TWITTER'DA
TAKİP ET
twitter.com/AntolojiCom
Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              poşa nedir?
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
POŞA POŞA terimi lom08
tarafından 26.12.2009 tarihinde eklendi
POŞA sizce ne demek,
POŞA size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
Sayfa: 1 2
sonraki sayfa >>
BayGüven Demirer Offline
Güven Demirer
x
2 person liked.
1 person did not like.
Şimdi iyce bi okuyun anlayın ve ondan sonrayazı yazın yorum yapın Bilmeyenler Unutanlar Çingene diyenler Saçma sapan Şiirler yazanlar hiçbirsey bilmeden PROFÖSÖR kesilenler POŞANIN ANTOLOJİSİNİ ÇIKARANLAR ben POŞAYIM ben soyumu çok iyi araştırdım buldum biliyorum 8 YILDIR bununla uğraşıyorum benim ejdadım 6 nesildir bu topraklarda ERZURUM ARTVİN KARS VE ÇEVRESİ.. POŞA: sonaradan boşa gezen manasına gelen bir lakaptır uyduruktan farklı bir nesil yaratmaya çalışan ARTVİN 08 in dediği gibi ve tek doğru lafı olan kabile kabile bizim kabile babürlerdir BABÜRLER osmanlıda soy isim olamadığı için AHISKADAN göç eden AHISKA TÜRK Ü olan büyük büyük büyük büyük büyük dedeme verilmiş olan binevi soy isimdir sizin ağzınızla POŞALAR LOMLAR OĞUZ BOYLARINDAN KAFKASYADA VATANI AHISKADA YAŞAYAN TÜRK OĞLU TÜRK TÜR.. 1824 yılında moskovlar tarafından göçe zorlanmış olup misaki milli sınırlarına gelmiş ve halen soyunu devam ettirmekte olup ve hala poşa diye nitelendirilmektedir BİZ ÇİNGENE VEYA EJNEBİ DEĞİLİZ poşa diye bilinen ve özünden şüpe eden adam nufus müdürlüğüne gittimi 10 dakkada soy ağacını eline eriyorlar 1800 yıllara kkadar ulaşıyorlar burda uyduruktan konuşmayın adamın asabını bozmayın o hakaret içeren şiiri yayzan ve yayınlayan eleman kaldır o şiiri RÜŞFET ARSIZLIK VE EŞŞEKLİK SEN GİBİLERİNEMAHSUSTUR ben türklüğümle sizin ağzınızla lom luğumla gururlu ve mutluyum ÇİNGENELİĞİ POŞALIĞI kabul etmiyorum son kez TÜRK MİSAKİ MİLLİSİNDE YAŞAYAN TÜM POŞA LAR AHISKA GÖÇMENİDİR AHISKA TÜRKÜDÜR TÜRK OĞLU TÜRKTÜR ispat isteyene her türlü ispat mümkündür @mail den ulaşsın ÖZELLİKLE UYDURUKTAN TARİH VE MİLLET YOZLAŞTIRMAYA ÇALIŞANLAR SÖZÜM SİZE (12.04.2014 15:05)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baylom08 Offline
lom08
Bay, 58
Artvin
Poşa (LOM) /HÜSEYİN GEZER

HÜSEYİN GEZERLE İLETİŞİM: lomlom08@hotmail.com

ÖTEKİLEŞTİRME İNSAN YAŞAMINA ÖRÜLEN DUVARDIR/ HÜSEYİN GEZER

İnsanı insan yapan insana ve insanlığa bakış açısıdır. Diğer insanları ötekileştirenler, insanlık onurundan ve insanlık erdeminden geri kalmış insanlardır-noksan insanlardır.Başkasını küçük görenler,alaya alanlar...kendi küçük taraflarını ve alaya alınacak taraflarını gizlemek içindir.Herkes kendi kendine sorsun: Ötekileştirme nedir-ne değildir? Ötekileştirme kimlere yarar sağlıyor? Kime zarar veriyor? Ötekileştirmenin yararı mı fazla-zararı mı fazla? İnsanlık bu hastalıktan-illetten nasıl kurtulur?

Ötekileştirme:Küfretmedir,hakarettir,aşağılamadır...

Kendi insanlık değerinin yükselmesi,karşındaki insana verdiğin değer kadardır! ?

Yanıbaşındaki kaynağa gitmeden, aslı olmayan-asıl olmayan kaynağa baş vurmak onu kaynak göstermek ne kadar doğrudur? Doğru olan yanıbaşındaki kaynağa en kolay yoldan ulaşmaktır! ..Elbette yanlışlar da olacak,doğrular da olacak...Ama yaşamı seyretmeden yaşamı daha güzelliklere taşıma savaşı içinde olacağız!

İbn Haldun:-Gerçekte ise,doğuştan gelme üstünlük diye bir şey yoktur.

Prof. Dr. Süleyman Ateş(1001 Soruda İslam) adlı kitabın 481.sayfasında şöyle diyor:-Kuranda üstün veya kutsanmış ırk yoktur...insanlar hep aynı atadan anadan gelmişlerdir.İnsanların yaratılışı aynıdır.Üstünlük yoktur.Peygamberimiz:-Arabın yabancıya,yabancının Araba,siyahın beyaza,beyazın siyaha bir üstünlüğü yoktur-. Üstün ırk Kuran düşüncesine aykırıdır.

Prof. Dr. M. Şevki Aydın(Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı) : Diyanet Aylık Dergi(226. Sayı Ekim 2009) nin 19. Sayfasında şöyle diyor:-...ÖTEKİLEŞTİRME:...her dışlayıcı yaklaşım, sahibinin daima başkalarının yanlışlarını araştırmakla, başkalarıyla uğraşmakla, onları değerlendirmekle meşgul olmak suretiyle kendini ihmal etmesine neden olacaktır.Kendiyle ilgilenmeyen kişi, elbette kendi kusurlarını göremeyecek, onları giderme ihtiyacı duymayacaktır.

Abdülaziz Abdülkadir Kamil/İslama Göre Irklar ve İnsanlar adlı kitabında şöyle diyor:-İnsanların huzuru,her rengin başka renge,her dilin öteki dile,kısacası her ırkın başka ırka saygı duymasıyla gerçekleşecektir.Irkçılık, insanlığın renk cümbüşünü yansıtan bu uçsuz bucaksız bahçeyi tek renge indirme, dolayısıyla da çölleştirme çabasından başka bir şey değildir.
Yazarın bu görüşüne de en içtenliğimizle katılıyoruz.

Karl Marks(Marx) diyor ki:-Yoksul kesimi orta yaşam alanına yükseltelim ki insan olduğunun ve insan olmanın getirdiği insan haklarının bilincine varsın.Varsılı(zengini) yani zengin kesimi de orta yaşam alanına çekelim ki malın-paranın esaretinden(köleliğinden) kurtulup özgürlüğüne kavuşsun-diğer insanlardan bir farkının olmadığının farkına varsın-kendi olarak yaşasın! ..

Cüneyd-i Bağdadi:-Sabır,yüzünü ekşitmeden acıları yudumlamaktır.


POŞA VEYA LOMHÜSEYİN GEZER

Poşa sözcüğü,Poşa halkından olmayanlar tarafından LOMLARa takılmıştır.Poşalar kendilerine LOM derler.Poşa sözcüğüne karşı çıkış ve kabullenmeme bundan kaynaklanmaktadır.Poşa sözcüğü LOMLARı küçük düşürme ve alaya alma amacıyla kullanıldığı için bu Poşa sözcüğü LOMLAR arasında rağbet bulmamıştır! ? Ama gün geçtikçe Poşalar, Poşa adlandırmasından rahatsızlık duymamaktadır...Poşaların yakın akrabaları başka kentlerede göç ederek, oralarda yaşıyorlar(işi dolayısıyla,görevi dolayısıyla,taşınmaz mülk edinme dolayısıyla,eğitim dolayısıyla,iş yeri açma dolayısıyla,başka kültürden insanlarla evlenme dolayısıyla...) :İstanbula,Ankaraya,İzmire,Bursaya,Mersine,Almanyaya...vb.
Lom kimdir? Lom ne demektir? Lom veya Lomlar; Kafkaslarda ve Türkiyenin bir çok yerinde yaşayan bir halktır ve halk topluluğudur.Lomun sözlük anlamı:Geçen,yolgeçen,zorluklara-güçlüklere dayanabilen,güçlü olan Kafkasların çeşitli yerlerinde yaşayan bir halk ve halk topluluğudur.Artvinde,Erzurumda,Bayburtta,Erzincanda,Gümüşhanede,Karsta, Vanda, Nevşehirde, Kırşehirde,Bursada, İstanbulda, Rizede,Trabzonda, Samsunda...ikamet edenler vardır.

Ortak yaşam alanına Poşalar saygı duyarlar.

Poşa olmak veya Poşa olmamak insana bir avantaj sağlamaz; insan olmak avantaj sağlar.

Lomlar konuksever insanlardır,bir lokma ekmeklerini herkesle paylaşırlar...


POŞALARIN(LOMLARIN) TARİHİHÜSEYİN GEZER

Poşaların geçmiş tarihi; bölgedeki,Kafkaslardaki halkların tarihi ile aynıdır; Anadoludaki tarihide yine diğer halkların tarihi kadar eskidir.Aslında Perslerin(Arapların) istilasından beri Poşalar Kafkaslarda vardır,Türkiyede vardır.Poşalar üçbin-dörtbin-beşbin yıldır bu topraklardadırlar ama Kızılderililerin durumuna düşmüşlerdir kendi bölgelerinde.Yok Türkiyeye şuradan geldiler,yok Türkiyeye buradan geldiler gibi bir sürü görüşler var:Bir kısmı Acaradan,bir kısmı Dağıstandan,bir kısmı Ahıskadan,bir kısmı Ermenistan ve Nahcivan üzerinden,bir kısmı İran-Irak-Suriye üzerinden,bir kısmı Trakya üzerinden Türkiye topraklarına geldiler...Peygamberler döneminde de Anadolu toprağında,Türkiye toprağında da Poşalar yaşamlarını sürdürmüştürler.Poşaların ataları Adem Peygamberin oğullarından biridir,büyük atalarıda Adem Aleyhisselamdır,aksini inkar etmek dinsel inancın inkarıdır.Poşalar Habilin oğullarıdır,Habilin töreğidir. Allahın toprağına çit çevrilmesine karşı çıktığı için,Allahın toprağını işgal eden Kabil tarafından öldürülmüştür.Rusyada Lenin 1917 Ekim Devrimini gerçekleştirdikten sonra bir grup Poşa daha:-Dini baskı göreceğiz,dinimiz elden gidiyor! Kaygısıyla Türkiyeye gönüllü göç etmişlerdir.

Tek parti döneminde zorunlu yol çalışmalarına ya bilfiil katılacaktılar yada çalışma tutarı kadar para yatıracaklardı.Niyazi Yelkenci, yol parasını yatırıyor.Ancak parayı alan görevli dip koçana bir şekilde işlememiş.Çuğazelere jandarmalar geliyor.Parayı yatırmadığını söylüyorlar ve tüfeğin dipçikleriyle dövmeye başlıyorlar.Çocukları ağlaşıyor.Anası,Gülseher Nene, jandarmalara yalvar yakar ediyor.Jandarma süngüyü sallayıp nineyi uzaklaştırmak isterken süngü ninenin karnına ve barsaklarına saplanıyor. Nine orada ölüyor.

Kore Gazisi olmuş ve gazi madalyası almış Poşalarda var:Nazim Eremciler,Sıddık Gezen...Korede şehit olmuş Poşalarda var.
Rabatta(Köprülü Köyü) ,Tavzette(Okurlar Mahallesi) 1915 ve öncesinde Poşalarla Ermeniler birlikte ikamet ediyorlarmış.Cevri Yıldız dediki:-Ermeniler,Poşalara Müslüman kardeş diye hitap ederlerdi...


POŞALARDA(LOMLARDA) KÜLTÜRHÜSEYİN GEZER

Poşa Kültürü bir okyanustur.Benim yazdıklarım bu okyanusun içinde bir damladır.

Türkiyede egemen kültürle,Poşaların kültürü bir bütünlük içindedir; Poşaların kültürü, egemen kültürden farklı değildir(folklorik oyunlar,dinsel inanışlar,Türkçe Dil, milli gelenek ve görenekler, hoşgörü...) .Poşalar, egemen kültürle bütünlük içinde oldukları için, o kültürün içinden geldikleri için uyum sorununda fazla sorun yaşanmaz.Elbette her insan,her halk kendi olmak kendi gibi yaşamak ister. Ama Poşaların ayrı yaşayacak bir şeyleri yok! Cenaze törenleri,dini bayram törenleri, milli bayramlara katılma arzuları hep aynı, değişen bir şey yok! Türkiye neyse Poşalar odur.Herkesin yararlandığı, katıldığı, zevk aldığı kültürel etkinliklerden Poşalarda yararlanıyor,katılıyor,zevk alıyor.Genel kültürün haricinde Poşalara özgü farklı bir kültürleri yoktur.Belli bir kültürel etkinliği gerçekleştirmek için sadece Poşalar bir araya gelmez, kültürel etkinlikleri herkesle ortaktır.Poşalar kültürlerini yaşamakta sorun yaşamıyorlar.Değişen yaşam koşulları, Poşalarında kültürlerinde değişikliğe neden oluyor.Poşaların kültürü, Türkiye kültürüdür.Poşalar, yeni nesillere aktaracağı kültürü Türkiye kültürüdür.Poşaların kendilerine özgü kutladıkları özel bir günleri yoktur.

Poşalar ari bir kültüre mensup değildir, melez bir kültüre mensupturlar.Diğer kültüre mensup olanlardan kız almışlardır, kız vermişlerdir.Poşalar farklı kültürlere karşı özel davranış geliştirmemişlerdir. Farklı kültürlerde Poşalara karşı özel bir davranış geliştirmemişlerdir.Poşalar,kendi grubunun ve kültürünün dışındaki gruplarlada, kültürlerlede bir arada yaşarlar,sorun yaşamazlar.Her dönemde bu evlilik olayları devam etmiştir, devam ediyor.Poşalar,farklı kültürden olan insanlarla her zaman dost olur,arkadaş olur.İnsanları yadırgamazlar.

Poşalar hem grubunun hemde kültürünün dışındaki kültürlerlede bir arada yaşarlar.

Poşalar kendi kültürlerine ait olmaktan güven duydukları gibi başka kültürlerin varlığındanda güven duyuyorlar.Diğer kültürlerden insanlarıda aynı ailenin bireylerinden biri gibi kabul ederler.

Yaşadığı yerde Poşalarda diğer kültürlerden etkileniyorlar, diğer kültürlerde Poşalardan etkileniyorlar,her şeyin bir birini etkilediği gibi.

Poşalar, yaşam tarzını değiştirip farklı bir kültüre üye olanları hoşgörüyle karşılarlar.Poşalar, kendi kültürlerini tanıtma çabası içinde olmamışlardır çünkü Poşaların kültürü Türkiyede yaşanan ortak kültürden farklı değildir.Çünkü Poşaların kültürünü Türkiyenin ortak kültüründen ayırt eden kendine özgü bir özelliği yoktur.

Poşalarında dertleri,üzüntüleri, sevinçleri...vardır.

POŞALARDA KABİLECİLİKHÜSEYİN GEZER

Poşalarda kabilecilik vardı:

1-Kabile adını en yaşlısından alırdı(bu kadın, erkek farketmezdi) :

A) Kemaller Kabilesi(adını kabile büyüğü Kemal Ağadan almıştır) .

Kemal ince kemalince

Bir kılı kırk yarsan

Yine Kemal ince

B) Şöhretler Kabilesi(adını Şöhret Nineden almıştır) .

C) Rağupoğuları Kabilesi(adını Rağuf Ağadan almıştır) .

Ç) Serdarlar Kabilesi(adını aile büyüğü Serdar Dededen almıştır almıştır) .

D) Şehveletler Kabilesi(adını aile büyüğü Şehvelet Dededen almıştır) .

E) Hünkerler Kabilesi(adını aile büyüğü Hünker Neneden almıştır) .

F) Mahiriler Kabilesi(adını aile büyüğü Mahiri Dededen almıştır) .

G) Şahbazlar Kabilesi(adını aile büyüğü Şahbaz Dededen almıştır) .

Ğ) İbolar Kabilesi(adını aile büyüğü İbrahim Dededen almıştır) .

2-Kabile adını ikamet ettiği mahalleden veya yerden almıştır:

A) Roklar Kabilesi(Şavşatın Çiçvet-Cicçvet Köyü/Roklar Mahallesinden adını almıştır) .

3-Kabile adını bir sebzeden almıştır:

A) Çitiler Kabilesi(çiçmat bitkisinden bozulma bir sözcük) .

4) Kabile adını kavgacılığından,gücünden almıştır:

A) Yedibelalar Kabilesi.

POŞALARDA(LOMLARDA) AKRABACILIKHÜSEYİN GEZER

Akrabalık bağlarına saygılıdırlar.Akraba ziyaretine önem verirler.Aile içi yardımlaşma,akraba arasında yardımlaşma vardır.İyi günlerinde, kötü günlerinde maddi ve manevi desteği akrabalarından görürler.Devletten hemen hemen pek destek alamazlar.Akrabalarının dışında devletten yardım bekler ama bu bekleyiş boşa çıkar devamlı... En önemli moral sözleri:Allaha şükür.Allah büyüktür.Allah ne yazmışsa o olur.Acın mezarı görülmemiştir. Allahtan umut kesilmez...

POŞALARDA KARARLAR NASIL ALINIR? HÜSEYİN GEZER

Poşalarda kararlar tek başına alınmaz, kararlar aile içinde görüşülür, ailede herkesin görüşüne yer verilir.Ataerkil aile yapısı egemen olmasına rağmen aile içi demokrasi en iyi şekilde işler.Her zaman orta yol bulmaya çalışılır.Lider kavramı ve kararı çok önem taşımaz,bunlar gölgede kalmış kavramlardır.Evde mutlak karar sahibi yoktur,karar ortak alınır.Karar alınırken kadınlarda söz sahibidir.Sorunların çoğu kendi aralarında görüşülerek çözülür, genellikle iyiye bağlanır. Üç günden fazla küs gezilmez inancı yaygındır.

POŞALARDA(LOMLARDA) EKONOMİHÜSEYİN GEZER

Bir Poşaya:

-Ekonomik yaşamınızı kısaca anlatır mısınız?

Deseniz,hemen şu yanıtı alırsınız:

-Yeryüzünde en az yer-yurda sahip olan,gariban,Allahtan başka sahibi olmayan bir topluluğuz,bir halkız! ..

Der.

-Bizim için geçim öldü!

Derler.

Poşalar, yaşadıkları yerlerde olanaklardan tam olarak yararlanamıyorlar.Poşaların geçim kaynakları yetersizdir.

Suç altın olsa kimse sahip çıkmaz.Yoksulluk Poşaların suçu değil,Poşaları yoksul ve geri bırakanlar egemen sınıflardır.Poşaların tarihteki yerini ve konumunu egemen sınıflar belirlemişlerdir.Poşaları bu hale getirenler suçlarını kabul etmezler ve utanmazlar.Asıl suçlular utanmıyor,Poşalar neden utanacak? ! ..Allah bu dünyayı kimsenin tekeline sunmamıştır,bütün yaratıklar yararlansın diye sunmuştur.

POŞALARDA(LOMLARDA) KADINLARIN ÇALIŞMA ALANLARI:

Poşaların ekonomik yaşamlarında en büyük zorluğu çocuklar ve kadınlar çekiyor.

Poşalar'da kadınlar da çalışıyor:Öğretmen,hemşire,tıbbi sekreter,ebe,inek besiciliği,sebze yetiştiriciliği,merdiven temizleme,hizmetli,sekreter,iş yerlerinde tezgahtar,çocuk bakıcılığı, yaşlı insanlara bakıcılık yapanlar,yovmiye ile çay toplayanlar,ev temizliği yapanlar, el işi örüp satanlar,köy pazarlarında sebze tohumları ve çeşitli gıdalar satanlar...Poşalar'da bohçacılık ve bohçayla ticaret yapma geleneği-göreneği-olgusu yoktur,görülmemiştir.

Poşaların emekli sandığından,sskdan,bağ-kurdan sosyal güvencesi olanlar var.Yeşil kartlı olanlar var, sosyal güvencesi olmayanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) MESLEKLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar, mesleklerini emek ve uğraşıları sonucu elde etmişlerdir:Okuyarak,bir ustanın yanında çalışarak...Poşalarda ekonomiye çeşitli şekillerde katkıda bulunan bir güçtürler.Mesleğini icra ettikten sonra farklı yaptıkları işlerde vardır:Hayvancılık yapanlar,süs eşyası yapanlar,halk eğitim kanalıyla yetişkinlere okuma yazma kursu verenler,halk eğimi kurslarına devam edenler,kuran kurslarına devam edenler...vb.

Eğitim sonucunda Poşaların elde ettikleri görev alanları ve bu alanlarda yaptıkları görevler şunlardır:Doçent doktor,Öğretim görevlisi(çeşitli üniversitelerde) ,öğretmenlik(çeşitli liselerde,ilköğretim okullarında) ,okul müdürlüğü,okulda müdür yardımcısı,orman mühendisleri,tekstil mühendisleri,doktor,hemşire,ebe,sağlık memuru,veteriner,savcı yardımcısı,cami imamı,orman muhafaza memuru,polis,diş teknisyeni,laboratuvar teknikeri,elektrik teknisyeni,iktisatçı,çeşitli memurluklar(bankalarda,sgkda...) ,assubay,jandarma uzman çavuş,özel güvenlik görevlisi,belediye çavuşu,tahrirat katibi,belediye yıkım çavuşu,hizmetli memur,muhtar,muhtar azası...Sürekli işi olan Poşalar var, mevsimlik işte çalışan Poşalar var, ara işlerinde çalışan Poşalar var, işi olmayan -işsiz Poşalarda var...

Poşaların daha değişik alanlarda ekonomik yaşamlarına katkıda bulundukları ve çalıştıkları çalışma alanları şunlardır:

A) Çay fabrikalarında işçi çavuşluğu,çay toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

B) Fındık toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

C) Kadrolu işçilik,orman işçiliği,fidanlamada çalışanlar,ücret karşılığı meyve ağaçlarına aşı yapanlar,inşaat işçiliği,belediye temizlik işçiliği,belediye inşaat işçiliği.

Ç) İnşaat ustası,kartonpiyer ustası,saten alçı ustası,balta-keser-bıçak yapan ustalar,tüfek tamirciliği yapan ustalar,sıvacılar,bina boyacıları.

D) Kalorifer yakma,kapıcılık,ev temizleme,merdiven silme,tuvalet temizlikçisi,hamallık yapanlar,yarıya ceviz dökenler...

E) Şoförlük,muavinlik,otobüs yazıhanelerinde yazıcılık,arabasıyla arabacılık yapanlar.

F) Yol yapımında tabancacı,makine operatörü,silindir operatörü.

G) Elektrik tesisatı döşeyenler,su tesisatı döşeyenler.

Ğ) Gazino ve otel çalıştıranlar,galericiler(oto alım-satımı yapanlar) ,kunduracılar,bakkal çalıştıranlar,işportacılar,kahvehane çalıştıranlar,pazarcılık yapanlar,değnek satanlar...

H) Çeşitli sanatsal faaliyetlerde bulunanlar(şairler,öykücüler,kitap yazanlar,gazete dağıtımı yapanlar,saz çalan ve söyleyen aşıklar,türkücüler,davul-zurnacı-meyciler...) vb.

I) Çeşitli yerlerde ve kurumlarda bekçilik yapanlar.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvan besiciliği yapan,bunların ticareti ile uğraşan Poşalar var.Çobanlık yaparak geçimini sağlamaya çalışanlarda var.At alım-satımı yapanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) EKONOMİK KOŞULLARINA ÖRNEKLER/ HÜSEYİN GEZER

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden Poşalardan 90(doksan) aile üzerinde yaptığım araştırmada:Hepsinin konutu ve bahçesi var,tarlası olanda var,aileye yetecek kadar meyve ağaçları var,ufak-tefek sebze yetiştirende var.Yaşamlarını şu ekonomik koşullarda yürütüyorlar:

Emekli öğretmen:2 kişi.

Defterdarlıktan emekli şef:1 kişi.

Almanyadan emekli:1 kişi.

Karayollarından emekli:3 kişi.

Bağ-kurdan emekli:1 kişi.

Belediyeden emekli:2 kişi.

Çay fabrikasından emekli:24 kişi.

Hizmetli memur emeklisi:2 kişi.

Bilgisayar mühendisi(çalışıyor) :1 kişi.

Çay fabrikasında eksper(çalışıyor) :1 kişi.

Orman dairesinde şef(çalışıyor) :1 kişi.

Orman muhafaza memuru(çalışıyor) :2 kişi.

Polis(çalışıyor) :1 kişi.

Elektrik teknisyeni(çalışıyor) :2 kişi.

PTTde memur(çalışıyor) :1 kişi.

Okulda hizmetli memur(çalışıyor) :3 kişi.

Okulda kadrosuz hizmetli(çalışıyor) :2 kişi.

Belediyede işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Çay fabrikasında işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Camide temizlikçi(çalışıyor) :1 kişi.

Duvar-yapı-bina ustası:6 kişi.

Su tesisatı döşeme ve tamircisi:3 kişi.

Badana-boya ustası:3 kişi.

Büyükbaş hayvancılık yapan:3 kişi.

İnşaat malzemesi satanların yanında çalışan:11 kişi.

Halı sahada çalışan:1 kişi.

Kahvehane çalıştıran ve çalışan:2 kişi.

Çeşitli vasıfsız işlerde çalışan(hamal) :5 kişi.

Taksicilik yapan:2 kişi.

Gazinoda garson ve temizlik işçisi:3 kişi.

Bıçak yapan-motor tamir eden:3 kişi.

Ayakkabı boyacısı:1 kişi.

Yakınlarının maaşlarından-sakatlık maaşından-çeşitli yardımlardan yararlanan:4 kişi.

Poşaların hemen hemen hepsinin taşınmaz bir mülkü vardır.


POŞALARDA(LOMLARDA) ÖNCEKİ EKONOMİK YAŞAMLARI VE ÖNCEKİ EL SANATLARIHÜSEYİN GEZER

Poşaların önceki ekonomik yaşamlarını oluşturan zanaat uğraşılarınıda şöyle sıralıyabiliriz:

1) Çay kaşığı,şeker tutma maşası,kültabağı,tuzluk yapıp satarlardı.

2) Biz,yuvarlak biz,çançik bizi,köşeli biz yapıp satarlardı.

3) Pergel bığçısı,gelberi,külek egme bırğısı,bırğı teknesi yapıp satarlardı.

4) Testere,ege(eğe) ,baskı,deve boynu,tezgahta denen örgü makinesi(elek yapımında kullanılan) ,çark kulakları...gibi araç-gereç yapıp satarlardı(diğer araç-gereç yapımında kullanılırdı) .

5) Gazyağı ile yanan el lambaları yapıp satarlardı.

6) Ceviz ve köknar kökü açıp satarlardı(külek dibi bağlamak için...) .

7) Çıkçıka,yürüyen kuş,cambaz,ıslık...gibi çocuk oyuncaklarını ağaçtan yapıp satarlardı.

8) Egirşahğ,ig,oklava,teşi...yapıp satarlardı.

9) Ücret karşılığında at,öküz,katır,eşek...gibi hayvanları nallarlardı(nal çakarlardı) .

10) Hayvanlara eğer ve göğüslük yapıp satarlardı.

11) Yarıya kab(bedevreden) yaparlardı.Etnik kökeni farklı olan aileler bedevre açar,Poşalara yarıya yaptırırdılar(külek...) .

12) Ehteriya(eğhteriya) alım-satımı yaparlardı:Dikiş ignesi,tobdi(kancalı iğne) ,piçka(kibrit) ,dikiş ipliği,çuvalduz...

13) Soba önüne konan odunluk(tenekeden) ,soba,kürek,katilik(tenekeden) ,astam(soba küreği) ...yapıp satarlardı.

14) Ayakkabı,çarık yapıp satarlardı; lastik tamiratı yaparlardı(çarkla lastik silinir,silisyonla yama yapıştırılırdı) .

15) Kemikten bıçak sapı,kemikten tabanca sapı yapıp satarlardı.Bıçaklara-tabancalara kın yapıp satarlardı.Çelikten çeşitli bıçaklar(kama,satır,hançer,çakı bıçağı,ekmek bıçağı,iş bıçağı...) yapıp satarlardı.

16) Nuska şeklinde kolyeler(içine nuskada konurdu) ,kadınlara süs eşyası olarak çeşitli kolyeler,küpeler,yüzükler(gümüşten-sarıdan-altından...) ,yüzüklere savat denen süsleme yapılırdı(kaşlı yüzük,halğa yüzük,Çerkez enli halğa yüzük,hatem yüzük...) yapıp satarlarlardı.

17) Külek,kolopa,sağan küleği,kap,ekşi hamur kabı,maran,kod,davulluk,kasnak,salte,urva kabı yapıp satarlardı.

18) Tarak(yün tarağı,sakal tarağı,saç tarağı,sirke tarağı,bit tarağı...) yapıp satarlardı.Taraklar manda ve keçi boynuzundan yapılırdı.

19) Kaynakçılık yaparlardı(sarı kaynakçılık...) ,bakır kabları tamir ederlerdi,bakır kabları kalaylarlardı,eski kap-kacakları tamir ederlerdi.

20) Hayvan derisinden,ağaçtan kalbur yapıp satarlardı(sırım kalburu...) .

21) At kuyruğundaki kıllardan,ipekten,naylondan elek yapıp satarlardı(süt süzme eleği,çadi unu eleği,buğda unu eleği...) .

22) Ağaçtan ve naylondan sepet yapıp satarlardı(sele,yün sepeti,ekmek sepeti,sepet...) .

23) Katır satımıyla uğraşan Poşalarda vardı.

POŞALAR(LOMLAR) MİZAHTAN HOŞLANAN BİR HALKTIR/ HÜSEYİN GEZER

Poşalar hep acılarla,hep çaresizliklerle boğuşmuş acıyı bal eylemiş insanlardır.Yaşamları hep girdapların,labirentlerin,çıkmaz sokakların içinde sürüp gitmiştir...Yinede yaşama ve insanlara karşı sevgiyle gülmeyi,insanları sevmeği başarmış,insan sevgisiyle dopdolu,çevresindekilere saygılı bir halktır! ..Kimseye kin tutmazlar! ..Başkaları için ufak-tefek,basit görünen şeylerden Poşalar mutlu olmayı başarabiliyorlar.Mizahtan,şakalaşmadan hoşlanan bir halktır.Karşıdaki insanların sevinmesinden mutluluk duyarlar! ..

POŞALARDA(LOMLARDA) ASKERLİK VE ASKER UĞURLAMAHÜSEYİN GEZER

Poşalar askerliği severler,askeri severler,askere saygı duyarlar,askerden kaçanı sevmezler... Poşalarda askerden kaçma olayı yok denecek kadar çok azdır.Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır.Askere gidecek gençleri,komşuları imkanları dahilinde davet ederler,yemek yedirirler,askerlik anılarını anlatırlar,askerliğin her gencin geçeceği bir köprü olduğu vurgulanır,küçük çapta eğlenceler düzenlenir:Türküler söylenir,şarkılar söylenir,oyunlar oynanır...Askere gidecek gence,askerliğini yapmış yakın akrabaları silah kullanma ve silah atma talimleri yaptırırlar.Askere uğurlanacak gence herkes maddi imkanları dahilinde para verirler.Askere uğurlarken dualar ederler! ...Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır. Devletini,milletini sever,tüm insanları sever! Devletine ve milletine hiç bir zaman hiç bir koşulda ihanet etmez,silah çekmez...

Kanunlara saygılıdırlar.Devletin hangi kademesinde olursa olsun devlet memuruna ve görevlisine saygı duyarlar.Ayağa kalkma-önünü ilikleme yaşamları boyunca sürdürdükleri bir saygı anlayışıdır...


DEVLET YETKİLİLERİ ÖNYARGILI OLARAK POŞALARIN SORUNLARIYLA İLGİLENMİYORLAR/ HÜSEYİN GEZER


İle gelen vali,ilçeğe gelen kaymakam,nahiyeye gelen nahiye müdürü,emniyet amirleri ve diğer görevliler,bakanlar,milletvekilleri hiç bir zaman Poşaların ikamet ettikleri mahallelere uğramazlar,hal hatır sormazlar,sorunlarıyla ilgilenmezler,önyargılı olarak Poşalara karşı hareket ederler(boşvermişlik anlayışı...) .


POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN CEVDET SUNAYA BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar bir çok kez yaşam koşullarının düzeltilmesi için gerek yüzyüze şifaen gerekse dilekçe ile sorunlarının çözülmesi için devlet yetkililerine baş vurmuşlardır.Bunlardan biride cumhurbaşkanı Cevdet Sunaydır.Sunaya iletilen şudur:

-Bulgardan,Yunandan,Iraktan,Yugoslavdan...adam getirip-yerleştirip her türlü imkanı sağlıyorsunuz...Biz bu memleketin insanı her türlü haktan mahrum bırakılıyoruz? Askerlik dediniz koşa koşa seve seve yaptık! Oy istediniz oy verdik! Yol yapımında çalıştırdınız itiraz etmeden çalıştık! Kanuna uy dediniz uyduk! Kendi imkanlarımızla vergi dediniz verdik! Daha ne yapalım? Biz insan değil miyiz? Biz vatandaş değil miyiz? Çare ne?

POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN SÜLEYMAN DEMİRELE BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,1960lı yıllarda Başbakan Süleyman Demirele sorunlarının çözümü için yüzyüze hem dilekçe sunarak,hem şifaen anlatarak yardım isterler. Demirel, karlı Karçal ve karlı Kaçkar dağlarını göstererek:

-Bu dağlarda kar birdenbire mi eriyor,yoksa zamanla yavaş yavaş mı eriyor?

Poşalar,Demirelin bu sorusuna şöyle yanıt veriyorlar:

-Karlar yavaş yavaş eriyor.

Demirelde Poşalara:

-İşte böyle! Sizin sorunlarınızıda yavaş yavaş çözeceğiz.Diyor ve yurt gezisine devam ediyor.

POŞALARDA(LOMLARDA) EĞİTİMHÜSEYİN GEZER

Poşalar önceki yaşamlarında eğitimsizliğin acısını çok çekmişlerdir.Bir örnek verirsek:Poşalar aralarından bir temsilci seçerek sorunlarını dile getirmesi için ilin valisine gönderirler,adam sorunlarını valiğe iletir.Yazdırdıkları dilekçeği valiğe uzatır,vali temsilcinin konuşmasını ve fiziki durumunu beğenmiştir.Dilekçeği kabul edeceğini ancak dilekçeğe adamın imza atmasını ister,adam imza atmasını bilmediğini,okuma-yazma bilmediğini söyler,vali:

-Eyvah! Senin gibi adam nasıl olurda cahil kalır? ! Der.


POŞALARDA OKUMA YAZMA HÜSEYİN GEZER

Poşalar okumayı severler,bazı ötekileştirme çabaları içinde olanların yüzünden Poşaların çoğunluğu eğitimde çeşitli olumsuzluklarla karşı karşıya kalırlar.Ama bütün bu olumsuzluklara karşın Poşalarda çağın koşullarına göre diğer topluluklara ayak uydurmak için ellerinden gelen okuma çabalarını sürdürüyorlar.Üniversiteden çok az bir bölümü nasiplenebiliyor.Çeşitli liselerden yararlananlar nüfus oranının yarısıdır.Çoğunluk ilköğretimden nasibini almaktadır.Poşaların eğitim ve okul çabaları devlet tarafından desteklenirse,başarı oranı daha yüksek olacaktır.

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden 201(ikiyüzbir) Poşa kökenli vatandaşımız üzerinde yaptığım okuma-yazma durumunu belirleyen şu sonuçları elde ettim:

Maçarelta(Macarelta) 201 kişi/2006 yılı:

Üniversite mezunu:5 kişi.

Lise mezunu:17 kişi.

Liseden terk:3 kişi.

Ortaokul mezunu:8 kişi.

Ortaokuldan terk:8 kişi.

Ortaokulda okuyor:11 kişi.

İlkokul mezunu:40 kişi.

İlkokulda okuyor:32 kişi.

İlkokuldan terk:8 kişi.

Okur-yazar(kendi kendine öğrenmiş:3 kişi.

Okuma-yazma çağına gelmemiş küçük çocuklar:31 kişi.

Okumaz-yazmaz altmış yaşın üstünde:35 kişi.

POŞALARDA(LOMLARDA) SİYASAL PARTİLERE YAKLAŞIM/HÜSEYİN GEZER

Poşalar her partiye oy kullanırlar.Çeşitli partilere tercihlerine göre üye olanlarda var.Sola sempati duyanlarda var,sağa sempati duyanlarda var.Radikal partilere oy kullananlar azdır.Tercihlerini açıktan söylemekten kaçınırlar! Ama siyasete katkıda bulunan Poşalarda vardır.

POŞALARIN(LOMLARIN) OYNADIKLARI ÇEŞİTLİ OYUNLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşaların(çocuklar,gençler,yaşlılar-genel olarak) eskiden ve şimdi oynadıkları çeşitli oyunlardan bazıları:Taş kaldırma yarışı(Kim en ağır taşı kaldırabiliyor?) ,çiti-kuku oyunu,düz oynama oyunu,at yarışı(Kim daha hızlı at sürebiliyor? Kimin atı daha hızlı koşuyor?) ,güreş,koco oyunu,mila oyunu,uzağa atlama oyunu,en yükseğe ayağını vurma oyunu...


POŞALARDA(LOMLARDA) DİNİ İNANIŞ / HÜSEYİN GEZER

Poşalar yeni doğan çocuğunun kulağına ezan okurlar veya okuturlar.Müslümandırlar,İmam Azam Hanefi Mezhebine bağlıdırlar.Maddi olanakları iyi olanlar hac vazifesini yerine getiriyorlar.Tarikat şeyhlerine müritlik yapanlarda var.Adıyaman Menzile gidenlerde var.Kaderci bir toplumdur.Aşırı derecede duaya inanırlar.Bedduadan korkarlar.Vallahi-billahi diye yemin ederler.

POŞALARDA(LOMLARDA) ÖLÜM TÖRENİ VE ADETLERİ / HÜSEYİN GEZER

Ölü öldükten sonra bazı yakınları ağıt yakar,ölünün yaşarken bazı yaptıklarını sayar döker.Ölen bir annenin arkasından ağıt yakan oğlu şöyle demektedir:

-O kuru olokların keyliyeydim maracan,bize Sıriyadan küme-kesme getirirdin keylerdik! (Keylemek:Yemek./Maracan:Anacan.) .

Poşalarda cenaze evine ve cenaze yakınlarına başsağlığına gidilir,giderken en başta ekmek olmak üzere çeşitli yiyeceklerde götürülür.Cenaze sahiplerine:

-Allah sabır versin! Geride kalanların başı sağolsun! Allahın yazısına razı olacağız! Allah mekanını cennet etsin! ..Derler.Herkes cenaze evine gitmek için kendini mecbur hisseder.

Poşalar insan öldürmeği ve insanı öldüren katili sevmezler,hangi koşulda olursa olsun insan yaşamına son verilmesini hoş karşılamazlar.Poşalarda baba,anne,kızkardeş,kardeş....gibi akraba katiline rastlanmaz(Bu hususta tüm mahkeme kayıtları incelenebilir-merak edenlerce) .


POŞALARDA(LOMLARDA) MEZAR GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Ölüyü mezara gömdükten sonra üç gece mezar başında ateş yakarlar.
Mezarları cuma günlerinde ve bayramlarda ziyaret ederler; fatihayı ve çeşitli duaları okurlar.Eskiden Perşembeyi Cumaya bağlayan akşama Cuma akşamı derlerdi,o akşam ölülerin ruhu evin yakınında dolandığına inanılırdı ve evde ölülerin ruhlarına gitmesi için,yağ kokusunun yayılması için yağlı yiyecekler yapılırdı,bişi(pişi) pişirilirdi.Ayrıca sahipsiz hayvanlara(kedi,köpek,kuş...gibi) yiyecek atılarak yedirilirdi,sevabının ölülerin ruhuna gitmesi için...

POŞALARDA(LOMLARDA) ERKEK ÇOCUKLARI SÜNNET ETTİRME GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Erkek çocukları sünnet ettirirler.Çocuğu sünnet ettirme anında çocuğa yardımcı olan,çocuğu tutan kişiye KİRVE denir.Kirve çok yakın akraba kabul edilir,o çocuk kirve kızıyla evlilik yapamaz,evlilik yapılmaz.

POŞALARDA(LOMLARDA) EVLENME/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda tek evlilik esastır.Poşalarda evlilik yaşı onyedi ile otuz yaş arasındadır.Poşalarda en kötü evlilik, en iyi bekarlıktan daha iyi sayılır.Allah bir kötüyü bir iyiye yazmıştır,bir kötü ile bir iyi evlenirse, iyi kötüyü idare eder-ona uyum sağlar, evlilik ipini koparmaz.Allahın emri-Peygamberin kavli ile kız istenir.Poşalarda evlenecek kıza başlık parası istenir,başlık parası istemeyen ailelerde vardır.Genellikle erkekler askerlikten sonra evlenirler.Geline çeşitli takılar takılır.Eskiden gelinlerin başına vala örtülüyordu,şimdi gelinlik giydiriliyor.Poşalarda /YÜZ AĞLUĞİ/denen bir töreleri vardır,bu günkü karşılığı:kızlık zarı demektir.Evlenen genç evlendiği kızda YÜZ AĞLUĞİ arar...Düğünlerde genellikle çalgı olarak:Davul-zurna,akordeon,org,piyano,saz... çalınır.Eskiden mey de çalıyorlarmış.Genellikle düğün salonu kiralarlar.Düğünlerde kadın erkek el ele oynar. Bazı kadınlarla erkeklerin ayrı ayrı oynadıklarıda oluyor.Düğünlerde birlikte eğlenilir.Evlilikte evlenecek genç karar verir,aile konuyu tartışır, gencin isteği doğrultusunda karar verilir.Evlendikten sonra kız evine ayakdönümüne gidilir: Bu bir hafta sonrada olur,bir ay sonrada olur... Gün sayısı önemli değil! Poşalarda genellikle evlenen çiftler ayrı otururlar. Birlikte oturanlarda var.Tek eşli bir aile yaşamları vardır.Akraba dışından evlenenlerde var,başka kültürden olanlarla evlenenlerde var...

Poşalar diğer etnik kökenlerden kız alıp kız verirler.Bu durum bazı bölgelerde daha yaygın bazı bölgelerde az görülür.

Genellikle ailenin sahip olduğu çocuk sayısı bir,iki veya üçtür.

POŞALARDA(LOMLARDA) BAZI İNANÇLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda bazı inançlar vardır:
Yüzüm kaşınıyor kimse gelecek.
Ekmek yere düştü misafir gelecek.
Elimin içi kaşınıyor bir yerden para alacağım.
Gözüm oynuyor bir kötülük çıkacak.
Maşallah de ki nazarın değmesin!
Gece tırnak kesmek günahtır.
Yılın ilk günü kimsenin evini ayaklamayacaksın!
Kac(kaj) gözlü insanların nazarı deger.
Ayağımın altı kaşınıyor bir yere yolculuk yapacağım.
Poşalarda ayağa kalkma saygı gereği zorunludur.Misafir karşılama,misafir uğurlama,gece oturmalarına gitme adetleri vardır...

POŞALARDAKaybolan bir şeyi bulmak için:(-Şeytan şeytan başını kaldır altına yastık koyayım.) Derlerdi.
Ölünün boynu yana eğilmişse(eğri ise) peşine bir kişi daha götürür.
Ölünün gözleri açıksa geride göremediği özlediği kimsesi vardır.
(LOMLARDA) GİYİM-KUŞAM VE SÜSLENMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eski yaşamlarında:Kadınlar bellerine kuşak bağlarlardı.Üç etek denilen giysiği giyen kadınlar vardı. Başlarına çit bağlayan kadınlar vardı.Bileklerine ve boğazlarına şöve boncuğu-çeşitli boncuklar bağlayan kadınlar vardı.Kadınlar tuman giyerlerdi. Saç öreği yaparlardı.Erkekler uzun bıyık bırakırlardı,bıyıklarını bükerek burarlardı(Yavuz Se
lim bıyığı örneği) .Erkek çocuklara koçor bırakırlardı(doğu kültüründe çoğu toplumlarda görülen bir alışkanlık) .
Bu gün modern giyim-kuşam egemendir.Anadolu usulü başörtüsü ağırlıklıdır.Karaçarşafa bürünenlerde var.Başı açık gezenlerde var.

POŞALARDA ÇOCUKLARA AD(İSİM) KOYMAHÜSEYİN GEZER

Poşaların çocuklarına koydukları isimlerden bazı örnekler:

A) Abdüssamed,Celil,Delil,Mikail,İsrafil,Yusuf...

B) Ali,Hasan,Hüseyin,Şahsenem,Şahinur,Şahyusuf,Bayramali,Cafer,...

C) Cengiz,Fatih,Mehmet...

Ç) Özgür,Barış,Deniz,Devrim,Siyaset,Savaş...

D) Güneş,Çiçek,Fırat...

E) Canısı,Cansu,Caner...

F) Dilan,Baran...

G) Süleyman...

Ğ) Behrüz,Şehrüz...

POŞALAR(LOMLAR) BAZI ADLARI KISALTARAK SÖYLERLERHÜSEYİN GEZER

Poşalar samimi oldukları kişilerin adlarını kısaltarak çağırırlar:
İbo,İbik,Şaho,Sulo,İso,Baho,Hiko,Huso,Haso,İlo,İzo,Yado,Kemo,Sündo...

POŞALARDA(LOMLARDA) LAKAPLARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,bazen bazı kişilere lakapta takarlar,lakapla seslenirler:
Tiken Bıyık,Hurç Yüzlü,At Koşli,Kılkuyruk,Şapka Burunlu,Yelpeze,Posbuyuğh,Portlağhgöz,Legenağızlı,Salağhana,Kolopakafalı,Tuluğhgözlü...
Torğholo yüzlü...Kopli,Germegöz.

POŞALARDA(LOMLARDA) ATASÖZLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar genellikle şu atasözlerini kullanırlar:

1) Gülağan gelinden,gezegen kızdan elin iti eyidür.

2) Av almiyen taziye av aldıramazsın.

3) Aç itin mezarı kurdun karnındadır.

4) Kuş poğhundan(bokundan) çığ gelür.

5) Duman kalkmaz eşeğin sahibi gelmez.

6) Garip itin kuyruğu döşünde gerek.

7) Buğa bögürdimi topraği kendi kafasına atar.

8) At atinen tepüşür arada matruğ ezülür.(MATRUĞ-MATRUK:Gevşek,zayıf,uyuşuk,güçsüz,küçük) .

9) Dişini gösteren it dişlemez.

10) Aç it fırın kırar.

11) Hers gelür göz kararur hers geder yüz kararur.

12) Çinçarinen teheret edilmez.

13) İşini bilmeyen çavuşlar döner bilmem neyini avuçlar.

14) Fazla ğurürlenme padişahım,Poşada bir padişahta,senden böyük Allah vardır.

15) Rehberi karğa olanın nikarti poğhtan çıkmaz(NİKART:Gaga./POĞH:Dışkı,bok.) .

16) O ki düştük bu harğa; ya kuzgun yer,ya karğa(HARĞ:Ark,su kanalı./KARĞA:Karga.) .

17) Ezelinden kürk geymiyen,sonradan geymesi zor olur.

18) Umsaydi(omsaydi) sıçan umardi; haramiciluğtan,hırsızluğtan...

19) Allah camuşa kanat verseydi dünyayı yıkardı.

20) İt karsuği yağ götürmez.

21) İt utansa don giyer.

22) Boş itte menzil olmaz.

23) Herkes sakız çiğner,Kürt kızı mezakını çıkarır.

24) Küli ocaktan kaldıracaksın.

25) Deveye burç lazımsa boynunu uzatsın.

26) Ati atın yanına bağlarsın ya huyundan ya tüyünden...

27) Eşek tılapa batar sahibi ceremesini çeker.

28) Eşeğin oynaması sıpayı yoldan atar.

29) Çayır, eşeğin başını ayır!

30) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın!

31) Ağzınla kuş tutsan neye çıkar?

32) Uzağh yerin somini böyük,içi boştur.

33) Söz sözün küsküsüdür.

34) İhtiyarluğunda kız alan el içün,dere kenarında yer alan sel içün! ..

35) Garip nere gitse kirlidir yakası,çiplidir gözü.

36) İt iti arar Şamda bulur.

POŞALARDA(LOMLARDA) DEYİMLERHÜSEYİN GEZER

Poşaların sıkça kullandıkları deyimler:

1) Eşek ölüsü gibi(Taşınmasında güçlük çekilen ağır şeyler için kullanılır,saygısızca oturup-yatanlar için kullanılır) .

2) Aç ile çıplak kudurgan olur.

3) Ağzım neden koksun(?) kuyruk yemem ki(!) göte yakındır! ..

4) Çıplak olupta cıbılın kabadayısı olmak.

5) Elinde yok gecelik,aklından geçiyor kocalık.

6) Altından yapılmış leğeni ne yapayım(?) içine kan tükürdükten sonra! ..

7) Tanındığın yerde bin paralıksın,tanınmadığın yerde beş para etmez değerin!

8) Degirmen yanınca sıçana(fareye) kar kalmaz.

9) Küçüğüne dökersin aldıramazsın,büyüğüne dökersin dolduramazsın...

10) Ne omarsın bacından,bacın öliyer acından.

11) O boğaz benden aşağı.

12) Biti götünden yemek.

13) Tavşanın kaçışına baktım etinden ikrahlandım.

14) Hav hav, tav tav, sav sav.

15) Yerde olan yüze kimse ayak basmaz(Alçak gönüllü,kibirsiz insanlar başkalarından zarar görmezler) .

16) Bir it bir deriyi sürükler.

17) Uzun esme,uzun söze kulak asma.

18) Kesildi gedükler,boş kaldi yurtlar.

19) Uzun söz Kurana yakışır.

20) Dere ıssız tilki bey! ...

21) Kaçanda Allah diyor, kovalayanda Allah diyor, sende bir sefer Allah de!

22) Baltada var ise saptada var.

23) Ağır ağır bal koğasında(kovanında) ağır.

24) Düşmez kalkmaz bir Allahtır.

25) Atta elinde tutta elinde.

26) İt uyuz, bit uyuz...

27) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın.

28) Bizim kapıya tilki gelmiş, bizim tazinin kötülüğünden!

29) Bir koyunda meme memeye dokunur.(Koyun:Göğüs.)

30) Ben kurdi görmişim.

31) Güve evin içinde ise nereyi kilitliyeceksin?

32) Kuyruğunu dalına(talına) atmış,Kaf Dağından su içiyer.

33) Küle oturtturmak.

34) Bayaz keçiyi gören yağ zannediyer.

35) Yedi beni Mağharabiço(Bıkkınlık ve çaresizlik ifade ediyor) .Mağharabiço:Köprülü Köyünde bir yer adı(Şavşat) .

36) İt itin ayağına basmaz.

37) Boş küpe kavara atmağh.

38) Baharın karaya dönmesi.

39) Muğhi musmar eden Allahtır.

40) Suyun bol akması kesilmesine işarettir.

41) İtten bir tüy koparsan oda kardır.

42) Elinen açılan düğümü dişe bırakmayacaksın.

43) Ağa ağa götün görüniyer.

44) Ali kıran baş kesen.

45) Çuvalduza yumruk vuramazsın.

46) Kordi şişirmek(ölmek) .

47) Yolcu boğhu bekleyen karga gibi! ..(asalaklara söylenir) .

48) Toğluk görmedimki açlıktan korkayım!

49) Toğh evin aç pisigi(Tok evin aç kedisi) .

50) Akıllı sayı sayana kadar deli köprüyü geçmiş.

51) Sanki başıma taşlar dökülüyor(Yapmak istemediği, sevmediği bir işi yapmaya mecbur edilmesi...) .

52) İyi dedinde sazın yok!

53) Kaynanam ölmüş yeri bana kalmış.

54) Kul kulu sıkar, Allah kulunu sıkmaz! ..

55) Avi deduğun bed canavar!

56) İti peşine vermek! ..

57) Kırk yıl meydanda bir at oynamaz.

58) Muğheyilin atı osurur, döner kendi osuruğuna çifte atar.

59) Huylu at huyunu terk etmez.

60) Yol bir iş iki.

61) Kuyruğunu talına(dalına) vurmak.

62) Kuyruğunu altına almak.

63) Yılan yerde her ne kadar kıvranursa kıvransın delüge geldimi düzelür.

64) İtli pisikli.

POŞALARDA(LOMLARDA) YEMEK KÜLTÜRÜ HÜSEYİN GEZER

Poşaların geleneksel eski yemek anlayışları ve alışkanlıkları yoksulluğun simgesi olan hamurlu yiyeceklere dayanıyordu:

1) Anek puğaça(Ekmek çeşidi,mayasız aşırı katı yoğrulmuş hamurdan yapılarak pişirilirdi,sade olarakta yenirdi,içi açılarak tuzlu ayran ve tere yağı katılarakta yenirdi) .

2) Sıcak taş üzerinde,üstü ceviz yaprağıyla birlikte sıcak külle kapatılarak pişirilen puğaça(bir çeşit ekmek) yapılırdı.

3) Ardanuç puğaçası(ekmek çeşidi) yapılırdı.

4) Sac ve soba üzerinde pişirilen yufka.

5) El makarnası yapılırdı.

6) Nuğullu kesme çorbası yapılırdı.

7) Yumru makarna yapılırdı.

8) Kançlama yapılırdı.

9) Ğhinkal yapılırdı.

10) Ketmer yapılırdı.

11) Keçevul ketesi yapılırdı.

12) Haşil yapılırdı.

13) Oğhlavi ketesi yapılırdı.

14) Puğaça ketesi yapılırdı.

15) Kelecoş yapılırdı.

16) Ğhaşo yapılırdı.

17) Purşuk çorbasi yapılırdı.

18) Papaçela(papasela) .

19) Herle.

20) Hasuta.

21) Üstüne aşurtmali.

22) Haspurt.

23) Yağli pancar kavurmasi.

24) İşkembe.

Un ve sebze ağırlıklı,ekmek ağırlıklı yemekler-çorbalar yapılırdı.


POŞALARDA(LOMLARDA) ŞAİRLİK-OZANLIK-AŞIKLIK:


POŞALARDA(LOMLARDA) TÜRKÜ SÖYLEMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eskiden uzun hava türküler söyler ve dinlerlerdi.Son zamanlarda özgün müzik,arabesk müzik dinleme ve söyleme yaygınlaşmıştır.Poşalara özgü bilinen bir dörtlükten oluşan bir türkülerini tesbit ettim:

Sen aşşağtan gel
Ben yukardan gelem
Eşeğimi arıyağh.

Emican emican emican

Gederimi lagut keylemiş

Baş ucunda kenal etmiş

Cavlari parliyer(GEDER:Eşek./LAGUT:Kurt./KEYLEME:Yeme./KENAL:Oturma./CAV:Göz.) .


Lomlar zaten yaralıdır derinden

Sanki yer oynadi yerinden

Alim ile Selimin peşinden

Saz ile sözü dinlenen Nazimde getti

(Diyor bir türküsünde Hakim Kanra) .


Ğam beni ğam beni

Gene aldi ğam beni

Kurban olduğum Allahım

Ğam içün mi yarattın sen beni

(Söylediği bir türküde Ridvan Bülbül, sorunlarının ağırlığını böyle dile getiriyor) .


Bir Poşa ninesinden(Gülşahiden) dinlemiştim şu türküyü:DERTLİ KUKU

Sana dertli kuku derler

Ne dediğin bilmez eller

Daim Mevlayı zikreder

Dağların bülbülü kuku


Kuku sen neden ötersin

Dertlere derman katarsın

Mekanın nerde tutarsın

Dağların bülbülü kuku


Yaman elinden gelirsin

Dağlara sada verirsin

Hemen yazı sen bilirsin

Dağların bülbülü kuku


Seher vakti bu ellerde kimler ağlamiş

Çimenler üstünde göz yaşlari var

(Turan Enginin bir türküsünden alınmış dizeler) .


Aşık der alabalık

Al balık alabalık

Al giymiş alabalık

Yarımla konuşurdum

Burası kalabalık

(Elleziden derlendi) .

İnsanoğlu sihribazdır
Kimse bilmez fendini
Her kimi sadık bilirsen
Ondan koru kendini
(Ardanuçlu Nezif Mercandan derlendi) .

Attım atana
Degdi kutana
Ne sudaki baluğh
Ne düzdeki ceylan
(Çiçekten derledim) .

Karşıdan paşa geçti
Konduram taşa geçti
Kınamayın komşular
Bir işidi başa geçti
(Çiçekten derledim) .

Akşamlar akşamlar
Gene geldi akşamlar
Kuşlar yuvasına döndü
Garipler nerde akşamlar
(İsrafil Yelkenciden derlendi.)


Kışlalar Doldu Bögün,türküsünü söylemeyi ve dinlemeyi seviyorlar.


POŞACA(LOMCA) DİLİHÜSEYİN GEZER

Poşalar,Kafkaslarda hangi ülkede yaşarsa yaşasın anadili Türkçedir ve nerede olursa olsun Türkçe konuşuyorlar.

Lomca(Poşaca) : Poşaların günlük yaşamında kullandığı,anlaştığı,konuşmasını becerebildiği tek dil-konuşma dili,anadili Türkçedir.Ancak benim (UYDURMA DİL-TOPLAMA DİL) adlandırdığım,bu gün hepten terkedilmiş, bu gün bir çoğunu kulanmadığı,öğrenmediği sözcükleri tesbit ederek burada topladım.Bu sözcüklerin çoğu değişik etnik kökenlerden alınmıştır:Türkçe,Arapça,Hemşince,Lazca,Kürtçe,Ermenice...Poşacada sayma sistemi Türkçedir.Tesbit ettiğim sözcüklerden aşağıda alfabetik sıraya göre bir sözlük oluşturdum,bu hususta araştırmalarım devam ediyor...


POŞACA(LOMCA) SÖZLÜKHÜSEYİN GEZER

A

ABURSU:Fasulye.

AÇ:Ağız.

AFA:Adam,resmi görevli.

AFAM:Kişinin kendisine ait olan insanı.Benim adamım,eşim.

AĞ:Tuz.

AĞEG AĞEK:Güzel,iyi,işe yarar,iyi kapli,merhamet sahibi(Ermeniceden dilimize geçmiş) .

AHÇİK:Kız,yaramaz kız çocuğu,demet,Adıyamanda bir köy adı(Ermenice bir sözcük) .

ALUR:Un.

ANEVİK:Bura,burası(ayak basılan yer için veya her hangi bir nesneyi göstermek için kullanılır) .

ANOTİ:Aç,yoksul,perişan.

AP:El.


AREY-MAREY:Her taraf,her yer,her yön.

ARĞHAYN:Güven,itimat.

AŞINNAMA:Alma,almak.

ATURBA:Adam,erkek.

B

BARDEL:Fahişe.

BAYİNNEME:Verme,vermek.

BEÇ:Aklını yeterince kullanamayan.Aptal.Bedevre açma gereci,aracı.

BEGKHER: Anlamaz,anlaması kıt olan,kavrama gücü geri olan.

BEKA:İşe yaramaz,başıboş köpek.



BERAN:Ağız,başın yüz kısmı.

BERUYABAN:Vahşi doğa ve vahşi doğa hayvanları(ayı,kurt,yılan...) ,in-cin,ıssızlık...

BİBİ: Babanın kız kardeşi,hala.

BOÇO: Böcek.

BOĞAZA: Pis boğaz. Dengesiz beslenen. Her gördüğü yerde yiyen, atıştıran.

BRAV:Kürt.

BURT:Yün.

C

CANDIRAV:Kadın.

CAV:Göz.

CENGER:Bakır küfü,oksiti,zehiri.

CERLEME:Söyleme,söylemek.

CİCİP: Köknarlarda koni biçiminde sakız.

CİGNO:Yoksul,mal varlığı olmayan,gariban.

CİV:Bit,başkasının sırtından geçinen,asalak.

CİYAKELA: Solucan.

COĞVEL; COĞVELLEME:Toplama.(İngozu coğvelle:Cevizi topla) .

CUR:Su.(Cur,Lazcada İKİ demektir.)

CURKAL:Toplama,toplamak(Dılmayı curkalliyer:Elmayı topluyor.) ,dilenme,dilenmek.

Ç

ÇAKULAK:Çiçeğin meyveye dönüştüğü dönemdeki meyveye verilen ad.

ÇANAÇUNA: Tarlalarda ve çayırlarda kendiliğinden yetişen, insan ve hayvan yiyeceği otsu bir bitki.

ÇAVO:Çocuk.

ÇEDUK:Et üzerine bırakılan sinek yumurtası

ÇEN:Kadınlık organı,cinsel organ.

ÇENÇUL(CENCUL) : Bozulmuş,bozulmaya yüz tutmuş barsaklar ve işkembe. Leş-puş.

ÇEZEL(ÇZEL) /ÇEZELLEME:Dayak,dayak atma,dövme,dövmek.

ÇINĞITLİ:Zayıf,çelimsiz,gelişmemiş.

ÇİBİL: Sevimli,ince,zayıf,çıplak,yoksul.

ÇİB(ÇİP) :Göz çevresinde oluşan kabarcık,kir birikintisi.Çapak.

ÇİBPLİKO(ÇİPLİKO) : Göz çevresinde çıkan,oluşan kabarık sivilceler.İt dirseği.

ÇİÇ: Yarılması zor olan odun. İnatçı insan. İnat.

ÇİÇĞHOL: Salkım,salkım saçak.

ÇİNÇAVAT:Poşa olmayanlara verilen genel ad.

ÇİTER(CİTER) :Anüs,göt.

ÇOÇ:Aşırı derecede ıslak,sulak ve otlak yer.


ÇÖKİ:Kız.

ÇUNKAL:Kız çocuklarına aslında hakaret taşıyan sevgi gösterisi olarak kullanılan söz.



D

DAĞA:Adam,resmi görevli.

DANAK:Bıçak.

DETUM:Kabak.

DILMA:Elma.

DIRMIT:Armut.

DIYASLA:Ver.

DIYVA:Ayva.

DİDMEK:Tavuk ve kuşların tüylerini derisinden ayırma ayırma işlemi.

DÜBÜR:(Arapça bir sözcüktür) .Anüs,göt.Gelecek.Akibet.

DÜKE:Ev.

DÜNAH:Kadın.

E

EĞHTERİYA(EHTERİYA) :Poşaların satışa sundukları kancalı iğne,kibrit,dikiş ipliği,çuvalduz...gibi malzemelerin genel adı.

ELLEL:Kaldırmak,götürmek,saklamak.

ELEMLUĞH: Rezil, utanmaz, alaya alınacak, kinaye alınacak...

ERGU:(Hemşince bir sözcüktür) .İki.

F

FETİR:Soba üzerinde pişirilen yufka ekmeği,gözleme.

G

GACİ:Kadın.

GACO:Adam.

GEDER:Eşek.

GEL:İşe yaramaz,el vermez,iyi değil.

GELOĞH:Baş,kafa.

GENNE:Gel,git.(Duruma göre kullanılır:İsvikten genne(Buradan git) .İsvike genne(Buraya gel) .

GENNEME:Gelme.

GENNEMEK:Gelmek.

GİCAVİ: Aşırı derecede deri kaşıntısı yapan hastalık,uyuz.

GİRNAV:Hırsızlık.

GİRTİN: Tutmak.

GİRTİNNE: Tut.

GOĞ:Hırsızlık.

GOĞCU; GOĞCİ:Hırsızlık yapan kişi,hırsızlık yoluyla elde edilen şey.

GÖHLEME; GÖHLENME:Cinsel ilişki.

GÖHLENK:Fahişe.

GÖHRE:At.

Ğ

ĞIHĞTEL:Boğazlamak, kesmek.

ĞOĞO:Hayali yaratık,öcü.

ĞURĞUMELA: Girdap.

H

HALVOR:Dede,yaşlı adam.

HANEL,HANELLEME,HANELLEMEK:Çıkma,çıkmak,çıkarmak.

HAV:Tavuk.

HAVDİK:Yumurta.

HAVUĞ:Üzüm.

HĞEÇBO(HĞEÇPO) :Ense.

HELEVETSÜZ:Biçimsiz,çirkin,kaba-saba.

HORHĞ: Balgam.

HENAV:Dışkı(bok) .

HEMELİ(ĞHEMELİ) :İçme,içilen şey(tütün,içki...) .

HER:Eşek.

HERİKE:Sus,söyleme,başkaları duymasın.

HESPE: Akciğerde oluşan içi su, sıvı dolu baloncuk. Hastalık.

HESPEN AĞZINDAN GELSİN: Hespen patlasın.

HEV(ĞHEV) :Deli,akıldan noksan.

HIĞHIRTON:Boğaz.

HIĞTEL:Boğmak,kesmek.

HILEZ: Kertenkele.

HIR:Erkeklik organı(Kürtçede aynı sözcük aynı anlamda kullanılıyor) .

H(Ğ) IRNİK: Burun.

HOD(ĞHOD) :Ot.

HOSOLİ:Horoz.

HOZ(ĞHOZ) :Kötü,sert,agresif kişi.

HĞUDEYİ:Uygun olmayan,normalın altında,bozuk.

I

İ

İLLİK:Doludolu,dopdolu,çok,bol.

İNGOZ:Ceviz.

İNNAV:Erkek çocuk.

İNZ:İşaret zamirleri(ben,sen,o,biz,siz,onlar) : işaret sıfatları(bu,şu,o,bunlar,şunlar,onlar) yerine kullanılan genel sözcük.

İNZİM:Ben.

İNZİN:Sen.

İNZİ:O.

İSVİK:Bura(yer için) ,bu(insan için) .

J

JOL(COL) :Böğürtlen.

K

KA:Var.

KAC(KAJ) :Alaca renk.Kaj gözlü:Alaca gözlü.

KAÇA:Topuğun arka kısmı.Ayağın arka kısmı.

KAÇE:Dişi köpek.Kancık.

KAKİVİTMENİ:Kendisini olduğundan daha yüksek ve güçlü gösterenler için kullanılır.Gösteriş budalası anlamına yakındır.Gösteriş budalalarını alay etmek için kullanılan bir sözcüktür.

KAP:Patatesin toprak üzerine çıkan yaprak bölümü.

KAR:Taş.

KARASĞHA: İskelet. Eşelek. Çok zayıf.

KARIZ:Mısır.(Bu sözcüğü Uygur Türkleri kullanıyorlardı,iki bin beş yüz yıl önce,yer altı su kanallarına KARIZ diyorlardı) .

KARTOPİ:Patates.

KAŞEL; KAŞELLEME:Gaz çıkarma,osurma,osuruk.

KAVARA:Osuruk.

KAVOR; KAVUR:Para.

KEKEÇ:Kekeme,peltek.

KEME-KÖSME:Küme,ceviz içi ve pekmezden yapılan tatlı yiyecek.

KENÇİ:Sert bir şeyden koparılan küçük parça(taştan,kıtlama şekerden...) .

KENİKMART:Kadın,evli kadın.

KER:Bıçak.

KERZU:Sabun.

KEVÜR:Şeker.

KEYLEME:Yeme.

KICİLO: Zayıf, ince,bükülmüş, ufacık insan.

KIDIM:Çok küçük parça,damla büyüklüğünde.

KIDRAVAS(KODRES) :Kesme,kesmek,kırmak,yok etmek.

KIDREL:Kırma,kırmak.(Padi kıdrelle:Odunu kır,odunu parçala) .

KIL:Yağ.

KINTRAVAZ:Kendini beğenmiş,kibirli,kimseyi beğenmeyen.

KIRAG:Yakma,yangın,ateş.

KIRTEL; KIRTELLEME:Kesme,kesmek,tike tike kesmek.

KIRTİK:Küçülmüş,küçük sabun parçası.

KIRTOL:Patates.

KIRTOSİ:Patates.

KİCÇ: Burunda kurumuş sümük.

KİÇ:Az,küçükçe.

KİKNEL: Gülme, gülmek.

KİRKİT:Kırılması zor,sert kabuklu,yenen kısmını kabuğundan ayırması zor olan ceviz.

KİT:Burun.

KOĞA:Kovan,arı kovanı.

KOĞU(KOĞ) :Orada bulunan kişinin tanık olduğu,gördüğü şekilde.Yan, taraf,yön.

KOĞUMDA:Tanık olduğum,gördüğüm şekilde.Yanımda,karşımda,tarafımda,yönümde.

KORT:Yeşil kısa otlu yer, düzlük.

KORUĞHTURMA:Her hangi olumsuz bir davranışın üstünü kapamaya çalışma.Yitirttirme.

KOŞ(GOŞ) :Alın,yüzümüzün üst kısmı.

KOYUN:Göğüs.Vücudun,boyun ile karın arasında yer alan ve akciğer, yürek gibi organları içinde bulunduran bölümü.Bu bölümün dış yüzü.

KUÇ:Tavuğun midesi.

KUD: Tavuğun ve kuşların kuyruk tüylerinin bağlandığı et kısmı, bölümü.

KUDUL: Kuyruğu kesik. Kısa kuyruklu. Kısa boylu.

KUDUL:Kuyruğu kısa,kuyruksuz.Kısa,cüce.

KUĞA:Külek.(Lazcada aynı anlamda kullanılıyor) .

KUĞHE:Olgunlaşmamış,yetişmemiş meyve.

KULAL:Ağlama.

KUNÇUL: Köşe, kenar, bir bölümü.

KUNELLEME:Cinsel ilişkiyle ilgili.

KUNTLAMAK: Havaya,sağa-sola,yukarı aşağı tekme atarak sıçramak.

KURFETME:Küfür etme.

KURKA(GURKA) :Gelişmemiş,biçimsiz,çelimsiz,zayıf,güçsüz.

KUVANK(KUANK) :Fahişe.

KÜTÜR:Gavur.Korkulacak kişi.


L

LACVERDİ:Lümpen,tutarsız...

LAFTA:Genç erkek,delikanlı(Poşalardan olmayan) .

LAGUT:Kurt.

LAK:Bozuk,bozulmuş,özelliğini yitirmiş.

LAK HAVDİK:Bozuk yumurta.

LAT:Yatak.(Kurandan alınmış bir kelime,Kabedeki putlardan birinin adı,Arapça bir sözcük) .

LATEŞVİ: Sözüne güvenilmez,gevşek,lümpen.

LEC: Kavga,münakaşa.

LEÇEK:Kadın baş örtüsü.

LENCÇ(LENÇ) :Birini ezip üzerinden geçme.Yere yapıştırma.Linç etme.

LIKIZ: Kıvamında olmayan.

LOLİKLEME:Yoğrulabilen sert bir şeyi elle ve avuç içinde kıvamına getirme,yuvarlaklaştırma(hamuru,çamuru...) .

LOM:Poşaların kendilerine verdikleri ad.Artvin,Kars,Erzurum,Rize,Ağrı,Van,Tunceli,Erzincan,Samsun,Sivas,Kırşehir,Nevşehir...Kafkasların bir çok yerinde yaşayan halk ve halk topluluğu.

LOMCA:Lomların(Poşaların) konuştuğu dil.

LÜLE: Köknarlarda koni biçiminde sakız ham maddesi.

M

MADNİ:Yüzük.

MALAV:Ekmek.

MANGEL,MANGELLEME,MANGELLEMEK:İsteme,istemek.

MANUŞ:Devletin resmi görevlileri,asker,polis...

MARA:(Arapça ve Hemşince bir sözcüktür; Arapçada kadın demektir, Hemşince'de anne demektir) .Anne.

MATĞHAŞ:Çocuk.

MEÇEÇ: Siğil.

MEDKIÇ:Tüfek.

MEG:(Hemşince bir sözcüktür) .Bir.

MEŞKETMEK:Zaaf,sürekli eğilim göstermek.

METENE:Ölü.

METLENME:Ölme,ölmek,ölüm.

MEZ:Büyük.

MEZAK:Zevk(abartılmış) .

MIRIĞH(YIRIĞH) :Dudakları fiziki olarak bozulmuş,tavşan dudak kişi.

MİMİKO:Kilitoris.


MİMİLO:Horozun ibiği.

MİS:Et.

MOKAR:Erkeklik organı,erkeklerin cinsel organı.

MOZLAĞH:Büyük baş hayvanlar(inek,öküz...) .

MU,MUH:Ağız.

MURA:İse benzeyen,siyaha yakın,soba muruna benzeyen bir renk.

MURÇ:Aç,tok olmayan.

MURÇLAMAK:Her hangi bir şeyi ezip-büzmek,şekilsiz hale getirmek.

MURG:Ur,vücudun her hangi bir yerinde oluşan şişlik.


N

NAĞHİÇO:Koyun kuyruğunun kavrulduktan sonra, ya eridikten sonra geride kalan kısmı, erimeyen kısmı.

NATOSUL:Bir bez parçasının yakılması olayı ve bu bez parçasının külleri.Yara,yanık ve kanı durdurma tedavisinde kullanılırdı.

NAVAKAR:Sus,sesini kes,söyleme.

NEDEL; NEDELLEME:Atma,atmak.

NETLE,NETLEME:Vur,vurmak.

NISTEL; NISTELLEME:Oturma,oturmak.

NİKART:Gaga.

NİNAY:Yok.

NOGNEL:Banyo yapma.

NOGNELLE:Banyo yap.

O

ODEL:Koku, kokmak.

OÇİL:Bit.

OĞRAK:Cin.

OĞRAĞA OĞRAMAK:Cin çarpması.

OLOK:Bacakla ayağın birleştiği bölgedeki dışa doğru çıkıntılı kemik.Ayak bilek kemiği(kısa kemik) .

OSKİ:Altın,ayar,altın ayarında,altın değerinde(Osmanlı Döneminde Karagöz oynatıcıları ALTIN anlamında kullanıyorlardı) .

OTKİ:Ayak.

Ö

P

PAD:Odun.

PAĞHÇEL:Kaçma,kaçmak.

PAHEL,PAHĞEL:Gizletme.

PAPAÇELA:Kurutulmuş kabak,kurutulmuş kabak yemeği.

PARAV:Yaşlı kadın,nine.

PARG:Dağarcık.

PARĞUÇ:Nine,yaşlı kadın.

PANİR:Peynir.

PARGEL:Uyuma,uyumak.

PAZG:Anüs,göt.

PELAV:Erkeklik organı.

PELEŞ: Orantısız büyüklükte enli kulak.

PEREZ:Ekmek.

PILAMPOŞ: Sıkışmamış,sıkılmamış ip vs....

PİÇKA(PİSKA) :Kibrit.

PİSİG(PİSİK) : Kedi.

PİİŞ:Tütün,sigara tütünü.

PİŞMİLA:Peynir eritmesi.

PİŞTİK:Tabanca,tüfek,silah.

PİTİK: Köpek yavrusu.

PİZDİK:Küçük.

POR:Karın,karın bölgesi,işkembe.

POŞACA:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

POŞA:Lom(LOM kelimesine bakınız) .

POŞİKÇE:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

PORTMAN: Para kesesi, para cüzdanı.

PUŞ:İşkembe.

R

RAKRO:Adam.Poşalardan olmayan adam.

RUKA:Üstüne pişmeye hazır ekmeklik hamur konan tahtadan yapılmış eşya,gereç.

RUT:Açık,çıplak,çaresiz.

RUTTA KALMAK:Açıkta kalmak,çaresiz kalmak.

S

SAMEL:Güzel,iyi,elverişli.

SAPTE: Kuyruk sarmayan köpek.

SEBEHET:(İki parmakla zafer işareti yapılarak, o kişiye taraf işaret yapılır) Kural tanımayan,kuralsızlara denilir yani hareketleri bu sözcükle kınanır.

SOLAV:Köpek.

SUD:Yalan,kandırma,aldatma,yapmacık.

SUR: Meme.

SÜNEPE:Başıboş gezen,sorumsuz,yaramaz.

Ş

ŞINEL:Oturma.

ŞIREL:İşeme.

ŞUN:Köpek.

T

TAHRİ:Kadın.

TAMAS:Kurutulmuş hoşavlık erik.

TAN:Ayran(Hemşincede de aynı anlamda kullanılıyor) .

TAPEL,TAPELLEME:Dökme,dökmek.(Dılmayı tapelle:Elmayı dök.)

TIGIRDEL(DIGIRDEL) :Kuruntu,kuruntu yapan kişi.

TILAP: Çamur.

TIRAÇHLAMAĞH:İshal şeklinde büyük tuvaletini yapmak.

TIVIĞH:Bulaşık,bulaşkan.

TIZIKMAK:Kaçmak.

TİNTON:Ahlaksız,edepsiz,lümpen.

TİTİL: Kadın cinsellik organı, vajina.

TİYA:Ur,gezen ur,dokunaklı sözün karşıdakine etkisi.

TOBDİ: Kancalı iğne.

TOBİ:Ermeni,Ermeni çocuğu,gaddar,acımasız.

TORĞHOL(TORĞHOLO) :Rafadan yumurta.


TULUĞH:İçinde peynir veya eşya saklanan keçi derisi,torba şeklinde.

TUMAN:Şalvara benzer kadınların giydiği iç çamaşırı,uzun paçalı kilot(genellikle doğu bölgesinde giyilen bir giysi) .

TÜRÜDİ:Hırsız,sahtekar.

U

UDMİ:Besmelesiz,bıçaksız ölen hayvan.


ULAL:Yıkama,her hangi bir şeyi temizleme.

UVALAMA:Oğuşturma.Ağrıyan yeri elle tedavi etme.

UZEL; UZELLEME:Her hangi bir şeyi isteme,istemek(Cur uzelle:Su iste) .

Ü

V

VAĞHENAL: Korku. Tehlikenin olduğu yerden uzaklaşmak.

VALA:Bir çeşit renkli başörtüsü.

VARDİK:Tuman,kilot,kadınların giydiği iç çamaşırı.

VARVEL:Yangın.

VARVELLEME:Yakma.

Y

YALLOZ:Kel,saçı dökülmüş.

YEKE:İri,büyük.

YEKEN:Para.

YELBE:Yabangülü.(Lazcada YELİ diyorlar.) .

YUĞHA:Yufka,ince,ince açılmış hamur.

YURT:Ev,barınak.

Z

ZANIMA:Bakma,bakmak.

ZERÜL:Yoksulluktan,çaresizlikten kaynaklanan zaruret,mecburiyet.


ZEVİR(ZEVÜR) :Ağız.

ZIĞARBİ:Kirpi.

ZIRKVEL:Çene altında,boğazda oluşan şişlik.


ZİZ:Meme.

ZOĞ:Vücutta oluşan kabarcık,kabarıklık.

ZOĞLAMA:Dövme,her hangi bir şeye dayak atma.

ZOKO:Mantar.

ZONKLAMA:Sıçrama,oynama,olduğu yerde sağa-sola,yukarı-aşağı atlama veya hareket etme.

ZORUSEL:Söyleme,söylemek,demek.


YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:

A) CANLI KAYNAKLAR:

1-Hezim Yelkenci.
2-Alkan Gezer.
3-Erdal Topçu.
4-Gülşahi Eremciler.
5-Yadigar Gezen.
6-Süleyman Gezen.
7-Özgür Gezen.
8-Sadık Gezen.
9-Sıddık Gezen.
10-Tuncer Gezen.
11-Cevri Yıldız.
12-Rebiye Yelkenci.
13-Bahattin Yelkenci.
B) YAZILI KAYNAKLAR:

1-İslama Göre Irklar Ve İnsanlar-Abdülaziz Abdülkadir Kamil/Timaş Yayınları.



DÖNEMEM / HÜSEYİN GEZER


Çağırsanda beni

Gelemem Kedat

Uzay gemileriyle

Oynuyor çocuklar

Sürünemem artık

Kayarak

Dizlerimin üstünde

Emekleyerek

Bayırlarında ki beyaz

Topraklarında


Özlemini çekmiyor

İnsanlar

Bir lokma ekmeğin

Aşıramam patateslerini

Taconun


Bir konutu var herkesin

Başını sokacağı

Döner merdivenleri

Ahım şahım olmasada

Edinemem harmanını

Yurt


Burda

Elektrik yanıyor

Evimizde

Çıra kütükleriyle aydınlanamam


Zorluyor kulak zarlarımızı

Diskoların müziği

Söyleyemem uzun hava

Bokosmana giden yolda


Geçiyor arabalar

Asfalt yollardan

Kanat çırpıyor uçaklar

Zorlu kartallar gibi

Arayamam derelerinde

Kıratı yitiripte


Çatıldı bir kere

Köçlerimiz

Dönemeyiz geri

İstesekte bin kere

Dün Kedat

Bu gün Sulobanın İncearap

Yellenecek Hüsnü

Toz kalkacak topraktan

Gülecek bütün köçler

Temizleyecek ponalar

Bütün pisliklerimizi


Gece aşacağız Seçedili

Yükümüz külek

Kolopa

Yükümüzdedir alınterimiz

Emeğimiz

Korkumuz bakımcı

Mühendis

Yangıncı

İhbarcı

Yok faydası

Korkunun ecele

Dön desende

Çatıldı bir kere köçlerimiz

Dönemem


Hüseyin Gezer

-


HANİ HÜSEYİN GEZER

Köçlerimiz nerde

Eşek sırtındaki

Mal varlığımız

Hurçlarımız

O ölü gözü yanan

Kütüklerimiz

Biz mi unutulduk

Biz mi unuttuk


Bizmi unuttuk

Harman yerlerini

Şaka şenlik söylenen

Şu sözleri

-Gene şükür yaradana-

-Gene çıktık karapana-

Biz mi unutulduk


Biz mi unuttuk

Delidüzleri mesken

İnsanları dost

Şavşatım

Nerde

Hani o dostluklar

Dostlar mı unuttu


Karasapanın peşinde

Atol aradığımız

Kuzukulağını tuzladığımız

Turşu yediğimiz kımisinden

Nerde

Hani o günler


Bayram sabahında

Kapı kapı topladığımız

O güzelim bişiler

Sultan Nenenin

Taş fırınındaki

Arpa ekmekleri

Nerde

Hani o güzel günler


Koptuk doğal yaşamdan

Kul olduk

Tutsak olduk

Dört duvar arasına

Nerde

Hani atımız

Eşeğimiz


HÜSEYİN GEZER

-

Hüseyin Bey merhaba,

Yazdıklarınız için teşekkürler.Sizden Poşalar (Lomlar) hakkında ayrıntılı bilgiler bekliyoruz.Hep birlikte doğru bilgiler ile yazalım Lomları.Selamlar.
-
ÖTEKİLERİ YAZARKEN TEFERUATLI ARAŞTIRINIZ:
Cihan Aktaş (Kibritçi kadın Salı, 30 Eylül 2008 12:25) a:
Hüseyin Gezer Pazartesi, 20 Ekim 2008 19:24
Yazınız insani açıdan çok iyi,yazınız çok güzel, ötekileri yazarken teferuatlı araştırınız...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
KİBRİTÇİ KADINCİHAN AKTAŞ(DÜNYA BÜLTENİ-Salı,30 Eylül 2008 /12:25) A:HÜSEYİN GEZER:Yazınız insani duygular açısından güzel.Kalıplara sokmamışsınız kendinizi, BEŞBİNAZ şimdi öğretmen.Poşaların çoğu öğretmen,imam,polis,orman muhafaza memuru, hizmetli memur,mühendis,öğretim görevlisi,bir çok fabrikada proleter,hemşire,ebe,şoför,esnaf,dairelerini kiraya vermiş ev sahibi...Ve inanın ki bit nedir bilen yok.Her gün şofbenin altında banyo yapıyorlar.Ve hiç bir zaman SEFİLLERi oynayan yok!
HÜSEYİN GEZER(20 Ekim 2008)
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
FİTRAT.COM-ÖZE DÖNÜŞ:POŞALARDAN SÖZ AÇILINCA-CİHAN AKTAŞ:
(03 Kasım 2008 Poşalardan söz açılınca Cihan AKTAŞ) :Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın Hüseyin Gezerin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-

03 Kasım 2008

Poşalardan söz açılınca

Cihan AKTAŞ

Fakat, geçtiğimiz günlerde Kibritçi Kadın başlıklı hikaye olarak da nitelendirilebilecek olan yazıma yönelik yapılmış sert bir yorumla ilgili olarak bir şeyler yazma ihtiyacını duydum. Çünkü, hayatta en hassas olduğum konulardan biridir, insanları ellerinde bulunmadan taşıdıkları nitelikler yüzünden yargılamak...

İlkokulda arkadaşlarım, genellikle dışlanmış kişilerdi. Bu dışlanmış kişilerden biri olan Beşbinaza ilişkin yazdığım yazıya, Mahmut Aydın Bey büyük bir tepki vermiş. Yazı esasında bir hikayecinin muhayyelesinin oluşturduğu bir kurguyla sürüyor olmakla birlikte, temel konularda gerçeklere dayanmakta. Doğduğum kasabada gerçekten de bir Poşa mahallesi vardı. O Poşa mahallesine gitme konusunda kimi büyüklerimiz bizi uyarırlardı. Ne var ki toplumun dışladığı kesimler konusunda hayli hassas olan babamın yolundan yürüdüm ben. Poşalarla, Kürtlerle, Alevilerle arkadaşlık yaptım. Bu arkadaşlık sırasında da çocuk yaşıma rağmen Türkiyede resmi söylem açısından başat olan değerlerin Sünnilik, Türklük ve Laiklik olduğunu keşfettim.

Bir kasabada Poşa olarak anılan ve kısmen de olsa dışlanan insanları hatırladığı için bir yazar niye suçlanır ki... Poşalar da Türk kökenliymiş! Bir insanın değerli ve saygın olması için ille de Türk kökenli olması mı gerekiyor? Poşalar benim gözümde toplumdan dışlandıkları için zaten yeteri kadar haklı ve mazurdular. Onlarla arkadaşlık ettim. Aynı sofrada yemek yedim. Birlikte ayakatlamaca oynadık. Karlı-buzlu tepelerden aşağı kızaklarla kaydık. Çocukluğumun unutulmaz arkadaşlarından biriydi Beşbinaz. Zekiydi. Yetenekliydi. Hassastı. Neşeliydi. En azından ben böyle hatırlıyorum. Poşalara yönelik dışlamalar karşısında bende oluşan tepki ise sanırım yenilenen, tazelenen başka türlü bir bilinci haber veriyordu. Bütün insanlar doğuştan eşittir, hepimiz Ademle Havvanın çocuklarıyız, kimse doğduğu ortama bakılarak damgalanmamalı, yargılanmamalı.

Poşaların müslüman... olduğunu yazarken de kişisel bilgilerime dayanmadım, bir araştırma yaptım. Poşalar gibi Türkler de sonradan müslüman oldular. Bu arada müslüman olan Türk oymaklarıyla Poşa toplulukları arasında bir karışma yaşanmış da olabilir; bunu tarihçiler araştırmalı. Müslüman olmayı yeniden seçeriz ve önemli olan da kimliğimizi belirleyen seçilebilen bir niteliktir kanımca. Bir Poşa, Ben Türküm, diyorsa, ben de ona Türk derim; ne çıkar... Fakat asıl ırkçı ve ayrılıkçı bakış açısının, etnik kökenleri Türk olma niteliği üzerinden tartmaktan geçtiğini görmek gerekmez mi?

Pek çok ansiklopedide, kitapta bahsi geçen poşalardan söz etmem, niye yanlış olsun. Allah insanları kavim kavim yaratmıştır ve Arap olanın Arap olmayana üstünlüğü takva iledir; bunlar en temel dini bilgiler arasında yer alırlar.

Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın HÜSEYİN GEZERin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.

DÜNYABÜLTENİ

BU YAZI CİHAN AKTAŞIN POŞALAR ÜZERİNE ADLI YAZISINDAN POŞALARLA İLGİLİ BAZI BÖLÜMLER ALINARAK BU SAYFAYA KAYDEDİLDİ,SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR:
HÜSEYİN GEZER 21 Mart 2010
Sayın ŞAHİN.M; biraz kitap,biraz dergi,birazda gazete oku! ..
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR: Her gün bir cümle okusan kendi kendini geliştirmiş olursun, POŞALARında güzel bir ırk güzel bir çiçek olduğunu,insanlık alemini tamamlayan güzelliklerden bir bölüm olduğunu bilirdin. Burda bir kafatasçılık yok,insanlık var,insan olmak var...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? ...BUNLARIN HESABINI YAPALIM! ? :
Bu yorumu ŞAHİN.M 15 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : İnsanları sınıflandırmak size mi kaldı?
Sizi kim görevlendirdi:İnsanların kimliğini,ırkını,soyunu araştırmak için(...) ? Yok Poşa imiş! Paşa imiş! Romanmış! Size ne kardeşim? Bunlarla uğraşana kadar, insanlık için ne yapabiliriz? Bunlarla uğraşalım! .. Hadi Romanı,Kürtü... anladıkta,bu Poşa ırkı nerden çıktı? Bana öyle bir ırk olduğunu bilimsel olarak ispatlayın,bende Poşa olayım! ..İsanların başkalarını aşağılamak için taktığı lakaplar, ne zaman ırk oldu? Soruyorum size! ? .. Yok Lommuş! Yok Poşaymış! Etnik bilimciler bile rivayetlerle dayanarak izaha çalışıyor.Böyle bir toplumun varlığı kesin bile değilken, siz nasıl varmış gibi göstermeye çalışıyosunuz? Sizin başka işiniz yokmu? Allah aşkına bakınız, yıllarca Kürtlere yaptınız bu ayrımcılığı.Bu sınıflandırma,bu azınlık muamelesini görenler şimdi çoğunluk oldular! .. Ne olduğunu görüyorsunuz:İnsanların arasına nefret ve kin sokuyorsunuz.Ben ırk mırk tanımam kardeşim,sadece insanı bilirim.Her insan eşittir,kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur.Zaten bütün dinlerde ırkçılığı reddeder...BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? SAĞLIK SİSTEMİNDEN SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYANLAR NASIL YARARLANABİLİR? TARIMDA,HAYVANCILIKTA ÜRETİMİ NASIL ARTIRABİLİRİZ? ... Bunların hesabını yapalım! ? Ama nerde? Biz ancak birbirimizle didişip- boğuşmaktan bunlara fırsat bulamıyoruz. Çünkü Avrupayı tam 300 yıl gerisinden takip edemiyoruz,darvini haklı çıkarıyoruz: Türkler, evrimini tamamlıyamamış,gelişmemiş ırktır. Diyorya...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
-
ÜSTÜN OLAN ÖTEKİLEŞTİRMEYENDİR:
Hüseyin Gezer (18 Nisan 2010 17:21:04 İlkim Özbeye) :Sayın ve sevgili İlkim Özbey:(- ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ!) ,bu iki sözcük bence çok fazla abartılmış,kimse kimseden üstün değildir,üstün olan insandır,üstün olan insanlıktır, üstün olan ötekileştirmeyendir. Selamlar,sevgiler!

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
DÜŞÜNÜNDE ÖYLE YAZIN,NE YAZACAKSANIZ(! ? !) :
Bu yorumu İLKİM ÖZBEY 12 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Nolmuş? Bizde Poşayız! ..(ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ) ! Fark? Düşününde öyle yazın, ne yazacaksanız(! ? !) ..

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BİZ POŞALAR CANA YAKIN İNSANLARIZ:
(Bu yorumu MURAT BULUT 06 Aralık 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : Değerli dostlar, biz Türk Milleti olarak ve aynı zamanda Osmanlı olarak her gittiğimiz yerlere medeniyet ve huzur götürmüş toplumun ve ejdatların torunlarıyız.Biz poşalarda bu vatan için savaşmış, bu vatan için gerektiğinde can vermişizdir. Eskilerden süre gelen ve günümüzde yok olmuş bir çok el sanatlarını her gittiğimiz yerlerde tanıtmışız.Ve aynı zamanda sıcak kanlılığımızla da bir çok toplumda yer edinmişizdir. Bizleri yakinen tanıyan toplumlar, biz Poşaların ne kadar cana yakın, vatan sever,dinine düşkün insanlar olduğumuzu iyi bilirler ve aynı ekmeği herkesle paylaşma anlayışımızdan gurur duyuyoruz...Derneğimize gelin, bizi yakından tanıyın! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
HEPİMİZ KARDEŞ DEĞİL MİYİZ? BİZİ KİM KARALAMAYA ÇALIŞIYORSA,ODA BİZİM KARDEŞİMİZDİR:
Bu yorumu KEMAL DEMİR 26 Ağustos 2009 tarihnde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Dünyanın en iyi ve en şereflisi bu cennet vatanımızda,ayrımıcılık çıkararak, ülkemizi bu hale getirdiler! ? ..Hep ayrımcılıktan! ? ..Hep birbirlerini hakir görmekten! ? ..Hepimiz kardeş değil miyiz? Hepimiz Adem ve Havvadan değil miyiz? Öyle ise kardeşiz! .. Bizi kim karalamaya çalışıyorsa, oda bizim kardeşimizdir. Poşa dedikleri insanlar da dünyanın en iyi insanlarıdır:Merhametlidirler, yardımseverler, vatan severler, kısacası yaratılanı severler yaratandan ötürü! ...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ESKİDEN POŞU TAKTIKLARI İÇİN POŞA ADINI ALMIŞLARDIR:
(Bu yorumu FURKAN ASANAKUT 18 Ağustos 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Bende bir Poşayım.Yazdıklarınıza katılmıyorum(! ? !) Poşanın köken kelimesi, poşu takmalarından dolayı, denilmiştir.Poşalar, Sivasın merkezinde 800 küsur senedir yaşamaktadırlar.Önceki zamanlarında elek,kalbur satmışlar; davul-zurna çalma işi ile uğraşmışlar...Çilli,mavi gözlü olanlarıda var.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
HERKES AYNI GÖVDENİN DALLARIDIR:
Bu yorumu TURGUT PALA 18 Temmuz 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Evet kardeşim,bak benim güzel kardeşim biz:İnsanları, bir kökten oluşan ağacın dalları gibi biliriz,herkes aynı gövdenin dallarıdır. Bizim dilimiz Türkçe. Bize Poşa diyorlar.Biz bile bunun anlamını bilmiyoruz.Bence araştırmanızı,bizim içimize girerek yapmanızı tavsiye ederim. Öyle kulaktan dolma bilgilerle araştırma yapılmaz.Gelin bize sorun(? !) Nerde bize gıcık olan insan varsa(peşin hükümlü,kendi çirkinliğini ve hırçınlığını bizde arayan ve görmeye çalışan) , onlara sorup öğreniyorsunuz.Bence iyi düşünün! ..Biraz daha derin düşünün ve iyi araştırın.Haşa(!) Ben küçük görmüyorum.Onlarda Ademden,Havvadan gelmedirler...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
İNSANLARI FIRKALARA AYIRMAKLA NE KAZANDIK(?) :
(Bu yorumu İSMAİL GÜLLİ 20 Haziran 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :İnsanlara derim ki:-Yani insanları fırkalara ayırmakla ne kazandık? Meslek olarak ne fark eder? Sonuçta hepimiz Türk ve müslümanız veya başka dinliyiz,ne farkeder? Bunları biz aştık artık,Türkiyeliyiz! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ASIL OLAN İNSAN OLMAKTIR:(03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE yazmış olduğu yazıya; HAYRETTİN BULUT01 Mayıs 2009 tarihinde şu yorumu yazdı) :-Poşalar:
Biz Poşalar, bu toplumun bir parçasıyız. Bu güne kadar da kendimizi... yaşadık... dini vecibelerimizi örf ve adetlerimizi... bir şekilde yaşadık ve yaşıyoruz birileri gelişi güzel konuşsada bizim tarihçemizde değerli araştırmacı ve tarihçilerinden aldığımız ve edindiğimiz bilgiler bizlerin yazları yaylalarda kışları ılık bölgelerde... yaşayan bir topluluğuz ama bu güne kadar hiç bir ırkla dinsel ve sosyal çatışmaya girmeden değişik bölgelerde yaşamımızı sürdürdük ve sürdüreceğiz. Biz poşa olmaktan ve adı taşımaktan sonderece(duyiyeruğh) gurur duyuyoruz,şivemizce bir terim..Bizim bir dilimiz vardır ama kullanılmadığından dolayı unutulmaya yüz tutmuş bir dil. Asıl olan insan olmaktır! .. Yaşadığın toprağın ve vatanın değerini bilmektir! .. Bizde bu konuda son derece hassasız... Saygılarımla! .. Benim gibi düşünen tüm POŞALARI(LOMLARI) bekliyoruz... Poşalar derneğini kurduk.Lütfen tüm Poşaları bekliyoruz! ..İlginizden dolayı teşekkürler! .. İRTİBAT TEL:0535 934 53 06
-
POŞA,ÖTE-BERİ...SATARAK GEÇİMLERİNİ SAĞLAYAN BİR MİLLET:

Antoloji.Comdan alıp bu sayfaya kaydettim.

MURAT GÜLLİ:
Poşa Milleti önceleri seyyar hayat yaşayarak yaşamını sürdürüp; sonra yerleşik düzene geçerek ve köylerde öte beri satarak... geçimlerini sağlayan bir millet olup son derece islam dinine bağlı ve milletine vatanına düşkün bir toplumdur... Poşa Poşadır... 09.04.2010...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
LOMLAR(POŞA VEYA BOŞA) :AYTEN SERİN; POŞALARI HİÇ TANIMAMIŞ AMA ONLAR HAKKINDA HİÇ DOĞRU OLMAYAN ŞEYLER YAZMAYA ÇALIŞMIŞ! ? ..POŞALAR NE ÇEKTİYSE SÖYLENTİLERDEN ÇEKTİ! ..

Ayten SERİN:
Lomlar (Poşa veya Boşa) Hindistan’dan Ermenistan’a göç ettiler, 1060’da Selçuklular tarafından dağıtıldılar. Dilleri Lomavren’de Ermenice kökenli kelimeler var. Bugün Ortodoks Ermeni oldukları söyleniyor. Ağrı ve Van civarında yaşıyorlar. Ani’de Yezidi Lomlar olduğu da söyleniyor.
Sayın Ayten Serin; Poşalar,müslümandırlar:Poşalar, ortodoks Ermeni ve yezit değildirler.Bunlar uydurmasyon yakıştırmalardır.Saygılarımla...(HÜSEYİN GEZER) .
BU YAZIYI BURAYA TAŞIYAN VE KAYDEDEN; ELEŞTİREN:HÜSEYİN GEZER

-

AKSİYON ÇOK EKSİKLİKLERLE DOPDOLU BİR YAZI YAZMIŞ/HÜSEYİN GEZER

Doğrular Poşaların içine girilerek yazılır! Doğrular Poşalarla yüz yüze yazılır! Doğrular beraberce yazılır! Doğrular görerek yazılır! Doğrular yaşayarak yazılır! Doğrular salonlarda yazılmaz! ...

