En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - kızlar
4 - ergenekon
5 - kürt isimleri
6 - erdem beyazıt
7 - fethullah gülen
8 - elif
9 - kürt
10 - dabbe tül arz
11 - esra
12 - tuana
13 - büyü
14 - öyle birini sevdim ki
15 - saynur tezel
16 - dekar
17 - seyduna türküleri
18 - lol
19 - insan
20 - hümanist
|
 |
PAKİSTAN sizce ne demek, PAKİSTAN size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: -_-
Eklenme Tarihi: 10.03.2005 00:50 |
PAKİSTAN KOMÜNİST PARTİSİ'NDEN DARBE ÜZERİNE AÇIKLAMA...
Wednesday, 14 November 2007
PKP: “Yüksek Yargıdan Sonuç Çıkmazsa Silahlı Mücadeleye Başlarız”
Islamabad - 3 Kasım 2007 - Pakistan Komünist Partisi (PKP) yaptığı bir açıklama ile, Pakistan’da ilan edilen sıkıyönetim ve darbeye karşı direnmekte kararlı olduğunu beyan etti.
Yapılan açıklamada, [PKP]'nin ordu ve general Müşerref tarafından beşinci kez yapılan darbeye ve sıkıyönetime Anayasa mahkemesinde karşı çıkacağı, sürecin olumsuz sonuçlanması durumda ise silahlı mücadele vermekten kaçınmayacağı bildirildi. PKP’nin konuya yönelik politik tutumunu bir basın oturumu ile açıklayan PKP Genel Sekreteri Mühendis Jameel Ahmad, Quaid-e-Azam’ın Pakistan’ı askeri kurallara teslim olsun diye yaratmadığını söyledi.
Ahmad, ordunun ve genelkurmay başkanı Müşerref’in, antidemokratik adımları sürdürmesi durumunda, PKP’nin demokratik normları ifade eden hattı terk edip sıkıyönetime direneceğini ve askeri darbeye karşı silahlı mücadeleyi esas alan bir rota izleyeceğini bildirdi. Ahmad, Pakistan’ın bağımsızlığını kazandığı 1947’den bu yana geçen 60 yılın son 35 yılında, çeşitli düzmecelerle ülkeyi yöneten ordunun ve general müşerrefin, artık Pakistan’ın yoksullarının ve emekçilerin gözünden düştüğünü, kitleler arasında itibarı kalmadığını söyledi.
Ordunun ülkeyi bir avuç elitin, büyük tüccarların ve halkın gözünde saygınlığı kalmamış dönek politikacıların yardımı ile yönettiğini söyleyen Ahmad, “Pakistan Müslüman Ligi başkanı Chaudhry Shujaat Hussain, federal başkan Sheikh Rashid Ahmad ve diğerleri gibi askeri rejimi ve Müşerrefi destekleyen dönek siyasetçiler, Anayasa Mahkemesi’nin Müşerrefin aleyhine karar vermesi halinde, ülkenin karışıklıklara sürükleneceği uyarısında bulunuyorlar. Gerçekte, bu politikalarının asıl amacı, Müşerref’in yasalarca korunması yönünde Anayasa Mahkemesine baskı yapmaktır. Bu yaptıkları esasen, Anayasa Mahkemesine müşerref aleyhine karar vermemeleri doğrultusunda verdikleri bir mesajdır.” şeklinde konuştu.
PKP’nin dünyanın çeşitli bölgelerinde komünistlerce verilen silahlı mücadeleleri baştan aşağıya desteklediğini ifade eden Ahmad, Nepal’deki devrimci mücadeleye atıfta bulunarak, baskıcı rejimlerin teker teker yıkılacaklarını söyledi.
Kaynak: Maoist Revolution
WWW.SOLUNDOGUSU.NET
(bakınız: çile, büyü, komünist, dünya, gerçek, devrim, ayna, saygı, rejim, yara)
|
bilimselbakış
17.04.2008 15:41 |
bir zamanlar zor zamanımızda bize yardımda bulunmuş kardeş ülkelerden biri, ama şu anda durumu başındaki insanların kendi çıkarları için kaosa sürüklenen bir ülke durumunda ALLAH onların yardımcısı olsun
(bakınız: insan, zaman, kardeş, insanlar, kaos, ülke, aman, onlar, için, olsun)
|
.aslan.
