En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - kızlar
4 - ergenekon
5 - kürt isimleri
6 - elif
7 - dabbe tül arz
8 - erdem beyazıt
9 - fethullah gülen
10 - esra
11 - kürt
12 - tuana
13 - öyle birini sevdim ki
14 - saynur tezel
15 - büyü
16 - şarkılar
17 - seyduna türküleri
18 - dekar
19 - lol
20 - irem
|
 |
NEFS sizce ne demek, NEFS size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: Eceli Gelen Fare
Eklenme Tarihi: 08.11.2001 22:32 |
Canlının canlılığı ve devamlılığı için gerekli ihtiyaçlara ve/veya bunların abartılı hallerine denir. Ne olursa olsun (putperestlik, totem dinler dahil) tüm inançların mücadele ettiği, arınılmasıyla fayda sağlanacağı umulan ciddi fiziksel ihtiyaçlardır.
Daha çok organizmanın fiziksel ihtiyaçlarını tamamen yok etmek yerine sınırlandırmak, azaltmak, dönemsel olarak yasaklama şeklindedir.
Bazı inanışlarda nefs yönünde hareketler ölüm cezasına kadar gidebilmektedir.
(bakınız: ölüm, ceza, arda, bilmek, inanç, tamam, fizik, yasak, ölüm cezası, dinler)
|
GlclK
25.04.2005 17:11 |
İNSAN NEFSİNİ KENDİSİ TEZKİYE VE TASFİYE EDEBİLİR Mİ?
12/ YUSUF-53: (Yarabbi) Ben nefsimi ibra edemem (temize çıkaramam) Muhakkak ki nefs kötülükle emreder. Ama Rabbimin rahim (esmasıyla tecelli ettiği nefsler) hariç. Muhakkak ki Rabbim mağfiret eder (günahları sevaba çevirir) ve rahiymdir. (Rahmet gönderici, rahmetiyle nefsleri tezkiye ve tasfiye edicidir) .
Kimse nefsinden kendi başına kurtulamaz. Allah bu gerçeği bizlere bir peygamberinin ağzından anlatıyor.
Aşağıdaki ayetlerde de aynı gerçeği görüyoruz.
24/NUR-21:.
Ey amenu olanlar şeytanın adımlarına tâbi olmayın. Kim şeytanın adımlarına tâbi olursa o muhakkakki (nefsi ve şeytan tarafından) fuhuşla ve münkerle emredilmiştir. Eğer Allah'ın fazlı ve rahmeti üzerinize olmazsa (nefsinizin kalbine giremezse) içinizden hiçbiriniz ebediyyen nefsinizi tezkiye edemezsiniz. Ve lâkin Allah (nurlarını kalbine göndererek) dilediği kişinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah işitir ve bilir.
Allah’ın rahmeti ve fazlı olmadan aranızdan hiçbiniz ebediyyen nefsinizi tezkiye edemezsiniz.
Bu ayette nefsi tezkiye etmekle görevli Allah’ın nurlarının olduğunu anlıyoruz. Eğer o nurlar bir insanın kalbinin içine girmezse kalp aydınlanıp, nurlanamaz. Allah’ın nurlarının mutlaka kalbe girmesi gerekir ki nefsin kalbi karanlıklardan kurtulsun.
53/ NECM-32: Onlar küçük hatalar hariç büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar. Muhakkakki senin Rabbinin mağfireti boldur. Sizi (Adem Aleyhisselamı) topraktan var ettiği zaman ve anne karnında size şekil verdiği zaman O sizi biliyordu. (boşuna) nefslerinizi temize çıkarmayın (nefslerinizi tezkiye ettiğinizi boşuna iddia etmeyin) (Çünkü) Allah, Takva Sahibi olanı bilir.
Yüce Rabbimiz insanın nefsini yaratandır. Ve yarattığını en iyi O bilir. Nefsin temize nasıl çıkacağının da O bilir. İnsanları ikaz ediyor. Nefslerinizi boşuna temize çıkarmayın. Çğnkü bunu kendi başınıza yapamazsınız.
2/ BAKARA-257 Allah, iman eden o kimselerin dostu (ve yardımcısı) dur. Onları (onların nefslerinin kalplerini) zulmet'ten, nur'a çıkarır. O kâfir kimseler ki; onlar da Tagut'un (şeytan'ın) dostlarıdır. Onlar (onların nefslerinin kalpleri) nur'dan zulmet'e çıkarılırlar. İşte onlar, ateş halkıdır. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar.
“Allah iman edenlerin dostudur” buyuruyor Rabbimiz. Buradaki iman ölmeden evvel Allah’a ulaşmaya imandır.
“Kim Allah’a ulaşmayı dilerse, Allah’ın tayin ettiği o gün mutlaka gelecektir”diyor Rabbimiz Ankebut 5de.
O halde Allah kimin nefsinin kapkaranlık zulmetle dolu olan kalbini nura çıkarıyor?
Allah’a ulaşmayı dileyenin.
Allah’ın bir insana yardım etmesi için insandan istediği tekbirşey vardır. Allah’a ölmeden evvel ruhunu ulaştırmayı dilemesi. Bu talebin içinde olan her insanı Allah mürşidine ulaştırır, kalpleri tezkiye ve tasfiye etmekle görevlendirdiği, izin verdiği resule o kişiyi ulaştırır.