HÜSEYİN GEZER/Şair ve yazar

-

POŞALARLA İLGİLİ GÜZEL ŞEYLER YAZAN YAZAR ALİ GÜNDÜZÜ SELAMLIYORUM! Hüseyin Gezer

Sayın yazar Ali Gündüz, Çoruh Havzası Ve Artvin adlı kitabında Poşalarada yer vermiş.Kalemine de, yüreğine de sağlık Ali Gündüz! Ali Gündüzün kitabının 129.,130.,131. sayfalarına baktığımızda şu yazı bizi karşılıyor:

BİR BAŞKA ALT KÜLTÜR GRUBU POŞALAR(BOŞALAR) :

Artvin ve yöresinde başka bir kültür grubu da Poşa yada kendi adlandırmalarına göre Boşalardır.Meydan Laroussede Boşalar: Kafkaslarda... verilen ad.Bir kaç bin kişilik bir topluluk, kendilerine Lom adı verirler. Boşaların konuştukları lehçe Hindikuştaki Dardu dilleri ile Apabhramsa lehçelerinden birine dayanır. Boşalar V. yüzyılda Hindistandan ayrılarak Kafkaslara yerleştiler şeklinde tanımlanmaktadır.

Artvin Poşalarının ise Hindistandan ayrılarak Kafkaslara yerleşen, Poşalarla ilişkilendirilebilen bilimsel bir bilgiye yada kaynağa rastlanmamıştır.Türkiyede değişik derleme sözlüklerde Poşa, kalbur... yapıp satan kişiler olarak geçmektedir. Kendilerine göre ise kavramın adı Boşadır. Eskiden toprakları, yerleri-yurtları olmadığı ve ekip biçmeyi bilmedikleri için boş iş yapan, boşta gezen anlamında Boşa adı verilmiştir. Yine kendi iddialarına göre, yerli halk kendilerini pek sevmediğinden aşağılayıcı bir ifade olarak Poşa kullanılmaktadır.

Poşaların kökeni daha çok rivayetlere dayandırılmaktadır. Kendileri ise Peygamber soyundan oldukları iddiasındadırlar.

Böyle bir rivayet: Bir peygamberin üç oğlu varmış. Bu oğullardan birisi babasının sağlığında çalışmaya gitmiş...Bir süre sonra peygamber ölmüş. Mirasını iki oğlu paylaşmış. Gurbetteki oğul babasının öldüğünü duyunca memleketine gelir. Kendisine düşen mirası ister. Mirası paylaşan kardeşler:-Biz mirası paylaştık. Sen boşa kaldın! Diyerek,kardeşlerine pay vermezler...(...) İşte bu günkü Poşalar, o peygamberin torunlarıdır.

Bir başka rivayette ise roller değişmekte, peygamberin yerini vezir almaktadır.

Artvinden başka, Poşalar yoğun olarak Sivas, Erzincan ve Van illerimizde yaşamaktadır. Erzincan yöresi rivayetleri ise daha farklıdır.Kalbur...satan atalarının, bu işten bir kazanç sağlayamadıklarından, bir araya geldiklerinde, bu işten karınlarını doyuramadıkları, bu yüzden boşa ömür tükettiklerinden Boşa adını aldıkları şeklindedir.

Sivas yöresi Poşalarında ise: Hızır Paşanın, Poşaları makamına çağırarak:-Ne iş yaparsınız? Dediğinde -Boşa gezeriz! cevabı verildiğinden, o zamandan sonra Boşa adını aldıkları şeklindedir.

Poşa adı üzerinde en mantıklısı görülen, Sivas Poşalarına ait bir başka rivayettir: Poşalar, Sivas yöresine geldiklerinde; kendilerine has bir poşi giymekteydiler. Bu yüzden yerli halk kendilerine Poşililer yada Poşulular demekteydi. Zamanla bu isim Poşa şekline dönüşmüş ve günümüze kadar ulaşmıştır.

İlk üç rivayet daha çok bu kitlenin toplum içinde kendilerini yüceltme kaygısından kaynaklanmış izlenimi vermektedir. Poşa adının daha çok başlarına taktıkları kendilerine özgü poşiden gelme olduğu daha akla yatkın gelmektedir.

DİL:Poşa yada Boşaların kendilerine has bir dilleri vardır.Ancak bu dil anadil gruplarına dayandırılmamaktadır. Dilbilimcilerin özel dil yada grup dili adını verdikleri dillerdendir.Bu dil daha çok kendi aralarında konuştukları özel konuların başkaları tarafından anlaşılmaması için geliştirdikleri bir dildir.Halk arasında kuşdili denilen dilin bir benzeridir. Daha çok konuşulan sözcüklerin bozulmasından oluşmuştur.Değişik yerlerde gezen grupların kendi aralarındaki konuşmaları başkalarının anlamaması zaruretinden doğmuştur.Artvin,Sivas,Erzincan Poşaları arasında birçok kelime örtüşmesine rağmen birçok kelimede de farklılıklar mevcuttur. Bir dil birliği yoktur.

KULLANDIKLARI KELİMELER: Mara:Anne. Gaco:Yabancı erkek. Halvor:Yaşlı. Mathaş:Çocuk. Cöki:Kız çocuğu. Puş:İşkembe. Perez:Ekmek. Cur:Su. Hav:Tavuk. Havdik:Yumurta. Düke:Ev. Şun:Köpek. Uzel Etmek:İstemek. Cav:Göz. Ap:El. İnzim:Ben. İnzin:Sen. Genniyorum:Geliyorum. Pahçel:Kaçmak. Genne,Gennemek:Gel,gelmek. Zorusel Etmek:Konuşmak. Medni:Yüzük. Pargel:Uyumak,uyku. Rakro:Erkek. Goğlamak:Çalmak. Piştik:Silah...

DİLİN KULLANIŞINA ÖRNEKLER: İnzim genniyorum:Ben geliyorum. İnzim pahçelliyerim:Ben kaçıyorum. Perez keyler misin? :Ekmek yer misin? ...

Lazlar, Gürcüler ve Hemşinlilerde olduğu gibi Poşa dilinin de Ermeniceye dayandırıldığı gibi mesnetsiz iddialarda vardır. Andrews in Türkiyedeki etnik gruplar adlı eserinde dile getirdiği gibi Poşa topluluğunun dilinde birtakım Ermenice kökenli kelimeler olsa dahi kesinlikle Ermenice ile bir ilgisi yoktur.Bu dil daha çok aralarında gizli bir ilişki olan ve gizli konuşulması gereken konuların başkaları tarafından anlaşılmaması ihtiyacından doğan bir dildir.Bir ihtiyaçtan doğmuştur. Gezginci bir toplum olan bu insanların Ermenilerin yaşadıkları yerlere gitmeleri,onların dillerinden de kelimeler almaları doğaldır. Ermenilerin bölgenin hayatını uzun süre ellerinde tuttuğundan bu insanlar Ermeni toplumu ile ticari ilişki içinde olmuşlardır.Ermenice kelimelerin bu insanların dillerine girmiş olması doğaldır. Ancak bu insanların Ermeni kültürü ve kimliği ile bir ilgileri yoktur.

NÜFUS: Poşalar, son otuz yıla kadar Artvinde göçer halde yaşamışlardır. Kendi ifadelerine göre yerli halk kendilerini fazlaca sevmediğinden ve kalabalık olduklarından kendilerine yer verilmezdi.. Ancak 1950li yıllara kadar bu insanların yerleşik hayata geçirilmesi için gösterilen gayretler sonuçsuz kalmıştır. Uzun süre bu insanlar eski alışkanlıklarını bırakmamışlardır.(.......) .Son otuz yılda ise tamamına yakını yerleşik hayata geçmiştir.Artvinde yoğun olarak Ardanuç Adakale Mahallesi, Şavşat Söğütlü Mahallesi ve merkez Köprübaşı Mahallesinde nüfus çoğunluğuna sahiptirler. Bunun yanında Yusufeli, Hopa, Arhavi ve Ardeşende de yaşayan gruplar vardır.Bu insanlar bu mıntıkalarda yaşayan grupların tamamının aynı kökenden geldiklerini söylemektedirler. 1977 yılı sayımlarına göre Artvinde 3400 civarında bir nüfusa sahiptirler.Nüfus artışı Artvin ilinde en yüksek olan gruptur. Yine yurtiçi göç olayının en az olduğu gruplardır.Poşalarda yurtiçi göç olayının az olmasının nedeni: Gittikleri yerlerde uyum sorunları yaşayacakları ve Artvin ilindeki birlik ve beraberliği gittikleri yerlerde bulamayacakları endişesindendir.

GELENEK VE GÖRENEKLERİ:Poşaların gelenek ve görenekleri diğer toplumlardan pek farklılık göstermez.Sünnet geleneği ve kirvelik bu toplumda da önemli bir müesesedir.Bu toplumda kirveliğe çok önem vermektedir. Ortaasya Türk topluluklarında görülen alkarası, albasması inançları,kırk çıkması ve bölgede günümüzde de yaşatılan inançlar bu topluluklarda oldukça yaygındır. Evlilikte düğün adet ve gelenekleri,çocuk doğumundaki Türk toplumundaki inançlar, kültür bölümünde izah edilen eski Türk inançlarının izleri bu insanlarda da aynen yaşatılmaktadır.

Su bu toplumda da kutsaldır.Su,Allahın cemalidir.Temizliktir.

Sonuç olarak Poşaların Artvin yöresine nereden geldikleri bilimsel olarak ispatlanmamıştır.Kendilerinin Kırım kökenli oldukları iddiası da sadece iddiadır.Ancak yaşayışları, örf ve adetleri,gelenek ve görenekleri diğer topluluklardan pek farklılık göstermemektedir.Ermeni,Kıpti ve diğer gayrimüslim topluluklarla bir ilgileri yoktur.Kendilerini Türk ve Müslüman olarak görmektedirler. Doğrusuda budur./ ALİ GÜNDÜZ/ÇORUH HAVZASI VE ARTVİN

POŞA DEDİKLERİ / ARTVİN 1967 İL YILLIĞI / HÜSEYİN GEZER

(Artvinde Artvin Valisi Başkanlığındaki-Ç. Parçalı, H. Saral, M. Yıldırım- bir komite tarafından hazırlanmış ve Güneş Matbaacılık T.A.Ş. tarafından basılmıştır.) .

Artvin 1967 İl Yıllığı(SOSYAL BÖLÜM:160. ve 161. sayfalar) :

160. sayfada şöyle yazıyor:...gene çevre halkının POŞA diye adlandırdığı göçebeleri burada zikretmek yerinde olur.

161. sayfaya Poşalarla ilgili bir resim koymuşlar ve resmin altına şöyle yazmışlar: Halkın [[POŞA]] dedikleri göçebeler.

Ama göçebe olmayan Poşalara hiç değinilmemiş:Bu yıllığın yazıldığı günlerde kendi bahçesinde,tarlasında yetiştirdiği karpuzu dostlarıyla paylaşan Poşaları da araştırmalıydılar. Aynı günlerde cemaatına namaz kıldıran Poşa imamlarıda, aynı günlerde okullarda öğretmenlik yapan Poşa öğretmenleride, fabrikalarda çalışan Poşa işçileride...araştırmalıydılar! ... Şu anda göçebe vaziyette olan Poşa yok. HÜSEYİN GEZER/Kıbrıs Sokak-Arhavi(Derleyen-yazan-eleştiren)

BÜYÜK LAROUSSE SÖZLÜK VE ANSİKLOPEDİSİ(1828. sayfa- Milliyet Yayınları) 4. Cilt: BOŞA YA DA POŞA:(ARAŞTIRAN - DERLEYEN- YAZAN) :HÜSEYİN GEZER

Kafkasyada yaşayan...(bir halk topluluğuna) ... verilen ad. V. yüzyılda Hindistandan göç ederek Kafkasyaya yerleştikleri öne sürülür. HÜSEYİN GEZER-Kıbrıs Sokak/Arhavi(Araştıran- Derleyen-Yazan) .



POŞA GÜZELİUMUT SUCİ(ABUR-DENGELİ KÖYÜ/GÖLE) ANTOLOJİ.COMDAN ALINDI

Poşa güzeli


Gözler oltu taşı saçlar kestane

Bakışları şahlan kokusu nane

Kipriği ok gibi saplandı yine

Yüreğimi deldi poşa güzeli


Yanağı nar olmuş dudağı kiraz

Gözyaşları yağmur gülüşü ilk yaz

Kaşları yay gibi sinesi beyaz

Aklım fikrim çaldı poşa güzeli


Zülüf yedi örük topuğa inmiş

Ozan umut görmüş bir melek sanmış

Bir soysuz elinde kavrulmuş yanmış

Sanki köle kuldu poşa güzeli


Umut Suci

BU SAYFAYA TAŞIYAN VE KAYDEDEN HÜSEYİN GEZER

PAŞANIN EŞEĞİ İLE POŞANIN EŞEĞİBEKİR HASGÜL-ŞARKIŞLA/MESCİTLİ KÖYÜ/SİVAS(DERLEYEN-ARAŞTIRAN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER)

Paşanın Eşeği İle Poşanın Eşeği


Paşanın eşeği ile Poşanınki,

Arkadaş olmuşlar.

Çizmişler kuyruklarını karamik dikeni ile,

Kankardeşi,

Arkadaş,sırdaş,yoldaş olmuşlar içtenlikle.

Tüm sevilerini vermişler birbirlerine,

Arkadaşlık kuralına uyarak.

Seyahate çıkmışlar,otostopla.

Moda gereği...

Önce köyden başlamışlar.

Az buçuk yol giderek,

Ekinleri yiyerek.

Emme lakin,emme fakat,

Kır bekçisi köy ahırına hapsetmiş kafadarları.

Paşanınkinin semerine,yularına bakmış,

Bir selam çakmış.

Salıvermiş.

Poşanınkini alıvermiş.

Arkadaş canlısıymış paşanınki;

Olmaz,demiş,bırak arkadaşımı ve bırakmışlar.

Özgürce köyden ayrılan seyyahlar.

Şehire uğramışlar...

Fakirsiz köy,dörtyolsuz şehir olmadığından,

Trafik polisi dikilmiş karşılarına.

Bir dütte yakalamış.

Paşanınkine ihtar,

Poşanınkine dayak.

Dayağa alışkın ki,öbüründen neşeli bizimki...

Aşevine geçmişler,

En büyük masayı seçmişler.

Paşanınki arpa şehriye,en halisinden,

Poşanınki saman istemiş,en irisinden.

Birincisi gelmiş anında,

Garson,saman kalmadı demiş,

Gelseydin zamanında...

Beğenmemişler düzeni,

Sözleşmişler kalmamaya.

Çekmişler Almanyaya.

Paşanınkinin pasaportu ısmarlama,

Poşanınki yük taşıma karşılığı uydurarak,

Çıkmışlar yola.

Uğur ola...

Paşanınki gümrük memuruna selam,

Poşanınki rüşvet vererek.

Ulaşmışlar BON´a...

Paşanınkine aş vermişler,

Poşanınkine iş.

Gurbet ellerinde ah çeke çeke,

Ne ağlayabildim,ne gülebildim

Gariplik zor zenaat,zor iş

Yurda dönüş...

Dönüş yaa...var gümrük,zor iş.

Kalmaktansa yabanda,

Çekmektense el kahrı,

Paşanınki sallanarak,

Poşanınki bir karton sigara,

Aşmışlar duvarı.

Dönmüşler ERKEKÇE...

Utanmadan ikisi de,

Devam etmişler yaşamlarına,

EŞŞEKÇE...


(9 Haziran 1974, Yahyalı)


Bekir Hasgül (Antoloji com.)


DERLEYEN-ARAŞTIRAN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER


POŞALARLA İLGİLİ FEVZİ TORUNUN YAZDIKLARIARAŞTIRAN-DERLEYEN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER

Köyde eskiden poşa denilen göçebeler bulunurdu. Fakat son yıllarda bunlar da köyü terk etmişlerdir. Sadece bir aile Veliköyde ikamet etmekte olup, bu ailede köy halkı ile tamamen bütünleşmiştir.FEVZİ TORUN (HER YÖNÜYLE ARTVİN VE ÖRNEK BİR KÖY İNCELEMESİ ADLI KİTABINDAN ALINMIŞTIR) .

ARAŞTIRAN-DERLEYEN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER


POŞA MADDESİ SAYENDE GÜZEL OLDUTANER ARTVİNLİ
Hüseyin Bey, merhaba;

Nasılsın? Ansiklopediye katkıların için teşekkür ederim ncelikle! Zaman zaman maille görüşelim. facebooka davet etmişsin, sağol. facebook hiç kullanmadım, kullanmıyorum. ben de bugünlerde seninle görüşmek istiyordum. diyorumki ansiklopedide poşa maddesi sayende güzel oldu. bunu beraber kitap yapalım diyorum. poşalar hakkında kitap yazalım. ne dersin?

bol selam

taner artvinli
www.artvinansiklopedisi.com

merhaba hüseyin bey,

kitaplarının yayınlanmış olduğuna, araştırmalar yapıyor olmana sevindim, ne güzel. senin biyografini de ansiklopediye koyalım o zaman. neden şimdiye kadar bahsetmedinki? poşalar kitabına gelince: ben sürekli araştırıyorum birkaç yayın var poşalar konusunda. daha önce siteden kaldırdığımız erkulun tezi ile seropyanın yazısını ve diğer yayınlanmış yazıları tarayacağım bunlardan bir giriş oluşturacağım. çingene kavramı nedir, çingenelerin türkiyedeki durumları, yayılışları, yerel adlandırmaları vs. sonra poşaların çingenelerden olmadığını ortaya koyup aralarındaki farkları vs belirteceğiz. poşaların çingenelerle karıştırılmasını önleyeceğiz. ondan sonrada artvin poşalarını özel olarak inceleyeceğiz. işte burada senin siteye yazdıklarını düzenleyip alacağız kitaba. mümkün oldukça açıklayıcı ama ayrıntılarla boğuşmadan, sade, anlaşılabilir bir kitap olacak. tabii zaman alır yazmak düzenlemek. biraz da fotoğraf toparlayabilirsek güzel olur. genel anlatım ve konuları ben halledeceğim, sen de zaten artvin poşalarının sosyal ve kültürel durumlarını yazmışsın sitede. toparlayacağız bunları birlikte imza ile kitap yapacağız. yayınlama işine gelince birşeyler olur mutlaka. bir yayınevinden bastırırız. biz bundan para kazanamayız beş kuruş ama en azından masraf da etmemiş oluruz cepten. maksat bu kitap piyasada olsun diğer yayınlara alternatif olarak. ha okunur okunmaz satılır satılmaz ayrı konu. önemli değil. benim için önemli olan bu kitabın yayınlanıp ortaya çıkması. ben akademisyen değilim benim puan kazanmak reklam yapmak yayın yapmak gibi bir derdim olmadığından rahatım yani. para pul istemez yeterki poşalar doğru bilinsin doğru anlaşılsın dersen dediğim gibi yapalım olur mu. elimdeki işleri bitirince bu kitaba başlarım. bu vesileyle bayramını da kutluyor mutluluklar diliyorum.
görüşmek üzere.
bol selam
taner

4 Kasım 2011 12:57 tarihinde Hüseyin Gezer [lomlom08@hotmail.com] yazdı:

Önce Selam Olsun Taner Artvinliye!
Benim önceden üç adet şiir kitabım çıktı(Al Yüreğim Senin,Gülden Kan Tutup Sunma Yaşamıma-Sevdalara Sürdüler Beni) .Antoloji.comda 240 adet şiirim var. Çeşitli yazılarım var.Borçka Alaca Köyü incelemem var.POŞALAR kitabını nasıl çıkarabiliriz. Şu anda ekonomik koşullarım el vermiyor. Açıklarsanız mutlu olurum! Selamlar! ..

Hüseyin Bey merhaba,

Artvin Ansiklopedisine yazdıklarını ben bir dosyaya kaydettim ve üzerinde düzenleme yapıyorum. Sitedeki bilgiler yazılar birkaç ayrı sayfaya birden yazdığın için darmadağınık bir vaziyet aldı. Sayfaları bir toparlamak gerekiyor sanıyorum. Ben öncelikle senin yazdıklarını düzenleyip kendimden de birşeyler ekleyerek biraz düzenledim, düzenlemeye devam ediyorum. Sonra da giriş kısmını, genel bilgileri yazacağım. Bir kitap olaak yazıyorum bunu dediğim gibi. İkimizin adıyla yazacağız. Ben sana taslağı göndereceğim şu anki haliyle ve düzenlemeye yazmaya devam ediyorum. Zamanım kısıtlı olduğu için çok zaman ayıramıyorum, yavaş gidiyor.

Senden ricam şimdilik yeni eklemelerini, düzeltmelerini falan sadece bir sayfa üzerinde yapman. Başka başka sayfalarda (Poşa, Hüseyin Gezer, Kullanıcı Hüseyin Gezer vs) yapınca, benim de bunları takip etmem zorlaşıyor. Her türlü düzenlemeyi sadece POŞA sayfasında yaparsan memnun olurum. Kitap ilerledikçe göreceksin güzel bir iş çıkacak ortaya.

Bu arada Hamza Aydını tanır mısın? Veya Hamza Aydın adıyla da yine sen mi yazıyorsun, bilmek isterim.
Bugün yarın yaptığım düzenlemeleri sana göndereceğim, bir ön kontrol yap, gözden geçir, olur mu?
Beraber çalışmak dileğiyle, selam ve saygılarımla.
Taner Artvinli

Hocam,

Poşalarla ilgili çalışmanın şu anki halini gönderiyorum ekte. Lom-Derdeki arkadaşlarla bir göz atın. Ben sadece senin siteye yazdıkların üzerinde bir düzenleme yaptım biraz, şimdilik.
Selamlar
Taner

17 Mayıs 2012 15:17 tarihinde Hüseyin Gezer [lomlom08@hotmail.com] yazdı:

Sayın Taner Bey, Ben Hüseyin Gezerim. Başka adım yok! Emekli öğretmenim. Hamza Aydını tanımıyorum. Selamlar! Kıbrıs Sokak/Arhavi.

Taner Artvinli 1 Ocak 11:57
hocam uğraşıyoruz. bilmiyorum sık sık site kapanıp duruyor. ben de usandım ya

Konuşma Geçmişi Hüseyin Gezer 31 Aralık 16:45
Taner Bey, Artvin Ansiklopedisine ne zaman erişebileceğiz(googlede) .
Hüseyin Gezer 31 Aralık 17:06
Sunucu hatası ne demektir? Bu hata ne zaman giderilecek? Selamlar! ..

SAYIN HÜSEYİN GEZER ARAŞTIRMANIZ SON DERECE FAYDALI/ Arş. Gör. Melike Üzüm
Başkent Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Bağlıca/ Ankara


Merhabalar,
Öncelikle kısaca kendimi tanıtayım. Ankara Hacettepe Üniversitesi yüksek lisans tez aşamasını bitirmek üzereyim ve tezim Poşalar üzerine. Ben Ankara civarındaki Poşalarla konumu sınırlandırdım fakat Artvin deki Poşları gerçekten çok merak ediyorum. Bir söz varlığı derlemişsiniz. Anladığım kadarıyla ayrı bir dil konuşmayı devam ettiriyorlar. Artvin Poşaları üzerine yazılan bir tezde 2004 yılında dillerinin ölmekte olduğu not edilmiş. Şuanki durum nedir? Poşalar bu dili konuşmaya devam ediyor mu? ya da belli kullanım alanları mı var?
Duyarlı araştırmanız için de size teşekkür ediyorum. Gerçekten Poşalar üzeirne araştırma çok az.
Araştırmanız son derece faydalı olduğunu düşünüyorum.
İyi günler iyi çalışmalar

-
-
Arş. Gör. Melike Üzüm
Başkent Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Bağlıca/ Ankara


Azat Azat 1(Tarih: 08.06.2012 16:36) :- merhaba ben çingenlerin rom kolundanım.poşa diye tabir edilen çok değerli arkadaşlarım var.sizin de yazınızı okudum ve çok beğendim.sizi yürekten kutluyorum.saygılarımla..

BİR BELGESEL KONUSU POŞALARLA İLGİLİ
Metin Balcı 2(24.05.2012 21:19) :- Konu: Belgesel; Hüseyin Bey iyi günler Ankaradan yazıyorum. Bir belgesel konusu (Poşalarla ilgili) için size ulaşmaya çalışıyorum. Bazı bilgileri danışmak ve Poşalarla ilgili detaylı bilgi almak isterim.Daha önce de mail atmıştım. İletişim için bilgilerim aşağıdadır. İletişim kurabilirsem sevinirim. Görüşmek üzere iyi günlerr Metin Balcı 0532 523 60 80 metinfm@gmail.com


ETNİĞİNDEN UTANÇ OLMAZ
Öztürk Acun (20.06.2012 19:23) :-Etniğinden utanç olmaz. Kimin saf olduğunu kim bilir? Bunu kim iddia eder? LOMla ilgili yazınızı okudum. Güzel bir araştırma. Garip doğmasaydın, Lom olmasaydın üretebilir miydin? Başarılı olabilir miydin? Ne olmuş yani ha Lom ha Poşa, ha Kürt, ha Tat, Azeri! ..Ne farkı var? Yüreğine sağlık canım kardeşim. Sen üretmeye devam et...



Kimden: DiLEKCi (Bay, 39)
Kime: lom08
Tarih: 12.07.2012 09:02 (GMT +2:00)


Konu: Biz Kardeşiz!



Anamız Havva Babamız Adem
Aslında Tüm Canlar Biz Kardeşiz!
İçimizde ki (BEN) e yenik düşmüş
Nefsimizce Kirlenmiş, Hırsımızca Kirletmişiz
Ama Unutmayın, İşin Özünde Biz Kardeşiz...
Sevgiyle Kalın


Biz Kardeşiz

Ayrı olsa da renklerimiz, tek bir rengi giyer gideriz
El ele tutuşmasak da bir defa, toprak olur tek bedene gireriz.
Sen görmezsin beni, ben tanımam seni, dün ben diyenler bugün nerede? hani?
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz bir anadanız.


Tertemiz geliriz dünyaya, nefsimizce kirlenir, hırsımızca kirletiriz
Ölünce ağlar, öldürünce seviniriz, paylaşmayı bilmez, hep savaş ederiz
Gencecik fidanları dalında soldurur, anaların göz pınarlarını kuruturuz
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz bir babadanız


Bir parça zaman bir yudum nefes, bize ait olan tek değerimiz
İster dilenci ol istersen kral, zamanın karşısında boyun eğeriz
Sonunu belli bu filmi hep birlikte izleriz, peki niye farklı sonlar bekleriz?
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz kardeşiz


HÜRREM DİLEKCİ
23.04.2008 (00:40)

Zeynep Eremciler 24 Aralık 15:30
hüseyin abi poşalara yazdığın deyimi çok beğendim nerde o eski insanlar nerde süleyman usta nerde
hüseyin abi poşalara yazdığın deyimi çok beğendim nerde o eski insanlar nerde süleyman usta nerde
Zeynep Eremciler 24 Aralık 15:39
nerde tezek kokan katmer yapan o guzel eller nerde

Sayin Hüseyin Gezer, merhaba, interneti Posalar hakkinda tararken tesadüfen isminizi buldum. Anlayadigim kadariyla Arhavi'de oturan Savsat'li bir Lomsunuz. Ben Alman bir etnologum. Çalisma alanlarim arasinda hem Çingeneler hem de yöre olarak Dogu Karadeniz bölgesi yer aliyorlar.Eylül'ün ortasinda yine Savsat bölgesinde dolasmaga düsünüyorum. Oradaki Posalar'in durumu ilgimi çeker. Savsat'tan sahile inip Arhavi'deki arkadaslarima da ziyaret etmek istiyorum. O firsatta sizinle de tanismak isterdim, sizin de ilginiz varsa eger. O zaman Arhavi'de olacak misiniz? Sizden cevap almak umuduylaRen nehrinin kenarindan Karadeniz kiyisina selamlar, saygilar. Rüdiger BenninghausKöln (Almanya) http.//www.rbenninghaus.de


Kimden: Öztürk Acun (Bay, 57)
Kime: lom08
Tarih: 30.06.2012 21:54 (GMT +2:00)


Konu: Okuduklarım



Şavşat com'da yazdığın öyküyü büyük bir beğeni ile okudum. Ne kadar zorlu hayatı yaşadığın ve güçlü mücadele verdiğini burukça anladım. Hepimiz yokluk içinde sefillri oynamışız. Beyni ol yaşadıklarının ne diyeyim kardeşim. seni festen,comlardan takip ediyorum

Nurettin Demir (ndemir@baskent.edu.tr) 26.03.2013 Kime: lomlom08@hotmail.com

Kimden: Nurettin Demir (ndemir@baskent.edu.tr)
Gönderme tarihi: 26 Mart 2013 Salı 12:43:33
Kime: lomlom08@hotmail.com

Dikkatli olun! Bu gönderen, sahtekarlık algılama denetlememizi geçemedi.
İçeriği göster

Hüseyin Bey merhaba,



Başkent Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesiyim. Ben Poşaların dili ve kültürü hakkında TÜBİTAK' destekli bir proje yürütüyorum.

Asistanım Çankırı Poşaları hakkında Yüksek Lisans tezi hazırladı. İnternette sizin yazdıklarınızdan çok yararlandık. Ama daha fazla fikir alışverişinde bulunmak için sizinle temasta olmayı arzu ediyorum.

Mesajıma cevap verebilirseniz çok mutlu olacağım.

Selam ve saygılar

Nurettin Demir
(15.07.2013 15:48)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baylom08 Offline
lom08
Bay, 58
Artvin
Poşa (LOM) /HÜSEYİN GEZER

HÜSEYİN GEZERLE İLETİŞİM: lomlom08@hotmail.com

ÖTEKİLEŞTİRME İNSAN YAŞAMINA ÖRÜLEN DUVARDIR/ HÜSEYİN GEZER

İnsanı insan yapan insana ve insanlığa bakış açısıdır. Diğer insanları ötekileştirenler, insanlık onurundan ve insanlık erdeminden geri kalmış insanlardır-noksan insanlardır.Başkasını küçük görenler,alaya alanlar...kendi küçük taraflarını ve alaya alınacak taraflarını gizlemek içindir.Herkes kendi kendine sorsun: Ötekileştirme nedir-ne değildir? Ötekileştirme kimlere yarar sağlıyor? Kime zarar veriyor? Ötekileştirmenin yararı mı fazla-zararı mı fazla? İnsanlık bu hastalıktan-illetten nasıl kurtulur?

Ötekileştirme:Küfretmedir,hakarettir,aşağılamadır...

Kendi insanlık değerinin yükselmesi,karşındaki insana verdiğin değer kadardır! ?

Yanıbaşındaki kaynağa gitmeden, aslı olmayan-asıl olmayan kaynağa baş vurmak onu kaynak göstermek ne kadar doğrudur? Doğru olan yanıbaşındaki kaynağa en kolay yoldan ulaşmaktır! ..Elbette yanlışlar da olacak,doğrular da olacak...Ama yaşamı seyretmeden yaşamı daha güzelliklere taşıma savaşı içinde olacağız!

İbn Haldun:-Gerçekte ise,doğuştan gelme üstünlük diye bir şey yoktur.

Prof. Dr. Süleyman Ateş(1001 Soruda İslam) adlı kitabın 481.sayfasında şöyle diyor:-Kuranda üstün veya kutsanmış ırk yoktur...insanlar hep aynı atadan anadan gelmişlerdir.İnsanların yaratılışı aynıdır.Üstünlük yoktur.Peygamberimiz:-Arabın yabancıya,yabancının Araba,siyahın beyaza,beyazın siyaha bir üstünlüğü yoktur-. Üstün ırk Kuran düşüncesine aykırıdır.

Prof. Dr. M. Şevki Aydın(Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı) : Diyanet Aylık Dergi(226. Sayı Ekim 2009) nin 19. Sayfasında şöyle diyor:-...ÖTEKİLEŞTİRME:...her dışlayıcı yaklaşım, sahibinin daima başkalarının yanlışlarını araştırmakla, başkalarıyla uğraşmakla, onları değerlendirmekle meşgul olmak suretiyle kendini ihmal etmesine neden olacaktır.Kendiyle ilgilenmeyen kişi, elbette kendi kusurlarını göremeyecek, onları giderme ihtiyacı duymayacaktır.

Abdülaziz Abdülkadir Kamil/İslama Göre Irklar ve İnsanlar adlı kitabında şöyle diyor:-İnsanların huzuru,her rengin başka renge,her dilin öteki dile,kısacası her ırkın başka ırka saygı duymasıyla gerçekleşecektir.Irkçılık, insanlığın renk cümbüşünü yansıtan bu uçsuz bucaksız bahçeyi tek renge indirme, dolayısıyla da çölleştirme çabasından başka bir şey değildir.
Yazarın bu görüşüne de en içtenliğimizle katılıyoruz.

Karl Marks(Marx) diyor ki:-Yoksul kesimi orta yaşam alanına yükseltelim ki insan olduğunun ve insan olmanın getirdiği insan haklarının bilincine varsın.Varsılı(zengini) yani zengin kesimi de orta yaşam alanına çekelim ki malın-paranın esaretinden(köleliğinden) kurtulup özgürlüğüne kavuşsun-diğer insanlardan bir farkının olmadığının farkına varsın-kendi olarak yaşasın! ..

Cüneyd-i Bağdadi:-Sabır,yüzünü ekşitmeden acıları yudumlamaktır.


POŞA VEYA LOMHÜSEYİN GEZER

Poşa sözcüğü,Poşa halkından olmayanlar tarafından LOMLARa takılmıştır.Poşalar kendilerine LOM derler.Poşa sözcüğüne karşı çıkış ve kabullenmeme bundan kaynaklanmaktadır.Poşa sözcüğü LOMLARı küçük düşürme ve alaya alma amacıyla kullanıldığı için bu Poşa sözcüğü LOMLAR arasında rağbet bulmamıştır! ? Ama gün geçtikçe Poşalar, Poşa adlandırmasından rahatsızlık duymamaktadır...Poşaların yakın akrabaları başka kentlerede göç ederek, oralarda yaşıyorlar(işi dolayısıyla,görevi dolayısıyla,taşınmaz mülk edinme dolayısıyla,eğitim dolayısıyla,iş yeri açma dolayısıyla,başka kültürden insanlarla evlenme dolayısıyla...) :İstanbula,Ankaraya,İzmire,Bursaya,Mersine,Almanyaya...vb.
Lom kimdir? Lom ne demektir? Lom veya Lomlar; Kafkaslarda ve Türkiyenin bir çok yerinde yaşayan bir halktır ve halk topluluğudur.Lomun sözlük anlamı:Geçen,yolgeçen,zorluklara-güçlüklere dayanabilen,güçlü olan Kafkasların çeşitli yerlerinde yaşayan bir halk ve halk topluluğudur.Artvinde,Erzurumda,Bayburtta,Erzincanda,Gümüşhanede,Karsta, Vanda, Nevşehirde, Kırşehirde,Bursada, İstanbulda, Rizede,Trabzonda, Samsunda...ikamet edenler vardır.

Ortak yaşam alanına Poşalar saygı duyarlar.

Poşa olmak veya Poşa olmamak insana bir avantaj sağlamaz; insan olmak avantaj sağlar.

Lomlar konuksever insanlardır,bir lokma ekmeklerini herkesle paylaşırlar...


POŞALARIN(LOMLARIN) TARİHİHÜSEYİN GEZER

Poşaların geçmiş tarihi; bölgedeki,Kafkaslardaki halkların tarihi ile aynıdır; Anadoludaki tarihide yine diğer halkların tarihi kadar eskidir.Aslında Perslerin(Arapların) istilasından beri Poşalar Kafkaslarda vardır,Türkiyede vardır.Poşalar üçbin-dörtbin-beşbin yıldır bu topraklardadırlar ama Kızılderililerin durumuna düşmüşlerdir kendi bölgelerinde.Yok Türkiyeye şuradan geldiler,yok Türkiyeye buradan geldiler gibi bir sürü görüşler var:Bir kısmı Acaradan,bir kısmı Dağıstandan,bir kısmı Ahıskadan,bir kısmı Ermenistan ve Nahcivan üzerinden,bir kısmı İran-Irak-Suriye üzerinden,bir kısmı Trakya üzerinden Türkiye topraklarına geldiler...Peygamberler döneminde de Anadolu toprağında,Türkiye toprağında da Poşalar yaşamlarını sürdürmüştürler.Poşaların ataları Adem Peygamberin oğullarından biridir,büyük atalarıda Adem Aleyhisselamdır,aksini inkar etmek dinsel inancın inkarıdır.Poşalar Habilin oğullarıdır,Habilin töreğidir. Allahın toprağına çit çevrilmesine karşı çıktığı için,Allahın toprağını işgal eden Kabil tarafından öldürülmüştür.Rusyada Lenin 1917 Ekim Devrimini gerçekleştirdikten sonra bir grup Poşa daha:-Dini baskı göreceğiz,dinimiz elden gidiyor! Kaygısıyla Türkiyeye gönüllü göç etmişlerdir.

Tek parti döneminde zorunlu yol çalışmalarına ya bilfiil katılacaktılar yada çalışma tutarı kadar para yatıracaklardı.Niyazi Yelkenci, yol parasını yatırıyor.Ancak parayı alan görevli dip koçana bir şekilde işlememiş.Çuğazelere jandarmalar geliyor.Parayı yatırmadığını söylüyorlar ve tüfeğin dipçikleriyle dövmeye başlıyorlar.Çocukları ağlaşıyor.Anası,Gülseher Nene, jandarmalara yalvar yakar ediyor.Jandarma süngüyü sallayıp nineyi uzaklaştırmak isterken süngü ninenin karnına ve barsaklarına saplanıyor. Nine orada ölüyor.

Kore Gazisi olmuş ve gazi madalyası almış Poşalarda var:Nazim Eremciler,Sıddık Gezen...Korede şehit olmuş Poşalarda var.
Rabatta(Köprülü Köyü) ,Tavzette(Okurlar Mahallesi) 1915 ve öncesinde Poşalarla Ermeniler birlikte ikamet ediyorlarmış.Cevri Yıldız dediki:-Ermeniler,Poşalara Müslüman kardeş diye hitap ederlerdi...


POŞALARDA(LOMLARDA) KÜLTÜRHÜSEYİN GEZER

Poşa Kültürü bir okyanustur.Benim yazdıklarım bu okyanusun içinde bir damladır.

Türkiyede egemen kültürle,Poşaların kültürü bir bütünlük içindedir; Poşaların kültürü, egemen kültürden farklı değildir(folklorik oyunlar,dinsel inanışlar,Türkçe Dil, milli gelenek ve görenekler, hoşgörü...) .Poşalar, egemen kültürle bütünlük içinde oldukları için, o kültürün içinden geldikleri için uyum sorununda fazla sorun yaşanmaz.Elbette her insan,her halk kendi olmak kendi gibi yaşamak ister. Ama Poşaların ayrı yaşayacak bir şeyleri yok! Cenaze törenleri,dini bayram törenleri, milli bayramlara katılma arzuları hep aynı, değişen bir şey yok! Türkiye neyse Poşalar odur.Herkesin yararlandığı, katıldığı, zevk aldığı kültürel etkinliklerden Poşalarda yararlanıyor,katılıyor,zevk alıyor.Genel kültürün haricinde Poşalara özgü farklı bir kültürleri yoktur.Belli bir kültürel etkinliği gerçekleştirmek için sadece Poşalar bir araya gelmez, kültürel etkinlikleri herkesle ortaktır.Poşalar kültürlerini yaşamakta sorun yaşamıyorlar.Değişen yaşam koşulları, Poşalarında kültürlerinde değişikliğe neden oluyor.Poşaların kültürü, Türkiye kültürüdür.Poşalar, yeni nesillere aktaracağı kültürü Türkiye kültürüdür.Poşaların kendilerine özgü kutladıkları özel bir günleri yoktur.

Poşalar ari bir kültüre mensup değildir, melez bir kültüre mensupturlar.Diğer kültüre mensup olanlardan kız almışlardır, kız vermişlerdir.Poşalar farklı kültürlere karşı özel davranış geliştirmemişlerdir. Farklı kültürlerde Poşalara karşı özel bir davranış geliştirmemişlerdir.Poşalar,kendi grubunun ve kültürünün dışındaki gruplarlada, kültürlerlede bir arada yaşarlar,sorun yaşamazlar.Her dönemde bu evlilik olayları devam etmiştir, devam ediyor.Poşalar,farklı kültürden olan insanlarla her zaman dost olur,arkadaş olur.İnsanları yadırgamazlar.

Poşalar hem grubunun hemde kültürünün dışındaki kültürlerlede bir arada yaşarlar.

Poşalar kendi kültürlerine ait olmaktan güven duydukları gibi başka kültürlerin varlığındanda güven duyuyorlar.Diğer kültürlerden insanlarıda aynı ailenin bireylerinden biri gibi kabul ederler.

Yaşadığı yerde Poşalarda diğer kültürlerden etkileniyorlar, diğer kültürlerde Poşalardan etkileniyorlar,her şeyin bir birini etkilediği gibi.

Poşalar, yaşam tarzını değiştirip farklı bir kültüre üye olanları hoşgörüyle karşılarlar.Poşalar, kendi kültürlerini tanıtma çabası içinde olmamışlardır çünkü Poşaların kültürü Türkiyede yaşanan ortak kültürden farklı değildir.Çünkü Poşaların kültürünü Türkiyenin ortak kültüründen ayırt eden kendine özgü bir özelliği yoktur.

Poşalarında dertleri,üzüntüleri, sevinçleri...vardır.

POŞALARDA KABİLECİLİKHÜSEYİN GEZER

Poşalarda kabilecilik vardı:

1-Kabile adını en yaşlısından alırdı(bu kadın, erkek farketmezdi) :

A) Kemaller Kabilesi(adını kabile büyüğü Kemal Ağadan almıştır) .

Kemal ince kemalince

Bir kılı kırk yarsan

Yine Kemal ince

B) Şöhretler Kabilesi(adını Şöhret Nineden almıştır) .

C) Rağupoğuları Kabilesi(adını Rağuf Ağadan almıştır) .

Ç) Serdarlar Kabilesi(adını aile büyüğü Serdar Dededen almıştır almıştır) .

D) Şehveletler Kabilesi(adını aile büyüğü Şehvelet Dededen almıştır) .

E) Hünkerler Kabilesi(adını aile büyüğü Hünker Neneden almıştır) .

F) Mahiriler Kabilesi(adını aile büyüğü Mahiri Dededen almıştır) .

G) Şahbazlar Kabilesi(adını aile büyüğü Şahbaz Dededen almıştır) .

Ğ) İbolar Kabilesi(adını aile büyüğü İbrahim Dededen almıştır) .

2-Kabile adını ikamet ettiği mahalleden veya yerden almıştır:

A) Roklar Kabilesi(Şavşatın Çiçvet-Cicçvet Köyü/Roklar Mahallesinden adını almıştır) .

3-Kabile adını bir sebzeden almıştır:

A) Çitiler Kabilesi(çiçmat bitkisinden bozulma bir sözcük) .

4) Kabile adını kavgacılığından,gücünden almıştır:

A) Yedibelalar Kabilesi.

POŞALARDA(LOMLARDA) AKRABACILIKHÜSEYİN GEZER

Akrabalık bağlarına saygılıdırlar.Akraba ziyaretine önem verirler.Aile içi yardımlaşma,akraba arasında yardımlaşma vardır.İyi günlerinde, kötü günlerinde maddi ve manevi desteği akrabalarından görürler.Devletten hemen hemen pek destek alamazlar.Akrabalarının dışında devletten yardım bekler ama bu bekleyiş boşa çıkar devamlı... En önemli moral sözleri:Allaha şükür.Allah büyüktür.Allah ne yazmışsa o olur.Acın mezarı görülmemiştir. Allahtan umut kesilmez...

POŞALARDA KARARLAR NASIL ALINIR? HÜSEYİN GEZER

Poşalarda kararlar tek başına alınmaz, kararlar aile içinde görüşülür, ailede herkesin görüşüne yer verilir.Ataerkil aile yapısı egemen olmasına rağmen aile içi demokrasi en iyi şekilde işler.Her zaman orta yol bulmaya çalışılır.Lider kavramı ve kararı çok önem taşımaz,bunlar gölgede kalmış kavramlardır.Evde mutlak karar sahibi yoktur,karar ortak alınır.Karar alınırken kadınlarda söz sahibidir.Sorunların çoğu kendi aralarında görüşülerek çözülür, genellikle iyiye bağlanır. Üç günden fazla küs gezilmez inancı yaygındır.

POŞALARDA(LOMLARDA) EKONOMİHÜSEYİN GEZER

Bir Poşaya:

-Ekonomik yaşamınızı kısaca anlatır mısınız?

Deseniz,hemen şu yanıtı alırsınız:

-Yeryüzünde en az yer-yurda sahip olan,gariban,Allahtan başka sahibi olmayan bir topluluğuz,bir halkız! ..

Der.

-Bizim için geçim öldü!

Derler.

Poşalar, yaşadıkları yerlerde olanaklardan tam olarak yararlanamıyorlar.Poşaların geçim kaynakları yetersizdir.

Suç altın olsa kimse sahip çıkmaz.Yoksulluk Poşaların suçu değil,Poşaları yoksul ve geri bırakanlar egemen sınıflardır.Poşaların tarihteki yerini ve konumunu egemen sınıflar belirlemişlerdir.Poşaları bu hale getirenler suçlarını kabul etmezler ve utanmazlar.Asıl suçlular utanmıyor,Poşalar neden utanacak? ! ..Allah bu dünyayı kimsenin tekeline sunmamıştır,bütün yaratıklar yararlansın diye sunmuştur.

POŞALARDA(LOMLARDA) KADINLARIN ÇALIŞMA ALANLARI:

Poşaların ekonomik yaşamlarında en büyük zorluğu çocuklar ve kadınlar çekiyor.

Poşalar'da kadınlar da çalışıyor:Öğretmen,hemşire,tıbbi sekreter,ebe,inek besiciliği,sebze yetiştiriciliği,merdiven temizleme,hizmetli,sekreter,iş yerlerinde tezgahtar,çocuk bakıcılığı, yaşlı insanlara bakıcılık yapanlar,yovmiye ile çay toplayanlar,ev temizliği yapanlar, el işi örüp satanlar,köy pazarlarında sebze tohumları ve çeşitli gıdalar satanlar...Poşalar'da bohçacılık ve bohçayla ticaret yapma geleneği-göreneği-olgusu yoktur,görülmemiştir.

Poşaların emekli sandığından,sskdan,bağ-kurdan sosyal güvencesi olanlar var.Yeşil kartlı olanlar var, sosyal güvencesi olmayanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) MESLEKLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar, mesleklerini emek ve uğraşıları sonucu elde etmişlerdir:Okuyarak,bir ustanın yanında çalışarak...Poşalarda ekonomiye çeşitli şekillerde katkıda bulunan bir güçtürler.Mesleğini icra ettikten sonra farklı yaptıkları işlerde vardır:Hayvancılık yapanlar,süs eşyası yapanlar,halk eğitim kanalıyla yetişkinlere okuma yazma kursu verenler,halk eğimi kurslarına devam edenler,kuran kurslarına devam edenler...vb.

Eğitim sonucunda Poşaların elde ettikleri görev alanları ve bu alanlarda yaptıkları görevler şunlardır:Doçent doktor,Öğretim görevlisi(çeşitli üniversitelerde) ,öğretmenlik(çeşitli liselerde,ilköğretim okullarında) ,okul müdürlüğü,okulda müdür yardımcısı,orman mühendisleri,tekstil mühendisleri,doktor,hemşire,ebe,sağlık memuru,veteriner,savcı yardımcısı,cami imamı,orman muhafaza memuru,polis,diş teknisyeni,laboratuvar teknikeri,elektrik teknisyeni,iktisatçı,çeşitli memurluklar(bankalarda,sgkda...) ,assubay,jandarma uzman çavuş,özel güvenlik görevlisi,belediye çavuşu,tahrirat katibi,belediye yıkım çavuşu,hizmetli memur,muhtar,muhtar azası...Sürekli işi olan Poşalar var, mevsimlik işte çalışan Poşalar var, ara işlerinde çalışan Poşalar var, işi olmayan -işsiz Poşalarda var...

Poşaların daha değişik alanlarda ekonomik yaşamlarına katkıda bulundukları ve çalıştıkları çalışma alanları şunlardır:

A) Çay fabrikalarında işçi çavuşluğu,çay toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

B) Fındık toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

C) Kadrolu işçilik,orman işçiliği,fidanlamada çalışanlar,ücret karşılığı meyve ağaçlarına aşı yapanlar,inşaat işçiliği,belediye temizlik işçiliği,belediye inşaat işçiliği.

Ç) İnşaat ustası,kartonpiyer ustası,saten alçı ustası,balta-keser-bıçak yapan ustalar,tüfek tamirciliği yapan ustalar,sıvacılar,bina boyacıları.

D) Kalorifer yakma,kapıcılık,ev temizleme,merdiven silme,tuvalet temizlikçisi,hamallık yapanlar,yarıya ceviz dökenler...

E) Şoförlük,muavinlik,otobüs yazıhanelerinde yazıcılık,arabasıyla arabacılık yapanlar.

F) Yol yapımında tabancacı,makine operatörü,silindir operatörü.

G) Elektrik tesisatı döşeyenler,su tesisatı döşeyenler.

Ğ) Gazino ve otel çalıştıranlar,galericiler(oto alım-satımı yapanlar) ,kunduracılar,bakkal çalıştıranlar,işportacılar,kahvehane çalıştıranlar,pazarcılık yapanlar,değnek satanlar...

H) Çeşitli sanatsal faaliyetlerde bulunanlar(şairler,öykücüler,kitap yazanlar,gazete dağıtımı yapanlar,saz çalan ve söyleyen aşıklar,türkücüler,davul-zurnacı-meyciler...) vb.

I) Çeşitli yerlerde ve kurumlarda bekçilik yapanlar.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvan besiciliği yapan,bunların ticareti ile uğraşan Poşalar var.Çobanlık yaparak geçimini sağlamaya çalışanlarda var.At alım-satımı yapanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) EKONOMİK KOŞULLARINA ÖRNEKLER/ HÜSEYİN GEZER

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden Poşalardan 90(doksan) aile üzerinde yaptığım araştırmada:Hepsinin konutu ve bahçesi var,tarlası olanda var,aileye yetecek kadar meyve ağaçları var,ufak-tefek sebze yetiştirende var.Yaşamlarını şu ekonomik koşullarda yürütüyorlar:

Emekli öğretmen:2 kişi.

Defterdarlıktan emekli şef:1 kişi.

Almanyadan emekli:1 kişi.

Karayollarından emekli:3 kişi.

Bağ-kurdan emekli:1 kişi.

Belediyeden emekli:2 kişi.

Çay fabrikasından emekli:24 kişi.

Hizmetli memur emeklisi:2 kişi.

Bilgisayar mühendisi(çalışıyor) :1 kişi.

Çay fabrikasında eksper(çalışıyor) :1 kişi.

Orman dairesinde şef(çalışıyor) :1 kişi.

Orman muhafaza memuru(çalışıyor) :2 kişi.

Polis(çalışıyor) :1 kişi.

Elektrik teknisyeni(çalışıyor) :2 kişi.

PTTde memur(çalışıyor) :1 kişi.

Okulda hizmetli memur(çalışıyor) :3 kişi.

Okulda kadrosuz hizmetli(çalışıyor) :2 kişi.

Belediyede işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Çay fabrikasında işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Camide temizlikçi(çalışıyor) :1 kişi.

Duvar-yapı-bina ustası:6 kişi.

Su tesisatı döşeme ve tamircisi:3 kişi.

Badana-boya ustası:3 kişi.

Büyükbaş hayvancılık yapan:3 kişi.

İnşaat malzemesi satanların yanında çalışan:11 kişi.

Halı sahada çalışan:1 kişi.

Kahvehane çalıştıran ve çalışan:2 kişi.

Çeşitli vasıfsız işlerde çalışan(hamal) :5 kişi.

Taksicilik yapan:2 kişi.

Gazinoda garson ve temizlik işçisi:3 kişi.

Bıçak yapan-motor tamir eden:3 kişi.

Ayakkabı boyacısı:1 kişi.

Yakınlarının maaşlarından-sakatlık maaşından-çeşitli yardımlardan yararlanan:4 kişi.

Poşaların hemen hemen hepsinin taşınmaz bir mülkü vardır.


POŞALARDA(LOMLARDA) ÖNCEKİ EKONOMİK YAŞAMLARI VE ÖNCEKİ EL SANATLARIHÜSEYİN GEZER

Poşaların önceki ekonomik yaşamlarını oluşturan zanaat uğraşılarınıda şöyle sıralıyabiliriz:

1) Çay kaşığı,şeker tutma maşası,kültabağı,tuzluk yapıp satarlardı.

2) Biz,yuvarlak biz,çançik bizi,köşeli biz yapıp satarlardı.

3) Pergel bığçısı,gelberi,külek egme bırğısı,bırğı teknesi yapıp satarlardı.

4) Testere,ege(eğe) ,baskı,deve boynu,tezgahta denen örgü makinesi(elek yapımında kullanılan) ,çark kulakları...gibi araç-gereç yapıp satarlardı(diğer araç-gereç yapımında kullanılırdı) .

5) Gazyağı ile yanan el lambaları yapıp satarlardı.

6) Ceviz ve köknar kökü açıp satarlardı(külek dibi bağlamak için...) .

7) Çıkçıka,yürüyen kuş,cambaz,ıslık...gibi çocuk oyuncaklarını ağaçtan yapıp satarlardı.

8) Egirşahğ,ig,oklava,teşi...yapıp satarlardı.

9) Ücret karşılığında at,öküz,katır,eşek...gibi hayvanları nallarlardı(nal çakarlardı) .

10) Hayvanlara eğer ve göğüslük yapıp satarlardı.

11) Yarıya kab(bedevreden) yaparlardı.Etnik kökeni farklı olan aileler bedevre açar,Poşalara yarıya yaptırırdılar(külek...) .

12) Ehteriya(eğhteriya) alım-satımı yaparlardı:Dikiş ignesi,tobdi(kancalı iğne) ,piçka(kibrit) ,dikiş ipliği,çuvalduz...

13) Soba önüne konan odunluk(tenekeden) ,soba,kürek,katilik(tenekeden) ,astam(soba küreği) ...yapıp satarlardı.

14) Ayakkabı,çarık yapıp satarlardı; lastik tamiratı yaparlardı(çarkla lastik silinir,silisyonla yama yapıştırılırdı) .

15) Kemikten bıçak sapı,kemikten tabanca sapı yapıp satarlardı.Bıçaklara-tabancalara kın yapıp satarlardı.Çelikten çeşitli bıçaklar(kama,satır,hançer,çakı bıçağı,ekmek bıçağı,iş bıçağı...) yapıp satarlardı.

16) Nuska şeklinde kolyeler(içine nuskada konurdu) ,kadınlara süs eşyası olarak çeşitli kolyeler,küpeler,yüzükler(gümüşten-sarıdan-altından...) ,yüzüklere savat denen süsleme yapılırdı(kaşlı yüzük,halğa yüzük,Çerkez enli halğa yüzük,hatem yüzük...) yapıp satarlarlardı.

17) Külek,kolopa,sağan küleği,kap,ekşi hamur kabı,maran,kod,davulluk,kasnak,salte,urva kabı yapıp satarlardı.

18) Tarak(yün tarağı,sakal tarağı,saç tarağı,sirke tarağı,bit tarağı...) yapıp satarlardı.Taraklar manda ve keçi boynuzundan yapılırdı.

19) Kaynakçılık yaparlardı(sarı kaynakçılık...) ,bakır kabları tamir ederlerdi,bakır kabları kalaylarlardı,eski kap-kacakları tamir ederlerdi.

20) Hayvan derisinden,ağaçtan kalbur yapıp satarlardı(sırım kalburu...) .

21) At kuyruğundaki kıllardan,ipekten,naylondan elek yapıp satarlardı(süt süzme eleği,çadi unu eleği,buğda unu eleği...) .

22) Ağaçtan ve naylondan sepet yapıp satarlardı(sele,yün sepeti,ekmek sepeti,sepet...) .

23) Katır satımıyla uğraşan Poşalarda vardı.

POŞALAR(LOMLAR) MİZAHTAN HOŞLANAN BİR HALKTIR/ HÜSEYİN GEZER

Poşalar hep acılarla,hep çaresizliklerle boğuşmuş acıyı bal eylemiş insanlardır.Yaşamları hep girdapların,labirentlerin,çıkmaz sokakların içinde sürüp gitmiştir...Yinede yaşama ve insanlara karşı sevgiyle gülmeyi,insanları sevmeği başarmış,insan sevgisiyle dopdolu,çevresindekilere saygılı bir halktır! ..Kimseye kin tutmazlar! ..Başkaları için ufak-tefek,basit görünen şeylerden Poşalar mutlu olmayı başarabiliyorlar.Mizahtan,şakalaşmadan hoşlanan bir halktır.Karşıdaki insanların sevinmesinden mutluluk duyarlar! ..

POŞALARDA(LOMLARDA) ASKERLİK VE ASKER UĞURLAMAHÜSEYİN GEZER

Poşalar askerliği severler,askeri severler,askere saygı duyarlar,askerden kaçanı sevmezler... Poşalarda askerden kaçma olayı yok denecek kadar çok azdır.Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır.Askere gidecek gençleri,komşuları imkanları dahilinde davet ederler,yemek yedirirler,askerlik anılarını anlatırlar,askerliğin her gencin geçeceği bir köprü olduğu vurgulanır,küçük çapta eğlenceler düzenlenir:Türküler söylenir,şarkılar söylenir,oyunlar oynanır...Askere gidecek gence,askerliğini yapmış yakın akrabaları silah kullanma ve silah atma talimleri yaptırırlar.Askere uğurlanacak gence herkes maddi imkanları dahilinde para verirler.Askere uğurlarken dualar ederler! ...Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır. Devletini,milletini sever,tüm insanları sever! Devletine ve milletine hiç bir zaman hiç bir koşulda ihanet etmez,silah çekmez...

Kanunlara saygılıdırlar.Devletin hangi kademesinde olursa olsun devlet memuruna ve görevlisine saygı duyarlar.Ayağa kalkma-önünü ilikleme yaşamları boyunca sürdürdükleri bir saygı anlayışıdır...


DEVLET YETKİLİLERİ ÖNYARGILI OLARAK POŞALARIN SORUNLARIYLA İLGİLENMİYORLAR/ HÜSEYİN GEZER


İle gelen vali,ilçeğe gelen kaymakam,nahiyeye gelen nahiye müdürü,emniyet amirleri ve diğer görevliler,bakanlar,milletvekilleri hiç bir zaman Poşaların ikamet ettikleri mahallelere uğramazlar,hal hatır sormazlar,sorunlarıyla ilgilenmezler,önyargılı olarak Poşalara karşı hareket ederler(boşvermişlik anlayışı...) .


POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN CEVDET SUNAYA BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar bir çok kez yaşam koşullarının düzeltilmesi için gerek yüzyüze şifaen gerekse dilekçe ile sorunlarının çözülmesi için devlet yetkililerine baş vurmuşlardır.Bunlardan biride cumhurbaşkanı Cevdet Sunaydır.Sunaya iletilen şudur:

-Bulgardan,Yunandan,Iraktan,Yugoslavdan...adam getirip-yerleştirip her türlü imkanı sağlıyorsunuz...Biz bu memleketin insanı her türlü haktan mahrum bırakılıyoruz? Askerlik dediniz koşa koşa seve seve yaptık! Oy istediniz oy verdik! Yol yapımında çalıştırdınız itiraz etmeden çalıştık! Kanuna uy dediniz uyduk! Kendi imkanlarımızla vergi dediniz verdik! Daha ne yapalım? Biz insan değil miyiz? Biz vatandaş değil miyiz? Çare ne?

POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN SÜLEYMAN DEMİRELE BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,1960lı yıllarda Başbakan Süleyman Demirele sorunlarının çözümü için yüzyüze hem dilekçe sunarak,hem şifaen anlatarak yardım isterler. Demirel, karlı Karçal ve karlı Kaçkar dağlarını göstererek:

-Bu dağlarda kar birdenbire mi eriyor,yoksa zamanla yavaş yavaş mı eriyor?

Poşalar,Demirelin bu sorusuna şöyle yanıt veriyorlar:

-Karlar yavaş yavaş eriyor.

Demirelde Poşalara:

-İşte böyle! Sizin sorunlarınızıda yavaş yavaş çözeceğiz.Diyor ve yurt gezisine devam ediyor.

POŞALARDA(LOMLARDA) EĞİTİMHÜSEYİN GEZER

Poşalar önceki yaşamlarında eğitimsizliğin acısını çok çekmişlerdir.Bir örnek verirsek:Poşalar aralarından bir temsilci seçerek sorunlarını dile getirmesi için ilin valisine gönderirler,adam sorunlarını valiğe iletir.Yazdırdıkları dilekçeği valiğe uzatır,vali temsilcinin konuşmasını ve fiziki durumunu beğenmiştir.Dilekçeği kabul edeceğini ancak dilekçeğe adamın imza atmasını ister,adam imza atmasını bilmediğini,okuma-yazma bilmediğini söyler,vali:

-Eyvah! Senin gibi adam nasıl olurda cahil kalır? ! Der.


POŞALARDA OKUMA YAZMA HÜSEYİN GEZER

Poşalar okumayı severler,bazı ötekileştirme çabaları içinde olanların yüzünden Poşaların çoğunluğu eğitimde çeşitli olumsuzluklarla karşı karşıya kalırlar.Ama bütün bu olumsuzluklara karşın Poşalarda çağın koşullarına göre diğer topluluklara ayak uydurmak için ellerinden gelen okuma çabalarını sürdürüyorlar.Üniversiteden çok az bir bölümü nasiplenebiliyor.Çeşitli liselerden yararlananlar nüfus oranının yarısıdır.Çoğunluk ilköğretimden nasibini almaktadır.Poşaların eğitim ve okul çabaları devlet tarafından desteklenirse,başarı oranı daha yüksek olacaktır.

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden 201(ikiyüzbir) Poşa kökenli vatandaşımız üzerinde yaptığım okuma-yazma durumunu belirleyen şu sonuçları elde ettim:

Maçarelta(Macarelta) 201 kişi/2006 yılı:

Üniversite mezunu:5 kişi.

Lise mezunu:17 kişi.

Liseden terk:3 kişi.

Ortaokul mezunu:8 kişi.

Ortaokuldan terk:8 kişi.

Ortaokulda okuyor:11 kişi.

İlkokul mezunu:40 kişi.

İlkokulda okuyor:32 kişi.

İlkokuldan terk:8 kişi.

Okur-yazar(kendi kendine öğrenmiş:3 kişi.

Okuma-yazma çağına gelmemiş küçük çocuklar:31 kişi.

Okumaz-yazmaz altmış yaşın üstünde:35 kişi.

POŞALARDA(LOMLARDA) SİYASAL PARTİLERE YAKLAŞIM/HÜSEYİN GEZER

Poşalar her partiye oy kullanırlar.Çeşitli partilere tercihlerine göre üye olanlarda var.Sola sempati duyanlarda var,sağa sempati duyanlarda var.Radikal partilere oy kullananlar azdır.Tercihlerini açıktan söylemekten kaçınırlar! Ama siyasete katkıda bulunan Poşalarda vardır.

POŞALARIN(LOMLARIN) OYNADIKLARI ÇEŞİTLİ OYUNLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşaların(çocuklar,gençler,yaşlılar-genel olarak) eskiden ve şimdi oynadıkları çeşitli oyunlardan bazıları:Taş kaldırma yarışı(Kim en ağır taşı kaldırabiliyor?) ,çiti-kuku oyunu,düz oynama oyunu,at yarışı(Kim daha hızlı at sürebiliyor? Kimin atı daha hızlı koşuyor?) ,güreş,koco oyunu,mila oyunu,uzağa atlama oyunu,en yükseğe ayağını vurma oyunu...


POŞALARDA(LOMLARDA) DİNİ İNANIŞ / HÜSEYİN GEZER

Poşalar yeni doğan çocuğunun kulağına ezan okurlar veya okuturlar.Müslümandırlar,İmam Azam Hanefi Mezhebine bağlıdırlar.Maddi olanakları iyi olanlar hac vazifesini yerine getiriyorlar.Tarikat şeyhlerine müritlik yapanlarda var.Adıyaman Menzile gidenlerde var.Kaderci bir toplumdur.Aşırı derecede duaya inanırlar.Bedduadan korkarlar.Vallahi-billahi diye yemin ederler.

POŞALARDA(LOMLARDA) ÖLÜM TÖRENİ VE ADETLERİ / HÜSEYİN GEZER

Ölü öldükten sonra bazı yakınları ağıt yakar,ölünün yaşarken bazı yaptıklarını sayar döker.Ölen bir annenin arkasından ağıt yakan oğlu şöyle demektedir:

-O kuru olokların keyliyeydim maracan,bize Sıriyadan küme-kesme getirirdin keylerdik! (Keylemek:Yemek./Maracan:Anacan.) .

Poşalarda cenaze evine ve cenaze yakınlarına başsağlığına gidilir,giderken en başta ekmek olmak üzere çeşitli yiyeceklerde götürülür.Cenaze sahiplerine:

-Allah sabır versin! Geride kalanların başı sağolsun! Allahın yazısına razı olacağız! Allah mekanını cennet etsin! ..Derler.Herkes cenaze evine gitmek için kendini mecbur hisseder.

Poşalar insan öldürmeği ve insanı öldüren katili sevmezler,hangi koşulda olursa olsun insan yaşamına son verilmesini hoş karşılamazlar.Poşalarda baba,anne,kızkardeş,kardeş....gibi akraba katiline rastlanmaz(Bu hususta tüm mahkeme kayıtları incelenebilir-merak edenlerce) .


POŞALARDA(LOMLARDA) MEZAR GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Ölüyü mezara gömdükten sonra üç gece mezar başında ateş yakarlar.
Mezarları cuma günlerinde ve bayramlarda ziyaret ederler; fatihayı ve çeşitli duaları okurlar.Eskiden Perşembeyi Cumaya bağlayan akşama Cuma akşamı derlerdi,o akşam ölülerin ruhu evin yakınında dolandığına inanılırdı ve evde ölülerin ruhlarına gitmesi için,yağ kokusunun yayılması için yağlı yiyecekler yapılırdı,bişi(pişi) pişirilirdi.Ayrıca sahipsiz hayvanlara(kedi,köpek,kuş...gibi) yiyecek atılarak yedirilirdi,sevabının ölülerin ruhuna gitmesi için...

POŞALARDA(LOMLARDA) ERKEK ÇOCUKLARI SÜNNET ETTİRME GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Erkek çocukları sünnet ettirirler.Çocuğu sünnet ettirme anında çocuğa yardımcı olan,çocuğu tutan kişiye KİRVE denir.Kirve çok yakın akraba kabul edilir,o çocuk kirve kızıyla evlilik yapamaz,evlilik yapılmaz.

POŞALARDA(LOMLARDA) EVLENME/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda tek evlilik esastır.Poşalarda evlilik yaşı onyedi ile otuz yaş arasındadır.Poşalarda en kötü evlilik, en iyi bekarlıktan daha iyi sayılır.Allah bir kötüyü bir iyiye yazmıştır,bir kötü ile bir iyi evlenirse, iyi kötüyü idare eder-ona uyum sağlar, evlilik ipini koparmaz.Allahın emri-Peygamberin kavli ile kız istenir.Poşalarda evlenecek kıza başlık parası istenir,başlık parası istemeyen ailelerde vardır.Genellikle erkekler askerlikten sonra evlenirler.Geline çeşitli takılar takılır.Eskiden gelinlerin başına vala örtülüyordu,şimdi gelinlik giydiriliyor.Poşalarda /YÜZ AĞLUĞİ/denen bir töreleri vardır,bu günkü karşılığı:kızlık zarı demektir.Evlenen genç evlendiği kızda YÜZ AĞLUĞİ arar...Düğünlerde genellikle çalgı olarak:Davul-zurna,akordeon,org,piyano,saz... çalınır.Eskiden mey de çalıyorlarmış.Genellikle düğün salonu kiralarlar.Düğünlerde kadın erkek el ele oynar. Bazı kadınlarla erkeklerin ayrı ayrı oynadıklarıda oluyor.Düğünlerde birlikte eğlenilir.Evlilikte evlenecek genç karar verir,aile konuyu tartışır, gencin isteği doğrultusunda karar verilir.Evlendikten sonra kız evine ayakdönümüne gidilir: Bu bir hafta sonrada olur,bir ay sonrada olur... Gün sayısı önemli değil! Poşalarda genellikle evlenen çiftler ayrı otururlar. Birlikte oturanlarda var.Tek eşli bir aile yaşamları vardır.Akraba dışından evlenenlerde var,başka kültürden olanlarla evlenenlerde var...

Poşalar diğer etnik kökenlerden kız alıp kız verirler.Bu durum bazı bölgelerde daha yaygın bazı bölgelerde az görülür.

Genellikle ailenin sahip olduğu çocuk sayısı bir,iki veya üçtür.

POŞALARDA(LOMLARDA) BAZI İNANÇLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda bazı inançlar vardır:
Yüzüm kaşınıyor kimse gelecek.
Ekmek yere düştü misafir gelecek.
Elimin içi kaşınıyor bir yerden para alacağım.
Gözüm oynuyor bir kötülük çıkacak.
Maşallah de ki nazarın değmesin!
Gece tırnak kesmek günahtır.
Yılın ilk günü kimsenin evini ayaklamayacaksın!
Kac(kaj) gözlü insanların nazarı deger.
Ayağımın altı kaşınıyor bir yere yolculuk yapacağım.
Poşalarda ayağa kalkma saygı gereği zorunludur.Misafir karşılama,misafir uğurlama,gece oturmalarına gitme adetleri vardır...

POŞALARDAKaybolan bir şeyi bulmak için:(-Şeytan şeytan başını kaldır altına yastık koyayım.) Derlerdi.
Ölünün boynu yana eğilmişse(eğri ise) peşine bir kişi daha götürür.
Ölünün gözleri açıksa geride göremediği özlediği kimsesi vardır.
(LOMLARDA) GİYİM-KUŞAM VE SÜSLENMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eski yaşamlarında:Kadınlar bellerine kuşak bağlarlardı.Üç etek denilen giysiği giyen kadınlar vardı. Başlarına çit bağlayan kadınlar vardı.Bileklerine ve boğazlarına şöve boncuğu-çeşitli boncuklar bağlayan kadınlar vardı.Kadınlar tuman giyerlerdi. Saç öreği yaparlardı.Erkekler uzun bıyık bırakırlardı,bıyıklarını bükerek burarlardı(Yavuz Se
lim bıyığı örneği) .Erkek çocuklara koçor bırakırlardı(doğu kültüründe çoğu toplumlarda görülen bir alışkanlık) .
Bu gün modern giyim-kuşam egemendir.Anadolu usulü başörtüsü ağırlıklıdır.Karaçarşafa bürünenlerde var.Başı açık gezenlerde var.

POŞALARDA ÇOCUKLARA AD(İSİM) KOYMAHÜSEYİN GEZER

Poşaların çocuklarına koydukları isimlerden bazı örnekler:

A) Abdüssamed,Celil,Delil,Mikail,İsrafil,Yusuf...

B) Ali,Hasan,Hüseyin,Şahsenem,Şahinur,Şahyusuf,Bayramali,Cafer,...

C) Cengiz,Fatih,Mehmet...

Ç) Özgür,Barış,Deniz,Devrim,Siyaset,Savaş...

D) Güneş,Çiçek,Fırat...

E) Canısı,Cansu,Caner...

F) Dilan,Baran...

G) Süleyman...

Ğ) Behrüz,Şehrüz...

POŞALAR(LOMLAR) BAZI ADLARI KISALTARAK SÖYLERLERHÜSEYİN GEZER

Poşalar samimi oldukları kişilerin adlarını kısaltarak çağırırlar:
İbo,İbik,Şaho,Sulo,İso,Baho,Hiko,Huso,Haso,İlo,İzo,Yado,Kemo,Sündo...

POŞALARDA(LOMLARDA) LAKAPLARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,bazen bazı kişilere lakapta takarlar,lakapla seslenirler:
Tiken Bıyık,Hurç Yüzlü,At Koşli,Kılkuyruk,Şapka Burunlu,Yelpeze,Posbuyuğh,Portlağhgöz,Legenağızlı,Salağhana,Kolopakafalı,Tuluğhgözlü...
Torğholo yüzlü...Kopli,Germegöz.

POŞALARDA(LOMLARDA) ATASÖZLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar genellikle şu atasözlerini kullanırlar:

1) Gülağan gelinden,gezegen kızdan elin iti eyidür.

2) Av almiyen taziye av aldıramazsın.

3) Aç itin mezarı kurdun karnındadır.

4) Kuş poğhundan(bokundan) çığ gelür.

5) Duman kalkmaz eşeğin sahibi gelmez.

6) Garip itin kuyruğu döşünde gerek.

7) Buğa bögürdimi topraği kendi kafasına atar.

8) At atinen tepüşür arada matruğ ezülür.(MATRUĞ-MATRUK:Gevşek,zayıf,uyuşuk,güçsüz,küçük) .

9) Dişini gösteren it dişlemez.

10) Aç it fırın kırar.

11) Hers gelür göz kararur hers geder yüz kararur.

12) Çinçarinen teheret edilmez.

13) İşini bilmeyen çavuşlar döner bilmem neyini avuçlar.

14) Fazla ğurürlenme padişahım,Poşada bir padişahta,senden böyük Allah vardır.

15) Rehberi karğa olanın nikarti poğhtan çıkmaz(NİKART:Gaga./POĞH:Dışkı,bok.) .

16) O ki düştük bu harğa; ya kuzgun yer,ya karğa(HARĞ:Ark,su kanalı./KARĞA:Karga.) .

17) Ezelinden kürk geymiyen,sonradan geymesi zor olur.

18) Umsaydi(omsaydi) sıçan umardi; haramiciluğtan,hırsızluğtan...

19) Allah camuşa kanat verseydi dünyayı yıkardı.

20) İt karsuği yağ götürmez.

21) İt utansa don giyer.

22) Boş itte menzil olmaz.

23) Herkes sakız çiğner,Kürt kızı mezakını çıkarır.

24) Küli ocaktan kaldıracaksın.

25) Deveye burç lazımsa boynunu uzatsın.

26) Ati atın yanına bağlarsın ya huyundan ya tüyünden...

27) Eşek tılapa batar sahibi ceremesini çeker.

28) Eşeğin oynaması sıpayı yoldan atar.

29) Çayır, eşeğin başını ayır!

30) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın!

31) Ağzınla kuş tutsan neye çıkar?

32) Uzağh yerin somini böyük,içi boştur.

33) Söz sözün küsküsüdür.

34) İhtiyarluğunda kız alan el içün,dere kenarında yer alan sel içün! ..

35) Garip nere gitse kirlidir yakası,çiplidir gözü.

36) İt iti arar Şamda bulur.

POŞALARDA(LOMLARDA) DEYİMLERHÜSEYİN GEZER

Poşaların sıkça kullandıkları deyimler:

1) Eşek ölüsü gibi(Taşınmasında güçlük çekilen ağır şeyler için kullanılır,saygısızca oturup-yatanlar için kullanılır) .

2) Aç ile çıplak kudurgan olur.

3) Ağzım neden koksun(?) kuyruk yemem ki(!) göte yakındır! ..

4) Çıplak olupta cıbılın kabadayısı olmak.

5) Elinde yok gecelik,aklından geçiyor kocalık.

6) Altından yapılmış leğeni ne yapayım(?) içine kan tükürdükten sonra! ..

7) Tanındığın yerde bin paralıksın,tanınmadığın yerde beş para etmez değerin!

8) Degirmen yanınca sıçana(fareye) kar kalmaz.

9) Küçüğüne dökersin aldıramazsın,büyüğüne dökersin dolduramazsın...

10) Ne omarsın bacından,bacın öliyer acından.

11) O boğaz benden aşağı.

12) Biti götünden yemek.

13) Tavşanın kaçışına baktım etinden ikrahlandım.

14) Hav hav, tav tav, sav sav.

15) Yerde olan yüze kimse ayak basmaz(Alçak gönüllü,kibirsiz insanlar başkalarından zarar görmezler) .

16) Bir it bir deriyi sürükler.

17) Uzun esme,uzun söze kulak asma.

18) Kesildi gedükler,boş kaldi yurtlar.

19) Uzun söz Kurana yakışır.

20) Dere ıssız tilki bey! ...

21) Kaçanda Allah diyor, kovalayanda Allah diyor, sende bir sefer Allah de!

22) Baltada var ise saptada var.

23) Ağır ağır bal koğasında(kovanında) ağır.

24) Düşmez kalkmaz bir Allahtır.

25) Atta elinde tutta elinde.

26) İt uyuz, bit uyuz...

27) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın.

28) Bizim kapıya tilki gelmiş, bizim tazinin kötülüğünden!

29) Bir koyunda meme memeye dokunur.(Koyun:Göğüs.)

30) Ben kurdi görmişim.

31) Güve evin içinde ise nereyi kilitliyeceksin?

32) Kuyruğunu dalına(talına) atmış,Kaf Dağından su içiyer.

33) Küle oturtturmak.

34) Bayaz keçiyi gören yağ zannediyer.

35) Yedi beni Mağharabiço(Bıkkınlık ve çaresizlik ifade ediyor) .Mağharabiço:Köprülü Köyünde bir yer adı(Şavşat) .

36) İt itin ayağına basmaz.

37) Boş küpe kavara atmağh.

38) Baharın karaya dönmesi.

39) Muğhi musmar eden Allahtır.

40) Suyun bol akması kesilmesine işarettir.

41) İtten bir tüy koparsan oda kardır.

42) Elinen açılan düğümü dişe bırakmayacaksın.

43) Ağa ağa götün görüniyer.

44) Ali kıran baş kesen.

45) Çuvalduza yumruk vuramazsın.

46) Kordi şişirmek(ölmek) .

47) Yolcu boğhu bekleyen karga gibi! ..(asalaklara söylenir) .

48) Toğluk görmedimki açlıktan korkayım!

49) Toğh evin aç pisigi(Tok evin aç kedisi) .

50) Akıllı sayı sayana kadar deli köprüyü geçmiş.

51) Sanki başıma taşlar dökülüyor(Yapmak istemediği, sevmediği bir işi yapmaya mecbur edilmesi...) .

52) İyi dedinde sazın yok!

53) Kaynanam ölmüş yeri bana kalmış.

54) Kul kulu sıkar, Allah kulunu sıkmaz! ..

55) Avi deduğun bed canavar!

56) İti peşine vermek! ..

57) Kırk yıl meydanda bir at oynamaz.

58) Muğheyilin atı osurur, döner kendi osuruğuna çifte atar.

59) Huylu at huyunu terk etmez.

60) Yol bir iş iki.

61) Kuyruğunu talına(dalına) vurmak.

62) Kuyruğunu altına almak.

63) Yılan yerde her ne kadar kıvranursa kıvransın delüge geldimi düzelür.

64) İtli pisikli.

POŞALARDA(LOMLARDA) YEMEK KÜLTÜRÜ HÜSEYİN GEZER

Poşaların geleneksel eski yemek anlayışları ve alışkanlıkları yoksulluğun simgesi olan hamurlu yiyeceklere dayanıyordu:

1) Anek puğaça(Ekmek çeşidi,mayasız aşırı katı yoğrulmuş hamurdan yapılarak pişirilirdi,sade olarakta yenirdi,içi açılarak tuzlu ayran ve tere yağı katılarakta yenirdi) .

2) Sıcak taş üzerinde,üstü ceviz yaprağıyla birlikte sıcak külle kapatılarak pişirilen puğaça(bir çeşit ekmek) yapılırdı.

3) Ardanuç puğaçası(ekmek çeşidi) yapılırdı.

4) Sac ve soba üzerinde pişirilen yufka.

5) El makarnası yapılırdı.

6) Nuğullu kesme çorbası yapılırdı.

7) Yumru makarna yapılırdı.

8) Kançlama yapılırdı.

9) Ğhinkal yapılırdı.

10) Ketmer yapılırdı.

11) Keçevul ketesi yapılırdı.

12) Haşil yapılırdı.

13) Oğhlavi ketesi yapılırdı.

14) Puğaça ketesi yapılırdı.

15) Kelecoş yapılırdı.

16) Ğhaşo yapılırdı.

17) Purşuk çorbasi yapılırdı.

18) Papaçela(papasela) .

19) Herle.

20) Hasuta.

21) Üstüne aşurtmali.

22) Haspurt.

23) Yağli pancar kavurmasi.

24) İşkembe.

Un ve sebze ağırlıklı,ekmek ağırlıklı yemekler-çorbalar yapılırdı.


POŞALARDA(LOMLARDA) ŞAİRLİK-OZANLIK-AŞIKLIK:


POŞALARDA(LOMLARDA) TÜRKÜ SÖYLEMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eskiden uzun hava türküler söyler ve dinlerlerdi.Son zamanlarda özgün müzik,arabesk müzik dinleme ve söyleme yaygınlaşmıştır.Poşalara özgü bilinen bir dörtlükten oluşan bir türkülerini tesbit ettim:

Sen aşşağtan gel
Ben yukardan gelem
Eşeğimi arıyağh.

Emican emican emican

Gederimi lagut keylemiş

Baş ucunda kenal etmiş

Cavlari parliyer(GEDER:Eşek./LAGUT:Kurt./KEYLEME:Yeme./KENAL:Oturma./CAV:Göz.) .


Lomlar zaten yaralıdır derinden

Sanki yer oynadi yerinden

Alim ile Selimin peşinden

Saz ile sözü dinlenen Nazimde getti

(Diyor bir türküsünde Hakim Kanra) .


Ğam beni ğam beni

Gene aldi ğam beni

Kurban olduğum Allahım

Ğam içün mi yarattın sen beni

(Söylediği bir türküde Ridvan Bülbül, sorunlarının ağırlığını böyle dile getiriyor) .


Bir Poşa ninesinden(Gülşahiden) dinlemiştim şu türküyü:DERTLİ KUKU

Sana dertli kuku derler

Ne dediğin bilmez eller

Daim Mevlayı zikreder

Dağların bülbülü kuku


Kuku sen neden ötersin

Dertlere derman katarsın

Mekanın nerde tutarsın

Dağların bülbülü kuku


Yaman elinden gelirsin

Dağlara sada verirsin

Hemen yazı sen bilirsin

Dağların bülbülü kuku


Seher vakti bu ellerde kimler ağlamiş

Çimenler üstünde göz yaşlari var

(Turan Enginin bir türküsünden alınmış dizeler) .


Aşık der alabalık

Al balık alabalık

Al giymiş alabalık

Yarımla konuşurdum

Burası kalabalık

(Elleziden derlendi) .

İnsanoğlu sihribazdır
Kimse bilmez fendini
Her kimi sadık bilirsen
Ondan koru kendini
(Ardanuçlu Nezif Mercandan derlendi) .

Attım atana
Degdi kutana
Ne sudaki baluğh
Ne düzdeki ceylan
(Çiçekten derledim) .

Karşıdan paşa geçti
Konduram taşa geçti
Kınamayın komşular
Bir işidi başa geçti
(Çiçekten derledim) .

Akşamlar akşamlar
Gene geldi akşamlar
Kuşlar yuvasına döndü
Garipler nerde akşamlar
(İsrafil Yelkenciden derlendi.)


Kışlalar Doldu Bögün,türküsünü söylemeyi ve dinlemeyi seviyorlar.


POŞACA(LOMCA) DİLİHÜSEYİN GEZER

Poşalar,Kafkaslarda hangi ülkede yaşarsa yaşasın anadili Türkçedir ve nerede olursa olsun Türkçe konuşuyorlar.

Lomca(Poşaca) : Poşaların günlük yaşamında kullandığı,anlaştığı,konuşmasını becerebildiği tek dil-konuşma dili,anadili Türkçedir.Ancak benim (UYDURMA DİL-TOPLAMA DİL) adlandırdığım,bu gün hepten terkedilmiş, bu gün bir çoğunu kulanmadığı,öğrenmediği sözcükleri tesbit ederek burada topladım.Bu sözcüklerin çoğu değişik etnik kökenlerden alınmıştır:Türkçe,Arapça,Hemşince,Lazca,Kürtçe,Ermenice...Poşacada sayma sistemi Türkçedir.Tesbit ettiğim sözcüklerden aşağıda alfabetik sıraya göre bir sözlük oluşturdum,bu hususta araştırmalarım devam ediyor...


POŞACA(LOMCA) SÖZLÜKHÜSEYİN GEZER

A

ABURSU:Fasulye.

AÇ:Ağız.

AFA:Adam,resmi görevli.

AFAM:Kişinin kendisine ait olan insanı.Benim adamım,eşim.

AĞ:Tuz.

AĞEG AĞEK:Güzel,iyi,işe yarar,iyi kapli,merhamet sahibi(Ermeniceden dilimize geçmiş) .

AHÇİK:Kız,yaramaz kız çocuğu,demet,Adıyamanda bir köy adı(Ermenice bir sözcük) .

ALUR:Un.

ANEVİK:Bura,burası(ayak basılan yer için veya her hangi bir nesneyi göstermek için kullanılır) .

ANOTİ:Aç,yoksul,perişan.

AP:El.


AREY-MAREY:Her taraf,her yer,her yön.

ARĞHAYN:Güven,itimat.

AŞINNAMA:Alma,almak.

ATURBA:Adam,erkek.

B

BARDEL:Fahişe.

BAYİNNEME:Verme,vermek.

BEÇ:Aklını yeterince kullanamayan.Aptal.Bedevre açma gereci,aracı.

BEGKHER: Anlamaz,anlaması kıt olan,kavrama gücü geri olan.

BEKA:İşe yaramaz,başıboş köpek.



BERAN:Ağız,başın yüz kısmı.

BERUYABAN:Vahşi doğa ve vahşi doğa hayvanları(ayı,kurt,yılan...) ,in-cin,ıssızlık...

BİBİ: Babanın kız kardeşi,hala.

BOÇO: Böcek.

BOĞAZA: Pis boğaz. Dengesiz beslenen. Her gördüğü yerde yiyen, atıştıran.

BRAV:Kürt.

BURT:Yün.

C

CANDIRAV:Kadın.

CAV:Göz.

CENGER:Bakır küfü,oksiti,zehiri.

CERLEME:Söyleme,söylemek.

CİCİP: Köknarlarda koni biçiminde sakız.

CİGNO:Yoksul,mal varlığı olmayan,gariban.

CİV:Bit,başkasının sırtından geçinen,asalak.

CİYAKELA: Solucan.

COĞVEL; COĞVELLEME:Toplama.(İngozu coğvelle:Cevizi topla) .

CUR:Su.(Cur,Lazcada İKİ demektir.)

CURKAL:Toplama,toplamak(Dılmayı curkalliyer:Elmayı topluyor.) ,dilenme,dilenmek.

Ç

ÇAKULAK:Çiçeğin meyveye dönüştüğü dönemdeki meyveye verilen ad.

ÇANAÇUNA: Tarlalarda ve çayırlarda kendiliğinden yetişen, insan ve hayvan yiyeceği otsu bir bitki.

ÇAVO:Çocuk.

ÇEDUK:Et üzerine bırakılan sinek yumurtası

ÇEN:Kadınlık organı,cinsel organ.

ÇENÇUL(CENCUL) : Bozulmuş,bozulmaya yüz tutmuş barsaklar ve işkembe. Leş-puş.

ÇEZEL(ÇZEL) /ÇEZELLEME:Dayak,dayak atma,dövme,dövmek.

ÇINĞITLİ:Zayıf,çelimsiz,gelişmemiş.

ÇİBİL: Sevimli,ince,zayıf,çıplak,yoksul.

ÇİB(ÇİP) :Göz çevresinde oluşan kabarcık,kir birikintisi.Çapak.

ÇİBPLİKO(ÇİPLİKO) : Göz çevresinde çıkan,oluşan kabarık sivilceler.İt dirseği.

ÇİÇ: Yarılması zor olan odun. İnatçı insan. İnat.

ÇİÇĞHOL: Salkım,salkım saçak.

ÇİNÇAVAT:Poşa olmayanlara verilen genel ad.

ÇİTER(CİTER) :Anüs,göt.

ÇOÇ:Aşırı derecede ıslak,sulak ve otlak yer.


ÇÖKİ:Kız.

ÇUNKAL:Kız çocuklarına aslında hakaret taşıyan sevgi gösterisi olarak kullanılan söz.



D

DAĞA:Adam,resmi görevli.

DANAK:Bıçak.

DETUM:Kabak.

DILMA:Elma.

DIRMIT:Armut.

DIYASLA:Ver.

DIYVA:Ayva.

DİDMEK:Tavuk ve kuşların tüylerini derisinden ayırma ayırma işlemi.

DÜBÜR:(Arapça bir sözcüktür) .Anüs,göt.Gelecek.Akibet.

DÜKE:Ev.

DÜNAH:Kadın.

E

EĞHTERİYA(EHTERİYA) :Poşaların satışa sundukları kancalı iğne,kibrit,dikiş ipliği,çuvalduz...gibi malzemelerin genel adı.

ELLEL:Kaldırmak,götürmek,saklamak.

ELEMLUĞH: Rezil, utanmaz, alaya alınacak, kinaye alınacak...

ERGU:(Hemşince bir sözcüktür) .İki.

F

FETİR:Soba üzerinde pişirilen yufka ekmeği,gözleme.

G

GACİ:Kadın.

GACO:Adam.

GEDER:Eşek.

GEL:İşe yaramaz,el vermez,iyi değil.

GELOĞH:Baş,kafa.

GENNE:Gel,git.(Duruma göre kullanılır:İsvikten genne(Buradan git) .İsvike genne(Buraya gel) .

GENNEME:Gelme.

GENNEMEK:Gelmek.

GİCAVİ: Aşırı derecede deri kaşıntısı yapan hastalık,uyuz.

GİRNAV:Hırsızlık.

GİRTİN: Tutmak.

GİRTİNNE: Tut.

GOĞ:Hırsızlık.

GOĞCU; GOĞCİ:Hırsızlık yapan kişi,hırsızlık yoluyla elde edilen şey.

GÖHLEME; GÖHLENME:Cinsel ilişki.

GÖHLENK:Fahişe.

GÖHRE:At.

Ğ

ĞIHĞTEL:Boğazlamak, kesmek.

ĞOĞO:Hayali yaratık,öcü.

ĞURĞUMELA: Girdap.

H

HALVOR:Dede,yaşlı adam.

HANEL,HANELLEME,HANELLEMEK:Çıkma,çıkmak,çıkarmak.

HAV:Tavuk.

HAVDİK:Yumurta.

HAVUĞ:Üzüm.

HĞEÇBO(HĞEÇPO) :Ense.

HELEVETSÜZ:Biçimsiz,çirkin,kaba-saba.

HORHĞ: Balgam.

HENAV:Dışkı(bok) .

HEMELİ(ĞHEMELİ) :İçme,içilen şey(tütün,içki...) .

HER:Eşek.

HERİKE:Sus,söyleme,başkaları duymasın.

HESPE: Akciğerde oluşan içi su, sıvı dolu baloncuk. Hastalık.

HESPEN AĞZINDAN GELSİN: Hespen patlasın.

HEV(ĞHEV) :Deli,akıldan noksan.

HIĞHIRTON:Boğaz.

HIĞTEL:Boğmak,kesmek.

HILEZ: Kertenkele.

HIR:Erkeklik organı(Kürtçede aynı sözcük aynı anlamda kullanılıyor) .

H(Ğ) IRNİK: Burun.

HOD(ĞHOD) :Ot.

HOSOLİ:Horoz.

HOZ(ĞHOZ) :Kötü,sert,agresif kişi.

HĞUDEYİ:Uygun olmayan,normalın altında,bozuk.

I

İ

İLLİK:Doludolu,dopdolu,çok,bol.

İNGOZ:Ceviz.

İNNAV:Erkek çocuk.

İNZ:İşaret zamirleri(ben,sen,o,biz,siz,onlar) : işaret sıfatları(bu,şu,o,bunlar,şunlar,onlar) yerine kullanılan genel sözcük.

İNZİM:Ben.

İNZİN:Sen.

İNZİ:O.

İSVİK:Bura(yer için) ,bu(insan için) .

J

JOL(COL) :Böğürtlen.

K

KA:Var.

KAC(KAJ) :Alaca renk.Kaj gözlü:Alaca gözlü.

KAÇA:Topuğun arka kısmı.Ayağın arka kısmı.

KAÇE:Dişi köpek.Kancık.

KAKİVİTMENİ:Kendisini olduğundan daha yüksek ve güçlü gösterenler için kullanılır.Gösteriş budalası anlamına yakındır.Gösteriş budalalarını alay etmek için kullanılan bir sözcüktür.

KAP:Patatesin toprak üzerine çıkan yaprak bölümü.

KAR:Taş.

KARASĞHA: İskelet. Eşelek. Çok zayıf.

KARIZ:Mısır.(Bu sözcüğü Uygur Türkleri kullanıyorlardı,iki bin beş yüz yıl önce,yer altı su kanallarına KARIZ diyorlardı) .

KARTOPİ:Patates.

KAŞEL; KAŞELLEME:Gaz çıkarma,osurma,osuruk.

KAVARA:Osuruk.

KAVOR; KAVUR:Para.

KEKEÇ:Kekeme,peltek.

KEME-KÖSME:Küme,ceviz içi ve pekmezden yapılan tatlı yiyecek.

KENÇİ:Sert bir şeyden koparılan küçük parça(taştan,kıtlama şekerden...) .

KENİKMART:Kadın,evli kadın.

KER:Bıçak.

KERZU:Sabun.

KEVÜR:Şeker.

KEYLEME:Yeme.

KICİLO: Zayıf, ince,bükülmüş, ufacık insan.

KIDIM:Çok küçük parça,damla büyüklüğünde.

KIDRAVAS(KODRES) :Kesme,kesmek,kırmak,yok etmek.

KIDREL:Kırma,kırmak.(Padi kıdrelle:Odunu kır,odunu parçala) .

KIL:Yağ.

KINTRAVAZ:Kendini beğenmiş,kibirli,kimseyi beğenmeyen.

KIRAG:Yakma,yangın,ateş.

KIRTEL; KIRTELLEME:Kesme,kesmek,tike tike kesmek.

KIRTİK:Küçülmüş,küçük sabun parçası.

KIRTOL:Patates.

KIRTOSİ:Patates.

KİCÇ: Burunda kurumuş sümük.

KİÇ:Az,küçükçe.

KİKNEL: Gülme, gülmek.

KİRKİT:Kırılması zor,sert kabuklu,yenen kısmını kabuğundan ayırması zor olan ceviz.

KİT:Burun.

KOĞA:Kovan,arı kovanı.

KOĞU(KOĞ) :Orada bulunan kişinin tanık olduğu,gördüğü şekilde.Yan, taraf,yön.

KOĞUMDA:Tanık olduğum,gördüğüm şekilde.Yanımda,karşımda,tarafımda,yönümde.

KORT:Yeşil kısa otlu yer, düzlük.

KORUĞHTURMA:Her hangi olumsuz bir davranışın üstünü kapamaya çalışma.Yitirttirme.

KOŞ(GOŞ) :Alın,yüzümüzün üst kısmı.

KOYUN:Göğüs.Vücudun,boyun ile karın arasında yer alan ve akciğer, yürek gibi organları içinde bulunduran bölümü.Bu bölümün dış yüzü.

KUÇ:Tavuğun midesi.

KUD: Tavuğun ve kuşların kuyruk tüylerinin bağlandığı et kısmı, bölümü.

KUDUL: Kuyruğu kesik. Kısa kuyruklu. Kısa boylu.

KUDUL:Kuyruğu kısa,kuyruksuz.Kısa,cüce.

KUĞA:Külek.(Lazcada aynı anlamda kullanılıyor) .

KUĞHE:Olgunlaşmamış,yetişmemiş meyve.

KULAL:Ağlama.

KUNÇUL: Köşe, kenar, bir bölümü.

KUNELLEME:Cinsel ilişkiyle ilgili.

KUNTLAMAK: Havaya,sağa-sola,yukarı aşağı tekme atarak sıçramak.

KURFETME:Küfür etme.

KURKA(GURKA) :Gelişmemiş,biçimsiz,çelimsiz,zayıf,güçsüz.

KUVANK(KUANK) :Fahişe.

KÜTÜR:Gavur.Korkulacak kişi.


L

LACVERDİ:Lümpen,tutarsız...

LAFTA:Genç erkek,delikanlı(Poşalardan olmayan) .

LAGUT:Kurt.

LAK:Bozuk,bozulmuş,özelliğini yitirmiş.

LAK HAVDİK:Bozuk yumurta.

LAT:Yatak.(Kurandan alınmış bir kelime,Kabedeki putlardan birinin adı,Arapça bir sözcük) .

LATEŞVİ: Sözüne güvenilmez,gevşek,lümpen.

LEC: Kavga,münakaşa.

LEÇEK:Kadın baş örtüsü.

LENCÇ(LENÇ) :Birini ezip üzerinden geçme.Yere yapıştırma.Linç etme.

LIKIZ: Kıvamında olmayan.

LOLİKLEME:Yoğrulabilen sert bir şeyi elle ve avuç içinde kıvamına getirme,yuvarlaklaştırma(hamuru,çamuru...) .

LOM:Poşaların kendilerine verdikleri ad.Artvin,Kars,Erzurum,Rize,Ağrı,Van,Tunceli,Erzincan,Samsun,Sivas,Kırşehir,Nevşehir...Kafkasların bir çok yerinde yaşayan halk ve halk topluluğu.

LOMCA:Lomların(Poşaların) konuştuğu dil.

LÜLE: Köknarlarda koni biçiminde sakız ham maddesi.

M

MADNİ:Yüzük.

MALAV:Ekmek.

MANGEL,MANGELLEME,MANGELLEMEK:İsteme,istemek.

MANUŞ:Devletin resmi görevlileri,asker,polis...

MARA:(Arapça ve Hemşince bir sözcüktür; Arapçada kadın demektir, Hemşince'de anne demektir) .Anne.

MATĞHAŞ:Çocuk.

MEÇEÇ: Siğil.

MEDKIÇ:Tüfek.

MEG:(Hemşince bir sözcüktür) .Bir.

MEŞKETMEK:Zaaf,sürekli eğilim göstermek.

METENE:Ölü.

METLENME:Ölme,ölmek,ölüm.

MEZ:Büyük.

MEZAK:Zevk(abartılmış) .

MIRIĞH(YIRIĞH) :Dudakları fiziki olarak bozulmuş,tavşan dudak kişi.

MİMİKO:Kilitoris.


MİMİLO:Horozun ibiği.

MİS:Et.

MOKAR:Erkeklik organı,erkeklerin cinsel organı.

MOZLAĞH:Büyük baş hayvanlar(inek,öküz...) .

MU,MUH:Ağız.

MURA:İse benzeyen,siyaha yakın,soba muruna benzeyen bir renk.

MURÇ:Aç,tok olmayan.

MURÇLAMAK:Her hangi bir şeyi ezip-büzmek,şekilsiz hale getirmek.

MURG:Ur,vücudun her hangi bir yerinde oluşan şişlik.


N

NAĞHİÇO:Koyun kuyruğunun kavrulduktan sonra, ya eridikten sonra geride kalan kısmı, erimeyen kısmı.

NATOSUL:Bir bez parçasının yakılması olayı ve bu bez parçasının külleri.Yara,yanık ve kanı durdurma tedavisinde kullanılırdı.

