|
|
 |
 |
|
OSMANLI |
OSMANLI terimi
rotarlı
tarafından 28.06.2002 tarihinde eklendi |
OSMANLI sizce ne demek,
OSMANLI size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 31 |
| Uşak |
 |
|
|
 |
Osmanlı Devletinde İnsana ve Hukuka saygı
Osmanlı Devleti'nde, insana ve hukuka saygının, bize anlatılan ve peşin fikirli bir kısım ilim adamlarının kitaplarında yazılan gibi olmadığını, zikredilen misâllerden anlıyoruz. Ancak bütün bu anlatılanlardan kasdımız, Osmanlı Devleti'nin 600 senelik ömrü boyunca aynı seviyede insana ve onun hak ve hürriyetlerine saygı gösterdiğini iddia etmek değildir.Zaten yükselme dönemindeki hukuka ve insana saygı aynen devam etseydi, Osmanlı Devleti bugüne kadar devam ederdi ve yıkılmazdı. Ancak biz, mevcut suiistimalleri ve uygulama hatalarını kabul etmekle beraber, zikrettiğimiz belge ve olaylarla, yapılan bir yanlışı düzeltmek istiyoruz. O da, sanki Osmanlı Devleti'nde insana ait hak ve hürriyetlerin,1839 tarihli Tanzimat,1856 tarihli Islâhât ve 1876 tarihli Kanun-ı Esasî ile, o da eksik olarak kabul edildiği şeklindeki iddialardır. Halbuki yapılan izahlar göstermiştir ki, bu fermanlar ve Kanun-ı Esasî, eskiden beri var olan hak ve hürriyetleri, sadece yazılı hale getirmiş ve uygulamadaki hatalara ve suiistimallere dikkat çekerek eskiden olduğu tarzda hak ve hukuka ri‘âyet edilmesini ısrarla tekrar etmişlerdir. Bu anlattıklarımızı teyid etmek açısından, Hollandalı bir gayr-ı müslim hukukçunun,1895 yılında, 'şer‘-i şerif' ve 'kanun-ı münif' diye özetlenebilecek Osmanlı Hukuku hakkında, II Abdülhamid'e sunduğu bir rapordan bazı cümleler nakletmek istiyoruz:
'şer‘-i şerifde ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda, bir çok hukukî hükümler vardır ki, bazıları pek yakın bir zamanda Avrupa'ya girebilmiş ve daha bir çok insânî hükümler vardır ki, asrımızdan sonra girecektir. Bu iddiamıza delil olmak üzere, insana ve hukuka saygının ifadesi olan şu hükümleri sayabiliriz: Ehlî hayvanların himaye ve korunması; mahkemelerde davaların meccânen görülmesi; evli bir kadının kocasına müracaat etmeksizin tasarrufunda bulunan mal varlığını istediği gibi idare etmesi; müslümanların ve gayr-ı müslümlerin kanun önünde eşitliği; sorgulamalarda sanıklardan ikrar ve itiraf gibi beyanlar almak için işkence icrasının kesinlikle yasak oluşu ve benzeri hükümler....'.
O halde 1839 tarihli Tanzimat Fermanı, hukukî hükümlerin icra edilmemesinden dolayı devletin felâketlere sürüklendiğini, mevcut şer‘î hükümlerin icrası ve hukukun hâkim kılınması gayesiyle yeni hukukî düzenlemeler yapılması gerektiğini ve özellikle can, mal ve namus güvenliği için askerî, cezaî ve malî düzenlemelerin yapılması icabettiğini vurgulamaktadır ki, zaten bunlar, eski Osmanlı Hukukunda yani şer‘-i şerif ve kanun-ı münifde de vardır. Eksik olan uygulamadır.1856 tarihli Islâhât Fermanı olarak vasıflandırılmış ve sadece gayr-ı müslimlere bazı imtiyazlar verilmesi için Batılı devletlerin siyasî baskıları sonucu ilan edilmiştir. Zira muhtevasında istenen haklar, zaten şer‘-i şerif ve kanun-ı münif denilen Osmanlı Hukukunda da vardır. Arzu edilen, gayr-ı müslimlerin Osmanlı Devleti'nde hâkim sınıf haline gelmeleridir ve maalesef zamanla gelmişler ve Osmanlı Devleti'ni yıkmışlardır.1876 tarihli Kanun-ı Esâsî'nin ise, eskiden beri var olan insana ait hak ve hürriyetleri, Batılı devletlerin istediği üslupla yazılı hale getirilmesinden ibaret olduğunu esefle müşahede ediyoruz.