16.01.2008 12:53 |
Kırmızıya boyanmış yüzünden dolayı “LAL” adı verilen külliye (kampus) artık yok. Kırmızı Üniversite’yi boynundan vurdular, kıpkırmızı bir kan gölüyle hafızalarımızda oturacak dilsiz haliyle bundan sonra…
Lal; biraz dilsiz, biraz utangaç… Lal: biraz yakut, biraz hayal, kiminle evleneceğini görmek isteyen genç kızların yastıkları altına koyup da rüyaya yattıkları kızıl taş… Lal: Dünyaya en tehlikeli teröristler olarak tanıtıldığı halde ellerindeki tek silahı; uzun bambu sırıkları ile çarşafın altından giyindikleri spor ayakkabıları ve çok hızlı koşmaları ile ünlü -şimdi hepsi ölü- üniversiteli kızların okulu…
Sekiz günlük ablukadan sonra, en nihayetinde 50 üniversite öğrencisini feci şekilde öldürerek, şeriat tehlikesini bertaraf etti Pakistan… Yetkililerin ifadesiyle Kırmızı Medrese’yi, “radikal dincilerden temizlemek istiyorlardı”. Temizlediler.
1965’de kurulmuş Lal Medresesi, o tarihten beri eğitim veriyordu, kampüste iki büyük üniversite yer alıyordu, birisi Mescid’e bitişik erkeklerin devam ettiği fakülteler olarak bilinen Lal Üniveristesi, diğeri ise hemen karşısındaki Hafsa Fakülteleri ki buraya kız öğrenciler devam etmekteydi. Lal Üniversitesi, 1923’te kurulmuş Hakaniyye Üniversitesi’nden sonra Afganistan’a mücahid yetiştiren dünyanın en büyük ikinci okulu olmakla da ünlüydü. Lal Medresesi’nin, Pakistan siyasal yapısında da önemli bir yeri vardı. Zira Zülfikar Ali Butto’ya yönelik öğrenci eylemleri ve halk hareketleri çoğu kez başlangıcını bu kampusten yapardı. Ziya ül Hak döneminde mescidin kurucusu Üstad Muhammed Abdullah devlet yönetimiyle çok yakın ilişkiler içindeydi, hatta Pakistan’da başka mühim üniversiteler de kurdu… Fakat Ziya ül Hak sonrası yönetimler ve bariz ABD etkisi altında şekillenen ülke siyaseti ile Lal Üniversitesi’nin yolları giderek ayrılıyordu. 1998 yılında Rektör konumundaki Muhammed Abdullah bir suikast sonucu öldürülünce, şii-sünni bloklaşmasını da gündeme taşıyacak bu cinayet, kabileler arasında da ciddi kutuplaşmalara sebep olacaktı maalesef…
2005 yılında Lâl Mescidi imamı Abdulaziz’in öncülük ettiği ve 500 Pakistanlı âlimin imza attığı fetva sorunların başı oldu. Bu fetvada Pakistan ordusunun kabilelerin yoğunlukta olduğu Veziristan bölgesindeki saldırıları şiddetle kınanıyor ve öldürülen kabile üyelerinin şehid, öldürülen Pakistan ordusundaki askerlerinse cenaze namazının dahi kılınmasının caiz olmadığı kaydediliyordu. Bu fetvanın yayımlanmasından sonra Pakistan yönetimi ile Lâl Mescidi arasındaki sorunlar kopma noktasına geldi.