NAVAKAR:Sus,sesini kes,söyleme.

NEDEL; NEDELLEME:Atma,atmak.

NETLE,NETLEME:Vur,vurmak.

NISTEL; NISTELLEME:Oturma,oturmak.

NİKART:Gaga.

NİNAY:Yok.

NOGNEL:Banyo yapma.

NOGNELLE:Banyo yap.

O

ODEL:Koku, kokmak.

OÇİL:Bit.

OĞRAK:Cin.

OĞRAĞA OĞRAMAK:Cin çarpması.

OLOK:Bacakla ayağın birleştiği bölgedeki dışa doğru çıkıntılı kemik.Ayak bilek kemiği(kısa kemik) .

OSKİ:Altın,ayar,altın ayarında,altın değerinde(Osmanlı Döneminde Karagöz oynatıcıları ALTIN anlamında kullanıyorlardı) .

OTKİ:Ayak.

Ö

P

PAD:Odun.

PAĞHÇEL:Kaçma,kaçmak.

PAHEL,PAHĞEL:Gizletme.

PAPAÇELA:Kurutulmuş kabak,kurutulmuş kabak yemeği.

PARAV:Yaşlı kadın,nine.

PARG:Dağarcık.

PARĞUÇ:Nine,yaşlı kadın.

PANİR:Peynir.

PARGEL:Uyuma,uyumak.

PAZG:Anüs,göt.

PELAV:Erkeklik organı.

PELEŞ: Orantısız büyüklükte enli kulak.

PEREZ:Ekmek.

PILAMPOŞ: Sıkışmamış,sıkılmamış ip vs....

PİÇKA(PİSKA) :Kibrit.

PİSİG(PİSİK) : Kedi.

PİİŞ:Tütün,sigara tütünü.

PİŞMİLA:Peynir eritmesi.

PİŞTİK:Tabanca,tüfek,silah.

PİTİK: Köpek yavrusu.

PİZDİK:Küçük.

POR:Karın,karın bölgesi,işkembe.

POŞACA:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

POŞA:Lom(LOM kelimesine bakınız) .

POŞİKÇE:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

PORTMAN: Para kesesi, para cüzdanı.

PUŞ:İşkembe.

R

RAKRO:Adam.Poşalardan olmayan adam.

RUKA:Üstüne pişmeye hazır ekmeklik hamur konan tahtadan yapılmış eşya,gereç.

RUT:Açık,çıplak,çaresiz.

RUTTA KALMAK:Açıkta kalmak,çaresiz kalmak.

S

SAMEL:Güzel,iyi,elverişli.

SAPTE: Kuyruk sarmayan köpek.

SEBEHET:(İki parmakla zafer işareti yapılarak, o kişiye taraf işaret yapılır) Kural tanımayan,kuralsızlara denilir yani hareketleri bu sözcükle kınanır.

SOLAV:Köpek.

SUD:Yalan,kandırma,aldatma,yapmacık.

SUR: Meme.

SÜNEPE:Başıboş gezen,sorumsuz,yaramaz.

Ş

ŞINEL:Oturma.

ŞIREL:İşeme.

ŞUN:Köpek.

T

TAHRİ:Kadın.

TAMAS:Kurutulmuş hoşavlık erik.

TAN:Ayran(Hemşincede de aynı anlamda kullanılıyor) .

TAPEL,TAPELLEME:Dökme,dökmek.(Dılmayı tapelle:Elmayı dök.)

TIGIRDEL(DIGIRDEL) :Kuruntu,kuruntu yapan kişi.

TILAP: Çamur.

TIRAÇHLAMAĞH:İshal şeklinde büyük tuvaletini yapmak.

TIVIĞH:Bulaşık,bulaşkan.

TIZIKMAK:Kaçmak.

TİNTON:Ahlaksız,edepsiz,lümpen.

TİTİL: Kadın cinsellik organı, vajina.

TİYA:Ur,gezen ur,dokunaklı sözün karşıdakine etkisi.

TOBDİ: Kancalı iğne.

TOBİ:Ermeni,Ermeni çocuğu,gaddar,acımasız.

TORĞHOL(TORĞHOLO) :Rafadan yumurta.


TULUĞH:İçinde peynir veya eşya saklanan keçi derisi,torba şeklinde.

TUMAN:Şalvara benzer kadınların giydiği iç çamaşırı,uzun paçalı kilot(genellikle doğu bölgesinde giyilen bir giysi) .

TÜRÜDİ:Hırsız,sahtekar.

U

UDMİ:Besmelesiz,bıçaksız ölen hayvan.


ULAL:Yıkama,her hangi bir şeyi temizleme.

UVALAMA:Oğuşturma.Ağrıyan yeri elle tedavi etme.

UZEL; UZELLEME:Her hangi bir şeyi isteme,istemek(Cur uzelle:Su iste) .

Ü

V

VAĞHENAL: Korku. Tehlikenin olduğu yerden uzaklaşmak.

VALA:Bir çeşit renkli başörtüsü.

VARDİK:Tuman,kilot,kadınların giydiği iç çamaşırı.

VARVEL:Yangın.

VARVELLEME:Yakma.

Y

YALLOZ:Kel,saçı dökülmüş.

YEKE:İri,büyük.

YEKEN:Para.

YELBE:Yabangülü.(Lazcada YELİ diyorlar.) .

YUĞHA:Yufka,ince,ince açılmış hamur.

YURT:Ev,barınak.

Z

ZANIMA:Bakma,bakmak.

ZERÜL:Yoksulluktan,çaresizlikten kaynaklanan zaruret,mecburiyet.


ZEVİR(ZEVÜR) :Ağız.

ZIĞARBİ:Kirpi.

ZIRKVEL:Çene altında,boğazda oluşan şişlik.


ZİZ:Meme.

ZOĞ:Vücutta oluşan kabarcık,kabarıklık.

ZOĞLAMA:Dövme,her hangi bir şeye dayak atma.

ZOKO:Mantar.

ZONKLAMA:Sıçrama,oynama,olduğu yerde sağa-sola,yukarı-aşağı atlama veya hareket etme.

ZORUSEL:Söyleme,söylemek,demek.


YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:

A) CANLI KAYNAKLAR:

1-Hezim Yelkenci.
2-Alkan Gezer.
3-Erdal Topçu.
4-Gülşahi Eremciler.
5-Yadigar Gezen.
6-Süleyman Gezen.
7-Özgür Gezen.
8-Sadık Gezen.
9-Sıddık Gezen.
10-Tuncer Gezen.
11-Cevri Yıldız.
12-Rebiye Yelkenci.
13-Bahattin Yelkenci.
B) YAZILI KAYNAKLAR:

1-İslama Göre Irklar Ve İnsanlar-Abdülaziz Abdülkadir Kamil/Timaş Yayınları.



DÖNEMEM / HÜSEYİN GEZER


Çağırsanda beni

Gelemem Kedat

Uzay gemileriyle

Oynuyor çocuklar

Sürünemem artık

Kayarak

Dizlerimin üstünde

Emekleyerek

Bayırlarında ki beyaz

Topraklarında


Özlemini çekmiyor

İnsanlar

Bir lokma ekmeğin

Aşıramam patateslerini

Taconun


Bir konutu var herkesin

Başını sokacağı

Döner merdivenleri

Ahım şahım olmasada

Edinemem harmanını

Yurt


Burda

Elektrik yanıyor

Evimizde

Çıra kütükleriyle aydınlanamam


Zorluyor kulak zarlarımızı

Diskoların müziği

Söyleyemem uzun hava

Bokosmana giden yolda


Geçiyor arabalar

Asfalt yollardan

Kanat çırpıyor uçaklar

Zorlu kartallar gibi

Arayamam derelerinde

Kıratı yitiripte


Çatıldı bir kere

Köçlerimiz

Dönemeyiz geri

İstesekte bin kere

Dün Kedat

Bu gün Sulobanın İncearap

Yellenecek Hüsnü

Toz kalkacak topraktan

Gülecek bütün köçler

Temizleyecek ponalar

Bütün pisliklerimizi


Gece aşacağız Seçedili

Yükümüz külek

Kolopa

Yükümüzdedir alınterimiz

Emeğimiz

Korkumuz bakımcı

Mühendis

Yangıncı

İhbarcı

Yok faydası

Korkunun ecele

Dön desende

Çatıldı bir kere köçlerimiz

Dönemem


Hüseyin Gezer

-


HANİ HÜSEYİN GEZER

Köçlerimiz nerde

Eşek sırtındaki

Mal varlığımız

Hurçlarımız

O ölü gözü yanan

Kütüklerimiz

Biz mi unutulduk

Biz mi unuttuk


Bizmi unuttuk

Harman yerlerini

Şaka şenlik söylenen

Şu sözleri

-Gene şükür yaradana-

-Gene çıktık karapana-

Biz mi unutulduk


Biz mi unuttuk

Delidüzleri mesken

İnsanları dost

Şavşatım

Nerde

Hani o dostluklar

Dostlar mı unuttu


Karasapanın peşinde

Atol aradığımız

Kuzukulağını tuzladığımız

Turşu yediğimiz kımisinden

Nerde

Hani o günler


Bayram sabahında

Kapı kapı topladığımız

O güzelim bişiler

Sultan Nenenin

Taş fırınındaki

Arpa ekmekleri

Nerde

Hani o güzel günler


Koptuk doğal yaşamdan

Kul olduk

Tutsak olduk

Dört duvar arasına

Nerde

Hani atımız

Eşeğimiz


HÜSEYİN GEZER

-

Hüseyin Bey merhaba,

Yazdıklarınız için teşekkürler.Sizden Poşalar (Lomlar) hakkında ayrıntılı bilgiler bekliyoruz.Hep birlikte doğru bilgiler ile yazalım Lomları.Selamlar.
-
ÖTEKİLERİ YAZARKEN TEFERUATLI ARAŞTIRINIZ:
Cihan Aktaş (Kibritçi kadın Salı, 30 Eylül 2008 12:25) a:
Hüseyin Gezer Pazartesi, 20 Ekim 2008 19:24
Yazınız insani açıdan çok iyi,yazınız çok güzel, ötekileri yazarken teferuatlı araştırınız...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
KİBRİTÇİ KADINCİHAN AKTAŞ(DÜNYA BÜLTENİ-Salı,30 Eylül 2008 /12:25) A:HÜSEYİN GEZER:Yazınız insani duygular açısından güzel.Kalıplara sokmamışsınız kendinizi, BEŞBİNAZ şimdi öğretmen.Poşaların çoğu öğretmen,imam,polis,orman muhafaza memuru, hizmetli memur,mühendis,öğretim görevlisi,bir çok fabrikada proleter,hemşire,ebe,şoför,esnaf,dairelerini kiraya vermiş ev sahibi...Ve inanın ki bit nedir bilen yok.Her gün şofbenin altında banyo yapıyorlar.Ve hiç bir zaman SEFİLLERi oynayan yok!
HÜSEYİN GEZER(20 Ekim 2008)
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
FİTRAT.COM-ÖZE DÖNÜŞ:POŞALARDAN SÖZ AÇILINCA-CİHAN AKTAŞ:
(03 Kasım 2008 Poşalardan söz açılınca Cihan AKTAŞ) :Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın Hüseyin Gezerin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-

03 Kasım 2008

Poşalardan söz açılınca

Cihan AKTAŞ

Fakat, geçtiğimiz günlerde Kibritçi Kadın başlıklı hikaye olarak da nitelendirilebilecek olan yazıma yönelik yapılmış sert bir yorumla ilgili olarak bir şeyler yazma ihtiyacını duydum. Çünkü, hayatta en hassas olduğum konulardan biridir, insanları ellerinde bulunmadan taşıdıkları nitelikler yüzünden yargılamak...

İlkokulda arkadaşlarım, genellikle dışlanmış kişilerdi. Bu dışlanmış kişilerden biri olan Beşbinaza ilişkin yazdığım yazıya, Mahmut Aydın Bey büyük bir tepki vermiş. Yazı esasında bir hikayecinin muhayyelesinin oluşturduğu bir kurguyla sürüyor olmakla birlikte, temel konularda gerçeklere dayanmakta. Doğduğum kasabada gerçekten de bir Poşa mahallesi vardı. O Poşa mahallesine gitme konusunda kimi büyüklerimiz bizi uyarırlardı. Ne var ki toplumun dışladığı kesimler konusunda hayli hassas olan babamın yolundan yürüdüm ben. Poşalarla, Kürtlerle, Alevilerle arkadaşlık yaptım. Bu arkadaşlık sırasında da çocuk yaşıma rağmen Türkiyede resmi söylem açısından başat olan değerlerin Sünnilik, Türklük ve Laiklik olduğunu keşfettim.

Bir kasabada Poşa olarak anılan ve kısmen de olsa dışlanan insanları hatırladığı için bir yazar niye suçlanır ki... Poşalar da Türk kökenliymiş! Bir insanın değerli ve saygın olması için ille de Türk kökenli olması mı gerekiyor? Poşalar benim gözümde toplumdan dışlandıkları için zaten yeteri kadar haklı ve mazurdular. Onlarla arkadaşlık ettim. Aynı sofrada yemek yedim. Birlikte ayakatlamaca oynadık. Karlı-buzlu tepelerden aşağı kızaklarla kaydık. Çocukluğumun unutulmaz arkadaşlarından biriydi Beşbinaz. Zekiydi. Yetenekliydi. Hassastı. Neşeliydi. En azından ben böyle hatırlıyorum. Poşalara yönelik dışlamalar karşısında bende oluşan tepki ise sanırım yenilenen, tazelenen başka türlü bir bilinci haber veriyordu. Bütün insanlar doğuştan eşittir, hepimiz Ademle Havvanın çocuklarıyız, kimse doğduğu ortama bakılarak damgalanmamalı, yargılanmamalı.

Poşaların müslüman... olduğunu yazarken de kişisel bilgilerime dayanmadım, bir araştırma yaptım. Poşalar gibi Türkler de sonradan müslüman oldular. Bu arada müslüman olan Türk oymaklarıyla Poşa toplulukları arasında bir karışma yaşanmış da olabilir; bunu tarihçiler araştırmalı. Müslüman olmayı yeniden seçeriz ve önemli olan da kimliğimizi belirleyen seçilebilen bir niteliktir kanımca. Bir Poşa, Ben Türküm, diyorsa, ben de ona Türk derim; ne çıkar... Fakat asıl ırkçı ve ayrılıkçı bakış açısının, etnik kökenleri Türk olma niteliği üzerinden tartmaktan geçtiğini görmek gerekmez mi?

Pek çok ansiklopedide, kitapta bahsi geçen poşalardan söz etmem, niye yanlış olsun. Allah insanları kavim kavim yaratmıştır ve Arap olanın Arap olmayana üstünlüğü takva iledir; bunlar en temel dini bilgiler arasında yer alırlar.

Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın HÜSEYİN GEZERin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.

DÜNYABÜLTENİ

BU YAZI CİHAN AKTAŞIN POŞALAR ÜZERİNE ADLI YAZISINDAN POŞALARLA İLGİLİ BAZI BÖLÜMLER ALINARAK BU SAYFAYA KAYDEDİLDİ,SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR:
HÜSEYİN GEZER 21 Mart 2010
Sayın ŞAHİN.M; biraz kitap,biraz dergi,birazda gazete oku! ..
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR: Her gün bir cümle okusan kendi kendini geliştirmiş olursun, POŞALARında güzel bir ırk güzel bir çiçek olduğunu,insanlık alemini tamamlayan güzelliklerden bir bölüm olduğunu bilirdin. Burda bir kafatasçılık yok,insanlık var,insan olmak var...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? ...BUNLARIN HESABINI YAPALIM! ? :
Bu yorumu ŞAHİN.M 15 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : İnsanları sınıflandırmak size mi kaldı?
Sizi kim görevlendirdi:İnsanların kimliğini,ırkını,soyunu araştırmak için(...) ? Yok Poşa imiş! Paşa imiş! Romanmış! Size ne kardeşim? Bunlarla uğraşana kadar, insanlık için ne yapabiliriz? Bunlarla uğraşalım! .. Hadi Romanı,Kürtü... anladıkta,bu Poşa ırkı nerden çıktı? Bana öyle bir ırk olduğunu bilimsel olarak ispatlayın,bende Poşa olayım! ..İsanların başkalarını aşağılamak için taktığı lakaplar, ne zaman ırk oldu? Soruyorum size! ? .. Yok Lommuş! Yok Poşaymış! Etnik bilimciler bile rivayetlerle dayanarak izaha çalışıyor.Böyle bir toplumun varlığı kesin bile değilken, siz nasıl varmış gibi göstermeye çalışıyosunuz? Sizin başka işiniz yokmu? Allah aşkına bakınız, yıllarca Kürtlere yaptınız bu ayrımcılığı.Bu sınıflandırma,bu azınlık muamelesini görenler şimdi çoğunluk oldular! .. Ne olduğunu görüyorsunuz:İnsanların arasına nefret ve kin sokuyorsunuz.Ben ırk mırk tanımam kardeşim,sadece insanı bilirim.Her insan eşittir,kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur.Zaten bütün dinlerde ırkçılığı reddeder...BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? SAĞLIK SİSTEMİNDEN SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYANLAR NASIL YARARLANABİLİR? TARIMDA,HAYVANCILIKTA ÜRETİMİ NASIL ARTIRABİLİRİZ? ... Bunların hesabını yapalım! ? Ama nerde? Biz ancak birbirimizle didişip- boğuşmaktan bunlara fırsat bulamıyoruz. Çünkü Avrupayı tam 300 yıl gerisinden takip edemiyoruz,darvini haklı çıkarıyoruz: Türkler, evrimini tamamlıyamamış,gelişmemiş ırktır. Diyorya...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
-
ÜSTÜN OLAN ÖTEKİLEŞTİRMEYENDİR:
Hüseyin Gezer (18 Nisan 2010 17:21:04 İlkim Özbeye) :Sayın ve sevgili İlkim Özbey:(- ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ!) ,bu iki sözcük bence çok fazla abartılmış,kimse kimseden üstün değildir,üstün olan insandır,üstün olan insanlıktır, üstün olan ötekileştirmeyendir. Selamlar,sevgiler!

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
DÜŞÜNÜNDE ÖYLE YAZIN,NE YAZACAKSANIZ(! ? !) :
Bu yorumu İLKİM ÖZBEY 12 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Nolmuş? Bizde Poşayız! ..(ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ) ! Fark? Düşününde öyle yazın, ne yazacaksanız(! ? !) ..

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BİZ POŞALAR CANA YAKIN İNSANLARIZ:
(Bu yorumu MURAT BULUT 06 Aralık 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : Değerli dostlar, biz Türk Milleti olarak ve aynı zamanda Osmanlı olarak her gittiğimiz yerlere medeniyet ve huzur götürmüş toplumun ve ejdatların torunlarıyız.Biz poşalarda bu vatan için savaşmış, bu vatan için gerektiğinde can vermişizdir. Eskilerden süre gelen ve günümüzde yok olmuş bir çok el sanatlarını her gittiğimiz yerlerde tanıtmışız.Ve aynı zamanda sıcak kanlılığımızla da bir çok toplumda yer edinmişizdir. Bizleri yakinen tanıyan toplumlar, biz Poşaların ne kadar cana yakın, vatan sever,dinine düşkün insanlar olduğumuzu iyi bilirler ve aynı ekmeği herkesle paylaşma anlayışımızdan gurur duyuyoruz...Derneğimize gelin, bizi yakından tanıyın! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
HEPİMİZ KARDEŞ DEĞİL MİYİZ? BİZİ KİM KARALAMAYA ÇALIŞIYORSA,ODA BİZİM KARDEŞİMİZDİR:
Bu yorumu KEMAL DEMİR 26 Ağustos 2009 tarihnde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Dünyanın en iyi ve en şereflisi bu cennet vatanımızda,ayrımıcılık çıkararak, ülkemizi bu hale getirdiler! ? ..Hep ayrımcılıktan! ? ..Hep birbirlerini hakir görmekten! ? ..Hepimiz kardeş değil miyiz? Hepimiz Adem ve Havvadan değil miyiz? Öyle ise kardeşiz! .. Bizi kim karalamaya çalışıyorsa, oda bizim kardeşimizdir. Poşa dedikleri insanlar da dünyanın en iyi insanlarıdır:Merhametlidirler, yardımseverler, vatan severler, kısacası yaratılanı severler yaratandan ötürü! ...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ESKİDEN POŞU TAKTIKLARI İÇİN POŞA ADINI ALMIŞLARDIR:
(Bu yorumu FURKAN ASANAKUT 18 Ağustos 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Bende bir Poşayım.Yazdıklarınıza katılmıyorum(! ? !) Poşanın köken kelimesi, poşu takmalarından dolayı, denilmiştir.Poşalar, Sivasın merkezinde 800 küsur senedir yaşamaktadırlar.Önceki zamanlarında elek,kalbur satmışlar; davul-zurna çalma işi ile uğraşmışlar...Çilli,mavi gözlü olanlarıda var.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
HERKES AYNI GÖVDENİN DALLARIDIR:
Bu yorumu TURGUT PALA 18 Temmuz 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Evet kardeşim,bak benim güzel kardeşim biz:İnsanları, bir kökten oluşan ağacın dalları gibi biliriz,herkes aynı gövdenin dallarıdır. Bizim dilimiz Türkçe. Bize Poşa diyorlar.Biz bile bunun anlamını bilmiyoruz.Bence araştırmanızı,bizim içimize girerek yapmanızı tavsiye ederim. Öyle kulaktan dolma bilgilerle araştırma yapılmaz.Gelin bize sorun(? !) Nerde bize gıcık olan insan varsa(peşin hükümlü,kendi çirkinliğini ve hırçınlığını bizde arayan ve görmeye çalışan) , onlara sorup öğreniyorsunuz.Bence iyi düşünün! ..Biraz daha derin düşünün ve iyi araştırın.Haşa(!) Ben küçük görmüyorum.Onlarda Ademden,Havvadan gelmedirler...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
İNSANLARI FIRKALARA AYIRMAKLA NE KAZANDIK(?) :
(Bu yorumu İSMAİL GÜLLİ 20 Haziran 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :İnsanlara derim ki:-Yani insanları fırkalara ayırmakla ne kazandık? Meslek olarak ne fark eder? Sonuçta hepimiz Türk ve müslümanız veya başka dinliyiz,ne farkeder? Bunları biz aştık artık,Türkiyeliyiz! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ASIL OLAN İNSAN OLMAKTIR:(03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE yazmış olduğu yazıya; HAYRETTİN BULUT01 Mayıs 2009 tarihinde şu yorumu yazdı) :-Poşalar:
Biz Poşalar, bu toplumun bir parçasıyız. Bu güne kadar da kendimizi... yaşadık... dini vecibelerimizi örf ve adetlerimizi... bir şekilde yaşadık ve yaşıyoruz birileri gelişi güzel konuşsada bizim tarihçemizde değerli araştırmacı ve tarihçilerinden aldığımız ve edindiğimiz bilgiler bizlerin yazları yaylalarda kışları ılık bölgelerde... yaşayan bir topluluğuz ama bu güne kadar hiç bir ırkla dinsel ve sosyal çatışmaya girmeden değişik bölgelerde yaşamımızı sürdürdük ve sürdüreceğiz. Biz poşa olmaktan ve adı taşımaktan sonderece(duyiyeruğh) gurur duyuyoruz,şivemizce bir terim..Bizim bir dilimiz vardır ama kullanılmadığından dolayı unutulmaya yüz tutmuş bir dil. Asıl olan insan olmaktır! .. Yaşadığın toprağın ve vatanın değerini bilmektir! .. Bizde bu konuda son derece hassasız... Saygılarımla! .. Benim gibi düşünen tüm POŞALARI(LOMLARI) bekliyoruz... Poşalar derneğini kurduk.Lütfen tüm Poşaları bekliyoruz! ..İlginizden dolayı teşekkürler! .. İRTİBAT TEL:0535 934 53 06
-
POŞA,ÖTE-BERİ...SATARAK GEÇİMLERİNİ SAĞLAYAN BİR MİLLET:

Antoloji.Comdan alıp bu sayfaya kaydettim.

MURAT GÜLLİ:
Poşa Milleti önceleri seyyar hayat yaşayarak yaşamını sürdürüp; sonra yerleşik düzene geçerek ve köylerde öte beri satarak... geçimlerini sağlayan bir millet olup son derece islam dinine bağlı ve milletine vatanına düşkün bir toplumdur... Poşa Poşadır... 09.04.2010...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
LOMLAR(POŞA VEYA BOŞA) :AYTEN SERİN; POŞALARI HİÇ TANIMAMIŞ AMA ONLAR HAKKINDA HİÇ DOĞRU OLMAYAN ŞEYLER YAZMAYA ÇALIŞMIŞ! ? ..POŞALAR NE ÇEKTİYSE SÖYLENTİLERDEN ÇEKTİ! ..

Ayten SERİN:
Lomlar (Poşa veya Boşa) Hindistan’dan Ermenistan’a göç ettiler, 1060’da Selçuklular tarafından dağıtıldılar. Dilleri Lomavren’de Ermenice kökenli kelimeler var. Bugün Ortodoks Ermeni oldukları söyleniyor. Ağrı ve Van civarında yaşıyorlar. Ani’de Yezidi Lomlar olduğu da söyleniyor.
Sayın Ayten Serin; Poşalar,müslümandırlar:Poşalar, ortodoks Ermeni ve yezit değildirler.Bunlar uydurmasyon yakıştırmalardır.Saygılarımla...(HÜSEYİN GEZER) .
BU YAZIYI BURAYA TAŞIYAN VE KAYDEDEN; ELEŞTİREN:HÜSEYİN GEZER

-

AKSİYON ÇOK EKSİKLİKLERLE DOPDOLU BİR YAZI YAZMIŞ/HÜSEYİN GEZER

Doğrular Poşaların içine girilerek yazılır! Doğrular Poşalarla yüz yüze yazılır! Doğrular beraberce yazılır! Doğrular görerek yazılır! Doğrular yaşayarak yazılır! Doğrular salonlarda yazılmaz! ...

HÜSEYİN GEZER/Şair ve yazar

-

POŞALARLA İLGİLİ GÜZEL ŞEYLER YAZAN YAZAR ALİ GÜNDÜZÜ SELAMLIYORUM! Hüseyin Gezer

Sayın yazar Ali Gündüz, Çoruh Havzası Ve Artvin adlı kitabında Poşalarada yer vermiş.Kalemine de, yüreğine de sağlık Ali Gündüz! Ali Gündüzün kitabının 129.,130.,131. sayfalarına baktığımızda şu yazı bizi karşılıyor:

BİR BAŞKA ALT KÜLTÜR GRUBU POŞALAR(BOŞALAR) :

Artvin ve yöresinde başka bir kültür grubu da Poşa yada kendi adlandırmalarına göre Boşalardır.Meydan Laroussede Boşalar: Kafkaslarda... verilen ad.Bir kaç bin kişilik bir topluluk, kendilerine Lom adı verirler. Boşaların konuştukları lehçe Hindikuştaki Dardu dilleri ile Apabhramsa lehçelerinden birine dayanır. Boşalar V. yüzyılda Hindistandan ayrılarak Kafkaslara yerleştiler şeklinde tanımlanmaktadır.

Artvin Poşalarının ise Hindistandan ayrılarak Kafkaslara yerleşen, Poşalarla ilişkilendirilebilen bilimsel bir bilgiye yada kaynağa rastlanmamıştır.Türkiyede değişik derleme sözlüklerde Poşa, kalbur... yapıp satan kişiler olarak geçmektedir. Kendilerine göre ise kavramın adı Boşadır. Eskiden toprakları, yerleri-yurtları olmadığı ve ekip biçmeyi bilmedikleri için boş iş yapan, boşta gezen anlamında Boşa adı verilmiştir. Yine kendi iddialarına göre, yerli halk kendilerini pek sevmediğinden aşağılayıcı bir ifade olarak Poşa kullanılmaktadır.

Poşaların kökeni daha çok rivayetlere dayandırılmaktadır. Kendileri ise Peygamber soyundan oldukları iddiasındadırlar.

Böyle bir rivayet: Bir peygamberin üç oğlu varmış. Bu oğullardan birisi babasının sağlığında çalışmaya gitmiş...Bir süre sonra peygamber ölmüş. Mirasını iki oğlu paylaşmış. Gurbetteki oğul babasının öldüğünü duyunca memleketine gelir. Kendisine düşen mirası ister. Mirası paylaşan kardeşler:-Biz mirası paylaştık. Sen boşa kaldın! Diyerek,kardeşlerine pay vermezler...(...) İşte bu günkü Poşalar, o peygamberin torunlarıdır.

Bir başka rivayette ise roller değişmekte, peygamberin yerini vezir almaktadır.

Artvinden başka, Poşalar yoğun olarak Sivas, Erzincan ve Van illerimizde yaşamaktadır. Erzincan yöresi rivayetleri ise daha farklıdır.Kalbur...satan atalarının, bu işten bir kazanç sağlayamadıklarından, bir araya geldiklerinde, bu işten karınlarını doyuramadıkları, bu yüzden boşa ömür tükettiklerinden Boşa adını aldıkları şeklindedir.

Sivas yöresi Poşalarında ise: Hızır Paşanın, Poşaları makamına çağırarak:-Ne iş yaparsınız? Dediğinde -Boşa gezeriz! cevabı verildiğinden, o zamandan sonra Boşa adını aldıkları şeklindedir.

Poşa adı üzerinde en mantıklısı görülen, Sivas Poşalarına ait bir başka rivayettir: Poşalar, Sivas yöresine geldiklerinde; kendilerine has bir poşi giymekteydiler. Bu yüzden yerli halk kendilerine Poşililer yada Poşulular demekteydi. Zamanla bu isim Poşa şekline dönüşmüş ve günümüze kadar ulaşmıştır.

İlk üç rivayet daha çok bu kitlenin toplum içinde kendilerini yüceltme kaygısından kaynaklanmış izlenimi vermektedir. Poşa adının daha çok başlarına taktıkları kendilerine özgü poşiden gelme olduğu daha akla yatkın gelmektedir.

DİL:Poşa yada Boşaların kendilerine has bir dilleri vardır.Ancak bu dil anadil gruplarına dayandırılmamaktadır. Dilbilimcilerin özel dil yada grup dili adını verdikleri dillerdendir.Bu dil daha çok kendi aralarında konuştukları özel konuların başkaları tarafından anlaşılmaması için geliştirdikleri bir dildir.Halk arasında kuşdili denilen dilin bir benzeridir. Daha çok konuşulan sözcüklerin bozulmasından oluşmuştur.Değişik yerlerde gezen grupların kendi aralarındaki konuşmaları başkalarının anlamaması zaruretinden doğmuştur.Artvin,Sivas,Erzincan Poşaları arasında birçok kelime örtüşmesine rağmen birçok kelimede de farklılıklar mevcuttur. Bir dil birliği yoktur.

KULLANDIKLARI KELİMELER: Mara:Anne. Gaco:Yabancı erkek. Halvor:Yaşlı. Mathaş:Çocuk. Cöki:Kız çocuğu. Puş:İşkembe. Perez:Ekmek. Cur:Su. Hav:Tavuk. Havdik:Yumurta. Düke:Ev. Şun:Köpek. Uzel Etmek:İstemek. Cav:Göz. Ap:El. İnzim:Ben. İnzin:Sen. Genniyorum:Geliyorum. Pahçel:Kaçmak. Genne,Gennemek:Gel,gelmek. Zorusel Etmek:Konuşmak. Medni:Yüzük. Pargel:Uyumak,uyku. Rakro:Erkek. Goğlamak:Çalmak. Piştik:Silah...

DİLİN KULLANIŞINA ÖRNEKLER: İnzim genniyorum:Ben geliyorum. İnzim pahçelliyerim:Ben kaçıyorum. Perez keyler misin? :Ekmek yer misin? ...

Lazlar, Gürcüler ve Hemşinlilerde olduğu gibi Poşa dilinin de Ermeniceye dayandırıldığı gibi mesnetsiz iddialarda vardır. Andrews in Türkiyedeki etnik gruplar adlı eserinde dile getirdiği gibi Poşa topluluğunun dilinde birtakım Ermenice kökenli kelimeler olsa dahi kesinlikle Ermenice ile bir ilgisi yoktur.Bu dil daha çok aralarında gizli bir ilişki olan ve gizli konuşulması gereken konuların başkaları tarafından anlaşılmaması ihtiyacından doğan bir dildir.Bir ihtiyaçtan doğmuştur. Gezginci bir toplum olan bu insanların Ermenilerin yaşadıkları yerlere gitmeleri,onların dillerinden de kelimeler almaları doğaldır. Ermenilerin bölgenin hayatını uzun süre ellerinde tuttuğundan bu insanlar Ermeni toplumu ile ticari ilişki içinde olmuşlardır.Ermenice kelimelerin bu insanların dillerine girmiş olması doğaldır. Ancak bu insanların Ermeni kültürü ve kimliği ile bir ilgileri yoktur.

NÜFUS: Poşalar, son otuz yıla kadar Artvinde göçer halde yaşamışlardır. Kendi ifadelerine göre yerli halk kendilerini fazlaca sevmediğinden ve kalabalık olduklarından kendilerine yer verilmezdi.. Ancak 1950li yıllara kadar bu insanların yerleşik hayata geçirilmesi için gösterilen gayretler sonuçsuz kalmıştır. Uzun süre bu insanlar eski alışkanlıklarını bırakmamışlardır.(.......) .Son otuz yılda ise tamamına yakını yerleşik hayata geçmiştir.Artvinde yoğun olarak Ardanuç Adakale Mahallesi, Şavşat Söğütlü Mahallesi ve merkez Köprübaşı Mahallesinde nüfus çoğunluğuna sahiptirler. Bunun yanında Yusufeli, Hopa, Arhavi ve Ardeşende de yaşayan gruplar vardır.Bu insanlar bu mıntıkalarda yaşayan grupların tamamının aynı kökenden geldiklerini söylemektedirler. 1977 yılı sayımlarına göre Artvinde 3400 civarında bir nüfusa sahiptirler.Nüfus artışı Artvin ilinde en yüksek olan gruptur. Yine yurtiçi göç olayının en az olduğu gruplardır.Poşalarda yurtiçi göç olayının az olmasının nedeni: Gittikleri yerlerde uyum sorunları yaşayacakları ve Artvin ilindeki birlik ve beraberliği gittikleri yerlerde bulamayacakları endişesindendir.

GELENEK VE GÖRENEKLERİ:Poşaların gelenek ve görenekleri diğer toplumlardan pek farklılık göstermez.Sünnet geleneği ve kirvelik bu toplumda da önemli bir müesesedir.Bu toplumda kirveliğe çok önem vermektedir. Ortaasya Türk topluluklarında görülen alkarası, albasması inançları,kırk çıkması ve bölgede günümüzde de yaşatılan inançlar bu topluluklarda oldukça yaygındır. Evlilikte düğün adet ve gelenekleri,çocuk doğumundaki Türk toplumundaki inançlar, kültür bölümünde izah edilen eski Türk inançlarının izleri bu insanlarda da aynen yaşatılmaktadır.

Su bu toplumda da kutsaldır.Su,Allahın cemalidir.Temizliktir.

Sonuç olarak Poşaların Artvin yöresine nereden geldikleri bilimsel olarak ispatlanmamıştır.Kendilerinin Kırım kökenli oldukları iddiası da sadece iddiadır.Ancak yaşayışları, örf ve adetleri,gelenek ve görenekleri diğer topluluklardan pek farklılık göstermemektedir.Ermeni,Kıpti ve diğer gayrimüslim topluluklarla bir ilgileri yoktur.Kendilerini Türk ve Müslüman olarak görmektedirler. Doğrusuda budur./ ALİ GÜNDÜZ/ÇORUH HAVZASI VE ARTVİN

POŞA DEDİKLERİ / ARTVİN 1967 İL YILLIĞI / HÜSEYİN GEZER

(Artvinde Artvin Valisi Başkanlığındaki-Ç. Parçalı, H. Saral, M. Yıldırım- bir komite tarafından hazırlanmış ve Güneş Matbaacılık T.A.Ş. tarafından basılmıştır.) .

Artvin 1967 İl Yıllığı(SOSYAL BÖLÜM:160. ve 161. sayfalar) :

160. sayfada şöyle yazıyor:...gene çevre halkının POŞA diye adlandırdığı göçebeleri burada zikretmek yerinde olur.

161. sayfaya Poşalarla ilgili bir resim koymuşlar ve resmin altına şöyle yazmışlar: Halkın [[POŞA]] dedikleri göçebeler.

Ama göçebe olmayan Poşalara hiç değinilmemiş:Bu yıllığın yazıldığı günlerde kendi bahçesinde,tarlasında yetiştirdiği karpuzu dostlarıyla paylaşan Poşaları da araştırmalıydılar. Aynı günlerde cemaatına namaz kıldıran Poşa imamlarıda, aynı günlerde okullarda öğretmenlik yapan Poşa öğretmenleride, fabrikalarda çalışan Poşa işçileride...araştırmalıydılar! ... Şu anda göçebe vaziyette olan Poşa yok. HÜSEYİN GEZER/Kıbrıs Sokak-Arhavi(Derleyen-yazan-eleştiren)

BÜYÜK LAROUSSE SÖZLÜK VE ANSİKLOPEDİSİ(1828. sayfa- Milliyet Yayınları) 4. Cilt: BOŞA YA DA POŞA:(ARAŞTIRAN - DERLEYEN- YAZAN) :HÜSEYİN GEZER

Kafkasyada yaşayan...(bir halk topluluğuna) ... verilen ad. V. yüzyılda Hindistandan göç ederek Kafkasyaya yerleştikleri öne sürülür. HÜSEYİN GEZER-Kıbrıs Sokak/Arhavi(Araştıran- Derleyen-Yazan) .



POŞA GÜZELİUMUT SUCİ(ABUR-DENGELİ KÖYÜ/GÖLE) ANTOLOJİ.COMDAN ALINDI

Poşa güzeli


Gözler oltu taşı saçlar kestane

Bakışları şahlan kokusu nane

Kipriği ok gibi saplandı yine

Yüreğimi deldi poşa güzeli


Yanağı nar olmuş dudağı kiraz

Gözyaşları yağmur gülüşü ilk yaz

Kaşları yay gibi sinesi beyaz

Aklım fikrim çaldı poşa güzeli


Zülüf yedi örük topuğa inmiş

Ozan umut görmüş bir melek sanmış

Bir soysuz elinde kavrulmuş yanmış

Sanki köle kuldu poşa güzeli


Umut Suci

BU SAYFAYA TAŞIYAN VE KAYDEDEN HÜSEYİN GEZER

PAŞANIN EŞEĞİ İLE POŞANIN EŞEĞİBEKİR HASGÜL-ŞARKIŞLA/MESCİTLİ KÖYÜ/SİVAS(DERLEYEN-ARAŞTIRAN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER)

Paşanın Eşeği İle Poşanın Eşeği


Paşanın eşeği ile Poşanınki,

Arkadaş olmuşlar.

Çizmişler kuyruklarını karamik dikeni ile,

Kankardeşi,

Arkadaş,sırdaş,yoldaş olmuşlar içtenlikle.

Tüm sevilerini vermişler birbirlerine,

Arkadaşlık kuralına uyarak.

Seyahate çıkmışlar,otostopla.

Moda gereği...

Önce köyden başlamışlar.

Az buçuk yol giderek,

Ekinleri yiyerek.

Emme lakin,emme fakat,

Kır bekçisi köy ahırına hapsetmiş kafadarları.

Paşanınkinin semerine,yularına bakmış,

Bir selam çakmış.

Salıvermiş.

Poşanınkini alıvermiş.

Arkadaş canlısıymış paşanınki;

Olmaz,demiş,bırak arkadaşımı ve bırakmışlar.

Özgürce köyden ayrılan seyyahlar.

Şehire uğramışlar...

Fakirsiz köy,dörtyolsuz şehir olmadığından,

Trafik polisi dikilmiş karşılarına.

Bir dütte yakalamış.

Paşanınkine ihtar,

Poşanınkine dayak.

Dayağa alışkın ki,öbüründen neşeli bizimki...

Aşevine geçmişler,

En büyük masayı seçmişler.

Paşanınki arpa şehriye,en halisinden,

Poşanınki saman istemiş,en irisinden.

Birincisi gelmiş anında,

Garson,saman kalmadı demiş,

Gelseydin zamanında...

Beğenmemişler düzeni,

Sözleşmişler kalmamaya.

Çekmişler Almanyaya.

Paşanınkinin pasaportu ısmarlama,

Poşanınki yük taşıma karşılığı uydurarak,

Çıkmışlar yola.

Uğur ola...

Paşanınki gümrük memuruna selam,

Poşanınki rüşvet vererek.

Ulaşmışlar BON´a...

Paşanınkine aş vermişler,

Poşanınkine iş.

Gurbet ellerinde ah çeke çeke,

Ne ağlayabildim,ne gülebildim

Gariplik zor zenaat,zor iş

Yurda dönüş...

Dönüş yaa...var gümrük,zor iş.

Kalmaktansa yabanda,

Çekmektense el kahrı,

Paşanınki sallanarak,

Poşanınki bir karton sigara,

Aşmışlar duvarı.

Dönmüşler ERKEKÇE...

Utanmadan ikisi de,

Devam etmişler yaşamlarına,

EŞŞEKÇE...


(9 Haziran 1974, Yahyalı)


Bekir Hasgül (Antoloji com.)


DERLEYEN-ARAŞTIRAN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER


POŞALARLA İLGİLİ FEVZİ TORUNUN YAZDIKLARIARAŞTIRAN-DERLEYEN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER

Köyde eskiden poşa denilen göçebeler bulunurdu. Fakat son yıllarda bunlar da köyü terk etmişlerdir. Sadece bir aile Veliköyde ikamet etmekte olup, bu ailede köy halkı ile tamamen bütünleşmiştir.FEVZİ TORUN (HER YÖNÜYLE ARTVİN VE ÖRNEK BİR KÖY İNCELEMESİ ADLI KİTABINDAN ALINMIŞTIR) .

ARAŞTIRAN-DERLEYEN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER


POŞA MADDESİ SAYENDE GÜZEL OLDUTANER ARTVİNLİ
Hüseyin Bey, merhaba;

Nasılsın? Ansiklopediye katkıların için teşekkür ederim ncelikle! Zaman zaman maille görüşelim. facebooka davet etmişsin, sağol. facebook hiç kullanmadım, kullanmıyorum. ben de bugünlerde seninle görüşmek istiyordum. diyorumki ansiklopedide poşa maddesi sayende güzel oldu. bunu beraber kitap yapalım diyorum. poşalar hakkında kitap yazalım. ne dersin?

bol selam

taner artvinli
www.artvinansiklopedisi.com

merhaba hüseyin bey,

kitaplarının yayınlanmış olduğuna, araştırmalar yapıyor olmana sevindim, ne güzel. senin biyografini de ansiklopediye koyalım o zaman. neden şimdiye kadar bahsetmedinki? poşalar kitabına gelince: ben sürekli araştırıyorum birkaç yayın var poşalar konusunda. daha önce siteden kaldırdığımız erkulun tezi ile seropyanın yazısını ve diğer yayınlanmış yazıları tarayacağım bunlardan bir giriş oluşturacağım. çingene kavramı nedir, çingenelerin türkiyedeki durumları, yayılışları, yerel adlandırmaları vs. sonra poşaların çingenelerden olmadığını ortaya koyup aralarındaki farkları vs belirteceğiz. poşaların çingenelerle karıştırılmasını önleyeceğiz. ondan sonrada artvin poşalarını özel olarak inceleyeceğiz. işte burada senin siteye yazdıklarını düzenleyip alacağız kitaba. mümkün oldukça açıklayıcı ama ayrıntılarla boğuşmadan, sade, anlaşılabilir bir kitap olacak. tabii zaman alır yazmak düzenlemek. biraz da fotoğraf toparlayabilirsek güzel olur. genel anlatım ve konuları ben halledeceğim, sen de zaten artvin poşalarının sosyal ve kültürel durumlarını yazmışsın sitede. toparlayacağız bunları birlikte imza ile kitap yapacağız. yayınlama işine gelince birşeyler olur mutlaka. bir yayınevinden bastırırız. biz bundan para kazanamayız beş kuruş ama en azından masraf da etmemiş oluruz cepten. maksat bu kitap piyasada olsun diğer yayınlara alternatif olarak. ha okunur okunmaz satılır satılmaz ayrı konu. önemli değil. benim için önemli olan bu kitabın yayınlanıp ortaya çıkması. ben akademisyen değilim benim puan kazanmak reklam yapmak yayın yapmak gibi bir derdim olmadığından rahatım yani. para pul istemez yeterki poşalar doğru bilinsin doğru anlaşılsın dersen dediğim gibi yapalım olur mu. elimdeki işleri bitirince bu kitaba başlarım. bu vesileyle bayramını da kutluyor mutluluklar diliyorum.
görüşmek üzere.
bol selam
taner

4 Kasım 2011 12:57 tarihinde Hüseyin Gezer [lomlom08@hotmail.com] yazdı:

Önce Selam Olsun Taner Artvinliye!
Benim önceden üç adet şiir kitabım çıktı(Al Yüreğim Senin,Gülden Kan Tutup Sunma Yaşamıma-Sevdalara Sürdüler Beni) .Antoloji.comda 240 adet şiirim var. Çeşitli yazılarım var.Borçka Alaca Köyü incelemem var.POŞALAR kitabını nasıl çıkarabiliriz. Şu anda ekonomik koşullarım el vermiyor. Açıklarsanız mutlu olurum! Selamlar! ..

Hüseyin Bey merhaba,

Artvin Ansiklopedisine yazdıklarını ben bir dosyaya kaydettim ve üzerinde düzenleme yapıyorum. Sitedeki bilgiler yazılar birkaç ayrı sayfaya birden yazdığın için darmadağınık bir vaziyet aldı. Sayfaları bir toparlamak gerekiyor sanıyorum. Ben öncelikle senin yazdıklarını düzenleyip kendimden de birşeyler ekleyerek biraz düzenledim, düzenlemeye devam ediyorum. Sonra da giriş kısmını, genel bilgileri yazacağım. Bir kitap olaak yazıyorum bunu dediğim gibi. İkimizin adıyla yazacağız. Ben sana taslağı göndereceğim şu anki haliyle ve düzenlemeye yazmaya devam ediyorum. Zamanım kısıtlı olduğu için çok zaman ayıramıyorum, yavaş gidiyor.

Senden ricam şimdilik yeni eklemelerini, düzeltmelerini falan sadece bir sayfa üzerinde yapman. Başka başka sayfalarda (Poşa, Hüseyin Gezer, Kullanıcı Hüseyin Gezer vs) yapınca, benim de bunları takip etmem zorlaşıyor. Her türlü düzenlemeyi sadece POŞA sayfasında yaparsan memnun olurum. Kitap ilerledikçe göreceksin güzel bir iş çıkacak ortaya.

Bu arada Hamza Aydını tanır mısın? Veya Hamza Aydın adıyla da yine sen mi yazıyorsun, bilmek isterim.
Bugün yarın yaptığım düzenlemeleri sana göndereceğim, bir ön kontrol yap, gözden geçir, olur mu?
Beraber çalışmak dileğiyle, selam ve saygılarımla.
Taner Artvinli

Hocam,

Poşalarla ilgili çalışmanın şu anki halini gönderiyorum ekte. Lom-Derdeki arkadaşlarla bir göz atın. Ben sadece senin siteye yazdıkların üzerinde bir düzenleme yaptım biraz, şimdilik.
Selamlar
Taner

17 Mayıs 2012 15:17 tarihinde Hüseyin Gezer [lomlom08@hotmail.com] yazdı:

Sayın Taner Bey, Ben Hüseyin Gezerim. Başka adım yok! Emekli öğretmenim. Hamza Aydını tanımıyorum. Selamlar! Kıbrıs Sokak/Arhavi.

Taner Artvinli 1 Ocak 11:57
hocam uğraşıyoruz. bilmiyorum sık sık site kapanıp duruyor. ben de usandım ya

Konuşma Geçmişi Hüseyin Gezer 31 Aralık 16:45
Taner Bey, Artvin Ansiklopedisine ne zaman erişebileceğiz(googlede) .
Hüseyin Gezer 31 Aralık 17:06
Sunucu hatası ne demektir? Bu hata ne zaman giderilecek? Selamlar! ..

SAYIN HÜSEYİN GEZER ARAŞTIRMANIZ SON DERECE FAYDALI/ Arş. Gör. Melike Üzüm
Başkent Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Bağlıca/ Ankara


Merhabalar,
Öncelikle kısaca kendimi tanıtayım. Ankara Hacettepe Üniversitesi yüksek lisans tez aşamasını bitirmek üzereyim ve tezim Poşalar üzerine. Ben Ankara civarındaki Poşalarla konumu sınırlandırdım fakat Artvin deki Poşları gerçekten çok merak ediyorum. Bir söz varlığı derlemişsiniz. Anladığım kadarıyla ayrı bir dil konuşmayı devam ettiriyorlar. Artvin Poşaları üzerine yazılan bir tezde 2004 yılında dillerinin ölmekte olduğu not edilmiş. Şuanki durum nedir? Poşalar bu dili konuşmaya devam ediyor mu? ya da belli kullanım alanları mı var?
Duyarlı araştırmanız için de size teşekkür ediyorum. Gerçekten Poşalar üzeirne araştırma çok az.
Araştırmanız son derece faydalı olduğunu düşünüyorum.
İyi günler iyi çalışmalar

-
-
Arş. Gör. Melike Üzüm
Başkent Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Bağlıca/ Ankara


Azat Azat 1(Tarih: 08.06.2012 16:36) :- merhaba ben çingenlerin rom kolundanım.poşa diye tabir edilen çok değerli arkadaşlarım var.sizin de yazınızı okudum ve çok beğendim.sizi yürekten kutluyorum.saygılarımla..

BİR BELGESEL KONUSU POŞALARLA İLGİLİ
Metin Balcı 2(24.05.2012 21:19) :- Konu: Belgesel; Hüseyin Bey iyi günler Ankaradan yazıyorum. Bir belgesel konusu (Poşalarla ilgili) için size ulaşmaya çalışıyorum. Bazı bilgileri danışmak ve Poşalarla ilgili detaylı bilgi almak isterim.Daha önce de mail atmıştım. İletişim için bilgilerim aşağıdadır. İletişim kurabilirsem sevinirim. Görüşmek üzere iyi günlerr Metin Balcı 0532 523 60 80 metinfm@gmail.com


ETNİĞİNDEN UTANÇ OLMAZ
Öztürk Acun (20.06.2012 19:23) :-Etniğinden utanç olmaz. Kimin saf olduğunu kim bilir? Bunu kim iddia eder? LOMla ilgili yazınızı okudum. Güzel bir araştırma. Garip doğmasaydın, Lom olmasaydın üretebilir miydin? Başarılı olabilir miydin? Ne olmuş yani ha Lom ha Poşa, ha Kürt, ha Tat, Azeri! ..Ne farkı var? Yüreğine sağlık canım kardeşim. Sen üretmeye devam et...



Kimden: DiLEKCi (Bay, 39)
Kime: lom08
Tarih: 12.07.2012 09:02 (GMT +2:00)


Konu: Biz Kardeşiz!



Anamız Havva Babamız Adem
Aslında Tüm Canlar Biz Kardeşiz!
İçimizde ki (BEN) e yenik düşmüş
Nefsimizce Kirlenmiş, Hırsımızca Kirletmişiz
Ama Unutmayın, İşin Özünde Biz Kardeşiz...
Sevgiyle Kalın


Biz Kardeşiz

Ayrı olsa da renklerimiz, tek bir rengi giyer gideriz
El ele tutuşmasak da bir defa, toprak olur tek bedene gireriz.
Sen görmezsin beni, ben tanımam seni, dün ben diyenler bugün nerede? hani?
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz bir anadanız.


Tertemiz geliriz dünyaya, nefsimizce kirlenir, hırsımızca kirletiriz
Ölünce ağlar, öldürünce seviniriz, paylaşmayı bilmez, hep savaş ederiz
Gencecik fidanları dalında soldurur, anaların göz pınarlarını kuruturuz
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz bir babadanız


Bir parça zaman bir yudum nefes, bize ait olan tek değerimiz
İster dilenci ol istersen kral, zamanın karşısında boyun eğeriz
Sonunu belli bu filmi hep birlikte izleriz, peki niye farklı sonlar bekleriz?
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz kardeşiz


HÜRREM DİLEKCİ
23.04.2008 (00:40)

Zeynep Eremciler 24 Aralık 15:30
hüseyin abi poşalara yazdığın deyimi çok beğendim nerde o eski insanlar nerde süleyman usta nerde
hüseyin abi poşalara yazdığın deyimi çok beğendim nerde o eski insanlar nerde süleyman usta nerde
Zeynep Eremciler 24 Aralık 15:39
nerde tezek kokan katmer yapan o guzel eller nerde

Sayin Hüseyin Gezer, merhaba, interneti Posalar hakkinda tararken tesadüfen isminizi buldum. Anlayadigim kadariyla Arhavi'de oturan Savsat'li bir Lomsunuz. Ben Alman bir etnologum. Çalisma alanlarim arasinda hem Çingeneler hem de yöre olarak Dogu Karadeniz bölgesi yer aliyorlar.Eylül'ün ortasinda yine Savsat bölgesinde dolasmaga düsünüyorum. Oradaki Posalar'in durumu ilgimi çeker. Savsat'tan sahile inip Arhavi'deki arkadaslarima da ziyaret etmek istiyorum. O firsatta sizinle de tanismak isterdim, sizin de ilginiz varsa eger. O zaman Arhavi'de olacak misiniz? Sizden cevap almak umuduylaRen nehrinin kenarindan Karadeniz kiyisina selamlar, saygilar. Rüdiger BenninghausKöln (Almanya) http.//www.rbenninghaus.de


Kimden: Öztürk Acun (Bay, 57)
Kime: lom08
Tarih: 30.06.2012 21:54 (GMT +2:00)


Konu: Okuduklarım



Şavşat com'da yazdığın öyküyü büyük bir beğeni ile okudum. Ne kadar zorlu hayatı yaşadığın ve güçlü mücadele verdiğini burukça anladım. Hepimiz yokluk içinde sefillri oynamışız. Beyni ol yaşadıklarının ne diyeyim kardeşim. seni festen,comlardan takip ediyorum

Nurettin Demir (ndemir@baskent.edu.tr) 26.03.2013 Kime: lomlom08@hotmail.com

Kimden: Nurettin Demir (ndemir@baskent.edu.tr)
Gönderme tarihi: 26 Mart 2013 Salı 12:43:33
Kime: lomlom08@hotmail.com

Dikkatli olun! Bu gönderen, sahtekarlık algılama denetlememizi geçemedi.
İçeriği göster

Hüseyin Bey merhaba,



Başkent Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesiyim. Ben Poşaların dili ve kültürü hakkında TÜBİTAK' destekli bir proje yürütüyorum.

Asistanım Çankırı Poşaları hakkında Yüksek Lisans tezi hazırladı. İnternette sizin yazdıklarınızdan çok yararlandık. Ama daha fazla fikir alışverişinde bulunmak için sizinle temasta olmayı arzu ediyorum.

Mesajıma cevap verebilirseniz çok mutlu olacağım.

Selam ve saygılar

Nurettin Demir
(15.07.2013 15:47)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayYusuf Kale 1 Offline
Yusuf Kale 1
Bay, 19
Sivas
sivasta çetelere denir (04.04.2013 16:51)
(bakınız: sivas, çete, çetele)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baylom08 Offline
lom08
Bay, 58
Artvin
Poşa (LOM) /HÜSEYİN GEZER

HÜSEYİN GEZERLE İLETİŞİM: lomlom08@hotmail.com

ÖTEKİLEŞTİRME İNSAN YAŞAMINA ÖRÜLEN DUVARDIR/ HÜSEYİN GEZER

İnsanı insan yapan insana ve insanlığa bakış açısıdır. Diğer insanları ötekileştirenler, insanlık onurundan ve insanlık erdeminden geri kalmış insanlardır-noksan insanlardır.Başkasını küçük görenler,alaya alanlar...kendi küçük taraflarını ve alaya alınacak taraflarını gizlemek içindir.Herkes kendi kendine sorsun: Ötekileştirme nedir-ne değildir? Ötekileştirme kimlere yarar sağlıyor? Kime zarar veriyor? Ötekileştirmenin yararı mı fazla-zararı mı fazla? İnsanlık bu hastalıktan-illetten nasıl kurtulur?

Ötekileştirme:Küfretmedir,hakarettir,aşağılamadır...

Kendi insanlık değerinin yükselmesi,karşındaki insana verdiğin değer kadardır! ?

Yanıbaşındaki kaynağa gitmeden, aslı olmayan-asıl olmayan kaynağa baş vurmak onu kaynak göstermek ne kadar doğrudur? Doğru olan yanıbaşındaki kaynağa en kolay yoldan ulaşmaktır! ..Elbette yanlışlar da olacak,doğrular da olacak...Ama yaşamı seyretmeden yaşamı daha güzelliklere taşıma savaşı içinde olacağız!

İbn Haldun:-Gerçekte ise,doğuştan gelme üstünlük diye bir şey yoktur.

Prof. Dr. Süleyman Ateş(1001 Soruda İslam) adlı kitabın 481.sayfasında şöyle diyor:-Kuranda üstün veya kutsanmış ırk yoktur...insanlar hep aynı atadan anadan gelmişlerdir.İnsanların yaratılışı aynıdır.Üstünlük yoktur.Peygamberimiz:-Arabın yabancıya,yabancının Araba,siyahın beyaza,beyazın siyaha bir üstünlüğü yoktur-. Üstün ırk Kuran düşüncesine aykırıdır.

Prof. Dr. M. Şevki Aydın(Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı) : Diyanet Aylık Dergi(226. Sayı Ekim 2009) nin 19. Sayfasında şöyle diyor:-...ÖTEKİLEŞTİRME:...her dışlayıcı yaklaşım, sahibinin daima başkalarının yanlışlarını araştırmakla, başkalarıyla uğraşmakla, onları değerlendirmekle meşgul olmak suretiyle kendini ihmal etmesine neden olacaktır.Kendiyle ilgilenmeyen kişi, elbette kendi kusurlarını göremeyecek, onları giderme ihtiyacı duymayacaktır.

Abdülaziz Abdülkadir Kamil/İslama Göre Irklar ve İnsanlar adlı kitabında şöyle diyor:-İnsanların huzuru,her rengin başka renge,her dilin öteki dile,kısacası her ırkın başka ırka saygı duymasıyla gerçekleşecektir.Irkçılık, insanlığın renk cümbüşünü yansıtan bu uçsuz bucaksız bahçeyi tek renge indirme, dolayısıyla da çölleştirme çabasından başka bir şey değildir.
Yazarın bu görüşüne de en içtenliğimizle katılıyoruz.

Karl Marks(Marx) diyor ki:-Yoksul kesimi orta yaşam alanına yükseltelim ki insan olduğunun ve insan olmanın getirdiği insan haklarının bilincine varsın.Varsılı(zengini) yani zengin kesimi de orta yaşam alanına çekelim ki malın-paranın esaretinden(köleliğinden) kurtulup özgürlüğüne kavuşsun-diğer insanlardan bir farkının olmadığının farkına varsın-kendi olarak yaşasın! ..

Cüneyd-i Bağdadi:-Sabır,yüzünü ekşitmeden acıları yudumlamaktır.


POŞA VEYA LOMHÜSEYİN GEZER

Poşa sözcüğü,Poşa halkından olmayanlar tarafından LOMLARa takılmıştır.Poşalar kendilerine LOM derler.Poşa sözcüğüne karşı çıkış ve kabullenmeme bundan kaynaklanmaktadır.Poşa sözcüğü LOMLARı küçük düşürme ve alaya alma amacıyla kullanıldığı için bu Poşa sözcüğü LOMLAR arasında rağbet bulmamıştır! ? Ama gün geçtikçe Poşalar, Poşa adlandırmasından rahatsızlık duymamaktadır...Poşaların yakın akrabaları başka kentlerede göç ederek, oralarda yaşıyorlar(işi dolayısıyla,görevi dolayısıyla,taşınmaz mülk edinme dolayısıyla,eğitim dolayısıyla,iş yeri açma dolayısıyla,başka kültürden insanlarla evlenme dolayısıyla...) :İstanbula,Ankaraya,İzmire,Bursaya,Mersine,Almanyaya...vb.
Lom kimdir? Lom ne demektir? Lom veya Lomlar; Kafkaslarda ve Türkiyenin bir çok yerinde yaşayan bir halktır ve halk topluluğudur.Lomun sözlük anlamı:Geçen,yolgeçen,zorluklara-güçlüklere dayanabilen,güçlü olan Kafkasların çeşitli yerlerinde yaşayan bir halk ve halk topluluğudur.Artvinde,Erzurumda,Bayburtta,Erzincanda,Gümüşhanede,Karsta, Vanda, Nevşehirde, Kırşehirde,Bursada, İstanbulda, Rizede,Trabzonda, Samsunda...ikamet edenler vardır.

Ortak yaşam alanına Poşalar saygı duyarlar.

Poşa olmak veya Poşa olmamak insana bir avantaj sağlamaz; insan olmak avantaj sağlar.

Lomlar konuksever insanlardır,bir lokma ekmeklerini herkesle paylaşırlar...


POŞALARIN(LOMLARIN) TARİHİHÜSEYİN GEZER

Poşaların geçmiş tarihi; bölgedeki,Kafkaslardaki halkların tarihi ile aynıdır; Anadoludaki tarihide yine diğer halkların tarihi kadar eskidir.Aslında Perslerin(Arapların) istilasından beri Poşalar Kafkaslarda vardır,Türkiyede vardır.Poşalar üçbin-dörtbin-beşbin yıldır bu topraklardadırlar ama Kızılderililerin durumuna düşmüşlerdir kendi bölgelerinde.Yok Türkiyeye şuradan geldiler,yok Türkiyeye buradan geldiler gibi bir sürü görüşler var:Bir kısmı Acaradan,bir kısmı Dağıstandan,bir kısmı Ahıskadan,bir kısmı Ermenistan ve Nahcivan üzerinden,bir kısmı İran-Irak-Suriye üzerinden,bir kısmı Trakya üzerinden Türkiye topraklarına geldiler...Peygamberler döneminde de Anadolu toprağında,Türkiye toprağında da Poşalar yaşamlarını sürdürmüştürler.Poşaların ataları Adem Peygamberin oğullarından biridir,büyük atalarıda Adem Aleyhisselamdır,aksini inkar etmek dinsel inancın inkarıdır.Poşalar Habilin oğullarıdır,Habilin töreğidir. Allahın toprağına çit çevrilmesine karşı çıktığı için,Allahın toprağını işgal eden Kabil tarafından öldürülmüştür.Rusyada Lenin 1917 Ekim Devrimini gerçekleştirdikten sonra bir grup Poşa daha:-Dini baskı göreceğiz,dinimiz elden gidiyor! Kaygısıyla Türkiyeye gönüllü göç etmişlerdir.

Tek parti döneminde zorunlu yol çalışmalarına ya bilfiil katılacaktılar yada çalışma tutarı kadar para yatıracaklardı.Niyazi Yelkenci, yol parasını yatırıyor.Ancak parayı alan görevli dip koçana bir şekilde işlememiş.Çuğazelere jandarmalar geliyor.Parayı yatırmadığını söylüyorlar ve tüfeğin dipçikleriyle dövmeye başlıyorlar.Çocukları ağlaşıyor.Anası,Gülseher Nene, jandarmalara yalvar yakar ediyor.Jandarma süngüyü sallayıp nineyi uzaklaştırmak isterken süngü ninenin karnına ve barsaklarına saplanıyor. Nine orada ölüyor.

Kore Gazisi olmuş ve gazi madalyası almış Poşalarda var:Nazim Eremciler,Sıddık Gezen...Korede şehit olmuş Poşalarda var.
Rabatta(Köprülü Köyü) ,Tavzette(Okurlar Mahallesi) 1915 ve öncesinde Poşalarla Ermeniler birlikte ikamet ediyorlarmış.Cevri Yıldız dediki:-Ermeniler,Poşalara Müslüman kardeş diye hitap ederlerdi...


POŞALARDA(LOMLARDA) KÜLTÜRHÜSEYİN GEZER

Poşa Kültürü bir okyanustur.Benim yazdıklarım bu okyanusun içinde bir damladır.

Türkiyede egemen kültürle,Poşaların kültürü bir bütünlük içindedir; Poşaların kültürü, egemen kültürden farklı değildir(folklorik oyunlar,dinsel inanışlar,Türkçe Dil, milli gelenek ve görenekler, hoşgörü...) .Poşalar, egemen kültürle bütünlük içinde oldukları için, o kültürün içinden geldikleri için uyum sorununda fazla sorun yaşanmaz.Elbette her insan,her halk kendi olmak kendi gibi yaşamak ister. Ama Poşaların ayrı yaşayacak bir şeyleri yok! Cenaze törenleri,dini bayram törenleri, milli bayramlara katılma arzuları hep aynı, değişen bir şey yok! Türkiye neyse Poşalar odur.Herkesin yararlandığı, katıldığı, zevk aldığı kültürel etkinliklerden Poşalarda yararlanıyor,katılıyor,zevk alıyor.Genel kültürün haricinde Poşalara özgü farklı bir kültürleri yoktur.Belli bir kültürel etkinliği gerçekleştirmek için sadece Poşalar bir araya gelmez, kültürel etkinlikleri herkesle ortaktır.Poşalar kültürlerini yaşamakta sorun yaşamıyorlar.Değişen yaşam koşulları, Poşalarında kültürlerinde değişikliğe neden oluyor.Poşaların kültürü, Türkiye kültürüdür.Poşalar, yeni nesillere aktaracağı kültürü Türkiye kültürüdür.Poşaların kendilerine özgü kutladıkları özel bir günleri yoktur.

Poşalar ari bir kültüre mensup değildir, melez bir kültüre mensupturlar.Diğer kültüre mensup olanlardan kız almışlardır, kız vermişlerdir.Poşalar farklı kültürlere karşı özel davranış geliştirmemişlerdir. Farklı kültürlerde Poşalara karşı özel bir davranış geliştirmemişlerdir.Poşalar,kendi grubunun ve kültürünün dışındaki gruplarlada, kültürlerlede bir arada yaşarlar,sorun yaşamazlar.Her dönemde bu evlilik olayları devam etmiştir, devam ediyor.Poşalar,farklı kültürden olan insanlarla her zaman dost olur,arkadaş olur.İnsanları yadırgamazlar.

Poşalar hem grubunun hemde kültürünün dışındaki kültürlerlede bir arada yaşarlar.

Poşalar kendi kültürlerine ait olmaktan güven duydukları gibi başka kültürlerin varlığındanda güven duyuyorlar.Diğer kültürlerden insanlarıda aynı ailenin bireylerinden biri gibi kabul ederler.

Yaşadığı yerde Poşalarda diğer kültürlerden etkileniyorlar, diğer kültürlerde Poşalardan etkileniyorlar,her şeyin bir birini etkilediği gibi.

Poşalar, yaşam tarzını değiştirip farklı bir kültüre üye olanları hoşgörüyle karşılarlar.Poşalar, kendi kültürlerini tanıtma çabası içinde olmamışlardır çünkü Poşaların kültürü Türkiyede yaşanan ortak kültürden farklı değildir.Çünkü Poşaların kültürünü Türkiyenin ortak kültüründen ayırt eden kendine özgü bir özelliği yoktur.

Poşalarında dertleri,üzüntüleri, sevinçleri...vardır.

POŞALARDA KABİLECİLİKHÜSEYİN GEZER

Poşalarda kabilecilik vardı:

1-Kabile adını en yaşlısından alırdı(bu kadın, erkek farketmezdi) :

A) Kemaller Kabilesi(adını kabile büyüğü Kemal Ağadan almıştır) .

Kemal ince kemalince

Bir kılı kırk yarsan

Yine Kemal ince

B) Şöhretler Kabilesi(adını Şöhret Nineden almıştır) .

C) Rağupoğuları Kabilesi(adını Rağuf Ağadan almıştır) .

Ç) Serdarlar Kabilesi(adını aile büyüğü Serdar Dededen almıştır almıştır) .

D) Şehveletler Kabilesi(adını aile büyüğü Şehvelet Dededen almıştır) .

E) Hünkerler Kabilesi(adını aile büyüğü Hünker Neneden almıştır) .

F) Mahiriler Kabilesi(adını aile büyüğü Mahiri Dededen almıştır) .

G) Şahbazlar Kabilesi(adını aile büyüğü Şahbaz Dededen almıştır) .

Ğ) İbolar Kabilesi(adını aile büyüğü İbrahim Dededen almıştır) .

2-Kabile adını ikamet ettiği mahalleden veya yerden almıştır:

A) Roklar Kabilesi(Şavşatın Çiçvet-Cicçvet Köyü/Roklar Mahallesinden adını almıştır) .

3-Kabile adını bir sebzeden almıştır:

A) Çitiler Kabilesi(çiçmat bitkisinden bozulma bir sözcük) .

4) Kabile adını kavgacılığından,gücünden almıştır:

A) Yedibelalar Kabilesi.

POŞALARDA(LOMLARDA) AKRABACILIKHÜSEYİN GEZER

Akrabalık bağlarına saygılıdırlar.Akraba ziyaretine önem verirler.Aile içi yardımlaşma,akraba arasında yardımlaşma vardır.İyi günlerinde, kötü günlerinde maddi ve manevi desteği akrabalarından görürler.Devletten hemen hemen pek destek alamazlar.Akrabalarının dışında devletten yardım bekler ama bu bekleyiş boşa çıkar devamlı... En önemli moral sözleri:Allaha şükür.Allah büyüktür.Allah ne yazmışsa o olur.Acın mezarı görülmemiştir. Allahtan umut kesilmez...

POŞALARDA KARARLAR NASIL ALINIR? HÜSEYİN GEZER

Poşalarda kararlar tek başına alınmaz, kararlar aile içinde görüşülür, ailede herkesin görüşüne yer verilir.Ataerkil aile yapısı egemen olmasına rağmen aile içi demokrasi en iyi şekilde işler.Her zaman orta yol bulmaya çalışılır.Lider kavramı ve kararı çok önem taşımaz,bunlar gölgede kalmış kavramlardır.Evde mutlak karar sahibi yoktur,karar ortak alınır.Karar alınırken kadınlarda söz sahibidir.Sorunların çoğu kendi aralarında görüşülerek çözülür, genellikle iyiye bağlanır. Üç günden fazla küs gezilmez inancı yaygındır.

POŞALARDA(LOMLARDA) EKONOMİHÜSEYİN GEZER

Bir Poşaya:

-Ekonomik yaşamınızı kısaca anlatır mısınız?

Deseniz,hemen şu yanıtı alırsınız:

-Yeryüzünde en az yer-yurda sahip olan,gariban,Allahtan başka sahibi olmayan bir topluluğuz,bir halkız! ..

Der.

-Bizim için geçim öldü!

Derler.

Poşalar, yaşadıkları yerlerde olanaklardan tam olarak yararlanamıyorlar.Poşaların geçim kaynakları yetersizdir.

Suç altın olsa kimse sahip çıkmaz.Yoksulluk Poşaların suçu değil,Poşaları yoksul ve geri bırakanlar egemen sınıflardır.Poşaların tarihteki yerini ve konumunu egemen sınıflar belirlemişlerdir.Poşaları bu hale getirenler suçlarını kabul etmezler ve utanmazlar.Asıl suçlular utanmıyor,Poşalar neden utanacak? ! ..Allah bu dünyayı kimsenin tekeline sunmamıştır,bütün yaratıklar yararlansın diye sunmuştur.

POŞALARDA(LOMLARDA) KADINLARIN ÇALIŞMA ALANLARI:

Poşaların ekonomik yaşamlarında en büyük zorluğu çocuklar ve kadınlar çekiyor.

Poşalar'da kadınlar da çalışıyor:Öğretmen,hemşire,tıbbi sekreter,ebe,inek besiciliği,sebze yetiştiriciliği,merdiven temizleme,hizmetli,sekreter,iş yerlerinde tezgahtar,çocuk bakıcılığı, yaşlı insanlara bakıcılık yapanlar,yovmiye ile çay toplayanlar,ev temizliği yapanlar, el işi örüp satanlar,köy pazarlarında sebze tohumları ve çeşitli gıdalar satanlar...Poşalar'da bohçacılık ve bohçayla ticaret yapma geleneği-göreneği-olgusu yoktur,görülmemiştir.

Poşaların emekli sandığından,sskdan,bağ-kurdan sosyal güvencesi olanlar var.Yeşil kartlı olanlar var, sosyal güvencesi olmayanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) MESLEKLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar, mesleklerini emek ve uğraşıları sonucu elde etmişlerdir:Okuyarak,bir ustanın yanında çalışarak...Poşalarda ekonomiye çeşitli şekillerde katkıda bulunan bir güçtürler.Mesleğini icra ettikten sonra farklı yaptıkları işlerde vardır:Hayvancılık yapanlar,süs eşyası yapanlar,halk eğitim kanalıyla yetişkinlere okuma yazma kursu verenler,halk eğimi kurslarına devam edenler,kuran kurslarına devam edenler...vb.

Eğitim sonucunda Poşaların elde ettikleri görev alanları ve bu alanlarda yaptıkları görevler şunlardır:Doçent doktor,Öğretim görevlisi(çeşitli üniversitelerde) ,öğretmenlik(çeşitli liselerde,ilköğretim okullarında) ,okul müdürlüğü,okulda müdür yardımcısı,orman mühendisleri,tekstil mühendisleri,doktor,hemşire,ebe,sağlık memuru,veteriner,savcı yardımcısı,cami imamı,orman muhafaza memuru,polis,diş teknisyeni,laboratuvar teknikeri,elektrik teknisyeni,iktisatçı,çeşitli memurluklar(bankalarda,sgkda...) ,assubay,jandarma uzman çavuş,özel güvenlik görevlisi,belediye çavuşu,tahrirat katibi,belediye yıkım çavuşu,hizmetli memur,muhtar,muhtar azası...Sürekli işi olan Poşalar var, mevsimlik işte çalışan Poşalar var, ara işlerinde çalışan Poşalar var, işi olmayan -işsiz Poşalarda var...

Poşaların daha değişik alanlarda ekonomik yaşamlarına katkıda bulundukları ve çalıştıkları çalışma alanları şunlardır:

A) Çay fabrikalarında işçi çavuşluğu,çay toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

B) Fındık toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

C) Kadrolu işçilik,orman işçiliği,fidanlamada çalışanlar,ücret karşılığı meyve ağaçlarına aşı yapanlar,inşaat işçiliği,belediye temizlik işçiliği,belediye inşaat işçiliği.

Ç) İnşaat ustası,kartonpiyer ustası,saten alçı ustası,balta-keser-bıçak yapan ustalar,tüfek tamirciliği yapan ustalar,sıvacılar,bina boyacıları.

D) Kalorifer yakma,kapıcılık,ev temizleme,merdiven silme,tuvalet temizlikçisi,hamallık yapanlar,yarıya ceviz dökenler...

E) Şoförlük,muavinlik,otobüs yazıhanelerinde yazıcılık,arabasıyla arabacılık yapanlar.

F) Yol yapımında tabancacı,makine operatörü,silindir operatörü.

G) Elektrik tesisatı döşeyenler,su tesisatı döşeyenler.

Ğ) Gazino ve otel çalıştıranlar,galericiler(oto alım-satımı yapanlar) ,kunduracılar,bakkal çalıştıranlar,işportacılar,kahvehane çalıştıranlar,pazarcılık yapanlar,değnek satanlar...

H) Çeşitli sanatsal faaliyetlerde bulunanlar(şairler,öykücüler,kitap yazanlar,gazete dağıtımı yapanlar,saz çalan ve söyleyen aşıklar,türkücüler,davul-zurnacı-meyciler...) vb.

I) Çeşitli yerlerde ve kurumlarda bekçilik yapanlar.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvan besiciliği yapan,bunların ticareti ile uğraşan Poşalar var.Çobanlık yaparak geçimini sağlamaya çalışanlarda var.At alım-satımı yapanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) EKONOMİK KOŞULLARINA ÖRNEKLER/ HÜSEYİN GEZER

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden Poşalardan 90(doksan) aile üzerinde yaptığım araştırmada:Hepsinin konutu ve bahçesi var,tarlası olanda var,aileye yetecek kadar meyve ağaçları var,ufak-tefek sebze yetiştirende var.Yaşamlarını şu ekonomik koşullarda yürütüyorlar:

Emekli öğretmen:2 kişi.

Defterdarlıktan emekli şef:1 kişi.

Almanyadan emekli:1 kişi.

Karayollarından emekli:3 kişi.

Bağ-kurdan emekli:1 kişi.

Belediyeden emekli:2 kişi.

Çay fabrikasından emekli:24 kişi.

Hizmetli memur emeklisi:2 kişi.

Bilgisayar mühendisi(çalışıyor) :1 kişi.

Çay fabrikasında eksper(çalışıyor) :1 kişi.

Orman dairesinde şef(çalışıyor) :1 kişi.

Orman muhafaza memuru(çalışıyor) :2 kişi.

Polis(çalışıyor) :1 kişi.

Elektrik teknisyeni(çalışıyor) :2 kişi.

PTTde memur(çalışıyor) :1 kişi.

Okulda hizmetli memur(çalışıyor) :3 kişi.

Okulda kadrosuz hizmetli(çalışıyor) :2 kişi.

Belediyede işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Çay fabrikasında işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Camide temizlikçi(çalışıyor) :1 kişi.

Duvar-yapı-bina ustası:6 kişi.

Su tesisatı döşeme ve tamircisi:3 kişi.

Badana-boya ustası:3 kişi.

Büyükbaş hayvancılık yapan:3 kişi.

İnşaat malzemesi satanların yanında çalışan:11 kişi.

Halı sahada çalışan:1 kişi.

Kahvehane çalıştıran ve çalışan:2 kişi.

Çeşitli vasıfsız işlerde çalışan(hamal) :5 kişi.

Taksicilik yapan:2 kişi.

Gazinoda garson ve temizlik işçisi:3 kişi.

Bıçak yapan-motor tamir eden:3 kişi.

Ayakkabı boyacısı:1 kişi.

Yakınlarının maaşlarından-sakatlık maaşından-çeşitli yardımlardan yararlanan:4 kişi.

Poşaların hemen hemen hepsinin taşınmaz bir mülkü vardır.


POŞALARDA(LOMLARDA) ÖNCEKİ EKONOMİK YAŞAMLARI VE ÖNCEKİ EL SANATLARIHÜSEYİN GEZER

Poşaların önceki ekonomik yaşamlarını oluşturan zanaat uğraşılarınıda şöyle sıralıyabiliriz:

1) Çay kaşığı,şeker tutma maşası,kültabağı,tuzluk yapıp satarlardı.

2) Biz,yuvarlak biz,çançik bizi,köşeli biz yapıp satarlardı.

3) Pergel bığçısı,gelberi,külek egme bırğısı,bırğı teknesi yapıp satarlardı.

4) Testere,ege(eğe) ,baskı,deve boynu,tezgahta denen örgü makinesi(elek yapımında kullanılan) ,çark kulakları...gibi araç-gereç yapıp satarlardı(diğer araç-gereç yapımında kullanılırdı) .

5) Gazyağı ile yanan el lambaları yapıp satarlardı.

6) Ceviz ve köknar kökü açıp satarlardı(külek dibi bağlamak için...) .

7) Çıkçıka,yürüyen kuş,cambaz,ıslık...gibi çocuk oyuncaklarını ağaçtan yapıp satarlardı.

8) Egirşahğ,ig,oklava,teşi...yapıp satarlardı.

9) Ücret karşılığında at,öküz,katır,eşek...gibi hayvanları nallarlardı(nal çakarlardı) .

10) Hayvanlara eğer ve göğüslük yapıp satarlardı.

11) Yarıya kab(bedevreden) yaparlardı.Etnik kökeni farklı olan aileler bedevre açar,Poşalara yarıya yaptırırdılar(külek...) .

12) Ehteriya(eğhteriya) alım-satımı yaparlardı:Dikiş ignesi,tobdi(kancalı iğne) ,piçka(kibrit) ,dikiş ipliği,çuvalduz...

13) Soba önüne konan odunluk(tenekeden) ,soba,kürek,katilik(tenekeden) ,astam(soba küreği) ...yapıp satarlardı.

14) Ayakkabı,çarık yapıp satarlardı; lastik tamiratı yaparlardı(çarkla lastik silinir,silisyonla yama yapıştırılırdı) .

15) Kemikten bıçak sapı,kemikten tabanca sapı yapıp satarlardı.Bıçaklara-tabancalara kın yapıp satarlardı.Çelikten çeşitli bıçaklar(kama,satır,hançer,çakı bıçağı,ekmek bıçağı,iş bıçağı...) yapıp satarlardı.

16) Nuska şeklinde kolyeler(içine nuskada konurdu) ,kadınlara süs eşyası olarak çeşitli kolyeler,küpeler,yüzükler(gümüşten-sarıdan-altından...) ,yüzüklere savat denen süsleme yapılırdı(kaşlı yüzük,halğa yüzük,Çerkez enli halğa yüzük,hatem yüzük...) yapıp satarlarlardı.

17) Külek,kolopa,sağan küleği,kap,ekşi hamur kabı,maran,kod,davulluk,kasnak,salte,urva kabı yapıp satarlardı.

18) Tarak(yün tarağı,sakal tarağı,saç tarağı,sirke tarağı,bit tarağı...) yapıp satarlardı.Taraklar manda ve keçi boynuzundan yapılırdı.

19) Kaynakçılık yaparlardı(sarı kaynakçılık...) ,bakır kabları tamir ederlerdi,bakır kabları kalaylarlardı,eski kap-kacakları tamir ederlerdi.

20) Hayvan derisinden,ağaçtan kalbur yapıp satarlardı(sırım kalburu...) .

21) At kuyruğundaki kıllardan,ipekten,naylondan elek yapıp satarlardı(süt süzme eleği,çadi unu eleği,buğda unu eleği...) .

22) Ağaçtan ve naylondan sepet yapıp satarlardı(sele,yün sepeti,ekmek sepeti,sepet...) .

23) Katır satımıyla uğraşan Poşalarda vardı.

POŞALAR(LOMLAR) MİZAHTAN HOŞLANAN BİR HALKTIR/ HÜSEYİN GEZER

Poşalar hep acılarla,hep çaresizliklerle boğuşmuş acıyı bal eylemiş insanlardır.Yaşamları hep girdapların,labirentlerin,çıkmaz sokakların içinde sürüp gitmiştir...Yinede yaşama ve insanlara karşı sevgiyle gülmeyi,insanları sevmeği başarmış,insan sevgisiyle dopdolu,çevresindekilere saygılı bir halktır! ..Kimseye kin tutmazlar! ..Başkaları için ufak-tefek,basit görünen şeylerden Poşalar mutlu olmayı başarabiliyorlar.Mizahtan,şakalaşmadan hoşlanan bir halktır.Karşıdaki insanların sevinmesinden mutluluk duyarlar! ..

POŞALARDA(LOMLARDA) ASKERLİK VE ASKER UĞURLAMAHÜSEYİN GEZER

Poşalar askerliği severler,askeri severler,askere saygı duyarlar,askerden kaçanı sevmezler... Poşalarda askerden kaçma olayı yok denecek kadar çok azdır.Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır.Askere gidecek gençleri,komşuları imkanları dahilinde davet ederler,yemek yedirirler,askerlik anılarını anlatırlar,askerliğin her gencin geçeceği bir köprü olduğu vurgulanır,küçük çapta eğlenceler düzenlenir:Türküler söylenir,şarkılar söylenir,oyunlar oynanır...Askere gidecek gence,askerliğini yapmış yakın akrabaları silah kullanma ve silah atma talimleri yaptırırlar.Askere uğurlanacak gence herkes maddi imkanları dahilinde para verirler.Askere uğurlarken dualar ederler! ...Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır. Devletini,milletini sever,tüm insanları sever! Devletine ve milletine hiç bir zaman hiç bir koşulda ihanet etmez,silah çekmez...

Kanunlara saygılıdırlar.Devletin hangi kademesinde olursa olsun devlet memuruna ve görevlisine saygı duyarlar.Ayağa kalkma-önünü ilikleme yaşamları boyunca sürdürdükleri bir saygı anlayışıdır...


DEVLET YETKİLİLERİ ÖNYARGILI OLARAK POŞALARIN SORUNLARIYLA İLGİLENMİYORLAR/ HÜSEYİN GEZER


İle gelen vali,ilçeğe gelen kaymakam,nahiyeye gelen nahiye müdürü,emniyet amirleri ve diğer görevliler,bakanlar,milletvekilleri hiç bir zaman Poşaların ikamet ettikleri mahallelere uğramazlar,hal hatır sormazlar,sorunlarıyla ilgilenmezler,önyargılı olarak Poşalara karşı hareket ederler(boşvermişlik anlayışı...) .


POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN CEVDET SUNAYA BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar bir çok kez yaşam koşullarının düzeltilmesi için gerek yüzyüze şifaen gerekse dilekçe ile sorunlarının çözülmesi için devlet yetkililerine baş vurmuşlardır.Bunlardan biride cumhurbaşkanı Cevdet Sunaydır.Sunaya iletilen şudur:

-Bulgardan,Yunandan,Iraktan,Yugoslavdan...adam getirip-yerleştirip her türlü imkanı sağlıyorsunuz...Biz bu memleketin insanı her türlü haktan mahrum bırakılıyoruz? Askerlik dediniz koşa koşa seve seve yaptık! Oy istediniz oy verdik! Yol yapımında çalıştırdınız itiraz etmeden çalıştık! Kanuna uy dediniz uyduk! Kendi imkanlarımızla vergi dediniz verdik! Daha ne yapalım? Biz insan değil miyiz? Biz vatandaş değil miyiz? Çare ne?

POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN SÜLEYMAN DEMİRELE BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,1960lı yıllarda Başbakan Süleyman Demirele sorunlarının çözümü için yüzyüze hem dilekçe sunarak,hem şifaen anlatarak yardım isterler. Demirel, karlı Karçal ve karlı Kaçkar dağlarını göstererek:

-Bu dağlarda kar birdenbire mi eriyor,yoksa zamanla yavaş yavaş mı eriyor?

Poşalar,Demirelin bu sorusuna şöyle yanıt veriyorlar:

-Karlar yavaş yavaş eriyor.

Demirelde Poşalara:

-İşte böyle! Sizin sorunlarınızıda yavaş yavaş çözeceğiz.Diyor ve yurt gezisine devam ediyor.

POŞALARDA(LOMLARDA) EĞİTİMHÜSEYİN GEZER

Poşalar önceki yaşamlarında eğitimsizliğin acısını çok çekmişlerdir.Bir örnek verirsek:Poşalar aralarından bir temsilci seçerek sorunlarını dile getirmesi için ilin valisine gönderirler,adam sorunlarını valiğe iletir.Yazdırdıkları dilekçeği valiğe uzatır,vali temsilcinin konuşmasını ve fiziki durumunu beğenmiştir.Dilekçeği kabul edeceğini ancak dilekçeğe adamın imza atmasını ister,adam imza atmasını bilmediğini,okuma-yazma bilmediğini söyler,vali:

-Eyvah! Senin gibi adam nasıl olurda cahil kalır? ! Der.


POŞALARDA OKUMA YAZMA HÜSEYİN GEZER

Poşalar okumayı severler,bazı ötekileştirme çabaları içinde olanların yüzünden Poşaların çoğunluğu eğitimde çeşitli olumsuzluklarla karşı karşıya kalırlar.Ama bütün bu olumsuzluklara karşın Poşalarda çağın koşullarına göre diğer topluluklara ayak uydurmak için ellerinden gelen okuma çabalarını sürdürüyorlar.Üniversiteden çok az bir bölümü nasiplenebiliyor.Çeşitli liselerden yararlananlar nüfus oranının yarısıdır.Çoğunluk ilköğretimden nasibini almaktadır.Poşaların eğitim ve okul çabaları devlet tarafından desteklenirse,başarı oranı daha yüksek olacaktır.

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden 201(ikiyüzbir) Poşa kökenli vatandaşımız üzerinde yaptığım okuma-yazma durumunu belirleyen şu sonuçları elde ettim:

Maçarelta(Macarelta) 201 kişi/2006 yılı:

Üniversite mezunu:5 kişi.

Lise mezunu:17 kişi.

Liseden terk:3 kişi.

Ortaokul mezunu:8 kişi.

Ortaokuldan terk:8 kişi.

Ortaokulda okuyor:11 kişi.

İlkokul mezunu:40 kişi.

İlkokulda okuyor:32 kişi.

İlkokuldan terk:8 kişi.

Okur-yazar(kendi kendine öğrenmiş:3 kişi.

Okuma-yazma çağına gelmemiş küçük çocuklar:31 kişi.

Okumaz-yazmaz altmış yaşın üstünde:35 kişi.

POŞALARDA(LOMLARDA) SİYASAL PARTİLERE YAKLAŞIM/HÜSEYİN GEZER

Poşalar her partiye oy kullanırlar.Çeşitli partilere tercihlerine göre üye olanlarda var.Sola sempati duyanlarda var,sağa sempati duyanlarda var.Radikal partilere oy kullananlar azdır.Tercihlerini açıktan söylemekten kaçınırlar! Ama siyasete katkıda bulunan Poşalarda vardır.

POŞALARIN(LOMLARIN) OYNADIKLARI ÇEŞİTLİ OYUNLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşaların(çocuklar,gençler,yaşlılar-genel olarak) eskiden ve şimdi oynadıkları çeşitli oyunlardan bazıları:Taş kaldırma yarışı(Kim en ağır taşı kaldırabiliyor?) ,çiti-kuku oyunu,düz oynama oyunu,at yarışı(Kim daha hızlı at sürebiliyor? Kimin atı daha hızlı koşuyor?) ,güreş,koco oyunu,mila oyunu,uzağa atlama oyunu,en yükseğe ayağını vurma oyunu...


POŞALARDA(LOMLARDA) DİNİ İNANIŞ / HÜSEYİN GEZER

Poşalar yeni doğan çocuğunun kulağına ezan okurlar veya okuturlar.Müslümandırlar,İmam Azam Hanefi Mezhebine bağlıdırlar.Maddi olanakları iyi olanlar hac vazifesini yerine getiriyorlar.Tarikat şeyhlerine müritlik yapanlarda var.Adıyaman Menzile gidenlerde var.Kaderci bir toplumdur.Aşırı derecede duaya inanırlar.Bedduadan korkarlar.Vallahi-billahi diye yemin ederler.

POŞALARDA(LOMLARDA) ÖLÜM TÖRENİ VE ADETLERİ / HÜSEYİN GEZER

Ölü öldükten sonra bazı yakınları ağıt yakar,ölünün yaşarken bazı yaptıklarını sayar döker.Ölen bir annenin arkasından ağıt yakan oğlu şöyle demektedir:

-O kuru olokların keyliyeydim maracan,bize Sıriyadan küme-kesme getirirdin keylerdik! (Keylemek:Yemek./Maracan:Anacan.) .

Poşalarda cenaze evine ve cenaze yakınlarına başsağlığına gidilir,giderken en başta ekmek olmak üzere çeşitli yiyeceklerde götürülür.Cenaze sahiplerine:

-Allah sabır versin! Geride kalanların başı sağolsun! Allahın yazısına razı olacağız! Allah mekanını cennet etsin! ..Derler.Herkes cenaze evine gitmek için kendini mecbur hisseder.

Poşalar insan öldürmeği ve insanı öldüren katili sevmezler,hangi koşulda olursa olsun insan yaşamına son verilmesini hoş karşılamazlar.Poşalarda baba,anne,kızkardeş,kardeş....gibi akraba katiline rastlanmaz(Bu hususta tüm mahkeme kayıtları incelenebilir-merak edenlerce) .


POŞALARDA(LOMLARDA) MEZAR GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Ölüyü mezara gömdükten sonra üç gece mezar başında ateş yakarlar.
Mezarları cuma günlerinde ve bayramlarda ziyaret ederler; fatihayı ve çeşitli duaları okurlar.Eskiden Perşembeyi Cumaya bağlayan akşama Cuma akşamı derlerdi,o akşam ölülerin ruhu evin yakınında dolandığına inanılırdı ve evde ölülerin ruhlarına gitmesi için,yağ kokusunun yayılması için yağlı yiyecekler yapılırdı,bişi(pişi) pişirilirdi.Ayrıca sahipsiz hayvanlara(kedi,köpek,kuş...gibi) yiyecek atılarak yedirilirdi,sevabının ölülerin ruhuna gitmesi için...

POŞALARDA(LOMLARDA) ERKEK ÇOCUKLARI SÜNNET ETTİRME GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Erkek çocukları sünnet ettirirler.Çocuğu sünnet ettirme anında çocuğa yardımcı olan,çocuğu tutan kişiye KİRVE denir.Kirve çok yakın akraba kabul edilir,o çocuk kirve kızıyla evlilik yapamaz,evlilik yapılmaz.

POŞALARDA(LOMLARDA) EVLENME/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda tek evlilik esastır.Poşalarda evlilik yaşı onyedi ile otuz yaş arasındadır.Poşalarda en kötü evlilik, en iyi bekarlıktan daha iyi sayılır.Allah bir kötüyü bir iyiye yazmıştır,bir kötü ile bir iyi evlenirse, iyi kötüyü idare eder-ona uyum sağlar, evlilik ipini koparmaz.Allahın emri-Peygamberin kavli ile kız istenir.Poşalarda evlenecek kıza başlık parası istenir,başlık parası istemeyen ailelerde vardır.Genellikle erkekler askerlikten sonra evlenirler.Geline çeşitli takılar takılır.Eskiden gelinlerin başına vala örtülüyordu,şimdi gelinlik giydiriliyor.Poşalarda /YÜZ AĞLUĞİ/denen bir töreleri vardır,bu günkü karşılığı:kızlık zarı demektir.Evlenen genç evlendiği kızda YÜZ AĞLUĞİ arar...Düğünlerde genellikle çalgı olarak:Davul-zurna,akordeon,org,piyano,saz... çalınır.Eskiden mey de çalıyorlarmış.Genellikle düğün salonu kiralarlar.Düğünlerde kadın erkek el ele oynar. Bazı kadınlarla erkeklerin ayrı ayrı oynadıklarıda oluyor.Düğünlerde birlikte eğlenilir.Evlilikte evlenecek genç karar verir,aile konuyu tartışır, gencin isteği doğrultusunda karar verilir.Evlendikten sonra kız evine ayakdönümüne gidilir: Bu bir hafta sonrada olur,bir ay sonrada olur... Gün sayısı önemli değil! Poşalarda genellikle evlenen çiftler ayrı otururlar. Birlikte oturanlarda var.Tek eşli bir aile yaşamları vardır.Akraba dışından evlenenlerde var,başka kültürden olanlarla evlenenlerde var...

Poşalar diğer etnik kökenlerden kız alıp kız verirler.Bu durum bazı bölgelerde daha yaygın bazı bölgelerde az görülür.

Genellikle ailenin sahip olduğu çocuk sayısı bir,iki veya üçtür.

POŞALARDA(LOMLARDA) BAZI İNANÇLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda bazı inançlar vardır:
Yüzüm kaşınıyor kimse gelecek.
Ekmek yere düştü misafir gelecek.
Elimin içi kaşınıyor bir yerden para alacağım.
Gözüm oynuyor bir kötülük çıkacak.
Maşallah de ki nazarın değmesin!
Gece tırnak kesmek günahtır.
Yılın ilk günü kimsenin evini ayaklamayacaksın!
Kac(kaj) gözlü insanların nazarı deger.
Ayağımın altı kaşınıyor bir yere yolculuk yapacağım.
Poşalarda ayağa kalkma saygı gereği zorunludur.Misafir karşılama,misafir uğurlama,gece oturmalarına gitme adetleri vardır...

POŞALARDAKaybolan bir şeyi bulmak için:(-Şeytan şeytan başını kaldır altına yastık koyayım.) Derlerdi.
Ölünün boynu yana eğilmişse(eğri ise) peşine bir kişi daha götürür.
Ölünün gözleri açıksa geride göremediği özlediği kimsesi vardır.
(LOMLARDA) GİYİM-KUŞAM VE SÜSLENMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eski yaşamlarında:Kadınlar bellerine kuşak bağlarlardı.Üç etek denilen giysiği giyen kadınlar vardı. Başlarına çit bağlayan kadınlar vardı.Bileklerine ve boğazlarına şöve boncuğu-çeşitli boncuklar bağlayan kadınlar vardı.Kadınlar tuman giyerlerdi. Saç öreği yaparlardı.Erkekler uzun bıyık bırakırlardı,bıyıklarını bükerek burarlardı(Yavuz Se
lim bıyığı örneği) .Erkek çocuklara koçor bırakırlardı(doğu kültüründe çoğu toplumlarda görülen bir alışkanlık) .
Bu gün modern giyim-kuşam egemendir.Anadolu usulü başörtüsü ağırlıklıdır.Karaçarşafa bürünenlerde var.Başı açık gezenlerde var.

POŞALARDA ÇOCUKLARA AD(İSİM) KOYMAHÜSEYİN GEZER

Poşaların çocuklarına koydukları isimlerden bazı örnekler:

A) Abdüssamed,Celil,Delil,Mikail,İsrafil,Yusuf...

B) Ali,Hasan,Hüseyin,Şahsenem,Şahinur,Şahyusuf,Bayramali,Cafer,...

C) Cengiz,Fatih,Mehmet...

Ç) Özgür,Barış,Deniz,Devrim,Siyaset,Savaş...

D) Güneş,Çiçek,Fırat...

E) Canısı,Cansu,Caner...

F) Dilan,Baran...

G) Süleyman...

Ğ) Behrüz,Şehrüz...

POŞALAR(LOMLAR) BAZI ADLARI KISALTARAK SÖYLERLERHÜSEYİN GEZER

Poşalar samimi oldukları kişilerin adlarını kısaltarak çağırırlar:
İbo,İbik,Şaho,Sulo,İso,Baho,Hiko,Huso,Haso,İlo,İzo,Yado,Kemo,Sündo...

POŞALARDA(LOMLARDA) LAKAPLARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,bazen bazı kişilere lakapta takarlar,lakapla seslenirler:
Tiken Bıyık,Hurç Yüzlü,At Koşli,Kılkuyruk,Şapka Burunlu,Yelpeze,Posbuyuğh,Portlağhgöz,Legenağızlı,Salağhana,Kolopakafalı,Tuluğhgözlü...
Torğholo yüzlü...Kopli,Germegöz.

POŞALARDA(LOMLARDA) ATASÖZLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar genellikle şu atasözlerini kullanırlar:

1) Gülağan gelinden,gezegen kızdan elin iti eyidür.

2) Av almiyen taziye av aldıramazsın.

3) Aç itin mezarı kurdun karnındadır.

4) Kuş poğhundan(bokundan) çığ gelür.

5) Duman kalkmaz eşeğin sahibi gelmez.

6) Garip itin kuyruğu döşünde gerek.

7) Buğa bögürdimi topraği kendi kafasına atar.

8) At atinen tepüşür arada matruğ ezülür.(MATRUĞ-MATRUK:Gevşek,zayıf,uyuşuk,güçsüz,küçük) .