Netice olarak, insana ve hukuka saygı konusunda, Osmanlı Devleti'nin arşivleri açılsa, Türk Milletinin yüzünü kızartacak tek bir belgeye rastlanılamayacaktır. Çağdışı olan gayr-ı müslim devletlerde ise, yüzlerini ağartacak belgelerin sayısı, maalesef bir elin parmaklarından daha azdır. Belgeler ve tarihî olaylar böyle konuşmaktadır. (25.02.2003 19:01)
(bakınız: insan, zaman, ben, kadın, türk, sen, deli, ceza, kitap, saygı)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 31 |
| Uşak |
 |
|
|
 |
Fâtih devrinden itibaren Osmanlı Padişahları, nikâh ile ve özellikle de hür kadınlar ile evlenmeyi terketmişler; bunun yerine Kadın Efendi, İkbal, Gözde veya Peyk denilen câriyeler ile yaşamayı tercih etmişlerdir. Bu teâmülün Osmanlı Devletinin yıkılış zamanına kadar devam ettiğini ve pek az istisnâlarının bulunduğunu görüyoruz. Fâtih’den itibaren hür kadınlar ile veya câriyeler ile nikâh akdi icra ederek Padişahların evlenmeleri tamamen istisnâi bir durum haline gelmiştir. Bu istisnalar şunlardır:
1- Fâtih’in henüz tahta geçmeden Dulkadiroğlu Süleyman Beğ’in kızı Sitti Hâtun ile evlenmesi, saltanattan önce olması hasebiyle pek istisna da sayılmayabilir.
2- Oğlu II. Bâyezid’in Karaman Oğlu Nasuh Bey’in kızı Hüsnüşah Hâtûn ile ve nikâh akdi yaptırarak evlenmesi ilk istisnâdır denilebilir.
3- Kanunî’nin câriye olan Hürrem Sultân’ı, bir görüşe göre âzâd edip hürriyetine kavuşturdukdan sonra ve bir görüşe göre de câriye kalmakla beraber nikâh akdiyle evlenmesi, söz konusu kaidenin ilk câriyeden olan istisnasıdır.
4- Genç Osman’ın Şeyhül-İslâm Esad Efendi’nin kızı Âkile Hanım’ı hür bir kadını nikâh akdiyle alması şeklinde değerlendirirsek, önemli bir olaydır.
5- Sultân İbrahim’in Telli Haseki de denen Hümaşah’ı debdebeli bir düğün ile ve nikâh akdi ile eşliğine kabul etmesi de önemli bir istisnâdır. Ancak câriye olan bu kadını, âzâd ederek hür olarak mı evlendiği yoksa yukarıda izah ettiğimiz gibi câriye olarak mı onunla nikâh kıydığı tam belli değildir.
6- Sultân Abdülmecid, Mısırlı Bezmiârâ Hanım’ı nikâh akdiyle zevceleri arasına sokmuştur ve muhtemelen hür olarak nikâh akdini icra eylemiştir. Sultân Abdülaziz’in Mehmed Ali Paşa ailesinden gelen Tevhîde Hanım ile evlenme arzusunu ise Keçeci-zâde Fuad Paşa engellemiştir. (25.02.2003 18:52)
(bakınız: zaman, kadın, laz, din, yaşam, kadınlar, anı, islam, abd, esin)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 28 |
| Bursa |
 |
|
|
 |
..şu Hürrem Sultan ne zeki hatunmuş..önce kendini cariyelikten serbest bıraktırıyor, sonra 'şeyhülislam a sordum, ben artık özgürüm, dolayısıyla zina yapıyoruz' diyor, ve bastırıyor nikah ı..vay be.. (25.02.2003 17:32)
(bakınız: ben, din, islam, şey, son, ordu, ırak, cariye, şeyh, hatun)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 28 |
| ABD |
 |
|
|
 |
Cihan devleti olma politikasini yanlis izlemis zamanin super gucu. Kulturunuzu, yasam seklinizi, fikirlerinizi ve ticarethanelerinizi tasiycaktiniz sinirlarin disina kendinizi degil....ah ahh neyse bidahaki sefere insallah (23.02.2003 13:16)
(bakınız: allah (c.c), zaman, din, ney, devlet, politika, nin)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 25 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
bir de anlatılıyordu geçen gün bir yerde
divan şiirlerinde hani hep içki içerken
şişenin döndürülmesi falan geçer ya..