Lal Üniversitesi’ndeki protestocu öğrencilerin lideri olarak takdim edilen Abdürreşid Gazi, üniversitenin kurucusu Muhammed Abdullah’ın oğluydu. Hafız olarak yetiştiği halde babasına muhalefet ederek dini okullarda değil de devlet okullarında tahsilini tamamlayan Abdürreşid, Kaidi Azam Üniversitesi mezunu idi ve tarih bölümünde master yapmıştı. Çok iyi derecede İngilizce bilen Abdürreşid, 1989 yılında Pakistan Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalıştı, Birleşmiş Milletler’in (UN) İslâmabad Bürosunda eğitim müsteşarlığı yaptı. Fakat 11 Eylül Saldırılarından ve Afganistan işgalinden sonra bu görevlerinden ayrıldı. Dünya onu, genç üniversitelileri Afgan işgaline karşı koymaya çağırışıyla tanıdı… 2001’de kurduğu “Afganistan’ı Savunma Hareketi” Amerikan medya gücü tarafından derhal Taliban ilişkisi şeklinde değerlendirildi. Bu aşamada birkaç kez Taliban’ın merkezi konumundaki Kandahar’a da geldi gitti, Taliban ile bağlantısı bu seyahatlerden sonra daha fazla dillendirilmeye başlandı. Zaten ABD nezdinde Afganistan işgaline karşı çıkan herkes Taliban damgası ile işaretlenmekteydi. Ardından Londra’daki metro saldırılarında tutuklanan İngiliz vatandaşı gençlerin de Lal Üniversitesi’yle bağlantısı olduğu söylendi. Her şey hızla birbirini takip ediyordu… Perviz Müşerref ABD’nin baskısıyla üniversiteyi sıkı denetim altına almıştı.
Aylardır polis ablukası altında olan okul, bazı güvenlik memurlarının giriş çıkışta kız öğrencilere yönelik sataşma ve taciz eylemleriyle iyice kızışmaya başladı. İslâmabad’daki genelevlerin sayısındaki artış, kumarhaneler ve pornografik yayınlar karşısında sürekli eleştiri ve boykot yapan kız öğrenciler, bardağı taşıran bu son damlayla öğrenci boykotunda ön sıraya geçtiler. Ellerine aldıkları bambu sırıklarla, göz yaşartıcı bomba ve tanklara karşı okuldan çıkmama eylemi yapmaya başladılar… Hükümet tel örgülerle ablukaya alıp, yaylım ateşine tuttuğu fakültelerde Abdürreşid Gazi de olmak üzere tam 50 öğrenciyi hunharca katletti. Din adamlarının yapmaya çalıştığı arabuluculuk, Müşerref’in sert tavrı yüzünden sonuç veremedi. Öğrencilerin kıstırıldıkları dersliklerden bilgisayar aracılığı ile yayınladıkları son görüntülerde, Abdürreşid Gazi; ablukaya alınıp hunharca kıstırılmalarının tam bir tecavüz olduğunu, kendileri için artık şehadetin kaçınılmazlığını anlatıyor.
Öğrenci boykotları, Fransa veya Yunanistan gibi Avrupa ülkelerinde demokratik hak arayışı olarak algılanırken, Orta Doğu ve İslâm coğrafyalarında derhal Taliban ile bağlantılı olarak servis ediliyor. Oysa sadece fotoğraflar bile Lal Üniversitesi’nde kıstırılarak öldürülen 50 öğrencinin akıbetini gösterir boyutta… Tam techizatlı Pakistan Ordusu’nun karşısında ellerindeki bambularla karşı koymaya çalışan kız talebeler…
Sibel Eraslan
|
THE CEMETERY
25.07.2007 14:19 |
Pakistan, 1947'de İngiliz sömürgesindeki Hindistanda yaşanan kanlı bir mücadelen sonra ayrılarak 14 Ağustos 1947’de kurulmuştur. bağımsızlıktan Daha sonra yine bir bölünme yaşayıp batısı bugünkü Pakistan doğusu da Bangladeş olmuştur.
kurucusu muhamed ali cinnah hindistanla sınır çatışmalarının ileride doğuracağı sonuçları görerek karşı nükler silah geliştirmek programını başlatmış ve bugün nükler silaha sahip ülkeler arasındadır...
(bakınız: bugün, esin, amed, bağımsızlık, ömür, lara, sonra, ülke, yine, silah)
|
kabristan
26.03.2007 12:47 |
pakistan orta asyada bulunan müslüman bir devlettir.afganistan la arasınki paştunistan sorunu iki ülkeyi savaşın eşigine getirmiştir.ancak kızıl ordunun afganistanı işgalinde bu ülke direni,şcilerinden yardımını esirgememiştir ve bunların sevgisini kazanmıştır.ayrıca batıdan afganistana gelen yardımlardan aslan payını almıştır
(bakınız: sevgi, savaş, arda, müslüman, soru, devlet, ordu, ülke, bu ülke, aslan)
|
uranyum_92
09.03.2007 19:16 |
|
 |