9) Dişini gösteren it dişlemez.

10) Aç it fırın kırar.

11) Hers gelür göz kararur hers geder yüz kararur.

12) Çinçarinen teheret edilmez.

13) İşini bilmeyen çavuşlar döner bilmem neyini avuçlar.

14) Fazla ğurürlenme padişahım,Poşada bir padişahta,senden böyük Allah vardır.

15) Rehberi karğa olanın nikarti poğhtan çıkmaz(NİKART:Gaga./POĞH:Dışkı,bok.) .

16) O ki düştük bu harğa; ya kuzgun yer,ya karğa(HARĞ:Ark,su kanalı./KARĞA:Karga.) .

17) Ezelinden kürk geymiyen,sonradan geymesi zor olur.

18) Umsaydi(omsaydi) sıçan umardi; haramiciluğtan,hırsızluğtan...

19) Allah camuşa kanat verseydi dünyayı yıkardı.

20) İt karsuği yağ götürmez.

21) İt utansa don giyer.

22) Boş itte menzil olmaz.

23) Herkes sakız çiğner,Kürt kızı mezakını çıkarır.

24) Küli ocaktan kaldıracaksın.

25) Deveye burç lazımsa boynunu uzatsın.

26) Ati atın yanına bağlarsın ya huyundan ya tüyünden...

27) Eşek tılapa batar sahibi ceremesini çeker.

28) Eşeğin oynaması sıpayı yoldan atar.

29) Çayır, eşeğin başını ayır!

30) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın!

31) Ağzınla kuş tutsan neye çıkar?

32) Uzağh yerin somini böyük,içi boştur.

33) Söz sözün küsküsüdür.

34) İhtiyarluğunda kız alan el içün,dere kenarında yer alan sel içün! ..

35) Garip nere gitse kirlidir yakası,çiplidir gözü.

36) İt iti arar Şamda bulur.

POŞALARDA(LOMLARDA) DEYİMLERHÜSEYİN GEZER

Poşaların sıkça kullandıkları deyimler:

1) Eşek ölüsü gibi(Taşınmasında güçlük çekilen ağır şeyler için kullanılır,saygısızca oturup-yatanlar için kullanılır) .

2) Aç ile çıplak kudurgan olur.

3) Ağzım neden koksun(?) kuyruk yemem ki(!) göte yakındır! ..

4) Çıplak olupta cıbılın kabadayısı olmak.

5) Elinde yok gecelik,aklından geçiyor kocalık.

6) Altından yapılmış leğeni ne yapayım(?) içine kan tükürdükten sonra! ..

7) Tanındığın yerde bin paralıksın,tanınmadığın yerde beş para etmez değerin!

8) Degirmen yanınca sıçana(fareye) kar kalmaz.

9) Küçüğüne dökersin aldıramazsın,büyüğüne dökersin dolduramazsın...

10) Ne omarsın bacından,bacın öliyer acından.

11) O boğaz benden aşağı.

12) Biti götünden yemek.

13) Tavşanın kaçışına baktım etinden ikrahlandım.

14) Hav hav, tav tav, sav sav.

15) Yerde olan yüze kimse ayak basmaz(Alçak gönüllü,kibirsiz insanlar başkalarından zarar görmezler) .

16) Bir it bir deriyi sürükler.

17) Uzun esme,uzun söze kulak asma.

18) Kesildi gedükler,boş kaldi yurtlar.

19) Uzun söz Kurana yakışır.

20) Dere ıssız tilki bey! ...

21) Kaçanda Allah diyor, kovalayanda Allah diyor, sende bir sefer Allah de!

22) Baltada var ise saptada var.

23) Ağır ağır bal koğasında(kovanında) ağır.

24) Düşmez kalkmaz bir Allahtır.

25) Atta elinde tutta elinde.

26) İt uyuz, bit uyuz...

27) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın.

28) Bizim kapıya tilki gelmiş, bizim tazinin kötülüğünden!

29) Bir koyunda meme memeye dokunur.(Koyun:Göğüs.)

30) Ben kurdi görmişim.

31) Güve evin içinde ise nereyi kilitliyeceksin?

32) Kuyruğunu dalına(talına) atmış,Kaf Dağından su içiyer.

33) Küle oturtturmak.

34) Bayaz keçiyi gören yağ zannediyer.

35) Yedi beni Mağharabiço(Bıkkınlık ve çaresizlik ifade ediyor) .Mağharabiço:Köprülü Köyünde bir yer adı(Şavşat) .

36) İt itin ayağına basmaz.

37) Boş küpe kavara atmağh.

38) Baharın karaya dönmesi.

39) Muğhi musmar eden Allahtır.

40) Suyun bol akması kesilmesine işarettir.

41) İtten bir tüy koparsan oda kardır.

42) Elinen açılan düğümü dişe bırakmayacaksın.

43) Ağa ağa götün görüniyer.

44) Ali kıran baş kesen.

45) Çuvalduza yumruk vuramazsın.

46) Kordi şişirmek(ölmek) .

47) Yolcu boğhu bekleyen karga gibi! ..(asalaklara söylenir) .

48) Toğluk görmedimki açlıktan korkayım!

49) Toğh evin aç pisigi(Tok evin aç kedisi) .

50) Akıllı sayı sayana kadar deli köprüyü geçmiş.

51) Sanki başıma taşlar dökülüyor(Yapmak istemediği, sevmediği bir işi yapmaya mecbur edilmesi...) .

52) İyi dedinde sazın yok!

53) Kaynanam ölmüş yeri bana kalmış.

54) Kul kulu sıkar, Allah kulunu sıkmaz! ..

55) Avi deduğun bed canavar!

56) İti peşine vermek! ..

57) Kırk yıl meydanda bir at oynamaz.

58) Muğheyilin atı osurur, döner kendi osuruğuna çifte atar.

59) Huylu at huyunu terk etmez.

60) Yol bir iş iki.

61) Kuyruğunu talına(dalına) vurmak.

62) Kuyruğunu altına almak.

63) Yılan yerde her ne kadar kıvranursa kıvransın delüge geldimi düzelür.

64) İtli pisikli.

POŞALARDA(LOMLARDA) YEMEK KÜLTÜRÜ HÜSEYİN GEZER

Poşaların geleneksel eski yemek anlayışları ve alışkanlıkları yoksulluğun simgesi olan hamurlu yiyeceklere dayanıyordu:

1) Anek puğaça(Ekmek çeşidi,mayasız aşırı katı yoğrulmuş hamurdan yapılarak pişirilirdi,sade olarakta yenirdi,içi açılarak tuzlu ayran ve tere yağı katılarakta yenirdi) .

2) Sıcak taş üzerinde,üstü ceviz yaprağıyla birlikte sıcak külle kapatılarak pişirilen puğaça(bir çeşit ekmek) yapılırdı.

3) Ardanuç puğaçası(ekmek çeşidi) yapılırdı.

4) Sac ve soba üzerinde pişirilen yufka.

5) El makarnası yapılırdı.

6) Nuğullu kesme çorbası yapılırdı.

7) Yumru makarna yapılırdı.

8) Kançlama yapılırdı.

9) Ğhinkal yapılırdı.

10) Ketmer yapılırdı.

11) Keçevul ketesi yapılırdı.

12) Haşil yapılırdı.

13) Oğhlavi ketesi yapılırdı.

14) Puğaça ketesi yapılırdı.

15) Kelecoş yapılırdı.

16) Ğhaşo yapılırdı.

17) Purşuk çorbasi yapılırdı.

18) Papaçela(papasela) .

19) Herle.

20) Hasuta.

21) Üstüne aşurtmali.

22) Haspurt.

23) Yağli pancar kavurmasi.

24) İşkembe.

Un ve sebze ağırlıklı,ekmek ağırlıklı yemekler-çorbalar yapılırdı.


POŞALARDA(LOMLARDA) ŞAİRLİK-OZANLIK-AŞIKLIK:


POŞALARDA(LOMLARDA) TÜRKÜ SÖYLEMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eskiden uzun hava türküler söyler ve dinlerlerdi.Son zamanlarda özgün müzik,arabesk müzik dinleme ve söyleme yaygınlaşmıştır.Poşalara özgü bilinen bir dörtlükten oluşan bir türkülerini tesbit ettim:

Sen aşşağtan gel
Ben yukardan gelem
Eşeğimi arıyağh.

Emican emican emican

Gederimi lagut keylemiş

Baş ucunda kenal etmiş

Cavlari parliyer(GEDER:Eşek./LAGUT:Kurt./KEYLEME:Yeme./KENAL:Oturma./CAV:Göz.) .


Lomlar zaten yaralıdır derinden

Sanki yer oynadi yerinden

Alim ile Selimin peşinden

Saz ile sözü dinlenen Nazimde getti

(Diyor bir türküsünde Hakim Kanra) .


Ğam beni ğam beni

Gene aldi ğam beni

Kurban olduğum Allahım

Ğam içün mi yarattın sen beni

(Söylediği bir türküde Ridvan Bülbül, sorunlarının ağırlığını böyle dile getiriyor) .


Bir Poşa ninesinden(Gülşahiden) dinlemiştim şu türküyü:DERTLİ KUKU

Sana dertli kuku derler

Ne dediğin bilmez eller

Daim Mevlayı zikreder

Dağların bülbülü kuku


Kuku sen neden ötersin

Dertlere derman katarsın

Mekanın nerde tutarsın

Dağların bülbülü kuku


Yaman elinden gelirsin

Dağlara sada verirsin

Hemen yazı sen bilirsin

Dağların bülbülü kuku


Seher vakti bu ellerde kimler ağlamiş

Çimenler üstünde göz yaşlari var

(Turan Enginin bir türküsünden alınmış dizeler) .


Aşık der alabalık

Al balık alabalık

Al giymiş alabalık

Yarımla konuşurdum

Burası kalabalık

(Elleziden derlendi) .

İnsanoğlu sihribazdır
Kimse bilmez fendini
Her kimi sadık bilirsen
Ondan koru kendini
(Ardanuçlu Nezif Mercandan derlendi) .

Attım atana
Degdi kutana
Ne sudaki baluğh
Ne düzdeki ceylan
(Çiçekten derledim) .

Karşıdan paşa geçti
Konduram taşa geçti
Kınamayın komşular
Bir işidi başa geçti
(Çiçekten derledim) .

Akşamlar akşamlar
Gene geldi akşamlar
Kuşlar yuvasına döndü
Garipler nerde akşamlar
(İsrafil Yelkenciden derlendi.)


Kışlalar Doldu Bögün,türküsünü söylemeyi ve dinlemeyi seviyorlar.


POŞACA(LOMCA) DİLİHÜSEYİN GEZER

Poşalar,Kafkaslarda hangi ülkede yaşarsa yaşasın anadili Türkçedir ve nerede olursa olsun Türkçe konuşuyorlar.

Lomca(Poşaca) : Poşaların günlük yaşamında kullandığı,anlaştığı,konuşmasını becerebildiği tek dil-konuşma dili,anadili Türkçedir.Ancak benim (UYDURMA DİL-TOPLAMA DİL) adlandırdığım,bu gün hepten terkedilmiş, bu gün bir çoğunu kulanmadığı,öğrenmediği sözcükleri tesbit ederek burada topladım.Bu sözcüklerin çoğu değişik etnik kökenlerden alınmıştır:Türkçe,Arapça,Hemşince,Lazca,Kürtçe,Ermenice...Poşacada sayma sistemi Türkçedir.Tesbit ettiğim sözcüklerden aşağıda alfabetik sıraya göre bir sözlük oluşturdum,bu hususta araştırmalarım devam ediyor...


POŞACA(LOMCA) SÖZLÜKHÜSEYİN GEZER

A

ABURSU:Fasulye.

AÇ:Ağız.

AFA:Adam,resmi görevli.

AFAM:Kişinin kendisine ait olan insanı.Benim adamım,eşim.

AĞ:Tuz.

AĞEG AĞEK:Güzel,iyi,işe yarar,iyi kapli,merhamet sahibi(Ermeniceden dilimize geçmiş) .

AHÇİK:Kız,yaramaz kız çocuğu,demet,Adıyamanda bir köy adı(Ermenice bir sözcük) .

ALUR:Un.

ANEVİK:Bura,burası(ayak basılan yer için veya her hangi bir nesneyi göstermek için kullanılır) .

ANOTİ:Aç,yoksul,perişan.

AP:El.


AREY-MAREY:Her taraf,her yer,her yön.

ARĞHAYN:Güven,itimat.

AŞINNAMA:Alma,almak.

ATURBA:Adam,erkek.

B

BARDEL:Fahişe.

BAYİNNEME:Verme,vermek.

BEÇ:Aklını yeterince kullanamayan.Aptal.Bedevre açma gereci,aracı.

BEGKHER: Anlamaz,anlaması kıt olan,kavrama gücü geri olan.

BEKA:İşe yaramaz,başıboş köpek.



BERAN:Ağız,başın yüz kısmı.

BERUYABAN:Vahşi doğa ve vahşi doğa hayvanları(ayı,kurt,yılan...) ,in-cin,ıssızlık...

BİBİ: Babanın kız kardeşi,hala.

BOÇO: Böcek.

BOĞAZA: Pis boğaz. Dengesiz beslenen. Her gördüğü yerde yiyen, atıştıran.

BRAV:Kürt.

BURT:Yün.

C

CANDIRAV:Kadın.

CAV:Göz.

CENGER:Bakır küfü,oksiti,zehiri.

CERLEME:Söyleme,söylemek.

CİCİP: Köknarlarda koni biçiminde sakız.

CİGNO:Yoksul,mal varlığı olmayan,gariban.

CİV:Bit,başkasının sırtından geçinen,asalak.

CİYAKELA: Solucan.

COĞVEL; COĞVELLEME:Toplama.(İngozu coğvelle:Cevizi topla) .

CUR:Su.(Cur,Lazcada İKİ demektir.)

CURKAL:Toplama,toplamak(Dılmayı curkalliyer:Elmayı topluyor.) ,dilenme,dilenmek.

Ç

ÇAKULAK:Çiçeğin meyveye dönüştüğü dönemdeki meyveye verilen ad.

ÇANAÇUNA: Tarlalarda ve çayırlarda kendiliğinden yetişen, insan ve hayvan yiyeceği otsu bir bitki.

ÇAVO:Çocuk.

ÇEDUK:Et üzerine bırakılan sinek yumurtası

ÇEN:Kadınlık organı,cinsel organ.

ÇENÇUL(CENCUL) : Bozulmuş,bozulmaya yüz tutmuş barsaklar ve işkembe. Leş-puş.

ÇEZEL(ÇZEL) /ÇEZELLEME:Dayak,dayak atma,dövme,dövmek.

ÇINĞITLİ:Zayıf,çelimsiz,gelişmemiş.

ÇİBİL: Sevimli,ince,zayıf,çıplak,yoksul.

ÇİB(ÇİP) :Göz çevresinde oluşan kabarcık,kir birikintisi.Çapak.

ÇİBPLİKO(ÇİPLİKO) : Göz çevresinde çıkan,oluşan kabarık sivilceler.İt dirseği.

ÇİÇ: Yarılması zor olan odun. İnatçı insan. İnat.

ÇİÇĞHOL: Salkım,salkım saçak.

ÇİNÇAVAT:Poşa olmayanlara verilen genel ad.

ÇİTER(CİTER) :Anüs,göt.

ÇOÇ:Aşırı derecede ıslak,sulak ve otlak yer.


ÇÖKİ:Kız.

ÇUNKAL:Kız çocuklarına aslında hakaret taşıyan sevgi gösterisi olarak kullanılan söz.



D

DAĞA:Adam,resmi görevli.

DANAK:Bıçak.

DETUM:Kabak.

DILMA:Elma.

DIRMIT:Armut.

DIYASLA:Ver.

DIYVA:Ayva.

DİDMEK:Tavuk ve kuşların tüylerini derisinden ayırma ayırma işlemi.

DÜBÜR:(Arapça bir sözcüktür) .Anüs,göt.Gelecek.Akibet.

DÜKE:Ev.

DÜNAH:Kadın.

E

EĞHTERİYA(EHTERİYA) :Poşaların satışa sundukları kancalı iğne,kibrit,dikiş ipliği,çuvalduz...gibi malzemelerin genel adı.

ELLEL:Kaldırmak,götürmek,saklamak.

ELEMLUĞH: Rezil, utanmaz, alaya alınacak, kinaye alınacak...

ERGU:(Hemşince bir sözcüktür) .İki.

F

FETİR:Soba üzerinde pişirilen yufka ekmeği,gözleme.

G

GACİ:Kadın.

GACO:Adam.

GEDER:Eşek.

GEL:İşe yaramaz,el vermez,iyi değil.

GELOĞH:Baş,kafa.

GENNE:Gel,git.(Duruma göre kullanılır:İsvikten genne(Buradan git) .İsvike genne(Buraya gel) .

GENNEME:Gelme.

GENNEMEK:Gelmek.

GİCAVİ: Aşırı derecede deri kaşıntısı yapan hastalık,uyuz.

GİRNAV:Hırsızlık.

GİRTİN: Tutmak.

GİRTİNNE: Tut.

GOĞ:Hırsızlık.

GOĞCU; GOĞCİ:Hırsızlık yapan kişi,hırsızlık yoluyla elde edilen şey.

GÖHLEME; GÖHLENME:Cinsel ilişki.

GÖHLENK:Fahişe.

GÖHRE:At.

Ğ

ĞIHĞTEL:Boğazlamak, kesmek.

ĞOĞO:Hayali yaratık,öcü.

ĞURĞUMELA: Girdap.

H

HALVOR:Dede,yaşlı adam.

HANEL,HANELLEME,HANELLEMEK:Çıkma,çıkmak,çıkarmak.

HAV:Tavuk.

HAVDİK:Yumurta.

HAVUĞ:Üzüm.

HĞEÇBO(HĞEÇPO) :Ense.

HELEVETSÜZ:Biçimsiz,çirkin,kaba-saba.

HORHĞ: Balgam.

HENAV:Dışkı(bok) .

HEMELİ(ĞHEMELİ) :İçme,içilen şey(tütün,içki...) .

HER:Eşek.

HERİKE:Sus,söyleme,başkaları duymasın.

HESPE: Akciğerde oluşan içi su, sıvı dolu baloncuk. Hastalık.

HESPEN AĞZINDAN GELSİN: Hespen patlasın.

HEV(ĞHEV) :Deli,akıldan noksan.

HIĞHIRTON:Boğaz.

HIĞTEL:Boğmak,kesmek.

HILEZ: Kertenkele.

HIR:Erkeklik organı(Kürtçede aynı sözcük aynı anlamda kullanılıyor) .

H(Ğ) IRNİK: Burun.

HOD(ĞHOD) :Ot.

HOSOLİ:Horoz.

HOZ(ĞHOZ) :Kötü,sert,agresif kişi.

HĞUDEYİ:Uygun olmayan,normalın altında,bozuk.

I

İ

İLLİK:Doludolu,dopdolu,çok,bol.

İNGOZ:Ceviz.

İNNAV:Erkek çocuk.

İNZ:İşaret zamirleri(ben,sen,o,biz,siz,onlar) : işaret sıfatları(bu,şu,o,bunlar,şunlar,onlar) yerine kullanılan genel sözcük.

İNZİM:Ben.

İNZİN:Sen.

İNZİ:O.

İSVİK:Bura(yer için) ,bu(insan için) .

J

JOL(COL) :Böğürtlen.

K

KA:Var.

KAC(KAJ) :Alaca renk.Kaj gözlü:Alaca gözlü.

KAÇA:Topuğun arka kısmı.Ayağın arka kısmı.

KAÇE:Dişi köpek.Kancık.

KAKİVİTMENİ:Kendisini olduğundan daha yüksek ve güçlü gösterenler için kullanılır.Gösteriş budalası anlamına yakındır.Gösteriş budalalarını alay etmek için kullanılan bir sözcüktür.

KAP:Patatesin toprak üzerine çıkan yaprak bölümü.

KAR:Taş.

KARASĞHA: İskelet. Eşelek. Çok zayıf.

KARIZ:Mısır.(Bu sözcüğü Uygur Türkleri kullanıyorlardı,iki bin beş yüz yıl önce,yer altı su kanallarına KARIZ diyorlardı) .

KARTOPİ:Patates.

KAŞEL; KAŞELLEME:Gaz çıkarma,osurma,osuruk.

KAVARA:Osuruk.

KAVOR; KAVUR:Para.

KEKEÇ:Kekeme,peltek.

KEME-KÖSME:Küme,ceviz içi ve pekmezden yapılan tatlı yiyecek.

KENÇİ:Sert bir şeyden koparılan küçük parça(taştan,kıtlama şekerden...) .

KENİKMART:Kadın,evli kadın.

KER:Bıçak.

KERZU:Sabun.

KEVÜR:Şeker.

KEYLEME:Yeme.

KICİLO: Zayıf, ince,bükülmüş, ufacık insan.

KIDIM:Çok küçük parça,damla büyüklüğünde.

KIDRAVAS(KODRES) :Kesme,kesmek,kırmak,yok etmek.

KIDREL:Kırma,kırmak.(Padi kıdrelle:Odunu kır,odunu parçala) .

KIL:Yağ.

KINTRAVAZ:Kendini beğenmiş,kibirli,kimseyi beğenmeyen.

KIRAG:Yakma,yangın,ateş.

KIRTEL; KIRTELLEME:Kesme,kesmek,tike tike kesmek.

KIRTİK:Küçülmüş,küçük sabun parçası.

KIRTOL:Patates.

KIRTOSİ:Patates.

KİCÇ: Burunda kurumuş sümük.

KİÇ:Az,küçükçe.

KİKNEL: Gülme, gülmek.

KİRKİT:Kırılması zor,sert kabuklu,yenen kısmını kabuğundan ayırması zor olan ceviz.

KİT:Burun.

KOĞA:Kovan,arı kovanı.

KOĞU(KOĞ) :Orada bulunan kişinin tanık olduğu,gördüğü şekilde.Yan, taraf,yön.

KOĞUMDA:Tanık olduğum,gördüğüm şekilde.Yanımda,karşımda,tarafımda,yönümde.

KORT:Yeşil kısa otlu yer, düzlük.

KORUĞHTURMA:Her hangi olumsuz bir davranışın üstünü kapamaya çalışma.Yitirttirme.

KOŞ(GOŞ) :Alın,yüzümüzün üst kısmı.

KOYUN:Göğüs.Vücudun,boyun ile karın arasında yer alan ve akciğer, yürek gibi organları içinde bulunduran bölümü.Bu bölümün dış yüzü.

KUÇ:Tavuğun midesi.

KUD: Tavuğun ve kuşların kuyruk tüylerinin bağlandığı et kısmı, bölümü.

KUDUL: Kuyruğu kesik. Kısa kuyruklu. Kısa boylu.

KUDUL:Kuyruğu kısa,kuyruksuz.Kısa,cüce.

KUĞA:Külek.(Lazcada aynı anlamda kullanılıyor) .

KUĞHE:Olgunlaşmamış,yetişmemiş meyve.

KULAL:Ağlama.

KUNÇUL: Köşe, kenar, bir bölümü.

KUNELLEME:Cinsel ilişkiyle ilgili.

KUNTLAMAK: Havaya,sağa-sola,yukarı aşağı tekme atarak sıçramak.

KURFETME:Küfür etme.

KURKA(GURKA) :Gelişmemiş,biçimsiz,çelimsiz,zayıf,güçsüz.

KUVANK(KUANK) :Fahişe.

KÜTÜR:Gavur.Korkulacak kişi.


L

LACVERDİ:Lümpen,tutarsız...

LAFTA:Genç erkek,delikanlı(Poşalardan olmayan) .

LAGUT:Kurt.

LAK:Bozuk,bozulmuş,özelliğini yitirmiş.

LAK HAVDİK:Bozuk yumurta.

LAT:Yatak.(Kurandan alınmış bir kelime,Kabedeki putlardan birinin adı,Arapça bir sözcük) .

LATEŞVİ: Sözüne güvenilmez,gevşek,lümpen.

LEC: Kavga,münakaşa.

LEÇEK:Kadın baş örtüsü.

LENCÇ(LENÇ) :Birini ezip üzerinden geçme.Yere yapıştırma.Linç etme.

LIKIZ: Kıvamında olmayan.

LOLİKLEME:Yoğrulabilen sert bir şeyi elle ve avuç içinde kıvamına getirme,yuvarlaklaştırma(hamuru,çamuru...) .

LOM:Poşaların kendilerine verdikleri ad.Artvin,Kars,Erzurum,Rize,Ağrı,Van,Tunceli,Erzincan,Samsun,Sivas,Kırşehir,Nevşehir...Kafkasların bir çok yerinde yaşayan halk ve halk topluluğu.

LOMCA:Lomların(Poşaların) konuştuğu dil.

LÜLE: Köknarlarda koni biçiminde sakız ham maddesi.

M

MADNİ:Yüzük.

MALAV:Ekmek.

MANGEL,MANGELLEME,MANGELLEMEK:İsteme,istemek.

MANUŞ:Devletin resmi görevlileri,asker,polis...

MARA:(Arapça ve Hemşince bir sözcüktür; Arapçada kadın demektir, Hemşince'de anne demektir) .Anne.

MATĞHAŞ:Çocuk.

MEÇEÇ: Siğil.

MEDKIÇ:Tüfek.

MEG:(Hemşince bir sözcüktür) .Bir.

MEŞKETMEK:Zaaf,sürekli eğilim göstermek.

METENE:Ölü.

METLENME:Ölme,ölmek,ölüm.

MEZ:Büyük.

MEZAK:Zevk(abartılmış) .

MIRIĞH(YIRIĞH) :Dudakları fiziki olarak bozulmuş,tavşan dudak kişi.

MİMİKO:Kilitoris.


MİMİLO:Horozun ibiği.

MİS:Et.

MOKAR:Erkeklik organı,erkeklerin cinsel organı.

MOZLAĞH:Büyük baş hayvanlar(inek,öküz...) .

MU,MUH:Ağız.

MURA:İse benzeyen,siyaha yakın,soba muruna benzeyen bir renk.

MURÇ:Aç,tok olmayan.

MURÇLAMAK:Her hangi bir şeyi ezip-büzmek,şekilsiz hale getirmek.

MURG:Ur,vücudun her hangi bir yerinde oluşan şişlik.


N

NAĞHİÇO:Koyun kuyruğunun kavrulduktan sonra, ya eridikten sonra geride kalan kısmı, erimeyen kısmı.

NATOSUL:Bir bez parçasının yakılması olayı ve bu bez parçasının külleri.Yara,yanık ve kanı durdurma tedavisinde kullanılırdı.

NAVAKAR:Sus,sesini kes,söyleme.

NEDEL; NEDELLEME:Atma,atmak.

NETLE,NETLEME:Vur,vurmak.

NISTEL; NISTELLEME:Oturma,oturmak.

NİKART:Gaga.

NİNAY:Yok.

NOGNEL:Banyo yapma.

NOGNELLE:Banyo yap.

O

ODEL:Koku, kokmak.

OÇİL:Bit.

OĞRAK:Cin.

OĞRAĞA OĞRAMAK:Cin çarpması.

OLOK:Bacakla ayağın birleştiği bölgedeki dışa doğru çıkıntılı kemik.Ayak bilek kemiği(kısa kemik) .

OSKİ:Altın,ayar,altın ayarında,altın değerinde(Osmanlı Döneminde Karagöz oynatıcıları ALTIN anlamında kullanıyorlardı) .

OTKİ:Ayak.

Ö

P

PAD:Odun.

PAĞHÇEL:Kaçma,kaçmak.

PAHEL,PAHĞEL:Gizletme.

PAPAÇELA:Kurutulmuş kabak,kurutulmuş kabak yemeği.

PARAV:Yaşlı kadın,nine.

PARG:Dağarcık.

PARĞUÇ:Nine,yaşlı kadın.

PANİR:Peynir.

PARGEL:Uyuma,uyumak.

PAZG:Anüs,göt.

PELAV:Erkeklik organı.

PELEŞ: Orantısız büyüklükte enli kulak.

PEREZ:Ekmek.

PILAMPOŞ: Sıkışmamış,sıkılmamış ip vs....

PİÇKA(PİSKA) :Kibrit.

PİSİG(PİSİK) : Kedi.

PİİŞ:Tütün,sigara tütünü.

PİŞMİLA:Peynir eritmesi.

PİŞTİK:Tabanca,tüfek,silah.

PİTİK: Köpek yavrusu.

PİZDİK:Küçük.

POR:Karın,karın bölgesi,işkembe.

POŞACA:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

POŞA:Lom(LOM kelimesine bakınız) .

POŞİKÇE:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

PORTMAN: Para kesesi, para cüzdanı.

PUŞ:İşkembe.

R

RAKRO:Adam.Poşalardan olmayan adam.

RUKA:Üstüne pişmeye hazır ekmeklik hamur konan tahtadan yapılmış eşya,gereç.

RUT:Açık,çıplak,çaresiz.

RUTTA KALMAK:Açıkta kalmak,çaresiz kalmak.

S

SAMEL:Güzel,iyi,elverişli.

SAPTE: Kuyruk sarmayan köpek.

SEBEHET:(İki parmakla zafer işareti yapılarak, o kişiye taraf işaret yapılır) Kural tanımayan,kuralsızlara denilir yani hareketleri bu sözcükle kınanır.

SOLAV:Köpek.

SUD:Yalan,kandırma,aldatma,yapmacık.

SUR: Meme.

SÜNEPE:Başıboş gezen,sorumsuz,yaramaz.

Ş

ŞINEL:Oturma.

ŞIREL:İşeme.

ŞUN:Köpek.

T

TAHRİ:Kadın.

TAMAS:Kurutulmuş hoşavlık erik.

TAN:Ayran(Hemşincede de aynı anlamda kullanılıyor) .

TAPEL,TAPELLEME:Dökme,dökmek.(Dılmayı tapelle:Elmayı dök.)

TIGIRDEL(DIGIRDEL) :Kuruntu,kuruntu yapan kişi.

TILAP: Çamur.

TIRAÇHLAMAĞH:İshal şeklinde büyük tuvaletini yapmak.

TIVIĞH:Bulaşık,bulaşkan.

TIZIKMAK:Kaçmak.

TİNTON:Ahlaksız,edepsiz,lümpen.

TİTİL: Kadın cinsellik organı, vajina.

TİYA:Ur,gezen ur,dokunaklı sözün karşıdakine etkisi.

TOBDİ: Kancalı iğne.

TOBİ:Ermeni,Ermeni çocuğu,gaddar,acımasız.

TORĞHOL(TORĞHOLO) :Rafadan yumurta.


TULUĞH:İçinde peynir veya eşya saklanan keçi derisi,torba şeklinde.

TUMAN:Şalvara benzer kadınların giydiği iç çamaşırı,uzun paçalı kilot(genellikle doğu bölgesinde giyilen bir giysi) .

TÜRÜDİ:Hırsız,sahtekar.

U

UDMİ:Besmelesiz,bıçaksız ölen hayvan.


ULAL:Yıkama,her hangi bir şeyi temizleme.

UVALAMA:Oğuşturma.Ağrıyan yeri elle tedavi etme.

UZEL; UZELLEME:Her hangi bir şeyi isteme,istemek(Cur uzelle:Su iste) .

Ü

V

VAĞHENAL: Korku. Tehlikenin olduğu yerden uzaklaşmak.

VALA:Bir çeşit renkli başörtüsü.

VARDİK:Tuman,kilot,kadınların giydiği iç çamaşırı.

VARVEL:Yangın.

VARVELLEME:Yakma.

Y

YALLOZ:Kel,saçı dökülmüş.

YEKE:İri,büyük.

YEKEN:Para.

YELBE:Yabangülü.(Lazcada YELİ diyorlar.) .

YUĞHA:Yufka,ince,ince açılmış hamur.

YURT:Ev,barınak.

Z

ZANIMA:Bakma,bakmak.

ZERÜL:Yoksulluktan,çaresizlikten kaynaklanan zaruret,mecburiyet.


ZEVİR(ZEVÜR) :Ağız.

ZIĞARBİ:Kirpi.

ZIRKVEL:Çene altında,boğazda oluşan şişlik.


ZİZ:Meme.

ZOĞ:Vücutta oluşan kabarcık,kabarıklık.

ZOĞLAMA:Dövme,her hangi bir şeye dayak atma.

ZOKO:Mantar.

ZONKLAMA:Sıçrama,oynama,olduğu yerde sağa-sola,yukarı-aşağı atlama veya hareket etme.

ZORUSEL:Söyleme,söylemek,demek.


YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:

A) CANLI KAYNAKLAR:

1-Hezim Yelkenci.
2-Alkan Gezer.
3-Erdal Topçu.
4-Gülşahi Eremciler.
5-Yadigar Gezen.
6-Süleyman Gezen.
7-Özgür Gezen.
8-Sadık Gezen.
9-Sıddık Gezen.
10-Tuncer Gezen.
11-Cevri Yıldız.
12-Rebiye Yelkenci.
13-Bahattin Yelkenci.
B) YAZILI KAYNAKLAR:

1-İslama Göre Irklar Ve İnsanlar-Abdülaziz Abdülkadir Kamil/Timaş Yayınları.



DÖNEMEM / HÜSEYİN GEZER


Çağırsanda beni

Gelemem Kedat

Uzay gemileriyle

Oynuyor çocuklar

Sürünemem artık

Kayarak

Dizlerimin üstünde

Emekleyerek

Bayırlarında ki beyaz

Topraklarında


Özlemini çekmiyor

İnsanlar

Bir lokma ekmeğin

Aşıramam patateslerini

Taconun


Bir konutu var herkesin

Başını sokacağı

Döner merdivenleri

Ahım şahım olmasada

Edinemem harmanını

Yurt


Burda

Elektrik yanıyor

Evimizde

Çıra kütükleriyle aydınlanamam


Zorluyor kulak zarlarımızı

Diskoların müziği

Söyleyemem uzun hava

Bokosmana giden yolda


Geçiyor arabalar

Asfalt yollardan

Kanat çırpıyor uçaklar

Zorlu kartallar gibi

Arayamam derelerinde

Kıratı yitiripte


Çatıldı bir kere

Köçlerimiz

Dönemeyiz geri

İstesekte bin kere

Dün Kedat

Bu gün Sulobanın İncearap

Yellenecek Hüsnü

Toz kalkacak topraktan

Gülecek bütün köçler

Temizleyecek ponalar

Bütün pisliklerimizi


Gece aşacağız Seçedili

Yükümüz külek

Kolopa

Yükümüzdedir alınterimiz

Emeğimiz

Korkumuz bakımcı

Mühendis

Yangıncı

İhbarcı

Yok faydası

Korkunun ecele

Dön desende

Çatıldı bir kere köçlerimiz

Dönemem


Hüseyin Gezer

-


HANİ HÜSEYİN GEZER

Köçlerimiz nerde

Eşek sırtındaki

Mal varlığımız

Hurçlarımız

O ölü gözü yanan

Kütüklerimiz

Biz mi unutulduk

Biz mi unuttuk


Bizmi unuttuk

Harman yerlerini

Şaka şenlik söylenen

Şu sözleri

-Gene şükür yaradana-

-Gene çıktık karapana-

Biz mi unutulduk


Biz mi unuttuk

Delidüzleri mesken

İnsanları dost

Şavşatım

Nerde

Hani o dostluklar

Dostlar mı unuttu


Karasapanın peşinde

Atol aradığımız

Kuzukulağını tuzladığımız

Turşu yediğimiz kımisinden

Nerde

Hani o günler


Bayram sabahında

Kapı kapı topladığımız

O güzelim bişiler

Sultan Nenenin

Taş fırınındaki

Arpa ekmekleri

Nerde

Hani o güzel günler


Koptuk doğal yaşamdan

Kul olduk

Tutsak olduk

Dört duvar arasına

Nerde

Hani atımız

Eşeğimiz


HÜSEYİN GEZER

-

Hüseyin Bey merhaba,

Yazdıklarınız için teşekkürler.Sizden Poşalar (Lomlar) hakkında ayrıntılı bilgiler bekliyoruz.Hep birlikte doğru bilgiler ile yazalım Lomları.Selamlar.
-
ÖTEKİLERİ YAZARKEN TEFERUATLI ARAŞTIRINIZ:
Cihan Aktaş (Kibritçi kadın Salı, 30 Eylül 2008 12:25) a:
Hüseyin Gezer Pazartesi, 20 Ekim 2008 19:24
Yazınız insani açıdan çok iyi,yazınız çok güzel, ötekileri yazarken teferuatlı araştırınız...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
KİBRİTÇİ KADINCİHAN AKTAŞ(DÜNYA BÜLTENİ-Salı,30 Eylül 2008 /12:25) A:HÜSEYİN GEZER:Yazınız insani duygular açısından güzel.Kalıplara sokmamışsınız kendinizi, BEŞBİNAZ şimdi öğretmen.Poşaların çoğu öğretmen,imam,polis,orman muhafaza memuru, hizmetli memur,mühendis,öğretim görevlisi,bir çok fabrikada proleter,hemşire,ebe,şoför,esnaf,dairelerini kiraya vermiş ev sahibi...Ve inanın ki bit nedir bilen yok.Her gün şofbenin altında banyo yapıyorlar.Ve hiç bir zaman SEFİLLERi oynayan yok!
HÜSEYİN GEZER(20 Ekim 2008)
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
FİTRAT.COM-ÖZE DÖNÜŞ:POŞALARDAN SÖZ AÇILINCA-CİHAN AKTAŞ:
(03 Kasım 2008 Poşalardan söz açılınca Cihan AKTAŞ) :Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın Hüseyin Gezerin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-

03 Kasım 2008

Poşalardan söz açılınca

Cihan AKTAŞ

Fakat, geçtiğimiz günlerde Kibritçi Kadın başlıklı hikaye olarak da nitelendirilebilecek olan yazıma yönelik yapılmış sert bir yorumla ilgili olarak bir şeyler yazma ihtiyacını duydum. Çünkü, hayatta en hassas olduğum konulardan biridir, insanları ellerinde bulunmadan taşıdıkları nitelikler yüzünden yargılamak...

İlkokulda arkadaşlarım, genellikle dışlanmış kişilerdi. Bu dışlanmış kişilerden biri olan Beşbinaza ilişkin yazdığım yazıya, Mahmut Aydın Bey büyük bir tepki vermiş. Yazı esasında bir hikayecinin muhayyelesinin oluşturduğu bir kurguyla sürüyor olmakla birlikte, temel konularda gerçeklere dayanmakta. Doğduğum kasabada gerçekten de bir Poşa mahallesi vardı. O Poşa mahallesine gitme konusunda kimi büyüklerimiz bizi uyarırlardı. Ne var ki toplumun dışladığı kesimler konusunda hayli hassas olan babamın yolundan yürüdüm ben. Poşalarla, Kürtlerle, Alevilerle arkadaşlık yaptım. Bu arkadaşlık sırasında da çocuk yaşıma rağmen Türkiyede resmi söylem açısından başat olan değerlerin Sünnilik, Türklük ve Laiklik olduğunu keşfettim.

Bir kasabada Poşa olarak anılan ve kısmen de olsa dışlanan insanları hatırladığı için bir yazar niye suçlanır ki... Poşalar da Türk kökenliymiş! Bir insanın değerli ve saygın olması için ille de Türk kökenli olması mı gerekiyor? Poşalar benim gözümde toplumdan dışlandıkları için zaten yeteri kadar haklı ve mazurdular. Onlarla arkadaşlık ettim. Aynı sofrada yemek yedim. Birlikte ayakatlamaca oynadık. Karlı-buzlu tepelerden aşağı kızaklarla kaydık. Çocukluğumun unutulmaz arkadaşlarından biriydi Beşbinaz. Zekiydi. Yetenekliydi. Hassastı. Neşeliydi. En azından ben böyle hatırlıyorum. Poşalara yönelik dışlamalar karşısında bende oluşan tepki ise sanırım yenilenen, tazelenen başka türlü bir bilinci haber veriyordu. Bütün insanlar doğuştan eşittir, hepimiz Ademle Havvanın çocuklarıyız, kimse doğduğu ortama bakılarak damgalanmamalı, yargılanmamalı.

Poşaların müslüman... olduğunu yazarken de kişisel bilgilerime dayanmadım, bir araştırma yaptım. Poşalar gibi Türkler de sonradan müslüman oldular. Bu arada müslüman olan Türk oymaklarıyla Poşa toplulukları arasında bir karışma yaşanmış da olabilir; bunu tarihçiler araştırmalı. Müslüman olmayı yeniden seçeriz ve önemli olan da kimliğimizi belirleyen seçilebilen bir niteliktir kanımca. Bir Poşa, Ben Türküm, diyorsa, ben de ona Türk derim; ne çıkar... Fakat asıl ırkçı ve ayrılıkçı bakış açısının, etnik kökenleri Türk olma niteliği üzerinden tartmaktan geçtiğini görmek gerekmez mi?

Pek çok ansiklopedide, kitapta bahsi geçen poşalardan söz etmem, niye yanlış olsun. Allah insanları kavim kavim yaratmıştır ve Arap olanın Arap olmayana üstünlüğü takva iledir; bunlar en temel dini bilgiler arasında yer alırlar.

Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın HÜSEYİN GEZERin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.

DÜNYABÜLTENİ

BU YAZI CİHAN AKTAŞIN POŞALAR ÜZERİNE ADLI YAZISINDAN POŞALARLA İLGİLİ BAZI BÖLÜMLER ALINARAK BU SAYFAYA KAYDEDİLDİ,SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR:
HÜSEYİN GEZER 21 Mart 2010
Sayın ŞAHİN.M; biraz kitap,biraz dergi,birazda gazete oku! ..
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR: Her gün bir cümle okusan kendi kendini geliştirmiş olursun, POŞALARında güzel bir ırk güzel bir çiçek olduğunu,insanlık alemini tamamlayan güzelliklerden bir bölüm olduğunu bilirdin. Burda bir kafatasçılık yok,insanlık var,insan olmak var...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? ...BUNLARIN HESABINI YAPALIM! ? :
Bu yorumu ŞAHİN.M 15 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : İnsanları sınıflandırmak size mi kaldı?
Sizi kim görevlendirdi:İnsanların kimliğini,ırkını,soyunu araştırmak için(...) ? Yok Poşa imiş! Paşa imiş! Romanmış! Size ne kardeşim? Bunlarla uğraşana kadar, insanlık için ne yapabiliriz? Bunlarla uğraşalım! .. Hadi Romanı,Kürtü... anladıkta,bu Poşa ırkı nerden çıktı? Bana öyle bir ırk olduğunu bilimsel olarak ispatlayın,bende Poşa olayım! ..İsanların başkalarını aşağılamak için taktığı lakaplar, ne zaman ırk oldu? Soruyorum size! ? .. Yok Lommuş! Yok Poşaymış! Etnik bilimciler bile rivayetlerle dayanarak izaha çalışıyor.Böyle bir toplumun varlığı kesin bile değilken, siz nasıl varmış gibi göstermeye çalışıyosunuz? Sizin başka işiniz yokmu? Allah aşkına bakınız, yıllarca Kürtlere yaptınız bu ayrımcılığı.Bu sınıflandırma,bu azınlık muamelesini görenler şimdi çoğunluk oldular! .. Ne olduğunu görüyorsunuz:İnsanların arasına nefret ve kin sokuyorsunuz.Ben ırk mırk tanımam kardeşim,sadece insanı bilirim.Her insan eşittir,kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur.Zaten bütün dinlerde ırkçılığı reddeder...BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? SAĞLIK SİSTEMİNDEN SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYANLAR NASIL YARARLANABİLİR? TARIMDA,HAYVANCILIKTA ÜRETİMİ NASIL ARTIRABİLİRİZ? ... Bunların hesabını yapalım! ? Ama nerde? Biz ancak birbirimizle didişip- boğuşmaktan bunlara fırsat bulamıyoruz. Çünkü Avrupayı tam 300 yıl gerisinden takip edemiyoruz,darvini haklı çıkarıyoruz: Türkler, evrimini tamamlıyamamış,gelişmemiş ırktır. Diyorya...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
-
ÜSTÜN OLAN ÖTEKİLEŞTİRMEYENDİR:
Hüseyin Gezer (18 Nisan 2010 17:21:04 İlkim Özbeye) :Sayın ve sevgili İlkim Özbey:(- ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ!) ,bu iki sözcük bence çok fazla abartılmış,kimse kimseden üstün değildir,üstün olan insandır,üstün olan insanlıktır, üstün olan ötekileştirmeyendir. Selamlar,sevgiler!

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
DÜŞÜNÜNDE ÖYLE YAZIN,NE YAZACAKSANIZ(! ? !) :
Bu yorumu İLKİM ÖZBEY 12 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Nolmuş? Bizde Poşayız! ..(ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ) ! Fark? Düşününde öyle yazın, ne yazacaksanız(! ? !) ..

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BİZ POŞALAR CANA YAKIN İNSANLARIZ:
(Bu yorumu MURAT BULUT 06 Aralık 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : Değerli dostlar, biz Türk Milleti olarak ve aynı zamanda Osmanlı olarak her gittiğimiz yerlere medeniyet ve huzur götürmüş toplumun ve ejdatların torunlarıyız.Biz poşalarda bu vatan için savaşmış, bu vatan için gerektiğinde can vermişizdir. Eskilerden süre gelen ve günümüzde yok olmuş bir çok el sanatlarını her gittiğimiz yerlerde tanıtmışız.Ve aynı zamanda sıcak kanlılığımızla da bir çok toplumda yer edinmişizdir. Bizleri yakinen tanıyan toplumlar, biz Poşaların ne kadar cana yakın, vatan sever,dinine düşkün insanlar olduğumuzu iyi bilirler ve aynı ekmeği herkesle paylaşma anlayışımızdan gurur duyuyoruz...Derneğimize gelin, bizi yakından tanıyın! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
HEPİMİZ KARDEŞ DEĞİL MİYİZ? BİZİ KİM KARALAMAYA ÇALIŞIYORSA,ODA BİZİM KARDEŞİMİZDİR:
Bu yorumu KEMAL DEMİR 26 Ağustos 2009 tarihnde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Dünyanın en iyi ve en şereflisi bu cennet vatanımızda,ayrımıcılık çıkararak, ülkemizi bu hale getirdiler! ? ..Hep ayrımcılıktan! ? ..Hep birbirlerini hakir görmekten! ? ..Hepimiz kardeş değil miyiz? Hepimiz Adem ve Havvadan değil miyiz? Öyle ise kardeşiz! .. Bizi kim karalamaya çalışıyorsa, oda bizim kardeşimizdir. Poşa dedikleri insanlar da dünyanın en iyi insanlarıdır:Merhametlidirler, yardımseverler, vatan severler, kısacası yaratılanı severler yaratandan ötürü! ...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ESKİDEN POŞU TAKTIKLARI İÇİN POŞA ADINI ALMIŞLARDIR:
(Bu yorumu FURKAN ASANAKUT 18 Ağustos 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Bende bir Poşayım.Yazdıklarınıza katılmıyorum(! ? !) Poşanın köken kelimesi, poşu takmalarından dolayı, denilmiştir.Poşalar, Sivasın merkezinde 800 küsur senedir yaşamaktadırlar.Önceki zamanlarında elek,kalbur satmışlar; davul-zurna çalma işi ile uğraşmışlar...Çilli,mavi gözlü olanlarıda var.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
HERKES AYNI GÖVDENİN DALLARIDIR:
Bu yorumu TURGUT PALA 18 Temmuz 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Evet kardeşim,bak benim güzel kardeşim biz:İnsanları, bir kökten oluşan ağacın dalları gibi biliriz,herkes aynı gövdenin dallarıdır. Bizim dilimiz Türkçe. Bize Poşa diyorlar.Biz bile bunun anlamını bilmiyoruz.Bence araştırmanızı,bizim içimize girerek yapmanızı tavsiye ederim. Öyle kulaktan dolma bilgilerle araştırma yapılmaz.Gelin bize sorun(? !) Nerde bize gıcık olan insan varsa(peşin hükümlü,kendi çirkinliğini ve hırçınlığını bizde arayan ve görmeye çalışan) , onlara sorup öğreniyorsunuz.Bence iyi düşünün! ..Biraz daha derin düşünün ve iyi araştırın.Haşa(!) Ben küçük görmüyorum.Onlarda Ademden,Havvadan gelmedirler...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
İNSANLARI FIRKALARA AYIRMAKLA NE KAZANDIK(?) :
(Bu yorumu İSMAİL GÜLLİ 20 Haziran 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :İnsanlara derim ki:-Yani insanları fırkalara ayırmakla ne kazandık? Meslek olarak ne fark eder? Sonuçta hepimiz Türk ve müslümanız veya başka dinliyiz,ne farkeder? Bunları biz aştık artık,Türkiyeliyiz! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ASIL OLAN İNSAN OLMAKTIR:(03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE yazmış olduğu yazıya; HAYRETTİN BULUT01 Mayıs 2009 tarihinde şu yorumu yazdı) :-Poşalar:
Biz Poşalar, bu toplumun bir parçasıyız. Bu güne kadar da kendimizi... yaşadık... dini vecibelerimizi örf ve adetlerimizi... bir şekilde yaşadık ve yaşıyoruz birileri gelişi güzel konuşsada bizim tarihçemizde değerli araştırmacı ve tarihçilerinden aldığımız ve edindiğimiz bilgiler bizlerin yazları yaylalarda kışları ılık bölgelerde... yaşayan bir topluluğuz ama bu güne kadar hiç bir ırkla dinsel ve sosyal çatışmaya girmeden değişik bölgelerde yaşamımızı sürdürdük ve sürdüreceğiz. Biz poşa olmaktan ve adı taşımaktan sonderece(duyiyeruğh) gurur duyuyoruz,şivemizce bir terim..Bizim bir dilimiz vardır ama kullanılmadığından dolayı unutulmaya yüz tutmuş bir dil. Asıl olan insan olmaktır! .. Yaşadığın toprağın ve vatanın değerini bilmektir! .. Bizde bu konuda son derece hassasız... Saygılarımla! .. Benim gibi düşünen tüm POŞALARI(LOMLARI) bekliyoruz... Poşalar derneğini kurduk.Lütfen tüm Poşaları bekliyoruz! ..İlginizden dolayı teşekkürler! .. İRTİBAT TEL:0535 934 53 06
-
POŞA,ÖTE-BERİ...SATARAK GEÇİMLERİNİ SAĞLAYAN BİR MİLLET:

Antoloji.Comdan alıp bu sayfaya kaydettim.

MURAT GÜLLİ:
Poşa Milleti önceleri seyyar hayat yaşayarak yaşamını sürdürüp; sonra yerleşik düzene geçerek ve köylerde öte beri satarak... geçimlerini sağlayan bir millet olup son derece islam dinine bağlı ve milletine vatanına düşkün bir toplumdur... Poşa Poşadır... 09.04.2010...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
LOMLAR(POŞA VEYA BOŞA) :AYTEN SERİN; POŞALARI HİÇ TANIMAMIŞ AMA ONLAR HAKKINDA HİÇ DOĞRU OLMAYAN ŞEYLER YAZMAYA ÇALIŞMIŞ! ? ..POŞALAR NE ÇEKTİYSE SÖYLENTİLERDEN ÇEKTİ! ..

Ayten SERİN:
Lomlar (Poşa veya Boşa) Hindistan’dan Ermenistan’a göç ettiler, 1060’da Selçuklular tarafından dağıtıldılar. Dilleri Lomavren’de Ermenice kökenli kelimeler var. Bugün Ortodoks Ermeni oldukları söyleniyor. Ağrı ve Van civarında yaşıyorlar. Ani’de Yezidi Lomlar olduğu da söyleniyor.
Sayın Ayten Serin; Poşalar,müslümandırlar:Poşalar, ortodoks Ermeni ve yezit değildirler.Bunlar uydurmasyon yakıştırmalardır.Saygılarımla...(HÜSEYİN GEZER) .
BU YAZIYI BURAYA TAŞIYAN VE KAYDEDEN; ELEŞTİREN:HÜSEYİN GEZER

-

AKSİYON ÇOK EKSİKLİKLERLE DOPDOLU BİR YAZI YAZMIŞ/HÜSEYİN GEZER

Doğrular Poşaların içine girilerek yazılır! Doğrular Poşalarla yüz yüze yazılır! Doğrular beraberce yazılır! Doğrular görerek yazılır! Doğrular yaşayarak yazılır! Doğrular salonlarda yazılmaz! ...

HÜSEYİN GEZER/Şair ve yazar

-

POŞALARLA İLGİLİ GÜZEL ŞEYLER YAZAN YAZAR ALİ GÜNDÜZÜ SELAMLIYORUM! Hüseyin Gezer

Sayın yazar Ali Gündüz, Çoruh Havzası Ve Artvin adlı kitabında Poşalarada yer vermiş.Kalemine de, yüreğine de sağlık Ali Gündüz! Ali Gündüzün kitabının 129.,130.,131. sayfalarına baktığımızda şu yazı bizi karşılıyor:

BİR BAŞKA ALT KÜLTÜR GRUBU POŞALAR(BOŞALAR) :

Artvin ve yöresinde başka bir kültür grubu da Poşa yada kendi adlandırmalarına göre Boşalardır.Meydan Laroussede Boşalar: Kafkaslarda... verilen ad.Bir kaç bin kişilik bir topluluk, kendilerine Lom adı verirler. Boşaların konuştukları lehçe Hindikuştaki Dardu dilleri ile Apabhramsa lehçelerinden birine dayanır. Boşalar V. yüzyılda Hindistandan ayrılarak Kafkaslara yerleştiler şeklinde tanımlanmaktadır.

Artvin Poşalarının ise Hindistandan ayrılarak Kafkaslara yerleşen, Poşalarla ilişkilendirilebilen bilimsel bir bilgiye yada kaynağa rastlanmamıştır.Türkiyede değişik derleme sözlüklerde Poşa, kalbur... yapıp satan kişiler olarak geçmektedir. Kendilerine göre ise kavramın adı Boşadır. Eskiden toprakları, yerleri-yurtları olmadığı ve ekip biçmeyi bilmedikleri için boş iş yapan, boşta gezen anlamında Boşa adı verilmiştir. Yine kendi iddialarına göre, yerli halk kendilerini pek sevmediğinden aşağılayıcı bir ifade olarak Poşa kullanılmaktadır.

Poşaların kökeni daha çok rivayetlere dayandırılmaktadır. Kendileri ise Peygamber soyundan oldukları iddiasındadırlar.

Böyle bir rivayet: Bir peygamberin üç oğlu varmış. Bu oğullardan birisi babasının sağlığında çalışmaya gitmiş...Bir süre sonra peygamber ölmüş. Mirasını iki oğlu paylaşmış. Gurbetteki oğul babasının öldüğünü duyunca memleketine gelir. Kendisine düşen mirası ister. Mirası paylaşan kardeşler:-Biz mirası paylaştık. Sen boşa kaldın! Diyerek,kardeşlerine pay vermezler...(...) İşte bu günkü Poşalar, o peygamberin torunlarıdır.

Bir başka rivayette ise roller değişmekte, peygamberin yerini vezir almaktadır.

Artvinden başka, Poşalar yoğun olarak Sivas, Erzincan ve Van illerimizde yaşamaktadır. Erzincan yöresi rivayetleri ise daha farklıdır.Kalbur...satan atalarının, bu işten bir kazanç sağlayamadıklarından, bir araya geldiklerinde, bu işten karınlarını doyuramadıkları, bu yüzden boşa ömür tükettiklerinden Boşa adını aldıkları şeklindedir.

Sivas yöresi Poşalarında ise: Hızır Paşanın, Poşaları makamına çağırarak:-Ne iş yaparsınız? Dediğinde -Boşa gezeriz! cevabı verildiğinden, o zamandan sonra Boşa adını aldıkları şeklindedir.

Poşa adı üzerinde en mantıklısı görülen, Sivas Poşalarına ait bir başka rivayettir: Poşalar, Sivas yöresine geldiklerinde; kendilerine has bir poşi giymekteydiler. Bu yüzden yerli halk kendilerine Poşililer yada Poşulular demekteydi. Zamanla bu isim Poşa şekline dönüşmüş ve günümüze kadar ulaşmıştır.

İlk üç rivayet daha çok bu kitlenin toplum içinde kendilerini yüceltme kaygısından kaynaklanmış izlenimi vermektedir. Poşa adının daha çok başlarına taktıkları kendilerine özgü poşiden gelme olduğu daha akla yatkın gelmektedir.

DİL:Poşa yada Boşaların kendilerine has bir dilleri vardır.Ancak bu dil anadil gruplarına dayandırılmamaktadır. Dilbilimcilerin özel dil yada grup dili adını verdikleri dillerdendir.Bu dil daha çok kendi aralarında konuştukları özel konuların başkaları tarafından anlaşılmaması için geliştirdikleri bir dildir.Halk arasında kuşdili denilen dilin bir benzeridir. Daha çok konuşulan sözcüklerin bozulmasından oluşmuştur.Değişik yerlerde gezen grupların kendi aralarındaki konuşmaları başkalarının anlamaması zaruretinden doğmuştur.Artvin,Sivas,Erzincan Poşaları arasında birçok kelime örtüşmesine rağmen birçok kelimede de farklılıklar mevcuttur. Bir dil birliği yoktur.

KULLANDIKLARI KELİMELER: Mara:Anne. Gaco:Yabancı erkek. Halvor:Yaşlı. Mathaş:Çocuk. Cöki:Kız çocuğu. Puş:İşkembe. Perez:Ekmek. Cur:Su. Hav:Tavuk. Havdik:Yumurta. Düke:Ev. Şun:Köpek. Uzel Etmek:İstemek. Cav:Göz. Ap:El. İnzim:Ben. İnzin:Sen. Genniyorum:Geliyorum. Pahçel:Kaçmak. Genne,Gennemek:Gel,gelmek. Zorusel Etmek:Konuşmak. Medni:Yüzük. Pargel:Uyumak,uyku. Rakro:Erkek. Goğlamak:Çalmak. Piştik:Silah...

DİLİN KULLANIŞINA ÖRNEKLER: İnzim genniyorum:Ben geliyorum. İnzim pahçelliyerim:Ben kaçıyorum. Perez keyler misin? :Ekmek yer misin? ...

Lazlar, Gürcüler ve Hemşinlilerde olduğu gibi Poşa dilinin de Ermeniceye dayandırıldığı gibi mesnetsiz iddialarda vardır. Andrews in Türkiyedeki etnik gruplar adlı eserinde dile getirdiği gibi Poşa topluluğunun dilinde birtakım Ermenice kökenli kelimeler olsa dahi kesinlikle Ermenice ile bir ilgisi yoktur.Bu dil daha çok aralarında gizli bir ilişki olan ve gizli konuşulması gereken konuların başkaları tarafından anlaşılmaması ihtiyacından doğan bir dildir.Bir ihtiyaçtan doğmuştur. Gezginci bir toplum olan bu insanların Ermenilerin yaşadıkları yerlere gitmeleri,onların dillerinden de kelimeler almaları doğaldır. Ermenilerin bölgenin hayatını uzun süre ellerinde tuttuğundan bu insanlar Ermeni toplumu ile ticari ilişki içinde olmuşlardır.Ermenice kelimelerin bu insanların dillerine girmiş olması doğaldır. Ancak bu insanların Ermeni kültürü ve kimliği ile bir ilgileri yoktur.

NÜFUS: Poşalar, son otuz yıla kadar Artvinde göçer halde yaşamışlardır. Kendi ifadelerine göre yerli halk kendilerini fazlaca sevmediğinden ve kalabalık olduklarından kendilerine yer verilmezdi.. Ancak 1950li yıllara kadar bu insanların yerleşik hayata geçirilmesi için gösterilen gayretler sonuçsuz kalmıştır. Uzun süre bu insanlar eski alışkanlıklarını bırakmamışlardır.(.......) .Son otuz yılda ise tamamına yakını yerleşik hayata geçmiştir.Artvinde yoğun olarak Ardanuç Adakale Mahallesi, Şavşat Söğütlü Mahallesi ve merkez Köprübaşı Mahallesinde nüfus çoğunluğuna sahiptirler. Bunun yanında Yusufeli, Hopa, Arhavi ve Ardeşende de yaşayan gruplar vardır.Bu insanlar bu mıntıkalarda yaşayan grupların tamamının aynı kökenden geldiklerini söylemektedirler. 1977 yılı sayımlarına göre Artvinde 3400 civarında bir nüfusa sahiptirler.Nüfus artışı Artvin ilinde en yüksek olan gruptur. Yine yurtiçi göç olayının en az olduğu gruplardır.Poşalarda yurtiçi göç olayının az olmasının nedeni: Gittikleri yerlerde uyum sorunları yaşayacakları ve Artvin ilindeki birlik ve beraberliği gittikleri yerlerde bulamayacakları endişesindendir.

GELENEK VE GÖRENEKLERİ:Poşaların gelenek ve görenekleri diğer toplumlardan pek farklılık göstermez.Sünnet geleneği ve kirvelik bu toplumda da önemli bir müesesedir.Bu toplumda kirveliğe çok önem vermektedir. Ortaasya Türk topluluklarında görülen alkarası, albasması inançları,kırk çıkması ve bölgede günümüzde de yaşatılan inançlar bu topluluklarda oldukça yaygındır. Evlilikte düğün adet ve gelenekleri,çocuk doğumundaki Türk toplumundaki inançlar, kültür bölümünde izah edilen eski Türk inançlarının izleri bu insanlarda da aynen yaşatılmaktadır.

Su bu toplumda da kutsaldır.Su,Allahın cemalidir.Temizliktir.

Sonuç olarak Poşaların Artvin yöresine nereden geldikleri bilimsel olarak ispatlanmamıştır.Kendilerinin Kırım kökenli oldukları iddiası da sadece iddiadır.Ancak yaşayışları, örf ve adetleri,gelenek ve görenekleri diğer topluluklardan pek farklılık göstermemektedir.Ermeni,Kıpti ve diğer gayrimüslim topluluklarla bir ilgileri yoktur.Kendilerini Türk ve Müslüman olarak görmektedirler. Doğrusuda budur./ ALİ GÜNDÜZ/ÇORUH HAVZASI VE ARTVİN

POŞA DEDİKLERİ / ARTVİN 1967 İL YILLIĞI / HÜSEYİN GEZER

(Artvinde Artvin Valisi Başkanlığındaki-Ç. Parçalı, H. Saral, M. Yıldırım- bir komite tarafından hazırlanmış ve Güneş Matbaacılık T.A.Ş. tarafından basılmıştır.) .

Artvin 1967 İl Yıllığı(SOSYAL BÖLÜM:160. ve 161. sayfalar) :

160. sayfada şöyle yazıyor:...gene çevre halkının POŞA diye adlandırdığı göçebeleri burada zikretmek yerinde olur.

161. sayfaya Poşalarla ilgili bir resim koymuşlar ve resmin altına şöyle yazmışlar: Halkın [[POŞA]] dedikleri göçebeler.

Ama göçebe olmayan Poşalara hiç değinilmemiş:Bu yıllığın yazıldığı günlerde kendi bahçesinde,tarlasında yetiştirdiği karpuzu dostlarıyla paylaşan Poşaları da araştırmalıydılar. Aynı günlerde cemaatına namaz kıldıran Poşa imamlarıda, aynı günlerde okullarda öğretmenlik yapan Poşa öğretmenleride, fabrikalarda çalışan Poşa işçileride...araştırmalıydılar! ... Şu anda göçebe vaziyette olan Poşa yok. HÜSEYİN GEZER/Kıbrıs Sokak-Arhavi(Derleyen-yazan-eleştiren)

BÜYÜK LAROUSSE SÖZLÜK VE ANSİKLOPEDİSİ(1828. sayfa- Milliyet Yayınları) 4. Cilt: BOŞA YA DA POŞA:(ARAŞTIRAN - DERLEYEN- YAZAN) :HÜSEYİN GEZER

Kafkasyada yaşayan...(bir halk topluluğuna) ... verilen ad. V. yüzyılda Hindistandan göç ederek Kafkasyaya yerleştikleri öne sürülür. HÜSEYİN GEZER-Kıbrıs Sokak/Arhavi(Araştıran- Derleyen-Yazan) .



POŞA GÜZELİUMUT SUCİ(ABUR-DENGELİ KÖYÜ/GÖLE) ANTOLOJİ.COMDAN ALINDI

Poşa güzeli


Gözler oltu taşı saçlar kestane

Bakışları şahlan kokusu nane

Kipriği ok gibi saplandı yine

Yüreğimi deldi poşa güzeli


Yanağı nar olmuş dudağı kiraz

Gözyaşları yağmur gülüşü ilk yaz

Kaşları yay gibi sinesi beyaz

Aklım fikrim çaldı poşa güzeli


Zülüf yedi örük topuğa inmiş

Ozan umut görmüş bir melek sanmış

Bir soysuz elinde kavrulmuş yanmış

Sanki köle kuldu poşa güzeli


Umut Suci

BU SAYFAYA TAŞIYAN VE KAYDEDEN HÜSEYİN GEZER

PAŞANIN EŞEĞİ İLE POŞANIN EŞEĞİBEKİR HASGÜL-ŞARKIŞLA/MESCİTLİ KÖYÜ/SİVAS(DERLEYEN-ARAŞTIRAN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER)

Paşanın Eşeği İle Poşanın Eşeği


Paşanın eşeği ile Poşanınki,

Arkadaş olmuşlar.

Çizmişler kuyruklarını karamik dikeni ile,

Kankardeşi,

Arkadaş,sırdaş,yoldaş olmuşlar içtenlikle.

Tüm sevilerini vermişler birbirlerine,

Arkadaşlık kuralına uyarak.

Seyahate çıkmışlar,otostopla.

Moda gereği...

Önce köyden başlamışlar.

Az buçuk yol giderek,

Ekinleri yiyerek.

Emme lakin,emme fakat,

Kır bekçisi köy ahırına hapsetmiş kafadarları.

Paşanınkinin semerine,yularına bakmış,

Bir selam çakmış.

Salıvermiş.

Poşanınkini alıvermiş.

Arkadaş canlısıymış paşanınki;

Olmaz,demiş,bırak arkadaşımı ve bırakmışlar.

Özgürce köyden ayrılan seyyahlar.

Şehire uğramışlar...

Fakirsiz köy,dörtyolsuz şehir olmadığından,

Trafik polisi dikilmiş karşılarına.

Bir dütte yakalamış.

Paşanınkine ihtar,

Poşanınkine dayak.

Dayağa alışkın ki,öbüründen neşeli bizimki...

Aşevine geçmişler,

En büyük masayı seçmişler.

Paşanınki arpa şehriye,en halisinden,

Poşanınki saman istemiş,en irisinden.

Birincisi gelmiş anında,

Garson,saman kalmadı demiş,

Gelseydin zamanında...

Beğenmemişler düzeni,

Sözleşmişler kalmamaya.

Çekmişler Almanyaya.

Paşanınkinin pasaportu ısmarlama,

Poşanınki yük taşıma karşılığı uydurarak,

Çıkmışlar yola.

Uğur ola...

Paşanınki gümrük memuruna selam,

Poşanınki rüşvet vererek.

Ulaşmışlar BON´a...

Paşanınkine aş vermişler,

Poşanınkine iş.

Gurbet ellerinde ah çeke çeke,

Ne ağlayabildim,ne gülebildim

Gariplik zor zenaat,zor iş

Yurda dönüş...

Dönüş yaa...var gümrük,zor iş.

Kalmaktansa yabanda,

Çekmektense el kahrı,

Paşanınki sallanarak,

Poşanınki bir karton sigara,

Aşmışlar duvarı.

Dönmüşler ERKEKÇE...

Utanmadan ikisi de,

Devam etmişler yaşamlarına,

EŞŞEKÇE...


(9 Haziran 1974, Yahyalı)


Bekir Hasgül (Antoloji com.)


DERLEYEN-ARAŞTIRAN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER


POŞALARLA İLGİLİ FEVZİ TORUNUN YAZDIKLARIARAŞTIRAN-DERLEYEN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER

Köyde eskiden poşa denilen göçebeler bulunurdu. Fakat son yıllarda bunlar da köyü terk etmişlerdir. Sadece bir aile Veliköyde ikamet etmekte olup, bu ailede köy halkı ile tamamen bütünleşmiştir.FEVZİ TORUN (HER YÖNÜYLE ARTVİN VE ÖRNEK BİR KÖY İNCELEMESİ ADLI KİTABINDAN ALINMIŞTIR) .

ARAŞTIRAN-DERLEYEN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER


POŞA MADDESİ SAYENDE GÜZEL OLDUTANER ARTVİNLİ
Hüseyin Bey, merhaba;

Nasılsın? Ansiklopediye katkıların için teşekkür ederim ncelikle! Zaman zaman maille görüşelim. facebooka davet etmişsin, sağol. facebook hiç kullanmadım, kullanmıyorum. ben de bugünlerde seninle görüşmek istiyordum. diyorumki ansiklopedide poşa maddesi sayende güzel oldu. bunu beraber kitap yapalım diyorum. poşalar hakkında kitap yazalım. ne dersin?

bol selam

taner artvinli
www.artvinansiklopedisi.com

merhaba hüseyin bey,

kitaplarının yayınlanmış olduğuna, araştırmalar yapıyor olmana sevindim, ne güzel. senin biyografini de ansiklopediye koyalım o zaman. neden şimdiye kadar bahsetmedinki? poşalar kitabına gelince: ben sürekli araştırıyorum birkaç yayın var poşalar konusunda. daha önce siteden kaldırdığımız erkulun tezi ile seropyanın yazısını ve diğer yayınlanmış yazıları tarayacağım bunlardan bir giriş oluşturacağım. çingene kavramı nedir, çingenelerin türkiyedeki durumları, yayılışları, yerel adlandırmaları vs. sonra poşaların çingenelerden olmadığını ortaya koyup aralarındaki farkları vs belirteceğiz. poşaların çingenelerle karıştırılmasını önleyeceğiz. ondan sonrada artvin poşalarını özel olarak inceleyeceğiz. işte burada senin siteye yazdıklarını düzenleyip alacağız kitaba. mümkün oldukça açıklayıcı ama ayrıntılarla boğuşmadan, sade, anlaşılabilir bir kitap olacak. tabii zaman alır yazmak düzenlemek. biraz da fotoğraf toparlayabilirsek güzel olur. genel anlatım ve konuları ben halledeceğim, sen de zaten artvin poşalarının sosyal ve kültürel durumlarını yazmışsın sitede. toparlayacağız bunları birlikte imza ile kitap yapacağız. yayınlama işine gelince birşeyler olur mutlaka. bir yayınevinden bastırırız. biz bundan para kazanamayız beş kuruş ama en azından masraf da etmemiş oluruz cepten. maksat bu kitap piyasada olsun diğer yayınlara alternatif olarak. ha okunur okunmaz satılır satılmaz ayrı konu. önemli değil. benim için önemli olan bu kitabın yayınlanıp ortaya çıkması. ben akademisyen değilim benim puan kazanmak reklam yapmak yayın yapmak gibi bir derdim olmadığından rahatım yani. para pul istemez yeterki poşalar doğru bilinsin doğru anlaşılsın dersen dediğim gibi yapalım olur mu. elimdeki işleri bitirince bu kitaba başlarım. bu vesileyle bayramını da kutluyor mutluluklar diliyorum.
görüşmek üzere.
bol selam
taner

4 Kasım 2011 12:57 tarihinde Hüseyin Gezer [lomlom08@hotmail.com] yazdı:

Önce Selam Olsun Taner Artvinliye!
Benim önceden üç adet şiir kitabım çıktı(Al Yüreğim Senin,Gülden Kan Tutup Sunma Yaşamıma-Sevdalara Sürdüler Beni) .Antoloji.comda 240 adet şiirim var. Çeşitli yazılarım var.Borçka Alaca Köyü incelemem var.POŞALAR kitabını nasıl çıkarabiliriz. Şu anda ekonomik koşullarım el vermiyor. Açıklarsanız mutlu olurum! Selamlar! ..

Hüseyin Bey merhaba,

Artvin Ansiklopedisine yazdıklarını ben bir dosyaya kaydettim ve üzerinde düzenleme yapıyorum. Sitedeki bilgiler yazılar birkaç ayrı sayfaya birden yazdığın için darmadağınık bir vaziyet aldı. Sayfaları bir toparlamak gerekiyor sanıyorum. Ben öncelikle senin yazdıklarını düzenleyip kendimden de birşeyler ekleyerek biraz düzenledim, düzenlemeye devam ediyorum. Sonra da giriş kısmını, genel bilgileri yazacağım. Bir kitap olaak yazıyorum bunu dediğim gibi. İkimizin adıyla yazacağız. Ben sana taslağı göndereceğim şu anki haliyle ve düzenlemeye yazmaya devam ediyorum. Zamanım kısıtlı olduğu için çok zaman ayıramıyorum, yavaş gidiyor.

Senden ricam şimdilik yeni eklemelerini, düzeltmelerini falan sadece bir sayfa üzerinde yapman. Başka başka sayfalarda (Poşa, Hüseyin Gezer, Kullanıcı Hüseyin Gezer vs) yapınca, benim de bunları takip etmem zorlaşıyor. Her türlü düzenlemeyi sadece POŞA sayfasında yaparsan memnun olurum. Kitap ilerledikçe göreceksin güzel bir iş çıkacak ortaya.

Bu arada Hamza Aydını tanır mısın? Veya Hamza Aydın adıyla da yine sen mi yazıyorsun, bilmek isterim.
Bugün yarın yaptığım düzenlemeleri sana göndereceğim, bir ön kontrol yap, gözden geçir, olur mu?
Beraber çalışmak dileğiyle, selam ve saygılarımla.
Taner Artvinli

Hocam,

Poşalarla ilgili çalışmanın şu anki halini gönderiyorum ekte. Lom-Derdeki arkadaşlarla bir göz atın. Ben sadece senin siteye yazdıkların üzerinde bir düzenleme yaptım biraz, şimdilik.
Selamlar
Taner

17 Mayıs 2012 15:17 tarihinde Hüseyin Gezer [lomlom08@hotmail.com] yazdı:

Sayın Taner Bey, Ben Hüseyin Gezerim. Başka adım yok! Emekli öğretmenim. Hamza Aydını tanımıyorum. Selamlar! Kıbrıs Sokak/Arhavi.

Taner Artvinli 1 Ocak 11:57
hocam uğraşıyoruz. bilmiyorum sık sık site kapanıp duruyor. ben de usandım ya

Konuşma Geçmişi Hüseyin Gezer 31 Aralık 16:45
Taner Bey, Artvin Ansiklopedisine ne zaman erişebileceğiz(googlede) .
Hüseyin Gezer 31 Aralık 17:06
Sunucu hatası ne demektir? Bu hata ne zaman giderilecek? Selamlar! ..

SAYIN HÜSEYİN GEZER ARAŞTIRMANIZ SON DERECE FAYDALI/ Arş. Gör. Melike Üzüm
Başkent Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Bağlıca/ Ankara


Merhabalar,
Öncelikle kısaca kendimi tanıtayım. Ankara Hacettepe Üniversitesi yüksek lisans tez aşamasını bitirmek üzereyim ve tezim Poşalar üzerine. Ben Ankara civarındaki Poşalarla konumu sınırlandırdım fakat Artvin deki Poşları gerçekten çok merak ediyorum. Bir söz varlığı derlemişsiniz. Anladığım kadarıyla ayrı bir dil konuşmayı devam ettiriyorlar. Artvin Poşaları üzerine yazılan bir tezde 2004 yılında dillerinin ölmekte olduğu not edilmiş. Şuanki durum nedir? Poşalar bu dili konuşmaya devam ediyor mu? ya da belli kullanım alanları mı var?
Duyarlı araştırmanız için de size teşekkür ediyorum. Gerçekten Poşalar üzeirne araştırma çok az.
Araştırmanız son derece faydalı olduğunu düşünüyorum.
İyi günler iyi çalışmalar

-
-
Arş. Gör. Melike Üzüm
Başkent Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Bağlıca/ Ankara


Azat Azat 1(Tarih: 08.06.2012 16:36) :- merhaba ben çingenlerin rom kolundanım.poşa diye tabir edilen çok değerli arkadaşlarım var.sizin de yazınızı okudum ve çok beğendim.sizi yürekten kutluyorum.saygılarımla..

BİR BELGESEL KONUSU POŞALARLA İLGİLİ
Metin Balcı 2(24.05.2012 21:19) :- Konu: Belgesel; Hüseyin Bey iyi günler Ankaradan yazıyorum. Bir belgesel konusu (Poşalarla ilgili) için size ulaşmaya çalışıyorum. Bazı bilgileri danışmak ve Poşalarla ilgili detaylı bilgi almak isterim.Daha önce de mail atmıştım. İletişim için bilgilerim aşağıdadır. İletişim kurabilirsem sevinirim. Görüşmek üzere iyi günlerr Metin Balcı 0532 523 60 80 metinfm@gmail.com


ETNİĞİNDEN UTANÇ OLMAZ
Öztürk Acun (20.06.2012 19:23) :-Etniğinden utanç olmaz. Kimin saf olduğunu kim bilir? Bunu kim iddia eder? LOMla ilgili yazınızı okudum. Güzel bir araştırma. Garip doğmasaydın, Lom olmasaydın üretebilir miydin? Başarılı olabilir miydin? Ne olmuş yani ha Lom ha Poşa, ha Kürt, ha Tat, Azeri! ..Ne farkı var? Yüreğine sağlık canım kardeşim. Sen üretmeye devam et...



Kimden: DiLEKCi (Bay, 39)
Kime: lom08
Tarih: 12.07.2012 09:02 (GMT +2:00)


Konu: Biz Kardeşiz!



Anamız Havva Babamız Adem
Aslında Tüm Canlar Biz Kardeşiz!
İçimizde ki (BEN) e yenik düşmüş
Nefsimizce Kirlenmiş, Hırsımızca Kirletmişiz
Ama Unutmayın, İşin Özünde Biz Kardeşiz...
Sevgiyle Kalın


Biz Kardeşiz

Ayrı olsa da renklerimiz, tek bir rengi giyer gideriz
El ele tutuşmasak da bir defa, toprak olur tek bedene gireriz.
Sen görmezsin beni, ben tanımam seni, dün ben diyenler bugün nerede? hani?
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz bir anadanız.


Tertemiz geliriz dünyaya, nefsimizce kirlenir, hırsımızca kirletiriz
Ölünce ağlar, öldürünce seviniriz, paylaşmayı bilmez, hep savaş ederiz
Gencecik fidanları dalında soldurur, anaların göz pınarlarını kuruturuz
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz bir babadanız


Bir parça zaman bir yudum nefes, bize ait olan tek değerimiz
İster dilenci ol istersen kral, zamanın karşısında boyun eğeriz
Sonunu belli bu filmi hep birlikte izleriz, peki niye farklı sonlar bekleriz?
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz kardeşiz


HÜRREM DİLEKCİ
23.04.2008 (00:40)

Zeynep Eremciler 24 Aralık 15:30
hüseyin abi poşalara yazdığın deyimi çok beğendim nerde o eski insanlar nerde süleyman usta nerde
hüseyin abi poşalara yazdığın deyimi çok beğendim nerde o eski insanlar nerde süleyman usta nerde
Zeynep Eremciler 24 Aralık 15:39
nerde tezek kokan katmer yapan o guzel eller nerde

Sayin Hüseyin Gezer, merhaba, interneti Posalar hakkinda tararken tesadüfen isminizi buldum. Anlayadigim kadariyla Arhavi'de oturan Savsat'li bir Lomsunuz. Ben Alman bir etnologum. Çalisma alanlarim arasinda hem Çingeneler hem de yöre olarak Dogu Karadeniz bölgesi yer aliyorlar.Eylül'ün ortasinda yine Savsat bölgesinde dolasmaga düsünüyorum. Oradaki Posalar'in durumu ilgimi çeker. Savsat'tan sahile inip Arhavi'deki arkadaslarima da ziyaret etmek istiyorum. O firsatta sizinle de tanismak isterdim, sizin de ilginiz varsa eger. O zaman Arhavi'de olacak misiniz? Sizden cevap almak umuduylaRen nehrinin kenarindan Karadeniz kiyisina selamlar, saygilar. Rüdiger BenninghausKöln (Almanya) http.//www.rbenninghaus.de


Kimden: Öztürk Acun (Bay, 57)
Kime: lom08
Tarih: 30.06.2012 21:54 (GMT +2:00)


Konu: Okuduklarım



Şavşat com'da yazdığın öyküyü büyük bir beğeni ile okudum. Ne kadar zorlu hayatı yaşadığın ve güçlü mücadele verdiğini burukça anladım. Hepimiz yokluk içinde sefillri oynamışız. Beyni ol yaşadıklarının ne diyeyim kardeşim. seni festen,comlardan takip ediyorum

Nurettin Demir (ndemir@baskent.edu.tr) 26.03.2013 Kime: lomlom08@hotmail.com

Kimden: Nurettin Demir (ndemir@baskent.edu.tr)
Gönderme tarihi: 26 Mart 2013 Salı 12:43:33
Kime: lomlom08@hotmail.com

Dikkatli olun! Bu gönderen, sahtekarlık algılama denetlememizi geçemedi.
İçeriği göster

Hüseyin Bey merhaba,



Başkent Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesiyim. Ben Poşaların dili ve kültürü hakkında TÜBİTAK' destekli bir proje yürütüyorum.

Asistanım Çankırı Poşaları hakkında Yüksek Lisans tezi hazırladı. İnternette sizin yazdıklarınızdan çok yararlandık. Ama daha fazla fikir alışverişinde bulunmak için sizinle temasta olmayı arzu ediyorum.

Mesajıma cevap verebilirseniz çok mutlu olacağım.

Selam ve saygılar

Nurettin Demir
(29.03.2013 09:38)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baylom08 Offline
lom08
Bay, 58
Artvin
Poşa (LOM) /HÜSEYİN GEZER

HÜSEYİN GEZERLE İLETİŞİM: lomlom08@hotmail.com

ÖTEKİLEŞTİRME İNSAN YAŞAMINA ÖRÜLEN DUVARDIR/ HÜSEYİN GEZER

İnsanı insan yapan insana ve insanlığa bakış açısıdır. Diğer insanları ötekileştirenler, insanlık onurundan ve insanlık erdeminden geri kalmış insanlardır-noksan insanlardır.Başkasını küçük görenler,alaya alanlar...kendi küçük taraflarını ve alaya alınacak taraflarını gizlemek içindir.Herkes kendi kendine sorsun: Ötekileştirme nedir-ne değildir? Ötekileştirme kimlere yarar sağlıyor? Kime zarar veriyor? Ötekileştirmenin yararı mı fazla-zararı mı fazla? İnsanlık bu hastalıktan-illetten nasıl kurtulur?

Ötekileştirme:Küfretmedir,hakarettir,aşağılamadır...

Kendi insanlık değerinin yükselmesi,karşındaki insana verdiğin değer kadardır! ?

Yanıbaşındaki kaynağa gitmeden, aslı olmayan-asıl olmayan kaynağa baş vurmak onu kaynak göstermek ne kadar doğrudur? Doğru olan yanıbaşındaki kaynağa en kolay yoldan ulaşmaktır! ..Elbette yanlışlar da olacak,doğrular da olacak...Ama yaşamı seyretmeden yaşamı daha güzelliklere taşıma savaşı içinde olacağız!

İbn Haldun:-Gerçekte ise,doğuştan gelme üstünlük diye bir şey yoktur.

Prof. Dr. Süleyman Ateş(1001 Soruda İslam) adlı kitabın 481.sayfasında şöyle diyor:-Kuranda üstün veya kutsanmış ırk yoktur...insanlar hep aynı atadan anadan gelmişlerdir.İnsanların yaratılışı aynıdır.Üstünlük yoktur.Peygamberimiz:-Arabın yabancıya,yabancının Araba,siyahın beyaza,beyazın siyaha bir üstünlüğü yoktur-. Üstün ırk Kuran düşüncesine aykırıdır.

Prof. Dr. M. Şevki Aydın(Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı) : Diyanet Aylık Dergi(226. Sayı Ekim 2009) nin 19. Sayfasında şöyle diyor:-...ÖTEKİLEŞTİRME:...her dışlayıcı yaklaşım, sahibinin daima başkalarının yanlışlarını araştırmakla, başkalarıyla uğraşmakla, onları değerlendirmekle meşgul olmak suretiyle kendini ihmal etmesine neden olacaktır.Kendiyle ilgilenmeyen kişi, elbette kendi kusurlarını göremeyecek, onları giderme ihtiyacı duymayacaktır.

Abdülaziz Abdülkadir Kamil/İslama Göre Irklar ve İnsanlar adlı kitabında şöyle diyor:-İnsanların huzuru,her rengin başka renge,her dilin öteki dile,kısacası her ırkın başka ırka saygı duymasıyla gerçekleşecektir.Irkçılık, insanlığın renk cümbüşünü yansıtan bu uçsuz bucaksız bahçeyi tek renge indirme, dolayısıyla da çölleştirme çabasından başka bir şey değildir.
Yazarın bu görüşüne de en içtenliğimizle katılıyoruz.

Karl Marks(Marx) diyor ki:-Yoksul kesimi orta yaşam alanına yükseltelim ki insan olduğunun ve insan olmanın getirdiği insan haklarının bilincine varsın.Varsılı(zengini) yani zengin kesimi de orta yaşam alanına çekelim ki malın-paranın esaretinden(köleliğinden) kurtulup özgürlüğüne kavuşsun-diğer insanlardan bir farkının olmadığının farkına varsın-kendi olarak yaşasın! ..

Cüneyd-i Bağdadi:-Sabır,yüzünü ekşitmeden acıları yudumlamaktır.


POŞA VEYA LOMHÜSEYİN GEZER

Poşa sözcüğü,Poşa halkından olmayanlar tarafından LOMLARa takılmıştır.Poşalar kendilerine LOM derler.Poşa sözcüğüne karşı çıkış ve kabullenmeme bundan kaynaklanmaktadır.Poşa sözcüğü LOMLARı küçük düşürme ve alaya alma amacıyla kullanıldığı için bu Poşa sözcüğü LOMLAR arasında rağbet bulmamıştır! ? Ama gün geçtikçe Poşalar, Poşa adlandırmasından rahatsızlık duymamaktadır...Poşaların yakın akrabaları başka kentlerede göç ederek, oralarda yaşıyorlar(işi dolayısıyla,görevi dolayısıyla,taşınmaz mülk edinme dolayısıyla,eğitim dolayısıyla,iş yeri açma dolayısıyla,başka kültürden insanlarla evlenme dolayısıyla...) :İstanbula,Ankaraya,İzmire,Bursaya,Mersine,Almanyaya...vb.
Lom kimdir? Lom ne demektir? Lom veya Lomlar; Kafkaslarda ve Türkiyenin bir çok yerinde yaşayan bir halktır ve halk topluluğudur.Lomun sözlük anlamı:Geçen,yolgeçen,zorluklara-güçlüklere dayanabilen,güçlü olan Kafkasların çeşitli yerlerinde yaşayan bir halk ve halk topluluğudur.Artvinde,Erzurumda,Bayburtta,Erzincanda,Gümüşhanede,Karsta, Vanda, Nevşehirde, Kırşehirde,Bursada, İstanbulda, Rizede,Trabzonda, Samsunda...ikamet edenler vardır.

Ortak yaşam alanına Poşalar saygı duyarlar.

Poşa olmak veya Poşa olmamak insana bir avantaj sağlamaz; insan olmak avantaj sağlar.

Lomlar konuksever insanlardır,bir lokma ekmeklerini herkesle paylaşırlar...


POŞALARIN(LOMLARIN) TARİHİHÜSEYİN GEZER

Poşaların geçmiş tarihi; bölgedeki,Kafkaslardaki halkların tarihi ile aynıdır; Anadoludaki tarihide yine diğer halkların tarihi kadar eskidir.Aslında Perslerin(Arapların) istilasından beri Poşalar Kafkaslarda vardır,Türkiyede vardır.Poşalar üçbin-dörtbin-beşbin yıldır bu topraklardadırlar ama Kızılderililerin durumuna düşmüşlerdir kendi bölgelerinde.Yok Türkiyeye şuradan geldiler,yok Türkiyeye buradan geldiler gibi bir sürü görüşler var:Bir kısmı Acaradan,bir kısmı Dağıstandan,bir kısmı Ahıskadan,bir kısmı Ermenistan ve Nahcivan üzerinden,bir kısmı İran-Irak-Suriye üzerinden,bir kısmı Trakya üzerinden Türkiye topraklarına geldiler...Peygamberler döneminde de Anadolu toprağında,Türkiye toprağında da Poşalar yaşamlarını sürdürmüştürler.Poşaların ataları Adem Peygamberin oğullarından biridir,büyük atalarıda Adem Aleyhisselamdır,aksini inkar etmek dinsel inancın inkarıdır.Poşalar Habilin oğullarıdır,Habilin töreğidir. Allahın toprağına çit çevrilmesine karşı çıktığı için,Allahın toprağını işgal eden Kabil tarafından öldürülmüştür.Rusyada Lenin 1917 Ekim Devrimini gerçekleştirdikten sonra bir grup Poşa daha:-Dini baskı göreceğiz,dinimiz elden gidiyor! Kaygısıyla Türkiyeye gönüllü göç etmişlerdir.

Tek parti döneminde zorunlu yol çalışmalarına ya bilfiil katılacaktılar yada çalışma tutarı kadar para yatıracaklardı.Niyazi Yelkenci, yol parasını yatırıyor.Ancak parayı alan görevli dip koçana bir şekilde işlememiş.Çuğazelere jandarmalar geliyor.Parayı yatırmadığını söylüyorlar ve tüfeğin dipçikleriyle dövmeye başlıyorlar.Çocukları ağlaşıyor.Anası,Gülseher Nene, jandarmalara yalvar yakar ediyor.Jandarma süngüyü sallayıp nineyi uzaklaştırmak isterken süngü ninenin karnına ve barsaklarına saplanıyor. Nine orada ölüyor.

Kore Gazisi olmuş ve gazi madalyası almış Poşalarda var:Nazim Eremciler,Sıddık Gezen...Korede şehit olmuş Poşalarda var.
Rabatta(Köprülü Köyü) ,Tavzette(Okurlar Mahallesi) 1915 ve öncesinde Poşalarla Ermeniler birlikte ikamet ediyorlarmış.Cevri Yıldız dediki:-Ermeniler,Poşalara Müslüman kardeş diye hitap ederlerdi...


POŞALARDA(LOMLARDA) KÜLTÜRHÜSEYİN GEZER

Poşa Kültürü bir okyanustur.Benim yazdıklarım bu okyanusun içinde bir damladır.

Türkiyede egemen kültürle,Poşaların kültürü bir bütünlük içindedir; Poşaların kültürü, egemen kültürden farklı değildir(folklorik oyunlar,dinsel inanışlar,Türkçe Dil, milli gelenek ve görenekler, hoşgörü...) .Poşalar, egemen kültürle bütünlük içinde oldukları için, o kültürün içinden geldikleri için uyum sorununda fazla sorun yaşanmaz.Elbette her insan,her halk kendi olmak kendi gibi yaşamak ister. Ama Poşaların ayrı yaşayacak bir şeyleri yok! Cenaze törenleri,dini bayram törenleri, milli bayramlara katılma arzuları hep aynı, değişen bir şey yok! Türkiye neyse Poşalar odur.Herkesin yararlandığı, katıldığı, zevk aldığı kültürel etkinliklerden Poşalarda yararlanıyor,katılıyor,zevk alıyor.Genel kültürün haricinde Poşalara özgü farklı bir kültürleri yoktur.Belli bir kültürel etkinliği gerçekleştirmek için sadece Poşalar bir araya gelmez, kültürel etkinlikleri herkesle ortaktır.Poşalar kültürlerini yaşamakta sorun yaşamıyorlar.Değişen yaşam koşulları, Poşalarında kültürlerinde değişikliğe neden oluyor.Poşaların kültürü, Türkiye kültürüdür.Poşalar, yeni nesillere aktaracağı kültürü Türkiye kültürüdür.Poşaların kendilerine özgü kutladıkları özel bir günleri yoktur.

Poşalar ari bir kültüre mensup değildir, melez bir kültüre mensupturlar.Diğer kültüre mensup olanlardan kız almışlardır, kız vermişlerdir.Poşalar farklı kültürlere karşı özel davranış geliştirmemişlerdir. Farklı kültürlerde Poşalara karşı özel bir davranış geliştirmemişlerdir.Poşalar,kendi grubunun ve kültürünün dışındaki gruplarlada, kültürlerlede bir arada yaşarlar,sorun yaşamazlar.Her dönemde bu evlilik olayları devam etmiştir, devam ediyor.Poşalar,farklı kültürden olan insanlarla her zaman dost olur,arkadaş olur.İnsanları yadırgamazlar.

Poşalar hem grubunun hemde kültürünün dışındaki kültürlerlede bir arada yaşarlar.

Poşalar kendi kültürlerine ait olmaktan güven duydukları gibi başka kültürlerin varlığındanda güven duyuyorlar.Diğer kültürlerden insanlarıda aynı ailenin bireylerinden biri gibi kabul ederler.

Yaşadığı yerde Poşalarda diğer kültürlerden etkileniyorlar, diğer kültürlerde Poşalardan etkileniyorlar,her şeyin bir birini etkilediği gibi.

Poşalar, yaşam tarzını değiştirip farklı bir kültüre üye olanları hoşgörüyle karşılarlar.Poşalar, kendi kültürlerini tanıtma çabası içinde olmamışlardır çünkü Poşaların kültürü Türkiyede yaşanan ortak kültürden farklı değildir.Çünkü Poşaların kültürünü Türkiyenin ortak kültüründen ayırt eden kendine özgü bir özelliği yoktur.

Poşalarında dertleri,üzüntüleri, sevinçleri...vardır.

POŞALARDA KABİLECİLİKHÜSEYİN GEZER

Poşalarda kabilecilik vardı:

1-Kabile adını en yaşlısından alırdı(bu kadın, erkek farketmezdi) :

A) Kemaller Kabilesi(adını kabile büyüğü Kemal Ağadan almıştır) .

Kemal ince kemalince

Bir kılı kırk yarsan

Yine Kemal ince

B) Şöhretler Kabilesi(adını Şöhret Nineden almıştır) .

C) Rağupoğuları Kabilesi(adını Rağuf Ağadan almıştır) .

Ç) Serdarlar Kabilesi(adını aile büyüğü Serdar Dededen almıştır almıştır) .

D) Şehveletler Kabilesi(adını aile büyüğü Şehvelet Dededen almıştır) .

E) Hünkerler Kabilesi(adını aile büyüğü Hünker Neneden almıştır) .

F) Mahiriler Kabilesi(adını aile büyüğü Mahiri Dededen almıştır) .

G) Şahbazlar Kabilesi(adını aile büyüğü Şahbaz Dededen almıştır) .

Ğ) İbolar Kabilesi(adını aile büyüğü İbrahim Dededen almıştır) .

2-Kabile adını ikamet ettiği mahalleden veya yerden almıştır:

A) Roklar Kabilesi(Şavşatın Çiçvet-Cicçvet Köyü/Roklar Mahallesinden adını almıştır) .

3-Kabile adını bir sebzeden almıştır:

A) Çitiler Kabilesi(çiçmat bitkisinden bozulma bir sözcük) .

4) Kabile adını kavgacılığından,gücünden almıştır:

A) Yedibelalar Kabilesi.

POŞALARDA(LOMLARDA) AKRABACILIKHÜSEYİN GEZER

Akrabalık bağlarına saygılıdırlar.Akraba ziyaretine önem verirler.Aile içi yardımlaşma,akraba arasında yardımlaşma vardır.İyi günlerinde, kötü günlerinde maddi ve manevi desteği akrabalarından görürler.Devletten hemen hemen pek destek alamazlar.Akrabalarının dışında devletten yardım bekler ama bu bekleyiş boşa çıkar devamlı... En önemli moral sözleri:Allaha şükür.Allah büyüktür.Allah ne yazmışsa o olur.Acın mezarı görülmemiştir. Allahtan umut kesilmez...

POŞALARDA KARARLAR NASIL ALINIR? HÜSEYİN GEZER

Poşalarda kararlar tek başına alınmaz, kararlar aile içinde görüşülür, ailede herkesin görüşüne yer verilir.Ataerkil aile yapısı egemen olmasına rağmen aile içi demokrasi en iyi şekilde işler.Her zaman orta yol bulmaya çalışılır.Lider kavramı ve kararı çok önem taşımaz,bunlar gölgede kalmış kavramlardır.Evde mutlak karar sahibi yoktur,karar ortak alınır.Karar alınırken kadınlarda söz sahibidir.Sorunların çoğu kendi aralarında görüşülerek çözülür, genellikle iyiye bağlanır. Üç günden fazla küs gezilmez inancı yaygındır.

POŞALARDA(LOMLARDA) EKONOMİHÜSEYİN GEZER

Bir Poşaya:

-Ekonomik yaşamınızı kısaca anlatır mısınız?

Deseniz,hemen şu yanıtı alırsınız:

-Yeryüzünde en az yer-yurda sahip olan,gariban,Allahtan başka sahibi olmayan bir topluluğuz,bir halkız! ..

Der.

-Bizim için geçim öldü!

Derler.

Poşalar, yaşadıkları yerlerde olanaklardan tam olarak yararlanamıyorlar.Poşaların geçim kaynakları yetersizdir.

Suç altın olsa kimse sahip çıkmaz.Yoksulluk Poşaların suçu değil,Poşaları yoksul ve geri bırakanlar egemen sınıflardır.Poşaların tarihteki yerini ve konumunu egemen sınıflar belirlemişlerdir.Poşaları bu hale getirenler suçlarını kabul etmezler ve utanmazlar.Asıl suçlular utanmıyor,Poşalar neden utanacak? ! ..Allah bu dünyayı kimsenin tekeline sunmamıştır,bütün yaratıklar yararlansın diye sunmuştur.

POŞALARDA(LOMLARDA) KADINLARIN ÇALIŞMA ALANLARI:

Poşaların ekonomik yaşamlarında en büyük zorluğu çocuklar ve kadınlar çekiyor.

Poşalar'da kadınlar da çalışıyor:Öğretmen,hemşire,tıbbi sekreter,ebe,inek besiciliği,sebze yetiştiriciliği,merdiven temizleme,hizmetli,sekreter,iş yerlerinde tezgahtar,çocuk bakıcılığı, yaşlı insanlara bakıcılık yapanlar,yovmiye ile çay toplayanlar,ev temizliği yapanlar, el işi örüp satanlar,köy pazarlarında sebze tohumları ve çeşitli gıdalar satanlar...Poşalar'da bohçacılık ve bohçayla ticaret yapma geleneği-göreneği-olgusu yoktur,görülmemiştir.

Poşaların emekli sandığından,sskdan,bağ-kurdan sosyal güvencesi olanlar var.Yeşil kartlı olanlar var, sosyal güvencesi olmayanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) MESLEKLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar, mesleklerini emek ve uğraşıları sonucu elde etmişlerdir:Okuyarak,bir ustanın yanında çalışarak...Poşalarda ekonomiye çeşitli şekillerde katkıda bulunan bir güçtürler.Mesleğini icra ettikten sonra farklı yaptıkları işlerde vardır:Hayvancılık yapanlar,süs eşyası yapanlar,halk eğitim kanalıyla yetişkinlere okuma yazma kursu verenler,halk eğimi kurslarına devam edenler,kuran kurslarına devam edenler...vb.

