

kokulu,kehanetleri zaten kitabımızda bile yoktu.Mesaj kağıdı sarılı olmayan çok köşeli taşlar

camlarımızı tuzla buz etti.Kafalarımız tavana değercesine zıpladık.Korkak değildik; ama

açıkçası ürktük sesteki bu ani desibel değişikliğinden.Sirenleri çalmaya da gerek

yoktu..içimizdeki güzelliğe dair hisleri tahliye etmeye de..Ama,camı kırmışlardı bir

kere..Oysa çoğu zaman görürdük camın öte yanından onları.Gülümseyerek bakarlardı; ama

dişlerinin çene kemiklerini nasıl ezdiğini de hissederdik.

“Geldik” dediler, yüzlerindeki maskeyi çamurlu sokağın ortasına vurarak…:

”Beklemiyordunuz değil mi? ”

Gerçekten gelmişlerdi..

Uçlarını aleve batırdıkları ışından okları, bir ejderha ıslığı gibi tıslayarak yardı

gökyüzünü..Mavinin hüzün tonuna alevin kızgın alını bulayarak ilerledi öfkeden

silahları.Sadaklarında düşmanlık vardı,kin vardı,zehir vardı.Kurumuş gülden ördüğümüz

kubbemize şimşek hızıyla saplandı alevden okları.Çatımızı yaktılar..Kubbemizi çatırdatmaya

çalıştılar…

Önce biri belirdi yılandan gözleriyle camın hemen arkasında. Sonra diğerleri sökün

ettiler.Savaş bozgunu yaşamış,apış araları ekşi ekşi kokan çapulcu askerler gibi girdiler

dünyamıza…Sepetlerimize bastılar tekmeyi,ağaçlarımıza vurdular baltaları.Yumurtalarımızı

yere çaldılar.dipleri hayvan tersine bulanmış çizmeleriyle ezdiler civcivlerimizi.Kapılarımıza

çentik attılar,ekmek satan un fırınlarımızın un çuvallarını mızrakladılar. Selam veren

dostlarımızı horladılar.ineklerimizi tekmelediler.

Mavimin hüzünlü tonuyla boyadığı akşam vakti geldiler…
Atlarını çocuklarımızın geleceğinin üzerine sürdüler… Süraka yoktu aralarında,atları

ayaklarına kadar değil,bellerine kadar girmişti bataklığa.Ama gözlerinde kinleri ağızlarında

küfürleri vardı.En çok da aramızda durup,dostluk türküleri söylerken dün,bugün onların

yanına geçip sapanlarına taş koyup üzerimize sallayanlar şaşırttı bizi.


Gecenin karanlığında bağırdılar karanlığa, gökyüzüne doğru…

Tamtam çaldılar saat başı…

Yüreklere korku salıp kitapları yaktırmak, anıları sildirmek,aynaları kırdırmaktı amaçları…

Kısmen başardılar da…

Kürklerini toplayıp, göçlerini hazırlayıp, yola dizilen kervanları gösterdiler parmaklarıyla.

Bakın dediler bakın nasılda korkuttuk arkadaşlarınızı… Onlar ki, en iyi günlerde

türkülerinize eşlik ederlerdi…

Sularımıza zehir katmak, ekmeğimizi küfletmek istediler…ırmağımız güçlü akıyordu çok

şükür buğdaylarımız dayanıklıydı…Başaramayınca bunlar sinirlendiler, Değirmencilerimize

.salçalarımıza hakaretler yağdırdılar…Yapraklarımızı yoldular,tarlalarımıza sürdüler

hayvanlarını.

En mahrem odalarımıza kadar sokuldular…Yastıklarımızı iğdiş ettiler sivri uçlu

mızraklarıyla.

Çeyiz sandıklarımızı etrafa çaldılar…Yazmalarını çiğnediler kadınlarımızın..Çocuklarımızı

almaya çalıştılar, anaların kucaklarından beğenmedikleri her şeyi topladılar.Cadde ortalarına

kitap, giysi, namus, haya, un, kurumuş kabak…Hepsini üst üste yığdılar…Şarap şişelerinin

diplerinde kalan sıvılarını boca ettiler bu yığının üstüne…Aydınlanmak için kullandığımız

meşaleyle yaktılar birikimlerimizi…

Sokağa çıkamadı çocuğumuz…

Perdeleri sıkı sıkıya kapadık bilinçsiz bir tepkiyle…

Sonra “Neden? ” Sorusunu sorduk kendi kendimize! ! !
Sorular çoğaldıkça onlar küçüldü, onlar küçüldükçe ışık sızdı perdelerimizde…Işık,

karanlığın ölümü demekti…Karanlık olmayınca onlarda olmayacaklardı, bunu çok iyi

biliyorlardı…! ! !

