En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - kızlar
4 - ergenekon
5 - kürt isimleri
6 - erdem beyazıt
7 - elif
8 - fethullah gülen
9 - kürt
10 - dabbe tül arz
11 - esra
12 - tuana
13 - büyü
14 - öyle birini sevdim ki
15 - saynur tezel
16 - dekar
17 - seyduna türküleri
18 - lol
19 - insan
20 - hümanist
|
 |
NECİP FAZIL KISAKÜREK sizce ne demek, NECİP FAZIL KISAKÜREK size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: çekimsizfiil
Eklenme Tarihi: 01.09.2002 14:32 |
Necip Fazıl KISAKÜREK bizim için; Mehmet Akif' in ASIM 'ını hayata geçirmek ve O' nu yaşatmak için çırpınan bir yürek, ÇİLE ile dolu bir hayat ve o günler için hayal gibi gelen ama bugün artık mayasını tutmuş artık filizlertden dal-budak salmaya başlamyan BÜYÜKDOĞU ruhu demek.
(bakınız: çile, hayat, büyü, bugün, hayal, emek, gibi, artık, demek, mehmet)
|
MERVE-BİLAL
19.09.2007 16:26 |
mısralardaki gözyaşlarına bir dokunun,
hala ıslak olduğunu göreceksiniz.
devirler değişse de, söyledikleri değişmemiş.....
hala aynı insanlar,
hala aynı oyunlar,
hala aynı nefis,
hala aynı ölüm....
...........................! ! !
(bakınız: ölüm, insan, arda, oyun, insanlar, söyle, hala, nefis, nefi, ıslak)
|
Mescid-i Garib
18.09.2007 23:52 |
dört duvar, kim demiş kötüdür !
N.F.Kısakürek`i, alim, üstad yapan işte bu dört duvardır....
(bakınız: üstad, duvar, kötü, alim, işte, kürek, dört, kısa, küre, kısakürek)
|
Mescid-i Garib
18.09.2007 23:49 |
felsefe,
din,
ahlak,
siyaset,
ilim,
kültür,
edebiyat,
ve
bunların olma nedeni insan......
işte N.F.Kısakürek, insan olabilmeyi tüm benliğiyle yaşayan üstad insan...
nerde, ne zaman duysam ismini, islam gelir aklıma...
(bakınız: insan, zaman, ahlak, edebiyat, neden, islam, felsefe, ilim, siyaset, üstad)
|
Mescid-i Garib
18.09.2007 23:46 |
NECİP FAZIL KISAKÜREK
26 Mayıs 1905’te İstanbul’da doğdu. 25 Mayıs 1983’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. Çocukluğu büyükbabasının Çemberlitaş'taki konağında geçti. Bahriye Mektebi’nde, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde öğrenim gördü. Felsefe Bölümü'ndeki öğrenimini yarıda bırakarak 1924'te Paris’e gitti. Bu kez Sarbonne Üniversitesi’nde felsefe eğitimi almaya başladı. 1925'te öğrenimini tekrar yarıda bırakıp yurda döndü. 1926-1939 arasında İstanbul'da çeşitli bankalarda çalıştı. 1939-1943 arasında Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Devlet Konservatuvarı, İstanbul Güzel Sanatlar Akadamesi’nde dersler verdi. Yazarlık, yayıncılık yaptı. İlk şiirleri 1922'de 'Yeni Mecmua'da yayınlandı. Milli Mecmua, Hayat ve Varlık dergilerinde yayınlanan şiirleriyle tanındı. 14 Mayıs 1929- Ağustos 1936 arasında 17 sayı Ağaç dergisini yayınladı. 1943-1971 arasında 'Büyük Doğu' dergisini çıkardı. Son Posta ve Yeni İstanbul gazetelerinde yazarlık yaptı. 'Sabırtaşı' (1940) oyunuyla 1947 CHP Piyes Yarışması'nda birincilik kazandı. 1928'de basılan 'Kaldırımlar' adlı şiir kitabı büyük ilgi gördü. Bu kitabın ardından uzun süre 'Kaldırımlar Şairi' olarak anıldı. 1930’lardan sonra özgün şiirden koptu. Mistisizmi İslami değerlere bağlayan, dinsel ve toplumsal bir kavga sanatına yöneldi. 'Sonsuzluk Kervanı' isimli şiir kitabını uzunca bir aradan sonra 1955'te yayınladı. Şiiri, üstün bir algılama sorunu ve mutlak gerçeği, yani Allah'ı arama yolunda sonsuz bir uğraş olarak gördü. Sağlam bir dil yapısına ve tirajik öğelere dayanan mistik eğilimli şiirlerinde çağdaş insanın bunalımlarını işledi. Türk şiirinde bir gizem rüzgarı estirdi, Fazıl Hüsnü Dağlarca ile Cahit Sıtkı Tarancı'nın da aralarında bulunduğu birçok şair üzerinde etkili oldu. Garip akımının ortaya çıkışıyla şiirden uzaklaştı. Güçlü bir yazım tekniğinin görüldüğü tiyatro oyunlarında ise daha çok korku ve kaygı psikolojisini işledi. Anı, makale, inceleme türü eserlerinde daha çok dinsel ve siyasal konuları ele aldı. (alıntıdır, bilgilenmek amacıyla)
(bakınız: ölüm, istanbul, insan, hayat, şiir, türk, baba, büyü, güzel, korku)
|
Sabret ve karşılığını al hayata dair
17.09.2007 10:04 |
“Anladım işi; Sanat Allah’ı aramakmış,
Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış.
üstad necip fazıl’a göre; Şiir bir iman işi olmadıktan sonra,
çocukların çelik çomak oynamaları değerinde bir oyalanıştır..
(bakınız: şiir, yalan, çocuk, sanat, yalnız, iman, aramak, üstad, değer, sonra)
|
elif_56
11.09.2007 15:48 |
|
 |