Eğitim sonucunda Poşaların elde ettikleri görev alanları ve bu alanlarda yaptıkları görevler şunlardır:Doçent doktor,Öğretim görevlisi(çeşitli üniversitelerde) ,öğretmenlik(çeşitli liselerde,ilköğretim okullarında) ,okul müdürlüğü,okulda müdür yardımcısı,orman mühendisleri,tekstil mühendisleri,doktor,hemşire,ebe,sağlık memuru,veteriner,savcı yardımcısı,cami imamı,orman muhafaza memuru,polis,diş teknisyeni,laboratuvar teknikeri,elektrik teknisyeni,iktisatçı,çeşitli memurluklar(bankalarda,sgkda...) ,assubay,jandarma uzman çavuş,özel güvenlik görevlisi,belediye çavuşu,tahrirat katibi,belediye yıkım çavuşu,hizmetli memur,muhtar,muhtar azası...Sürekli işi olan Poşalar var, mevsimlik işte çalışan Poşalar var, ara işlerinde çalışan Poşalar var, işi olmayan -işsiz Poşalarda var...

Poşaların daha değişik alanlarda ekonomik yaşamlarına katkıda bulundukları ve çalıştıkları çalışma alanları şunlardır:

A) Çay fabrikalarında işçi çavuşluğu,çay toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

B) Fındık toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

C) Kadrolu işçilik,orman işçiliği,fidanlamada çalışanlar,ücret karşılığı meyve ağaçlarına aşı yapanlar,inşaat işçiliği,belediye temizlik işçiliği,belediye inşaat işçiliği.

Ç) İnşaat ustası,kartonpiyer ustası,saten alçı ustası,balta-keser-bıçak yapan ustalar,tüfek tamirciliği yapan ustalar,sıvacılar,bina boyacıları.

D) Kalorifer yakma,kapıcılık,ev temizleme,merdiven silme,tuvalet temizlikçisi,hamallık yapanlar,yarıya ceviz dökenler...

E) Şoförlük,muavinlik,otobüs yazıhanelerinde yazıcılık,arabasıyla arabacılık yapanlar.

F) Yol yapımında tabancacı,makine operatörü,silindir operatörü.

G) Elektrik tesisatı döşeyenler,su tesisatı döşeyenler.

Ğ) Gazino ve otel çalıştıranlar,galericiler(oto alım-satımı yapanlar) ,kunduracılar,bakkal çalıştıranlar,işportacılar,kahvehane çalıştıranlar,pazarcılık yapanlar,değnek satanlar...

H) Çeşitli sanatsal faaliyetlerde bulunanlar(şairler,öykücüler,kitap yazanlar,gazete dağıtımı yapanlar,saz çalan ve söyleyen aşıklar,türkücüler,davul-zurnacı-meyciler...) vb.

I) Çeşitli yerlerde ve kurumlarda bekçilik yapanlar.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvan besiciliği yapan,bunların ticareti ile uğraşan Poşalar var.Çobanlık yaparak geçimini sağlamaya çalışanlarda var.At alım-satımı yapanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) EKONOMİK KOŞULLARINA ÖRNEKLER/ HÜSEYİN GEZER

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden Poşalardan 90(doksan) aile üzerinde yaptığım araştırmada:Hepsinin konutu ve bahçesi var,tarlası olanda var,aileye yetecek kadar meyve ağaçları var,ufak-tefek sebze yetiştirende var.Yaşamlarını şu ekonomik koşullarda yürütüyorlar:

Emekli öğretmen:2 kişi.

Defterdarlıktan emekli şef:1 kişi.

Almanyadan emekli:1 kişi.

Karayollarından emekli:3 kişi.

Bağ-kurdan emekli:1 kişi.

Belediyeden emekli:2 kişi.

Çay fabrikasından emekli:24 kişi.

Hizmetli memur emeklisi:2 kişi.

Bilgisayar mühendisi(çalışıyor) :1 kişi.

Çay fabrikasında eksper(çalışıyor) :1 kişi.

Orman dairesinde şef(çalışıyor) :1 kişi.

Orman muhafaza memuru(çalışıyor) :2 kişi.

Polis(çalışıyor) :1 kişi.

Elektrik teknisyeni(çalışıyor) :2 kişi.

PTTde memur(çalışıyor) :1 kişi.

Okulda hizmetli memur(çalışıyor) :3 kişi.

Okulda kadrosuz hizmetli(çalışıyor) :2 kişi.

Belediyede işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Çay fabrikasında işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Camide temizlikçi(çalışıyor) :1 kişi.

Duvar-yapı-bina ustası:6 kişi.

Su tesisatı döşeme ve tamircisi:3 kişi.

Badana-boya ustası:3 kişi.

Büyükbaş hayvancılık yapan:3 kişi.

İnşaat malzemesi satanların yanında çalışan:11 kişi.

Halı sahada çalışan:1 kişi.

Kahvehane çalıştıran ve çalışan:2 kişi.

Çeşitli vasıfsız işlerde çalışan(hamal) :5 kişi.

Taksicilik yapan:2 kişi.

Gazinoda garson ve temizlik işçisi:3 kişi.

Bıçak yapan-motor tamir eden:3 kişi.

Ayakkabı boyacısı:1 kişi.

Yakınlarının maaşlarından-sakatlık maaşından-çeşitli yardımlardan yararlanan:4 kişi.

Poşaların hemen hemen hepsinin taşınmaz bir mülkü vardır.


POŞALARDA(LOMLARDA) ÖNCEKİ EKONOMİK YAŞAMLARI VE ÖNCEKİ EL SANATLARIHÜSEYİN GEZER

Poşaların önceki ekonomik yaşamlarını oluşturan zanaat uğraşılarınıda şöyle sıralıyabiliriz:

1) Çay kaşığı,şeker tutma maşası,kültabağı,tuzluk yapıp satarlardı.

2) Biz,yuvarlak biz,çançik bizi,köşeli biz yapıp satarlardı.

3) Pergel bığçısı,gelberi,külek egme bırğısı,bırğı teknesi yapıp satarlardı.

4) Testere,ege(eğe) ,baskı,deve boynu,tezgahta denen örgü makinesi(elek yapımında kullanılan) ,çark kulakları...gibi araç-gereç yapıp satarlardı(diğer araç-gereç yapımında kullanılırdı) .

5) Gazyağı ile yanan el lambaları yapıp satarlardı.

6) Ceviz ve köknar kökü açıp satarlardı(külek dibi bağlamak için...) .

7) Çıkçıka,yürüyen kuş,cambaz,ıslık...gibi çocuk oyuncaklarını ağaçtan yapıp satarlardı.

8) Egirşahğ,ig,oklava,teşi...yapıp satarlardı.

9) Ücret karşılığında at,öküz,katır,eşek...gibi hayvanları nallarlardı(nal çakarlardı) .

10) Hayvanlara eğer ve göğüslük yapıp satarlardı.

11) Yarıya kab(bedevreden) yaparlardı.Etnik kökeni farklı olan aileler bedevre açar,Poşalara yarıya yaptırırdılar(külek...) .

12) Ehteriya(eğhteriya) alım-satımı yaparlardı:Dikiş ignesi,tobdi(kancalı iğne) ,piçka(kibrit) ,dikiş ipliği,çuvalduz...

13) Soba önüne konan odunluk(tenekeden) ,soba,kürek,katilik(tenekeden) ,astam(soba küreği) ...yapıp satarlardı.

14) Ayakkabı,çarık yapıp satarlardı; lastik tamiratı yaparlardı(çarkla lastik silinir,silisyonla yama yapıştırılırdı) .

15) Kemikten bıçak sapı,kemikten tabanca sapı yapıp satarlardı.Bıçaklara-tabancalara kın yapıp satarlardı.Çelikten çeşitli bıçaklar(kama,satır,hançer,çakı bıçağı,ekmek bıçağı,iş bıçağı...) yapıp satarlardı.

16) Nuska şeklinde kolyeler(içine nuskada konurdu) ,kadınlara süs eşyası olarak çeşitli kolyeler,küpeler,yüzükler(gümüşten-sarıdan-altından...) ,yüzüklere savat denen süsleme yapılırdı(kaşlı yüzük,halğa yüzük,Çerkez enli halğa yüzük,hatem yüzük...) yapıp satarlarlardı.

17) Külek,kolopa,sağan küleği,kap,ekşi hamur kabı,maran,kod,davulluk,kasnak,salte,urva kabı yapıp satarlardı.

18) Tarak(yün tarağı,sakal tarağı,saç tarağı,sirke tarağı,bit tarağı...) yapıp satarlardı.Taraklar manda ve keçi boynuzundan yapılırdı.

19) Kaynakçılık yaparlardı(sarı kaynakçılık...) ,bakır kabları tamir ederlerdi,bakır kabları kalaylarlardı,eski kap-kacakları tamir ederlerdi.

20) Hayvan derisinden,ağaçtan kalbur yapıp satarlardı(sırım kalburu...) .

21) At kuyruğundaki kıllardan,ipekten,naylondan elek yapıp satarlardı(süt süzme eleği,çadi unu eleği,buğda unu eleği...) .

22) Ağaçtan ve naylondan sepet yapıp satarlardı(sele,yün sepeti,ekmek sepeti,sepet...) .

23) Katır satımıyla uğraşan Poşalarda vardı.

POŞALAR(LOMLAR) MİZAHTAN HOŞLANAN BİR HALKTIR/ HÜSEYİN GEZER

Poşalar hep acılarla,hep çaresizliklerle boğuşmuş acıyı bal eylemiş insanlardır.Yaşamları hep girdapların,labirentlerin,çıkmaz sokakların içinde sürüp gitmiştir...Yinede yaşama ve insanlara karşı sevgiyle gülmeyi,insanları sevmeği başarmış,insan sevgisiyle dopdolu,çevresindekilere saygılı bir halktır! ..Kimseye kin tutmazlar! ..Başkaları için ufak-tefek,basit görünen şeylerden Poşalar mutlu olmayı başarabiliyorlar.Mizahtan,şakalaşmadan hoşlanan bir halktır.Karşıdaki insanların sevinmesinden mutluluk duyarlar! ..

POŞALARDA(LOMLARDA) ASKERLİK VE ASKER UĞURLAMAHÜSEYİN GEZER

Poşalar askerliği severler,askeri severler,askere saygı duyarlar,askerden kaçanı sevmezler... Poşalarda askerden kaçma olayı yok denecek kadar çok azdır.Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır.Askere gidecek gençleri,komşuları imkanları dahilinde davet ederler,yemek yedirirler,askerlik anılarını anlatırlar,askerliğin her gencin geçeceği bir köprü olduğu vurgulanır,küçük çapta eğlenceler düzenlenir:Türküler söylenir,şarkılar söylenir,oyunlar oynanır...Askere gidecek gence,askerliğini yapmış yakın akrabaları silah kullanma ve silah atma talimleri yaptırırlar.Askere uğurlanacak gence herkes maddi imkanları dahilinde para verirler.Askere uğurlarken dualar ederler! ...Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır. Devletini,milletini sever,tüm insanları sever! Devletine ve milletine hiç bir zaman hiç bir koşulda ihanet etmez,silah çekmez...

Kanunlara saygılıdırlar.Devletin hangi kademesinde olursa olsun devlet memuruna ve görevlisine saygı duyarlar.Ayağa kalkma-önünü ilikleme yaşamları boyunca sürdürdükleri bir saygı anlayışıdır...


DEVLET YETKİLİLERİ ÖNYARGILI OLARAK POŞALARIN SORUNLARIYLA İLGİLENMİYORLAR/ HÜSEYİN GEZER


İle gelen vali,ilçeğe gelen kaymakam,nahiyeye gelen nahiye müdürü,emniyet amirleri ve diğer görevliler,bakanlar,milletvekilleri hiç bir zaman Poşaların ikamet ettikleri mahallelere uğramazlar,hal hatır sormazlar,sorunlarıyla ilgilenmezler,önyargılı olarak Poşalara karşı hareket ederler(boşvermişlik anlayışı...) .


POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN CEVDET SUNAYA BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar bir çok kez yaşam koşullarının düzeltilmesi için gerek yüzyüze şifaen gerekse dilekçe ile sorunlarının çözülmesi için devlet yetkililerine baş vurmuşlardır.Bunlardan biride cumhurbaşkanı Cevdet Sunaydır.Sunaya iletilen şudur:

-Bulgardan,Yunandan,Iraktan,Yugoslavdan...adam getirip-yerleştirip her türlü imkanı sağlıyorsunuz...Biz bu memleketin insanı her türlü haktan mahrum bırakılıyoruz? Askerlik dediniz koşa koşa seve seve yaptık! Oy istediniz oy verdik! Yol yapımında çalıştırdınız itiraz etmeden çalıştık! Kanuna uy dediniz uyduk! Kendi imkanlarımızla vergi dediniz verdik! Daha ne yapalım? Biz insan değil miyiz? Biz vatandaş değil miyiz? Çare ne?

POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN SÜLEYMAN DEMİRELE BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,1960lı yıllarda Başbakan Süleyman Demirele sorunlarının çözümü için yüzyüze hem dilekçe sunarak,hem şifaen anlatarak yardım isterler. Demirel, karlı Karçal ve karlı Kaçkar dağlarını göstererek:

-Bu dağlarda kar birdenbire mi eriyor,yoksa zamanla yavaş yavaş mı eriyor?

Poşalar,Demirelin bu sorusuna şöyle yanıt veriyorlar:

-Karlar yavaş yavaş eriyor.

Demirelde Poşalara:

-İşte böyle! Sizin sorunlarınızıda yavaş yavaş çözeceğiz.Diyor ve yurt gezisine devam ediyor.

POŞALARDA(LOMLARDA) EĞİTİMHÜSEYİN GEZER

Poşalar önceki yaşamlarında eğitimsizliğin acısını çok çekmişlerdir.Bir örnek verirsek:Poşalar aralarından bir temsilci seçerek sorunlarını dile getirmesi için ilin valisine gönderirler,adam sorunlarını valiğe iletir.Yazdırdıkları dilekçeği valiğe uzatır,vali temsilcinin konuşmasını ve fiziki durumunu beğenmiştir.Dilekçeği kabul edeceğini ancak dilekçeğe adamın imza atmasını ister,adam imza atmasını bilmediğini,okuma-yazma bilmediğini söyler,vali:

-Eyvah! Senin gibi adam nasıl olurda cahil kalır? ! Der.


POŞALARDA OKUMA YAZMA HÜSEYİN GEZER

Poşalar okumayı severler,bazı ötekileştirme çabaları içinde olanların yüzünden Poşaların çoğunluğu eğitimde çeşitli olumsuzluklarla karşı karşıya kalırlar.Ama bütün bu olumsuzluklara karşın Poşalarda çağın koşullarına göre diğer topluluklara ayak uydurmak için ellerinden gelen okuma çabalarını sürdürüyorlar.Üniversiteden çok az bir bölümü nasiplenebiliyor.Çeşitli liselerden yararlananlar nüfus oranının yarısıdır.Çoğunluk ilköğretimden nasibini almaktadır.Poşaların eğitim ve okul çabaları devlet tarafından desteklenirse,başarı oranı daha yüksek olacaktır.

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden 201(ikiyüzbir) Poşa kökenli vatandaşımız üzerinde yaptığım okuma-yazma durumunu belirleyen şu sonuçları elde ettim:

Maçarelta(Macarelta) 201 kişi/2006 yılı:

Üniversite mezunu:5 kişi.

Lise mezunu:17 kişi.

Liseden terk:3 kişi.

Ortaokul mezunu:8 kişi.

Ortaokuldan terk:8 kişi.

Ortaokulda okuyor:11 kişi.

İlkokul mezunu:40 kişi.

İlkokulda okuyor:32 kişi.

İlkokuldan terk:8 kişi.

Okur-yazar(kendi kendine öğrenmiş:3 kişi.

Okuma-yazma çağına gelmemiş küçük çocuklar:31 kişi.

Okumaz-yazmaz altmış yaşın üstünde:35 kişi.

POŞALARDA(LOMLARDA) SİYASAL PARTİLERE YAKLAŞIM/HÜSEYİN GEZER

Poşalar her partiye oy kullanırlar.Çeşitli partilere tercihlerine göre üye olanlarda var.Sola sempati duyanlarda var,sağa sempati duyanlarda var.Radikal partilere oy kullananlar azdır.Tercihlerini açıktan söylemekten kaçınırlar! Ama siyasete katkıda bulunan Poşalarda vardır.

POŞALARIN(LOMLARIN) OYNADIKLARI ÇEŞİTLİ OYUNLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşaların(çocuklar,gençler,yaşlılar-genel olarak) eskiden ve şimdi oynadıkları çeşitli oyunlardan bazıları:Taş kaldırma yarışı(Kim en ağır taşı kaldırabiliyor?) ,çiti-kuku oyunu,düz oynama oyunu,at yarışı(Kim daha hızlı at sürebiliyor? Kimin atı daha hızlı koşuyor?) ,güreş,koco oyunu,mila oyunu,uzağa atlama oyunu,en yükseğe ayağını vurma oyunu...


POŞALARDA(LOMLARDA) DİNİ İNANIŞ / HÜSEYİN GEZER

Poşalar yeni doğan çocuğunun kulağına ezan okurlar veya okuturlar.Müslümandırlar,İmam Azam Hanefi Mezhebine bağlıdırlar.Maddi olanakları iyi olanlar hac vazifesini yerine getiriyorlar.Tarikat şeyhlerine müritlik yapanlarda var.Adıyaman Menzile gidenlerde var.Kaderci bir toplumdur.Aşırı derecede duaya inanırlar.Bedduadan korkarlar.Vallahi-billahi diye yemin ederler.

POŞALARDA(LOMLARDA) ÖLÜM TÖRENİ VE ADETLERİ / HÜSEYİN GEZER

Ölü öldükten sonra bazı yakınları ağıt yakar,ölünün yaşarken bazı yaptıklarını sayar döker.Ölen bir annenin arkasından ağıt yakan oğlu şöyle demektedir:

-O kuru olokların keyliyeydim maracan,bize Sıriyadan küme-kesme getirirdin keylerdik! (Keylemek:Yemek./Maracan:Anacan.) .

Poşalarda cenaze evine ve cenaze yakınlarına başsağlığına gidilir,giderken en başta ekmek olmak üzere çeşitli yiyeceklerde götürülür.Cenaze sahiplerine:

-Allah sabır versin! Geride kalanların başı sağolsun! Allahın yazısına razı olacağız! Allah mekanını cennet etsin! ..Derler.Herkes cenaze evine gitmek için kendini mecbur hisseder.

Poşalar insan öldürmeği ve insanı öldüren katili sevmezler,hangi koşulda olursa olsun insan yaşamına son verilmesini hoş karşılamazlar.Poşalarda baba,anne,kızkardeş,kardeş....gibi akraba katiline rastlanmaz(Bu hususta tüm mahkeme kayıtları incelenebilir-merak edenlerce) .


POŞALARDA(LOMLARDA) MEZAR GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Ölüyü mezara gömdükten sonra üç gece mezar başında ateş yakarlar.
Mezarları cuma günlerinde ve bayramlarda ziyaret ederler; fatihayı ve çeşitli duaları okurlar.Eskiden Perşembeyi Cumaya bağlayan akşama Cuma akşamı derlerdi,o akşam ölülerin ruhu evin yakınında dolandığına inanılırdı ve evde ölülerin ruhlarına gitmesi için,yağ kokusunun yayılması için yağlı yiyecekler yapılırdı,bişi(pişi) pişirilirdi.Ayrıca sahipsiz hayvanlara(kedi,köpek,kuş...gibi) yiyecek atılarak yedirilirdi,sevabının ölülerin ruhuna gitmesi için...

POŞALARDA(LOMLARDA) ERKEK ÇOCUKLARI SÜNNET ETTİRME GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Erkek çocukları sünnet ettirirler.Çocuğu sünnet ettirme anında çocuğa yardımcı olan,çocuğu tutan kişiye KİRVE denir.Kirve çok yakın akraba kabul edilir,o çocuk kirve kızıyla evlilik yapamaz,evlilik yapılmaz.

POŞALARDA(LOMLARDA) EVLENME/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda tek evlilik esastır.Poşalarda evlilik yaşı onyedi ile otuz yaş arasındadır.Poşalarda en kötü evlilik, en iyi bekarlıktan daha iyi sayılır.Allah bir kötüyü bir iyiye yazmıştır,bir kötü ile bir iyi evlenirse, iyi kötüyü idare eder-ona uyum sağlar, evlilik ipini koparmaz.Allahın emri-Peygamberin kavli ile kız istenir.Poşalarda evlenecek kıza başlık parası istenir,başlık parası istemeyen ailelerde vardır.Genellikle erkekler askerlikten sonra evlenirler.Geline çeşitli takılar takılır.Eskiden gelinlerin başına vala örtülüyordu,şimdi gelinlik giydiriliyor.Poşalarda /YÜZ AĞLUĞİ/denen bir töreleri vardır,bu günkü karşılığı:kızlık zarı demektir.Evlenen genç evlendiği kızda YÜZ AĞLUĞİ arar...Düğünlerde genellikle çalgı olarak:Davul-zurna,akordeon,org,piyano,saz... çalınır.Eskiden mey de çalıyorlarmış.Genellikle düğün salonu kiralarlar.Düğünlerde kadın erkek el ele oynar. Bazı kadınlarla erkeklerin ayrı ayrı oynadıklarıda oluyor.Düğünlerde birlikte eğlenilir.Evlilikte evlenecek genç karar verir,aile konuyu tartışır, gencin isteği doğrultusunda karar verilir.Evlendikten sonra kız evine ayakdönümüne gidilir: Bu bir hafta sonrada olur,bir ay sonrada olur... Gün sayısı önemli değil! Poşalarda genellikle evlenen çiftler ayrı otururlar. Birlikte oturanlarda var.Tek eşli bir aile yaşamları vardır.Akraba dışından evlenenlerde var,başka kültürden olanlarla evlenenlerde var...

Poşalar diğer etnik kökenlerden kız alıp kız verirler.Bu durum bazı bölgelerde daha yaygın bazı bölgelerde az görülür.

Genellikle ailenin sahip olduğu çocuk sayısı bir,iki veya üçtür.

POŞALARDA(LOMLARDA) BAZI İNANÇLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda bazı inançlar vardır:
Yüzüm kaşınıyor kimse gelecek.
Ekmek yere düştü misafir gelecek.
Elimin içi kaşınıyor bir yerden para alacağım.
Gözüm oynuyor bir kötülük çıkacak.
Maşallah de ki nazarın değmesin!
Gece tırnak kesmek günahtır.
Yılın ilk günü kimsenin evini ayaklamayacaksın!
Kac(kaj) gözlü insanların nazarı deger.
Ayağımın altı kaşınıyor bir yere yolculuk yapacağım.
Poşalarda ayağa kalkma saygı gereği zorunludur.Misafir karşılama,misafir uğurlama,gece oturmalarına gitme adetleri vardır...

POŞALARDAKaybolan bir şeyi bulmak için:(-Şeytan şeytan başını kaldır altına yastık koyayım.) Derlerdi.
Ölünün boynu yana eğilmişse(eğri ise) peşine bir kişi daha götürür.
Ölünün gözleri açıksa geride göremediği özlediği kimsesi vardır.
(LOMLARDA) GİYİM-KUŞAM VE SÜSLENMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eski yaşamlarında:Kadınlar bellerine kuşak bağlarlardı.Üç etek denilen giysiği giyen kadınlar vardı. Başlarına çit bağlayan kadınlar vardı.Bileklerine ve boğazlarına şöve boncuğu-çeşitli boncuklar bağlayan kadınlar vardı.Kadınlar tuman giyerlerdi. Saç öreği yaparlardı.Erkekler uzun bıyık bırakırlardı,bıyıklarını bükerek burarlardı(Yavuz Se
lim bıyığı örneği) .Erkek çocuklara koçor bırakırlardı(doğu kültüründe çoğu toplumlarda görülen bir alışkanlık) .
Bu gün modern giyim-kuşam egemendir.Anadolu usulü başörtüsü ağırlıklıdır.Karaçarşafa bürünenlerde var.Başı açık gezenlerde var.

POŞALARDA ÇOCUKLARA AD(İSİM) KOYMAHÜSEYİN GEZER

Poşaların çocuklarına koydukları isimlerden bazı örnekler:

A) Abdüssamed,Celil,Delil,Mikail,İsrafil,Yusuf...

B) Ali,Hasan,Hüseyin,Şahsenem,Şahinur,Şahyusuf,Bayramali,Cafer,...

C) Cengiz,Fatih,Mehmet...

Ç) Özgür,Barış,Deniz,Devrim,Siyaset,Savaş...

D) Güneş,Çiçek,Fırat...

E) Canısı,Cansu,Caner...

F) Dilan,Baran...

G) Süleyman...

Ğ) Behrüz,Şehrüz...

POŞALAR(LOMLAR) BAZI ADLARI KISALTARAK SÖYLERLERHÜSEYİN GEZER

Poşalar samimi oldukları kişilerin adlarını kısaltarak çağırırlar:
İbo,İbik,Şaho,Sulo,İso,Baho,Hiko,Huso,Haso,İlo,İzo,Yado,Kemo,Sündo...

POŞALARDA(LOMLARDA) LAKAPLARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,bazen bazı kişilere lakapta takarlar,lakapla seslenirler:
Tiken Bıyık,Hurç Yüzlü,At Koşli,Kılkuyruk,Şapka Burunlu,Yelpeze,Posbuyuğh,Portlağhgöz,Legenağızlı,Salağhana,Kolopakafalı,Tuluğhgözlü...
Torğholo yüzlü...Kopli,Germegöz.

POŞALARDA(LOMLARDA) ATASÖZLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar genellikle şu atasözlerini kullanırlar:

1) Gülağan gelinden,gezegen kızdan elin iti eyidür.

2) Av almiyen taziye av aldıramazsın.

3) Aç itin mezarı kurdun karnındadır.

4) Kuş poğhundan(bokundan) çığ gelür.

5) Duman kalkmaz eşeğin sahibi gelmez.

6) Garip itin kuyruğu döşünde gerek.

7) Buğa bögürdimi topraği kendi kafasına atar.

8) At atinen tepüşür arada matruğ ezülür.(MATRUĞ-MATRUK:Gevşek,zayıf,uyuşuk,güçsüz,küçük) .

9) Dişini gösteren it dişlemez.

10) Aç it fırın kırar.

11) Hers gelür göz kararur hers geder yüz kararur.

12) Çinçarinen teheret edilmez.

13) İşini bilmeyen çavuşlar döner bilmem neyini avuçlar.

14) Fazla ğurürlenme padişahım,Poşada bir padişahta,senden böyük Allah vardır.

15) Rehberi karğa olanın nikarti poğhtan çıkmaz(NİKART:Gaga./POĞH:Dışkı,bok.) .

16) O ki düştük bu harğa; ya kuzgun yer,ya karğa(HARĞ:Ark,su kanalı./KARĞA:Karga.) .

17) Ezelinden kürk geymiyen,sonradan geymesi zor olur.

18) Umsaydi(omsaydi) sıçan umardi; haramiciluğtan,hırsızluğtan...

19) Allah camuşa kanat verseydi dünyayı yıkardı.

20) İt karsuği yağ götürmez.

21) İt utansa don giyer.

22) Boş itte menzil olmaz.

23) Herkes sakız çiğner,Kürt kızı mezakını çıkarır.

24) Küli ocaktan kaldıracaksın.

25) Deveye burç lazımsa boynunu uzatsın.

26) Ati atın yanına bağlarsın ya huyundan ya tüyünden...

27) Eşek tılapa batar sahibi ceremesini çeker.

28) Eşeğin oynaması sıpayı yoldan atar.

29) Çayır, eşeğin başını ayır!

30) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın!

31) Ağzınla kuş tutsan neye çıkar?

32) Uzağh yerin somini böyük,içi boştur.

33) Söz sözün küsküsüdür.

34) İhtiyarluğunda kız alan el içün,dere kenarında yer alan sel içün! ..

35) Garip nere gitse kirlidir yakası,çiplidir gözü.

36) İt iti arar Şamda bulur.

POŞALARDA(LOMLARDA) DEYİMLERHÜSEYİN GEZER

Poşaların sıkça kullandıkları deyimler:

1) Eşek ölüsü gibi(Taşınmasında güçlük çekilen ağır şeyler için kullanılır,saygısızca oturup-yatanlar için kullanılır) .

2) Aç ile çıplak kudurgan olur.

3) Ağzım neden koksun(?) kuyruk yemem ki(!) göte yakındır! ..

4) Çıplak olupta cıbılın kabadayısı olmak.

5) Elinde yok gecelik,aklından geçiyor kocalık.

6) Altından yapılmış leğeni ne yapayım(?) içine kan tükürdükten sonra! ..

7) Tanındığın yerde bin paralıksın,tanınmadığın yerde beş para etmez değerin!

8) Degirmen yanınca sıçana(fareye) kar kalmaz.

9) Küçüğüne dökersin aldıramazsın,büyüğüne dökersin dolduramazsın...

10) Ne omarsın bacından,bacın öliyer acından.

11) O boğaz benden aşağı.

12) Biti götünden yemek.

13) Tavşanın kaçışına baktım etinden ikrahlandım.

14) Hav hav, tav tav, sav sav.

15) Yerde olan yüze kimse ayak basmaz(Alçak gönüllü,kibirsiz insanlar başkalarından zarar görmezler) .

16) Bir it bir deriyi sürükler.

17) Uzun esme,uzun söze kulak asma.

18) Kesildi gedükler,boş kaldi yurtlar.

19) Uzun söz Kurana yakışır.

20) Dere ıssız tilki bey! ...

21) Kaçanda Allah diyor, kovalayanda Allah diyor, sende bir sefer Allah de!

22) Baltada var ise saptada var.

23) Ağır ağır bal koğasında(kovanında) ağır.

24) Düşmez kalkmaz bir Allahtır.

25) Atta elinde tutta elinde.

26) İt uyuz, bit uyuz...

27) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın.

28) Bizim kapıya tilki gelmiş, bizim tazinin kötülüğünden!

29) Bir koyunda meme memeye dokunur.(Koyun:Göğüs.)

30) Ben kurdi görmişim.

31) Güve evin içinde ise nereyi kilitliyeceksin?

32) Kuyruğunu dalına(talına) atmış,Kaf Dağından su içiyer.

33) Küle oturtturmak.

34) Bayaz keçiyi gören yağ zannediyer.

35) Yedi beni Mağharabiço(Bıkkınlık ve çaresizlik ifade ediyor) .Mağharabiço:Köprülü Köyünde bir yer adı(Şavşat) .

36) İt itin ayağına basmaz.

37) Boş küpe kavara atmağh.

38) Baharın karaya dönmesi.

39) Muğhi musmar eden Allahtır.

40) Suyun bol akması kesilmesine işarettir.

41) İtten bir tüy koparsan oda kardır.

42) Elinen açılan düğümü dişe bırakmayacaksın.

43) Ağa ağa götün görüniyer.

44) Ali kıran baş kesen.

45) Çuvalduza yumruk vuramazsın.

46) Kordi şişirmek(ölmek) .

47) Yolcu boğhu bekleyen karga gibi! ..(asalaklara söylenir) .

48) Toğluk görmedimki açlıktan korkayım!

49) Toğh evin aç pisigi(Tok evin aç kedisi) .

50) Akıllı sayı sayana kadar deli köprüyü geçmiş.

51) Sanki başıma taşlar dökülüyor(Yapmak istemediği, sevmediği bir işi yapmaya mecbur edilmesi...) .

52) İyi dedinde sazın yok!

53) Kaynanam ölmüş yeri bana kalmış.

54) Kul kulu sıkar, Allah kulunu sıkmaz! ..

55) Avi deduğun bed canavar!

56) İti peşine vermek! ..

57) Kırk yıl meydanda bir at oynamaz.

58) Muğheyilin atı osurur, döner kendi osuruğuna çifte atar.

59) Huylu at huyunu terk etmez.

60) Yol bir iş iki.

61) Kuyruğunu talına(dalına) vurmak.

62) Kuyruğunu altına almak.

63) Yılan yerde her ne kadar kıvranursa kıvransın delüge geldimi düzelür.

64) İtli pisikli.

POŞALARDA(LOMLARDA) YEMEK KÜLTÜRÜ HÜSEYİN GEZER

Poşaların geleneksel eski yemek anlayışları ve alışkanlıkları yoksulluğun simgesi olan hamurlu yiyeceklere dayanıyordu:

1) Anek puğaça(Ekmek çeşidi,mayasız aşırı katı yoğrulmuş hamurdan yapılarak pişirilirdi,sade olarakta yenirdi,içi açılarak tuzlu ayran ve tere yağı katılarakta yenirdi) .

2) Sıcak taş üzerinde,üstü ceviz yaprağıyla birlikte sıcak külle kapatılarak pişirilen puğaça(bir çeşit ekmek) yapılırdı.

3) Ardanuç puğaçası(ekmek çeşidi) yapılırdı.

4) Sac ve soba üzerinde pişirilen yufka.

5) El makarnası yapılırdı.

6) Nuğullu kesme çorbası yapılırdı.

7) Yumru makarna yapılırdı.

8) Kançlama yapılırdı.

9) Ğhinkal yapılırdı.

10) Ketmer yapılırdı.

11) Keçevul ketesi yapılırdı.

12) Haşil yapılırdı.

13) Oğhlavi ketesi yapılırdı.

14) Puğaça ketesi yapılırdı.

15) Kelecoş yapılırdı.

16) Ğhaşo yapılırdı.

17) Purşuk çorbasi yapılırdı.

18) Papaçela(papasela) .

19) Herle.

20) Hasuta.

21) Üstüne aşurtmali.

22) Haspurt.

23) Yağli pancar kavurmasi.

24) İşkembe.

Un ve sebze ağırlıklı,ekmek ağırlıklı yemekler-çorbalar yapılırdı.


POŞALARDA(LOMLARDA) ŞAİRLİK-OZANLIK-AŞIKLIK:


POŞALARDA(LOMLARDA) TÜRKÜ SÖYLEMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eskiden uzun hava türküler söyler ve dinlerlerdi.Son zamanlarda özgün müzik,arabesk müzik dinleme ve söyleme yaygınlaşmıştır.Poşalara özgü bilinen bir dörtlükten oluşan bir türkülerini tesbit ettim:

Sen aşşağtan gel
Ben yukardan gelem
Eşeğimi arıyağh.

Emican emican emican

Gederimi lagut keylemiş

Baş ucunda kenal etmiş

Cavlari parliyer(GEDER:Eşek./LAGUT:Kurt./KEYLEME:Yeme./KENAL:Oturma./CAV:Göz.) .


Lomlar zaten yaralıdır derinden

Sanki yer oynadi yerinden

Alim ile Selimin peşinden

Saz ile sözü dinlenen Nazimde getti

(Diyor bir türküsünde Hakim Kanra) .


Ğam beni ğam beni

Gene aldi ğam beni

Kurban olduğum Allahım

Ğam içün mi yarattın sen beni

(Söylediği bir türküde Ridvan Bülbül, sorunlarının ağırlığını böyle dile getiriyor) .


Bir Poşa ninesinden(Gülşahiden) dinlemiştim şu türküyü:DERTLİ KUKU

Sana dertli kuku derler

Ne dediğin bilmez eller

Daim Mevlayı zikreder

Dağların bülbülü kuku


Kuku sen neden ötersin

Dertlere derman katarsın

Mekanın nerde tutarsın

Dağların bülbülü kuku


Yaman elinden gelirsin

Dağlara sada verirsin

Hemen yazı sen bilirsin

Dağların bülbülü kuku


Seher vakti bu ellerde kimler ağlamiş

Çimenler üstünde göz yaşlari var

(Turan Enginin bir türküsünden alınmış dizeler) .


Aşık der alabalık

Al balık alabalık

Al giymiş alabalık

Yarımla konuşurdum

Burası kalabalık

(Elleziden derlendi) .

İnsanoğlu sihribazdır
Kimse bilmez fendini
Her kimi sadık bilirsen
Ondan koru kendini
(Ardanuçlu Nezif Mercandan derlendi) .

Attım atana
Degdi kutana
Ne sudaki baluğh
Ne düzdeki ceylan
(Çiçekten derledim) .

Karşıdan paşa geçti
Konduram taşa geçti
Kınamayın komşular
Bir işidi başa geçti
(Çiçekten derledim) .

Akşamlar akşamlar
Gene geldi akşamlar
Kuşlar yuvasına döndü
Garipler nerde akşamlar
(İsrafil Yelkenciden derlendi.)


Kışlalar Doldu Bögün,türküsünü söylemeyi ve dinlemeyi seviyorlar.


POŞACA(LOMCA) DİLİHÜSEYİN GEZER

Poşalar,Kafkaslarda hangi ülkede yaşarsa yaşasın anadili Türkçedir ve nerede olursa olsun Türkçe konuşuyorlar.

Lomca(Poşaca) : Poşaların günlük yaşamında kullandığı,anlaştığı,konuşmasını becerebildiği tek dil-konuşma dili,anadili Türkçedir.Ancak benim (UYDURMA DİL-TOPLAMA DİL) adlandırdığım,bu gün hepten terkedilmiş, bu gün bir çoğunu kulanmadığı,öğrenmediği sözcükleri tesbit ederek burada topladım.Bu sözcüklerin çoğu değişik etnik kökenlerden alınmıştır:Türkçe,Arapça,Hemşince,Lazca,Kürtçe,Ermenice...Poşacada sayma sistemi Türkçedir.Tesbit ettiğim sözcüklerden aşağıda alfabetik sıraya göre bir sözlük oluşturdum,bu hususta araştırmalarım devam ediyor...


POŞACA(LOMCA) SÖZLÜKHÜSEYİN GEZER

A

ABURSU:Fasulye.

AÇ:Ağız.

AFA:Adam,resmi görevli.

AFAM:Kişinin kendisine ait olan insanı.Benim adamım,eşim.

AĞ:Tuz.

AĞEG AĞEK:Güzel,iyi,işe yarar,iyi kapli,merhamet sahibi(Ermeniceden dilimize geçmiş) .

AHÇİK:Kız,yaramaz kız çocuğu,demet,Adıyamanda bir köy adı(Ermenice bir sözcük) .

ALUR:Un.

ANEVİK:Bura,burası(ayak basılan yer için veya her hangi bir nesneyi göstermek için kullanılır) .

ANOTİ:Aç,yoksul,perişan.

AP:El.


AREY-MAREY:Her taraf,her yer,her yön.

ARĞHAYN:Güven,itimat.

AŞINNAMA:Alma,almak.

ATURBA:Adam,erkek.

B

BARDEL:Fahişe.

BAYİNNEME:Verme,vermek.

BEÇ:Aklını yeterince kullanamayan.Aptal.Bedevre açma gereci,aracı.

BEGKHER: Anlamaz,anlaması kıt olan,kavrama gücü geri olan.

BEKA:İşe yaramaz,başıboş köpek.



BERAN:Ağız,başın yüz kısmı.

BERUYABAN:Vahşi doğa ve vahşi doğa hayvanları(ayı,kurt,yılan...) ,in-cin,ıssızlık...

BİBİ: Babanın kız kardeşi,hala.

BOÇO: Böcek.

BOĞAZA: Pis boğaz. Dengesiz beslenen. Her gördüğü yerde yiyen, atıştıran.

BRAV:Kürt.

BURT:Yün.

C

CANDIRAV:Kadın.

CAV:Göz.

CENGER:Bakır küfü,oksiti,zehiri.

CERLEME:Söyleme,söylemek.

CİCİP: Köknarlarda koni biçiminde sakız.

CİGNO:Yoksul,mal varlığı olmayan,gariban.

CİV:Bit,başkasının sırtından geçinen,asalak.

CİYAKELA: Solucan.

COĞVEL; COĞVELLEME:Toplama.(İngozu coğvelle:Cevizi topla) .

CUR:Su.(Cur,Lazcada İKİ demektir.)

CURKAL:Toplama,toplamak(Dılmayı curkalliyer:Elmayı topluyor.) ,dilenme,dilenmek.

Ç

ÇAKULAK:Çiçeğin meyveye dönüştüğü dönemdeki meyveye verilen ad.

ÇANAÇUNA: Tarlalarda ve çayırlarda kendiliğinden yetişen, insan ve hayvan yiyeceği otsu bir bitki.

ÇAVO:Çocuk.

ÇEDUK:Et üzerine bırakılan sinek yumurtası

ÇEN:Kadınlık organı,cinsel organ.

ÇENÇUL(CENCUL) : Bozulmuş,bozulmaya yüz tutmuş barsaklar ve işkembe. Leş-puş.

ÇEZEL(ÇZEL) /ÇEZELLEME:Dayak,dayak atma,dövme,dövmek.

ÇINĞITLİ:Zayıf,çelimsiz,gelişmemiş.

ÇİBİL: Sevimli,ince,zayıf,çıplak,yoksul.

ÇİB(ÇİP) :Göz çevresinde oluşan kabarcık,kir birikintisi.Çapak.

ÇİBPLİKO(ÇİPLİKO) : Göz çevresinde çıkan,oluşan kabarık sivilceler.İt dirseği.

ÇİÇ: Yarılması zor olan odun. İnatçı insan. İnat.

ÇİÇĞHOL: Salkım,salkım saçak.

ÇİNÇAVAT:Poşa olmayanlara verilen genel ad.

ÇİTER(CİTER) :Anüs,göt.

ÇOÇ:Aşırı derecede ıslak,sulak ve otlak yer.


ÇÖKİ:Kız.

ÇUNKAL:Kız çocuklarına aslında hakaret taşıyan sevgi gösterisi olarak kullanılan söz.



D

DAĞA:Adam,resmi görevli.

DANAK:Bıçak.

DETUM:Kabak.

DILMA:Elma.

DIRMIT:Armut.

DIYASLA:Ver.

DIYVA:Ayva.

DİDMEK:Tavuk ve kuşların tüylerini derisinden ayırma ayırma işlemi.

DÜBÜR:(Arapça bir sözcüktür) .Anüs,göt.Gelecek.Akibet.

DÜKE:Ev.

DÜNAH:Kadın.

E

EĞHTERİYA(EHTERİYA) :Poşaların satışa sundukları kancalı iğne,kibrit,dikiş ipliği,çuvalduz...gibi malzemelerin genel adı.

ELLEL:Kaldırmak,götürmek,saklamak.

ELEMLUĞH: Rezil, utanmaz, alaya alınacak, kinaye alınacak...

ERGU:(Hemşince bir sözcüktür) .İki.

F

FETİR:Soba üzerinde pişirilen yufka ekmeği,gözleme.

G

GACİ:Kadın.

GACO:Adam.

GEDER:Eşek.

GEL:İşe yaramaz,el vermez,iyi değil.

GELOĞH:Baş,kafa.

GENNE:Gel,git.(Duruma göre kullanılır:İsvikten genne(Buradan git) .İsvike genne(Buraya gel) .

GENNEME:Gelme.

GENNEMEK:Gelmek.

GİCAVİ: Aşırı derecede deri kaşıntısı yapan hastalık,uyuz.

GİRNAV:Hırsızlık.

GİRTİN: Tutmak.

GİRTİNNE: Tut.

GOĞ:Hırsızlık.

GOĞCU; GOĞCİ:Hırsızlık yapan kişi,hırsızlık yoluyla elde edilen şey.

GÖHLEME; GÖHLENME:Cinsel ilişki.

GÖHLENK:Fahişe.

GÖHRE:At.

Ğ

ĞIHĞTEL:Boğazlamak, kesmek.

ĞOĞO:Hayali yaratık,öcü.

ĞURĞUMELA: Girdap.

H

HALVOR:Dede,yaşlı adam.

HANEL,HANELLEME,HANELLEMEK:Çıkma,çıkmak,çıkarmak.

HAV:Tavuk.

HAVDİK:Yumurta.

HAVUĞ:Üzüm.

HĞEÇBO(HĞEÇPO) :Ense.

HELEVETSÜZ:Biçimsiz,çirkin,kaba-saba.

HORHĞ: Balgam.

HENAV:Dışkı(bok) .

HEMELİ(ĞHEMELİ) :İçme,içilen şey(tütün,içki...) .

HER:Eşek.

HERİKE:Sus,söyleme,başkaları duymasın.

HESPE: Akciğerde oluşan içi su, sıvı dolu baloncuk. Hastalık.

HESPEN AĞZINDAN GELSİN: Hespen patlasın.

HEV(ĞHEV) :Deli,akıldan noksan.

HIĞHIRTON:Boğaz.

HIĞTEL:Boğmak,kesmek.

HILEZ: Kertenkele.

HIR:Erkeklik organı(Kürtçede aynı sözcük aynı anlamda kullanılıyor) .

H(Ğ) IRNİK: Burun.

HOD(ĞHOD) :Ot.

HOSOLİ:Horoz.

HOZ(ĞHOZ) :Kötü,sert,agresif kişi.

HĞUDEYİ:Uygun olmayan,normalın altında,bozuk.

I

İ

İLLİK:Doludolu,dopdolu,çok,bol.

İNGOZ:Ceviz.

İNNAV:Erkek çocuk.

İNZ:İşaret zamirleri(ben,sen,o,biz,siz,onlar) : işaret sıfatları(bu,şu,o,bunlar,şunlar,onlar) yerine kullanılan genel sözcük.

İNZİM:Ben.

İNZİN:Sen.

İNZİ:O.

İSVİK:Bura(yer için) ,bu(insan için) .

J

JOL(COL) :Böğürtlen.

K

KA:Var.

KAC(KAJ) :Alaca renk.Kaj gözlü:Alaca gözlü.

KAÇA:Topuğun arka kısmı.Ayağın arka kısmı.

KAÇE:Dişi köpek.Kancık.

KAKİVİTMENİ:Kendisini olduğundan daha yüksek ve güçlü gösterenler için kullanılır.Gösteriş budalası anlamına yakındır.Gösteriş budalalarını alay etmek için kullanılan bir sözcüktür.

KAP:Patatesin toprak üzerine çıkan yaprak bölümü.

KAR:Taş.

KARASĞHA: İskelet. Eşelek. Çok zayıf.

KARIZ:Mısır.(Bu sözcüğü Uygur Türkleri kullanıyorlardı,iki bin beş yüz yıl önce,yer altı su kanallarına KARIZ diyorlardı) .

KARTOPİ:Patates.

KAŞEL; KAŞELLEME:Gaz çıkarma,osurma,osuruk.

KAVARA:Osuruk.

KAVOR; KAVUR:Para.

KEKEÇ:Kekeme,peltek.

KEME-KÖSME:Küme,ceviz içi ve pekmezden yapılan tatlı yiyecek.

KENÇİ:Sert bir şeyden koparılan küçük parça(taştan,kıtlama şekerden...) .

KENİKMART:Kadın,evli kadın.

KER:Bıçak.

KERZU:Sabun.

KEVÜR:Şeker.

KEYLEME:Yeme.

KICİLO: Zayıf, ince,bükülmüş, ufacık insan.

KIDIM:Çok küçük parça,damla büyüklüğünde.

KIDRAVAS(KODRES) :Kesme,kesmek,kırmak,yok etmek.

KIDREL:Kırma,kırmak.(Padi kıdrelle:Odunu kır,odunu parçala) .

KIL:Yağ.

KINTRAVAZ:Kendini beğenmiş,kibirli,kimseyi beğenmeyen.

KIRAG:Yakma,yangın,ateş.

KIRTEL; KIRTELLEME:Kesme,kesmek,tike tike kesmek.

KIRTİK:Küçülmüş,küçük sabun parçası.

KIRTOL:Patates.

KIRTOSİ:Patates.

KİCÇ: Burunda kurumuş sümük.

KİÇ:Az,küçükçe.

KİKNEL: Gülme, gülmek.

KİRKİT:Kırılması zor,sert kabuklu,yenen kısmını kabuğundan ayırması zor olan ceviz.

KİT:Burun.

KOĞA:Kovan,arı kovanı.

KOĞU(KOĞ) :Orada bulunan kişinin tanık olduğu,gördüğü şekilde.Yan, taraf,yön.

KOĞUMDA:Tanık olduğum,gördüğüm şekilde.Yanımda,karşımda,tarafımda,yönümde.

KORT:Yeşil kısa otlu yer, düzlük.

KORUĞHTURMA:Her hangi olumsuz bir davranışın üstünü kapamaya çalışma.Yitirttirme.

KOŞ(GOŞ) :Alın,yüzümüzün üst kısmı.

KOYUN:Göğüs.Vücudun,boyun ile karın arasında yer alan ve akciğer, yürek gibi organları içinde bulunduran bölümü.Bu bölümün dış yüzü.

KUÇ:Tavuğun midesi.

KUD: Tavuğun ve kuşların kuyruk tüylerinin bağlandığı et kısmı, bölümü.

KUDUL: Kuyruğu kesik. Kısa kuyruklu. Kısa boylu.

KUDUL:Kuyruğu kısa,kuyruksuz.Kısa,cüce.

KUĞA:Külek.(Lazcada aynı anlamda kullanılıyor) .

KUĞHE:Olgunlaşmamış,yetişmemiş meyve.

KULAL:Ağlama.

KUNÇUL: Köşe, kenar, bir bölümü.

KUNELLEME:Cinsel ilişkiyle ilgili.

KUNTLAMAK: Havaya,sağa-sola,yukarı aşağı tekme atarak sıçramak.

KURFETME:Küfür etme.

KURKA(GURKA) :Gelişmemiş,biçimsiz,çelimsiz,zayıf,güçsüz.

KUVANK(KUANK) :Fahişe.

KÜTÜR:Gavur.Korkulacak kişi.


L

LACVERDİ:Lümpen,tutarsız...

LAFTA:Genç erkek,delikanlı(Poşalardan olmayan) .

LAGUT:Kurt.

LAK:Bozuk,bozulmuş,özelliğini yitirmiş.

LAK HAVDİK:Bozuk yumurta.

LAT:Yatak.(Kurandan alınmış bir kelime,Kabedeki putlardan birinin adı,Arapça bir sözcük) .

LATEŞVİ: Sözüne güvenilmez,gevşek,lümpen.

LEC: Kavga,münakaşa.

LEÇEK:Kadın baş örtüsü.

LENCÇ(LENÇ) :Birini ezip üzerinden geçme.Yere yapıştırma.Linç etme.

LIKIZ: Kıvamında olmayan.

LOLİKLEME:Yoğrulabilen sert bir şeyi elle ve avuç içinde kıvamına getirme,yuvarlaklaştırma(hamuru,çamuru...) .

LOM:Poşaların kendilerine verdikleri ad.Artvin,Kars,Erzurum,Rize,Ağrı,Van,Tunceli,Erzincan,Samsun,Sivas,Kırşehir,Nevşehir...Kafkasların bir çok yerinde yaşayan halk ve halk topluluğu.

LOMCA:Lomların(Poşaların) konuştuğu dil.

LÜLE: Köknarlarda koni biçiminde sakız ham maddesi.

M

MADNİ:Yüzük.

MALAV:Ekmek.

MANGEL,MANGELLEME,MANGELLEMEK:İsteme,istemek.

MANUŞ:Devletin resmi görevlileri,asker,polis...

MARA:(Arapça ve Hemşince bir sözcüktür; Arapçada kadın demektir, Hemşince'de anne demektir) .Anne.

MATĞHAŞ:Çocuk.

MEÇEÇ: Siğil.

MEDKIÇ:Tüfek.

MEG:(Hemşince bir sözcüktür) .Bir.

MEŞKETMEK:Zaaf,sürekli eğilim göstermek.

METENE:Ölü.

METLENME:Ölme,ölmek,ölüm.

MEZ:Büyük.

MEZAK:Zevk(abartılmış) .

MIRIĞH(YIRIĞH) :Dudakları fiziki olarak bozulmuş,tavşan dudak kişi.

MİMİKO:Kilitoris.


MİMİLO:Horozun ibiği.

MİS:Et.

MOKAR:Erkeklik organı,erkeklerin cinsel organı.

MOZLAĞH:Büyük baş hayvanlar(inek,öküz...) .

MU,MUH:Ağız.

MURA:İse benzeyen,siyaha yakın,soba muruna benzeyen bir renk.

MURÇ:Aç,tok olmayan.

MURÇLAMAK:Her hangi bir şeyi ezip-büzmek,şekilsiz hale getirmek.

MURG:Ur,vücudun her hangi bir yerinde oluşan şişlik.


N

NAĞHİÇO:Koyun kuyruğunun kavrulduktan sonra, ya eridikten sonra geride kalan kısmı, erimeyen kısmı.

NATOSUL:Bir bez parçasının yakılması olayı ve bu bez parçasının külleri.Yara,yanık ve kanı durdurma tedavisinde kullanılırdı.

NAVAKAR:Sus,sesini kes,söyleme.

NEDEL; NEDELLEME:Atma,atmak.

NETLE,NETLEME:Vur,vurmak.

NISTEL; NISTELLEME:Oturma,oturmak.

NİKART:Gaga.

NİNAY:Yok.

NOGNEL:Banyo yapma.

NOGNELLE:Banyo yap.

O

ODEL:Koku, kokmak.

OÇİL:Bit.

OĞRAK:Cin.

OĞRAĞA OĞRAMAK:Cin çarpması.

OLOK:Bacakla ayağın birleştiği bölgedeki dışa doğru çıkıntılı kemik.Ayak bilek kemiği(kısa kemik) .

OSKİ:Altın,ayar,altın ayarında,altın değerinde(Osmanlı Döneminde Karagöz oynatıcıları ALTIN anlamında kullanıyorlardı) .

OTKİ:Ayak.

Ö

P

PAD:Odun.

PAĞHÇEL:Kaçma,kaçmak.

PAHEL,PAHĞEL:Gizletme.

PAPAÇELA:Kurutulmuş kabak,kurutulmuş kabak yemeği.

PARAV:Yaşlı kadın,nine.

PARG:Dağarcık.

PARĞUÇ:Nine,yaşlı kadın.

PANİR:Peynir.

PARGEL:Uyuma,uyumak.

PAZG:Anüs,göt.

PELAV:Erkeklik organı.

PELEŞ: Orantısız büyüklükte enli kulak.

PEREZ:Ekmek.

PILAMPOŞ: Sıkışmamış,sıkılmamış ip vs....

PİÇKA(PİSKA) :Kibrit.

PİSİG(PİSİK) : Kedi.

PİİŞ:Tütün,sigara tütünü.

PİŞMİLA:Peynir eritmesi.

PİŞTİK:Tabanca,tüfek,silah.

PİTİK: Köpek yavrusu.

PİZDİK:Küçük.

POR:Karın,karın bölgesi,işkembe.

POŞACA:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

POŞA:Lom(LOM kelimesine bakınız) .

POŞİKÇE:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

PORTMAN: Para kesesi, para cüzdanı.

PUŞ:İşkembe.

R

RAKRO:Adam.Poşalardan olmayan adam.

RUKA:Üstüne pişmeye hazır ekmeklik hamur konan tahtadan yapılmış eşya,gereç.

RUT:Açık,çıplak,çaresiz.

RUTTA KALMAK:Açıkta kalmak,çaresiz kalmak.

S

SAMEL:Güzel,iyi,elverişli.

SAPTE: Kuyruk sarmayan köpek.

SEBEHET:(İki parmakla zafer işareti yapılarak, o kişiye taraf işaret yapılır) Kural tanımayan,kuralsızlara denilir yani hareketleri bu sözcükle kınanır.

SOLAV:Köpek.

SUD:Yalan,kandırma,aldatma,yapmacık.

SUR: Meme.

SÜNEPE:Başıboş gezen,sorumsuz,yaramaz.

Ş

ŞINEL:Oturma.

ŞIREL:İşeme.

ŞUN:Köpek.

T

TAHRİ:Kadın.

TAMAS:Kurutulmuş hoşavlık erik.

TAN:Ayran(Hemşincede de aynı anlamda kullanılıyor) .

TAPEL,TAPELLEME:Dökme,dökmek.(Dılmayı tapelle:Elmayı dök.)

TIGIRDEL(DIGIRDEL) :Kuruntu,kuruntu yapan kişi.

TILAP: Çamur.

TIRAÇHLAMAĞH:İshal şeklinde büyük tuvaletini yapmak.

TIVIĞH:Bulaşık,bulaşkan.

TIZIKMAK:Kaçmak.

TİNTON:Ahlaksız,edepsiz,lümpen.

TİTİL: Kadın cinsellik organı, vajina.

TİYA:Ur,gezen ur,dokunaklı sözün karşıdakine etkisi.

TOBDİ: Kancalı iğne.

TOBİ:Ermeni,Ermeni çocuğu,gaddar,acımasız.

TORĞHOL(TORĞHOLO) :Rafadan yumurta.


TULUĞH:İçinde peynir veya eşya saklanan keçi derisi,torba şeklinde.

TUMAN:Şalvara benzer kadınların giydiği iç çamaşırı,uzun paçalı kilot(genellikle doğu bölgesinde giyilen bir giysi) .

TÜRÜDİ:Hırsız,sahtekar.

U

UDMİ:Besmelesiz,bıçaksız ölen hayvan.


ULAL:Yıkama,her hangi bir şeyi temizleme.

UVALAMA:Oğuşturma.Ağrıyan yeri elle tedavi etme.

UZEL; UZELLEME:Her hangi bir şeyi isteme,istemek(Cur uzelle:Su iste) .

Ü

V

VAĞHENAL: Korku. Tehlikenin olduğu yerden uzaklaşmak.

VALA:Bir çeşit renkli başörtüsü.

VARDİK:Tuman,kilot,kadınların giydiği iç çamaşırı.

VARVEL:Yangın.

VARVELLEME:Yakma.

Y

YALLOZ:Kel,saçı dökülmüş.

YEKE:İri,büyük.

YEKEN:Para.

YELBE:Yabangülü.(Lazcada YELİ diyorlar.) .

YUĞHA:Yufka,ince,ince açılmış hamur.

YURT:Ev,barınak.

Z

ZANIMA:Bakma,bakmak.

ZERÜL:Yoksulluktan,çaresizlikten kaynaklanan zaruret,mecburiyet.


ZEVİR(ZEVÜR) :Ağız.

ZIĞARBİ:Kirpi.

ZIRKVEL:Çene altında,boğazda oluşan şişlik.


ZİZ:Meme.

ZOĞ:Vücutta oluşan kabarcık,kabarıklık.

ZOĞLAMA:Dövme,her hangi bir şeye dayak atma.

ZOKO:Mantar.

ZONKLAMA:Sıçrama,oynama,olduğu yerde sağa-sola,yukarı-aşağı atlama veya hareket etme.

ZORUSEL:Söyleme,söylemek,demek.


YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:

A) CANLI KAYNAKLAR:

1-Hezim Yelkenci.
2-Alkan Gezer.
3-Erdal Topçu.
4-Gülşahi Eremciler.
5-Yadigar Gezen.
6-Süleyman Gezen.
7-Özgür Gezen.
8-Sadık Gezen.
9-Sıddık Gezen.
10-Tuncer Gezen.
11-Cevri Yıldız.
12-Rebiye Yelkenci.
13-Bahattin Yelkenci.
B) YAZILI KAYNAKLAR:

1-İslama Göre Irklar Ve İnsanlar-Abdülaziz Abdülkadir Kamil/Timaş Yayınları.



DÖNEMEM / HÜSEYİN GEZER


Çağırsanda beni

Gelemem Kedat

Uzay gemileriyle

Oynuyor çocuklar

Sürünemem artık

Kayarak

Dizlerimin üstünde

Emekleyerek

Bayırlarında ki beyaz

Topraklarında


Özlemini çekmiyor

İnsanlar

Bir lokma ekmeğin

Aşıramam patateslerini

Taconun


Bir konutu var herkesin

Başını sokacağı

Döner merdivenleri

Ahım şahım olmasada

Edinemem harmanını

Yurt


Burda

Elektrik yanıyor

Evimizde

Çıra kütükleriyle aydınlanamam


Zorluyor kulak zarlarımızı

Diskoların müziği

Söyleyemem uzun hava

Bokosmana giden yolda


Geçiyor arabalar

Asfalt yollardan

Kanat çırpıyor uçaklar

Zorlu kartallar gibi

Arayamam derelerinde

Kıratı yitiripte


Çatıldı bir kere

Köçlerimiz

Dönemeyiz geri

İstesekte bin kere

Dün Kedat

Bu gün Sulobanın İncearap

Yellenecek Hüsnü

Toz kalkacak topraktan

Gülecek bütün köçler

Temizleyecek ponalar

Bütün pisliklerimizi


Gece aşacağız Seçedili

Yükümüz külek

Kolopa

Yükümüzdedir alınterimiz

Emeğimiz

Korkumuz bakımcı

Mühendis

Yangıncı

İhbarcı

Yok faydası

Korkunun ecele

Dön desende

Çatıldı bir kere köçlerimiz

Dönemem


Hüseyin Gezer

-


HANİ HÜSEYİN GEZER

Köçlerimiz nerde

Eşek sırtındaki

Mal varlığımız

Hurçlarımız

O ölü gözü yanan

Kütüklerimiz

Biz mi unutulduk

Biz mi unuttuk


Bizmi unuttuk

Harman yerlerini

Şaka şenlik söylenen

Şu sözleri

-Gene şükür yaradana-

-Gene çıktık karapana-

Biz mi unutulduk


Biz mi unuttuk

Delidüzleri mesken

İnsanları dost

Şavşatım

Nerde

Hani o dostluklar

Dostlar mı unuttu


Karasapanın peşinde

Atol aradığımız

Kuzukulağını tuzladığımız

Turşu yediğimiz kımisinden

Nerde

Hani o günler


Bayram sabahında

Kapı kapı topladığımız

O güzelim bişiler

Sultan Nenenin

Taş fırınındaki

Arpa ekmekleri

Nerde

Hani o güzel günler


Koptuk doğal yaşamdan

Kul olduk

Tutsak olduk

Dört duvar arasına

Nerde

Hani atımız

Eşeğimiz


HÜSEYİN GEZER

-

Hüseyin Bey merhaba,

Yazdıklarınız için teşekkürler.Sizden Poşalar (Lomlar) hakkında ayrıntılı bilgiler bekliyoruz.Hep birlikte doğru bilgiler ile yazalım Lomları.Selamlar.
-
ÖTEKİLERİ YAZARKEN TEFERUATLI ARAŞTIRINIZ:
Cihan Aktaş (Kibritçi kadın Salı, 30 Eylül 2008 12:25) a:
Hüseyin Gezer Pazartesi, 20 Ekim 2008 19:24
Yazınız insani açıdan çok iyi,yazınız çok güzel, ötekileri yazarken teferuatlı araştırınız...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
KİBRİTÇİ KADINCİHAN AKTAŞ(DÜNYA BÜLTENİ-Salı,30 Eylül 2008 /12:25) A:HÜSEYİN GEZER:Yazınız insani duygular açısından güzel.Kalıplara sokmamışsınız kendinizi, BEŞBİNAZ şimdi öğretmen.Poşaların çoğu öğretmen,imam,polis,orman muhafaza memuru, hizmetli memur,mühendis,öğretim görevlisi,bir çok fabrikada proleter,hemşire,ebe,şoför,esnaf,dairelerini kiraya vermiş ev sahibi...Ve inanın ki bit nedir bilen yok.Her gün şofbenin altında banyo yapıyorlar.Ve hiç bir zaman SEFİLLERi oynayan yok!
HÜSEYİN GEZER(20 Ekim 2008)
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
FİTRAT.COM-ÖZE DÖNÜŞ:POŞALARDAN SÖZ AÇILINCA-CİHAN AKTAŞ:
(03 Kasım 2008 Poşalardan söz açılınca Cihan AKTAŞ) :Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın Hüseyin Gezerin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-

03 Kasım 2008

Poşalardan söz açılınca

Cihan AKTAŞ

Fakat, geçtiğimiz günlerde Kibritçi Kadın başlıklı hikaye olarak da nitelendirilebilecek olan yazıma yönelik yapılmış sert bir yorumla ilgili olarak bir şeyler yazma ihtiyacını duydum. Çünkü, hayatta en hassas olduğum konulardan biridir, insanları ellerinde bulunmadan taşıdıkları nitelikler yüzünden yargılamak...

İlkokulda arkadaşlarım, genellikle dışlanmış kişilerdi. Bu dışlanmış kişilerden biri olan Beşbinaza ilişkin yazdığım yazıya, Mahmut Aydın Bey büyük bir tepki vermiş. Yazı esasında bir hikayecinin muhayyelesinin oluşturduğu bir kurguyla sürüyor olmakla birlikte, temel konularda gerçeklere dayanmakta. Doğduğum kasabada gerçekten de bir Poşa mahallesi vardı. O Poşa mahallesine gitme konusunda kimi büyüklerimiz bizi uyarırlardı. Ne var ki toplumun dışladığı kesimler konusunda hayli hassas olan babamın yolundan yürüdüm ben. Poşalarla, Kürtlerle, Alevilerle arkadaşlık yaptım. Bu arkadaşlık sırasında da çocuk yaşıma rağmen Türkiyede resmi söylem açısından başat olan değerlerin Sünnilik, Türklük ve Laiklik olduğunu keşfettim.

Bir kasabada Poşa olarak anılan ve kısmen de olsa dışlanan insanları hatırladığı için bir yazar niye suçlanır ki... Poşalar da Türk kökenliymiş! Bir insanın değerli ve saygın olması için ille de Türk kökenli olması mı gerekiyor? Poşalar benim gözümde toplumdan dışlandıkları için zaten yeteri kadar haklı ve mazurdular. Onlarla arkadaşlık ettim. Aynı sofrada yemek yedim. Birlikte ayakatlamaca oynadık. Karlı-buzlu tepelerden aşağı kızaklarla kaydık. Çocukluğumun unutulmaz arkadaşlarından biriydi Beşbinaz. Zekiydi. Yetenekliydi. Hassastı. Neşeliydi. En azından ben böyle hatırlıyorum. Poşalara yönelik dışlamalar karşısında bende oluşan tepki ise sanırım yenilenen, tazelenen başka türlü bir bilinci haber veriyordu. Bütün insanlar doğuştan eşittir, hepimiz Ademle Havvanın çocuklarıyız, kimse doğduğu ortama bakılarak damgalanmamalı, yargılanmamalı.

Poşaların müslüman... olduğunu yazarken de kişisel bilgilerime dayanmadım, bir araştırma yaptım. Poşalar gibi Türkler de sonradan müslüman oldular. Bu arada müslüman olan Türk oymaklarıyla Poşa toplulukları arasında bir karışma yaşanmış da olabilir; bunu tarihçiler araştırmalı. Müslüman olmayı yeniden seçeriz ve önemli olan da kimliğimizi belirleyen seçilebilen bir niteliktir kanımca. Bir Poşa, Ben Türküm, diyorsa, ben de ona Türk derim; ne çıkar... Fakat asıl ırkçı ve ayrılıkçı bakış açısının, etnik kökenleri Türk olma niteliği üzerinden tartmaktan geçtiğini görmek gerekmez mi?

Pek çok ansiklopedide, kitapta bahsi geçen poşalardan söz etmem, niye yanlış olsun. Allah insanları kavim kavim yaratmıştır ve Arap olanın Arap olmayana üstünlüğü takva iledir; bunlar en temel dini bilgiler arasında yer alırlar.

Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın HÜSEYİN GEZERin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.

DÜNYABÜLTENİ

BU YAZI CİHAN AKTAŞIN POŞALAR ÜZERİNE ADLI YAZISINDAN POŞALARLA İLGİLİ BAZI BÖLÜMLER ALINARAK BU SAYFAYA KAYDEDİLDİ,SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR:
HÜSEYİN GEZER 21 Mart 2010
Sayın ŞAHİN.M; biraz kitap,biraz dergi,birazda gazete oku! ..
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR: Her gün bir cümle okusan kendi kendini geliştirmiş olursun, POŞALARında güzel bir ırk güzel bir çiçek olduğunu,insanlık alemini tamamlayan güzelliklerden bir bölüm olduğunu bilirdin. Burda bir kafatasçılık yok,insanlık var,insan olmak var...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? ...BUNLARIN HESABINI YAPALIM! ? :
Bu yorumu ŞAHİN.M 15 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : İnsanları sınıflandırmak size mi kaldı?
Sizi kim görevlendirdi:İnsanların kimliğini,ırkını,soyunu araştırmak için(...) ? Yok Poşa imiş! Paşa imiş! Romanmış! Size ne kardeşim? Bunlarla uğraşana kadar, insanlık için ne yapabiliriz? Bunlarla uğraşalım! .. Hadi Romanı,Kürtü... anladıkta,bu Poşa ırkı nerden çıktı? Bana öyle bir ırk olduğunu bilimsel olarak ispatlayın,bende Poşa olayım! ..İsanların başkalarını aşağılamak için taktığı lakaplar, ne zaman ırk oldu? Soruyorum size! ? .. Yok Lommuş! Yok Poşaymış! Etnik bilimciler bile rivayetlerle dayanarak izaha çalışıyor.Böyle bir toplumun varlığı kesin bile değilken, siz nasıl varmış gibi göstermeye çalışıyosunuz? Sizin başka işiniz yokmu? Allah aşkına bakınız, yıllarca Kürtlere yaptınız bu ayrımcılığı.Bu sınıflandırma,bu azınlık muamelesini görenler şimdi çoğunluk oldular! .. Ne olduğunu görüyorsunuz:İnsanların arasına nefret ve kin sokuyorsunuz.Ben ırk mırk tanımam kardeşim,sadece insanı bilirim.Her insan eşittir,kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur.Zaten bütün dinlerde ırkçılığı reddeder...BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? SAĞLIK SİSTEMİNDEN SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYANLAR NASIL YARARLANABİLİR? TARIMDA,HAYVANCILIKTA ÜRETİMİ NASIL ARTIRABİLİRİZ? ... Bunların hesabını yapalım! ? Ama nerde? Biz ancak birbirimizle didişip- boğuşmaktan bunlara fırsat bulamıyoruz. Çünkü Avrupayı tam 300 yıl gerisinden takip edemiyoruz,darvini haklı çıkarıyoruz: Türkler, evrimini tamamlıyamamış,gelişmemiş ırktır. Diyorya...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
-
ÜSTÜN OLAN ÖTEKİLEŞTİRMEYENDİR:
Hüseyin Gezer (18 Nisan 2010 17:21:04 İlkim Özbeye) :Sayın ve sevgili İlkim Özbey:(- ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ!) ,bu iki sözcük bence çok fazla abartılmış,kimse kimseden üstün değildir,üstün olan insandır,üstün olan insanlıktır, üstün olan ötekileştirmeyendir. Selamlar,sevgiler!

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
DÜŞÜNÜNDE ÖYLE YAZIN,NE YAZACAKSANIZ(! ? !) :
Bu yorumu İLKİM ÖZBEY 12 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Nolmuş? Bizde Poşayız! ..(ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ) ! Fark? Düşününde öyle yazın, ne yazacaksanız(! ? !) ..

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BİZ POŞALAR CANA YAKIN İNSANLARIZ:
(Bu yorumu MURAT BULUT 06 Aralık 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : Değerli dostlar, biz Türk Milleti olarak ve aynı zamanda Osmanlı olarak her gittiğimiz yerlere medeniyet ve huzur götürmüş toplumun ve ejdatların torunlarıyız.Biz poşalarda bu vatan için savaşmış, bu vatan için gerektiğinde can vermişizdir. Eskilerden süre gelen ve günümüzde yok olmuş bir çok el sanatlarını her gittiğimiz yerlerde tanıtmışız.Ve aynı zamanda sıcak kanlılığımızla da bir çok toplumda yer edinmişizdir. Bizleri yakinen tanıyan toplumlar, biz Poşaların ne kadar cana yakın, vatan sever,dinine düşkün insanlar olduğumuzu iyi bilirler ve aynı ekmeği herkesle paylaşma anlayışımızdan gurur duyuyoruz...Derneğimize gelin, bizi yakından tanıyın! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
HEPİMİZ KARDEŞ DEĞİL MİYİZ? BİZİ KİM KARALAMAYA ÇALIŞIYORSA,ODA BİZİM KARDEŞİMİZDİR:
Bu yorumu KEMAL DEMİR 26 Ağustos 2009 tarihnde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Dünyanın en iyi ve en şereflisi bu cennet vatanımızda,ayrımıcılık çıkararak, ülkemizi bu hale getirdiler! ? ..Hep ayrımcılıktan! ? ..Hep birbirlerini hakir görmekten! ? ..Hepimiz kardeş değil miyiz? Hepimiz Adem ve Havvadan değil miyiz? Öyle ise kardeşiz! .. Bizi kim karalamaya çalışıyorsa, oda bizim kardeşimizdir. Poşa dedikleri insanlar da dünyanın en iyi insanlarıdır:Merhametlidirler, yardımseverler, vatan severler, kısacası yaratılanı severler yaratandan ötürü! ...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ESKİDEN POŞU TAKTIKLARI İÇİN POŞA ADINI ALMIŞLARDIR:
(Bu yorumu FURKAN ASANAKUT 18 Ağustos 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Bende bir Poşayım.Yazdıklarınıza katılmıyorum(! ? !) Poşanın köken kelimesi, poşu takmalarından dolayı, denilmiştir.Poşalar, Sivasın merkezinde 800 küsur senedir yaşamaktadırlar.Önceki zamanlarında elek,kalbur satmışlar; davul-zurna çalma işi ile uğraşmışlar...Çilli,mavi gözlü olanlarıda var.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
HERKES AYNI GÖVDENİN DALLARIDIR:
Bu yorumu TURGUT PALA 18 Temmuz 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Evet kardeşim,bak benim güzel kardeşim biz:İnsanları, bir kökten oluşan ağacın dalları gibi biliriz,herkes aynı gövdenin dallarıdır. Bizim dilimiz Türkçe. Bize Poşa diyorlar.Biz bile bunun anlamını bilmiyoruz.Bence araştırmanızı,bizim içimize girerek yapmanızı tavsiye ederim. Öyle kulaktan dolma bilgilerle araştırma yapılmaz.Gelin bize sorun(? !) Nerde bize gıcık olan insan varsa(peşin hükümlü,kendi çirkinliğini ve hırçınlığını bizde arayan ve görmeye çalışan) , onlara sorup öğreniyorsunuz.Bence iyi düşünün! ..Biraz daha derin düşünün ve iyi araştırın.Haşa(!) Ben küçük görmüyorum.Onlarda Ademden,Havvadan gelmedirler...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
İNSANLARI FIRKALARA AYIRMAKLA NE KAZANDIK(?) :
(Bu yorumu İSMAİL GÜLLİ 20 Haziran 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :İnsanlara derim ki:-Yani insanları fırkalara ayırmakla ne kazandık? Meslek olarak ne fark eder? Sonuçta hepimiz Türk ve müslümanız veya başka dinliyiz,ne farkeder? Bunları biz aştık artık,Türkiyeliyiz! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ASIL OLAN İNSAN OLMAKTIR:(03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE yazmış olduğu yazıya; HAYRETTİN BULUT01 Mayıs 2009 tarihinde şu yorumu yazdı) :-Poşalar:
Biz Poşalar, bu toplumun bir parçasıyız. Bu güne kadar da kendimizi... yaşadık... dini vecibelerimizi örf ve adetlerimizi... bir şekilde yaşadık ve yaşıyoruz birileri gelişi güzel konuşsada bizim tarihçemizde değerli araştırmacı ve tarihçilerinden aldığımız ve edindiğimiz bilgiler bizlerin yazları yaylalarda kışları ılık bölgelerde... yaşayan bir topluluğuz ama bu güne kadar hiç bir ırkla dinsel ve sosyal çatışmaya girmeden değişik bölgelerde yaşamımızı sürdürdük ve sürdüreceğiz. Biz poşa olmaktan ve adı taşımaktan sonderece(duyiyeruğh) gurur duyuyoruz,şivemizce bir terim..Bizim bir dilimiz vardır ama kullanılmadığından dolayı unutulmaya yüz tutmuş bir dil. Asıl olan insan olmaktır! .. Yaşadığın toprağın ve vatanın değerini bilmektir! .. Bizde bu konuda son derece hassasız... Saygılarımla! .. Benim gibi düşünen tüm POŞALARI(LOMLARI) bekliyoruz... Poşalar derneğini kurduk.Lütfen tüm Poşaları bekliyoruz! ..İlginizden dolayı teşekkürler! .. İRTİBAT TEL:0535 934 53 06
-
POŞA,ÖTE-BERİ...SATARAK GEÇİMLERİNİ SAĞLAYAN BİR MİLLET:

Antoloji.Comdan alıp bu sayfaya kaydettim.

MURAT GÜLLİ:
Poşa Milleti önceleri seyyar hayat yaşayarak yaşamını sürdürüp; sonra yerleşik düzene geçerek ve köylerde öte beri satarak... geçimlerini sağlayan bir millet olup son derece islam dinine bağlı ve milletine vatanına düşkün bir toplumdur... Poşa Poşadır... 09.04.2010...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
LOMLAR(POŞA VEYA BOŞA) :AYTEN SERİN; POŞALARI HİÇ TANIMAMIŞ AMA ONLAR HAKKINDA HİÇ DOĞRU OLMAYAN ŞEYLER YAZMAYA ÇALIŞMIŞ! ? ..POŞALAR NE ÇEKTİYSE SÖYLENTİLERDEN ÇEKTİ! ..

Ayten SERİN:
Lomlar (Poşa veya Boşa) Hindistan’dan Ermenistan’a göç ettiler, 1060’da Selçuklular tarafından dağıtıldılar. Dilleri Lomavren’de Ermenice kökenli kelimeler var. Bugün Ortodoks Ermeni oldukları söyleniyor. Ağrı ve Van civarında yaşıyorlar. Ani’de Yezidi Lomlar olduğu da söyleniyor.
Sayın Ayten Serin; Poşalar,müslümandırlar:Poşalar, ortodoks Ermeni ve yezit değildirler.Bunlar uydurmasyon yakıştırmalardır.Saygılarımla...(HÜSEYİN GEZER) .
BU YAZIYI BURAYA TAŞIYAN VE KAYDEDEN; ELEŞTİREN:HÜSEYİN GEZER

-

AKSİYON ÇOK EKSİKLİKLERLE DOPDOLU BİR YAZI YAZMIŞ/HÜSEYİN GEZER

Doğrular Poşaların içine girilerek yazılır! Doğrular Poşalarla yüz yüze yazılır! Doğrular beraberce yazılır! Doğrular görerek yazılır! Doğrular yaşayarak yazılır! Doğrular salonlarda yazılmaz! ...

HÜSEYİN GEZER/Şair ve yazar

-

POŞALARLA İLGİLİ GÜZEL ŞEYLER YAZAN YAZAR ALİ GÜNDÜZÜ SELAMLIYORUM! Hüseyin Gezer

Sayın yazar Ali Gündüz, Çoruh Havzası Ve Artvin adlı kitabında Poşalarada yer vermiş.Kalemine de, yüreğine de sağlık Ali Gündüz! Ali Gündüzün kitabının 129.,130.,131. sayfalarına baktığımızda şu yazı bizi karşılıyor:

BİR BAŞKA ALT KÜLTÜR GRUBU POŞALAR(BOŞALAR) :

Artvin ve yöresinde başka bir kültür grubu da Poşa yada kendi adlandırmalarına göre Boşalardır.Meydan Laroussede Boşalar: Kafkaslarda... verilen ad.Bir kaç bin kişilik bir topluluk, kendilerine Lom adı verirler. Boşaların konuştukları lehçe Hindikuştaki Dardu dilleri ile Apabhramsa lehçelerinden birine dayanır. Boşalar V. yüzyılda Hindistandan ayrılarak Kafkaslara yerleştiler şeklinde tanımlanmaktadır.

Artvin Poşalarının ise Hindistandan ayrılarak Kafkaslara yerleşen, Poşalarla ilişkilendirilebilen bilimsel bir bilgiye yada kaynağa rastlanmamıştır.Türkiyede değişik derleme sözlüklerde Poşa, kalbur... yapıp satan kişiler olarak geçmektedir. Kendilerine göre ise kavramın adı Boşadır. Eskiden toprakları, yerleri-yurtları olmadığı ve ekip biçmeyi bilmedikleri için boş iş yapan, boşta gezen anlamında Boşa adı verilmiştir. Yine kendi iddialarına göre, yerli halk kendilerini pek sevmediğinden aşağılayıcı bir ifade olarak Poşa kullanılmaktadır.

Poşaların kökeni daha çok rivayetlere dayandırılmaktadır. Kendileri ise Peygamber soyundan oldukları iddiasındadırlar.

Böyle bir rivayet: Bir peygamberin üç oğlu varmış. Bu oğullardan birisi babasının sağlığında çalışmaya gitmiş...Bir süre sonra peygamber ölmüş. Mirasını iki oğlu paylaşmış. Gurbetteki oğul babasının öldüğünü duyunca memleketine gelir. Kendisine düşen mirası ister. Mirası paylaşan kardeşler:-Biz mirası paylaştık. Sen boşa kaldın! Diyerek,kardeşlerine pay vermezler...(...) İşte bu günkü Poşalar, o peygamberin torunlarıdır.

Bir başka rivayette ise roller değişmekte, peygamberin yerini vezir almaktadır.

Artvinden başka, Poşalar yoğun olarak Sivas, Erzincan ve Van illerimizde yaşamaktadır. Erzincan yöresi rivayetleri ise daha farklıdır.Kalbur...satan atalarının, bu işten bir kazanç sağlayamadıklarından, bir araya geldiklerinde, bu işten karınlarını doyuramadıkları, bu yüzden boşa ömür tükettiklerinden Boşa adını aldıkları şeklindedir.

Sivas yöresi Poşalarında ise: Hızır Paşanın, Poşaları makamına çağırarak:-Ne iş yaparsınız? Dediğinde -Boşa gezeriz! cevabı verildiğinden, o zamandan sonra Boşa adını aldıkları şeklindedir.

Poşa adı üzerinde en mantıklısı görülen, Sivas Poşalarına ait bir başka rivayettir: Poşalar, Sivas yöresine geldiklerinde; kendilerine has bir poşi giymekteydiler. Bu yüzden yerli halk kendilerine Poşililer yada Poşulular demekteydi. Zamanla bu isim Poşa şekline dönüşmüş ve günümüze kadar ulaşmıştır.

İlk üç rivayet daha çok bu kitlenin toplum içinde kendilerini yüceltme kaygısından kaynaklanmış izlenimi vermektedir. Poşa adının daha çok başlarına taktıkları kendilerine özgü poşiden gelme olduğu daha akla yatkın gelmektedir.

DİL:Poşa yada Boşaların kendilerine has bir dilleri vardır.Ancak bu dil anadil gruplarına dayandırılmamaktadır. Dilbilimcilerin özel dil yada grup dili adını verdikleri dillerdendir.Bu dil daha çok kendi aralarında konuştukları özel konuların başkaları tarafından anlaşılmaması için geliştirdikleri bir dildir.Halk arasında kuşdili denilen dilin bir benzeridir. Daha çok konuşulan sözcüklerin bozulmasından oluşmuştur.Değişik yerlerde gezen grupların kendi aralarındaki konuşmaları başkalarının anlamaması zaruretinden doğmuştur.Artvin,Sivas,Erzincan Poşaları arasında birçok kelime örtüşmesine rağmen birçok kelimede de farklılıklar mevcuttur. Bir dil birliği yoktur.

KULLANDIKLARI KELİMELER: Mara:Anne. Gaco:Yabancı erkek. Halvor:Yaşlı. Mathaş:Çocuk. Cöki:Kız çocuğu. Puş:İşkembe. Perez:Ekmek. Cur:Su. Hav:Tavuk. Havdik:Yumurta. Düke:Ev. Şun:Köpek. Uzel Etmek:İstemek. Cav:Göz. Ap:El. İnzim:Ben. İnzin:Sen. Genniyorum:Geliyorum. Pahçel:Kaçmak. Genne,Gennemek:Gel,gelmek. Zorusel Etmek:Konuşmak. Medni:Yüzük. Pargel:Uyumak,uyku. Rakro:Erkek. Goğlamak:Çalmak. Piştik:Silah...

DİLİN KULLANIŞINA ÖRNEKLER: İnzim genniyorum:Ben geliyorum. İnzim pahçelliyerim:Ben kaçıyorum. Perez keyler misin? :Ekmek yer misin? ...

Lazlar, Gürcüler ve Hemşinlilerde olduğu gibi Poşa dilinin de Ermeniceye dayandırıldığı gibi mesnetsiz iddialarda vardır. Andrews in Türkiyedeki etnik gruplar adlı eserinde dile getirdiği gibi Poşa topluluğunun dilinde birtakım Ermenice kökenli kelimeler olsa dahi kesinlikle Ermenice ile bir ilgisi yoktur.Bu dil daha çok aralarında gizli bir ilişki olan ve gizli konuşulması gereken konuların başkaları tarafından anlaşılmaması ihtiyacından doğan bir dildir.Bir ihtiyaçtan doğmuştur. Gezginci bir toplum olan bu insanların Ermenilerin yaşadıkları yerlere gitmeleri,onların dillerinden de kelimeler almaları doğaldır. Ermenilerin bölgenin hayatını uzun süre ellerinde tuttuğundan bu insanlar Ermeni toplumu ile ticari ilişki içinde olmuşlardır.Ermenice kelimelerin bu insanların dillerine girmiş olması doğaldır. Ancak bu insanların Ermeni kültürü ve kimliği ile bir ilgileri yoktur.

NÜFUS: Poşalar, son otuz yıla kadar Artvinde göçer halde yaşamışlardır. Kendi ifadelerine göre yerli halk kendilerini fazlaca sevmediğinden ve kalabalık olduklarından kendilerine yer verilmezdi.. Ancak 1950li yıllara kadar bu insanların yerleşik hayata geçirilmesi için gösterilen gayretler sonuçsuz kalmıştır. Uzun süre bu insanlar eski alışkanlıklarını bırakmamışlardır.(.......) .Son otuz yılda ise tamamına yakını yerleşik hayata geçmiştir.Artvinde yoğun olarak Ardanuç Adakale Mahallesi, Şavşat Söğütlü Mahallesi ve merkez Köprübaşı Mahallesinde nüfus çoğunluğuna sahiptirler. Bunun yanında Yusufeli, Hopa, Arhavi ve Ardeşende de yaşayan gruplar vardır.Bu insanlar bu mıntıkalarda yaşayan grupların tamamının aynı kökenden geldiklerini söylemektedirler. 1977 yılı sayımlarına göre Artvinde 3400 civarında bir nüfusa sahiptirler.Nüfus artışı Artvin ilinde en yüksek olan gruptur. Yine yurtiçi göç olayının en az olduğu gruplardır.Poşalarda yurtiçi göç olayının az olmasının nedeni: Gittikleri yerlerde uyum sorunları yaşayacakları ve Artvin ilindeki birlik ve beraberliği gittikleri yerlerde bulamayacakları endişesindendir.

GELENEK VE GÖRENEKLERİ:Poşaların gelenek ve görenekleri diğer toplumlardan pek farklılık göstermez.Sünnet geleneği ve kirvelik bu toplumda da önemli bir müesesedir.Bu toplumda kirveliğe çok önem vermektedir. Ortaasya Türk topluluklarında görülen alkarası, albasması inançları,kırk çıkması ve bölgede günümüzde de yaşatılan inançlar bu topluluklarda oldukça yaygındır. Evlilikte düğün adet ve gelenekleri,çocuk doğumundaki Türk toplumundaki inançlar, kültür bölümünde izah edilen eski Türk inançlarının izleri bu insanlarda da aynen yaşatılmaktadır.

Su bu toplumda da kutsaldır.Su,Allahın cemalidir.Temizliktir.

Sonuç olarak Poşaların Artvin yöresine nereden geldikleri bilimsel olarak ispatlanmamıştır.Kendilerinin Kırım kökenli oldukları iddiası da sadece iddiadır.Ancak yaşayışları, örf ve adetleri,gelenek ve görenekleri diğer topluluklardan pek farklılık göstermemektedir.Ermeni,Kıpti ve diğer gayrimüslim topluluklarla bir ilgileri yoktur.Kendilerini Türk ve Müslüman olarak görmektedirler. Doğrusuda budur./ ALİ GÜNDÜZ/ÇORUH HAVZASI VE ARTVİN

POŞA DEDİKLERİ / ARTVİN 1967 İL YILLIĞI / HÜSEYİN GEZER

(Artvinde Artvin Valisi Başkanlığındaki-Ç. Parçalı, H. Saral, M. Yıldırım- bir komite tarafından hazırlanmış ve Güneş Matbaacılık T.A.Ş. tarafından basılmıştır.) .

Artvin 1967 İl Yıllığı(SOSYAL BÖLÜM:160. ve 161. sayfalar) :

160. sayfada şöyle yazıyor:...gene çevre halkının POŞA diye adlandırdığı göçebeleri burada zikretmek yerinde olur.

161. sayfaya Poşalarla ilgili bir resim koymuşlar ve resmin altına şöyle yazmışlar: Halkın [[POŞA]] dedikleri göçebeler.

Ama göçebe olmayan Poşalara hiç değinilmemiş:Bu yıllığın yazıldığı günlerde kendi bahçesinde,tarlasında yetiştirdiği karpuzu dostlarıyla paylaşan Poşaları da araştırmalıydılar. Aynı günlerde cemaatına namaz kıldıran Poşa imamlarıda, aynı günlerde okullarda öğretmenlik yapan Poşa öğretmenleride, fabrikalarda çalışan Poşa işçileride...araştırmalıydılar! ... Şu anda göçebe vaziyette olan Poşa yok. HÜSEYİN GEZER/Kıbrıs Sokak-Arhavi(Derleyen-yazan-eleştiren)

BÜYÜK LAROUSSE SÖZLÜK VE ANSİKLOPEDİSİ(1828. sayfa- Milliyet Yayınları) 4. Cilt: BOŞA YA DA POŞA:(ARAŞTIRAN - DERLEYEN- YAZAN) :HÜSEYİN GEZER

Kafkasyada yaşayan...(bir halk topluluğuna) ... verilen ad. V. yüzyılda Hindistandan göç ederek Kafkasyaya yerleştikleri öne sürülür. HÜSEYİN GEZER-Kıbrıs Sokak/Arhavi(Araştıran- Derleyen-Yazan) .



POŞA GÜZELİUMUT SUCİ(ABUR-DENGELİ KÖYÜ/GÖLE) ANTOLOJİ.COMDAN ALINDI

Poşa güzeli


Gözler oltu taşı saçlar kestane

Bakışları şahlan kokusu nane

Kipriği ok gibi saplandı yine

Yüreğimi deldi poşa güzeli


Yanağı nar olmuş dudağı kiraz

Gözyaşları yağmur gülüşü ilk yaz

Kaşları yay gibi sinesi beyaz

Aklım fikrim çaldı poşa güzeli


Zülüf yedi örük topuğa inmiş

Ozan umut görmüş bir melek sanmış

Bir soysuz elinde kavrulmuş yanmış

Sanki köle kuldu poşa güzeli


Umut Suci

BU SAYFAYA TAŞIYAN VE KAYDEDEN HÜSEYİN GEZER

PAŞANIN EŞEĞİ İLE POŞANIN EŞEĞİBEKİR HASGÜL-ŞARKIŞLA/MESCİTLİ KÖYÜ/SİVAS(DERLEYEN-ARAŞTIRAN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER)

Paşanın Eşeği İle Poşanın Eşeği


Paşanın eşeği ile Poşanınki,

Arkadaş olmuşlar.

Çizmişler kuyruklarını karamik dikeni ile,

Kankardeşi,

Arkadaş,sırdaş,yoldaş olmuşlar içtenlikle.

Tüm sevilerini vermişler birbirlerine,

Arkadaşlık kuralına uyarak.

Seyahate çıkmışlar,otostopla.

Moda gereği...

Önce köyden başlamışlar.

Az buçuk yol giderek,

Ekinleri yiyerek.

Emme lakin,emme fakat,

Kır bekçisi köy ahırına hapsetmiş kafadarları.

Paşanınkinin semerine,yularına bakmış,

Bir selam çakmış.

Salıvermiş.

Poşanınkini alıvermiş.

Arkadaş canlısıymış paşanınki;

Olmaz,demiş,bırak arkadaşımı ve bırakmışlar.

Özgürce köyden ayrılan seyyahlar.

Şehire uğramışlar...

Fakirsiz köy,dörtyolsuz şehir olmadığından,

Trafik polisi dikilmiş karşılarına.

Bir dütte yakalamış.

Paşanınkine ihtar,

Poşanınkine dayak.

Dayağa alışkın ki,öbüründen neşeli bizimki...

Aşevine geçmişler,

En büyük masayı seçmişler.

Paşanınki arpa şehriye,en halisinden,

Poşanınki saman istemiş,en irisinden.

Birincisi gelmiş anında,

Garson,saman kalmadı demiş,

Gelseydin zamanında...

Beğenmemişler düzeni,

Sözleşmişler kalmamaya.

Çekmişler Almanyaya.

Paşanınkinin pasaportu ısmarlama,

Poşanınki yük taşıma karşılığı uydurarak,

Çıkmışlar yola.

Uğur ola...

Paşanınki gümrük memuruna selam,

Poşanınki rüşvet vererek.

Ulaşmışlar BON´a...

Paşanınkine aş vermişler,

Poşanınkine iş.

Gurbet ellerinde ah çeke çeke,

Ne ağlayabildim,ne gülebildim

Gariplik zor zenaat,zor iş

Yurda dönüş...

Dönüş yaa...var gümrük,zor iş.

Kalmaktansa yabanda,

Çekmektense el kahrı,

Paşanınki sallanarak,

Poşanınki bir karton sigara,

Aşmışlar duvarı.

Dönmüşler ERKEKÇE...

Utanmadan ikisi de,

Devam etmişler yaşamlarına,

EŞŞEKÇE...


(9 Haziran 1974, Yahyalı)


Bekir Hasgül (Antoloji com.)


DERLEYEN-ARAŞTIRAN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER


POŞALARLA İLGİLİ FEVZİ TORUNUN YAZDIKLARIARAŞTIRAN-DERLEYEN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER

Köyde eskiden poşa denilen göçebeler bulunurdu. Fakat son yıllarda bunlar da köyü terk etmişlerdir. Sadece bir aile Veliköyde ikamet etmekte olup, bu ailede köy halkı ile tamamen bütünleşmiştir.FEVZİ TORUN (HER YÖNÜYLE ARTVİN VE ÖRNEK BİR KÖY İNCELEMESİ ADLI KİTABINDAN ALINMIŞTIR) .

ARAŞTIRAN-DERLEYEN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER


POŞA MADDESİ SAYENDE GÜZEL OLDUTANER ARTVİNLİ
Hüseyin Bey, merhaba;

Nasılsın? Ansiklopediye katkıların için teşekkür ederim ncelikle! Zaman zaman maille görüşelim. facebooka davet etmişsin, sağol. facebook hiç kullanmadım, kullanmıyorum. ben de bugünlerde seninle görüşmek istiyordum. diyorumki ansiklopedide poşa maddesi sayende güzel oldu. bunu beraber kitap yapalım diyorum. poşalar hakkında kitap yazalım. ne dersin?

bol selam

taner artvinli
www.artvinansiklopedisi.com

merhaba hüseyin bey,

kitaplarının yayınlanmış olduğuna, araştırmalar yapıyor olmana sevindim, ne güzel. senin biyografini de ansiklopediye koyalım o zaman. neden şimdiye kadar bahsetmedinki? poşalar kitabına gelince: ben sürekli araştırıyorum birkaç yayın var poşalar konusunda. daha önce siteden kaldırdığımız erkulun tezi ile seropyanın yazısını ve diğer yayınlanmış yazıları tarayacağım bunlardan bir giriş oluşturacağım. çingene kavramı nedir, çingenelerin türkiyedeki durumları, yayılışları, yerel adlandırmaları vs. sonra poşaların çingenelerden olmadığını ortaya koyup aralarındaki farkları vs belirteceğiz. poşaların çingenelerle karıştırılmasını önleyeceğiz. ondan sonrada artvin poşalarını özel olarak inceleyeceğiz. işte burada senin siteye yazdıklarını düzenleyip alacağız kitaba. mümkün oldukça açıklayıcı ama ayrıntılarla boğuşmadan, sade, anlaşılabilir bir kitap olacak. tabii zaman alır yazmak düzenlemek. biraz da fotoğraf toparlayabilirsek güzel olur. genel anlatım ve konuları ben halledeceğim, sen de zaten artvin poşalarının sosyal ve kültürel durumlarını yazmışsın sitede. toparlayacağız bunları birlikte imza ile kitap yapacağız. yayınlama işine gelince birşeyler olur mutlaka. bir yayınevinden bastırırız. biz bundan para kazanamayız beş kuruş ama en azından masraf da etmemiş oluruz cepten. maksat bu kitap piyasada olsun diğer yayınlara alternatif olarak. ha okunur okunmaz satılır satılmaz ayrı konu. önemli değil. benim için önemli olan bu kitabın yayınlanıp ortaya çıkması. ben akademisyen değilim benim puan kazanmak reklam yapmak yayın yapmak gibi bir derdim olmadığından rahatım yani. para pul istemez yeterki poşalar doğru bilinsin doğru anlaşılsın dersen dediğim gibi yapalım olur mu. elimdeki işleri bitirince bu kitaba başlarım. bu vesileyle bayramını da kutluyor mutluluklar diliyorum.
görüşmek üzere.
bol selam
taner

4 Kasım 2011 12:57 tarihinde Hüseyin Gezer [lomlom08@hotmail.com] yazdı:

Önce Selam Olsun Taner Artvinliye!
Benim önceden üç adet şiir kitabım çıktı(Al Yüreğim Senin,Gülden Kan Tutup Sunma Yaşamıma-Sevdalara Sürdüler Beni) .Antoloji.comda 240 adet şiirim var. Çeşitli yazılarım var.Borçka Alaca Köyü incelemem var.POŞALAR kitabını nasıl çıkarabiliriz. Şu anda ekonomik koşullarım el vermiyor. Açıklarsanız mutlu olurum! Selamlar! ..

Hüseyin Bey merhaba,

Artvin Ansiklopedisine yazdıklarını ben bir dosyaya kaydettim ve üzerinde düzenleme yapıyorum. Sitedeki bilgiler yazılar birkaç ayrı sayfaya birden yazdığın için darmadağınık bir vaziyet aldı. Sayfaları bir toparlamak gerekiyor sanıyorum. Ben öncelikle senin yazdıklarını düzenleyip kendimden de birşeyler ekleyerek biraz düzenledim, düzenlemeye devam ediyorum. Sonra da giriş kısmını, genel bilgileri yazacağım. Bir kitap olaak yazıyorum bunu dediğim gibi. İkimizin adıyla yazacağız. Ben sana taslağı göndereceğim şu anki haliyle ve düzenlemeye yazmaya devam ediyorum. Zamanım kısıtlı olduğu için çok zaman ayıramıyorum, yavaş gidiyor.

Senden ricam şimdilik yeni eklemelerini, düzeltmelerini falan sadece bir sayfa üzerinde yapman. Başka başka sayfalarda (Poşa, Hüseyin Gezer, Kullanıcı Hüseyin Gezer vs) yapınca, benim de bunları takip etmem zorlaşıyor. Her türlü düzenlemeyi sadece POŞA sayfasında yaparsan memnun olurum. Kitap ilerledikçe göreceksin güzel bir iş çıkacak ortaya.

Bu arada Hamza Aydını tanır mısın? Veya Hamza Aydın adıyla da yine sen mi yazıyorsun, bilmek isterim.
Bugün yarın yaptığım düzenlemeleri sana göndereceğim, bir ön kontrol yap, gözden geçir, olur mu?
Beraber çalışmak dileğiyle, selam ve saygılarımla.
Taner Artvinli

Hocam,

Poşalarla ilgili çalışmanın şu anki halini gönderiyorum ekte. Lom-Derdeki arkadaşlarla bir göz atın. Ben sadece senin siteye yazdıkların üzerinde bir düzenleme yaptım biraz, şimdilik.
Selamlar
Taner

17 Mayıs 2012 15:17 tarihinde Hüseyin Gezer [lomlom08@hotmail.com] yazdı:

Sayın Taner Bey, Ben Hüseyin Gezerim. Başka adım yok! Emekli öğretmenim. Hamza Aydını tanımıyorum. Selamlar! Kıbrıs Sokak/Arhavi.

Taner Artvinli 1 Ocak 11:57
hocam uğraşıyoruz. bilmiyorum sık sık site kapanıp duruyor. ben de usandım ya

Konuşma Geçmişi Hüseyin Gezer 31 Aralık 16:45
Taner Bey, Artvin Ansiklopedisine ne zaman erişebileceğiz(googlede) .
Hüseyin Gezer 31 Aralık 17:06
Sunucu hatası ne demektir? Bu hata ne zaman giderilecek? Selamlar! ..

SAYIN HÜSEYİN GEZER ARAŞTIRMANIZ SON DERECE FAYDALI/ Arş. Gör. Melike Üzüm
Başkent Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Bağlıca/ Ankara


Merhabalar,
Öncelikle kısaca kendimi tanıtayım. Ankara Hacettepe Üniversitesi yüksek lisans tez aşamasını bitirmek üzereyim ve tezim Poşalar üzerine. Ben Ankara civarındaki Poşalarla konumu sınırlandırdım fakat Artvin deki Poşları gerçekten çok merak ediyorum. Bir söz varlığı derlemişsiniz. Anladığım kadarıyla ayrı bir dil konuşmayı devam ettiriyorlar. Artvin Poşaları üzerine yazılan bir tezde 2004 yılında dillerinin ölmekte olduğu not edilmiş. Şuanki durum nedir? Poşalar bu dili konuşmaya devam ediyor mu? ya da belli kullanım alanları mı var?
Duyarlı araştırmanız için de size teşekkür ediyorum. Gerçekten Poşalar üzeirne araştırma çok az.
Araştırmanız son derece faydalı olduğunu düşünüyorum.
İyi günler iyi çalışmalar

-
-
Arş. Gör. Melike Üzüm
Başkent Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Bağlıca/ Ankara


Azat Azat 1(Tarih: 08.06.2012 16:36) :- merhaba ben çingenlerin rom kolundanım.poşa diye tabir edilen çok değerli arkadaşlarım var.sizin de yazınızı okudum ve çok beğendim.sizi yürekten kutluyorum.saygılarımla..

BİR BELGESEL KONUSU POŞALARLA İLGİLİ
Metin Balcı 2(24.05.2012 21:19) :- Konu: Belgesel; Hüseyin Bey iyi günler Ankaradan yazıyorum. Bir belgesel konusu (Poşalarla ilgili) için size ulaşmaya çalışıyorum. Bazı bilgileri danışmak ve Poşalarla ilgili detaylı bilgi almak isterim.Daha önce de mail atmıştım. İletişim için bilgilerim aşağıdadır. İletişim kurabilirsem sevinirim. Görüşmek üzere iyi günlerr Metin Balcı 0532 523 60 80 metinfm@gmail.com


ETNİĞİNDEN UTANÇ OLMAZ
Öztürk Acun (20.06.2012 19:23) :-Etniğinden utanç olmaz. Kimin saf olduğunu kim bilir? Bunu kim iddia eder? LOMla ilgili yazınızı okudum. Güzel bir araştırma. Garip doğmasaydın, Lom olmasaydın üretebilir miydin? Başarılı olabilir miydin? Ne olmuş yani ha Lom ha Poşa, ha Kürt, ha Tat, Azeri! ..Ne farkı var? Yüreğine sağlık canım kardeşim. Sen üretmeye devam et...



Kimden: DiLEKCi (Bay, 39)
Kime: lom08
Tarih: 12.07.2012 09:02 (GMT +2:00)


Konu: Biz Kardeşiz!



Anamız Havva Babamız Adem
Aslında Tüm Canlar Biz Kardeşiz!
İçimizde ki (BEN) e yenik düşmüş
Nefsimizce Kirlenmiş, Hırsımızca Kirletmişiz
Ama Unutmayın, İşin Özünde Biz Kardeşiz...
Sevgiyle Kalın


Biz Kardeşiz

Ayrı olsa da renklerimiz, tek bir rengi giyer gideriz
El ele tutuşmasak da bir defa, toprak olur tek bedene gireriz.
Sen görmezsin beni, ben tanımam seni, dün ben diyenler bugün nerede? hani?
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz bir anadanız.


Tertemiz geliriz dünyaya, nefsimizce kirlenir, hırsımızca kirletiriz
Ölünce ağlar, öldürünce seviniriz, paylaşmayı bilmez, hep savaş ederiz
Gencecik fidanları dalında soldurur, anaların göz pınarlarını kuruturuz
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz bir babadanız


Bir parça zaman bir yudum nefes, bize ait olan tek değerimiz
İster dilenci ol istersen kral, zamanın karşısında boyun eğeriz
Sonunu belli bu filmi hep birlikte izleriz, peki niye farklı sonlar bekleriz?
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz kardeşiz


HÜRREM DİLEKCİ
23.04.2008 (00:40)

Zeynep Eremciler 24 Aralık 15:30
hüseyin abi poşalara yazdığın deyimi çok beğendim nerde o eski insanlar nerde süleyman usta nerde
hüseyin abi poşalara yazdığın deyimi çok beğendim nerde o eski insanlar nerde süleyman usta nerde
Zeynep Eremciler 24 Aralık 15:39
nerde tezek kokan katmer yapan o guzel eller nerde

Sayin Hüseyin Gezer, merhaba, interneti Posalar hakkinda tararken tesadüfen isminizi buldum. Anlayadigim kadariyla Arhavi'de oturan Savsat'li bir Lomsunuz. Ben Alman bir etnologum. Çalisma alanlarim arasinda hem Çingeneler hem de yöre olarak Dogu Karadeniz bölgesi yer aliyorlar.Eylül'ün ortasinda yine Savsat bölgesinde dolasmaga düsünüyorum. Oradaki Posalar'in durumu ilgimi çeker. Savsat'tan sahile inip Arhavi'deki arkadaslarima da ziyaret etmek istiyorum. O firsatta sizinle de tanismak isterdim, sizin de ilginiz varsa eger. O zaman Arhavi'de olacak misiniz? Sizden cevap almak umuduylaRen nehrinin kenarindan Karadeniz kiyisina selamlar, saygilar. Rüdiger BenninghausKöln (Almanya) http.//www.rbenninghaus.de


Kimden: Öztürk Acun (Bay, 57)
Kime: lom08
Tarih: 30.06.2012 21:54 (GMT +2:00)


Konu: Okuduklarım



Şavşat com'da yazdığın öyküyü büyük bir beğeni ile okudum. Ne kadar zorlu hayatı yaşadığın ve güçlü mücadele verdiğini burukça anladım. Hepimiz yokluk içinde sefillri oynamışız. Beyni ol yaşadıklarının ne diyeyim kardeşim. seni festen,comlardan takip ediyorum

Nurettin Demir (ndemir@baskent.edu.tr) 26.03.2013 Kime: lomlom08@hotmail.com

Kimden: Nurettin Demir (ndemir@baskent.edu.tr)
Gönderme tarihi: 26 Mart 2013 Salı 12:43:33
Kime: lomlom08@hotmail.com

Dikkatli olun! Bu gönderen, sahtekarlık algılama denetlememizi geçemedi.
İçeriği göster

Hüseyin Bey merhaba,



Başkent Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesiyim. Ben Poşaların dili ve kültürü hakkında TÜBİTAK' destekli bir proje yürütüyorum.

Asistanım Çankırı Poşaları hakkında Yüksek Lisans tezi hazırladı. İnternette sizin yazdıklarınızdan çok yararlandık. Ama daha fazla fikir alışverişinde bulunmak için sizinle temasta olmayı arzu ediyorum.

Mesajıma cevap verebilirseniz çok mutlu olacağım.

Selam ve saygılar

Nurettin Demir
(29.03.2013 09:38)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baylom08 Offline
lom08
Bay, 58
Artvin
Poşa (LOM) /HÜSEYİN GEZER

HÜSEYİN GEZERLE İLETİŞİM: lomlom08@hotmail.com

ÖTEKİLEŞTİRME İNSAN YAŞAMINA ÖRÜLEN DUVARDIR/ HÜSEYİN GEZER

İnsanı insan yapan insana ve insanlığa bakış açısıdır. Diğer insanları ötekileştirenler, insanlık onurundan ve insanlık erdeminden geri kalmış insanlardır-noksan insanlardır.Başkasını küçük görenler,alaya alanlar...kendi küçük taraflarını ve alaya alınacak taraflarını gizlemek içindir.Herkes kendi kendine sorsun: Ötekileştirme nedir-ne değildir? Ötekileştirme kimlere yarar sağlıyor? Kime zarar veriyor? Ötekileştirmenin yararı mı fazla-zararı mı fazla? İnsanlık bu hastalıktan-illetten nasıl kurtulur?

Ötekileştirme:Küfretmedir,hakarettir,aşağılamadır...

Kendi insanlık değerinin yükselmesi,karşındaki insana verdiğin değer kadardır! ?

Taner Artvinliyi kutluyorum, bana, buraya Poşalarla ilgili yazı yazma fırsatı verdiği için!

Yanıbaşındaki kaynağa gitmeden, aslı olmayan-asıl olmayan kaynağa baş vurmak onu kaynak göstermek ne kadar doğrudur? Doğru olan yanıbaşındaki kaynağa en kolay yoldan ulaşmaktır! ..Elbette yanlışlar da olacak,doğrular da olacak...Ama yaşamı seyretmeden yaşamı daha güzelliklere taşıma savaşı içinde olacağız!

İbn Haldun:-Gerçekte ise,doğuştan gelme üstünlük diye bir şey yoktur.

Prof. Dr. Süleyman Ateş(1001 Soruda İslam) adlı kitabın 481.sayfasında şöyle diyor:-Kuranda üstün veya kutsanmış ırk yoktur...insanlar hep aynı atadan anadan gelmişlerdir.İnsanların yaratılışı aynıdır.Üstünlük yoktur.Peygamberimiz:-Arabın yabancıya,yabancının Araba,siyahın beyaza,beyazın siyaha bir üstünlüğü yoktur-. Üstün ırk Kuran düşüncesine aykırıdır.

Prof. Dr. M. Şevki Aydın(Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı) : Diyanet Aylık Dergi(226. Sayı Ekim 2009) nin 19. Sayfasında şöyle diyor:-...ÖTEKİLEŞTİRME:...her dışlayıcı yaklaşım, sahibinin daima başkalarının yanlışlarını araştırmakla, başkalarıyla uğraşmakla, onları değerlendirmekle meşgul olmak suretiyle kendini ihmal etmesine neden olacaktır.Kendiyle ilgilenmeyen kişi, elbette kendi kusurlarını göremeyecek, onları giderme ihtiyacı duymayacaktır.

Abdülaziz Abdülkadir Kamil/İslama Göre Irklar ve İnsanlar adlı kitabında şöyle diyor:-İnsanların huzuru,her rengin başka renge,her dilin öteki dile,kısacası her ırkın başka ırka saygı duymasıyla gerçekleşecektir.Irkçılık, insanlığın renk cümbüşünü yansıtan bu uçsuz bucaksız bahçeyi tek renge indirme, dolayısıyla da çölleştirme çabasından başka bir şey değildir.
Yazarın bu görüşüne de en içtenliğimizle katılıyoruz.

Karl Marks(Marx) diyor ki:-Yoksul kesimi orta yaşam alanına yükseltelim ki insan olduğunun ve insan olmanın getirdiği insan haklarının bilincine varsın.Varsılı(zengini) yani zengin kesimi de orta yaşam alanına çekelim ki malın-paranın esaretinden(köleliğinden) kurtulup özgürlüğüne kavuşsun-diğer insanlardan bir farkının olmadığının farkına varsın-kendi olarak yaşasın! ..

Cüneyd-i Bağdadi:-Sabır,yüzünü ekşitmeden acıları yudumlamaktır.


POŞA VEYA LOMHÜSEYİN GEZER

Poşa sözcüğü,Poşa halkından olmayanlar tarafından LOMLARa takılmıştır.Poşalar kendilerine LOM derler.Poşa sözcüğüne karşı çıkış ve kabullenmeme bundan kaynaklanmaktadır.Poşa sözcüğü LOMLARı küçük düşürme ve alaya alma amacıyla kullanıldığı için bu Poşa sözcüğü LOMLAR arasında rağbet bulmamıştır! ? Ama gün geçtikçe Poşalar, Poşa adlandırmasından rahatsızlık duymamaktadır...Poşaların yakın akrabaları başka kentlerede göç ederek, oralarda yaşıyorlar(işi dolayısıyla,görevi dolayısıyla,taşınmaz mülk edinme dolayısıyla,eğitim dolayısıyla,iş yeri açma dolayısıyla,başka kültürden insanlarla evlenme dolayısıyla...) :İstanbula,Ankaraya,İzmire,Bursaya,Mersine,Almanyaya...vb.
Lom kimdir? Lom ne demektir? Lom veya Lomlar; Kafkaslarda ve Türkiyenin bir çok yerinde yaşayan bir halktır ve halk topluluğudur.Lomun sözlük anlamı:Geçen,yolgeçen,zorluklara-güçlüklere dayanabilen,güçlü olan Kafkasların çeşitli yerlerinde yaşayan bir halk ve halk topluluğudur.Artvinde,Erzurumda,Bayburtta,Erzincanda,Gümüşhanede,Karsta, Vanda, Nevşehirde, Kırşehirde,Bursada, İstanbulda, Rizede,Trabzonda, Samsunda...ikamet edenler vardır.

Ortak yaşam alanına Poşalar saygı duyarlar.

Poşa olmak veya Poşa olmamak insana bir avantaj sağlamaz; insan olmak avantaj sağlar.

Lomlar konuksever insanlardır,bir lokma ekmeklerini herkesle paylaşırlar...


POŞALARIN(LOMLARIN) TARİHİHÜSEYİN GEZER

Poşaların geçmiş tarihi; bölgedeki,Kafkaslardaki halkların tarihi ile aynıdır; Anadoludaki tarihide yine diğer halkların tarihi kadar eskidir.Aslında Perslerin(Arapların) istilasından beri Poşalar Kafkaslarda vardır,Türkiyede vardır.Poşalar üçbin-dörtbin-beşbin yıldır bu topraklardadırlar ama Kızılderililerin durumuna düşmüşlerdir kendi bölgelerinde.Yok Türkiyeye şuradan geldiler,yok Türkiyeye buradan geldiler gibi bir sürü görüşler var:Bir kısmı Acaradan,bir kısmı Dağıstandan,bir kısmı Ahıskadan,bir kısmı Ermenistan ve Nahcivan üzerinden,bir kısmı İran-Irak-Suriye üzerinden,bir kısmı Trakya üzerinden Türkiye topraklarına geldiler...Peygamberler döneminde de Anadolu toprağında,Türkiye toprağında da Poşalar yaşamlarını sürdürmüştürler.Poşaların ataları Adem Peygamberin oğullarından biridir,büyük atalarıda Adem Aleyhisselamdır,aksini inkar etmek dinsel inancın inkarıdır.Poşalar Habilin oğullarıdır,Habilin töreğidir. Allahın toprağına çit çevrilmesine karşı çıktığı için,Allahın toprağını işgal eden Kabil tarafından öldürülmüştür.Rusyada Lenin 1917 Ekim Devrimini gerçekleştirdikten sonra bir grup Poşa daha:-Dini baskı göreceğiz,dinimiz elden gidiyor! Kaygısıyla Türkiyeye gönüllü göç etmişlerdir.

Tek parti döneminde zorunlu yol çalışmalarına ya bilfiil katılacaktılar yada çalışma tutarı kadar para yatıracaklardı.Niyazi Yelkenci, yol parasını yatırıyor.Ancak parayı alan görevli dip koçana bir şekilde işlememiş.Çuğazelere jandarmalar geliyor.Parayı yatırmadığını söylüyorlar ve tüfeğin dipçikleriyle dövmeye başlıyorlar.Çocukları ağlaşıyor.Anası,Gülseher Nene, jandarmalara yalvar yakar ediyor.Jandarma süngüyü sallayıp nineyi uzaklaştırmak isterken süngü ninenin karnına ve barsaklarına saplanıyor. Nine orada ölüyor.

Kore Gazisi olmuş ve gazi madalyası almış Poşalarda var:Nazim Eremciler,Sıddık Gezen...Korede şehit olmuş Poşalarda var.
Rabatta(Köprülü Köyü) ,Tavzette(Okurlar Mahallesi) 1915 ve öncesinde Poşalarla Ermeniler birlikte ikamet ediyorlarmış.Cevri Yıldız dediki:-Ermeniler,Poşalara Müslüman kardeş diye hitap ederlerdi...


POŞALARDA(LOMLARDA) KÜLTÜRHÜSEYİN GEZER

Poşa Kültürü bir okyanustur.Benim yazdıklarım bu okyanusun içinde bir damladır.

Türkiyede egemen kültürle,Poşaların kültürü bir bütünlük içindedir; Poşaların kültürü, egemen kültürden farklı değildir(folklorik oyunlar,dinsel inanışlar,Türkçe Dil, milli gelenek ve görenekler, hoşgörü...) .Poşalar, egemen kültürle bütünlük içinde oldukları için, o kültürün içinden geldikleri için uyum sorununda fazla sorun yaşanmaz.Elbette her insan,her halk kendi olmak kendi gibi yaşamak ister. Ama Poşaların ayrı yaşayacak bir şeyleri yok! Cenaze törenleri,dini bayram törenleri, milli bayramlara katılma arzuları hep aynı, değişen bir şey yok! Türkiye neyse Poşalar odur.Herkesin yararlandığı, katıldığı, zevk aldığı kültürel etkinliklerden Poşalarda yararlanıyor,katılıyor,zevk alıyor.Genel kültürün haricinde Poşalara özgü farklı bir kültürleri yoktur.Belli bir kültürel etkinliği gerçekleştirmek için sadece Poşalar bir araya gelmez, kültürel etkinlikleri herkesle ortaktır.Poşalar kültürlerini yaşamakta sorun yaşamıyorlar.Değişen yaşam koşulları, Poşalarında kültürlerinde değişikliğe neden oluyor.Poşaların kültürü, Türkiye kültürüdür.Poşalar, yeni nesillere aktaracağı kültürü Türkiye kültürüdür.Poşaların kendilerine özgü kutladıkları özel bir günleri yoktur.

Poşalar ari bir kültüre mensup değildir, melez bir kültüre mensupturlar.Diğer kültüre mensup olanlardan kız almışlardır, kız vermişlerdir.Poşalar farklı kültürlere karşı özel davranış geliştirmemişlerdir. Farklı kültürlerde Poşalara karşı özel bir davranış geliştirmemişlerdir.Poşalar,kendi grubunun ve kültürünün dışındaki gruplarlada, kültürlerlede bir arada yaşarlar,sorun yaşamazlar.Her dönemde bu evlilik olayları devam etmiştir, devam ediyor.Poşalar,farklı kültürden olan insanlarla her zaman dost olur,arkadaş olur.İnsanları yadırgamazlar.

Poşalar hem grubunun hemde kültürünün dışındaki kültürlerlede bir arada yaşarlar.

Poşalar kendi kültürlerine ait olmaktan güven duydukları gibi başka kültürlerin varlığındanda güven duyuyorlar.Diğer kültürlerden insanlarıda aynı ailenin bireylerinden biri gibi kabul ederler.

Yaşadığı yerde Poşalarda diğer kültürlerden etkileniyorlar, diğer kültürlerde Poşalardan etkileniyorlar,her şeyin bir birini etkilediği gibi.

Poşalar, yaşam tarzını değiştirip farklı bir kültüre üye olanları hoşgörüyle karşılarlar.Poşalar, kendi kültürlerini tanıtma çabası içinde olmamışlardır çünkü Poşaların kültürü Türkiyede yaşanan ortak kültürden farklı değildir.Çünkü Poşaların kültürünü Türkiyenin ortak kültüründen ayırt eden kendine özgü bir özelliği yoktur.

Poşalarında dertleri,üzüntüleri, sevinçleri...vardır.

POŞALARDA KABİLECİLİKHÜSEYİN GEZER

Poşalarda kabilecilik vardı:

1-Kabile adını en yaşlısından alırdı(bu kadın, erkek farketmezdi) :

A) Kemaller Kabilesi(adını kabile büyüğü Kemal Ağadan almıştır) .

Kemal ince kemalince

Bir kılı kırk yarsan

Yine Kemal ince

B) Şöhretler Kabilesi(adını Şöhret Nineden almıştır) .

C) Rağupoğuları Kabilesi(adını Rağuf Ağadan almıştır) .

Ç) Serdarlar Kabilesi(adını aile büyüğü Serdar Dededen almıştır almıştır) .

D) Şehveletler Kabilesi(adını aile büyüğü Şehvelet Dededen almıştır) .

E) Hünkerler Kabilesi(adını aile büyüğü Hünker Neneden almıştır) .

F) Mahiriler Kabilesi(adını aile büyüğü Mahiri Dededen almıştır) .

G) Şahbazlar Kabilesi(adını aile büyüğü Şahbaz Dededen almıştır) .

Ğ) İbolar Kabilesi(adını aile büyüğü İbrahim Dededen almıştır) .

2-Kabile adını ikamet ettiği mahalleden veya yerden almıştır:

A) Roklar Kabilesi(Şavşatın Çiçvet-Cicçvet Köyü/Roklar Mahallesinden adını almıştır) .

3-Kabile adını bir sebzeden almıştır:

A) Çitiler Kabilesi(çiçmat bitkisinden bozulma bir sözcük) .

4) Kabile adını kavgacılığından,gücünden almıştır:

A) Yedibelalar Kabilesi.

POŞALARDA(LOMLARDA) AKRABACILIKHÜSEYİN GEZER

Akrabalık bağlarına saygılıdırlar.Akraba ziyaretine önem verirler.Aile içi yardımlaşma,akraba arasında yardımlaşma vardır.İyi günlerinde, kötü günlerinde maddi ve manevi desteği akrabalarından görürler.Devletten hemen hemen pek destek alamazlar.Akrabalarının dışında devletten yardım bekler ama bu bekleyiş boşa çıkar devamlı... En önemli moral sözleri:Allaha şükür.Allah büyüktür.Allah ne yazmışsa o olur.Acın mezarı görülmemiştir. Allahtan umut kesilmez...

POŞALARDA KARARLAR NASIL ALINIR? HÜSEYİN GEZER

Poşalarda kararlar tek başına alınmaz, kararlar aile içinde görüşülür, ailede herkesin görüşüne yer verilir.Ataerkil aile yapısı egemen olmasına rağmen aile içi demokrasi en iyi şekilde işler.Her zaman orta yol bulmaya çalışılır.Lider kavramı ve kararı çok önem taşımaz,bunlar gölgede kalmış kavramlardır.Evde mutlak karar sahibi yoktur,karar ortak alınır.Karar alınırken kadınlarda söz sahibidir.Sorunların çoğu kendi aralarında görüşülerek çözülür, genellikle iyiye bağlanır. Üç günden fazla küs gezilmez inancı yaygındır.

POŞALARDA(LOMLARDA) EKONOMİHÜSEYİN GEZER

Bir Poşaya:

-Ekonomik yaşamınızı kısaca anlatır mısınız?

Deseniz,hemen şu yanıtı alırsınız:

-Yeryüzünde en az yer-yurda sahip olan,gariban,Allahtan başka sahibi olmayan bir topluluğuz,bir halkız! ..

Der.

-Bizim için geçim öldü!

Derler.

Poşalar, yaşadıkları yerlerde olanaklardan tam olarak yararlanamıyorlar.Poşaların geçim kaynakları yetersizdir.

Suç altın olsa kimse sahip çıkmaz.Yoksulluk Poşaların suçu değil,Poşaları yoksul ve geri bırakanlar egemen sınıflardır.Poşaların tarihteki yerini ve konumunu egemen sınıflar belirlemişlerdir.Poşaları bu hale getirenler suçlarını kabul etmezler ve utanmazlar.Asıl suçlular utanmıyor,Poşalar neden utanacak? ! ..Allah bu dünyayı kimsenin tekeline sunmamıştır,bütün yaratıklar yararlansın diye sunmuştur.

POŞALARDA(LOMLARDA) KADINLARIN ÇALIŞMA ALANLARI:

Poşaların ekonomik yaşamlarında en büyük zorluğu çocuklar ve kadınlar çekiyor.

Poşalarda kadınlar da çalışıyor:Öğretmen,hemşire,tıbbi sekreter,ebe,inek besiciliği,sebze yetiştiriciliği,merdiven temizleme,hizmetli,sekreter,iş yerlerinde tezgahtar,çocuk bakıcılığı, yaşlı insanlara bakıcılık yapanlar,yommiye ile çay toplayanlar,ev temizliği yapanlar, el işi örüp satanlar,köy pazarlarında sebze tohumları ve çeşitli gıdalar satanlar...Poşalarda bohçacılık ve bohçayla ticaret yapma geleneği-göreneği-olgusu yoktur,görülmemiştir.

Poşaların emekli sandığından,sskdan,bağ-kurdan sosyal güvencesi olanlar var.Yeşil kartlı olanlar var, sosyal güvencesi olmayanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) MESLEKLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar, mesleklerini emek ve uğraşıları sonucu elde etmişlerdir:Okuyarak,bir ustanın yanında çalışarak...Poşalarda ekonomiye çeşitli şekillerde katkıda bulunan bir güçtürler.Mesleğini icra ettikten sonra farklı yaptıkları işlerde vardır:Hayvancılık yapanlar,süs eşyası yapanlar,halk eğitim kanalıyla yetişkinlere okuma yazma kursu verenler,halk eğimi kurslarına devam edenler,kuran kurslarına devam edenler...vb.

Eğitim sonucunda Poşaların elde ettikleri görev alanları ve bu alanlarda yaptıkları görevler şunlardır:Doçent doktor,Öğretim görevlisi(çeşitli üniversitelerde) ,öğretmenlik(çeşitli liselerde,ilköğretim okullarında) ,okul müdürlüğü,okulda müdür yardımcısı,orman mühendisleri,tekstil mühendisleri,doktor,hemşire,ebe,sağlık memuru,veteriner,savcı yardımcısı,cami imamı,orman muhafaza memuru,polis,diş teknisyeni,laboratuvar teknikeri,elektrik teknisyeni,iktisatçı,çeşitli memurluklar(bankalarda,sgkda...) ,assubay,jandarma uzman çavuş,özel güvenlik görevlisi,belediye çavuşu,tahrirat katibi,belediye yıkım çavuşu,hizmetli memur,muhtar,muhtar azası...Sürekli işi olan Poşalar var, mevsimlik işte çalışan Poşalar var, ara işlerinde çalışan Poşalar var, işi olmayan -işsiz Poşalarda var...

Poşaların daha değişik alanlarda ekonomik yaşamlarına katkıda bulundukları ve çalıştıkları çalışma alanları şunlardır:

A) Çay fabrikalarında işçi çavuşluğu,çay toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

B) Fındık toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

C) Kadrolu işçilik,orman işçiliği,fidanlamada çalışanlar,ücret karşılığı meyve ağaçlarına aşı yapanlar,inşaat işçiliği,belediye temizlik işçiliği,belediye inşaat işçiliği.

Ç) İnşaat ustası,kartonpiyer ustası,saten alçı ustası,balta-keser-bıçak yapan ustalar,tüfek tamirciliği yapan ustalar,sıvacılar,bina boyacıları.

D) Kalorifer yakma,kapıcılık,ev temizleme,merdiven silme,tuvalet temizlikçisi,hamallık yapanlar,yarıya ceviz dökenler...

E) Şoförlük,muavinlik,otobüs yazıhanelerinde yazıcılık,arabasıyla arabacılık yapanlar.

F) Yol yapımında tabancacı,makine operatörü,silindir operatörü.

G) Elektrik tesisatı döşeyenler,su tesisatı döşeyenler.

Ğ) Gazino ve otel çalıştıranlar,galericiler(oto alım-satımı yapanlar) ,kunduracılar,bakkal çalıştıranlar,işportacılar,kahvehane çalıştıranlar,pazarcılık yapanlar,değnek satanlar...

H) Çeşitli sanatsal faaliyetlerde bulunanlar(şairler,öykücüler,kitap yazanlar,gazete dağıtımı yapanlar,saz çalan ve söyleyen aşıklar,türkücüler,davul-zurnacı-meyciler...) vb.

I) Çeşitli yerlerde ve kurumlarda bekçilik yapanlar.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvan besiciliği yapan,bunların ticareti ile uğraşan Poşalar var.Çobanlık yaparak geçimini sağlamaya çalışanlarda var.At alım-satımı yapanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) EKONOMİK KOŞULLARINA ÖRNEKLER/ HÜSEYİN GEZER

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden Poşalardan 90(doksan) aile üzerinde yaptığım araştırmada:Hepsinin konutu ve bahçesi var,tarlası olanda var,aileye yetecek kadar meyve ağaçları var,ufak-tefek sebze yetiştirende var.Yaşamlarını şu ekonomik koşullarda yürütüyorlar:

Emekli öğretmen:2 kişi.

Defterdarlıktan emekli şef:1 kişi.

Almanyadan emekli:1 kişi.

Karayollarından emekli:3 kişi.

Bağ-kurdan emekli:1 kişi.

Belediyeden emekli:2 kişi.

Çay fabrikasından emekli:24 kişi.

Hizmetli memur emeklisi:2 kişi.

Bilgisayar mühendisi(çalışıyor) :1 kişi.

Çay fabrikasında eksper(çalışıyor) :1 kişi.

Orman dairesinde şef(çalışıyor) :1 kişi.

Orman muhafaza memuru(çalışıyor) :2 kişi.

Polis(çalışıyor) :1 kişi.

Elektrik teknisyeni(çalışıyor) :2 kişi.

PTTde memur(çalışıyor) :1 kişi.

Okulda hizmetli memur(çalışıyor) :3 kişi.

Okulda kadrosuz hizmetli(çalışıyor) :2 kişi.

Belediyede işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Çay fabrikasında işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Camide temizlikçi(çalışıyor) :1 kişi.

Duvar-yapı-bina ustası:6 kişi.

Su tesisatı döşeme ve tamircisi:3 kişi.

Badana-boya ustası:3 kişi.

Büyükbaş hayvancılık yapan:3 kişi.

İnşaat malzemesi satanların yanında çalışan:11 kişi.

Halı sahada çalışan:1 kişi.

Kahvehane çalıştıran ve çalışan:2 kişi.

Çeşitli vasıfsız işlerde çalışan(hamal) :5 kişi.

Taksicilik yapan:2 kişi.

Gazinoda garson ve temizlik işçisi:3 kişi.

Bıçak yapan-motor tamir eden:3 kişi.

Ayakkabı boyacısı:1 kişi.

Yakınlarının maaşlarından-sakatlık maaşından-çeşitli yardımlardan yararlanan:4 kişi.

Poşaların hemen hemen hepsinin taşınmaz bir mülkü vardır.


POŞALARDA(LOMLARDA) ÖNCEKİ EKONOMİK YAŞAMLARI VE ÖNCEKİ EL SANATLARIHÜSEYİN GEZER

Poşaların önceki ekonomik yaşamlarını oluşturan zanaat uğraşılarınıda şöyle sıralıyabiliriz:

1) Çay kaşığı,şeker tutma maşası,kültabağı,tuzluk yapıp satarlardı.

2) Biz,yuvarlak biz,çançik bizi,köşeli biz yapıp satarlardı.

3) Pergel bığçısı,gelberi,külek egme bırğısı,bırğı teknesi yapıp satarlardı.

4) Testere,ege(eğe) ,baskı,deve boynu,tezgahta denen örgü makinesi(elek yapımında kullanılan) ,çark kulakları...gibi araç-gereç yapıp satarlardı(diğer araç-gereç yapımında kullanılırdı) .

5) Gazyağı ile yanan el lambaları yapıp satarlardı.

6) Ceviz ve köknar kökü açıp satarlardı(külek dibi bağlamak için...) .

7) Çıkçıka,yürüyen kuş,cambaz,ıslık...gibi çocuk oyuncaklarını ağaçtan yapıp satarlardı.

8) Egirşahğ,ig,oklava,teşi...yapıp satarlardı.

9) Ücret karşılığında at,öküz,katır,eşek...gibi hayvanları nallarlardı(nal çakarlardı) .

10) Hayvanlara eğer ve göğüslük yapıp satarlardı.

11) Yarıya kab(bedevreden) yaparlardı.Etnik kökeni farklı olan aileler bedevre açar,Poşalara yarıya yaptırırdılar(külek...) .

12) Ehteriya(eğhteriya) alım-satımı yaparlardı:Dikiş ignesi,tobdi(kancalı iğne) ,piçka(kibrit) ,dikiş ipliği,çuvalduz...

13) Soba önüne konan odunluk(tenekeden) ,soba,kürek,katilik(tenekeden) ,astam(soba küreği) ...yapıp satarlardı.

14) Ayakkabı,çarık yapıp satarlardı; lastik tamiratı yaparlardı(çarkla lastik silinir,silisyonla yama yapıştırılırdı) .

15) Kemikten bıçak sapı,kemikten tabanca sapı yapıp satarlardı.Bıçaklara-tabancalara kın yapıp satarlardı.Çelikten çeşitli bıçaklar(kama,satır,hançer,çakı bıçağı,ekmek bıçağı,iş bıçağı...) yapıp satarlardı.

16) Nuska şeklinde kolyeler(içine nuskada konurdu) ,kadınlara süs eşyası olarak çeşitli kolyeler,küpeler,yüzükler(gümüşten-sarıdan-altından...) ,yüzüklere savat denen süsleme yapılırdı(kaşlı yüzük,halğa yüzük,Çerkez enli halğa yüzük,hatem yüzük...) yapıp satarlarlardı.

17) Külek,kolopa,sağan küleği,kap,ekşi hamur kabı,maran,kod,davulluk,kasnak,salte,urva kabı yapıp satarlardı.

18) Tarak(yün tarağı,sakal tarağı,saç tarağı,sirke tarağı,bit tarağı...) yapıp satarlardı.Taraklar manda ve keçi boynuzundan yapılırdı.

19) Kaynakçılık yaparlardı(sarı kaynakçılık...) ,bakır kabları tamir ederlerdi,bakır kabları kalaylarlardı,eski kap-kacakları tamir ederlerdi.

20) Hayvan derisinden,ağaçtan kalbur yapıp satarlardı(sırım kalburu...) .

21) At kuyruğundaki kıllardan,ipekten,naylondan elek yapıp satarlardı(süt süzme eleği,çadi unu eleği,buğda unu eleği...) .

22) Ağaçtan ve naylondan sepet yapıp satarlardı(sele,yün sepeti,ekmek sepeti,sepet...) .

23) Katır satımıyla uğraşan Poşalarda vardı.

POŞALAR(LOMLAR) MİZAHTAN HOŞLANAN BİR HALKTIR/ HÜSEYİN GEZER

Poşalar hep acılarla,hep çaresizliklerle boğuşmuş acıyı bal eylemiş insanlardır.Yaşamları hep girdapların,labirentlerin,çıkmaz sokakların içinde sürüp gitmiştir...Yinede yaşama ve insanlara karşı sevgiyle gülmeyi,insanları sevmeği başarmış,insan sevgisiyle dopdolu,çevresindekilere saygılı bir halktır! ..Kimseye kin tutmazlar! ..Başkaları için ufak-tefek,basit görünen şeylerden Poşalar mutlu olmayı başarabiliyorlar.Mizahtan,şakalaşmadan hoşlanan bir halktır.Karşıdaki insanların sevinmesinden mutluluk duyarlar! ..

POŞALARDA(LOMLARDA) ASKERLİK VE ASKER UĞURLAMAHÜSEYİN GEZER

Poşalar askerliği severler,askeri severler,askere saygı duyarlar,askerden kaçanı sevmezler... Poşalarda askerden kaçma olayı yok denecek kadar çok azdır.Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır.Askere gidecek gençleri,komşuları imkanları dahilinde davet ederler,yemek yedirirler,askerlik anılarını anlatırlar,askerliğin her gencin geçeceği bir köprü olduğu vurgulanır,küçük çapta eğlenceler düzenlenir:Türküler söylenir,şarkılar söylenir,oyunlar oynanır...Askere gidecek gence,askerliğini yapmış yakın akrabaları silah kullanma ve silah atma talimleri yaptırırlar.Askere uğurlanacak gence herkes maddi imkanları dahilinde para verirler.Askere uğurlarken dualar ederler! ...Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır. Devletini,milletini sever,tüm insanları sever! Devletine ve milletine hiç bir zaman hiç bir koşulda ihanet etmez,silah çekmez...

Kanunlara saygılıdırlar.Devletin hangi kademesinde olursa olsun devlet memuruna ve görevlisine saygı duyarlar.Ayağa kalkma-önünü ilikleme yaşamları boyunca sürdürdükleri bir saygı anlayışıdır...


DEVLET YETKİLİLERİ ÖNYARGILI OLARAK POŞALARIN SORUNLARIYLA İLGİLENMİYORLAR/ HÜSEYİN GEZER


İle gelen vali,ilçeğe gelen kaymakam,nahiyeye gelen nahiye müdürü,emniyet amirleri ve diğer görevliler,bakanlar,milletvekilleri hiç bir zaman Poşaların ikamet ettikleri mahallelere uğramazlar,hal hatır sormazlar,sorunlarıyla ilgilenmezler,önyargılı olarak Poşalara karşı hareket ederler(boşvermişlik anlayışı...) .


POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN CEVDET SUNAYA BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar bir çok kez yaşam koşullarının düzeltilmesi için gerek yüzyüze şifaen gerekse dilekçe ile sorunlarının çözülmesi için devlet yetkililerine baş vurmuşlardır.Bunlardan biride cumhurbaşkanı Cevdet Sunaydır.Sunaya iletilen şudur:

-Bulgardan,Yunandan,Iraktan,Yugoslavdan...adam getirip-yerleştirip her türlü imkanı sağlıyorsunuz...Biz bu memleketin insanı her türlü haktan mahrum bırakılıyoruz? Askerlik dediniz koşa koşa seve seve yaptık! Oy istediniz oy verdik! Yol yapımında çalıştırdınız itiraz etmeden çalıştık! Kanuna uy dediniz uyduk! Kendi imkanlarımızla vergi dediniz verdik! Daha ne yapalım? Biz insan değil miyiz? Biz vatandaş değil miyiz? Çare ne?

POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN SÜLEYMAN DEMİRELE BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,1960lı yıllarda Başbakan Süleyman Demirele sorunlarının çözümü için yüzyüze hem dilekçe sunarak,hem şifaen anlatarak yardım isterler. Demirel, karlı Karçal ve karlı Kaçkar dağlarını göstererek:

-Bu dağlarda kar birdenbire mi eriyor,yoksa zamanla yavaş yavaş mı eriyor?

Poşalar,Demirelin bu sorusuna şöyle yanıt veriyorlar:

-Karlar yavaş yavaş eriyor.

Demirelde Poşalara:

-İşte böyle! Sizin sorunlarınızıda yavaş yavaş çözeceğiz.Diyor ve yurt gezisine devam ediyor.

POŞALARDA(LOMLARDA) EĞİTİMHÜSEYİN GEZER

Poşalar önceki yaşamlarında eğitimsizliğin acısını çok çekmişlerdir.Bir örnek verirsek:Poşalar aralarından bir temsilci seçerek sorunlarını dile getirmesi için ilin valisine gönderirler,adam sorunlarını valiğe iletir.Yazdırdıkları dilekçeği valiğe uzatır,vali temsilcinin konuşmasını ve fiziki durumunu beğenmiştir.Dilekçeği kabul edeceğini ancak dilekçeğe adamın imza atmasını ister,adam imza atmasını bilmediğini,okuma-yazma bilmediğini söyler,vali:

-Eyvah! Senin gibi adam nasıl olurda cahil kalır? ! Der.


POŞALARDA OKUMA YAZMA HÜSEYİN GEZER

Poşalar okumayı severler,bazı ötekileştirme çabaları içinde olanların yüzünden Poşaların çoğunluğu eğitimde çeşitli olumsuzluklarla karşı karşıya kalırlar.Ama bütün bu olumsuzluklara karşın Poşalarda çağın koşullarına göre diğer topluluklara ayak uydurmak için ellerinden gelen okuma çabalarını sürdürüyorlar.Üniversiteden çok az bir bölümü nasiplenebiliyor.Çeşitli liselerden yararlananlar nüfus oranının yarısıdır.Çoğunluk ilköğretimden nasibini almaktadır.Poşaların eğitim ve okul çabaları devlet tarafından desteklenirse,başarı oranı daha yüksek olacaktır.

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden 201(ikiyüzbir) Poşa kökenli vatandaşımız üzerinde yaptığım okuma-yazma durumunu belirleyen şu sonuçları elde ettim:

Maçarelta(Macarelta) 201 kişi/2006 yılı:

Üniversite mezunu:5 kişi.

Lise mezunu:17 kişi.

Liseden terk:3 kişi.

Ortaokul mezunu:8 kişi.

Ortaokuldan terk:8 kişi.

Ortaokulda okuyor:11 kişi.

İlkokul mezunu:40 kişi.

İlkokulda okuyor:32 kişi.

İlkokuldan terk:8 kişi.

Okur-yazar(kendi kendine öğrenmiş:3 kişi.

Okuma-yazma çağına gelmemiş küçük çocuklar:31 kişi.

Okumaz-yazmaz altmış yaşın üstünde:35 kişi.

POŞALARDA(LOMLARDA) SİYASAL PARTİLERE YAKLAŞIM/HÜSEYİN GEZER

Poşalar her partiye oy kullanırlar.Çeşitli partilere tercihlerine göre üye olanlarda var.Sola sempati duyanlarda var,sağa sempati duyanlarda var.Radikal partilere oy kullananlar azdır.Tercihlerini açıktan söylemekten kaçınırlar! Ama siyasete katkıda bulunan Poşalarda vardır.

POŞALARIN(LOMLARIN) OYNADIKLARI ÇEŞİTLİ OYUNLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşaların(çocuklar,gençler,yaşlılar-genel olarak) eskiden ve şimdi oynadıkları çeşitli oyunlardan bazıları:Taş kaldırma yarışı(Kim en ağır taşı kaldırabiliyor?) ,çiti-kuku oyunu,düz oynama oyunu,at yarışı(Kim daha hızlı at sürebiliyor? Kimin atı daha hızlı koşuyor?) ,güreş,koco oyunu,mila oyunu,uzağa atlama oyunu,en yükseğe ayağını vurma oyunu...


POŞALARDA(LOMLARDA) DİNİ İNANIŞ / HÜSEYİN GEZER

Poşalar yeni doğan çocuğunun kulağına ezan okurlar veya okuturlar.Müslümandırlar,İmam Azam Hanefi Mezhebine bağlıdırlar.Maddi olanakları iyi olanlar hac vazifesini yerine getiriyorlar.Tarikat şeyhlerine müritlik yapanlarda var.Adıyaman Menzile gidenlerde var.Kaderci bir toplumdur.Aşırı derecede duaya inanırlar.Bedduadan korkarlar.Vallahi-billahi diye yemin ederler.

POŞALARDA(LOMLARDA) ÖLÜM TÖRENİ VE ADETLERİ / HÜSEYİN GEZER

Ölü öldükten sonra bazı yakınları ağıt yakar,ölünün yaşarken bazı yaptıklarını sayar döker.Ölen bir annenin arkasından ağıt yakan oğlu şöyle demektedir:

-O kuru olokların keyliyeydim maracan,bize Sıriyadan küme-kesme getirirdin keylerdik! (Keylemek:Yemek./Maracan:Anacan.) .

Poşalarda cenaze evine ve cenaze yakınlarına başsağlığına gidilir,giderken en başta ekmek olmak üzere çeşitli yiyeceklerde götürülür.Cenaze sahiplerine:

-Allah sabır versin! Geride kalanların başı sağolsun! Allahın yazısına razı olacağız! Allah mekanını cennet etsin! ..Derler.Herkes cenaze evine gitmek için kendini mecbur hisseder.

Poşalar insan öldürmeği ve insanı öldüren katili sevmezler,hangi koşulda olursa olsun insan yaşamına son verilmesini hoş karşılamazlar.Poşalarda baba,anne,kızkardeş,kardeş....gibi akraba katiline rastlanmaz(Bu hususta tüm mahkeme kayıtları incelenebilir-merak edenlerce) .


POŞALARDA(LOMLARDA) MEZAR GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Ölüyü mezara gömdükten sonra üç gece mezar başında ateş yakarlar.
Mezarları cuma günlerinde ve bayramlarda ziyaret ederler; fatihayı ve çeşitli duaları okurlar.Eskiden Perşembeyi Cumaya bağlayan akşama Cuma akşamı derlerdi,o akşam ölülerin ruhu evin yakınında dolandığına inanılırdı ve evde ölülerin ruhlarına gitmesi için,yağ kokusunun yayılması için yağlı yiyecekler yapılırdı,bişi(pişi) pişirilirdi.Ayrıca sahipsiz hayvanlara(kedi,köpek,kuş...gibi) yiyecek atılarak yedirilirdi,sevabının ölülerin ruhuna gitmesi için...

POŞALARDA(LOMLARDA) ERKEK ÇOCUKLARI SÜNNET ETTİRME GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Erkek çocukları sünnet ettirirler.Çocuğu sünnet ettirme anında çocuğa yardımcı olan,çocuğu tutan kişiye KİRVE denir.Kirve çok yakın akraba kabul edilir,o çocuk kirve kızıyla evlilik yapamaz,evlilik yapılmaz.

POŞALARDA(LOMLARDA) EVLENME/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda tek evlilik esastır.Poşalarda evlilik yaşı onyedi ile otuz yaş arasındadır.Poşalarda en kötü evlilik, en iyi bekarlıktan daha iyi sayılır.Allah bir kötüyü bir iyiye yazmıştır,bir kötü ile bir iyi evlenirse, iyi kötüyü idare eder-ona uyum sağlar, evlilik ipini koparmaz.Allahın emri-Peygamberin kavli ile kız istenir.Poşalarda evlenecek kıza başlık parası istenir,başlık parası istemeyen ailelerde vardır.Genellikle erkekler askerlikten sonra evlenirler.Geline çeşitli takılar takılır.Eskiden gelinlerin başına vala örtülüyordu,şimdi gelinlik giydiriliyor.Poşalarda /YÜZ AĞLUĞİ/denen bir töreleri vardır,bu günkü karşılığı:kızlık zarı demektir.Evlenen genç evlendiği kızda YÜZ AĞLUĞİ arar...Düğünlerde genellikle çalgı olarak:Davul-zurna,akordeon,org,piyano,saz... çalınır.Eskiden mey de çalıyorlarmış.Genellikle düğün salonu kiralarlar.Düğünlerde kadın erkek el ele oynar. Bazı kadınlarla erkeklerin ayrı ayrı oynadıklarıda oluyor.Düğünlerde birlikte eğlenilir.Evlilikte evlenecek genç karar verir,aile konuyu tartışır, gencin isteği doğrultusunda karar verilir.Evlendikten sonra kız evine ayakdönümüne gidilir: Bu bir hafta sonrada olur,bir ay sonrada olur... Gün sayısı önemli değil! Poşalarda genellikle evlenen çiftler ayrı otururlar. Birlikte oturanlarda var.Tek eşli bir aile yaşamları vardır.Akraba dışından evlenenlerde var,başka kültürden olanlarla evlenenlerde var...

Poşalar diğer etnik kökenlerden kız alıp kız verirler.Bu durum bazı bölgelerde daha yaygın bazı bölgelerde az görülür.

Genellikle ailenin sahip olduğu çocuk sayısı bir,iki veya üçtür.

POŞALARDA(LOMLARDA) BAZI İNANÇLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda bazı inançlar vardır:
Yüzüm kaşınıyor kimse gelecek.
Ekmek yere düştü misafir gelecek.
Elimin içi kaşınıyor bir yerden para alacağım.
Gözüm oynuyor bir kötülük çıkacak.
Maşallah de ki nazarın değmesin!
Gece tırnak kesmek günahtır.
Yılın ilk günü kimsenin evini ayaklamayacaksın!
Kac(kaj) gözlü insanların nazarı deger.
Ayağımın altı kaşınıyor bir yere yolculuk yapacağım.
Poşalarda ayağa kalkma saygı gereği zorunludur.Misafir karşılama,misafir uğurlama,gece oturmalarına gitme adetleri vardır...

POŞALARDAKaybolan bir şeyi bulmak için:(-Şeytan şeytan başını kaldır altına yastık koyayım.) Derlerdi.
Ölünün boynu yana eğilmişse(eğri ise) peşine bir kişi daha götürür.
Ölünün gözleri açıksa geride göremediği özlediği kimsesi vardır.
(LOMLARDA) GİYİM-KUŞAM VE SÜSLENMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eski yaşamlarında:Kadınlar bellerine kuşak bağlarlardı.Üç etek denilen giysiği giyen kadınlar vardı. Başlarına çit bağlayan kadınlar vardı.Bileklerine ve boğazlarına şöve boncuğu-çeşitli boncuklar bağlayan kadınlar vardı.Kadınlar tuman giyerlerdi. Saç öreği yaparlardı.Erkekler uzun bıyık bırakırlardı,bıyıklarını bükerek burarlardı(Yavuz Se
lim bıyığı örneği) .Erkek çocuklara koçor bırakırlardı(doğu kültüründe çoğu toplumlarda görülen bir alışkanlık) .
Bu gün modern giyim-kuşam egemendir.Anadolu usulü başörtüsü ağırlıklıdır.Karaçarşafa bürünenlerde var.Başı açık gezenlerde var.

POŞALARDA ÇOCUKLARA AD(İSİM) KOYMAHÜSEYİN GEZER

Poşaların çocuklarına koydukları isimlerden bazı örnekler:

A) Abdüssamed,Celil,Delil,Mikail,İsrafil,Yusuf...

B) Ali,Hasan,Hüseyin,Şahsenem,Şahinur,Şahyusuf,Bayramali,Cafer,...

C) Cengiz,Fatih,Mehmet...

Ç) Özgür,Barış,Deniz,Devrim,Siyaset,Savaş...

D) Güneş,Çiçek,Fırat...

E) Canısı,Cansu,Caner...

F) Dilan,Baran...

G) Süleyman...

Ğ) Behrüz,Şehrüz...

POŞALAR(LOMLAR) BAZI ADLARI KISALTARAK SÖYLERLERHÜSEYİN GEZER

Poşalar samimi oldukları kişilerin adlarını kısaltarak çağırırlar:
İbo,İbik,Şaho,Sulo,İso,Baho,Hiko,Huso,Haso,İlo,İzo,Yado,Kemo,Sündo...

POŞALARDA(LOMLARDA) LAKAPLARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,bazen bazı kişilere lakapta takarlar,lakapla seslenirler:
Tiken Bıyık,Hurç Yüzlü,At Koşli,Kılkuyruk,Şapka Burunlu,Yelpeze,Posbuyuğh,Portlağhgöz,Legenağızlı,Salağhana,Kolopakafalı,Tuluğhgözlü...
Torğholo yüzlü...Kopli,Germegöz.

POŞALARDA(LOMLARDA) ATASÖZLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar genellikle şu atasözlerini kullanırlar:

1) Gülağan gelinden,gezegen kızdan elin iti eyidür.

2) Av almiyen taziye av aldıramazsın.

3) Aç itin mezarı kurdun karnındadır.

4) Kuş poğhundan(bokundan) çığ gelür.

5) Duman kalkmaz eşeğin sahibi gelmez.

6) Garip itin kuyruğu döşünde gerek.

7) Buğa bögürdimi topraği kendi kafasına atar.

8) At atinen tepüşür arada matruğ ezülür.(MATRUĞ-MATRUK:Gevşek,zayıf,uyuşuk,güçsüz,küçük) .

9) Dişini gösteren it dişlemez.

10) Aç it fırın kırar.

11) Hers gelür göz kararur hers geder yüz kararur.

12) Çinçarinen teheret edilmez.

13) İşini bilmeyen çavuşlar döner bilmem neyini avuçlar.

14) Fazla ğurürlenme padişahım,Poşada bir padişahta,senden böyük Allah vardır.

15) Rehberi karğa olanın nikarti poğhtan çıkmaz(NİKART:Gaga./POĞH:Dışkı,bok.) .

16) O ki düştük bu harğa; ya kuzgun yer,ya karğa(HARĞ:Ark,su kanalı./KARĞA:Karga.) .

17) Ezelinden kürk geymiyen,sonradan geymesi zor olur.

18) Umsaydi(omsaydi) sıçan umardi; haramiciluğtan,hırsızluğtan...

19) Allah camuşa kanat verseydi dünyayı yıkardı.

20) İt karsuği yağ götürmez.

21) İt utansa don giyer.

22) Boş itte menzil olmaz.

23) Herkes sakız çiğner,Kürt kızı mezakını çıkarır.

24) Küli ocaktan kaldıracaksın.

25) Deveye burç lazımsa boynunu uzatsın.

26) Ati atın yanına bağlarsın ya huyundan ya tüyünden...

27) Eşek tılapa batar sahibi ceremesini çeker.

28) Eşeğin oynaması sıpayı yoldan atar.

29) Çayır, eşeğin başını ayır!

30) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın!

31) Ağzınla kuş tutsan neye çıkar?

32) Uzağh yerin somini böyük,içi boştur.

33) Söz sözün küsküsüdür.

34) İhtiyarluğunda kız alan el içün,dere kenarında yer alan sel içün! ..

35) Garip nere gitse kirlidir yakası,çiplidir gözü.

36) İt iti arar Şamda bulur.

POŞALARDA(LOMLARDA) DEYİMLERHÜSEYİN GEZER

Poşaların sıkça kullandıkları deyimler:

1) Eşek ölüsü gibi(Taşınmasında güçlük çekilen ağır şeyler için kullanılır,saygısızca oturup-yatanlar için kullanılır) .

2) Aç ile çıplak kudurgan olur.

3) Ağzım neden koksun(?) kuyruk yemem ki(!) göte yakındır! ..

4) Çıplak olupta cıbılın kabadayısı olmak.

5) Elinde yok gecelik,aklından geçiyor kocalık.

6) Altından yapılmış leğeni ne yapayım(?) içine kan tükürdükten sonra! ..

7) Tanındığın yerde bin paralıksın,tanınmadığın yerde beş para etmez değerin!

8) Degirmen yanınca sıçana(fareye) kar kalmaz.

9) Küçüğüne dökersin aldıramazsın,büyüğüne dökersin dolduramazsın...

10) Ne omarsın bacından,bacın öliyer acından.

11) O boğaz benden aşağı.

12) Biti götünden yemek.

13) Tavşanın kaçışına baktım etinden ikrahlandım.

14) Hav hav, tav tav, sav sav.

15) Yerde olan yüze kimse ayak basmaz(Alçak gönüllü,kibirsiz insanlar başkalarından zarar görmezler) .

16) Bir it bir deriyi sürükler.

17) Uzun esme,uzun söze kulak asma.

18) Kesildi gedükler,boş kaldi yurtlar.

19) Uzun söz Kurana yakışır.

20) Dere ıssız tilki bey! ...

21) Kaçanda Allah diyor, kovalayanda Allah diyor, sende bir sefer Allah de!

22) Baltada var ise saptada var.

23) Ağır ağır bal koğasında(kovanında) ağır.

24) Düşmez kalkmaz bir Allahtır.

25) Atta elinde tutta elinde.

26) İt uyuz, bit uyuz...

27) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın.

28) Bizim kapıya tilki gelmiş, bizim tazinin kötülüğünden!

29) Bir koyunda meme memeye dokunur.(Koyun:Göğüs.)

30) Ben kurdi görmişim.

31) Güve evin içinde ise nereyi kilitliyeceksin?

32) Kuyruğunu dalına(talına) atmış,Kaf Dağından su içiyer.

33) Küle oturtturmak.

34) Bayaz keçiyi gören yağ zannediyer.

35) Yedi beni Mağharabiço(Bıkkınlık ve çaresizlik ifade ediyor) .Mağharabiço:Köprülü Köyünde bir yer adı(Şavşat) .

36) İt itin ayağına basmaz.

37) Boş küpe kavara atmağh.

38) Baharın karaya dönmesi.

39) Muğhi musmar eden Allahtır.

40) Suyun bol akması kesilmesine işarettir.

41) İtten bir tüy koparsan oda kardır.

42) Elinen açılan düğümü dişe bırakmayacaksın.

43) Ağa ağa götün görüniyer.

44) Ali kıran baş kesen.

45) Çuvalduza yumruk vuramazsın.

46) Kordi şişirmek(ölmek) .

47) Yolcu boğhu bekleyen karga gibi! ..(asalaklara söylenir) .

48) Toğluk görmedimki açlıktan korkayım!

49) Toğh evin aç pisigi(Tok evin aç kedisi) .

50) Akıllı sayı sayana kadar deli köprüyü geçmiş.

51) Sanki başıma taşlar dökülüyor(Yapmak istemediği, sevmediği bir işi yapmaya mecbur edilmesi...) .

52) İyi dedinde sazın yok!

53) Kaynanam ölmüş yeri bana kalmış.

54) Kul kulu sıkar, Allah kulunu sıkmaz! ..

55) Avi deduğun bed canavar!

56) İti peşine vermek! ..

57) Kırk yıl meydanda bir at oynamaz.

58) Muğheyilin atı osurur, döner kendi osuruğuna çifte atar.


POŞALARDA(LOMLARDA) YEMEK KÜLTÜRÜ HÜSEYİN GEZER

Poşaların geleneksel eski yemek anlayışları ve alışkanlıkları yoksulluğun simgesi olan hamurlu yiyeceklere dayanıyordu:

1) Anek puğaça(Ekmek çeşidi,mayasız aşırı katı yoğrulmuş hamurdan yapılarak pişirilirdi,sade olarakta yenirdi,içi açılarak tuzlu ayran ve tere yağı katılarakta yenirdi) .

2) Sıcak taş üzerinde,üstü ceviz yaprağıyla birlikte sıcak külle kapatılarak pişirilen puğaça(bir çeşit ekmek) yapılırdı.

3) Ardanuç puğaçası(ekmek çeşidi) yapılırdı.

4) Sac ve soba üzerinde pişirilen yufka.

5) El makarnası yapılırdı.

6) Nuğullu kesme çorbası yapılırdı.

7) Yumru makarna yapılırdı.

8) Kançlama yapılırdı.

9) Ğhinkal yapılırdı.

10) Ketmer yapılırdı.

11) Keçevul ketesi yapılırdı.

12) Haşil yapılırdı.

13) Oğhlavi ketesi yapılırdı.

14) Puğaça ketesi yapılırdı.

15) Kelecoş yapılırdı.

16) Ğhaşo yapılırdı.

17) Purşuk çorbasi yapılırdı.

18) Papaçela(papasela) .

19) Herle.

20) Hasuta.

21) Üstüne aşurtmali.

22) Haspurt.

23) Yağli pancar kavurmasi.

24) İşkembe.

Un ve sebze ağırlıklı,ekmek ağırlıklı yemekler-çorbalar yapılırdı.


POŞALARDA(LOMLARDA) ŞAİRLİK-OZANLIK-AŞIKLIK:


POŞALARDA(LOMLARDA) TÜRKÜ SÖYLEMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eskiden uzun hava türküler söyler ve dinlerlerdi.Son zamanlarda özgün müzik,arabesk müzik dinleme ve söyleme yaygınlaşmıştır.Poşalara özgü bilinen bir dörtlükten oluşan bir türkülerini tesbit ettim:

Sen aşşağtan gel
Ben yukardan gelem
Eşeğimi arıyağh.

Emican emican emican

Gederimi lagut keylemiş

Baş ucunda kenal etmiş

Cavlari parliyer(GEDER:Eşek./LAGUT:Kurt./KEYLEME:Yeme./KENAL:Oturma./CAV:Göz.) .


Lomlar zaten yaralıdır derinden

Sanki yer oynadi yerinden

Alim ile Selimin peşinden

Saz ile sözü dinlenen Nazimde getti

(Diyor bir türküsünde Hakim Kanra) .


Ğam beni ğam beni

Gene aldi ğam beni

Kurban olduğum Allahım

Ğam içün mi yarattın sen beni

(Söylediği bir türküde Ridvan Bülbül, sorunlarının ağırlığını böyle dile getiriyor) .


Bir Poşa ninesinden(Gülşahiden) dinlemiştim şu türküyü:DERTLİ KUKU

Sana dertli kuku derler

Ne dediğin bilmez eller

Daim Mevlayı zikreder

Dağların bülbülü kuku


Kuku sen neden ötersin

Dertlere derman katarsın

Mekanın nerde tutarsın

Dağların bülbülü kuku


Yaman elinden gelirsin

Dağlara sada verirsin

Hemen yazı sen bilirsin

Dağların bülbülü kuku


Seher vakti bu ellerde kimler ağlamiş

Çimenler üstünde göz yaşlari var

(Turan Enginin bir türküsünden alınmış dizeler) .


Aşık der alabalık

Al balık alabalık

Al giymiş alabalık

Yarımla konuşacaktım

Burası kalabalık

(Elleziden derlendi) .

İnsanoğlu sihribazdır
Kimse bilmez fendini
Her kimi sadık bilirsen
Ondan koru kendini
(Ardanuçlu Nezif Mercandan derlendi) .

Attım atana
Degdi kutana
Ne sudaki baluğh
Ne düzdeki ceylan
(Çiçekten derledim) .

Karşıdan paşa geçti
Konduram taşa geçti
Kınamayın komşular
Bir işidi başa geçti
(Çiçekten derledim) .

Akşamlar akşamlar
Gene geldi akşamlar
Kuşlar yuvasına döndü
Garipler nerde akşamlar
(İsrafil Yelkenciden derlendi.)


Kışlalar Doldu Bögün,türküsünü söylemeyi ve dinlemeyi seviyorlar.


POŞACA(LOMCA) DİLİHÜSEYİN GEZER

Poşalar,Kafkaslarda hangi ülkede yaşarsa yaşasın anadili Türkçedir ve nerede olursa olsun Türkçe konuşuyorlar.

Lomca(Poşaca) : Poşaların günlük yaşamında kullandığı,anlaştığı,konuşmasını becerebildiği tek dil-konuşma dili,anadili Türkçedir.Ancak benim (UYDURMA DİL-TOPLAMA DİL) adlandırdığım,bu gün hepten terkedilmiş, bu gün bir çoğunu kulanmadığı,öğrenmediği sözcükleri tesbit ederek burada topladım.Bu sözcüklerin çoğu değişik etnik kökenlerden alınmıştır:Türkçe,Arapça,Hemşince,Lazca,Kürtçe,Ermenice...Poşacada sayma sistemi Türkçedir.Tesbit ettiğim sözcüklerden aşağıda alfabetik sıraya göre bir sözlük oluşturdum,bu hususta araştırmalarım devam ediyor...


POŞACA(LOMCA) SÖZLÜKHÜSEYİN GEZER

A

ABURSU:Fasulye.

AÇ:Ağız.

AFA:Adam,resmi görevli.

AFAM:Kişinin kendisine ait olan insanı.Benim adamım,eşim.

AĞ:Tuz.

AĞEG AĞEK:Güzel,iyi,işe yarar,iyi kapli,merhamet sahibi(Ermeniceden dilimize geçmiş) .

AHÇİK:Kız,yaramaz kız çocuğu,demet,Adıyamanda bir köy adı(Ermenice bir sözcük) .

ALUR:Un.

ANEVİK:Bura,burası(ayak basılan yer için veya her hangi bir nesneyi göstermek için kullanılır) .

ANOTİ:Aç,yoksul,perişan.

AP:El.


AREY-MAREY:Her taraf,her yer,her yön.

ARĞHAYN:Güven,itimat.

AŞINNAMA:Alma,almak.

ATURBA:Adam,erkek.

B

BARDEL:Fahişe.

BAYİNNEME:Verme,vermek.

BEÇ:Aklını yeterince kullanamayan.Aptal.Bedevre açma gereci,aracı.

BEGKHER: Anlamaz,anlaması kıt olan,kavrama gücü geri olan.

BEKA:İşe yaramaz,başıboş köpek.



BERAN:Ağız,başın yüz kısmı.

BERUYABAN:Vahşi doğa ve vahşi doğa hayvanları(ayı,kurt,yılan...) ,in-cin,ıssızlık...

BİBİ: Babanın kız kardeşi,hala.

BOÇO: Böcek.

BRAV:Kürt.

BURT:Yün.

C

CANDIRAV:Kadın.

CAV:Göz.

CENGER:Bakır küfü,oksiti,zehiri.

CERLEME:Söyleme,söylemek.

CİCİP: Köknarlarda koni biçiminde sakız.

CİGNO:Yoksul,mal varlığı olmayan,gariban.

CİV:Bit,başkasının sırtından geçinen,asalak.

CİYAKELA: Solucan.

COĞVEL; COĞVELLEME:Toplama.(İngozu coğvelle:Cevizi topla) .

CUR:Su.(Cur,Lazcada İKİ demektir.)

CURKAL:Toplama,toplamak(Dılmayı curkalliyer:Elmayı topluyor.) ,dilenme,dilenmek.

Ç

ÇAKULAK:Çiçeğin meyveye dönüştüğü dönemdeki meyveye verilen ad.

ÇANAÇUNA: Tarlalarda ve çayırlarda kendiliğinden yetişen, insan ve hayvan yiyeceği otsu bir bitki.

ÇAVO:Çocuk.

ÇEDUK:Et üzerine bırakılan sinek yumurtası

ÇEN:Kadınlık organı,cinsel organ.

ÇENÇUL(CENCUL) : Bozulmuş,bozulmaya yüz tutmuş barsaklar ve işkembe. Leş-puş.

ÇEZEL(ÇZEL) /ÇEZELLEME:Dayak,dayak atma,dövme,dövmek.

ÇINĞITLİ:Zayıf,çelimsiz,gelişmemiş.

ÇİBİL: Sevimli,ince,zayıf,çıplak,yoksul.

ÇİB(ÇİP) :Göz çevresinde oluşan kabarcık,kir birikintisi.Çapak.

ÇİBPLİKO(ÇİPLİKO) : Göz çevresinde çıkan,oluşan kabarık sivilceler.İt dirseği.

ÇİÇ: Yarılması zor olan odun. İnatçı insan. İnat.

ÇİÇĞHOL: Salkım,salkım saçak.

ÇİNÇAVAT:Poşa olmayanlara verilen genel ad.

ÇİTER(CİTER) :Anüs,göt.

ÇOÇ:Aşırı derecede ıslak,sulak ve otlak yer.


ÇÖKİ:Kız.

ÇUNKAL:Kız çocuklarına aslında hakaret taşıyan sevgi gösterisi olarak kullanılan söz.



D

DAĞA:Adam,resmi görevli.

DANAK:Bıçak.

DETUM:Kabak.

DILMA:Elma.

DIRMIT:Armut.

DIYASLA:Ver.

DIYVA:Ayva.

DİDMEK:Tavuk ve kuşların tüylerini derisinden ayırma ayırma işlemi.

DÜBÜR:(Arapça bir sözcüktür) .Anüs,göt.Gelecek.Akibet.

DÜKE:Ev.

DÜNAH:Kadın.

E

EĞHTERİYA(EHTERİYA) :Poşaların satışa sundukları kancalı iğne,kibrit,dikiş ipliği,çuvalduz...gibi malzemelerin genel adı.

ELLEL:Kaldırmak,götürmek,saklamak.

ELEMLUĞH: Rezil, utanmaz, alaya alınacak, kinaye alınacak...

ERGU:İki.

F

FETİR:Soba üzerinde pişirilen yufka ekmeği,gözleme.

G

GACİ:Kadın.

GACO:Adam.

GEDER:Eşek.

GEL:İşe yaramaz,el vermez,iyi değil.

GELOĞH:Baş,kafa.

GENNE:Gel,git.(Duruma göre kullanılır:İsvikten genne(Buradan git) .İsvike genne(Buraya gel) .

GENNEME:Gelme.

GENNEMEK:Gelmek.

GİCAVİ: Aşırı derecede deri kaşıntısı yapan hastalık,uyuz.

GİRNAV:Hırsızlık.

GİRTİN: Tutmak.

GİRTİNNE: Tut.

GOĞ:Hırsızlık.

GOĞCU; GOĞCİ:Hırsızlık yapan kişi,hırsızlık yoluyla elde edilen şey.

GÖHLEME; GÖHLENME:Cinsel ilişki.

GÖHLENK:Fahişe.

GÖHRE:At.

Ğ

ĞIHĞTEL:Boğazlamak, kesmek.

ĞOĞO:Hayali yaratık,öcü.

ĞURĞUMELA: Girdap.

H

HALVOR:Dede,yaşlı adam.

HANEL,HANELLEME,HANELLEMEK:Çıkma,çıkmak,çıkarmak.

HAV:Tavuk.

HAVDİK:Yumurta.

HAVUĞ:Üzüm.

HĞEÇBO(HĞEÇPO) :Ense.

HELEVETSÜZ:Biçimsiz,çirkin,kaba-saba.


HENAV:Dışkı(bok) .

HEMELİ(ĞHEMELİ) :İçme,içilen şey(tütün,içki...) .

HER:Eşek.

HERİKE:Sus,söyleme,başkaları duymasın.

HEV(ĞHEV) :Deli,akıldan noksan.

HIĞHIRTON:Boğaz.

HIĞTEL:Boğmak,kesmek.

HILEZ: Kertenkele.

HIR:Erkeklik organı(Kürtçede aynı sözcük aynı anlamda kullanılıyor) .

H(Ğ) IRNİK:Burun.

HOD(ĞHOD) :Ot.

HOSOLİ:Horoz.

HOZ(ĞHOZ) :Kötü,sert,agresif kişi.

HĞUDEYİ:Uygun olmayan,normalın altında,bozuk.

I

İ

İLLİK:Doludolu,dopdolu,çok,bol.

İNGOZ:Ceviz.

İNNAV:Erkek çocuk.

İNZ:İşaret zamirleri(ben,sen,o,biz,siz,onlar) : işaret sıfatları(bu,şu,o,bunlar,şunlar,onlar) yerine kullanılan genel sözcük.

İNZİM:Ben.

İNZİN:Sen.

İNZİ:O.

İSVİK:Bura(yer için) ,bu(insan için) .

J

JOL(COL) :Böğürtlen.

K

KA:Var.

KAC(KAJ) :Alaca renk.Kaj gözlü:Alaca gözlü.

KAÇA:Topuğun arka kısmı.Ayağın arka kısmı.

KAÇE:Dişi köpek.Kancık.

KAKİVİTMENİ:Kendisini olduğundan daha yüksek ve güçlü gösterenler için kullanılır.Gösteriş budalası anlamına yakındır.Gösteriş budalalarını alay etmek için kullanılan bir sözcüktür.

KAP:Patatesin toprak üzerine çıkan yaprak bölümü.

KAR:Taş.

KARASĞHA: İskelet. Eşelek. Çok zayıf.

KARIZ:Mısır.(Bu sözcüğü Uygur Türkleri kullanıyorlardı,iki bin beş yüz yıl önce,yer altı su kanallarına KARIZ diyorlardı) .

KARTOPİ:Patates.

KAŞEL; KAŞELLEME:Gaz çıkarma,osurma,osuruk.

KAVARA:Osuruk.

KAVOR; KAVUR:Para.

KEKEÇ:Kekeme,peltek.

KEME-KÖSME:Küme,ceviz içi ve pekmezden yapılan tatlı yiyecek.

KENÇİ:Sert bir şeyden koparılan küçük parça(taştan,kıtlama şekerden...) .

KENİKMART:Kadın,evli kadın.

KER:Bıçak.

KERZU:Sabun.

KEVÜR:Şeker.

KEYLEME:Yeme.

KIDIM:Çok küçük parça,damla büyüklüğünde.

KIDRAVAS(KODRES) :Kesme,kesmek,kırmak,yok etmek.

KIDREL:Kırma,kırmak.(Padi kıdrelle:Odunu kır,odunu parçala) .

KIL:Yağ.

KINTRAVAZ:Kendini beğenmiş,kibirli,kimseyi beğenmeyen.

KIRAG:Yakma,yangın,ateş.

KIRTEL; KIRTELLEME:Kesme,kesmek,tike tike kesmek.

KIRTİK:Küçülmüş,küçük sabun parçası.

KIRTOL:Patates.

KIRTOSİ:Patates.

KİCÇ: Burunda kurumuş sümük.

KİÇ:Az,küçükçe.

KİKNEL: Gülme, gülmek.

KİRKİT:Kırılması zor,sert kabuklu,yenen kısmını kabuğundan ayırması zor olan ceviz.

KİT:Burun.

KOĞA:Kovan,arı kovanı.

KOĞU(KOĞ) :Orada bulunan kişinin tanık olduğu,gördüğü şekilde.Yan, taraf,yön.

KOĞUMDA:Tanık olduğum,gördüğüm şekilde.Yanımda,karşımda,tarafımda,yönümde.

KORT:Yeşil kısa otlu yer, düzlük.

KORUĞHTURMA:Her hangi olumsuz bir davranışın üstünü kapamaya çalışma.Yitirttirme.

KOŞ(GOŞ) :Alın,yüzümüzün üst kısmı.

KOYUN:Göğüs.Vücudun,boyun ile karın arasında yer alan ve akciğer, yürek gibi organları içinde bulunduran bölümü.Bu bölümün dış yüzü.

KUÇ:Tavuğun midesi.

KUD: Tavuğun ve kuşların kuyruk tüylerinin bağlandığı et kısmı, bölümü.

KUDUL: Kuyruğu kesik. Kısa kuyruklu. Kısa boylu.

KUDUL:Kuyruğu kısa,kuyruksuz.Kısa,cüce.

KUĞA:Külek.(Lazcada aynı anlamda kullanılıyor) .

KUĞHE:Olgunlaşmamış,yetişmemiş meyve.

KULAL:Ağlama.

KUNÇUL: Köşe, kenar, bir bölümü.

KUNELLEME:Cinsel ilişkiyle ilgili.

KUNTLAMAK: Havaya,sağa-sola,yukarı aşağı tekme atarak sıçramak.

KURFETME:Küfür etme.

KURKA(GURKA) :Gelişmemiş,biçimsiz,çelimsiz,zayıf,güçsüz.

KUVANK(KUANK) :Fahişe.

KÜTÜR:Gavur.Korkulacak kişi.


L

LACVERDİ:Lümpen,tutarsız...

LAFTA:Genç erkek,delikanlı(Poşalardan olmayan) .

LAGUT:Kurt.

LAK:Bozuk,bozulmuş,özelliğini yitirmiş.

LAK HAVDİK:Bozuk yumurta.

LAT:Yatak.(Kurandan alınmış bir kelime,Kabedeki putlardan birinin adı,Arapça bir sözcük) .

LATEŞVİ: Sözüne güvenilmez,gevşek,lümpen.

LEC: Kavga,münakaşa.

LEÇEK:Kadın baş örtüsü.

LENCÇ(LENÇ) :Birini ezip üzerinden geçme.Yere yapıştırma.Linç etme.

LIKIZ: Kıvamında olmayan.

LOLİKLEME:Yoğrulabilen sert bir şeyi elle ve avuç içinde kıvamına getirme,yuvarlaklaştırma(hamuru,çamuru...) .

LOM:Poşaların kendilerine verdikleri ad.Artvin,Kars,Erzurum,Rize,Ağrı,Van,Tunceli,Erzincan,Samsun,Sivas,Kırşehir,Nevşehir...Kafkasların bir çok yerinde yaşayan halk ve halk topluluğu.

LOMCA:Lomların(Poşaların) konuştuğu dil.

LÜLE: Köknarlarda koni biçiminde sakız ham maddesi.

M

MADNİ:Yüzük.

MALAV:Ekmek.

MANGEL,MANGELLEME,MANGELLEMEK:İsteme,istemek.

MANUŞ:Devletin resmi görevlileri,asker,polis...

MARA:Anne.(Arapça bir sözcüktür; Arapçada kadın demektir) .

MATĞHAŞ:Çocuk.

MEÇEÇ: Siğil.

MEDKIÇ:Tüfek.

MEG:Bir.

MEŞKETMEK:Zaaf,sürekli eğilim göstermek.

METENE:Ölü.

METLENME:Ölme,ölmek,ölüm.

MEZ:Büyük.

MEZAK:Zevk(abartılmış) .

MIRIĞH(YIRIĞH) :Dudakları fiziki olarak bozulmuş,tavşan dudak kişi.

MİMİKO:Kilitoris.


MİMİLO:Horozun ibiği.

MİS:Et.

MOKAR:Erkeklik organı,erkeklerin cinsel organı.

MOZLAĞH:Büyük baş hayvanlar(inek,öküz...) .

MU,MUH:Ağız.

MURA:İse benzeyen,siyaha yakın,soba muruna benzeyen bir renk.

MURÇ:Aç,tok olmayan.

MURÇLAMAK:Her hangi bir şeyi ezip-büzmek,şekilsiz hale getirmek.

MURG:Ur,vücudun her hangi bir yerinde oluşan şişlik.


N

NAĞHİÇO:Koyun kuyruğunun kavrulduktan sonra, ya eridikten sonra geride kalan kısmı, erimeyen kısmı.

NATOSUL:Bir bez parçasının yakılması olayı ve bu bez parçasının külleri.Yara,yanık ve kanı durdurma tedavisinde kullanılırdı.

NAVAKAR:Sus,sesini kes,söyleme.

NEDEL; NEDELLEME:Atma,atmak.

NETLE,NETLEME:Vur,vurmak.

NISTEL; NISTELLEME:Oturma,oturmak.

NİKART:Gaga.

NİNAY:Yok.

NOGNEL:Banyo yapma.

NOGNELLE:Banyo yap.

O

ODEL:Koku, kokmak.

OÇİL:Bit.

OĞRAK:Cin.

OĞRAĞA OĞRAMAK:Cin çarpması.

OLOK:Bacakla ayağın birleştiği bölgedeki dışa doğru çıkıntılı kemik.Ayak bilek kemiği(kısa kemik) .

OSKİ:Altın,ayar,altın ayarında,altın değerinde(Osmanlı Döneminde Karagöz oynatıcıları ALTIN anlamında kullanıyorlardı) .

OTKİ:Ayak.

Ö

P

PAD:Odun.

PAĞHÇEL:Kaçma,kaçmak.

PAHEL,PAHĞEL:Gizletme.

PAPAÇELA:Kurutulmuş kabak,kurutulmuş kabak yemeği.

PARAV:Yaşlı kadın,nine.

PARG:Dağarcık.

PARĞUÇ:Nine,yaşlı kadın.

PANİR:Peynir.

PARGEL:Uyuma,uyumak.

PAZG:Anüs,göt.

PELAV:Erkeklik organı.

PELEŞ: Orantısız büyüklükte enli kulak.

PEREZ:Ekmek.

PILAMPOŞ: Sıkışmamış,sıkılmamış ip vs....

PİÇKA(PİSKA) :Kibrit.

PİSİG(PİSİK) : Kedi.

PİİŞ:Tütün,sigara tütünü.

PİŞMİLA:Peynir eritmesi.

PİŞTİK:Tabanca,tüfek,silah.

PİTİK: Köpek yavrusu.

PİZDİK:Küçük.

POR:Karın,karın bölgesi,işkembe.

POŞACA:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

POŞA:Lom(LOM kelimesine bakınız) .

POŞİKÇE:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

PORTMAN: Para kesesi, para cüzdanı.

PUŞ:İşkembe.

R

RAKRO:Adam.Poşalardan olmayan adam.

RUKA:Üstüne pişmeye hazır ekmeklik hamur konan tahtadan yapılmış eşya,gereç.

RUT:Açık,çıplak,çaresiz.

RUTTA KALMAK:Açıkta kalmak,çaresiz kalmak.

S

SAMEL:Güzel,iyi,elverişli.

SAPTE: Kuyruk sarmayan köpek.

SEBEHET:(İki parmakla zafer işareti yapılarak, o kişiye taraf işaret yapılır) Kural tanımayan,kuralsızlara denilir yani hareketleri bu sözcükle kınanır.

SOLAV:Köpek.

SUD:Yalan,kandırma,aldatma,yapmacık.

SUR: Meme.

SÜNEPE:Başıboş gezen,sorumsuz,yaramaz.

Ş

ŞINEL:Oturma.

ŞIREL:İşeme.

ŞUN:Köpek.

T

TAHRİ:Kadın.

TAMAS:Kurutulmuş hoşavlık erik.

TAN:Ayran(Hemşincede de aynı anlamda kullanılıyor) .

TAPEL,TAPELLEME:Dökme,dökmek.(Dılmayı tapelle:Elmayı dök.)

TIGIRDEL(DIGIRDEL) :Kuruntu,kuruntu yapan kişi.

TILAP: Çamur.

TIRAÇHLAMAĞH:İshal şeklinde büyük tuvaletini yapmak.

TIVIĞH:Bulaşık,bulaşkan.

TIZIKMAK:Kaçmak.

TİNTON:Ahlaksız,edepsiz,lümpen.

TİTİL: Kadın cinsellik organı, vajina.

TİYA:Ur,gezen ur,dokunaklı sözün karşıdakine etkisi.

TOBDİ: Kancalı iğne.

TOBİ:Ermeni,Ermeni çocuğu,gaddar,acımasız.

TORĞHOL(TORĞHOLO) :Rafadan yumurta.


TULUĞH:İçinde peynir veya eşya saklanan keçi derisi,torba şeklinde.

TUMAN:Şalvara benzer kadınların giydiği iç çamaşırı,uzun paçalı kilot(genellikle doğu bölgesinde giyilen bir giysi) .

TÜRÜDİ:Hırsız,sahtekar.

U

UDMİ:Besmelesiz,bıçaksız ölen hayvan.


ULAL:Yıkama,her hangi bir şeyi temizleme.

UVALAMA:Oğuşturma.Ağrıyan yeri elle tedavi etme.

UZEL; UZELLEME:Her hangi bir şeyi isteme,istemek(Cur uzelle:Su iste) .

Ü

V

VAĞHENAL: Korku. Tehlikenin olduğu yerden uzaklaşmak.

VALA:Bir çeşit renkli başörtüsü.

VARDİK:Tuman,kilot,kadınların giydiği iç çamaşırı.

VARVEL:Yangın.

VARVELLEME:Yakma.

Y

YALLOZ:Kel,saçı dökülmüş.

YEKE:İri,büyük.

YEKEN:Para.

YELBE:Yabangülü.(Lazcada YELİ diyorlar.) .

YUĞHA:Yufka,ince,ince açılmış hamur.

YURT:Ev,barınak.

Z

ZANIMA:Bakma,bakmak.

ZERÜL:Yoksulluktan,çaresizlikten kaynaklanan zaruret,mecburiyet.


ZEVİR(ZEVÜR) :Ağız.

ZIĞARBİ:Kirpi.

ZIRKVEL:Çene altında,boğazda oluşan şişlik.


ZİZ:Meme.

ZOĞ:Vücutta oluşan kabarcık,kabarıklık.

ZOĞLAMA:Dövme,her hangi bir şeye dayak atma.

ZOKO:Mantar.

ZONKLAMA:Sıçrama,oynama,olduğu yerde sağa-sola,yukarı-aşağı atlama veya hareket etme.

ZORUSEL:Söyleme,söylemek,demek.


YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:

A) CANLI KAYNAKLAR:

1-Hezim Yelkenci.
2-Alkan Gezer.
3-Erdal Topçu.
4-Gülşahi Eremciler.
5-Yadigar Gezen.
6-Süleyman Gezen.
7-Özgür Gezen.
8-Sadık Gezen.
9-Sıddık Gezen.
10-Tuncer Gezen.
11-Cevri Yıldız.
12-Rebiye Yelkenci.
13-Bahattin Yelkenci.
B) YAZILI KAYNAKLAR:

1-İslama Göre Irklar Ve İnsanlar-Abdülaziz Abdülkadir Kamil/Timaş Yayınları.



DÖNEMEM / HÜSEYİN GEZER


Çağırsanda beni

Gelemem Kedat

Uzay gemileriyle

Oynuyor çocuklar

Sürünemem artık

Kayarak

Dizlerimin üstünde

Emekleyerek

Bayırlarında ki beyaz

Topraklarında


Özlemini çekmiyor

İnsanlar

Bir lokma ekmeğin

Aşıramam patateslerini

Taconun


Bir konutu var herkesin

Başını sokacağı

Döner merdivenleri

Ahım şahım olmasada

Edinemem harmanını

Yurt


Burda

Elektrik yanıyor

Evimizde

Çıra kütükleriyle aydınlanamam


Zorluyor kulak zarlarımızı

Diskoların müziği

Söyleyemem uzun hava

Bokosmana giden yolda


Geçiyor arabalar

Asfalt yollardan

Kanat çırpıyor uçaklar

Zorlu kartallar gibi

Arayamam derelerinde

Kıratı yitiripte


Çatıldı bir kere

Köçlerimiz

Dönemeyiz geri

İstesekte bin kere

Dün Kedat

Bu gün Sulobanın İncearap

Yellenecek Hüsnü

Toz kalkacak topraktan

Gülecek bütün köçler

Temizleyecek ponalar

Bütün pisliklerimizi


Gece aşacağız Seçedili

Yükümüz külek

Kolopa

Yükümüzdedir alınterimiz

Emeğimiz

Korkumuz bakımcı

Mühendis

Yangıncı

İhbarcı

Yok faydası

Korkunun ecele

Dön desende

Çatıldı bir kere köçlerimiz

Dönemem


Hüseyin Gezer

-


HANİ HÜSEYİN GEZER

Köçlerimiz nerde

Eşek sırtındaki

Mal varlığımız

Hurçlarımız

O ölü gözü yanan

Kütüklerimiz

Biz mi unutulduk

Biz mi unuttuk


Bizmi unuttuk

Harman yerlerini

Şaka şenlik söylenen

Şu sözleri

-Gene şükür yaradana-

-Gene çıktık karapana-

Biz mi unutulduk


Biz mi unuttuk

Delidüzleri mesken

İnsanları dost

Şavşatım

Nerde

Hani o dostluklar

Dostlar mı unuttu


Karasapanın peşinde

Atol aradığımız

Kuzukulağını tuzladığımız

Turşu yediğimiz kımisinden

Nerde

Hani o günler


Bayram sabahında

Kapı kapı topladığımız

O güzelim bişiler

Sultan Nenenin

Taş fırınındaki

Arpa ekmekleri

Nerde

Hani o güzel günler


Koptuk doğal yaşamdan

Kul olduk

Tutsak olduk

Dört duvar arasına

Nerde

Hani atımız

Eşeğimiz


HÜSEYİN GEZER

-

Hüseyin Bey merhaba,

Yazdıklarınız için teşekkürler.Sizden Poşalar (Lomlar) hakkında ayrıntılı bilgiler bekliyoruz.Hep birlikte doğru bilgiler ile yazalım Lomları.Selamlar.
-
ÖTEKİLERİ YAZARKEN TEFERUATLI ARAŞTIRINIZ:
Cihan Aktaş (Kibritçi kadın Salı, 30 Eylül 2008 12:25) a:
Hüseyin Gezer Pazartesi, 20 Ekim 2008 19:24
Yazınız insani açıdan çok iyi,yazınız çok güzel, ötekileri yazarken teferuatlı araştırınız...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
KİBRİTÇİ KADINCİHAN AKTAŞ(DÜNYA BÜLTENİ-Salı,30 Eylül 2008 /12:25) A:HÜSEYİN GEZER:Yazınız insani duygular açısından güzel.Kalıplara sokmamışsınız kendinizi, BEŞBİNAZ şimdi öğretmen.Poşaların çoğu öğretmen,imam,polis,orman muhafaza memuru, hizmetli memur,mühendis,öğretim görevlisi,bir çok fabrikada proleter,hemşire,ebe,şoför,esnaf,dairelerini kiraya vermiş ev sahibi...Ve inanın ki bit nedir bilen yok.Her gün şofbenin altında banyo yapıyorlar.Ve hiç bir zaman SEFİLLERi oynayan yok!
HÜSEYİN GEZER(20 Ekim 2008)
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
FİTRAT.COM-ÖZE DÖNÜŞ:POŞALARDAN SÖZ AÇILINCA-CİHAN AKTAŞ:
(03 Kasım 2008 Poşalardan söz açılınca Cihan AKTAŞ) :Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın Hüseyin Gezerin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-

03 Kasım 2008

Poşalardan söz açılınca

Cihan AKTAŞ

Fakat, geçtiğimiz günlerde Kibritçi Kadın başlıklı hikaye olarak da nitelendirilebilecek olan yazıma yönelik yapılmış sert bir yorumla ilgili olarak bir şeyler yazma ihtiyacını duydum. Çünkü, hayatta en hassas olduğum konulardan biridir, insanları ellerinde bulunmadan taşıdıkları nitelikler yüzünden yargılamak...

İlkokulda arkadaşlarım, genellikle dışlanmış kişilerdi. Bu dışlanmış kişilerden biri olan Beşbinaza ilişkin yazdığım yazıya, Mahmut Aydın Bey büyük bir tepki vermiş. Yazı esasında bir hikayecinin muhayyelesinin oluşturduğu bir kurguyla sürüyor olmakla birlikte, temel konularda gerçeklere dayanmakta. Doğduğum kasabada gerçekten de bir Poşa mahallesi vardı. O Poşa mahallesine gitme konusunda kimi büyüklerimiz bizi uyarırlardı. Ne var ki toplumun dışladığı kesimler konusunda hayli hassas olan babamın yolundan yürüdüm ben. Poşalarla, Kürtlerle, Alevilerle arkadaşlık yaptım. Bu arkadaşlık sırasında da çocuk yaşıma rağmen Türkiyede resmi söylem açısından başat olan değerlerin Sünnilik, Türklük ve Laiklik olduğunu keşfettim.

Bir kasabada Poşa olarak anılan ve kısmen de olsa dışlanan insanları hatırladığı için bir yazar niye suçlanır ki... Poşalar da Türk kökenliymiş! Bir insanın değerli ve saygın olması için ille de Türk kökenli olması mı gerekiyor? Poşalar benim gözümde toplumdan dışlandıkları için zaten yeteri kadar haklı ve mazurdular. Onlarla arkadaşlık ettim. Aynı sofrada yemek yedim. Birlikte ayakatlamaca oynadık. Karlı-buzlu tepelerden aşağı kızaklarla kaydık. Çocukluğumun unutulmaz arkadaşlarından biriydi Beşbinaz. Zekiydi. Yetenekliydi. Hassastı. Neşeliydi. En azından ben böyle hatırlıyorum. Poşalara yönelik dışlamalar karşısında bende oluşan tepki ise sanırım yenilenen, tazelenen başka türlü bir bilinci haber veriyordu. Bütün insanlar doğuştan eşittir, hepimiz Ademle Havvanın çocuklarıyız, kimse doğduğu ortama bakılarak damgalanmamalı, yargılanmamalı.

Poşaların müslüman... olduğunu yazarken de kişisel bilgilerime dayanmadım, bir araştırma yaptım. Poşalar gibi Türkler de sonradan müslüman oldular. Bu arada müslüman olan Türk oymaklarıyla Poşa toplulukları arasında bir karışma yaşanmış da olabilir; bunu tarihçiler araştırmalı. Müslüman olmayı yeniden seçeriz ve önemli olan da kimliğimizi belirleyen seçilebilen bir niteliktir kanımca. Bir Poşa, Ben Türküm, diyorsa, ben de ona Türk derim; ne çıkar... Fakat asıl ırkçı ve ayrılıkçı bakış açısının, etnik kökenleri Türk olma niteliği üzerinden tartmaktan geçtiğini görmek gerekmez mi?

Pek çok ansiklopedide, kitapta bahsi geçen poşalardan söz etmem, niye yanlış olsun. Allah insanları kavim kavim yaratmıştır ve Arap olanın Arap olmayana üstünlüğü takva iledir; bunlar en temel dini bilgiler arasında yer alırlar.

Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın HÜSEYİN GEZERin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.

DÜNYABÜLTENİ

BU YAZI CİHAN AKTAŞIN POŞALAR ÜZERİNE ADLI YAZISINDAN POŞALARLA İLGİLİ BAZI BÖLÜMLER ALINARAK BU SAYFAYA KAYDEDİLDİ,SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR:
HÜSEYİN GEZER 21 Mart 2010
Sayın ŞAHİN.M; biraz kitap,biraz dergi,birazda gazete oku! ..
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR: Her gün bir cümle okusan kendi kendini geliştirmiş olursun, POŞALARında güzel bir ırk güzel bir çiçek olduğunu,insanlık alemini tamamlayan güzelliklerden bir bölüm olduğunu bilirdin. Burda bir kafatasçılık yok,insanlık var,insan olmak var...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? ...BUNLARIN HESABINI YAPALIM! ? :
Bu yorumu ŞAHİN.M 15 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : İnsanları sınıflandırmak size mi kaldı?
Sizi kim görevlendirdi:İnsanların kimliğini,ırkını,soyunu araştırmak için(...) ? Yok Poşa imiş! Paşa imiş! Romanmış! Size ne kardeşim? Bunlarla uğraşana kadar, insanlık için ne yapabiliriz? Bunlarla uğraşalım! .. Hadi Romanı,Kürtü... anladıkta,bu Poşa ırkı nerden çıktı? Bana öyle bir ırk olduğunu bilimsel olarak ispatlayın,bende Poşa olayım! ..İsanların başkalarını aşağılamak için taktığı lakaplar, ne zaman ırk oldu? Soruyorum size! ? .. Yok Lommuş! Yok Poşaymış! Etnik bilimciler bile rivayetlerle dayanarak izaha çalışıyor.Böyle bir toplumun varlığı kesin bile değilken, siz nasıl varmış gibi göstermeye çalışıyosunuz? Sizin başka işiniz yokmu? Allah aşkına bakınız, yıllarca Kürtlere yaptınız bu ayrımcılığı.Bu sınıflandırma,bu azınlık muamelesini görenler şimdi çoğunluk oldular! .. Ne olduğunu görüyorsunuz:İnsanların arasına nefret ve kin sokuyorsunuz.Ben ırk mırk tanımam kardeşim,sadece insanı bilirim.Her insan eşittir,kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur.Zaten bütün dinlerde ırkçılığı reddeder...BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? SAĞLIK SİSTEMİNDEN SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYANLAR NASIL YARARLANABİLİR? TARIMDA,HAYVANCILIKTA ÜRETİMİ NASIL ARTIRABİLİRİZ? ... Bunların hesabını yapalım! ? Ama nerde? Biz ancak birbirimizle didişip- boğuşmaktan bunlara fırsat bulamıyoruz. Çünkü Avrupayı tam 300 yıl gerisinden takip edemiyoruz,darvini haklı çıkarıyoruz: Türkler, evrimini tamamlıyamamış,gelişmemiş ırktır. Diyorya...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
-
ÜSTÜN OLAN ÖTEKİLEŞTİRMEYENDİR:
Hüseyin Gezer (18 Nisan 2010 17:21:04 İlkim Özbeye) :Sayın ve sevgili İlkim Özbey:(- ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ!) ,bu iki sözcük bence çok fazla abartılmış,kimse kimseden üstün değildir,üstün olan insandır,üstün olan insanlıktır, üstün olan ötekileştirmeyendir. Selamlar,sevgiler!

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
DÜŞÜNÜNDE ÖYLE YAZIN,NE YAZACAKSANIZ(! ? !) :
Bu yorumu İLKİM ÖZBEY 12 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Nolmuş? Bizde Poşayız! ..(ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ) ! Fark? Düşününde öyle yazın, ne yazacaksanız(! ? !) ..

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BİZ POŞALAR CANA YAKIN İNSANLARIZ:
(Bu yorumu MURAT BULUT 06 Aralık 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : Değerli dostlar, biz Türk Milleti olarak ve aynı zamanda Osmanlı olarak her gittiğimiz yerlere medeniyet ve huzur götürmüş toplumun ve ejdatların torunlarıyız.Biz poşalarda bu vatan için savaşmış, bu vatan için gerektiğinde can vermişizdir. Eskilerden süre gelen ve günümüzde yok olmuş bir çok el sanatlarını her gittiğimiz yerlerde tanıtmışız.Ve aynı zamanda sıcak kanlılığımızla da bir çok toplumda yer edinmişizdir. Bizleri yakinen tanıyan toplumlar, biz Poşaların ne kadar cana yakın, vatan sever,dinine düşkün insanlar olduğumuzu iyi bilirler ve aynı ekmeği herkesle paylaşma anlayışımızdan gurur duyuyoruz...Derneğimize gelin, bizi yakından tanıyın! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
HEPİMİZ KARDEŞ DEĞİL MİYİZ? BİZİ KİM KARALAMAYA ÇALIŞIYORSA,ODA BİZİM KARDEŞİMİZDİR:
Bu yorumu KEMAL DEMİR 26 Ağustos 2009 tarihnde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Dünyanın en iyi ve en şereflisi bu cennet vatanımızda,ayrımıcılık çıkararak, ülkemizi bu hale getirdiler! ? ..Hep ayrımcılıktan! ? ..Hep birbirlerini hakir görmekten! ? ..Hepimiz kardeş değil miyiz? Hepimiz Adem ve Havvadan değil miyiz? Öyle ise kardeşiz! .. Bizi kim karalamaya çalışıyorsa, oda bizim kardeşimizdir. Poşa dedikleri insanlar da dünyanın en iyi insanlarıdır:Merhametlidirler, yardımseverler, vatan severler, kısacası yaratılanı severler yaratandan ötürü! ...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ESKİDEN POŞU TAKTIKLARI İÇİN POŞA ADINI ALMIŞLARDIR:
(Bu yorumu FURKAN ASANAKUT 18 Ağustos 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Bende bir Poşayım.Yazdıklarınıza katılmıyorum(! ? !) Poşanın köken kelimesi, poşu takmalarından dolayı, denilmiştir.Poşalar, Sivasın merkezinde 800 küsur senedir yaşamaktadırlar.Önceki zamanlarında elek,kalbur satmışlar; davul-zurna çalma işi ile uğraşmışlar...Çilli,mavi gözlü olanlarıda var.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
HERKES AYNI GÖVDENİN DALLARIDIR:
Bu yorumu TURGUT PALA 18 Temmuz 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Evet kardeşim,bak benim güzel kardeşim biz:İnsanları, bir kökten oluşan ağacın dalları gibi biliriz,herkes aynı gövdenin dallarıdır. Bizim dilimiz Türkçe. Bize Poşa diyorlar.Biz bile bunun anlamını bilmiyoruz.Bence araştırmanızı,bizim içimize girerek yapmanızı tavsiye ederim. Öyle kulaktan dolma bilgilerle araştırma yapılmaz.Gelin bize sorun(? !) Nerde bize gıcık olan insan varsa(peşin hükümlü,kendi çirkinliğini ve hırçınlığını bizde arayan ve görmeye çalışan) , onlara sorup öğreniyorsunuz.Bence iyi düşünün! ..Biraz daha derin düşünün ve iyi araştırın.Haşa(!) Ben küçük görmüyorum.Onlarda Ademden,Havvadan gelmedirler...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
İNSANLARI FIRKALARA AYIRMAKLA NE KAZANDIK(?) :
(Bu yorumu İSMAİL GÜLLİ 20 Haziran 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :İnsanlara derim ki:-Yani insanları fırkalara ayırmakla ne kazandık? Meslek olarak ne fark eder? Sonuçta hepimiz Türk ve müslümanız veya başka dinliyiz,ne farkeder? Bunları biz aştık artık,Türkiyeliyiz! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ASIL OLAN İNSAN OLMAKTIR:(03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE yazmış olduğu yazıya; HAYRETTİN BULUT01 Mayıs 2009 tarihinde şu yorumu yazdı) :-Poşalar:
Biz Poşalar, bu toplumun bir parçasıyız. Bu güne kadar da kendimizi... yaşadık... dini vecibelerimizi örf ve adetlerimizi... bir şekilde yaşadık ve yaşıyoruz birileri gelişi güzel konuşsada bizim tarihçemizde değerli araştırmacı ve tarihçilerinden aldığımız ve edindiğimiz bilgiler bizlerin yazları yaylalarda kışları ılık bölgelerde... yaşayan bir topluluğuz ama bu güne kadar hiç bir ırkla dinsel ve sosyal çatışmaya girmeden değişik bölgelerde yaşamımızı sürdürdük ve sürdüreceğiz. Biz poşa olmaktan ve adı taşımaktan sonderece(duyiyeruğh) gurur duyuyoruz,şivemizce bir terim..Bizim bir dilimiz vardır ama kullanılmadığından dolayı unutulmaya yüz tutmuş bir dil. Asıl olan insan olmaktır! .. Yaşadığın toprağın ve vatanın değerini bilmektir! .. Bizde bu konuda son derece hassasız... Saygılarımla! .. Benim gibi düşünen tüm POŞALARI(LOMLARI) bekliyoruz... Poşalar derneğini kurduk.Lütfen tüm Poşaları bekliyoruz! ..İlginizden dolayı teşekkürler! .. İRTİBAT TEL:0535 934 53 06
-
POŞA,ÖTE-BERİ...SATARAK GEÇİMLERİNİ SAĞLAYAN BİR MİLLET:

Antoloji.Comdan alıp bu sayfaya kaydettim.