Resullerin görevlerine baktığımız zaman bu konudan emin oluyoruz.
3/ ÂL-İ İMRAN-164:.
Andolsun ki mü'minlerin (başlarının) üzerine (Resûllerin ruhları) bir nimet olmak üzere kendi zamanlarında kendi içlerinden bir Resûl be'as ederiz, onların aralarında (her kavmin içinde) onlara Allahın ayetlerini tilâvet eder, ONLARI TEZKİYE EDER., ve onlara kitap ve hikmeti öğretir. Ondan evvel (bu Mürşid Resûllere tâbi olmadan evvel) onlar açık bir dalâlet içinde idiler.
Bir başka ayet;
62/CUMA-2Onlara onların içinde Allah'ın ayetlerini okusun, ONLARI TEZKİYE ETSİN ve onlara kitap ve hikmeti öğretsin diye, ümmîler için onların aralarından Resûl be’as eden (vazifeli kılan, hayata getiren) O Allah'dır. Ondan evvel (bu resûle tâbî olmadan evvel) onlar açık bir dalâlet içinde idiler.
Bir başka ayet;
2/ BAKARA-129: “Rabb’imiz, onların içinden (birini) , onların içinde (arasında) onlara senin ayetlerini tilâvet edecek (okuyup açıklayacak) , onlara Kitab’ı ve hikmeti öğretecek ve onların (nefslerini) TEZKİYE (ve tasfiye) EDECEK Resûl (olarak) be’aset (hayata getir) . Muhakkak ki sen (evet) sen; AZİZ’ül HAKİM’sin.
Rabbimiz Peygamberler zamanında bu görevi Peygamberlerine vermiştir.
2/ BAKARA-151: Nitekim size; İçinizde (görev yapmak üzere) sizden bir resûl (Peygamber) gönderdik ki, ayetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup, açıklasın) ve SİZİ (nefslerinizi) TEZKİYE ETSİN size Kitap ve hikmet öğretsin ve (hikmet’in de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
Görülüyor ki Allah insanların nefsini tezkiye etsin diye resûller beas ediyor.
Kim Allah’a ulaşmayı dilerse onu resûle ulaştırıyor. Onları zulmetten nura çıkarması için resûlüne izin veriyor.
5/ MAİDE-16: Allah rızasına tâbi olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) bununla (Allah'a) teslim yollarına (Mürşidlere) ulaştırır ve izniyle onları zulmetten nura çıkarır ve onları Sırat-ı Mustakim'e ulaştırır.
7/ ARAF -35: Ey Ademoğulları sizin içinizden size ayetlerimi kıssa (açıklayan, beyan) eden resûller gelince herkim ki takva sahibi olup nefsini ıslâh ederse onlar için korku yoktur. Onlar mahzun da olmazlar.
Ve insan o resûle tabî olduğu zaman nefsin ıslahı anlamına gelen amilüssalihata başlar.
25/ FURKAN-70: Ama (Mürşidin önünde) tövbe eden ve (Mürşidin önünde tövbe etmek suretiyle kalbine iman yazıldığı için) mü’min olan ve (aynı sebeple) nefsi islah edici ameller işleyen kişinin Allah günahlarını sevaba çevirir. Ve Allah günahları sevaba çeviren ve rahmet gönderendir.
25/ FURKAN-71: Kim tövbe eder ve islâh edici amel (nefs tezkiyesi) işlerse muhakkak ki o Allah'a tövbeleri kabul edilmiş olarak ulaşır.
Furkan suresi 70 ve 71 de mürşidine tövbe eden kişinin amilüssalihata başlayabileceğini görüyoruz.
Tövbe merasiminde Allah amilüssalihat için o kişinin son kalb şartı da tamamlanır
-Kalbin içine İman kelimesini yazar.
Yukarıda sayılan şartlar bu merasimde tamamlanır tamamlanmaz Allah’ın nurları kişi Allah’ı zikrettikce kalbin içine dolarak, kalpte amilüssalihata başlar. Böylece nefs tezkiyesi başlamış olur.
Kalp yavaş, yavaş aydınlanmaya başlar. Her nefs kademesinde biraz daha fazla zikir sebebiyle aydınlanarak önce tezkiyeye ulaşılır. Daha sonra aydınlanma zikir arttıkca artar ve tamamen aydınlanma gerçekleşir. Böylece tasviyeye ulaşılır. Nefs ahsene dönmüştür. Bu dünyadaki vazifesini böylece tamamlamıştır.
(bakınız: aşk, allah (c.c), dost, insan, hayat, zaman, ben, anne, büyü, sen)
|
asir yolcusu
24.01.2004 14:56 |
Nefs insanın 3 vucudundan biridir 19 Afete sahiptir Zan, zulum fitne, küfür, yalancılık, dedikodu, hırsızlık, öfke, iptilalar(bağımlılık) , Murailik(yağcılık iki yüzlülük) , zalimlik, cimrilik, isyan, fesat, sabırsızlık, cehalet....vs
Din bu afetlerin islahı için Allah C.C. tarafından var edilmiştir
(bakınız: allah (c.c), insan, yalan, din, anı, sabır, araf, dil, dedikodu, küfür)
|
AYÖ
06.10.2003 14:17 |
|
 |