içki içme adabı bile farklıymış
herkes önce daire şeklinde sıralanırmış ortada büyük bir şişe
içinde içki ağızlığı kocaman
işte en baş sıradan herkes içmeye başlarmış ve ağzı yavaş yavaş döndürülerek halkadaki bütün kişiler içkiden tadarmış..
yanlız sarhoş olmak yasak :) öyle bizdeki gibi nara atmak edepsizce hareketler yapmak ise meclisten atılmaya sebep oluyormuş..bu da yüz kızartıcı bir şey olmalı...daha sonra kuytu köşelerde pis yerleden içki içebiliyormuş insan ancak..
pek ilginç geldi.. (05.01.2003 22:05)
(bakınız: insan, şiir, büyü, anı, şey, ada, sır, edep, son, biz)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 25 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
osmanlı osmanlı
osmanlı deyince aklıma osmanlı gibi adam gelir
ya da osmanlı kadını...
bir de osmanlı tokadı tabi :)
ama en çok yaptıkları her işte kıtalara yayılan topraklarından
en küçük esnaf işlerine kadar herşeyde görülen bir incelik...
devletler de insanlar gibidir diyordu bir yazıda yani doğar büyür ölür ve tabi ki devletlerinde hatası vardır insan yapımı herşeyde olduğu gibi...
osmanlı artık içimize işlemiş..hala türkiye cumhuriyeti osmanlı adıyla özleşmiş çünkü türklük osmanlı adıyla özdeşleşmiş..geçen günlerde singapurlu bi bayana islamiyet öncesi türkleri anlatmaya çalışıyordum..pek zor oldu.. çünkü artık birbirinden ayrılmayan bir bütün gibi.. bugün en adi bir devlet bile yaptığı en adi işleri savunuyor ve devletini milletini hala yüceltebiliyorsa bizim osmanlı için bunun binlerce milyonlarca katını yapmamız
ve sahiplenmemiz gerekir... (05.01.2003 22:02)
(bakınız: insan, kadın, türk, büyü, cumhuriyet, islam, türkiye, adam, şey, ada)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 21 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Keşke Türkçe'yi kullanıp, yazıp, Türkçe'yi geliştirselerdi de biz de onlara minnetar olsaydık... (03.01.2003 20:37)
(bakınız: türk, anı, keşke, türkçe, biz, yazı, yaz)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 23 |
| Adana |
 |
|
|
 |
Osmanlı ya gelen saldırıları sadece zavallıca görüyorum.Osmanlıya emperyalist diyenler açsın tarih kitabını ve baksın Yükselme ve Duraklama dönemlerinde 72,5 milletten biri çıkıp da isyan etmiş mi...
Hatta Ortodokslar dememiş mi?
Başımızda Katolik Haçları göreceğimize Osmanlı kavuğunu görmek dah iyidir diye...
Daha neler neler?
Devşirme sistemine baksınlar, hukuk sistemine baksınlar...
Tarihte Osmanlı Devletinden başka hangi Devlet vardır ki kendi padişahına azınlıktan birinin açtığı bir davada kısa kısas deyip elini kesme cezası versin..
Lütfen bazı değerlere laf uzatmadan önce okuyunuz! (01.01.2003 17:47)
(bakınız: aşk, ceza, yorum, ada, devlet, görmek, ali, sade, millet, hukuk)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 28 |
| Hollanda |
 |
|
|
 |
keske daha once yikilsaydi, belki o buzamanlar daha temiz ve duzenli bir ulkem olurdu. (31.12.2002 01:35)
(bakınız: zaman)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"OSMANLI" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|