MURAT GÜLLİ:
Poşa Milleti önceleri seyyar hayat yaşayarak yaşamını sürdürüp; sonra yerleşik düzene geçerek ve köylerde öte beri satarak... geçimlerini sağlayan bir millet olup son derece islam dinine bağlı ve milletine vatanına düşkün bir toplumdur... Poşa Poşadır... 09.04.2010...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
LOMLAR(POŞA VEYA BOŞA) :AYTEN SERİN; POŞALARI HİÇ TANIMAMIŞ AMA ONLAR HAKKINDA HİÇ DOĞRU OLMAYAN ŞEYLER YAZMAYA ÇALIŞMIŞ! ? ..POŞALAR NE ÇEKTİYSE SÖYLENTİLERDEN ÇEKTİ! ..

Ayten SERİN:
Lomlar (Poşa veya Boşa) Hindistan’dan Ermenistan’a göç ettiler, 1060’da Selçuklular tarafından dağıtıldılar. Dilleri Lomavren’de Ermenice kökenli kelimeler var. Bugün Ortodoks Ermeni oldukları söyleniyor. Ağrı ve Van civarında yaşıyorlar. Ani’de Yezidi Lomlar olduğu da söyleniyor.
Sayın Ayten Serin; Poşalar,müslümandırlar:Poşalar, ortodoks Ermeni ve yezit değildirler.Bunlar uydurmasyon yakıştırmalardır.Saygılarımla...(HÜSEYİN GEZER) .
BU YAZIYI BURAYA TAŞIYAN VE KAYDEDEN; ELEŞTİREN:HÜSEYİN GEZER

-

AKSİYON ÇOK EKSİKLİKLERLE DOPDOLU BİR YAZI YAZMIŞ/HÜSEYİN GEZER

Doğrular Poşaların içine girilerek yazılır! Doğrular Poşalarla yüz yüze yazılır! Doğrular beraberce yazılır! Doğrular görerek yazılır! Doğrular yaşayarak yazılır! Doğrular salonlarda yazılmaz! ...

HÜSEYİN GEZER/Şair ve yazar

-

POŞALARLA İLGİLİ GÜZEL ŞEYLER YAZAN YAZAR ALİ GÜNDÜZÜ SELAMLIYORUM! Hüseyin Gezer

Sayın yazar Ali Gündüz, Çoruh Havzası Ve Artvin adlı kitabında Poşalarada yer vermiş.Kalemine de, yüreğine de sağlık Ali Gündüz! Ali Gündüzün kitabının 129.,130.,131. sayfalarına baktığımızda şu yazı bizi karşılıyor:

BİR BAŞKA ALT KÜLTÜR GRUBU POŞALAR(BOŞALAR) :

Artvin ve yöresinde başka bir kültür grubu da Poşa yada kendi adlandırmalarına göre Boşalardır.Meydan Laroussede Boşalar: Kafkaslarda... verilen ad.Bir kaç bin kişilik bir topluluk, kendilerine Lom adı verirler. Boşaların konuştukları lehçe Hindikuştaki Dardu dilleri ile Apabhramsa lehçelerinden birine dayanır. Boşalar V. yüzyılda Hindistandan ayrılarak Kafkaslara yerleştiler şeklinde tanımlanmaktadır.

Artvin Poşalarının ise Hindistandan ayrılarak Kafkaslara yerleşen, Poşalarla ilişkilendirilebilen bilimsel bir bilgiye yada kaynağa rastlanmamıştır.Türkiyede değişik derleme sözlüklerde Poşa, kalbur... yapıp satan kişiler olarak geçmektedir. Kendilerine göre ise kavramın adı Boşadır. Eskiden toprakları, yerleri-yurtları olmadığı ve ekip biçmeyi bilmedikleri için boş iş yapan, boşta gezen anlamında Boşa adı verilmiştir. Yine kendi iddialarına göre, yerli halk kendilerini pek sevmediğinden aşağılayıcı bir ifade olarak Poşa kullanılmaktadır.

Poşaların kökeni daha çok rivayetlere dayandırılmaktadır. Kendileri ise Peygamber soyundan oldukları iddiasındadırlar.

Böyle bir rivayet: Bir peygamberin üç oğlu varmış. Bu oğullardan birisi babasının sağlığında çalışmaya gitmiş...Bir süre sonra peygamber ölmüş. Mirasını iki oğlu paylaşmış. Gurbetteki oğul babasının öldüğünü duyunca memleketine gelir. Kendisine düşen mirası ister. Mirası paylaşan kardeşler:-Biz mirası paylaştık. Sen boşa kaldın! Diyerek,kardeşlerine pay vermezler...(...) İşte bu günkü Poşalar, o peygamberin torunlarıdır.

Bir başka rivayette ise roller değişmekte, peygamberin yerini vezir almaktadır.

Artvinden başka, Poşalar yoğun olarak Sivas, Erzincan ve Van illerimizde yaşamaktadır. Erzincan yöresi rivayetleri ise daha farklıdır.Kalbur...satan atalarının, bu işten bir kazanç sağlayamadıklarından, bir araya geldiklerinde, bu işten karınlarını doyuramadıkları, bu yüzden boşa ömür tükettiklerinden Boşa adını aldıkları şeklindedir.

Sivas yöresi Poşalarında ise: Hızır Paşanın, Poşaları makamına çağırarak:-Ne iş yaparsınız? Dediğinde -Boşa gezeriz! cevabı verildiğinden, o zamandan sonra Boşa adını aldıkları şeklindedir.

Poşa adı üzerinde en mantıklısı görülen, Sivas Poşalarına ait bir başka rivayettir: Poşalar, Sivas yöresine geldiklerinde; kendilerine has bir poşi giymekteydiler. Bu yüzden yerli halk kendilerine Poşililer yada Poşulular demekteydi. Zamanla bu isim Poşa şekline dönüşmüş ve günümüze kadar ulaşmıştır.

İlk üç rivayet daha çok bu kitlenin toplum içinde kendilerini yüceltme kaygısından kaynaklanmış izlenimi vermektedir. Poşa adının daha çok başlarına taktıkları kendilerine özgü poşiden gelme olduğu daha akla yatkın gelmektedir.

DİL:Poşa yada Boşaların kendilerine has bir dilleri vardır.Ancak bu dil anadil gruplarına dayandırılmamaktadır. Dilbilimcilerin özel dil yada grup dili adını verdikleri dillerdendir.Bu dil daha çok kendi aralarında konuştukları özel konuların başkaları tarafından anlaşılmaması için geliştirdikleri bir dildir.Halk arasında kuşdili denilen dilin bir benzeridir. Daha çok konuşulan sözcüklerin bozulmasından oluşmuştur.Değişik yerlerde gezen grupların kendi aralarındaki konuşmaları başkalarının anlamaması zaruretinden doğmuştur.Artvin,Sivas,Erzincan Poşaları arasında birçok kelime örtüşmesine rağmen birçok kelimede de farklılıklar mevcuttur. Bir dil birliği yoktur.

KULLANDIKLARI KELİMELER: Mara:Anne. Gaco:Yabancı erkek. Halvor:Yaşlı. Mathaş:Çocuk. Cöki:Kız çocuğu. Puş:İşkembe. Perez:Ekmek. Cur:Su. Hav:Tavuk. Havdik:Yumurta. Düke:Ev. Şun:Köpek. Uzel Etmek:İstemek. Cav:Göz. Ap:El. İnzim:Ben. İnzin:Sen. Genniyorum:Geliyorum. Pahçel:Kaçmak. Genne,Gennemek:Gel,gelmek. Zorusel Etmek:Konuşmak. Medni:Yüzük. Pargel:Uyumak,uyku. Rakro:Erkek. Goğlamak:Çalmak. Piştik:Silah...

DİLİN KULLANIŞINA ÖRNEKLER: İnzim genniyorum:Ben geliyorum. İnzim pahçelliyerim:Ben kaçıyorum. Perez keyler misin? :Ekmek yer misin? ...

Lazlar, Gürcüler ve Hemşinlilerde olduğu gibi Poşa dilinin de Ermeniceye dayandırıldığı gibi mesnetsiz iddialarda vardır. Andrews in Türkiyedeki etnik gruplar adlı eserinde dile getirdiği gibi Poşa topluluğunun dilinde birtakım Ermenice kökenli kelimeler olsa dahi kesinlikle Ermenice ile bir ilgisi yoktur.Bu dil daha çok aralarında gizli bir ilişki olan ve gizli konuşulması gereken konuların başkaları tarafından anlaşılmaması ihtiyacından doğan bir dildir.Bir ihtiyaçtan doğmuştur. Gezginci bir toplum olan bu insanların Ermenilerin yaşadıkları yerlere gitmeleri,onların dillerinden de kelimeler almaları doğaldır. Ermenilerin bölgenin hayatını uzun süre ellerinde tuttuğundan bu insanlar Ermeni toplumu ile ticari ilişki içinde olmuşlardır.Ermenice kelimelerin bu insanların dillerine girmiş olması doğaldır. Ancak bu insanların Ermeni kültürü ve kimliği ile bir ilgileri yoktur.

NÜFUS: Poşalar, son otuz yıla kadar Artvinde göçer halde yaşamışlardır. Kendi ifadelerine göre yerli halk kendilerini fazlaca sevmediğinden ve kalabalık olduklarından kendilerine yer verilmezdi.. Ancak 1950li yıllara kadar bu insanların yerleşik hayata geçirilmesi için gösterilen gayretler sonuçsuz kalmıştır. Uzun süre bu insanlar eski alışkanlıklarını bırakmamışlardır.(.......) .Son otuz yılda ise tamamına yakını yerleşik hayata geçmiştir.Artvinde yoğun olarak Ardanuç Adakale Mahallesi, Şavşat Söğütlü Mahallesi ve merkez Köprübaşı Mahallesinde nüfus çoğunluğuna sahiptirler. Bunun yanında Yusufeli, Hopa, Arhavi ve Ardeşende de yaşayan gruplar vardır.Bu insanlar bu mıntıkalarda yaşayan grupların tamamının aynı kökenden geldiklerini söylemektedirler. 1977 yılı sayımlarına göre Artvinde 3400 civarında bir nüfusa sahiptirler.Nüfus artışı Artvin ilinde en yüksek olan gruptur. Yine yurtiçi göç olayının en az olduğu gruplardır.Poşalarda yurtiçi göç olayının az olmasının nedeni: Gittikleri yerlerde uyum sorunları yaşayacakları ve Artvin ilindeki birlik ve beraberliği gittikleri yerlerde bulamayacakları endişesindendir.

GELENEK VE GÖRENEKLERİ:Poşaların gelenek ve görenekleri diğer toplumlardan pek farklılık göstermez.Sünnet geleneği ve kirvelik bu toplumda da önemli bir müesesedir.Bu toplumda kirveliğe çok önem vermektedir. Ortaasya Türk topluluklarında görülen alkarası, albasması inançları,kırk çıkması ve bölgede günümüzde de yaşatılan inançlar bu topluluklarda oldukça yaygındır. Evlilikte düğün adet ve gelenekleri,çocuk doğumundaki Türk toplumundaki inançlar, kültür bölümünde izah edilen eski Türk inançlarının izleri bu insanlarda da aynen yaşatılmaktadır.

Su bu toplumda da kutsaldır.Su,Allahın cemalidir.Temizliktir.

Sonuç olarak Poşaların Artvin yöresine nereden geldikleri bilimsel olarak ispatlanmamıştır.Kendilerinin Kırım kökenli oldukları iddiası da sadece iddiadır.Ancak yaşayışları, örf ve adetleri,gelenek ve görenekleri diğer topluluklardan pek farklılık göstermemektedir.Ermeni,Kıpti ve diğer gayrimüslim topluluklarla bir ilgileri yoktur.Kendilerini Türk ve Müslüman olarak görmektedirler. Doğrusuda budur./ ALİ GÜNDÜZ/ÇORUH HAVZASI VE ARTVİN

POŞA DEDİKLERİ / ARTVİN 1967 İL YILLIĞI / HÜSEYİN GEZER

(Artvinde Artvin Valisi Başkanlığındaki-Ç. Parçalı, H. Saral, M. Yıldırım- bir komite tarafından hazırlanmış ve Güneş Matbaacılık T.A.Ş. tarafından basılmıştır.) .

Artvin 1967 İl Yıllığı(SOSYAL BÖLÜM:160. ve 161. sayfalar) :

160. sayfada şöyle yazıyor:...gene çevre halkının POŞA diye adlandırdığı göçebeleri burada zikretmek yerinde olur.

161. sayfaya Poşalarla ilgili bir resim koymuşlar ve resmin altına şöyle yazmışlar: Halkın [[POŞA]] dedikleri göçebeler.

Ama göçebe olmayan Poşalara hiç değinilmemiş:Bu yıllığın yazıldığı günlerde kendi bahçesinde,tarlasında yetiştirdiği karpuzu dostlarıyla paylaşan Poşaları da araştırmalıydılar. Aynı günlerde cemaatına namaz kıldıran Poşa imamlarıda, aynı günlerde okullarda öğretmenlik yapan Poşa öğretmenleride, fabrikalarda çalışan Poşa işçileride...araştırmalıydılar! ... Şu anda göçebe vaziyette olan Poşa yok. HÜSEYİN GEZER/Kıbrıs Sokak-Arhavi(Derleyen-yazan-eleştiren)

BÜYÜK LAROUSSE SÖZLÜK VE ANSİKLOPEDİSİ(1828. sayfa- Milliyet Yayınları) 4. Cilt: BOŞA YA DA POŞA:(ARAŞTIRAN - DERLEYEN- YAZAN) :HÜSEYİN GEZER

Kafkasyada yaşayan...(bir halk topluluğuna) ... verilen ad. V. yüzyılda Hindistandan göç ederek Kafkasyaya yerleştikleri öne sürülür. HÜSEYİN GEZER-Kıbrıs Sokak/Arhavi(Araştıran- Derleyen-Yazan) .



POŞA GÜZELİUMUT SUCİ(ABUR-DENGELİ KÖYÜ/GÖLE) ANTOLOJİ.COMDAN ALINDI

Poşa güzeli


Gözler oltu taşı saçlar kestane

Bakışları şahlan kokusu nane

Kipriği ok gibi saplandı yine

Yüreğimi deldi poşa güzeli


Yanağı nar olmuş dudağı kiraz

Gözyaşları yağmur gülüşü ilk yaz

Kaşları yay gibi sinesi beyaz

Aklım fikrim çaldı poşa güzeli


Zülüf yedi örük topuğa inmiş

Ozan umut görmüş bir melek sanmış

Bir soysuz elinde kavrulmuş yanmış

Sanki köle kuldu poşa güzeli


Umut Suci

BU SAYFAYA TAŞIYAN VE KAYDEDEN HÜSEYİN GEZER

PAŞANIN EŞEĞİ İLE POŞANIN EŞEĞİBEKİR HASGÜL-ŞARKIŞLA/MESCİTLİ KÖYÜ/SİVAS(DERLEYEN-ARAŞTIRAN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER)

Paşanın Eşeği İle Poşanın Eşeği


Paşanın eşeği ile Poşanınki,

Arkadaş olmuşlar.

Çizmişler kuyruklarını karamik dikeni ile,

Kankardeşi,

Arkadaş,sırdaş,yoldaş olmuşlar içtenlikle.

Tüm sevilerini vermişler birbirlerine,

Arkadaşlık kuralına uyarak.

Seyahate çıkmışlar,otostopla.

Moda gereği...

Önce köyden başlamışlar.

Az buçuk yol giderek,

Ekinleri yiyerek.

Emme lakin,emme fakat,

Kır bekçisi köy ahırına hapsetmiş kafadarları.

Paşanınkinin semerine,yularına bakmış,

Bir selam çakmış.

Salıvermiş.

Poşanınkini alıvermiş.

Arkadaş canlısıymış paşanınki;

Olmaz,demiş,bırak arkadaşımı ve bırakmışlar.

Özgürce köyden ayrılan seyyahlar.

Şehire uğramışlar...

Fakirsiz köy,dörtyolsuz şehir olmadığından,

Trafik polisi dikilmiş karşılarına.

Bir dütte yakalamış.

Paşanınkine ihtar,

Poşanınkine dayak.

Dayağa alışkın ki,öbüründen neşeli bizimki...

Aşevine geçmişler,

En büyük masayı seçmişler.

Paşanınki arpa şehriye,en halisinden,

Poşanınki saman istemiş,en irisinden.

Birincisi gelmiş anında,

Garson,saman kalmadı demiş,

Gelseydin zamanında...

Beğenmemişler düzeni,

Sözleşmişler kalmamaya.

Çekmişler Almanyaya.

Paşanınkinin pasaportu ısmarlama,

Poşanınki yük taşıma karşılığı uydurarak,

Çıkmışlar yola.

Uğur ola...

Paşanınki gümrük memuruna selam,

Poşanınki rüşvet vererek.

Ulaşmışlar BON´a...

Paşanınkine aş vermişler,

Poşanınkine iş.

Gurbet ellerinde ah çeke çeke,

Ne ağlayabildim,ne gülebildim

Gariplik zor zenaat,zor iş

Yurda dönüş...

Dönüş yaa...var gümrük,zor iş.

Kalmaktansa yabanda,

Çekmektense el kahrı,

Paşanınki sallanarak,

Poşanınki bir karton sigara,

Aşmışlar duvarı.

Dönmüşler ERKEKÇE...

Utanmadan ikisi de,

Devam etmişler yaşamlarına,

EŞŞEKÇE...


(9 Haziran 1974, Yahyalı)


Bekir Hasgül (Antoloji com.)


DERLEYEN-ARAŞTIRAN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER


POŞALARLA İLGİLİ FEVZİ TORUNUN YAZDIKLARIARAŞTIRAN-DERLEYEN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER

Köyde eskiden poşa denilen göçebeler bulunurdu. Fakat son yıllarda bunlar da köyü terk etmişlerdir. Sadece bir aile Veliköyde ikamet etmekte olup, bu ailede köy halkı ile tamamen bütünleşmiştir.FEVZİ TORUN (HER YÖNÜYLE ARTVİN VE ÖRNEK BİR KÖY İNCELEMESİ ADLI KİTABINDAN ALINMIŞTIR) .

ARAŞTIRAN-DERLEYEN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER


POŞA MADDESİ SAYENDE GÜZEL OLDUTANER ARTVİNLİ
Hüseyin Bey, merhaba;

Nasılsın? Ansiklopediye katkıların için teşekkür ederim ncelikle! Zaman zaman maille görüşelim. facebooka davet etmişsin, sağol. facebook hiç kullanmadım, kullanmıyorum. ben de bugünlerde seninle görüşmek istiyordum. diyorumki ansiklopedide poşa maddesi sayende güzel oldu. bunu beraber kitap yapalım diyorum. poşalar hakkında kitap yazalım. ne dersin?

bol selam

taner artvinli
www.artvinansiklopedisi.com

merhaba hüseyin bey,

kitaplarının yayınlanmış olduğuna, araştırmalar yapıyor olmana sevindim, ne güzel. senin biyografini de ansiklopediye koyalım o zaman. neden şimdiye kadar bahsetmedinki? poşalar kitabına gelince: ben sürekli araştırıyorum birkaç yayın var poşalar konusunda. daha önce siteden kaldırdığımız erkulun tezi ile seropyanın yazısını ve diğer yayınlanmış yazıları tarayacağım bunlardan bir giriş oluşturacağım. çingene kavramı nedir, çingenelerin türkiyedeki durumları, yayılışları, yerel adlandırmaları vs. sonra poşaların çingenelerden olmadığını ortaya koyup aralarındaki farkları vs belirteceğiz. poşaların çingenelerle karıştırılmasını önleyeceğiz. ondan sonrada artvin poşalarını özel olarak inceleyeceğiz. işte burada senin siteye yazdıklarını düzenleyip alacağız kitaba. mümkün oldukça açıklayıcı ama ayrıntılarla boğuşmadan, sade, anlaşılabilir bir kitap olacak. tabii zaman alır yazmak düzenlemek. biraz da fotoğraf toparlayabilirsek güzel olur. genel anlatım ve konuları ben halledeceğim, sen de zaten artvin poşalarının sosyal ve kültürel durumlarını yazmışsın sitede. toparlayacağız bunları birlikte imza ile kitap yapacağız. yayınlama işine gelince birşeyler olur mutlaka. bir yayınevinden bastırırız. biz bundan para kazanamayız beş kuruş ama en azından masraf da etmemiş oluruz cepten. maksat bu kitap piyasada olsun diğer yayınlara alternatif olarak. ha okunur okunmaz satılır satılmaz ayrı konu. önemli değil. benim için önemli olan bu kitabın yayınlanıp ortaya çıkması. ben akademisyen değilim benim puan kazanmak reklam yapmak yayın yapmak gibi bir derdim olmadığından rahatım yani. para pul istemez yeterki poşalar doğru bilinsin doğru anlaşılsın dersen dediğim gibi yapalım olur mu. elimdeki işleri bitirince bu kitaba başlarım. bu vesileyle bayramını da kutluyor mutluluklar diliyorum.
görüşmek üzere.
bol selam
taner

4 Kasım 2011 12:57 tarihinde Hüseyin Gezer [lomlom08@hotmail.com] yazdı:

Önce Selam Olsun Taner Artvinliye!
Benim önceden üç adet şiir kitabım çıktı(Al Yüreğim Senin,Gülden Kan Tutup Sunma Yaşamıma-Sevdalara Sürdüler Beni) .Antoloji.comda 240 adet şiirim var. Çeşitli yazılarım var.Borçka Alaca Köyü incelemem var.POŞALAR kitabını nasıl çıkarabiliriz. Şu anda ekonomik koşullarım el vermiyor. Açıklarsanız mutlu olurum! Selamlar! ..

Hüseyin Bey merhaba,

Artvin Ansiklopedisine yazdıklarını ben bir dosyaya kaydettim ve üzerinde düzenleme yapıyorum. Sitedeki bilgiler yazılar birkaç ayrı sayfaya birden yazdığın için darmadağınık bir vaziyet aldı. Sayfaları bir toparlamak gerekiyor sanıyorum. Ben öncelikle senin yazdıklarını düzenleyip kendimden de birşeyler ekleyerek biraz düzenledim, düzenlemeye devam ediyorum. Sonra da giriş kısmını, genel bilgileri yazacağım. Bir kitap olaak yazıyorum bunu dediğim gibi. İkimizin adıyla yazacağız. Ben sana taslağı göndereceğim şu anki haliyle ve düzenlemeye yazmaya devam ediyorum. Zamanım kısıtlı olduğu için çok zaman ayıramıyorum, yavaş gidiyor.

Senden ricam şimdilik yeni eklemelerini, düzeltmelerini falan sadece bir sayfa üzerinde yapman. Başka başka sayfalarda (Poşa, Hüseyin Gezer, Kullanıcı Hüseyin Gezer vs) yapınca, benim de bunları takip etmem zorlaşıyor. Her türlü düzenlemeyi sadece POŞA sayfasında yaparsan memnun olurum. Kitap ilerledikçe göreceksin güzel bir iş çıkacak ortaya.

Bu arada Hamza Aydını tanır mısın? Veya Hamza Aydın adıyla da yine sen mi yazıyorsun, bilmek isterim.
Bugün yarın yaptığım düzenlemeleri sana göndereceğim, bir ön kontrol yap, gözden geçir, olur mu?
Beraber çalışmak dileğiyle, selam ve saygılarımla.
Taner Artvinli

Hocam,

Poşalarla ilgili çalışmanın şu anki halini gönderiyorum ekte. Lom-Derdeki arkadaşlarla bir göz atın. Ben sadece senin siteye yazdıkların üzerinde bir düzenleme yaptım biraz, şimdilik.
Selamlar
Taner

17 Mayıs 2012 15:17 tarihinde Hüseyin Gezer [lomlom08@hotmail.com] yazdı:

Sayın Taner Bey, Ben Hüseyin Gezerim. Başka adım yok! Emekli öğretmenim. Hamza Aydını tanımıyorum. Selamlar! Kıbrıs Sokak/Arhavi.

SAYIN HÜSEYİN GEZER ARAŞTIRMANIZ SON DERECE FAYDALI/ Arş. Gör. Melike Üzüm
Başkent Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Bağlıca/ Ankara


Merhabalar,
Öncelikle kısaca kendimi tanıtayım. Ankara Hacettepe Üniversitesi yüksek lisans tez aşamasını bitirmek üzereyim ve tezim Poşalar üzerine. Ben Ankara civarındaki Poşalarla konumu sınırlandırdım fakat Artvin deki Poşları gerçekten çok merak ediyorum. Bir söz varlığı derlemişsiniz. Anladığım kadarıyla ayrı bir dil konuşmayı devam ettiriyorlar. Artvin Poşaları üzerine yazılan bir tezde 2004 yılında dillerinin ölmekte olduğu not edilmiş. Şuanki durum nedir? Poşalar bu dili konuşmaya devam ediyor mu? ya da belli kullanım alanları mı var?
Duyarlı araştırmanız için de size teşekkür ediyorum. Gerçekten Poşalar üzeirne araştırma çok az.
Araştırmanız son derece faydalı olduğunu düşünüyorum.
İyi günler iyi çalışmalar

-
-
Arş. Gör. Melike Üzüm
Başkent Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Bağlıca/ Ankara


Azat Azat 1(Tarih: 08.06.2012 16:36) :- merhaba ben çingenlerin rom kolundanım.poşa diye tabir edilen çok değerli arkadaşlarım var.sizin de yazınızı okudum ve çok beğendim.sizi yürekten kutluyorum.saygılarımla..

BİR BELGESEL KONUSU POŞALARLA İLGİLİ
Metin Balcı 2(24.05.2012 21:19) :- Konu: Belgesel; Hüseyin Bey iyi günler Ankaradan yazıyorum. Bir belgesel konusu (Poşalarla ilgili) için size ulaşmaya çalışıyorum. Bazı bilgileri danışmak ve Poşalarla ilgili detaylı bilgi almak isterim.Daha önce de mail atmıştım. İletişim için bilgilerim aşağıdadır. İletişim kurabilirsem sevinirim. Görüşmek üzere iyi günlerr Metin Balcı 0532 523 60 80 metinfm@gmail.com


ETNİĞİNDEN UTANÇ OLMAZ
Öztürk Acun (20.06.2012 19:23) :-Etniğinden utanç olmaz. Kimin saf olduğunu kim bilir? Bunu kim iddia eder? LOMla ilgili yazınızı okudum. Güzel bir araştırma. Garip doğmasaydın, Lom olmasaydın üretebilir miydin? Başarılı olabilir miydin? Ne olmuş yani ha Lom ha Poşa, ha Kürt, ha Tat, Azeri! ..Ne farkı var? Yüreğine sağlık canım kardeşim. Sen üretmeye devam et...



Kimden: DiLEKCi (Bay, 39)
Kime: lom08
Tarih: 12.07.2012 09:02 (GMT +2:00)


Konu: Biz Kardeşiz!



Anamız Havva Babamız Adem
Aslında Tüm Canlar Biz Kardeşiz!
İçimizde ki (BEN) e yenik düşmüş
Nefsimizce Kirlenmiş, Hırsımızca Kirletmişiz
Ama Unutmayın, İşin Özünde Biz Kardeşiz...
Sevgiyle Kalın


Biz Kardeşiz

Ayrı olsa da renklerimiz, tek bir rengi giyer gideriz
El ele tutuşmasak da bir defa, toprak olur tek bedene gireriz.
Sen görmezsin beni, ben tanımam seni, dün ben diyenler bugün nerede? hani?
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz bir anadanız.


Tertemiz geliriz dünyaya, nefsimizce kirlenir, hırsımızca kirletiriz
Ölünce ağlar, öldürünce seviniriz, paylaşmayı bilmez, hep savaş ederiz
Gencecik fidanları dalında soldurur, anaların göz pınarlarını kuruturuz
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz bir babadanız


Bir parça zaman bir yudum nefes, bize ait olan tek değerimiz
İster dilenci ol istersen kral, zamanın karşısında boyun eğeriz
Sonunu belli bu filmi hep birlikte izleriz, peki niye farklı sonlar bekleriz?
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz kardeşiz


HÜRREM DİLEKCİ
23.04.2008 (00:40)
(04.01.2013 12:28)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baylom08 Offline
lom08
Bay, 58
Artvin
Poşa (LOM) /HÜSEYİN GEZER

HÜSEYİN GEZERLE İLETİŞİM: lomlom08@hotmail.com

ÖTEKİLEŞTİRME İNSAN YAŞAMINA ÖRÜLEN DUVARDIR/ HÜSEYİN GEZER

İnsanı insan yapan insana ve insanlığa bakış açısıdır. Diğer insanları ötekileştirenler, insanlık onurundan ve insanlık erdeminden geri kalmış insanlardır-noksan insanlardır.Başkasını küçük görenler,alaya alanlar...kendi küçük taraflarını ve alaya alınacak taraflarını gizlemek içindir.Herkes kendi kendine sorsun: Ötekileştirme nedir-ne değildir? Ötekileştirme kimlere yarar sağlıyor? Kime zarar veriyor? Ötekileştirmenin yararı mı fazla-zararı mı fazla? İnsanlık bu hastalıktan-illetten nasıl kurtulur?

Ötekileştirme:Küfretmedir,hakarettir,aşağılamadır...

Kendi insanlık değerinin yükselmesi,karşındaki insana verdiğin değer kadardır! ?

Taner Artvinliyi kutluyorum, bana, buraya Poşalarla ilgili yazı yazma fırsatı verdiği için!

Yanıbaşındaki kaynağa gitmeden, aslı olmayan-asıl olmayan kaynağa baş vurmak onu kaynak göstermek ne kadar doğrudur? Doğru olan yanıbaşındaki kaynağa en kolay yoldan ulaşmaktır! ..Elbette yanlışlar da olacak,doğrular da olacak...Ama yaşamı seyretmeden yaşamı daha güzelliklere taşıma savaşı içinde olacağız!

İbn Haldun:-Gerçekte ise,doğuştan gelme üstünlük diye bir şey yoktur.

Prof. Dr. Süleyman Ateş(1001 Soruda İslam) adlı kitabın 481.sayfasında şöyle diyor:-Kuranda üstün veya kutsanmış ırk yoktur...insanlar hep aynı atadan anadan gelmişlerdir.İnsanların yaratılışı aynıdır.Üstünlük yoktur.Peygamberimiz:-Arabın yabancıya,yabancının Araba,siyahın beyaza,beyazın siyaha bir üstünlüğü yoktur-. Üstün ırk Kuran düşüncesine aykırıdır.

Prof. Dr. M. Şevki Aydın(Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı) : Diyanet Aylık Dergi(226. Sayı Ekim 2009) nin 19. Sayfasında şöyle diyor:-...ÖTEKİLEŞTİRME:...her dışlayıcı yaklaşım, sahibinin daima başkalarının yanlışlarını araştırmakla, başkalarıyla uğraşmakla, onları değerlendirmekle meşgul olmak suretiyle kendini ihmal etmesine neden olacaktır.Kendiyle ilgilenmeyen kişi, elbette kendi kusurlarını göremeyecek, onları giderme ihtiyacı duymayacaktır.

Abdülaziz Abdülkadir Kamil/İslama Göre Irklar ve İnsanlar adlı kitabında şöyle diyor:-İnsanların huzuru,her rengin başka renge,her dilin öteki dile,kısacası her ırkın başka ırka saygı duymasıyla gerçekleşecektir.Irkçılık, insanlığın renk cümbüşünü yansıtan bu uçsuz bucaksız bahçeyi tek renge indirme, dolayısıyla da çölleştirme çabasından başka bir şey değildir.
Yazarın bu görüşüne de en içtenliğimizle katılıyoruz.

Karl Marks(Marx) diyor ki:-Yoksul kesimi orta yaşam alanına yükseltelim ki insan olduğunun ve insan olmanın getirdiği insan haklarının bilincine varsın.Varsılı(zengini) yani zengin kesimi de orta yaşam alanına çekelim ki malın-paranın esaretinden(köleliğinden) kurtulup özgürlüğüne kavuşsun-diğer insanlardan bir farkının olmadığının farkına varsın-kendi olarak yaşasın! ..

Cüneyd-i Bağdadi:-Sabır,yüzünü ekşitmeden acıları yudumlamaktır.


POŞA VEYA LOMHÜSEYİN GEZER

Poşa sözcüğü,Poşa halkından olmayanlar tarafından LOMLARa takılmıştır.Poşalar kendilerine LOM derler.Poşa sözcüğüne karşı çıkış ve kabullenmeme bundan kaynaklanmaktadır.Poşa sözcüğü LOMLARı küçük düşürme ve alaya alma amacıyla kullanıldığı için bu Poşa sözcüğü LOMLAR arasında rağbet bulmamıştır! ? Ama gün geçtikçe Poşalar, Poşa adlandırmasından rahatsızlık duymamaktadır...Poşaların yakın akrabaları başka kentlerede göç ederek, oralarda yaşıyorlar(işi dolayısıyla,görevi dolayısıyla,taşınmaz mülk edinme dolayısıyla,eğitim dolayısıyla,iş yeri açma dolayısıyla,başka kültürden insanlarla evlenme dolayısıyla...) :İstanbula,Ankaraya,İzmire,Bursaya,Mersine,Almanyaya...vb.
Lom kimdir? Lom ne demektir? Lom veya Lomlar; Kafkaslarda ve Türkiyenin bir çok yerinde yaşayan bir halktır ve halk topluluğudur.Lomun sözlük anlamı:Geçen,yolgeçen,zorluklara-güçlüklere dayanabilen,güçlü olan Kafkasların çeşitli yerlerinde yaşayan bir halk ve halk topluluğudur.Artvinde,Erzurumda,Bayburtta,Erzincanda,Gümüşhanede,Karsta, Vanda, Nevşehirde, Kırşehirde,Bursada, İstanbulda, Rizede,Trabzonda, Samsunda...ikamet edenler vardır.

Ortak yaşam alanına Poşalar saygı duyarlar.

Poşa olmak veya Poşa olmamak insana bir avantaj sağlamaz; insan olmak avantaj sağlar.

Lomlar konuksever insanlardır,bir lokma ekmeklerini herkesle paylaşırlar...


POŞALARIN(LOMLARIN) TARİHİHÜSEYİN GEZER

Poşaların geçmiş tarihi; bölgedeki,Kafkaslardaki halkların tarihi ile aynıdır; Anadoludaki tarihide yine diğer halkların tarihi kadar eskidir.Aslında Perslerin(Arapların) istilasından beri Poşalar Kafkaslarda vardır,Türkiyede vardır.Poşalar üçbin-dörtbin-beşbin yıldır bu topraklardadırlar ama Kızılderililerin durumuna düşmüşlerdir kendi bölgelerinde.Yok Türkiyeye şuradan geldiler,yok Türkiyeye buradan geldiler gibi bir sürü görüşler var:Bir kısmı Acaradan,bir kısmı Dağıstandan,bir kısmı Ahıskadan,bir kısmı Ermenistan ve Nahcivan üzerinden,bir kısmı İran-Irak-Suriye üzerinden,bir kısmı Trakya üzerinden Türkiye topraklarına geldiler...Peygamberler döneminde de Anadolu toprağında,Türkiye toprağında da Poşalar yaşamlarını sürdürmüştürler.Poşaların ataları Adem Peygamberin oğullarından biridir,büyük atalarıda Adem Aleyhisselamdır,aksini inkar etmek dinsel inancın inkarıdır.Poşalar Habilin oğullarıdır,Habilin töreğidir. Allahın toprağına çit çevrilmesine karşı çıktığı için,Allahın toprağını işgal eden Kabil tarafından öldürülmüştür.Rusyada Lenin 1917 Ekim Devrimini gerçekleştirdikten sonra bir grup Poşa daha:-Dini baskı göreceğiz,dinimiz elden gidiyor! Kaygısıyla Türkiyeye gönüllü göç etmişlerdir.

Tek parti döneminde zorunlu yol çalışmalarına ya bilfiil katılacaktılar yada çalışma tutarı kadar para yatıracaklardı.Niyazi Yelkenci, yol parasını yatırıyor.Ancak parayı alan görevli dip koçana bir şekilde işlememiş.Çuğazelere jandarmalar geliyor.Parayı yatırmadığını söylüyorlar ve tüfeğin dipçikleriyle dövmeye başlıyorlar.Çocukları ağlaşıyor.Anası,Gülseher Nene, jandarmalara yalvar yakar ediyor.Jandarma süngüyü sallayıp nineyi uzaklaştırmak isterken süngü ninenin karnına ve barsaklarına saplanıyor. Nine orada ölüyor.

Kore Gazisi olmuş ve gazi madalyası almış Poşalarda var:Nazim Eremciler,Sıddık Gezen...Korede şehit olmuş Poşalarda var.
Rabatta(Köprülü Köyü) ,Tavzette(Okurlar Mahallesi) 1915 ve öncesinde Poşalarla Ermeniler birlikte ikamet ediyorlarmış.Cevri Yıldız dediki:-Ermeniler,Poşalara Müslüman kardeş diye hitap ederlerdi...


POŞALARDA(LOMLARDA) KÜLTÜRHÜSEYİN GEZER

Poşa Kültürü bir okyanustur.Benim yazdıklarım bu okyanusun içinde bir damladır.

Türkiyede egemen kültürle,Poşaların kültürü bir bütünlük içindedir; Poşaların kültürü, egemen kültürden farklı değildir(folklorik oyunlar,dinsel inanışlar,Türkçe Dil, milli gelenek ve görenekler, hoşgörü...) .Poşalar, egemen kültürle bütünlük içinde oldukları için, o kültürün içinden geldikleri için uyum sorununda fazla sorun yaşanmaz.Elbette her insan,her halk kendi olmak kendi gibi yaşamak ister. Ama Poşaların ayrı yaşayacak bir şeyleri yok! Cenaze törenleri,dini bayram törenleri, milli bayramlara katılma arzuları hep aynı, değişen bir şey yok! Türkiye neyse Poşalar odur.Herkesin yararlandığı, katıldığı, zevk aldığı kültürel etkinliklerden Poşalarda yararlanıyor,katılıyor,zevk alıyor.Genel kültürün haricinde Poşalara özgü farklı bir kültürleri yoktur.Belli bir kültürel etkinliği gerçekleştirmek için sadece Poşalar bir araya gelmez, kültürel etkinlikleri herkesle ortaktır.Poşalar kültürlerini yaşamakta sorun yaşamıyorlar.Değişen yaşam koşulları, Poşalarında kültürlerinde değişikliğe neden oluyor.Poşaların kültürü, Türkiye kültürüdür.Poşalar, yeni nesillere aktaracağı kültürü Türkiye kültürüdür.Poşaların kendilerine özgü kutladıkları özel bir günleri yoktur.

Poşalar ari bir kültüre mensup değildir, melez bir kültüre mensupturlar.Diğer kültüre mensup olanlardan kız almışlardır, kız vermişlerdir.Poşalar farklı kültürlere karşı özel davranış geliştirmemişlerdir. Farklı kültürlerde Poşalara karşı özel bir davranış geliştirmemişlerdir.Poşalar,kendi grubunun ve kültürünün dışındaki gruplarlada, kültürlerlede bir arada yaşarlar,sorun yaşamazlar.Her dönemde bu evlilik olayları devam etmiştir, devam ediyor.Poşalar,farklı kültürden olan insanlarla her zaman dost olur,arkadaş olur.İnsanları yadırgamazlar.

Poşalar hem grubunun hemde kültürünün dışındaki kültürlerlede bir arada yaşarlar.

Poşalar kendi kültürlerine ait olmaktan güven duydukları gibi başka kültürlerin varlığındanda güven duyuyorlar.Diğer kültürlerden insanlarıda aynı ailenin bireylerinden biri gibi kabul ederler.

Yaşadığı yerde Poşalarda diğer kültürlerden etkileniyorlar, diğer kültürlerde Poşalardan etkileniyorlar,her şeyin bir birini etkilediği gibi.

Poşalar, yaşam tarzını değiştirip farklı bir kültüre üye olanları hoşgörüyle karşılarlar.Poşalar, kendi kültürlerini tanıtma çabası içinde olmamışlardır çünkü Poşaların kültürü Türkiyede yaşanan ortak kültürden farklı değildir.Çünkü Poşaların kültürünü Türkiyenin ortak kültüründen ayırt eden kendine özgü bir özelliği yoktur.

Poşalarında dertleri,üzüntüleri, sevinçleri...vardır.

POŞALARDA KABİLECİLİKHÜSEYİN GEZER

Poşalarda kabilecilik vardı:

1-Kabile adını en yaşlısından alırdı(bu kadın, erkek farketmezdi) :

A) Kemaller Kabilesi(adını kabile büyüğü Kemal Ağadan almıştır) .

Kemal ince kemalince

Bir kılı kırk yarsan

Yine Kemal ince

B) Şöhretler Kabilesi(adını Şöhret Nineden almıştır) .

C) Rağupoğuları Kabilesi(adını Rağuf Ağadan almıştır) .

Ç) Serdarlar Kabilesi(adını aile büyüğü Serdar Dededen almıştır almıştır) .

D) Şehveletler Kabilesi(adını aile büyüğü Şehvelet Dededen almıştır) .

E) Hünkerler Kabilesi(adını aile büyüğü Hünker Neneden almıştır) .

F) Mahiriler Kabilesi(adını aile büyüğü Mahiri Dededen almıştır) .

G) Şahbazlar Kabilesi(adını aile büyüğü Şahbaz Dededen almıştır) .

Ğ) İbolar Kabilesi(adını aile büyüğü İbrahim Dededen almıştır) .

2-Kabile adını ikamet ettiği mahalleden veya yerden almıştır:

A) Roklar Kabilesi(Şavşatın Çiçvet-Cicçvet Köyü/Roklar Mahallesinden adını almıştır) .

3-Kabile adını bir sebzeden almıştır:

A) Çitiler Kabilesi(çiçmat bitkisinden bozulma bir sözcük) .

4) Kabile adını kavgacılığından,gücünden almıştır:

A) Yedibelalar Kabilesi.

POŞALARDA(LOMLARDA) AKRABACILIKHÜSEYİN GEZER

Akrabalık bağlarına saygılıdırlar.Akraba ziyaretine önem verirler.Aile içi yardımlaşma,akraba arasında yardımlaşma vardır.İyi günlerinde, kötü günlerinde maddi ve manevi desteği akrabalarından görürler.Devletten hemen hemen pek destek alamazlar.Akrabalarının dışında devletten yardım bekler ama bu bekleyiş boşa çıkar devamlı... En önemli moral sözleri:Allaha şükür.Allah büyüktür.Allah ne yazmışsa o olur.Acın mezarı görülmemiştir. Allahtan umut kesilmez...

POŞALARDA KARARLAR NASIL ALINIR? HÜSEYİN GEZER

Poşalarda kararlar tek başına alınmaz, kararlar aile içinde görüşülür, ailede herkesin görüşüne yer verilir.Ataerkil aile yapısı egemen olmasına rağmen aile içi demokrasi en iyi şekilde işler.Her zaman orta yol bulmaya çalışılır.Lider kavramı ve kararı çok önem taşımaz,bunlar gölgede kalmış kavramlardır.Evde mutlak karar sahibi yoktur,karar ortak alınır.Karar alınırken kadınlarda söz sahibidir.Sorunların çoğu kendi aralarında görüşülerek çözülür, genellikle iyiye bağlanır. Üç günden fazla küs gezilmez inancı yaygındır.

POŞALARDA(LOMLARDA) EKONOMİHÜSEYİN GEZER

Bir Poşaya:

-Ekonomik yaşamınızı kısaca anlatır mısınız?

Deseniz,hemen şu yanıtı alırsınız:

-Yeryüzünde en az yer-yurda sahip olan,gariban,Allahtan başka sahibi olmayan bir topluluğuz,bir halkız! ..

Der.

-Bizim için geçim öldü!

Derler.

Poşalar, yaşadıkları yerlerde olanaklardan tam olarak yararlanamıyorlar.Poşaların geçim kaynakları yetersizdir.

Suç altın olsa kimse sahip çıkmaz.Yoksulluk Poşaların suçu değil,Poşaları yoksul ve geri bırakanlar egemen sınıflardır.Poşaların tarihteki yerini ve konumunu egemen sınıflar belirlemişlerdir.Poşaları bu hale getirenler suçlarını kabul etmezler ve utanmazlar.Asıl suçlular utanmıyor,Poşalar neden utanacak? ! ..Allah bu dünyayı kimsenin tekeline sunmamıştır,bütün yaratıklar yararlansın diye sunmuştur.

POŞALARDA(LOMLARDA) KADINLARIN ÇALIŞMA ALANLARI:

Poşaların ekonomik yaşamlarında en büyük zorluğu çocuklar ve kadınlar çekiyor.

Poşalarda kadınlar da çalışıyor:Öğretmen,hemşire,tıbbi sekreter,ebe,inek besiciliği,sebze yetiştiriciliği,merdiven temizleme,hizmetli,sekreter,iş yerlerinde tezgahtar,çocuk bakıcılığı, yaşlı insanlara bakıcılık yapanlar,yommiye ile çay toplayanlar,ev temizliği yapanlar, el işi örüp satanlar,köy pazarlarında sebze tohumları ve çeşitli gıdalar satanlar...Poşalarda bohçacılık ve bohçayla ticaret yapma geleneği-göreneği-olgusu yoktur,görülmemiştir.

Poşaların emekli sandığından,sskdan,bağ-kurdan sosyal güvencesi olanlar var.Yeşil kartlı olanlar var, sosyal güvencesi olmayanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) MESLEKLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar, mesleklerini emek ve uğraşıları sonucu elde etmişlerdir:Okuyarak,bir ustanın yanında çalışarak...Poşalarda ekonomiye çeşitli şekillerde katkıda bulunan bir güçtürler.Mesleğini icra ettikten sonra farklı yaptıkları işlerde vardır:Hayvancılık yapanlar,süs eşyası yapanlar,halk eğitim kanalıyla yetişkinlere okuma yazma kursu verenler,halk eğimi kurslarına devam edenler,kuran kurslarına devam edenler...vb.

Eğitim sonucunda Poşaların elde ettikleri görev alanları ve bu alanlarda yaptıkları görevler şunlardır:Doçent doktor,Öğretim görevlisi(çeşitli üniversitelerde) ,öğretmenlik(çeşitli liselerde,ilköğretim okullarında) ,okul müdürlüğü,okulda müdür yardımcısı,orman mühendisleri,tekstil mühendisleri,doktor,hemşire,ebe,sağlık memuru,veteriner,savcı yardımcısı,cami imamı,orman muhafaza memuru,polis,diş teknisyeni,laboratuvar teknikeri,elektrik teknisyeni,iktisatçı,çeşitli memurluklar(bankalarda,sgkda...) ,assubay,jandarma uzman çavuş,özel güvenlik görevlisi,belediye çavuşu,tahrirat katibi,belediye yıkım çavuşu,hizmetli memur,muhtar,muhtar azası...Sürekli işi olan Poşalar var, mevsimlik işte çalışan Poşalar var, ara işlerinde çalışan Poşalar var, işi olmayan -işsiz Poşalarda var...

Poşaların daha değişik alanlarda ekonomik yaşamlarına katkıda bulundukları ve çalıştıkları çalışma alanları şunlardır:

A) Çay fabrikalarında işçi çavuşluğu,çay toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

B) Fındık toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

C) Kadrolu işçilik,orman işçiliği,fidanlamada çalışanlar,ücret karşılığı meyve ağaçlarına aşı yapanlar,inşaat işçiliği,belediye temizlik işçiliği,belediye inşaat işçiliği.

Ç) İnşaat ustası,kartonpiyer ustası,saten alçı ustası,balta-keser-bıçak yapan ustalar,tüfek tamirciliği yapan ustalar,sıvacılar,bina boyacıları.

D) Kalorifer yakma,kapıcılık,ev temizleme,merdiven silme,tuvalet temizlikçisi,hamallık yapanlar,yarıya ceviz dökenler...

E) Şoförlük,muavinlik,otobüs yazıhanelerinde yazıcılık,arabasıyla arabacılık yapanlar.

F) Yol yapımında tabancacı,makine operatörü,silindir operatörü.

G) Elektrik tesisatı döşeyenler,su tesisatı döşeyenler.

Ğ) Gazino ve otel çalıştıranlar,galericiler(oto alım-satımı yapanlar) ,kunduracılar,bakkal çalıştıranlar,işportacılar,kahvehane çalıştıranlar,pazarcılık yapanlar,değnek satanlar...

H) Çeşitli sanatsal faaliyetlerde bulunanlar(şairler,öykücüler,kitap yazanlar,gazete dağıtımı yapanlar,saz çalan ve söyleyen aşıklar,türkücüler,davul-zurnacı-meyciler...) vb.

I) Çeşitli yerlerde ve kurumlarda bekçilik yapanlar.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvan besiciliği yapan,bunların ticareti ile uğraşan Poşalar var.Çobanlık yaparak geçimini sağlamaya çalışanlarda var.At alım-satımı yapanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) EKONOMİK KOŞULLARINA ÖRNEKLER/ HÜSEYİN GEZER

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden Poşalardan 90(doksan) aile üzerinde yaptığım araştırmada:Hepsinin konutu ve bahçesi var,tarlası olanda var,aileye yetecek kadar meyve ağaçları var,ufak-tefek sebze yetiştirende var.Yaşamlarını şu ekonomik koşullarda yürütüyorlar:

Emekli öğretmen:2 kişi.

Defterdarlıktan emekli şef:1 kişi.

Almanyadan emekli:1 kişi.

Karayollarından emekli:3 kişi.

Bağ-kurdan emekli:1 kişi.

Belediyeden emekli:2 kişi.

Çay fabrikasından emekli:24 kişi.

Hizmetli memur emeklisi:2 kişi.

Bilgisayar mühendisi(çalışıyor) :1 kişi.

Çay fabrikasında eksper(çalışıyor) :1 kişi.

Orman dairesinde şef(çalışıyor) :1 kişi.

Orman muhafaza memuru(çalışıyor) :2 kişi.

Polis(çalışıyor) :1 kişi.

Elektrik teknisyeni(çalışıyor) :2 kişi.

PTTde memur(çalışıyor) :1 kişi.

Okulda hizmetli memur(çalışıyor) :3 kişi.

Okulda kadrosuz hizmetli(çalışıyor) :2 kişi.

Belediyede işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Çay fabrikasında işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Camide temizlikçi(çalışıyor) :1 kişi.

Duvar-yapı-bina ustası:6 kişi.

Su tesisatı döşeme ve tamircisi:3 kişi.

Badana-boya ustası:3 kişi.

Büyükbaş hayvancılık yapan:3 kişi.

İnşaat malzemesi satanların yanında çalışan:11 kişi.

Halı sahada çalışan:1 kişi.

Kahvehane çalıştıran ve çalışan:2 kişi.

Çeşitli vasıfsız işlerde çalışan(hamal) :5 kişi.

Taksicilik yapan:2 kişi.

Gazinoda garson ve temizlik işçisi:3 kişi.

Bıçak yapan-motor tamir eden:3 kişi.

Ayakkabı boyacısı:1 kişi.

Yakınlarının maaşlarından-sakatlık maaşından-çeşitli yardımlardan yararlanan:4 kişi.

Poşaların hemen hemen hepsinin taşınmaz bir mülkü vardır.


POŞALARDA(LOMLARDA) ÖNCEKİ EKONOMİK YAŞAMLARI VE ÖNCEKİ EL SANATLARIHÜSEYİN GEZER

Poşaların önceki ekonomik yaşamlarını oluşturan zanaat uğraşılarınıda şöyle sıralıyabiliriz:

1) Çay kaşığı,şeker tutma maşası,kültabağı,tuzluk yapıp satarlardı.

2) Biz,yuvarlak biz,çançik bizi,köşeli biz yapıp satarlardı.

3) Pergel bığçısı,gelberi,külek egme bırğısı,bırğı teknesi yapıp satarlardı.

4) Testere,ege(eğe) ,baskı,deve boynu,tezgahta denen örgü makinesi(elek yapımında kullanılan) ,çark kulakları...gibi araç-gereç yapıp satarlardı(diğer araç-gereç yapımında kullanılırdı) .

5) Gazyağı ile yanan el lambaları yapıp satarlardı.

6) Ceviz ve köknar kökü açıp satarlardı(külek dibi bağlamak için...) .

7) Çıkçıka,yürüyen kuş,cambaz,ıslık...gibi çocuk oyuncaklarını ağaçtan yapıp satarlardı.

8) Egirşahğ,ig,oklava,teşi...yapıp satarlardı.

9) Ücret karşılığında at,öküz,katır,eşek...gibi hayvanları nallarlardı(nal çakarlardı) .

10) Hayvanlara eğer ve göğüslük yapıp satarlardı.

11) Yarıya kab(bedevreden) yaparlardı.Etnik kökeni farklı olan aileler bedevre açar,Poşalara yarıya yaptırırdılar(külek...) .

12) Ehteriya(eğhteriya) alım-satımı yaparlardı:Dikiş ignesi,tobdi(kancalı iğne) ,piçka(kibrit) ,dikiş ipliği,çuvalduz...

13) Soba önüne konan odunluk(tenekeden) ,soba,kürek,katilik(tenekeden) ,astam(soba küreği) ...yapıp satarlardı.

14) Ayakkabı,çarık yapıp satarlardı; lastik tamiratı yaparlardı(çarkla lastik silinir,silisyonla yama yapıştırılırdı) .

15) Kemikten bıçak sapı,kemikten tabanca sapı yapıp satarlardı.Bıçaklara-tabancalara kın yapıp satarlardı.Çelikten çeşitli bıçaklar(kama,satır,hançer,çakı bıçağı,ekmek bıçağı,iş bıçağı...) yapıp satarlardı.

16) Nuska şeklinde kolyeler(içine nuskada konurdu) ,kadınlara süs eşyası olarak çeşitli kolyeler,küpeler,yüzükler(gümüşten-sarıdan-altından...) ,yüzüklere savat denen süsleme yapılırdı(kaşlı yüzük,halğa yüzük,Çerkez enli halğa yüzük,hatem yüzük...) yapıp satarlarlardı.

17) Külek,kolopa,sağan küleği,kap,ekşi hamur kabı,maran,kod,davulluk,kasnak,salte,urva kabı yapıp satarlardı.

18) Tarak(yün tarağı,sakal tarağı,saç tarağı,sirke tarağı,bit tarağı...) yapıp satarlardı.Taraklar manda ve keçi boynuzundan yapılırdı.

19) Kaynakçılık yaparlardı(sarı kaynakçılık...) ,bakır kabları tamir ederlerdi,bakır kabları kalaylarlardı,eski kap-kacakları tamir ederlerdi.

20) Hayvan derisinden,ağaçtan kalbur yapıp satarlardı(sırım kalburu...) .

21) At kuyruğundaki kıllardan,ipekten,naylondan elek yapıp satarlardı(süt süzme eleği,çadi unu eleği,buğda unu eleği...) .

22) Ağaçtan ve naylondan sepet yapıp satarlardı(sele,yün sepeti,ekmek sepeti,sepet...) .

23) Katır satımıyla uğraşan Poşalarda vardı.

POŞALAR(LOMLAR) MİZAHTAN HOŞLANAN BİR HALKTIR/ HÜSEYİN GEZER

Poşalar hep acılarla,hep çaresizliklerle boğuşmuş acıyı bal eylemiş insanlardır.Yaşamları hep girdapların,labirentlerin,çıkmaz sokakların içinde sürüp gitmiştir...Yinede yaşama ve insanlara karşı sevgiyle gülmeyi,insanları sevmeği başarmış,insan sevgisiyle dopdolu,çevresindekilere saygılı bir halktır! ..Kimseye kin tutmazlar! ..Başkaları için ufak-tefek,basit görünen şeylerden Poşalar mutlu olmayı başarabiliyorlar.Mizahtan,şakalaşmadan hoşlanan bir halktır.Karşıdaki insanların sevinmesinden mutluluk duyarlar! ..

POŞALARDA(LOMLARDA) ASKERLİK VE ASKER UĞURLAMAHÜSEYİN GEZER

Poşalar askerliği severler,askeri severler,askere saygı duyarlar,askerden kaçanı sevmezler... Poşalarda askerden kaçma olayı yok denecek kadar çok azdır.Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır.Askere gidecek gençleri,komşuları imkanları dahilinde davet ederler,yemek yedirirler,askerlik anılarını anlatırlar,askerliğin her gencin geçeceği bir köprü olduğu vurgulanır,küçük çapta eğlenceler düzenlenir:Türküler söylenir,şarkılar söylenir,oyunlar oynanır...Askere gidecek gence,askerliğini yapmış yakın akrabaları silah kullanma ve silah atma talimleri yaptırırlar.Askere uğurlanacak gence herkes maddi imkanları dahilinde para verirler.Askere uğurlarken dualar ederler! ...Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır. Devletini,milletini sever,tüm insanları sever! Devletine ve milletine hiç bir zaman hiç bir koşulda ihanet etmez,silah çekmez...

Kanunlara saygılıdırlar.Devletin hangi kademesinde olursa olsun devlet memuruna ve görevlisine saygı duyarlar.Ayağa kalkma-önünü ilikleme yaşamları boyunca sürdürdükleri bir saygı anlayışıdır...


DEVLET YETKİLİLERİ ÖNYARGILI OLARAK POŞALARIN SORUNLARIYLA İLGİLENMİYORLAR/ HÜSEYİN GEZER


İle gelen vali,ilçeğe gelen kaymakam,nahiyeye gelen nahiye müdürü,emniyet amirleri ve diğer görevliler,bakanlar,milletvekilleri hiç bir zaman Poşaların ikamet ettikleri mahallelere uğramazlar,hal hatır sormazlar,sorunlarıyla ilgilenmezler,önyargılı olarak Poşalara karşı hareket ederler(boşvermişlik anlayışı...) .


POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN CEVDET SUNAYA BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar bir çok kez yaşam koşullarının düzeltilmesi için gerek yüzyüze şifaen gerekse dilekçe ile sorunlarının çözülmesi için devlet yetkililerine baş vurmuşlardır.Bunlardan biride cumhurbaşkanı Cevdet Sunaydır.Sunaya iletilen şudur:

-Bulgardan,Yunandan,Iraktan,Yugoslavdan...adam getirip-yerleştirip her türlü imkanı sağlıyorsunuz...Biz bu memleketin insanı her türlü haktan mahrum bırakılıyoruz? Askerlik dediniz koşa koşa seve seve yaptık! Oy istediniz oy verdik! Yol yapımında çalıştırdınız itiraz etmeden çalıştık! Kanuna uy dediniz uyduk! Kendi imkanlarımızla vergi dediniz verdik! Daha ne yapalım? Biz insan değil miyiz? Biz vatandaş değil miyiz? Çare ne?

POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN SÜLEYMAN DEMİRELE BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,1960lı yıllarda Başbakan Süleyman Demirele sorunlarının çözümü için yüzyüze hem dilekçe sunarak,hem şifaen anlatarak yardım isterler. Demirel, karlı Karçal ve karlı Kaçkar dağlarını göstererek:

-Bu dağlarda kar birdenbire mi eriyor,yoksa zamanla yavaş yavaş mı eriyor?

Poşalar,Demirelin bu sorusuna şöyle yanıt veriyorlar:

-Karlar yavaş yavaş eriyor.

Demirelde Poşalara:

-İşte böyle! Sizin sorunlarınızıda yavaş yavaş çözeceğiz.Diyor ve yurt gezisine devam ediyor.

POŞALARDA(LOMLARDA) EĞİTİMHÜSEYİN GEZER

Poşalar önceki yaşamlarında eğitimsizliğin acısını çok çekmişlerdir.Bir örnek verirsek:Poşalar aralarından bir temsilci seçerek sorunlarını dile getirmesi için ilin valisine gönderirler,adam sorunlarını valiğe iletir.Yazdırdıkları dilekçeği valiğe uzatır,vali temsilcinin konuşmasını ve fiziki durumunu beğenmiştir.Dilekçeği kabul edeceğini ancak dilekçeğe adamın imza atmasını ister,adam imza atmasını bilmediğini,okuma-yazma bilmediğini söyler,vali:

-Eyvah! Senin gibi adam nasıl olurda cahil kalır? ! Der.


POŞALARDA OKUMA YAZMA HÜSEYİN GEZER

Poşalar okumayı severler,bazı ötekileştirme çabaları içinde olanların yüzünden Poşaların çoğunluğu eğitimde çeşitli olumsuzluklarla karşı karşıya kalırlar.Ama bütün bu olumsuzluklara karşın Poşalarda çağın koşullarına göre diğer topluluklara ayak uydurmak için ellerinden gelen okuma çabalarını sürdürüyorlar.Üniversiteden çok az bir bölümü nasiplenebiliyor.Çeşitli liselerden yararlananlar nüfus oranının yarısıdır.Çoğunluk ilköğretimden nasibini almaktadır.Poşaların eğitim ve okul çabaları devlet tarafından desteklenirse,başarı oranı daha yüksek olacaktır.

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden 201(ikiyüzbir) Poşa kökenli vatandaşımız üzerinde yaptığım okuma-yazma durumunu belirleyen şu sonuçları elde ettim:

Maçarelta(Macarelta) 201 kişi/2006 yılı:

Üniversite mezunu:5 kişi.

Lise mezunu:17 kişi.

Liseden terk:3 kişi.

Ortaokul mezunu:8 kişi.

Ortaokuldan terk:8 kişi.

Ortaokulda okuyor:11 kişi.

İlkokul mezunu:40 kişi.

İlkokulda okuyor:32 kişi.

İlkokuldan terk:8 kişi.

Okur-yazar(kendi kendine öğrenmiş:3 kişi.

Okuma-yazma çağına gelmemiş küçük çocuklar:31 kişi.

Okumaz-yazmaz altmış yaşın üstünde:35 kişi.

POŞALARDA(LOMLARDA) SİYASAL PARTİLERE YAKLAŞIM/HÜSEYİN GEZER

Poşalar her partiye oy kullanırlar.Çeşitli partilere tercihlerine göre üye olanlarda var.Sola sempati duyanlarda var,sağa sempati duyanlarda var.Radikal partilere oy kullananlar azdır.Tercihlerini açıktan söylemekten kaçınırlar! Ama siyasete katkıda bulunan Poşalarda vardır.

POŞALARIN(LOMLARIN) OYNADIKLARI ÇEŞİTLİ OYUNLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşaların(çocuklar,gençler,yaşlılar-genel olarak) eskiden ve şimdi oynadıkları çeşitli oyunlardan bazıları:Taş kaldırma yarışı(Kim en ağır taşı kaldırabiliyor?) ,çiti-kuku oyunu,düz oynama oyunu,at yarışı(Kim daha hızlı at sürebiliyor? Kimin atı daha hızlı koşuyor?) ,güreş,koco oyunu,mila oyunu,uzağa atlama oyunu,en yükseğe ayağını vurma oyunu...


POŞALARDA(LOMLARDA) DİNİ İNANIŞ / HÜSEYİN GEZER

Poşalar yeni doğan çocuğunun kulağına ezan okurlar veya okuturlar.Müslümandırlar,İmam Azam Hanefi Mezhebine bağlıdırlar.Maddi olanakları iyi olanlar hac vazifesini yerine getiriyorlar.Tarikat şeyhlerine müritlik yapanlarda var.Adıyaman Menzile gidenlerde var.Kaderci bir toplumdur.Aşırı derecede duaya inanırlar.Bedduadan korkarlar.Vallahi-billahi diye yemin ederler.

POŞALARDA(LOMLARDA) ÖLÜM TÖRENİ VE ADETLERİ / HÜSEYİN GEZER

Ölü öldükten sonra bazı yakınları ağıt yakar,ölünün yaşarken bazı yaptıklarını sayar döker.Ölen bir annenin arkasından ağıt yakan oğlu şöyle demektedir:

-O kuru olokların keyliyeydim maracan,bize Sıriyadan küme-kesme getirirdin keylerdik! (Keylemek:Yemek./Maracan:Anacan.) .

Poşalarda cenaze evine ve cenaze yakınlarına başsağlığına gidilir,giderken en başta ekmek olmak üzere çeşitli yiyeceklerde götürülür.Cenaze sahiplerine:

-Allah sabır versin! Geride kalanların başı sağolsun! Allahın yazısına razı olacağız! Allah mekanını cennet etsin! ..Derler.Herkes cenaze evine gitmek için kendini mecbur hisseder.

Poşalar insan öldürmeği ve insanı öldüren katili sevmezler,hangi koşulda olursa olsun insan yaşamına son verilmesini hoş karşılamazlar.Poşalarda baba,anne,kızkardeş,kardeş....gibi akraba katiline rastlanmaz(Bu hususta tüm mahkeme kayıtları incelenebilir-merak edenlerce) .


POŞALARDA(LOMLARDA) MEZAR GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Ölüyü mezara gömdükten sonra üç gece mezar başında ateş yakarlar.
Mezarları cuma günlerinde ve bayramlarda ziyaret ederler; fatihayı ve çeşitli duaları okurlar.Eskiden Perşembeyi Cumaya bağlayan akşama Cuma akşamı derlerdi,o akşam ölülerin ruhu evin yakınında dolandığına inanılırdı ve evde ölülerin ruhlarına gitmesi için,yağ kokusunun yayılması için yağlı yiyecekler yapılırdı,bişi(pişi) pişirilirdi.Ayrıca sahipsiz hayvanlara(kedi,köpek,kuş...gibi) yiyecek atılarak yedirilirdi,sevabının ölülerin ruhuna gitmesi için...

POŞALARDA(LOMLARDA) ERKEK ÇOCUKLARI SÜNNET ETTİRME GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Erkek çocukları sünnet ettirirler.Çocuğu sünnet ettirme anında çocuğa yardımcı olan,çocuğu tutan kişiye KİRVE denir.Kirve çok yakın akraba kabul edilir,o çocuk kirve kızıyla evlilik yapamaz,evlilik yapılmaz.

POŞALARDA(LOMLARDA) EVLENME/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda tek evlilik esastır.Poşalarda evlilik yaşı onyedi ile otuz yaş arasındadır.Poşalarda en kötü evlilik, en iyi bekarlıktan daha iyi sayılır.Allah bir kötüyü bir iyiye yazmıştır,bir kötü ile bir iyi evlenirse, iyi kötüyü idare eder-ona uyum sağlar, evlilik ipini koparmaz.Allahın emri-Peygamberin kavli ile kız istenir.Poşalarda evlenecek kıza başlık parası istenir,başlık parası istemeyen ailelerde vardır.Genellikle erkekler askerlikten sonra evlenirler.Geline çeşitli takılar takılır.Eskiden gelinlerin başına vala örtülüyordu,şimdi gelinlik giydiriliyor.Poşalarda /YÜZ AĞLUĞİ/denen bir töreleri vardır,bu günkü karşılığı:kızlık zarı demektir.Evlenen genç evlendiği kızda YÜZ AĞLUĞİ arar...Düğünlerde genellikle çalgı olarak:Davul-zurna,akordeon,org,piyano,saz... çalınır.Eskiden mey de çalıyorlarmış.Genellikle düğün salonu kiralarlar.Düğünlerde kadın erkek el ele oynar. Bazı kadınlarla erkeklerin ayrı ayrı oynadıklarıda oluyor.Düğünlerde birlikte eğlenilir.Evlilikte evlenecek genç karar verir,aile konuyu tartışır, gencin isteği doğrultusunda karar verilir.Evlendikten sonra kız evine ayakdönümüne gidilir: Bu bir hafta sonrada olur,bir ay sonrada olur... Gün sayısı önemli değil! Poşalarda genellikle evlenen çiftler ayrı otururlar. Birlikte oturanlarda var.Tek eşli bir aile yaşamları vardır.Akraba dışından evlenenlerde var,başka kültürden olanlarla evlenenlerde var...

Poşalar diğer etnik kökenlerden kız alıp kız verirler.Bu durum bazı bölgelerde daha yaygın bazı bölgelerde az görülür.

Genellikle ailenin sahip olduğu çocuk sayısı bir,iki veya üçtür.

POŞALARDA(LOMLARDA) BAZI İNANÇLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda bazı inançlar vardır:
Yüzüm kaşınıyor kimse gelecek.
Ekmek yere düştü misafir gelecek.
Elimin içi kaşınıyor bir yerden para alacağım.
Gözüm oynuyor bir kötülük çıkacak.
Maşallah de ki nazarın değmesin!
Gece tırnak kesmek günahtır.
Yılın ilk günü kimsenin evini ayaklamayacaksın!
Kac(kaj) gözlü insanların nazarı deger.
Ayağımın altı kaşınıyor bir yere yolculuk yapacağım.
Poşalarda ayağa kalkma saygı gereği zorunludur.Misafir karşılama,misafir uğurlama,gece oturmalarına gitme adetleri vardır...

POŞALARDAKaybolan bir şeyi bulmak için:(-Şeytan şeytan başını kaldır altına yastık koyayım.) Derlerdi.
Ölünün boynu yana eğilmişse(eğri ise) peşine bir kişi daha götürür.
Ölünün gözleri açıksa geride göremediği özlediği kimsesi vardır.
(LOMLARDA) GİYİM-KUŞAM VE SÜSLENMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eski yaşamlarında:Kadınlar bellerine kuşak bağlarlardı.Üç etek denilen giysiği giyen kadınlar vardı. Başlarına çit bağlayan kadınlar vardı.Bileklerine ve boğazlarına şöve boncuğu-çeşitli boncuklar bağlayan kadınlar vardı.Kadınlar tuman giyerlerdi. Saç öreği yaparlardı.Erkekler uzun bıyık bırakırlardı,bıyıklarını bükerek burarlardı(Yavuz Se
lim bıyığı örneği) .Erkek çocuklara koçor bırakırlardı(doğu kültüründe çoğu toplumlarda görülen bir alışkanlık) .
Bu gün modern giyim-kuşam egemendir.Anadolu usulü başörtüsü ağırlıklıdır.Karaçarşafa bürünenlerde var.Başı açık gezenlerde var.

POŞALARDA ÇOCUKLARA AD(İSİM) KOYMAHÜSEYİN GEZER

Poşaların çocuklarına koydukları isimlerden bazı örnekler:

A) Abdüssamed,Celil,Delil,Mikail,İsrafil,Yusuf...

B) Ali,Hasan,Hüseyin,Şahsenem,Şahinur,Şahyusuf,Bayramali,Cafer,...

C) Cengiz,Fatih,Mehmet...

Ç) Özgür,Barış,Deniz,Devrim,Siyaset,Savaş...

D) Güneş,Çiçek,Fırat...

E) Canısı,Cansu,Caner...

F) Dilan,Baran...

G) Süleyman...

Ğ) Behrüz,Şehrüz...

POŞALAR(LOMLAR) BAZI ADLARI KISALTARAK SÖYLERLERHÜSEYİN GEZER

Poşalar samimi oldukları kişilerin adlarını kısaltarak çağırırlar:
İbo,İbik,Şaho,Sulo,İso,Baho,Hiko,Huso,Haso,İlo,İzo,Yado,Kemo,Sündo...

POŞALARDA(LOMLARDA) LAKAPLARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,bazen bazı kişilere lakapta takarlar,lakapla seslenirler:
Tiken Bıyık,Hurç Yüzlü,At Koşli,Kılkuyruk,Şapka Burunlu,Yelpeze,Posbuyuğh,Portlağhgöz,Legenağızlı,Salağhana,Kolopakafalı,Tuluğhgözlü...
Torğholo yüzlü...Kopli,Germegöz.

POŞALARDA(LOMLARDA) ATASÖZLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar genellikle şu atasözlerini kullanırlar:

1) Gülağan gelinden,gezegen kızdan elin iti eyidür.

2) Av almiyen taziye av aldıramazsın.

3) Aç itin mezarı kurdun karnındadır.

4) Kuş poğhundan(bokundan) çığ gelür.

5) Duman kalkmaz eşeğin sahibi gelmez.

6) Garip itin kuyruğu döşünde gerek.

7) Buğa bögürdimi topraği kendi kafasına atar.

8) At atinen tepüşür arada matruğ ezülür.(MATRUĞ-MATRUK:Gevşek,zayıf,uyuşuk,güçsüz,küçük) .

9) Dişini gösteren it dişlemez.

10) Aç it fırın kırar.

11) Hers gelür göz kararur hers geder yüz kararur.

12) Çinçarinen teheret edilmez.

13) İşini bilmeyen çavuşlar döner bilmem neyini avuçlar.

14) Fazla ğurürlenme padişahım,Poşada bir padişahta,senden böyük Allah vardır.

15) Rehberi karğa olanın nikarti poğhtan çıkmaz(NİKART:Gaga./POĞH:Dışkı,bok.) .

16) O ki düştük bu harğa; ya kuzgun yer,ya karğa(HARĞ:Ark,su kanalı./KARĞA:Karga.) .

17) Ezelinden kürk geymiyen,sonradan geymesi zor olur.

18) Umsaydi(omsaydi) sıçan umardi; haramiciluğtan,hırsızluğtan...

19) Allah camuşa kanat verseydi dünyayı yıkardı.

20) İt karsuği yağ götürmez.

21) İt utansa don giyer.

22) Boş itte menzil olmaz.

23) Herkes sakız çiğner,Kürt kızı mezakını çıkarır.

24) Küli ocaktan kaldıracaksın.

25) Deveye burç lazımsa boynunu uzatsın.

26) Ati atın yanına bağlarsın ya huyundan ya tüyünden...

27) Eşek tılapa batar sahibi ceremesini çeker.

28) Eşeğin oynaması sıpayı yoldan atar.

29) Çayır, eşeğin başını ayır!

30) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın!

31) Ağzınla kuş tutsan neye çıkar?

32) Uzağh yerin somini böyük,içi boştur.

33) Söz sözün küsküsüdür.

34) İhtiyarluğunda kız alan el içün,dere kenarında yer alan sel içün! ..

35) Garip nere gitse kirlidir yakası,çiplidir gözü.

36) İt iti arar Şamda bulur.

POŞALARDA(LOMLARDA) DEYİMLERHÜSEYİN GEZER

Poşaların sıkça kullandıkları deyimler:

1) Eşek ölüsü gibi(Taşınmasında güçlük çekilen ağır şeyler için kullanılır,saygısızca oturup-yatanlar için kullanılır) .

2) Aç ile çıplak kudurgan olur.

3) Ağzım neden koksun(?) kuyruk yemem ki(!) göte yakındır! ..

4) Çıplak olupta cıbılın kabadayısı olmak.

5) Elinde yok gecelik,aklından geçiyor kocalık.

6) Altından yapılmış leğeni ne yapayım(?) içine kan tükürdükten sonra! ..

7) Tanındığın yerde bin paralıksın,tanınmadığın yerde beş para etmez değerin!

8) Degirmen yanınca sıçana(fareye) kar kalmaz.

9) Küçüğüne dökersin aldıramazsın,büyüğüne dökersin dolduramazsın...

10) Ne omarsın bacından,bacın öliyer acından.

11) O boğaz benden aşağı.

12) Biti götünden yemek.

13) Tavşanın kaçışına baktım etinden ikrahlandım.

14) Hav hav, tav tav, sav sav.

15) Yerde olan yüze kimse ayak basmaz(Alçak gönüllü,kibirsiz insanlar başkalarından zarar görmezler) .

16) Bir it bir deriyi sürükler.

17) Uzun esme,uzun söze kulak asma.

18) Kesildi gedükler,boş kaldi yurtlar.

19) Uzun söz Kurana yakışır.

20) Dere ıssız tilki bey! ...

21) Kaçanda Allah diyor, kovalayanda Allah diyor, sende bir sefer Allah de!

22) Baltada var ise saptada var.

23) Ağır ağır bal koğasında(kovanında) ağır.

24) Düşmez kalkmaz bir Allahtır.

25) Atta elinde tutta elinde.

26) İt uyuz, bit uyuz...

27) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın.

28) Bizim kapıya tilki gelmiş, bizim tazinin kötülüğünden!

29) Bir koyunda meme memeye dokunur.(Koyun:Göğüs.)

30) Ben kurdi görmişim.

31) Güve evin içinde ise nereyi kilitliyeceksin?

32) Kuyruğunu dalına(talına) atmış,Kaf Dağından su içiyer.

33) Küle oturtturmak.

34) Bayaz keçiyi gören yağ zannediyer.

35) Yedi beni Mağharabiço(Bıkkınlık ve çaresizlik ifade ediyor) .Mağharabiço:Köprülü Köyünde bir yer adı(Şavşat) .

36) İt itin ayağına basmaz.

37) Boş küpe kavara atmağh.

38) Baharın karaya dönmesi.

39) Muğhi musmar eden Allahtır.

40) Suyun bol akması kesilmesine işarettir.

41) İtten bir tüy koparsan oda kardır.

42) Elinen açılan düğümü dişe bırakmayacaksın.

43) Ağa ağa götün görüniyer.

44) Ali kıran baş kesen.

45) Çuvalduza yumruk vuramazsın.

46) Kordi şişirmek(ölmek) .

47) Yolcu boğhu bekleyen karga gibi! ..(asalaklara söylenir) .

48) Toğluk görmedimki açlıktan korkayım!

49) Toğh evin aç pisigi(Tok evin aç kedisi) .

50) Akıllı sayı sayana kadar deli köprüyü geçmiş.

51) Sanki başıma taşlar dökülüyor(Yapmak istemediği, sevmediği bir işi yapmaya mecbur edilmesi...) .

52) İyi dedinde sazın yok!

53) Kaynanam ölmüş yeri bana kalmış.

54) Kul kulu sıkar, Allah kulunu sıkmaz! ..

55) Avi deduğun bed canavar!

56) İti peşine vermek! ..

57) Kırk yıl meydanda bir at oynamaz.

58) Muğheyilin atı osurur, döner kendi osuruğuna çifte atar.


POŞALARDA(LOMLARDA) YEMEK KÜLTÜRÜ HÜSEYİN GEZER

Poşaların geleneksel eski yemek anlayışları ve alışkanlıkları yoksulluğun simgesi olan hamurlu yiyeceklere dayanıyordu:

1) Anek puğaça(Ekmek çeşidi,mayasız aşırı katı yoğrulmuş hamurdan yapılarak pişirilirdi,sade olarakta yenirdi,içi açılarak tuzlu ayran ve tere yağı katılarakta yenirdi) .

2) Sıcak taş üzerinde,üstü ceviz yaprağıyla birlikte sıcak külle kapatılarak pişirilen puğaça(bir çeşit ekmek) yapılırdı.

3) Ardanuç puğaçası(ekmek çeşidi) yapılırdı.

4) Sac ve soba üzerinde pişirilen yufka.

5) El makarnası yapılırdı.

6) Nuğullu kesme çorbası yapılırdı.

7) Yumru makarna yapılırdı.

8) Kançlama yapılırdı.

9) Ğhinkal yapılırdı.

10) Ketmer yapılırdı.

11) Keçevul ketesi yapılırdı.

12) Haşil yapılırdı.

13) Oğhlavi ketesi yapılırdı.

14) Puğaça ketesi yapılırdı.

15) Kelecoş yapılırdı.

16) Ğhaşo yapılırdı.

17) Purşuk çorbasi yapılırdı.

18) Papaçela(papasela) .

19) Herle.

20) Hasuta.

21) Üstüne aşurtmali.

22) Haspurt.

23) Yağli pancar kavurmasi.

24) İşkembe.

Un ve sebze ağırlıklı,ekmek ağırlıklı yemekler-çorbalar yapılırdı.


POŞALARDA(LOMLARDA) ŞAİRLİK-OZANLIK-AŞIKLIK:


POŞALARDA(LOMLARDA) TÜRKÜ SÖYLEMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eskiden uzun hava türküler söyler ve dinlerlerdi.Son zamanlarda özgün müzik,arabesk müzik dinleme ve söyleme yaygınlaşmıştır.Poşalara özgü bilinen bir dörtlükten oluşan bir türkülerini tesbit ettim:

Sen aşşağtan gel
Ben yukardan gelem
Eşeğimi arıyağh.

Emican emican emican

Gederimi lagut keylemiş

Baş ucunda kenal etmiş

Cavlari parliyer(GEDER:Eşek./LAGUT:Kurt./KEYLEME:Yeme./KENAL:Oturma./CAV:Göz.) .


Lomlar zaten yaralıdır derinden

Sanki yer oynadi yerinden

Alim ile Selimin peşinden

Saz ile sözü dinlenen Nazimde getti

(Diyor bir türküsünde Hakim Kanra) .


Ğam beni ğam beni

Gene aldi ğam beni

Kurban olduğum Allahım

Ğam içün mi yarattın sen beni

(Söylediği bir türküde Ridvan Bülbül, sorunlarının ağırlığını böyle dile getiriyor) .


Bir Poşa ninesinden(Gülşahiden) dinlemiştim şu türküyü:DERTLİ KUKU

Sana dertli kuku derler

Ne dediğin bilmez eller

Daim Mevlayı zikreder

Dağların bülbülü kuku


Kuku sen neden ötersin

Dertlere derman katarsın

Mekanın nerde tutarsın

Dağların bülbülü kuku


Yaman elinden gelirsin

Dağlara sada verirsin

Hemen yazı sen bilirsin

Dağların bülbülü kuku


Seher vakti bu ellerde kimler ağlamiş

Çimenler üstünde göz yaşlari var

(Turan Enginin bir türküsünden alınmış dizeler) .


Aşık der alabalık

Al balık alabalık

Al giymiş alabalık

Yarımla konuşacaktım

Burası kalabalık

(Elleziden derlendi) .

İnsanoğlu sihribazdır
Kimse bilmez fendini
Her kimi sadık bilirsen
Ondan koru kendini
(Ardanuçlu Nezif Mercandan derlendi) .

Attım atana
Degdi kutana
Ne sudaki baluğh
Ne düzdeki ceylan
(Çiçekten derledim) .

Karşıdan paşa geçti
Konduram taşa geçti
Kınamayın komşular
Bir işidi başa geçti
(Çiçekten derledim) .

Akşamlar akşamlar
Gene geldi akşamlar
Kuşlar yuvasına döndü
Garipler nerde akşamlar
(İsrafil Yelkenciden derlendi.)


Kışlalar Doldu Bögün,türküsünü söylemeyi ve dinlemeyi seviyorlar.


POŞACA(LOMCA) DİLİHÜSEYİN GEZER

Poşalar,Kafkaslarda hangi ülkede yaşarsa yaşasın anadili Türkçedir ve nerede olursa olsun Türkçe konuşuyorlar.

Lomca(Poşaca) : Poşaların günlük yaşamında kullandığı,anlaştığı,konuşmasını becerebildiği tek dil-konuşma dili,anadili Türkçedir.Ancak benim (UYDURMA DİL-TOPLAMA DİL) adlandırdığım,bu gün hepten terkedilmiş, bu gün bir çoğunu kulanmadığı,öğrenmediği sözcükleri tesbit ederek burada topladım.Bu sözcüklerin çoğu değişik etnik kökenlerden alınmıştır:Türkçe,Arapça,Hemşince,Lazca,Kürtçe,Ermenice...Poşacada sayma sistemi Türkçedir.Tesbit ettiğim sözcüklerden aşağıda alfabetik sıraya göre bir sözlük oluşturdum,bu hususta araştırmalarım devam ediyor...


POŞACA(LOMCA) SÖZLÜKHÜSEYİN GEZER

A

ABURSU:Fasulye.

AÇ:Ağız.

AFA:Adam,resmi görevli.

AFAM:Kişinin kendisine ait olan insanı.Benim adamım,eşim.

AĞ:Tuz.

AĞEG AĞEK:Güzel,iyi,işe yarar,iyi kapli,merhamet sahibi(Ermeniceden dilimize geçmiş) .

AHÇİK:Kız,yaramaz kız çocuğu,demet,Adıyamanda bir köy adı(Ermenice bir sözcük) .

ALUR:Un.

ANEVİK:Bura,burası(ayak basılan yer için veya her hangi bir nesneyi göstermek için kullanılır) .

ANOTİ:Aç,yoksul,perişan.

AP:El.


AREY-MAREY:Her taraf,her yer,her yön.

ARĞHAYN:Güven,itimat.

AŞINNAMA:Alma,almak.

ATURBA:Adam,erkek.

B

BARDEL:Fahişe.

BAYİNNEME:Verme,vermek.

BEÇ:Aklını yeterince kullanamayan.Aptal.Bedevre açma gereci,aracı.

BEGKHER: Anlamaz,anlaması kıt olan,kavrama gücü geri olan.

BEKA:İşe yaramaz,başıboş köpek.



BERAN:Ağız,başın yüz kısmı.

BERUYABAN:Vahşi doğa ve vahşi doğa hayvanları(ayı,kurt,yılan...) ,in-cin,ıssızlık...

BİBİ: Babanın kız kardeşi,hala.

BOÇO: Böcek.

BRAV:Kürt.

BURT:Yün.

C

CANDIRAV:Kadın.

CAV:Göz.

CENGER:Bakır küfü,oksiti,zehiri.

CERLEME:Söyleme,söylemek.

CİCİP: Köknarlarda koni biçiminde sakız.

CİGNO:Yoksul,mal varlığı olmayan,gariban.

CİV:Bit,başkasının sırtından geçinen,asalak.

CİYAKELA: Solucan.

COĞVEL; COĞVELLEME:Toplama.(İngozu coğvelle:Cevizi topla) .

CUR:Su.(Cur,Lazcada İKİ demektir.)

CURKAL:Toplama,toplamak(Dılmayı curkalliyer:Elmayı topluyor.) ,dilenme,dilenmek.

Ç

ÇAKULAK:Çiçeğin meyveye dönüştüğü dönemdeki meyveye verilen ad.

ÇANAÇUNA: Tarlalarda ve çayırlarda kendiliğinden yetişen, insan ve hayvan yiyeceği otsu bir bitki.

ÇAVO:Çocuk.

ÇEDUK:Et üzerine bırakılan sinek yumurtası

ÇEN:Kadınlık organı,cinsel organ.

ÇENÇUL(CENCUL) : Bozulmuş,bozulmaya yüz tutmuş barsaklar ve işkembe. Leş-puş.

ÇEZEL(ÇZEL) /ÇEZELLEME:Dayak,dayak atma,dövme,dövmek.

ÇINĞITLİ:Zayıf,çelimsiz,gelişmemiş.

ÇİBİL: Sevimli,ince,zayıf,çıplak,yoksul.

ÇİB(ÇİP) :Göz çevresinde oluşan kabarcık,kir birikintisi.Çapak.

ÇİBPLİKO(ÇİPLİKO) : Göz çevresinde çıkan,oluşan kabarık sivilceler.İt dirseği.

ÇİÇ: Yarılması zor olan odun. İnatçı insan. İnat.

ÇİÇĞHOL: Salkım,salkım saçak.

ÇİNÇAVAT:Poşa olmayanlara verilen genel ad.

ÇİTER(CİTER) :Anüs,göt.

ÇOÇ:Aşırı derecede ıslak,sulak ve otlak yer.


ÇÖKİ:Kız.

ÇUNKAL:Kız çocuklarına aslında hakaret taşıyan sevgi gösterisi olarak kullanılan söz.



D

DAĞA:Adam,resmi görevli.

DANAK:Bıçak.

DETUM:Kabak.

DILMA:Elma.

DIRMIT:Armut.

DIYASLA:Ver.

DIYVA:Ayva.

DİDMEK:Tavuk ve kuşların tüylerini derisinden ayırma ayırma işlemi.

DÜBÜR:(Arapça bir sözcüktür) .Anüs,göt.Gelecek.Akibet.

DÜKE:Ev.

DÜNAH:Kadın.

E

EĞHTERİYA(EHTERİYA) :Poşaların satışa sundukları kancalı iğne,kibrit,dikiş ipliği,çuvalduz...gibi malzemelerin genel adı.

ELLEL:Kaldırmak,götürmek,saklamak.

ELEMLUĞH: Rezil, utanmaz, alaya alınacak, kinaye alınacak...

ERGU:İki.

F

FETİR:Soba üzerinde pişirilen yufka ekmeği,gözleme.

G

GACİ:Kadın.

GACO:Adam.

GEDER:Eşek.

GEL:İşe yaramaz,el vermez,iyi değil.

GELOĞH:Baş,kafa.

GENNE:Gel,git.(Duruma göre kullanılır:İsvikten genne(Buradan git) .İsvike genne(Buraya gel) .

GENNEME:Gelme.

GENNEMEK:Gelmek.

GİCAVİ: Aşırı derecede deri kaşıntısı yapan hastalık,uyuz.

GİRNAV:Hırsızlık.

GİRTİN: Tutmak.

GİRTİNNE: Tut.

GOĞ:Hırsızlık.

GOĞCU; GOĞCİ:Hırsızlık yapan kişi,hırsızlık yoluyla elde edilen şey.

GÖHLEME; GÖHLENME:Cinsel ilişki.

GÖHLENK:Fahişe.

GÖHRE:At.

Ğ

ĞIHĞTEL:Boğazlamak, kesmek.

ĞOĞO:Hayali yaratık,öcü.

ĞURĞUMELA: Girdap.

H

HALVOR:Dede,yaşlı adam.

HANEL,HANELLEME,HANELLEMEK:Çıkma,çıkmak,çıkarmak.

HAV:Tavuk.

HAVDİK:Yumurta.

HAVUĞ:Üzüm.

HĞEÇBO(HĞEÇPO) :Ense.

HELEVETSÜZ:Biçimsiz,çirkin,kaba-saba.


HENAV:Dışkı(bok) .

HEMELİ(ĞHEMELİ) :İçme,içilen şey(tütün,içki...) .

HER:Eşek.

HERİKE:Sus,söyleme,başkaları duymasın.

HEV(ĞHEV) :Deli,akıldan noksan.

HIĞHIRTON:Boğaz.

HIĞTEL:Boğmak,kesmek.

HILEZ: Kertenkele.

HIR:Erkeklik organı(Kürtçede aynı sözcük aynı anlamda kullanılıyor) .

H(Ğ) IRNİK:Burun.

HOD(ĞHOD) :Ot.

HOSOLİ:Horoz.

HOZ(ĞHOZ) :Kötü,sert,agresif kişi.

HĞUDEYİ:Uygun olmayan,normalın altında,bozuk.

I

İ

İLLİK:Doludolu,dopdolu,çok,bol.

İNGOZ:Ceviz.

İNNAV:Erkek çocuk.

İNZ:İşaret zamirleri(ben,sen,o,biz,siz,onlar) : işaret sıfatları(bu,şu,o,bunlar,şunlar,onlar) yerine kullanılan genel sözcük.

İNZİM:Ben.

İNZİN:Sen.

İNZİ:O.

İSVİK:Bura(yer için) ,bu(insan için) .

J

JOL(COL) :Böğürtlen.

K

KA:Var.

KAC(KAJ) :Alaca renk.Kaj gözlü:Alaca gözlü.

KAÇA:Topuğun arka kısmı.Ayağın arka kısmı.

KAÇE:Dişi köpek.Kancık.

KAKİVİTMENİ:Kendisini olduğundan daha yüksek ve güçlü gösterenler için kullanılır.Gösteriş budalası anlamına yakındır.Gösteriş budalalarını alay etmek için kullanılan bir sözcüktür.

KAP:Patatesin toprak üzerine çıkan yaprak bölümü.

KAR:Taş.

KARASĞHA: İskelet. Eşelek. Çok zayıf.

KARIZ:Mısır.(Bu sözcüğü Uygur Türkleri kullanıyorlardı,iki bin beş yüz yıl önce,yer altı su kanallarına KARIZ diyorlardı) .

KARTOPİ:Patates.

KAŞEL; KAŞELLEME:Gaz çıkarma,osurma,osuruk.

KAVARA:Osuruk.

KAVOR; KAVUR:Para.

KEKEÇ:Kekeme,peltek.

KEME-KÖSME:Küme,ceviz içi ve pekmezden yapılan tatlı yiyecek.

KENÇİ:Sert bir şeyden koparılan küçük parça(taştan,kıtlama şekerden...) .

KENİKMART:Kadın,evli kadın.

KER:Bıçak.

KERZU:Sabun.

KEVÜR:Şeker.

KEYLEME:Yeme.

KIDIM:Çok küçük parça,damla büyüklüğünde.

KIDRAVAS(KODRES) :Kesme,kesmek,kırmak,yok etmek.

KIDREL:Kırma,kırmak.(Padi kıdrelle:Odunu kır,odunu parçala) .

KIL:Yağ.

KINTRAVAZ:Kendini beğenmiş,kibirli,kimseyi beğenmeyen.

KIRAG:Yakma,yangın,ateş.

KIRTEL; KIRTELLEME:Kesme,kesmek,tike tike kesmek.

KIRTİK:Küçülmüş,küçük sabun parçası.

KIRTOL:Patates.

KIRTOSİ:Patates.

KİCÇ: Burunda kurumuş sümük.

KİÇ:Az,küçükçe.

KİKNEL: Gülme, gülmek.

KİRKİT:Kırılması zor,sert kabuklu,yenen kısmını kabuğundan ayırması zor olan ceviz.

KİT:Burun.

KOĞA:Kovan,arı kovanı.

KOĞU(KOĞ) :Orada bulunan kişinin tanık olduğu,gördüğü şekilde.Yan, taraf,yön.

KOĞUMDA:Tanık olduğum,gördüğüm şekilde.Yanımda,karşımda,tarafımda,yönümde.

KORT:Yeşil kısa otlu yer, düzlük.

KORUĞHTURMA:Her hangi olumsuz bir davranışın üstünü kapamaya çalışma.Yitirttirme.

KOŞ(GOŞ) :Alın,yüzümüzün üst kısmı.

KOYUN:Göğüs.Vücudun,boyun ile karın arasında yer alan ve akciğer, yürek gibi organları içinde bulunduran bölümü.Bu bölümün dış yüzü.

KUÇ:Tavuğun midesi.

KUD: Tavuğun ve kuşların kuyruk tüylerinin bağlandığı et kısmı, bölümü.

KUDUL: Kuyruğu kesik. Kısa kuyruklu. Kısa boylu.

KUDUL:Kuyruğu kısa,kuyruksuz.Kısa,cüce.

KUĞA:Külek.(Lazcada aynı anlamda kullanılıyor) .

KUĞHE:Olgunlaşmamış,yetişmemiş meyve.

KULAL:Ağlama.

KUNÇUL: Köşe, kenar, bir bölümü.

KUNELLEME:Cinsel ilişkiyle ilgili.

KUNTLAMAK: Havaya,sağa-sola,yukarı aşağı tekme atarak sıçramak.

KURFETME:Küfür etme.

KURKA(GURKA) :Gelişmemiş,biçimsiz,çelimsiz,zayıf,güçsüz.

KUVANK(KUANK) :Fahişe.

KÜTÜR:Gavur.Korkulacak kişi.


L

LACVERDİ:Lümpen,tutarsız...

LAFTA:Genç erkek,delikanlı(Poşalardan olmayan) .

LAGUT:Kurt.

LAK:Bozuk,bozulmuş,özelliğini yitirmiş.

LAK HAVDİK:Bozuk yumurta.

LAT:Yatak.(Kurandan alınmış bir kelime,Kabedeki putlardan birinin adı,Arapça bir sözcük) .

LATEŞVİ: Sözüne güvenilmez,gevşek,lümpen.

LEC: Kavga,münakaşa.

LEÇEK:Kadın baş örtüsü.

LENCÇ(LENÇ) :Birini ezip üzerinden geçme.Yere yapıştırma.Linç etme.

LIKIZ: Kıvamında olmayan.

LOLİKLEME:Yoğrulabilen sert bir şeyi elle ve avuç içinde kıvamına getirme,yuvarlaklaştırma(hamuru,çamuru...) .

LOM:Poşaların kendilerine verdikleri ad.Artvin,Kars,Erzurum,Rize,Ağrı,Van,Tunceli,Erzincan,Samsun,Sivas,Kırşehir,Nevşehir...Kafkasların bir çok yerinde yaşayan halk ve halk topluluğu.

LOMCA:Lomların(Poşaların) konuştuğu dil.

LÜLE: Köknarlarda koni biçiminde sakız ham maddesi.

M

MADNİ:Yüzük.

MALAV:Ekmek.

MANGEL,MANGELLEME,MANGELLEMEK:İsteme,istemek.

MANUŞ:Devletin resmi görevlileri,asker,polis...

MARA:Anne.(Arapça bir sözcüktür; Arapçada kadın demektir) .

MATĞHAŞ:Çocuk.

MEÇEÇ: Siğil.

MEDKIÇ:Tüfek.

MEG:Bir.

MEŞKETMEK:Zaaf,sürekli eğilim göstermek.

METENE:Ölü.

METLENME:Ölme,ölmek,ölüm.

MEZ:Büyük.

MEZAK:Zevk(abartılmış) .