Akşam batarken güneş, mavinin hüzün tonunda gelmişlerdi..Kızıl bir şafak vakti meleğin

bağırışıyla gitmeye başladılar..Arkalarında harabeler bıraktılar…Binalar, evler, camlar,

yürekler…Tehditler savura savura kayboldular ufukta…Bazıları “pişmanlık” belirtisi ifadeler

kullandı giderken.”Vicdan”ları varmış gibi davrandı kimileri.Ama yapmışlardı bir kere, yani

kırmışlardı camlarımızı bir kere.

Korkuyu, şaşkınlığı, ürkekliği hemen attık üzerimizden.Yaşlı gözlerimizi silmeden tebessüm

etmeye çalıştık hayata.Ve bir “Karınca Samimiyetiyle” tekrar başladık çalışmaya.Örmeye

başladık buğudan ağımızı.Bir yağmur akın etti gözümüzden.Kanı, külü, çamuru aldı

götürdü.Kinlerimizi yıkadı testilerimizi doldurdu.

Güneş tepeye doğru yükseldi şehrimizin dışından..Mutluluk şarkıları yine yükseldi

gökkubbemize doğru..İşte tam bu sırada belirdi tepede en “DELİ” olanımız…

Var gücüyle bağırdı

“GÜLMEYİİİİİİNNNN! ! ! ! ! ”

Herkes sesin geldiği yöne yöneldi

Elindeki asasını bulutlara doğrulttu, sonra bizlere doğru ve boşluğa savurdu:

“ŞARKI DA SÖYLEMEYİN…! ! ! !

“ŞARKI DA SÖYLEMEYİN”…..! ! ! ! ! !

Daha bir dikkat kesildik sesine “HALA ANLAMIYORSUNUZ DEĞİL Mİ? ? ? ” diye sordu

acı ifadelerle…

“GİTTİLER SANIYORSUNUZ…OYSA ORADALAR….! ! ! ! ! ”

Herkes birbirine baktı şaşkınca, sonra tekrar ona; “ŞUNU BİLİN KESİNLİKLE” dedi deli….

Ve kanımızı donduran şu cümleyi haykırdı
“GENE GELECEKLER….GENE GELECEKLER…….! !
(26.10.2004 16:27)
(bakınız: aşk, ölüm, dost, hayat, zaman, kadın, türk, gece, güzel, dünya)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay fe de ci Offline
fe de ci
Bay, 22
İzmir
burda boşuna konuşmuyoruz işte...seni anlıyoruz üstad

acaba bizi duyuyor musun?

bu gün bir kaç kitabını alacaktım param yetmedi,

artık kendi sesinden yankılarınla yetineceğim,yavaş yavaş okuyacak seni en iyi ben anlayacağım ve anlatacağım...
sen bir hazinesin,insanlar seni arıyor nerdesin
(23.10.2004 17:56)
(bakınız: insan, ben, para, sen, esin, insanlar, ses, biz, iyi, en iyi)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay kendimi_buld.. Offline
kendimi_buldum
Bay, 25
Adıyaman
Bir gün Üstad konferans salonunda konferans verirken,kendini bilmezin biri Üstad'a hıyar atar.Üstad istifini hiç bozmadan:
-Adamın biri buraya kimliğini düşürmüş gelip alsın der.
Üstad; şimdilerde kanı beş para etmeyen bazı insanların kürsülerde konferanslar verdiğini görseydi heralde şöyle derdi:
-Bizim zamanımızda kürsüye hıyar atılırdı,şimdide hıyarlara kürsü atılıyor! ..
(19.10.2004 19:34)
(bakınız: insan, zaman, para, din, düş, anı, adam, ada, dil, hiç)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
<< önceki sayfa
Sayfa: 1 10 20 30 40 50 56 57 58 59 60 61 62 63 64 70 80
sonraki sayfa >>

"NECİP FAZIL KISAKÜREK" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız: NECİP FAZIL KISAKÜREK nedir? NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir?


08.09.2008 17:36:24

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim