|
|
 |
 |
|
ÖĞÜT |
ÖĞÜT terimi
Ahmet_DİKTERE
tarafından 22.01.2004 tarihinde eklendi |
ÖĞÜT sizce ne demek,
ÖĞÜT size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Eskiler öğüde nasihat derler. Vermesi kolay, alması zordur. Halk Ozanı Karamanlı Nevzat, aşağıda bir öğüt denemesi yazdı:
Velev ki bu bir öğüttür
Velev ki saltanat tahtına çıktın,
Adaletin yoksa düşersin birgün.
Kaynayan kazanı ocağa döktün.
Çiğlikten kurtulur pişersin birgün.
Ben oldum diyerek şımarır isen,
Kırılır dostların çok olur küsen.
Kavak yelleridir başında esen,
Bu kibri, gururu aşarsın birgün.
Kendine köle ol, ele güvenme.
Haram mal getiren sele güvenme.
Aylak serinleten yele güvenme,
Kaldırır götürür şaşarsın birgün.
Her türlü davada yargıya sığın,
Yasal yoldan olsun her türlü bağın.
Yoksa birdenbire kapanır çağın,
Hukukun peşinden koşarsın birgün.
Boyundan büyükçe işlere girme,
Çevrene huzur ver sinirler germe.
Kendine hakim ol, yüksekte görme,
Verilen gazlarla şişersin birgün.
Musa değilsin sen, gezme asayla,
Nevzat gözlüyor bak büyük tasayla.
Sidik yarıştırma sakın yasayla,
Tutamaz donuna işersin birgün.
Halk Ozanı Karamanlı Nevzat (06.06.2008 13:41)
(bakınız: dost, büyü, ayna, huzur, adalet, güven, oyun, kurt, nasihat, eller)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan |
| Ankara |
 |
|
|
 |
nerden hükmolunmuş acep öğüde var hacet? (27.05.2008 10:39)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Sercenin avciya ögüdü
Avcinin biri kus avlamak icin tuzak kurmustu. Tuzaga kücük bir kus yakalandi. Minik kusu eline aldi, hayret! Minik kus konusuyordu...
Minik kus:
-' Ey büyük efendi! Sen bircok koyunlar, sigirlar, develer yedin.
Onlarin etlerinden bile doymadin ki, benim etimle mi doyacaksin?
Ben senin disinin kovugunu bile dolduramam.
Sayet beni saliverecek olursan, sana üc ögüt verecegim.
Bu ögütlerden ilkini senin elindeyken, ikincisini su damin üstünde,
ücüncüsünü ise agacin üstünde söyleyecegim.
Bu üc ögüdümü tutacak olursan, ömür boyu mutlu olursun' dedi.
Avci bu teklifi begendi. Zaten eti olmayan bu kücük kusla nasil doyacakti ki? Kusun ögüdü belki ise yarardi.
Avci:
-'Peki, söyle bakalim' dedi.
Minik kus:
-'Elindeyken verecegim ögüt sudur:
'(Olmayacak seye, kim söylerse söylesin inanma.) '
Kus, bu birinci ögüdünden sonra avcinin elinden karsidaki damin üstüne kondu.
-'Ikinci ögüdüm:
'(Gecmis gitmis seyler icin üzülme. Bir sey senden gittikten sonra onun hasretini cekme) .'
Kus ikinci ögüdüne devam etti:
'Benim karnimda on dirhem agirliginda cok degerli bir inci vardi.
O inci seni de, cocuklarini da zengin ederdi.
O inci senindi ama, kismetin degilmis.
Öyle bir inci kacirdin ki, dünyada esi benzeri yoktu.' dedi.
Avci, bu sözleri isitince:
'Eyvah! Ben kendi elimle kendime yazik ettim. Elimdeki talih kusunu kacirdim. Ah benim akilsiz kafam' diye üzülmeye, aglamaya ve dövünmeye basladi.
Kus, avcinin bu halini görünce:
-'Be aptal adam! Biraz önce ben sana ne ögüt verdim?
Su haline bir bak. Inci elinden gittiyse ne üzülüyorsun?
Ben sana gecen bir seye üzülme demedim mi?
Sözümü anlamadin mi? '
Sonra sana 'Olmayacak bir söze sakin inanma' diye ilk ögüdümü verdim:
On dirhemlik inciyi duyunca aklin basindan gitti. Benim üc dirhem gelmeyecegini bildigin halde, nasil icimde on dirhemlik inci bulunabilir? ' dedi.
Avci, kusun uyarisini dinleyince, akli basina geldi.
-'Hayir, güzel ve akilli kus!
Su ücüncü ögüdünü de söyle, öyle git.' dedi.
Minik kus, ücüncü ögüdünü vermek icin damdan agacin üstüne sicradi ve avciya alayli bir tavirla:
-'Allah Allah! Ilk iki ögüdümü cok iyi tuttun da ücüncüsünü mü tutacaksin? '
diyerek tamahkar avcinin haline güldü ve gögün maviliklerine dogru uctu gitti...
Uykuya dalmis bilgisiz kisiye ögüt vermek, corak yere tohum sacmaktir.
Akilsizlik ve bilgisizlik yirtigi, yama kabul etmez.
Ey ögütcü, ona hikmet tohumunu sacmadan önce, onu yamasiz, yirtiksiz hale getir
..........nabzina göre serbet vermek gerekir! ! En güzel ögüt Hál ile olandir! ! (03.12.2007 15:43)
(bakınız: gece, büyü, güzel, dünya, uyku, hasret, anlam, mavi, bilgi, bira)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 88 |
|
 |
|
|
 |
'eski vücudunda yenilik bulman için gazneli bilgeden şu öğüdü dinle:
nazlanmak için gül gibi bir yüz gerekir.sende yoksa huysuzluk çevresinde dolanma(huysuzluk etme) güzel olmayan yüz ve naz birlikte çirkindir.kör göz ve sancı -birarada- zordur.
yusuf'un önünde nazlanma ve güzellik -iddia- etme.ancak yakub gibi yakar ağla.
...yakarışta ve yoksullukta kendini ölü yap,
böylece isa nefesi seni diriltsin,kendi gibi seni güzel ve kutlu yapsın.taş bahar mevsiminde nasıl yemyeşil olur? toprak ol da rengarenk çiçek göster.
sen yıllarca yürek yaralayan taştın,tecrübe için bir zaman toprak ol...'............................................................................................(*) (17.08.2007 16:51)
(bakınız: zaman, güzel, bahar, bira, yara, esin, çiçek, yeşil, toprak, çirkin)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 27 |
| Çanakkale |
 |
|
|
 |
şimdi kusucam... (20.02.2007 03:48)
(bakınız: şimdi)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"ÖĞÜT" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|