MIRIĞH(YIRIĞH) :Dudakları fiziki olarak bozulmuş,tavşan dudak kişi.

MİMİKO:Kilitoris.


MİMİLO:Horozun ibiği.

MİS:Et.

MOKAR:Erkeklik organı,erkeklerin cinsel organı.

MOZLAĞH:Büyük baş hayvanlar(inek,öküz...) .

MU,MUH:Ağız.

MURA:İse benzeyen,siyaha yakın,soba muruna benzeyen bir renk.

MURÇ:Aç,tok olmayan.

MURÇLAMAK:Her hangi bir şeyi ezip-büzmek,şekilsiz hale getirmek.

MURG:Ur,vücudun her hangi bir yerinde oluşan şişlik.


N

NAĞHİÇO:Koyun kuyruğunun kavrulduktan sonra, ya eridikten sonra geride kalan kısmı, erimeyen kısmı.

NATOSUL:Bir bez parçasının yakılması olayı ve bu bez parçasının külleri.Yara,yanık ve kanı durdurma tedavisinde kullanılırdı.

NAVAKAR:Sus,sesini kes,söyleme.

NEDEL; NEDELLEME:Atma,atmak.

NETLE,NETLEME:Vur,vurmak.

NISTEL; NISTELLEME:Oturma,oturmak.

NİKART:Gaga.

NİNAY:Yok.

NOGNEL:Banyo yapma.

NOGNELLE:Banyo yap.

O

ODEL:Koku, kokmak.

OÇİL:Bit.

OĞRAK:Cin.

OĞRAĞA OĞRAMAK:Cin çarpması.

OLOK:Bacakla ayağın birleştiği bölgedeki dışa doğru çıkıntılı kemik.Ayak bilek kemiği(kısa kemik) .

OSKİ:Altın,ayar,altın ayarında,altın değerinde(Osmanlı Döneminde Karagöz oynatıcıları ALTIN anlamında kullanıyorlardı) .

OTKİ:Ayak.

Ö

P

PAD:Odun.

PAĞHÇEL:Kaçma,kaçmak.

PAHEL,PAHĞEL:Gizletme.

PAPAÇELA:Kurutulmuş kabak,kurutulmuş kabak yemeği.

PARAV:Yaşlı kadın,nine.

PARG:Dağarcık.

PARĞUÇ:Nine,yaşlı kadın.

PANİR:Peynir.

PARGEL:Uyuma,uyumak.

PAZG:Anüs,göt.

PELAV:Erkeklik organı.

PELEŞ: Orantısız büyüklükte enli kulak.

PEREZ:Ekmek.

PILAMPOŞ: Sıkışmamış,sıkılmamış ip vs....

PİÇKA(PİSKA) :Kibrit.

PİSİG(PİSİK) : Kedi.

PİİŞ:Tütün,sigara tütünü.

PİŞMİLA:Peynir eritmesi.

PİŞTİK:Tabanca,tüfek,silah.

PİTİK: Köpek yavrusu.

PİZDİK:Küçük.

POR:Karın,karın bölgesi,işkembe.

POŞACA:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

POŞA:Lom(LOM kelimesine bakınız) .

POŞİKÇE:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

PORTMAN: Para kesesi, para cüzdanı.

PUŞ:İşkembe.

R

RAKRO:Adam.Poşalardan olmayan adam.

RUKA:Üstüne pişmeye hazır ekmeklik hamur konan tahtadan yapılmış eşya,gereç.

RUT:Açık,çıplak,çaresiz.

RUTTA KALMAK:Açıkta kalmak,çaresiz kalmak.

S

SAMEL:Güzel,iyi,elverişli.

SAPTE: Kuyruk sarmayan köpek.

SEBEHET:(İki parmakla zafer işareti yapılarak, o kişiye taraf işaret yapılır) Kural tanımayan,kuralsızlara denilir yani hareketleri bu sözcükle kınanır.

SOLAV:Köpek.

SUD:Yalan,kandırma,aldatma,yapmacık.

SUR: Meme.

SÜNEPE:Başıboş gezen,sorumsuz,yaramaz.

Ş

ŞINEL:Oturma.

ŞIREL:İşeme.

ŞUN:Köpek.

T

TAHRİ:Kadın.

TAMAS:Kurutulmuş hoşavlık erik.

TAN:Ayran(Hemşincede de aynı anlamda kullanılıyor) .

TAPEL,TAPELLEME:Dökme,dökmek.(Dılmayı tapelle:Elmayı dök.)

TIGIRDEL(DIGIRDEL) :Kuruntu,kuruntu yapan kişi.

TILAP: Çamur.

TIRAÇHLAMAĞH:İshal şeklinde büyük tuvaletini yapmak.

TIVIĞH:Bulaşık,bulaşkan.

TIZIKMAK:Kaçmak.

TİNTON:Ahlaksız,edepsiz,lümpen.

TİTİL: Kadın cinsellik organı, vajina.

TİYA:Ur,gezen ur,dokunaklı sözün karşıdakine etkisi.

TOBDİ: Kancalı iğne.

TOBİ:Ermeni,Ermeni çocuğu,gaddar,acımasız.

TORĞHOL(TORĞHOLO) :Rafadan yumurta.


TULUĞH:İçinde peynir veya eşya saklanan keçi derisi,torba şeklinde.

TUMAN:Şalvara benzer kadınların giydiği iç çamaşırı,uzun paçalı kilot(genellikle doğu bölgesinde giyilen bir giysi) .

TÜRÜDİ:Hırsız,sahtekar.

U

UDMİ:Besmelesiz,bıçaksız ölen hayvan.


ULAL:Yıkama,her hangi bir şeyi temizleme.

UVALAMA:Oğuşturma.Ağrıyan yeri elle tedavi etme.

UZEL; UZELLEME:Her hangi bir şeyi isteme,istemek(Cur uzelle:Su iste) .

Ü

V

VAĞHENAL: Korku. Tehlikenin olduğu yerden uzaklaşmak.

VALA:Bir çeşit renkli başörtüsü.

VARDİK:Tuman,kilot,kadınların giydiği iç çamaşırı.

VARVEL:Yangın.

VARVELLEME:Yakma.

Y

YALLOZ:Kel,saçı dökülmüş.

YEKE:İri,büyük.

YEKEN:Para.

YELBE:Yabangülü.(Lazcada YELİ diyorlar.) .

YUĞHA:Yufka,ince,ince açılmış hamur.

YURT:Ev,barınak.

Z

ZANIMA:Bakma,bakmak.

ZERÜL:Yoksulluktan,çaresizlikten kaynaklanan zaruret,mecburiyet.


ZEVİR(ZEVÜR) :Ağız.

ZIĞARBİ:Kirpi.

ZIRKVEL:Çene altında,boğazda oluşan şişlik.


ZİZ:Meme.

ZOĞ:Vücutta oluşan kabarcık,kabarıklık.

ZOĞLAMA:Dövme,her hangi bir şeye dayak atma.

ZOKO:Mantar.

ZONKLAMA:Sıçrama,oynama,olduğu yerde sağa-sola,yukarı-aşağı atlama veya hareket etme.

ZORUSEL:Söyleme,söylemek,demek.


YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:

A) CANLI KAYNAKLAR:

1-Hezim Yelkenci.
2-Alkan Gezer.
3-Erdal Topçu.
4-Gülşahi Eremciler.
5-Yadigar Gezen.
6-Süleyman Gezen.
7-Özgür Gezen.
8-Sadık Gezen.
9-Sıddık Gezen.
10-Tuncer Gezen.
11-Cevri Yıldız.
12-Rebiye Yelkenci.
13-Bahattin Yelkenci.
B) YAZILI KAYNAKLAR:

1-İslama Göre Irklar Ve İnsanlar-Abdülaziz Abdülkadir Kamil/Timaş Yayınları.



DÖNEMEM / HÜSEYİN GEZER


Çağırsanda beni

Gelemem Kedat

Uzay gemileriyle

Oynuyor çocuklar

Sürünemem artık

Kayarak

Dizlerimin üstünde

Emekleyerek

Bayırlarında ki beyaz

Topraklarında


Özlemini çekmiyor

İnsanlar

Bir lokma ekmeğin

Aşıramam patateslerini

Taconun


Bir konutu var herkesin

Başını sokacağı

Döner merdivenleri

Ahım şahım olmasada

Edinemem harmanını

Yurt


Burda

Elektrik yanıyor

Evimizde

Çıra kütükleriyle aydınlanamam


Zorluyor kulak zarlarımızı

Diskoların müziği

Söyleyemem uzun hava

Bokosmana giden yolda


Geçiyor arabalar

Asfalt yollardan

Kanat çırpıyor uçaklar

Zorlu kartallar gibi

Arayamam derelerinde

Kıratı yitiripte


Çatıldı bir kere

Köçlerimiz

Dönemeyiz geri

İstesekte bin kere

Dün Kedat

Bu gün Sulobanın İncearap

Yellenecek Hüsnü

Toz kalkacak topraktan

Gülecek bütün köçler

Temizleyecek ponalar

Bütün pisliklerimizi


Gece aşacağız Seçedili

Yükümüz külek

Kolopa

Yükümüzdedir alınterimiz

Emeğimiz

Korkumuz bakımcı

Mühendis

Yangıncı

İhbarcı

Yok faydası

Korkunun ecele

Dön desende

Çatıldı bir kere köçlerimiz

Dönemem


Hüseyin Gezer

-


HANİ HÜSEYİN GEZER

Köçlerimiz nerde

Eşek sırtındaki

Mal varlığımız

Hurçlarımız

O ölü gözü yanan

Kütüklerimiz

Biz mi unutulduk

Biz mi unuttuk


Bizmi unuttuk

Harman yerlerini

Şaka şenlik söylenen

Şu sözleri

-Gene şükür yaradana-

-Gene çıktık karapana-

Biz mi unutulduk


Biz mi unuttuk

Delidüzleri mesken

İnsanları dost

Şavşatım

Nerde

Hani o dostluklar

Dostlar mı unuttu


Karasapanın peşinde

Atol aradığımız

Kuzukulağını tuzladığımız

Turşu yediğimiz kımisinden

Nerde

Hani o günler


Bayram sabahında

Kapı kapı topladığımız

O güzelim bişiler

Sultan Nenenin

Taş fırınındaki

Arpa ekmekleri

Nerde

Hani o güzel günler


Koptuk doğal yaşamdan

Kul olduk

Tutsak olduk

Dört duvar arasına

Nerde

Hani atımız

Eşeğimiz


HÜSEYİN GEZER

-

Hüseyin Bey merhaba,

Yazdıklarınız için teşekkürler.Sizden Poşalar (Lomlar) hakkında ayrıntılı bilgiler bekliyoruz.Hep birlikte doğru bilgiler ile yazalım Lomları.Selamlar.
-
ÖTEKİLERİ YAZARKEN TEFERUATLI ARAŞTIRINIZ:
Cihan Aktaş (Kibritçi kadın Salı, 30 Eylül 2008 12:25) a:
Hüseyin Gezer Pazartesi, 20 Ekim 2008 19:24
Yazınız insani açıdan çok iyi,yazınız çok güzel, ötekileri yazarken teferuatlı araştırınız...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
KİBRİTÇİ KADINCİHAN AKTAŞ(DÜNYA BÜLTENİ-Salı,30 Eylül 2008 /12:25) A:HÜSEYİN GEZER:Yazınız insani duygular açısından güzel.Kalıplara sokmamışsınız kendinizi, BEŞBİNAZ şimdi öğretmen.Poşaların çoğu öğretmen,imam,polis,orman muhafaza memuru, hizmetli memur,mühendis,öğretim görevlisi,bir çok fabrikada proleter,hemşire,ebe,şoför,esnaf,dairelerini kiraya vermiş ev sahibi...Ve inanın ki bit nedir bilen yok.Her gün şofbenin altında banyo yapıyorlar.Ve hiç bir zaman SEFİLLERi oynayan yok!
HÜSEYİN GEZER(20 Ekim 2008)
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
FİTRAT.COM-ÖZE DÖNÜŞ:POŞALARDAN SÖZ AÇILINCA-CİHAN AKTAŞ:
(03 Kasım 2008 Poşalardan söz açılınca Cihan AKTAŞ) :Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın Hüseyin Gezerin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-

03 Kasım 2008

Poşalardan söz açılınca

Cihan AKTAŞ

Fakat, geçtiğimiz günlerde Kibritçi Kadın başlıklı hikaye olarak da nitelendirilebilecek olan yazıma yönelik yapılmış sert bir yorumla ilgili olarak bir şeyler yazma ihtiyacını duydum. Çünkü, hayatta en hassas olduğum konulardan biridir, insanları ellerinde bulunmadan taşıdıkları nitelikler yüzünden yargılamak...

İlkokulda arkadaşlarım, genellikle dışlanmış kişilerdi. Bu dışlanmış kişilerden biri olan Beşbinaza ilişkin yazdığım yazıya, Mahmut Aydın Bey büyük bir tepki vermiş. Yazı esasında bir hikayecinin muhayyelesinin oluşturduğu bir kurguyla sürüyor olmakla birlikte, temel konularda gerçeklere dayanmakta. Doğduğum kasabada gerçekten de bir Poşa mahallesi vardı. O Poşa mahallesine gitme konusunda kimi büyüklerimiz bizi uyarırlardı. Ne var ki toplumun dışladığı kesimler konusunda hayli hassas olan babamın yolundan yürüdüm ben. Poşalarla, Kürtlerle, Alevilerle arkadaşlık yaptım. Bu arkadaşlık sırasında da çocuk yaşıma rağmen Türkiyede resmi söylem açısından başat olan değerlerin Sünnilik, Türklük ve Laiklik olduğunu keşfettim.

Bir kasabada Poşa olarak anılan ve kısmen de olsa dışlanan insanları hatırladığı için bir yazar niye suçlanır ki... Poşalar da Türk kökenliymiş! Bir insanın değerli ve saygın olması için ille de Türk kökenli olması mı gerekiyor? Poşalar benim gözümde toplumdan dışlandıkları için zaten yeteri kadar haklı ve mazurdular. Onlarla arkadaşlık ettim. Aynı sofrada yemek yedim. Birlikte ayakatlamaca oynadık. Karlı-buzlu tepelerden aşağı kızaklarla kaydık. Çocukluğumun unutulmaz arkadaşlarından biriydi Beşbinaz. Zekiydi. Yetenekliydi. Hassastı. Neşeliydi. En azından ben böyle hatırlıyorum. Poşalara yönelik dışlamalar karşısında bende oluşan tepki ise sanırım yenilenen, tazelenen başka türlü bir bilinci haber veriyordu. Bütün insanlar doğuştan eşittir, hepimiz Ademle Havvanın çocuklarıyız, kimse doğduğu ortama bakılarak damgalanmamalı, yargılanmamalı.

Poşaların müslüman... olduğunu yazarken de kişisel bilgilerime dayanmadım, bir araştırma yaptım. Poşalar gibi Türkler de sonradan müslüman oldular. Bu arada müslüman olan Türk oymaklarıyla Poşa toplulukları arasında bir karışma yaşanmış da olabilir; bunu tarihçiler araştırmalı. Müslüman olmayı yeniden seçeriz ve önemli olan da kimliğimizi belirleyen seçilebilen bir niteliktir kanımca. Bir Poşa, Ben Türküm, diyorsa, ben de ona Türk derim; ne çıkar... Fakat asıl ırkçı ve ayrılıkçı bakış açısının, etnik kökenleri Türk olma niteliği üzerinden tartmaktan geçtiğini görmek gerekmez mi?

Pek çok ansiklopedide, kitapta bahsi geçen poşalardan söz etmem, niye yanlış olsun. Allah insanları kavim kavim yaratmıştır ve Arap olanın Arap olmayana üstünlüğü takva iledir; bunlar en temel dini bilgiler arasında yer alırlar.

Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın HÜSEYİN GEZERin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.

DÜNYABÜLTENİ

BU YAZI CİHAN AKTAŞIN POŞALAR ÜZERİNE ADLI YAZISINDAN POŞALARLA İLGİLİ BAZI BÖLÜMLER ALINARAK BU SAYFAYA KAYDEDİLDİ,SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR:
HÜSEYİN GEZER 21 Mart 2010
Sayın ŞAHİN.M; biraz kitap,biraz dergi,birazda gazete oku! ..
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR: Her gün bir cümle okusan kendi kendini geliştirmiş olursun, POŞALARında güzel bir ırk güzel bir çiçek olduğunu,insanlık alemini tamamlayan güzelliklerden bir bölüm olduğunu bilirdin. Burda bir kafatasçılık yok,insanlık var,insan olmak var...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? ...BUNLARIN HESABINI YAPALIM! ? :
Bu yorumu ŞAHİN.M 15 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : İnsanları sınıflandırmak size mi kaldı?
Sizi kim görevlendirdi:İnsanların kimliğini,ırkını,soyunu araştırmak için(...) ? Yok Poşa imiş! Paşa imiş! Romanmış! Size ne kardeşim? Bunlarla uğraşana kadar, insanlık için ne yapabiliriz? Bunlarla uğraşalım! .. Hadi Romanı,Kürtü... anladıkta,bu Poşa ırkı nerden çıktı? Bana öyle bir ırk olduğunu bilimsel olarak ispatlayın,bende Poşa olayım! ..İsanların başkalarını aşağılamak için taktığı lakaplar, ne zaman ırk oldu? Soruyorum size! ? .. Yok Lommuş! Yok Poşaymış! Etnik bilimciler bile rivayetlerle dayanarak izaha çalışıyor.Böyle bir toplumun varlığı kesin bile değilken, siz nasıl varmış gibi göstermeye çalışıyosunuz? Sizin başka işiniz yokmu? Allah aşkına bakınız, yıllarca Kürtlere yaptınız bu ayrımcılığı.Bu sınıflandırma,bu azınlık muamelesini görenler şimdi çoğunluk oldular! .. Ne olduğunu görüyorsunuz:İnsanların arasına nefret ve kin sokuyorsunuz.Ben ırk mırk tanımam kardeşim,sadece insanı bilirim.Her insan eşittir,kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur.Zaten bütün dinlerde ırkçılığı reddeder...BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? SAĞLIK SİSTEMİNDEN SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYANLAR NASIL YARARLANABİLİR? TARIMDA,HAYVANCILIKTA ÜRETİMİ NASIL ARTIRABİLİRİZ? ... Bunların hesabını yapalım! ? Ama nerde? Biz ancak birbirimizle didişip- boğuşmaktan bunlara fırsat bulamıyoruz. Çünkü Avrupayı tam 300 yıl gerisinden takip edemiyoruz,darvini haklı çıkarıyoruz: Türkler, evrimini tamamlıyamamış,gelişmemiş ırktır. Diyorya...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
-
ÜSTÜN OLAN ÖTEKİLEŞTİRMEYENDİR:
Hüseyin Gezer (18 Nisan 2010 17:21:04 İlkim Özbeye) :Sayın ve sevgili İlkim Özbey:(- ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ!) ,bu iki sözcük bence çok fazla abartılmış,kimse kimseden üstün değildir,üstün olan insandır,üstün olan insanlıktır, üstün olan ötekileştirmeyendir. Selamlar,sevgiler!

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
DÜŞÜNÜNDE ÖYLE YAZIN,NE YAZACAKSANIZ(! ? !) :
Bu yorumu İLKİM ÖZBEY 12 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Nolmuş? Bizde Poşayız! ..(ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ) ! Fark? Düşününde öyle yazın, ne yazacaksanız(! ? !) ..

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BİZ POŞALAR CANA YAKIN İNSANLARIZ:
(Bu yorumu MURAT BULUT 06 Aralık 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : Değerli dostlar, biz Türk Milleti olarak ve aynı zamanda Osmanlı olarak her gittiğimiz yerlere medeniyet ve huzur götürmüş toplumun ve ejdatların torunlarıyız.Biz poşalarda bu vatan için savaşmış, bu vatan için gerektiğinde can vermişizdir. Eskilerden süre gelen ve günümüzde yok olmuş bir çok el sanatlarını her gittiğimiz yerlerde tanıtmışız.Ve aynı zamanda sıcak kanlılığımızla da bir çok toplumda yer edinmişizdir. Bizleri yakinen tanıyan toplumlar, biz Poşaların ne kadar cana yakın, vatan sever,dinine düşkün insanlar olduğumuzu iyi bilirler ve aynı ekmeği herkesle paylaşma anlayışımızdan gurur duyuyoruz...Derneğimize gelin, bizi yakından tanıyın! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
HEPİMİZ KARDEŞ DEĞİL MİYİZ? BİZİ KİM KARALAMAYA ÇALIŞIYORSA,ODA BİZİM KARDEŞİMİZDİR:
Bu yorumu KEMAL DEMİR 26 Ağustos 2009 tarihnde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Dünyanın en iyi ve en şereflisi bu cennet vatanımızda,ayrımıcılık çıkararak, ülkemizi bu hale getirdiler! ? ..Hep ayrımcılıktan! ? ..Hep birbirlerini hakir görmekten! ? ..Hepimiz kardeş değil miyiz? Hepimiz Adem ve Havvadan değil miyiz? Öyle ise kardeşiz! .. Bizi kim karalamaya çalışıyorsa, oda bizim kardeşimizdir. Poşa dedikleri insanlar da dünyanın en iyi insanlarıdır:Merhametlidirler, yardımseverler, vatan severler, kısacası yaratılanı severler yaratandan ötürü! ...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ESKİDEN POŞU TAKTIKLARI İÇİN POŞA ADINI ALMIŞLARDIR:
(Bu yorumu FURKAN ASANAKUT 18 Ağustos 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Bende bir Poşayım.Yazdıklarınıza katılmıyorum(! ? !) Poşanın köken kelimesi, poşu takmalarından dolayı, denilmiştir.Poşalar, Sivasın merkezinde 800 küsur senedir yaşamaktadırlar.Önceki zamanlarında elek,kalbur satmışlar; davul-zurna çalma işi ile uğraşmışlar...Çilli,mavi gözlü olanlarıda var.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
HERKES AYNI GÖVDENİN DALLARIDIR:
Bu yorumu TURGUT PALA 18 Temmuz 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Evet kardeşim,bak benim güzel kardeşim biz:İnsanları, bir kökten oluşan ağacın dalları gibi biliriz,herkes aynı gövdenin dallarıdır. Bizim dilimiz Türkçe. Bize Poşa diyorlar.Biz bile bunun anlamını bilmiyoruz.Bence araştırmanızı,bizim içimize girerek yapmanızı tavsiye ederim. Öyle kulaktan dolma bilgilerle araştırma yapılmaz.Gelin bize sorun(? !) Nerde bize gıcık olan insan varsa(peşin hükümlü,kendi çirkinliğini ve hırçınlığını bizde arayan ve görmeye çalışan) , onlara sorup öğreniyorsunuz.Bence iyi düşünün! ..Biraz daha derin düşünün ve iyi araştırın.Haşa(!) Ben küçük görmüyorum.Onlarda Ademden,Havvadan gelmedirler...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
İNSANLARI FIRKALARA AYIRMAKLA NE KAZANDIK(?) :
(Bu yorumu İSMAİL GÜLLİ 20 Haziran 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :İnsanlara derim ki:-Yani insanları fırkalara ayırmakla ne kazandık? Meslek olarak ne fark eder? Sonuçta hepimiz Türk ve müslümanız veya başka dinliyiz,ne farkeder? Bunları biz aştık artık,Türkiyeliyiz! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ASIL OLAN İNSAN OLMAKTIR:(03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE yazmış olduğu yazıya; HAYRETTİN BULUT01 Mayıs 2009 tarihinde şu yorumu yazdı) :-Poşalar:
Biz Poşalar, bu toplumun bir parçasıyız. Bu güne kadar da kendimizi... yaşadık... dini vecibelerimizi örf ve adetlerimizi... bir şekilde yaşadık ve yaşıyoruz birileri gelişi güzel konuşsada bizim tarihçemizde değerli araştırmacı ve tarihçilerinden aldığımız ve edindiğimiz bilgiler bizlerin yazları yaylalarda kışları ılık bölgelerde... yaşayan bir topluluğuz ama bu güne kadar hiç bir ırkla dinsel ve sosyal çatışmaya girmeden değişik bölgelerde yaşamımızı sürdürdük ve sürdüreceğiz. Biz poşa olmaktan ve adı taşımaktan sonderece(duyiyeruğh) gurur duyuyoruz,şivemizce bir terim..Bizim bir dilimiz vardır ama kullanılmadığından dolayı unutulmaya yüz tutmuş bir dil. Asıl olan insan olmaktır! .. Yaşadığın toprağın ve vatanın değerini bilmektir! .. Bizde bu konuda son derece hassasız... Saygılarımla! .. Benim gibi düşünen tüm POŞALARI(LOMLARI) bekliyoruz... Poşalar derneğini kurduk.Lütfen tüm Poşaları bekliyoruz! ..İlginizden dolayı teşekkürler! .. İRTİBAT TEL:0535 934 53 06
-
POŞA,ÖTE-BERİ...SATARAK GEÇİMLERİNİ SAĞLAYAN BİR MİLLET:

Antoloji.Comdan alıp bu sayfaya kaydettim.

MURAT GÜLLİ:
Poşa Milleti önceleri seyyar hayat yaşayarak yaşamını sürdürüp; sonra yerleşik düzene geçerek ve köylerde öte beri satarak... geçimlerini sağlayan bir millet olup son derece islam dinine bağlı ve milletine vatanına düşkün bir toplumdur... Poşa Poşadır... 09.04.2010...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
LOMLAR(POŞA VEYA BOŞA) :AYTEN SERİN; POŞALARI HİÇ TANIMAMIŞ AMA ONLAR HAKKINDA HİÇ DOĞRU OLMAYAN ŞEYLER YAZMAYA ÇALIŞMIŞ! ? ..POŞALAR NE ÇEKTİYSE SÖYLENTİLERDEN ÇEKTİ! ..

Ayten SERİN:
Lomlar (Poşa veya Boşa) Hindistan’dan Ermenistan’a göç ettiler, 1060’da Selçuklular tarafından dağıtıldılar. Dilleri Lomavren’de Ermenice kökenli kelimeler var. Bugün Ortodoks Ermeni oldukları söyleniyor. Ağrı ve Van civarında yaşıyorlar. Ani’de Yezidi Lomlar olduğu da söyleniyor.
Sayın Ayten Serin; Poşalar,müslümandırlar:Poşalar, ortodoks Ermeni ve yezit değildirler.Bunlar uydurmasyon yakıştırmalardır.Saygılarımla...(HÜSEYİN GEZER) .
BU YAZIYI BURAYA TAŞIYAN VE KAYDEDEN; ELEŞTİREN:HÜSEYİN GEZER

-

AKSİYON ÇOK EKSİKLİKLERLE DOPDOLU BİR YAZI YAZMIŞ/HÜSEYİN GEZER

Doğrular Poşaların içine girilerek yazılır! Doğrular Poşalarla yüz yüze yazılır! Doğrular beraberce yazılır! Doğrular görerek yazılır! Doğrular yaşayarak yazılır! Doğrular salonlarda yazılmaz! ...

HÜSEYİN GEZER/Şair ve yazar

-

POŞALARLA İLGİLİ GÜZEL ŞEYLER YAZAN YAZAR ALİ GÜNDÜZÜ SELAMLIYORUM! Hüseyin Gezer

Sayın yazar Ali Gündüz, Çoruh Havzası Ve Artvin adlı kitabında Poşalarada yer vermiş.Kalemine de, yüreğine de sağlık Ali Gündüz! Ali Gündüzün kitabının 129.,130.,131. sayfalarına baktığımızda şu yazı bizi karşılıyor:

BİR BAŞKA ALT KÜLTÜR GRUBU POŞALAR(BOŞALAR) :

Artvin ve yöresinde başka bir kültür grubu da Poşa yada kendi adlandırmalarına göre Boşalardır.Meydan Laroussede Boşalar: Kafkaslarda... verilen ad.Bir kaç bin kişilik bir topluluk, kendilerine Lom adı verirler. Boşaların konuştukları lehçe Hindikuştaki Dardu dilleri ile Apabhramsa lehçelerinden birine dayanır. Boşalar V. yüzyılda Hindistandan ayrılarak Kafkaslara yerleştiler şeklinde tanımlanmaktadır.

Artvin Poşalarının ise Hindistandan ayrılarak Kafkaslara yerleşen, Poşalarla ilişkilendirilebilen bilimsel bir bilgiye yada kaynağa rastlanmamıştır.Türkiyede değişik derleme sözlüklerde Poşa, kalbur... yapıp satan kişiler olarak geçmektedir. Kendilerine göre ise kavramın adı Boşadır. Eskiden toprakları, yerleri-yurtları olmadığı ve ekip biçmeyi bilmedikleri için boş iş yapan, boşta gezen anlamında Boşa adı verilmiştir. Yine kendi iddialarına göre, yerli halk kendilerini pek sevmediğinden aşağılayıcı bir ifade olarak Poşa kullanılmaktadır.

Poşaların kökeni daha çok rivayetlere dayandırılmaktadır. Kendileri ise Peygamber soyundan oldukları iddiasındadırlar.

Böyle bir rivayet: Bir peygamberin üç oğlu varmış. Bu oğullardan birisi babasının sağlığında çalışmaya gitmiş...Bir süre sonra peygamber ölmüş. Mirasını iki oğlu paylaşmış. Gurbetteki oğul babasının öldüğünü duyunca memleketine gelir. Kendisine düşen mirası ister. Mirası paylaşan kardeşler:-Biz mirası paylaştık. Sen boşa kaldın! Diyerek,kardeşlerine pay vermezler...(...) İşte bu günkü Poşalar, o peygamberin torunlarıdır.

Bir başka rivayette ise roller değişmekte, peygamberin yerini vezir almaktadır.

Artvinden başka, Poşalar yoğun olarak Sivas, Erzincan ve Van illerimizde yaşamaktadır. Erzincan yöresi rivayetleri ise daha farklıdır.Kalbur...satan atalarının, bu işten bir kazanç sağlayamadıklarından, bir araya geldiklerinde, bu işten karınlarını doyuramadıkları, bu yüzden boşa ömür tükettiklerinden Boşa adını aldıkları şeklindedir.

Sivas yöresi Poşalarında ise: Hızır Paşanın, Poşaları makamına çağırarak:-Ne iş yaparsınız? Dediğinde -Boşa gezeriz! cevabı verildiğinden, o zamandan sonra Boşa adını aldıkları şeklindedir.

Poşa adı üzerinde en mantıklısı görülen, Sivas Poşalarına ait bir başka rivayettir: Poşalar, Sivas yöresine geldiklerinde; kendilerine has bir poşi giymekteydiler. Bu yüzden yerli halk kendilerine Poşililer yada Poşulular demekteydi. Zamanla bu isim Poşa şekline dönüşmüş ve günümüze kadar ulaşmıştır.

İlk üç rivayet daha çok bu kitlenin toplum içinde kendilerini yüceltme kaygısından kaynaklanmış izlenimi vermektedir. Poşa adının daha çok başlarına taktıkları kendilerine özgü poşiden gelme olduğu daha akla yatkın gelmektedir.

DİL:Poşa yada Boşaların kendilerine has bir dilleri vardır.Ancak bu dil anadil gruplarına dayandırılmamaktadır. Dilbilimcilerin özel dil yada grup dili adını verdikleri dillerdendir.Bu dil daha çok kendi aralarında konuştukları özel konuların başkaları tarafından anlaşılmaması için geliştirdikleri bir dildir.Halk arasında kuşdili denilen dilin bir benzeridir. Daha çok konuşulan sözcüklerin bozulmasından oluşmuştur.Değişik yerlerde gezen grupların kendi aralarındaki konuşmaları başkalarının anlamaması zaruretinden doğmuştur.Artvin,Sivas,Erzincan Poşaları arasında birçok kelime örtüşmesine rağmen birçok kelimede de farklılıklar mevcuttur. Bir dil birliği yoktur.

KULLANDIKLARI KELİMELER: Mara:Anne. Gaco:Yabancı erkek. Halvor:Yaşlı. Mathaş:Çocuk. Cöki:Kız çocuğu. Puş:İşkembe. Perez:Ekmek. Cur:Su. Hav:Tavuk. Havdik:Yumurta. Düke:Ev. Şun:Köpek. Uzel Etmek:İstemek. Cav:Göz. Ap:El. İnzim:Ben. İnzin:Sen. Genniyorum:Geliyorum. Pahçel:Kaçmak. Genne,Gennemek:Gel,gelmek. Zorusel Etmek:Konuşmak. Medni:Yüzük. Pargel:Uyumak,uyku. Rakro:Erkek. Goğlamak:Çalmak. Piştik:Silah...

DİLİN KULLANIŞINA ÖRNEKLER: İnzim genniyorum:Ben geliyorum. İnzim pahçelliyerim:Ben kaçıyorum. Perez keyler misin? :Ekmek yer misin? ...

Lazlar, Gürcüler ve Hemşinlilerde olduğu gibi Poşa dilinin de Ermeniceye dayandırıldığı gibi mesnetsiz iddialarda vardır. Andrews in Türkiyedeki etnik gruplar adlı eserinde dile getirdiği gibi Poşa topluluğunun dilinde birtakım Ermenice kökenli kelimeler olsa dahi kesinlikle Ermenice ile bir ilgisi yoktur.Bu dil daha çok aralarında gizli bir ilişki olan ve gizli konuşulması gereken konuların başkaları tarafından anlaşılmaması ihtiyacından doğan bir dildir.Bir ihtiyaçtan doğmuştur. Gezginci bir toplum olan bu insanların Ermenilerin yaşadıkları yerlere gitmeleri,onların dillerinden de kelimeler almaları doğaldır. Ermenilerin bölgenin hayatını uzun süre ellerinde tuttuğundan bu insanlar Ermeni toplumu ile ticari ilişki içinde olmuşlardır.Ermenice kelimelerin bu insanların dillerine girmiş olması doğaldır. Ancak bu insanların Ermeni kültürü ve kimliği ile bir ilgileri yoktur.

NÜFUS: Poşalar, son otuz yıla kadar Artvinde göçer halde yaşamışlardır. Kendi ifadelerine göre yerli halk kendilerini fazlaca sevmediğinden ve kalabalık olduklarından kendilerine yer verilmezdi.. Ancak 1950li yıllara kadar bu insanların yerleşik hayata geçirilmesi için gösterilen gayretler sonuçsuz kalmıştır. Uzun süre bu insanlar eski alışkanlıklarını bırakmamışlardır.(.......) .Son otuz yılda ise tamamına yakını yerleşik hayata geçmiştir.Artvinde yoğun olarak Ardanuç Adakale Mahallesi, Şavşat Söğütlü Mahallesi ve merkez Köprübaşı Mahallesinde nüfus çoğunluğuna sahiptirler. Bunun yanında Yusufeli, Hopa, Arhavi ve Ardeşende de yaşayan gruplar vardır.Bu insanlar bu mıntıkalarda yaşayan grupların tamamının aynı kökenden geldiklerini söylemektedirler. 1977 yılı sayımlarına göre Artvinde 3400 civarında bir nüfusa sahiptirler.Nüfus artışı Artvin ilinde en yüksek olan gruptur. Yine yurtiçi göç olayının en az olduğu gruplardır.Poşalarda yurtiçi göç olayının az olmasının nedeni: Gittikleri yerlerde uyum sorunları yaşayacakları ve Artvin ilindeki birlik ve beraberliği gittikleri yerlerde bulamayacakları endişesindendir.

GELENEK VE GÖRENEKLERİ:Poşaların gelenek ve görenekleri diğer toplumlardan pek farklılık göstermez.Sünnet geleneği ve kirvelik bu toplumda da önemli bir müesesedir.Bu toplumda kirveliğe çok önem vermektedir. Ortaasya Türk topluluklarında görülen alkarası, albasması inançları,kırk çıkması ve bölgede günümüzde de yaşatılan inançlar bu topluluklarda oldukça yaygındır. Evlilikte düğün adet ve gelenekleri,çocuk doğumundaki Türk toplumundaki inançlar, kültür bölümünde izah edilen eski Türk inançlarının izleri bu insanlarda da aynen yaşatılmaktadır.

Su bu toplumda da kutsaldır.Su,Allahın cemalidir.Temizliktir.

Sonuç olarak Poşaların Artvin yöresine nereden geldikleri bilimsel olarak ispatlanmamıştır.Kendilerinin Kırım kökenli oldukları iddiası da sadece iddiadır.Ancak yaşayışları, örf ve adetleri,gelenek ve görenekleri diğer topluluklardan pek farklılık göstermemektedir.Ermeni,Kıpti ve diğer gayrimüslim topluluklarla bir ilgileri yoktur.Kendilerini Türk ve Müslüman olarak görmektedirler. Doğrusuda budur./ ALİ GÜNDÜZ/ÇORUH HAVZASI VE ARTVİN

POŞA DEDİKLERİ / ARTVİN 1967 İL YILLIĞI / HÜSEYİN GEZER

(Artvinde Artvin Valisi Başkanlığındaki-Ç. Parçalı, H. Saral, M. Yıldırım- bir komite tarafından hazırlanmış ve Güneş Matbaacılık T.A.Ş. tarafından basılmıştır.) .

Artvin 1967 İl Yıllığı(SOSYAL BÖLÜM:160. ve 161. sayfalar) :

160. sayfada şöyle yazıyor:...gene çevre halkının POŞA diye adlandırdığı göçebeleri burada zikretmek yerinde olur.

161. sayfaya Poşalarla ilgili bir resim koymuşlar ve resmin altına şöyle yazmışlar: Halkın [[POŞA]] dedikleri göçebeler.

Ama göçebe olmayan Poşalara hiç değinilmemiş:Bu yıllığın yazıldığı günlerde kendi bahçesinde,tarlasında yetiştirdiği karpuzu dostlarıyla paylaşan Poşaları da araştırmalıydılar. Aynı günlerde cemaatına namaz kıldıran Poşa imamlarıda, aynı günlerde okullarda öğretmenlik yapan Poşa öğretmenleride, fabrikalarda çalışan Poşa işçileride...araştırmalıydılar! ... Şu anda göçebe vaziyette olan Poşa yok. HÜSEYİN GEZER/Kıbrıs Sokak-Arhavi(Derleyen-yazan-eleştiren)

BÜYÜK LAROUSSE SÖZLÜK VE ANSİKLOPEDİSİ(1828. sayfa- Milliyet Yayınları) 4. Cilt: BOŞA YA DA POŞA:(ARAŞTIRAN - DERLEYEN- YAZAN) :HÜSEYİN GEZER

Kafkasyada yaşayan...(bir halk topluluğuna) ... verilen ad. V. yüzyılda Hindistandan göç ederek Kafkasyaya yerleştikleri öne sürülür. HÜSEYİN GEZER-Kıbrıs Sokak/Arhavi(Araştıran- Derleyen-Yazan) .



POŞA GÜZELİUMUT SUCİ(ABUR-DENGELİ KÖYÜ/GÖLE) ANTOLOJİ.COMDAN ALINDI

Poşa güzeli


Gözler oltu taşı saçlar kestane

Bakışları şahlan kokusu nane

Kipriği ok gibi saplandı yine

Yüreğimi deldi poşa güzeli


Yanağı nar olmuş dudağı kiraz

Gözyaşları yağmur gülüşü ilk yaz

Kaşları yay gibi sinesi beyaz

Aklım fikrim çaldı poşa güzeli


Zülüf yedi örük topuğa inmiş

Ozan umut görmüş bir melek sanmış

Bir soysuz elinde kavrulmuş yanmış

Sanki köle kuldu poşa güzeli


Umut Suci

BU SAYFAYA TAŞIYAN VE KAYDEDEN HÜSEYİN GEZER

PAŞANIN EŞEĞİ İLE POŞANIN EŞEĞİBEKİR HASGÜL-ŞARKIŞLA/MESCİTLİ KÖYÜ/SİVAS(DERLEYEN-ARAŞTIRAN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER)

Paşanın Eşeği İle Poşanın Eşeği


Paşanın eşeği ile Poşanınki,

Arkadaş olmuşlar.

Çizmişler kuyruklarını karamik dikeni ile,

Kankardeşi,

Arkadaş,sırdaş,yoldaş olmuşlar içtenlikle.

Tüm sevilerini vermişler birbirlerine,

Arkadaşlık kuralına uyarak.

Seyahate çıkmışlar,otostopla.

Moda gereği...

Önce köyden başlamışlar.

Az buçuk yol giderek,

Ekinleri yiyerek.

Emme lakin,emme fakat,

Kır bekçisi köy ahırına hapsetmiş kafadarları.

Paşanınkinin semerine,yularına bakmış,

Bir selam çakmış.

Salıvermiş.

Poşanınkini alıvermiş.

Arkadaş canlısıymış paşanınki;

Olmaz,demiş,bırak arkadaşımı ve bırakmışlar.

Özgürce köyden ayrılan seyyahlar.

Şehire uğramışlar...

Fakirsiz köy,dörtyolsuz şehir olmadığından,

Trafik polisi dikilmiş karşılarına.

Bir dütte yakalamış.

Paşanınkine ihtar,

Poşanınkine dayak.

Dayağa alışkın ki,öbüründen neşeli bizimki...

Aşevine geçmişler,

En büyük masayı seçmişler.

Paşanınki arpa şehriye,en halisinden,

Poşanınki saman istemiş,en irisinden.

Birincisi gelmiş anında,

Garson,saman kalmadı demiş,

Gelseydin zamanında...

Beğenmemişler düzeni,

Sözleşmişler kalmamaya.

Çekmişler Almanyaya.

Paşanınkinin pasaportu ısmarlama,

Poşanınki yük taşıma karşılığı uydurarak,

Çıkmışlar yola.

Uğur ola...

Paşanınki gümrük memuruna selam,

Poşanınki rüşvet vererek.

Ulaşmışlar BON´a...

Paşanınkine aş vermişler,

Poşanınkine iş.

Gurbet ellerinde ah çeke çeke,

Ne ağlayabildim,ne gülebildim

Gariplik zor zenaat,zor iş

Yurda dönüş...

Dönüş yaa...var gümrük,zor iş.

Kalmaktansa yabanda,

Çekmektense el kahrı,

Paşanınki sallanarak,

Poşanınki bir karton sigara,

Aşmışlar duvarı.

Dönmüşler ERKEKÇE...

Utanmadan ikisi de,

Devam etmişler yaşamlarına,

EŞŞEKÇE...


(9 Haziran 1974, Yahyalı)


Bekir Hasgül (Antoloji com.)


DERLEYEN-ARAŞTIRAN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER


POŞALARLA İLGİLİ FEVZİ TORUNUN YAZDIKLARIARAŞTIRAN-DERLEYEN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER

Köyde eskiden poşa denilen göçebeler bulunurdu. Fakat son yıllarda bunlar da köyü terk etmişlerdir. Sadece bir aile Veliköyde ikamet etmekte olup, bu ailede köy halkı ile tamamen bütünleşmiştir.FEVZİ TORUN (HER YÖNÜYLE ARTVİN VE ÖRNEK BİR KÖY İNCELEMESİ ADLI KİTABINDAN ALINMIŞTIR) .

ARAŞTIRAN-DERLEYEN-SAYFAYA KAYDEDEN: HÜSEYİN GEZER


POŞA MADDESİ SAYENDE GÜZEL OLDUTANER ARTVİNLİ
Hüseyin Bey, merhaba;

Nasılsın? Ansiklopediye katkıların için teşekkür ederim ncelikle! Zaman zaman maille görüşelim. facebooka davet etmişsin, sağol. facebook hiç kullanmadım, kullanmıyorum. ben de bugünlerde seninle görüşmek istiyordum. diyorumki ansiklopedide poşa maddesi sayende güzel oldu. bunu beraber kitap yapalım diyorum. poşalar hakkında kitap yazalım. ne dersin?

bol selam

taner artvinli
www.artvinansiklopedisi.com

merhaba hüseyin bey,

kitaplarının yayınlanmış olduğuna, araştırmalar yapıyor olmana sevindim, ne güzel. senin biyografini de ansiklopediye koyalım o zaman. neden şimdiye kadar bahsetmedinki? poşalar kitabına gelince: ben sürekli araştırıyorum birkaç yayın var poşalar konusunda. daha önce siteden kaldırdığımız erkulun tezi ile seropyanın yazısını ve diğer yayınlanmış yazıları tarayacağım bunlardan bir giriş oluşturacağım. çingene kavramı nedir, çingenelerin türkiyedeki durumları, yayılışları, yerel adlandırmaları vs. sonra poşaların çingenelerden olmadığını ortaya koyup aralarındaki farkları vs belirteceğiz. poşaların çingenelerle karıştırılmasını önleyeceğiz. ondan sonrada artvin poşalarını özel olarak inceleyeceğiz. işte burada senin siteye yazdıklarını düzenleyip alacağız kitaba. mümkün oldukça açıklayıcı ama ayrıntılarla boğuşmadan, sade, anlaşılabilir bir kitap olacak. tabii zaman alır yazmak düzenlemek. biraz da fotoğraf toparlayabilirsek güzel olur. genel anlatım ve konuları ben halledeceğim, sen de zaten artvin poşalarının sosyal ve kültürel durumlarını yazmışsın sitede. toparlayacağız bunları birlikte imza ile kitap yapacağız. yayınlama işine gelince birşeyler olur mutlaka. bir yayınevinden bastırırız. biz bundan para kazanamayız beş kuruş ama en azından masraf da etmemiş oluruz cepten. maksat bu kitap piyasada olsun diğer yayınlara alternatif olarak. ha okunur okunmaz satılır satılmaz ayrı konu. önemli değil. benim için önemli olan bu kitabın yayınlanıp ortaya çıkması. ben akademisyen değilim benim puan kazanmak reklam yapmak yayın yapmak gibi bir derdim olmadığından rahatım yani. para pul istemez yeterki poşalar doğru bilinsin doğru anlaşılsın dersen dediğim gibi yapalım olur mu. elimdeki işleri bitirince bu kitaba başlarım. bu vesileyle bayramını da kutluyor mutluluklar diliyorum.
görüşmek üzere.
bol selam
taner

4 Kasım 2011 12:57 tarihinde Hüseyin Gezer [lomlom08@hotmail.com] yazdı:

Önce Selam Olsun Taner Artvinliye!
Benim önceden üç adet şiir kitabım çıktı(Al Yüreğim Senin,Gülden Kan Tutup Sunma Yaşamıma-Sevdalara Sürdüler Beni) .Antoloji.comda 240 adet şiirim var. Çeşitli yazılarım var.Borçka Alaca Köyü incelemem var.POŞALAR kitabını nasıl çıkarabiliriz. Şu anda ekonomik koşullarım el vermiyor. Açıklarsanız mutlu olurum! Selamlar! ..

Hüseyin Bey merhaba,

Artvin Ansiklopedisine yazdıklarını ben bir dosyaya kaydettim ve üzerinde düzenleme yapıyorum. Sitedeki bilgiler yazılar birkaç ayrı sayfaya birden yazdığın için darmadağınık bir vaziyet aldı. Sayfaları bir toparlamak gerekiyor sanıyorum. Ben öncelikle senin yazdıklarını düzenleyip kendimden de birşeyler ekleyerek biraz düzenledim, düzenlemeye devam ediyorum. Sonra da giriş kısmını, genel bilgileri yazacağım. Bir kitap olaak yazıyorum bunu dediğim gibi. İkimizin adıyla yazacağız. Ben sana taslağı göndereceğim şu anki haliyle ve düzenlemeye yazmaya devam ediyorum. Zamanım kısıtlı olduğu için çok zaman ayıramıyorum, yavaş gidiyor.

Senden ricam şimdilik yeni eklemelerini, düzeltmelerini falan sadece bir sayfa üzerinde yapman. Başka başka sayfalarda (Poşa, Hüseyin Gezer, Kullanıcı Hüseyin Gezer vs) yapınca, benim de bunları takip etmem zorlaşıyor. Her türlü düzenlemeyi sadece POŞA sayfasında yaparsan memnun olurum. Kitap ilerledikçe göreceksin güzel bir iş çıkacak ortaya.

Bu arada Hamza Aydını tanır mısın? Veya Hamza Aydın adıyla da yine sen mi yazıyorsun, bilmek isterim.
Bugün yarın yaptığım düzenlemeleri sana göndereceğim, bir ön kontrol yap, gözden geçir, olur mu?
Beraber çalışmak dileğiyle, selam ve saygılarımla.
Taner Artvinli

Hocam,

Poşalarla ilgili çalışmanın şu anki halini gönderiyorum ekte. Lom-Derdeki arkadaşlarla bir göz atın. Ben sadece senin siteye yazdıkların üzerinde bir düzenleme yaptım biraz, şimdilik.
Selamlar
Taner

17 Mayıs 2012 15:17 tarihinde Hüseyin Gezer [lomlom08@hotmail.com] yazdı:

Sayın Taner Bey, Ben Hüseyin Gezerim. Başka adım yok! Emekli öğretmenim. Hamza Aydını tanımıyorum. Selamlar! Kıbrıs Sokak/Arhavi.

SAYIN HÜSEYİN GEZER ARAŞTIRMANIZ SON DERECE FAYDALI/ Arş. Gör. Melike Üzüm
Başkent Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Bağlıca/ Ankara


Merhabalar,
Öncelikle kısaca kendimi tanıtayım. Ankara Hacettepe Üniversitesi yüksek lisans tez aşamasını bitirmek üzereyim ve tezim Poşalar üzerine. Ben Ankara civarındaki Poşalarla konumu sınırlandırdım fakat Artvin deki Poşları gerçekten çok merak ediyorum. Bir söz varlığı derlemişsiniz. Anladığım kadarıyla ayrı bir dil konuşmayı devam ettiriyorlar. Artvin Poşaları üzerine yazılan bir tezde 2004 yılında dillerinin ölmekte olduğu not edilmiş. Şuanki durum nedir? Poşalar bu dili konuşmaya devam ediyor mu? ya da belli kullanım alanları mı var?
Duyarlı araştırmanız için de size teşekkür ediyorum. Gerçekten Poşalar üzeirne araştırma çok az.
Araştırmanız son derece faydalı olduğunu düşünüyorum.
İyi günler iyi çalışmalar

-
-
Arş. Gör. Melike Üzüm
Başkent Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Bağlıca/ Ankara


Azat Azat 1(Tarih: 08.06.2012 16:36) :- merhaba ben çingenlerin rom kolundanım.poşa diye tabir edilen çok değerli arkadaşlarım var.sizin de yazınızı okudum ve çok beğendim.sizi yürekten kutluyorum.saygılarımla..

BİR BELGESEL KONUSU POŞALARLA İLGİLİ
Metin Balcı 2(24.05.2012 21:19) :- Konu: Belgesel; Hüseyin Bey iyi günler Ankaradan yazıyorum. Bir belgesel konusu (Poşalarla ilgili) için size ulaşmaya çalışıyorum. Bazı bilgileri danışmak ve Poşalarla ilgili detaylı bilgi almak isterim.Daha önce de mail atmıştım. İletişim için bilgilerim aşağıdadır. İletişim kurabilirsem sevinirim. Görüşmek üzere iyi günlerr Metin Balcı 0532 523 60 80 metinfm@gmail.com


ETNİĞİNDEN UTANÇ OLMAZ
Öztürk Acun (20.06.2012 19:23) :-Etniğinden utanç olmaz. Kimin saf olduğunu kim bilir? Bunu kim iddia eder? LOMla ilgili yazınızı okudum. Güzel bir araştırma. Garip doğmasaydın, Lom olmasaydın üretebilir miydin? Başarılı olabilir miydin? Ne olmuş yani ha Lom ha Poşa, ha Kürt, ha Tat, Azeri! ..Ne farkı var? Yüreğine sağlık canım kardeşim. Sen üretmeye devam et...



Kimden: DiLEKCi (Bay, 39)
Kime: lom08
Tarih: 12.07.2012 09:02 (GMT +2:00)


Konu: Biz Kardeşiz!



Anamız Havva Babamız Adem
Aslında Tüm Canlar Biz Kardeşiz!
İçimizde ki (BEN) e yenik düşmüş
Nefsimizce Kirlenmiş, Hırsımızca Kirletmişiz
Ama Unutmayın, İşin Özünde Biz Kardeşiz...
Sevgiyle Kalın


Biz Kardeşiz

Ayrı olsa da renklerimiz, tek bir rengi giyer gideriz
El ele tutuşmasak da bir defa, toprak olur tek bedene gireriz.
Sen görmezsin beni, ben tanımam seni, dün ben diyenler bugün nerede? hani?
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz bir anadanız.


Tertemiz geliriz dünyaya, nefsimizce kirlenir, hırsımızca kirletiriz
Ölünce ağlar, öldürünce seviniriz, paylaşmayı bilmez, hep savaş ederiz
Gencecik fidanları dalında soldurur, anaların göz pınarlarını kuruturuz
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz bir babadanız


Bir parça zaman bir yudum nefes, bize ait olan tek değerimiz
İster dilenci ol istersen kral, zamanın karşısında boyun eğeriz
Sonunu belli bu filmi hep birlikte izleriz, peki niye farklı sonlar bekleriz?
Biz topraktan bir canız, özünde tek bir hamurdanız, tüm canlar biz kardeşiz


HÜRREM DİLEKCİ
23.04.2008 (00:40)
(04.01.2013 12:28)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baylom08 Offline
lom08
Bay, 58
Artvin
Poşa (LOM) /HÜSEYİN GEZER

HÜSEYİN GEZERLE İLETİŞİM: lomlom08@hotmail.com

ÖTEKİLEŞTİRME İNSAN YAŞAMINA ÖRÜLEN DUVARDIR/ HÜSEYİN GEZER

İnsanı insan yapan insana ve insanlığa bakış açısıdır. Diğer insanları ötekileştirenler, insanlık onurundan ve insanlık erdeminden geri kalmış insanlardır-noksan insanlardır.Başkasını küçük görenler,alaya alanlar...kendi küçük taraflarını ve alaya alınacak taraflarını gizlemek içindir.Herkes kendi kendine sorsun: Ötekileştirme nedir-ne değildir? Ötekileştirme kimlere yarar sağlıyor? Kime zarar veriyor? Ötekileştirmenin yararı mı fazla-zararı mı fazla? İnsanlık bu hastalıktan-illetten nasıl kurtulur?

Ötekileştirme:Küfretmedir,hakarettir,aşağılamadır...

Kendi insanlık değerinin yükselmesi,karşındaki insana verdiğin değer kadardır! ?

Taner Artvinliyi kutluyorum, bana, buraya Poşalarla ilgili yazı yazma fırsatı verdiği için!

Yanıbaşındaki kaynağa gitmeden, aslı olmayan-asıl olmayan kaynağa baş vurmak onu kaynak göstermek ne kadar doğrudur? Doğru olan yanıbaşındaki kaynağa en kolay yoldan ulaşmaktır! ..Elbette yanlışlar da olacak,doğrular da olacak...Ama yaşamı seyretmeden yaşamı daha güzelliklere taşıma savaşı içinde olacağız!

İbn Haldun:-Gerçekte ise,doğuştan gelme üstünlük diye bir şey yoktur.

Prof. Dr. Süleyman Ateş(1001 Soruda İslam) adlı kitabın 481.sayfasında şöyle diyor:-Kuranda üstün veya kutsanmış ırk yoktur...insanlar hep aynı atadan anadan gelmişlerdir.İnsanların yaratılışı aynıdır.Üstünlük yoktur.Peygamberimiz:-Arabın yabancıya,yabancının Araba,siyahın beyaza,beyazın siyaha bir üstünlüğü yoktur-. Üstün ırk Kuran düşüncesine aykırıdır.

Prof. Dr. M. Şevki Aydın(Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı) : Diyanet Aylık Dergi(226. Sayı Ekim 2009) nin 19. Sayfasında şöyle diyor:-...ÖTEKİLEŞTİRME:...her dışlayıcı yaklaşım, sahibinin daima başkalarının yanlışlarını araştırmakla, başkalarıyla uğraşmakla, onları değerlendirmekle meşgul olmak suretiyle kendini ihmal etmesine neden olacaktır.Kendiyle ilgilenmeyen kişi, elbette kendi kusurlarını göremeyecek, onları giderme ihtiyacı duymayacaktır.

Abdülaziz Abdülkadir Kamil/İslama Göre Irklar ve İnsanlar adlı kitabında şöyle diyor:-İnsanların huzuru,her rengin başka renge,her dilin öteki dile,kısacası her ırkın başka ırka saygı duymasıyla gerçekleşecektir.Irkçılık, insanlığın renk cümbüşünü yansıtan bu uçsuz bucaksız bahçeyi tek renge indirme, dolayısıyla da çölleştirme çabasından başka bir şey değildir.
Yazarın bu görüşüne de en içtenliğimizle katılıyoruz.

Karl Marks(Marx) diyor ki:-Yoksul kesimi orta yaşam alanına yükseltelim ki insan olduğunun ve insan olmanın getirdiği insan haklarının bilincine varsın.Varsılı(zengini) yani zengin kesimi de orta yaşam alanına çekelim ki malın-paranın esaretinden(köleliğinden) kurtulup özgürlüğüne kavuşsun-diğer insanlardan bir farkının olmadığının farkına varsın-kendi olarak yaşasın! ..

Cüneyd-i Bağdadi:-Sabır,yüzünü ekşitmeden acıları yudumlamaktır.


POŞA VEYA LOMHÜSEYİN GEZER

Poşa sözcüğü,Poşa halkından olmayanlar tarafından LOMLARa takılmıştır.Poşalar kendilerine LOM derler.Poşa sözcüğüne karşı çıkış ve kabullenmeme bundan kaynaklanmaktadır.Poşa sözcüğü LOMLARı küçük düşürme ve alaya alma amacıyla kullanıldığı için bu Poşa sözcüğü LOMLAR arasında rağbet bulmamıştır! ? Ama gün geçtikçe Poşalar, Poşa adlandırmasından rahatsızlık duymamaktadır...Poşaların yakın akrabaları başka kentlerede göç ederek, oralarda yaşıyorlar(işi dolayısıyla,görevi dolayısıyla,taşınmaz mülk edinme dolayısıyla,eğitim dolayısıyla,iş yeri açma dolayısıyla,başka kültürden insanlarla evlenme dolayısıyla...) :İstanbula,Ankaraya,İzmire,Bursaya,Mersine,Almanyaya...vb.
Lom kimdir? Lom ne demektir? Lom veya Lomlar; Kafkaslarda ve Türkiyenin bir çok yerinde yaşayan bir halktır ve halk topluluğudur.Lomun sözlük anlamı:Geçen,yolgeçen,zorluklara-güçlüklere dayanabilen,güçlü olan Kafkasların çeşitli yerlerinde yaşayan bir halk ve halk topluluğudur.Artvinde,Erzurumda,Bayburtta,Erzincanda,Gümüşhanede,Karsta, Vanda, Nevşehirde, Kırşehirde,Bursada, İstanbulda, Rizede,Trabzonda, Samsunda...ikamet edenler vardır.

Ortak yaşam alanına Poşalar saygı duyarlar.

Poşa olmak veya Poşa olmamak insana bir avantaj sağlamaz; insan olmak avantaj sağlar.

Lomlar konuksever insanlardır,bir lokma ekmeklerini herkesle paylaşırlar...


POŞALARIN(LOMLARIN) TARİHİHÜSEYİN GEZER

Poşaların geçmiş tarihi; bölgedeki,Kafkaslardaki halkların tarihi ile aynıdır; Anadoludaki tarihide yine diğer halkların tarihi kadar eskidir.Aslında Perslerin(Arapların) istilasından beri Poşalar Kafkaslarda vardır,Türkiyede vardır.Poşalar üçbin-dörtbin-beşbin yıldır bu topraklardadırlar ama Kızılderililerin durumuna düşmüşlerdir kendi bölgelerinde.Yok Türkiyeye şuradan geldiler,yok Türkiyeye buradan geldiler gibi bir sürü görüşler var:Bir kısmı Acaradan,bir kısmı Dağıstandan,bir kısmı Ahıskadan,bir kısmı Ermenistan ve Nahcivan üzerinden,bir kısmı İran-Irak-Suriye üzerinden,bir kısmı Trakya üzerinden Türkiye topraklarına geldiler...Peygamberler döneminde de Anadolu toprağında,Türkiye toprağında da Poşalar yaşamlarını sürdürmüştürler.Poşaların ataları Adem Peygamberin oğullarından biridir,büyük atalarıda Adem Aleyhisselamdır,aksini inkar etmek dinsel inancın inkarıdır.Poşalar Habilin oğullarıdır,Habilin töreğidir. Allahın toprağına çit çevrilmesine karşı çıktığı için,Allahın toprağını işgal eden Kabil tarafından öldürülmüştür.Rusyada Lenin 1917 Ekim Devrimini gerçekleştirdikten sonra bir grup Poşa daha:-Dini baskı göreceğiz,dinimiz elden gidiyor! Kaygısıyla Türkiyeye gönüllü göç etmişlerdir.

Tek parti döneminde zorunlu yol çalışmalarına ya bilfiil katılacaktılar yada çalışma tutarı kadar para yatıracaklardı.Niyazi Yelkenci, yol parasını yatırıyor.Ancak parayı alan görevli dip koçana bir şekilde işlememiş.Çuğazelere jandarmalar geliyor.Parayı yatırmadığını söylüyorlar ve tüfeğin dipçikleriyle dövmeye başlıyorlar.Çocukları ağlaşıyor.Anası,Gülseher Nene, jandarmalara yalvar yakar ediyor.Jandarma süngüyü sallayıp nineyi uzaklaştırmak isterken süngü ninenin karnına ve barsaklarına saplanıyor. Nine orada ölüyor.

Kore Gazisi olmuş ve gazi madalyası almış Poşalarda var:Nazim Eremciler,Sıddık Gezen...Korede şehit olmuş Poşalarda var.
Rabatta(Köprülü Köyü) ,Tavzette(Okurlar Mahallesi) 1915 ve öncesinde Poşalarla Ermeniler birlikte ikamet ediyorlarmış.Cevri Yıldız dediki:-Ermeniler,Poşalara Müslüman kardeş diye hitap ederlerdi...


POŞALARDA(LOMLARDA) KÜLTÜRHÜSEYİN GEZER

Poşa Kültürü bir okyanustur.Benim yazdıklarım bu okyanusun içinde bir damladır.

Türkiyede egemen kültürle,Poşaların kültürü bir bütünlük içindedir; Poşaların kültürü, egemen kültürden farklı değildir(folklorik oyunlar,dinsel inanışlar,Türkçe Dil, milli gelenek ve görenekler, hoşgörü...) .Poşalar, egemen kültürle bütünlük içinde oldukları için, o kültürün içinden geldikleri için uyum sorununda fazla sorun yaşanmaz.Elbette her insan,her halk kendi olmak kendi gibi yaşamak ister. Ama Poşaların ayrı yaşayacak bir şeyleri yok! Cenaze törenleri,dini bayram törenleri, milli bayramlara katılma arzuları hep aynı, değişen bir şey yok! Türkiye neyse Poşalar odur.Herkesin yararlandığı, katıldığı, zevk aldığı kültürel etkinliklerden Poşalarda yararlanıyor,katılıyor,zevk alıyor.Genel kültürün haricinde Poşalara özgü farklı bir kültürleri yoktur.Belli bir kültürel etkinliği gerçekleştirmek için sadece Poşalar bir araya gelmez, kültürel etkinlikleri herkesle ortaktır.Poşalar kültürlerini yaşamakta sorun yaşamıyorlar.Değişen yaşam koşulları, Poşalarında kültürlerinde değişikliğe neden oluyor.Poşaların kültürü, Türkiye kültürüdür.Poşalar, yeni nesillere aktaracağı kültürü Türkiye kültürüdür.Poşaların kendilerine özgü kutladıkları özel bir günleri yoktur.

Poşalar ari bir kültüre mensup değildir, melez bir kültüre mensupturlar.Diğer kültüre mensup olanlardan kız almışlardır, kız vermişlerdir.Poşalar farklı kültürlere karşı özel davranış geliştirmemişlerdir. Farklı kültürlerde Poşalara karşı özel bir davranış geliştirmemişlerdir.Poşalar,kendi grubunun ve kültürünün dışındaki gruplarlada, kültürlerlede bir arada yaşarlar,sorun yaşamazlar.Her dönemde bu evlilik olayları devam etmiştir, devam ediyor.Poşalar,farklı kültürden olan insanlarla her zaman dost olur,arkadaş olur.İnsanları yadırgamazlar.

Poşalar hem grubunun hemde kültürünün dışındaki kültürlerlede bir arada yaşarlar.

Poşalar kendi kültürlerine ait olmaktan güven duydukları gibi başka kültürlerin varlığındanda güven duyuyorlar.Diğer kültürlerden insanlarıda aynı ailenin bireylerinden biri gibi kabul ederler.

Yaşadığı yerde Poşalarda diğer kültürlerden etkileniyorlar, diğer kültürlerde Poşalardan etkileniyorlar,her şeyin bir birini etkilediği gibi.

Poşalar, yaşam tarzını değiştirip farklı bir kültüre üye olanları hoşgörüyle karşılarlar.Poşalar, kendi kültürlerini tanıtma çabası içinde olmamışlardır çünkü Poşaların kültürü Türkiyede yaşanan ortak kültürden farklı değildir.Çünkü Poşaların kültürünü Türkiyenin ortak kültüründen ayırt eden kendine özgü bir özelliği yoktur.

Poşalarında dertleri,üzüntüleri, sevinçleri...vardır.

POŞALARDA KABİLECİLİKHÜSEYİN GEZER

Poşalarda kabilecilik vardı:

1-Kabile adını en yaşlısından alırdı(bu kadın, erkek farketmezdi) :

A) Kemaller Kabilesi(adını kabile büyüğü Kemal Ağadan almıştır) .

Kemal ince kemalince

Bir kılı kırk yarsan

Yine Kemal ince

B) Şöhretler Kabilesi(adını Şöhret Nineden almıştır) .

C) Rağupoğuları Kabilesi(adını Rağuf Ağadan almıştır) .

Ç) Serdarlar Kabilesi(adını aile büyüğü Serdar Dededen almıştır almıştır) .

D) Şehveletler Kabilesi(adını aile büyüğü Şehvelet Dededen almıştır) .

E) Hünkerler Kabilesi(adını aile büyüğü Hünker Neneden almıştır) .

F) Mahiriler Kabilesi(adını aile büyüğü Mahiri Dededen almıştır) .

G) Şahbazlar Kabilesi(adını aile büyüğü Şahbaz Dededen almıştır) .

Ğ) İbolar Kabilesi(adını aile büyüğü İbrahim Dededen almıştır) .

2-Kabile adını ikamet ettiği mahalleden veya yerden almıştır:

A) Roklar Kabilesi(Şavşatın Çiçvet-Cicçvet Köyü/Roklar Mahallesinden adını almıştır) .

3-Kabile adını bir sebzeden almıştır:

A) Çitiler Kabilesi(çiçmat bitkisinden bozulma bir sözcük) .

4) Kabile adını kavgacılığından,gücünden almıştır:

A) Yedibelalar Kabilesi.

POŞALARDA(LOMLARDA) AKRABACILIKHÜSEYİN GEZER

Akrabalık bağlarına saygılıdırlar.Akraba ziyaretine önem verirler.Aile içi yardımlaşma,akraba arasında yardımlaşma vardır.İyi günlerinde, kötü günlerinde maddi ve manevi desteği akrabalarından görürler.Devletten hemen hemen pek destek alamazlar.Akrabalarının dışında devletten yardım bekler ama bu bekleyiş boşa çıkar devamlı... En önemli moral sözleri:Allaha şükür.Allah büyüktür.Allah ne yazmışsa o olur.Acın mezarı görülmemiştir. Allahtan umut kesilmez...

POŞALARDA KARARLAR NASIL ALINIR? HÜSEYİN GEZER

Poşalarda kararlar tek başına alınmaz, kararlar aile içinde görüşülür, ailede herkesin görüşüne yer verilir.Ataerkil aile yapısı egemen olmasına rağmen aile içi demokrasi en iyi şekilde işler.Her zaman orta yol bulmaya çalışılır.Lider kavramı ve kararı çok önem taşımaz,bunlar gölgede kalmış kavramlardır.Evde mutlak karar sahibi yoktur,karar ortak alınır.Karar alınırken kadınlarda söz sahibidir.Sorunların çoğu kendi aralarında görüşülerek çözülür, genellikle iyiye bağlanır. Üç günden fazla küs gezilmez inancı yaygındır.

POŞALARDA(LOMLARDA) EKONOMİHÜSEYİN GEZER

Bir Poşaya:

-Ekonomik yaşamınızı kısaca anlatır mısınız?

Deseniz,hemen şu yanıtı alırsınız:

-Yeryüzünde en az yer-yurda sahip olan,gariban,Allahtan başka sahibi olmayan bir topluluğuz,bir halkız! ..

Der.

-Bizim için geçim öldü!

Derler.

Poşalar, yaşadıkları yerlerde olanaklardan tam olarak yararlanamıyorlar.Poşaların geçim kaynakları yetersizdir.

Suç altın olsa kimse sahip çıkmaz.Yoksulluk Poşaların suçu değil,Poşaları yoksul ve geri bırakanlar egemen sınıflardır.Poşaların tarihteki yerini ve konumunu egemen sınıflar belirlemişlerdir.Poşaları bu hale getirenler suçlarını kabul etmezler ve utanmazlar.Asıl suçlular utanmıyor,Poşalar neden utanacak? ! ..Allah bu dünyayı kimsenin tekeline sunmamıştır,bütün yaratıklar yararlansın diye sunmuştur.

POŞALARDA(LOMLARDA) KADINLARIN ÇALIŞMA ALANLARI:

Poşaların ekonomik yaşamlarında en büyük zorluğu çocuklar ve kadınlar çekiyor.

Poşalarda kadınlar da çalışıyor:Öğretmen,hemşire,tıbbi sekreter,ebe,inek besiciliği,sebze yetiştiriciliği,merdiven temizleme,hizmetli,sekreter,iş yerlerinde tezgahtar,çocuk bakıcılığı, yaşlı insanlara bakıcılık yapanlar,yommiye ile çay toplayanlar,ev temizliği yapanlar, el işi örüp satanlar,köy pazarlarında sebze tohumları ve çeşitli gıdalar satanlar...Poşalarda bohçacılık ve bohçayla ticaret yapma geleneği-göreneği-olgusu yoktur,görülmemiştir.

Poşaların emekli sandığından,sskdan,bağ-kurdan sosyal güvencesi olanlar var.Yeşil kartlı olanlar var, sosyal güvencesi olmayanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) MESLEKLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar, mesleklerini emek ve uğraşıları sonucu elde etmişlerdir:Okuyarak,bir ustanın yanında çalışarak...Poşalarda ekonomiye çeşitli şekillerde katkıda bulunan bir güçtürler.Mesleğini icra ettikten sonra farklı yaptıkları işlerde vardır:Hayvancılık yapanlar,süs eşyası yapanlar,halk eğitim kanalıyla yetişkinlere okuma yazma kursu verenler,halk eğimi kurslarına devam edenler,kuran kurslarına devam edenler...vb.

Eğitim sonucunda Poşaların elde ettikleri görev alanları ve bu alanlarda yaptıkları görevler şunlardır:Doçent doktor,Öğretim görevlisi(çeşitli üniversitelerde) ,öğretmenlik(çeşitli liselerde,ilköğretim okullarında) ,okul müdürlüğü,okulda müdür yardımcısı,orman mühendisleri,tekstil mühendisleri,doktor,hemşire,ebe,sağlık memuru,veteriner,savcı yardımcısı,cami imamı,orman muhafaza memuru,polis,diş teknisyeni,laboratuvar teknikeri,elektrik teknisyeni,iktisatçı,çeşitli memurluklar(bankalarda,sgkda...) ,assubay,jandarma uzman çavuş,özel güvenlik görevlisi,belediye çavuşu,tahrirat katibi,belediye yıkım çavuşu,hizmetli memur,muhtar,muhtar azası...Sürekli işi olan Poşalar var, mevsimlik işte çalışan Poşalar var, ara işlerinde çalışan Poşalar var, işi olmayan -işsiz Poşalarda var...

Poşaların daha değişik alanlarda ekonomik yaşamlarına katkıda bulundukları ve çalıştıkları çalışma alanları şunlardır:

A) Çay fabrikalarında işçi çavuşluğu,çay toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

B) Fındık toplama-taşıma-yükleme işçiliği.

C) Kadrolu işçilik,orman işçiliği,fidanlamada çalışanlar,ücret karşılığı meyve ağaçlarına aşı yapanlar,inşaat işçiliği,belediye temizlik işçiliği,belediye inşaat işçiliği.

Ç) İnşaat ustası,kartonpiyer ustası,saten alçı ustası,balta-keser-bıçak yapan ustalar,tüfek tamirciliği yapan ustalar,sıvacılar,bina boyacıları.

D) Kalorifer yakma,kapıcılık,ev temizleme,merdiven silme,tuvalet temizlikçisi,hamallık yapanlar,yarıya ceviz dökenler...

E) Şoförlük,muavinlik,otobüs yazıhanelerinde yazıcılık,arabasıyla arabacılık yapanlar.

F) Yol yapımında tabancacı,makine operatörü,silindir operatörü.

G) Elektrik tesisatı döşeyenler,su tesisatı döşeyenler.

Ğ) Gazino ve otel çalıştıranlar,galericiler(oto alım-satımı yapanlar) ,kunduracılar,bakkal çalıştıranlar,işportacılar,kahvehane çalıştıranlar,pazarcılık yapanlar,değnek satanlar...

H) Çeşitli sanatsal faaliyetlerde bulunanlar(şairler,öykücüler,kitap yazanlar,gazete dağıtımı yapanlar,saz çalan ve söyleyen aşıklar,türkücüler,davul-zurnacı-meyciler...) vb.

I) Çeşitli yerlerde ve kurumlarda bekçilik yapanlar.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvan besiciliği yapan,bunların ticareti ile uğraşan Poşalar var.Çobanlık yaparak geçimini sağlamaya çalışanlarda var.At alım-satımı yapanlarda var.

POŞALARIN(LOMLARIN) EKONOMİK KOŞULLARINA ÖRNEKLER/ HÜSEYİN GEZER

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden Poşalardan 90(doksan) aile üzerinde yaptığım araştırmada:Hepsinin konutu ve bahçesi var,tarlası olanda var,aileye yetecek kadar meyve ağaçları var,ufak-tefek sebze yetiştirende var.Yaşamlarını şu ekonomik koşullarda yürütüyorlar:

Emekli öğretmen:2 kişi.

Defterdarlıktan emekli şef:1 kişi.

Almanyadan emekli:1 kişi.

Karayollarından emekli:3 kişi.

Bağ-kurdan emekli:1 kişi.

Belediyeden emekli:2 kişi.

Çay fabrikasından emekli:24 kişi.

Hizmetli memur emeklisi:2 kişi.

Bilgisayar mühendisi(çalışıyor) :1 kişi.

Çay fabrikasında eksper(çalışıyor) :1 kişi.

Orman dairesinde şef(çalışıyor) :1 kişi.

Orman muhafaza memuru(çalışıyor) :2 kişi.

Polis(çalışıyor) :1 kişi.

Elektrik teknisyeni(çalışıyor) :2 kişi.

PTTde memur(çalışıyor) :1 kişi.

Okulda hizmetli memur(çalışıyor) :3 kişi.

Okulda kadrosuz hizmetli(çalışıyor) :2 kişi.

Belediyede işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Çay fabrikasında işçi(çalışıyor) :4 kişi.

Camide temizlikçi(çalışıyor) :1 kişi.

Duvar-yapı-bina ustası:6 kişi.

Su tesisatı döşeme ve tamircisi:3 kişi.

Badana-boya ustası:3 kişi.

Büyükbaş hayvancılık yapan:3 kişi.

İnşaat malzemesi satanların yanında çalışan:11 kişi.

Halı sahada çalışan:1 kişi.

Kahvehane çalıştıran ve çalışan:2 kişi.

Çeşitli vasıfsız işlerde çalışan(hamal) :5 kişi.

Taksicilik yapan:2 kişi.

Gazinoda garson ve temizlik işçisi:3 kişi.

Bıçak yapan-motor tamir eden:3 kişi.

Ayakkabı boyacısı:1 kişi.

Yakınlarının maaşlarından-sakatlık maaşından-çeşitli yardımlardan yararlanan:4 kişi.

Poşaların hemen hemen hepsinin taşınmaz bir mülkü vardır.


POŞALARDA(LOMLARDA) ÖNCEKİ EKONOMİK YAŞAMLARI VE ÖNCEKİ EL SANATLARIHÜSEYİN GEZER

Poşaların önceki ekonomik yaşamlarını oluşturan zanaat uğraşılarınıda şöyle sıralıyabiliriz:

1) Çay kaşığı,şeker tutma maşası,kültabağı,tuzluk yapıp satarlardı.

2) Biz,yuvarlak biz,çançik bizi,köşeli biz yapıp satarlardı.

3) Pergel bığçısı,gelberi,külek egme bırğısı,bırğı teknesi yapıp satarlardı.

4) Testere,ege(eğe) ,baskı,deve boynu,tezgahta denen örgü makinesi(elek yapımında kullanılan) ,çark kulakları...gibi araç-gereç yapıp satarlardı(diğer araç-gereç yapımında kullanılırdı) .

5) Gazyağı ile yanan el lambaları yapıp satarlardı.

6) Ceviz ve köknar kökü açıp satarlardı(külek dibi bağlamak için...) .

7) Çıkçıka,yürüyen kuş,cambaz,ıslık...gibi çocuk oyuncaklarını ağaçtan yapıp satarlardı.

8) Egirşahğ,ig,oklava,teşi...yapıp satarlardı.

9) Ücret karşılığında at,öküz,katır,eşek...gibi hayvanları nallarlardı(nal çakarlardı) .

10) Hayvanlara eğer ve göğüslük yapıp satarlardı.

11) Yarıya kab(bedevreden) yaparlardı.Etnik kökeni farklı olan aileler bedevre açar,Poşalara yarıya yaptırırdılar(külek...) .

12) Ehteriya(eğhteriya) alım-satımı yaparlardı:Dikiş ignesi,tobdi(kancalı iğne) ,piçka(kibrit) ,dikiş ipliği,çuvalduz...

13) Soba önüne konan odunluk(tenekeden) ,soba,kürek,katilik(tenekeden) ,astam(soba küreği) ...yapıp satarlardı.

14) Ayakkabı,çarık yapıp satarlardı; lastik tamiratı yaparlardı(çarkla lastik silinir,silisyonla yama yapıştırılırdı) .

15) Kemikten bıçak sapı,kemikten tabanca sapı yapıp satarlardı.Bıçaklara-tabancalara kın yapıp satarlardı.Çelikten çeşitli bıçaklar(kama,satır,hançer,çakı bıçağı,ekmek bıçağı,iş bıçağı...) yapıp satarlardı.

16) Nuska şeklinde kolyeler(içine nuskada konurdu) ,kadınlara süs eşyası olarak çeşitli kolyeler,küpeler,yüzükler(gümüşten-sarıdan-altından...) ,yüzüklere savat denen süsleme yapılırdı(kaşlı yüzük,halğa yüzük,Çerkez enli halğa yüzük,hatem yüzük...) yapıp satarlarlardı.

17) Külek,kolopa,sağan küleği,kap,ekşi hamur kabı,maran,kod,davulluk,kasnak,salte,urva kabı yapıp satarlardı.

18) Tarak(yün tarağı,sakal tarağı,saç tarağı,sirke tarağı,bit tarağı...) yapıp satarlardı.Taraklar manda ve keçi boynuzundan yapılırdı.

19) Kaynakçılık yaparlardı(sarı kaynakçılık...) ,bakır kabları tamir ederlerdi,bakır kabları kalaylarlardı,eski kap-kacakları tamir ederlerdi.

20) Hayvan derisinden,ağaçtan kalbur yapıp satarlardı(sırım kalburu...) .

21) At kuyruğundaki kıllardan,ipekten,naylondan elek yapıp satarlardı(süt süzme eleği,çadi unu eleği,buğda unu eleği...) .

22) Ağaçtan ve naylondan sepet yapıp satarlardı(sele,yün sepeti,ekmek sepeti,sepet...) .

23) Katır satımıyla uğraşan Poşalarda vardı.

POŞALAR(LOMLAR) MİZAHTAN HOŞLANAN BİR HALKTIR/ HÜSEYİN GEZER

Poşalar hep acılarla,hep çaresizliklerle boğuşmuş acıyı bal eylemiş insanlardır.Yaşamları hep girdapların,labirentlerin,çıkmaz sokakların içinde sürüp gitmiştir...Yinede yaşama ve insanlara karşı sevgiyle gülmeyi,insanları sevmeği başarmış,insan sevgisiyle dopdolu,çevresindekilere saygılı bir halktır! ..Kimseye kin tutmazlar! ..Başkaları için ufak-tefek,basit görünen şeylerden Poşalar mutlu olmayı başarabiliyorlar.Mizahtan,şakalaşmadan hoşlanan bir halktır.Karşıdaki insanların sevinmesinden mutluluk duyarlar! ..

POŞALARDA(LOMLARDA) ASKERLİK VE ASKER UĞURLAMAHÜSEYİN GEZER

Poşalar askerliği severler,askeri severler,askere saygı duyarlar,askerden kaçanı sevmezler... Poşalarda askerden kaçma olayı yok denecek kadar çok azdır.Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır.Askere gidecek gençleri,komşuları imkanları dahilinde davet ederler,yemek yedirirler,askerlik anılarını anlatırlar,askerliğin her gencin geçeceği bir köprü olduğu vurgulanır,küçük çapta eğlenceler düzenlenir:Türküler söylenir,şarkılar söylenir,oyunlar oynanır...Askere gidecek gence,askerliğini yapmış yakın akrabaları silah kullanma ve silah atma talimleri yaptırırlar.Askere uğurlanacak gence herkes maddi imkanları dahilinde para verirler.Askere uğurlarken dualar ederler! ...Aşırı derecede vatanlarına bağlı vatansever bir halktır. Devletini,milletini sever,tüm insanları sever! Devletine ve milletine hiç bir zaman hiç bir koşulda ihanet etmez,silah çekmez...

Kanunlara saygılıdırlar.Devletin hangi kademesinde olursa olsun devlet memuruna ve görevlisine saygı duyarlar.Ayağa kalkma-önünü ilikleme yaşamları boyunca sürdürdükleri bir saygı anlayışıdır...


DEVLET YETKİLİLERİ ÖNYARGILI OLARAK POŞALARIN SORUNLARIYLA İLGİLENMİYORLAR/ HÜSEYİN GEZER


İle gelen vali,ilçeğe gelen kaymakam,nahiyeye gelen nahiye müdürü,emniyet amirleri ve diğer görevliler,bakanlar,milletvekilleri hiç bir zaman Poşaların ikamet ettikleri mahallelere uğramazlar,hal hatır sormazlar,sorunlarıyla ilgilenmezler,önyargılı olarak Poşalara karşı hareket ederler(boşvermişlik anlayışı...) .


POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN CEVDET SUNAYA BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar bir çok kez yaşam koşullarının düzeltilmesi için gerek yüzyüze şifaen gerekse dilekçe ile sorunlarının çözülmesi için devlet yetkililerine baş vurmuşlardır.Bunlardan biride cumhurbaşkanı Cevdet Sunaydır.Sunaya iletilen şudur:

-Bulgardan,Yunandan,Iraktan,Yugoslavdan...adam getirip-yerleştirip her türlü imkanı sağlıyorsunuz...Biz bu memleketin insanı her türlü haktan mahrum bırakılıyoruz? Askerlik dediniz koşa koşa seve seve yaptık! Oy istediniz oy verdik! Yol yapımında çalıştırdınız itiraz etmeden çalıştık! Kanuna uy dediniz uyduk! Kendi imkanlarımızla vergi dediniz verdik! Daha ne yapalım? Biz insan değil miyiz? Biz vatandaş değil miyiz? Çare ne?

POŞALAR(LOMLAR) YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN SÜLEYMAN DEMİRELE BAŞVURDULARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,1960lı yıllarda Başbakan Süleyman Demirele sorunlarının çözümü için yüzyüze hem dilekçe sunarak,hem şifaen anlatarak yardım isterler. Demirel, karlı Karçal ve karlı Kaçkar dağlarını göstererek:

-Bu dağlarda kar birdenbire mi eriyor,yoksa zamanla yavaş yavaş mı eriyor?

Poşalar,Demirelin bu sorusuna şöyle yanıt veriyorlar:

-Karlar yavaş yavaş eriyor.

Demirelde Poşalara:

-İşte böyle! Sizin sorunlarınızıda yavaş yavaş çözeceğiz.Diyor ve yurt gezisine devam ediyor.

POŞALARDA(LOMLARDA) EĞİTİMHÜSEYİN GEZER

Poşalar önceki yaşamlarında eğitimsizliğin acısını çok çekmişlerdir.Bir örnek verirsek:Poşalar aralarından bir temsilci seçerek sorunlarını dile getirmesi için ilin valisine gönderirler,adam sorunlarını valiğe iletir.Yazdırdıkları dilekçeği valiğe uzatır,vali temsilcinin konuşmasını ve fiziki durumunu beğenmiştir.Dilekçeği kabul edeceğini ancak dilekçeğe adamın imza atmasını ister,adam imza atmasını bilmediğini,okuma-yazma bilmediğini söyler,vali:

-Eyvah! Senin gibi adam nasıl olurda cahil kalır? ! Der.


POŞALARDA OKUMA YAZMA HÜSEYİN GEZER

Poşalar okumayı severler,bazı ötekileştirme çabaları içinde olanların yüzünden Poşaların çoğunluğu eğitimde çeşitli olumsuzluklarla karşı karşıya kalırlar.Ama bütün bu olumsuzluklara karşın Poşalarda çağın koşullarına göre diğer topluluklara ayak uydurmak için ellerinden gelen okuma çabalarını sürdürüyorlar.Üniversiteden çok az bir bölümü nasiplenebiliyor.Çeşitli liselerden yararlananlar nüfus oranının yarısıdır.Çoğunluk ilköğretimden nasibini almaktadır.Poşaların eğitim ve okul çabaları devlet tarafından desteklenirse,başarı oranı daha yüksek olacaktır.

Şavşatın Maçarelta Mevkiinde ikamet eden 201(ikiyüzbir) Poşa kökenli vatandaşımız üzerinde yaptığım okuma-yazma durumunu belirleyen şu sonuçları elde ettim:

Maçarelta(Macarelta) 201 kişi/2006 yılı:

Üniversite mezunu:5 kişi.

Lise mezunu:17 kişi.

Liseden terk:3 kişi.

Ortaokul mezunu:8 kişi.

Ortaokuldan terk:8 kişi.

Ortaokulda okuyor:11 kişi.

İlkokul mezunu:40 kişi.

İlkokulda okuyor:32 kişi.

İlkokuldan terk:8 kişi.

Okur-yazar(kendi kendine öğrenmiş:3 kişi.

Okuma-yazma çağına gelmemiş küçük çocuklar:31 kişi.

Okumaz-yazmaz altmış yaşın üstünde:35 kişi.

POŞALARDA(LOMLARDA) SİYASAL PARTİLERE YAKLAŞIM/HÜSEYİN GEZER

Poşalar her partiye oy kullanırlar.Çeşitli partilere tercihlerine göre üye olanlarda var.Sola sempati duyanlarda var,sağa sempati duyanlarda var.Radikal partilere oy kullananlar azdır.Tercihlerini açıktan söylemekten kaçınırlar! Ama siyasete katkıda bulunan Poşalarda vardır.

POŞALARIN(LOMLARIN) OYNADIKLARI ÇEŞİTLİ OYUNLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşaların(çocuklar,gençler,yaşlılar-genel olarak) eskiden ve şimdi oynadıkları çeşitli oyunlardan bazıları:Taş kaldırma yarışı(Kim en ağır taşı kaldırabiliyor?) ,çiti-kuku oyunu,düz oynama oyunu,at yarışı(Kim daha hızlı at sürebiliyor? Kimin atı daha hızlı koşuyor?) ,güreş,koco oyunu,mila oyunu,uzağa atlama oyunu,en yükseğe ayağını vurma oyunu...


POŞALARDA(LOMLARDA) DİNİ İNANIŞ / HÜSEYİN GEZER

Poşalar yeni doğan çocuğunun kulağına ezan okurlar veya okuturlar.Müslümandırlar,İmam Azam Hanefi Mezhebine bağlıdırlar.Maddi olanakları iyi olanlar hac vazifesini yerine getiriyorlar.Tarikat şeyhlerine müritlik yapanlarda var.Adıyaman Menzile gidenlerde var.Kaderci bir toplumdur.Aşırı derecede duaya inanırlar.Bedduadan korkarlar.Vallahi-billahi diye yemin ederler.

POŞALARDA(LOMLARDA) ÖLÜM TÖRENİ VE ADETLERİ / HÜSEYİN GEZER

Ölü öldükten sonra bazı yakınları ağıt yakar,ölünün yaşarken bazı yaptıklarını sayar döker.Ölen bir annenin arkasından ağıt yakan oğlu şöyle demektedir:

-O kuru olokların keyliyeydim maracan,bize Sıriyadan küme-kesme getirirdin keylerdik! (Keylemek:Yemek./Maracan:Anacan.) .

Poşalarda cenaze evine ve cenaze yakınlarına başsağlığına gidilir,giderken en başta ekmek olmak üzere çeşitli yiyeceklerde götürülür.Cenaze sahiplerine:

-Allah sabır versin! Geride kalanların başı sağolsun! Allahın yazısına razı olacağız! Allah mekanını cennet etsin! ..Derler.Herkes cenaze evine gitmek için kendini mecbur hisseder.

Poşalar insan öldürmeği ve insanı öldüren katili sevmezler,hangi koşulda olursa olsun insan yaşamına son verilmesini hoş karşılamazlar.Poşalarda baba,anne,kızkardeş,kardeş....gibi akraba katiline rastlanmaz(Bu hususta tüm mahkeme kayıtları incelenebilir-merak edenlerce) .


POŞALARDA(LOMLARDA) MEZAR GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Ölüyü mezara gömdükten sonra üç gece mezar başında ateş yakarlar.
Mezarları cuma günlerinde ve bayramlarda ziyaret ederler; fatihayı ve çeşitli duaları okurlar.Eskiden Perşembeyi Cumaya bağlayan akşama Cuma akşamı derlerdi,o akşam ölülerin ruhu evin yakınında dolandığına inanılırdı ve evde ölülerin ruhlarına gitmesi için,yağ kokusunun yayılması için yağlı yiyecekler yapılırdı,bişi(pişi) pişirilirdi.Ayrıca sahipsiz hayvanlara(kedi,köpek,kuş...gibi) yiyecek atılarak yedirilirdi,sevabının ölülerin ruhuna gitmesi için...

POŞALARDA(LOMLARDA) ERKEK ÇOCUKLARI SÜNNET ETTİRME GELENEĞİ/HÜSEYİN GEZER

Erkek çocukları sünnet ettirirler.Çocuğu sünnet ettirme anında çocuğa yardımcı olan,çocuğu tutan kişiye KİRVE denir.Kirve çok yakın akraba kabul edilir,o çocuk kirve kızıyla evlilik yapamaz,evlilik yapılmaz.

POŞALARDA(LOMLARDA) EVLENME/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda tek evlilik esastır.Poşalarda evlilik yaşı onyedi ile otuz yaş arasındadır.Poşalarda en kötü evlilik, en iyi bekarlıktan daha iyi sayılır.Allah bir kötüyü bir iyiye yazmıştır,bir kötü ile bir iyi evlenirse, iyi kötüyü idare eder-ona uyum sağlar, evlilik ipini koparmaz.Allahın emri-Peygamberin kavli ile kız istenir.Poşalarda evlenecek kıza başlık parası istenir,başlık parası istemeyen ailelerde vardır.Genellikle erkekler askerlikten sonra evlenirler.Geline çeşitli takılar takılır.Eskiden gelinlerin başına vala örtülüyordu,şimdi gelinlik giydiriliyor.Poşalarda /YÜZ AĞLUĞİ/denen bir töreleri vardır,bu günkü karşılığı:kızlık zarı demektir.Evlenen genç evlendiği kızda YÜZ AĞLUĞİ arar...Düğünlerde genellikle çalgı olarak:Davul-zurna,akordeon,org,piyano,saz... çalınır.Eskiden mey de çalıyorlarmış.Genellikle düğün salonu kiralarlar.Düğünlerde kadın erkek el ele oynar. Bazı kadınlarla erkeklerin ayrı ayrı oynadıklarıda oluyor.Düğünlerde birlikte eğlenilir.Evlilikte evlenecek genç karar verir,aile konuyu tartışır, gencin isteği doğrultusunda karar verilir.Evlendikten sonra kız evine ayakdönümüne gidilir: Bu bir hafta sonrada olur,bir ay sonrada olur... Gün sayısı önemli değil! Poşalarda genellikle evlenen çiftler ayrı otururlar. Birlikte oturanlarda var.Tek eşli bir aile yaşamları vardır.Akraba dışından evlenenlerde var,başka kültürden olanlarla evlenenlerde var...

Poşalar diğer etnik kökenlerden kız alıp kız verirler.Bu durum bazı bölgelerde daha yaygın bazı bölgelerde az görülür.

Genellikle ailenin sahip olduğu çocuk sayısı bir,iki veya üçtür.

POŞALARDA(LOMLARDA) BAZI İNANÇLAR/HÜSEYİN GEZER

Poşalarda bazı inançlar vardır:
Yüzüm kaşınıyor kimse gelecek.
Ekmek yere düştü misafir gelecek.
Elimin içi kaşınıyor bir yerden para alacağım.
Gözüm oynuyor bir kötülük çıkacak.
Maşallah de ki nazarın değmesin!
Gece tırnak kesmek günahtır.
Yılın ilk günü kimsenin evini ayaklamayacaksın!
Kac(kaj) gözlü insanların nazarı deger.
Ayağımın altı kaşınıyor bir yere yolculuk yapacağım.
Poşalarda ayağa kalkma saygı gereği zorunludur.Misafir karşılama,misafir uğurlama,gece oturmalarına gitme adetleri vardır...

POŞALARDAKaybolan bir şeyi bulmak için:(-Şeytan şeytan başını kaldır altına yastık koyayım.) Derlerdi.
Ölünün boynu yana eğilmişse(eğri ise) peşine bir kişi daha götürür.
Ölünün gözleri açıksa geride göremediği özlediği kimsesi vardır.
(LOMLARDA) GİYİM-KUŞAM VE SÜSLENMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eski yaşamlarında:Kadınlar bellerine kuşak bağlarlardı.Üç etek denilen giysiği giyen kadınlar vardı. Başlarına çit bağlayan kadınlar vardı.Bileklerine ve boğazlarına şöve boncuğu-çeşitli boncuklar bağlayan kadınlar vardı.Kadınlar tuman giyerlerdi. Saç öreği yaparlardı.Erkekler uzun bıyık bırakırlardı,bıyıklarını bükerek burarlardı(Yavuz Se
lim bıyığı örneği) .Erkek çocuklara koçor bırakırlardı(doğu kültüründe çoğu toplumlarda görülen bir alışkanlık) .
Bu gün modern giyim-kuşam egemendir.Anadolu usulü başörtüsü ağırlıklıdır.Karaçarşafa bürünenlerde var.Başı açık gezenlerde var.

POŞALARDA ÇOCUKLARA AD(İSİM) KOYMAHÜSEYİN GEZER

Poşaların çocuklarına koydukları isimlerden bazı örnekler:

A) Abdüssamed,Celil,Delil,Mikail,İsrafil,Yusuf...

B) Ali,Hasan,Hüseyin,Şahsenem,Şahinur,Şahyusuf,Bayramali,Cafer,...

C) Cengiz,Fatih,Mehmet...

Ç) Özgür,Barış,Deniz,Devrim,Siyaset,Savaş...

D) Güneş,Çiçek,Fırat...

E) Canısı,Cansu,Caner...

F) Dilan,Baran...

G) Süleyman...

Ğ) Behrüz,Şehrüz...

POŞALAR(LOMLAR) BAZI ADLARI KISALTARAK SÖYLERLERHÜSEYİN GEZER

Poşalar samimi oldukları kişilerin adlarını kısaltarak çağırırlar:
İbo,İbik,Şaho,Sulo,İso,Baho,Hiko,Huso,Haso,İlo,İzo,Yado,Kemo,Sündo...

POŞALARDA(LOMLARDA) LAKAPLARHÜSEYİN GEZER

Poşalar,bazen bazı kişilere lakapta takarlar,lakapla seslenirler:
Tiken Bıyık,Hurç Yüzlü,At Koşli,Kılkuyruk,Şapka Burunlu,Yelpeze,Posbuyuğh,Portlağhgöz,Legenağızlı,Salağhana,Kolopakafalı,Tuluğhgözlü...
Torğholo yüzlü...Kopli,Germegöz.

POŞALARDA(LOMLARDA) ATASÖZLERİHÜSEYİN GEZER

Poşalar genellikle şu atasözlerini kullanırlar:

1) Gülağan gelinden,gezegen kızdan elin iti eyidür.

2) Av almiyen taziye av aldıramazsın.

3) Aç itin mezarı kurdun karnındadır.

4) Kuş poğhundan(bokundan) çığ gelür.

5) Duman kalkmaz eşeğin sahibi gelmez.

6) Garip itin kuyruğu döşünde gerek.

7) Buğa bögürdimi topraği kendi kafasına atar.

8) At atinen tepüşür arada matruğ ezülür.(MATRUĞ-MATRUK:Gevşek,zayıf,uyuşuk,güçsüz,küçük) .

9) Dişini gösteren it dişlemez.

10) Aç it fırın kırar.

11) Hers gelür göz kararur hers geder yüz kararur.

12) Çinçarinen teheret edilmez.

13) İşini bilmeyen çavuşlar döner bilmem neyini avuçlar.

14) Fazla ğurürlenme padişahım,Poşada bir padişahta,senden böyük Allah vardır.

15) Rehberi karğa olanın nikarti poğhtan çıkmaz(NİKART:Gaga./POĞH:Dışkı,bok.) .

16) O ki düştük bu harğa; ya kuzgun yer,ya karğa(HARĞ:Ark,su kanalı./KARĞA:Karga.) .

17) Ezelinden kürk geymiyen,sonradan geymesi zor olur.

18) Umsaydi(omsaydi) sıçan umardi; haramiciluğtan,hırsızluğtan...

19) Allah camuşa kanat verseydi dünyayı yıkardı.

20) İt karsuği yağ götürmez.

21) İt utansa don giyer.

22) Boş itte menzil olmaz.

23) Herkes sakız çiğner,Kürt kızı mezakını çıkarır.

24) Küli ocaktan kaldıracaksın.

25) Deveye burç lazımsa boynunu uzatsın.

26) Ati atın yanına bağlarsın ya huyundan ya tüyünden...

27) Eşek tılapa batar sahibi ceremesini çeker.

28) Eşeğin oynaması sıpayı yoldan atar.

29) Çayır, eşeğin başını ayır!

30) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın!

31) Ağzınla kuş tutsan neye çıkar?

32) Uzağh yerin somini böyük,içi boştur.

33) Söz sözün küsküsüdür.

34) İhtiyarluğunda kız alan el içün,dere kenarında yer alan sel içün! ..

35) Garip nere gitse kirlidir yakası,çiplidir gözü.

36) İt iti arar Şamda bulur.

POŞALARDA(LOMLARDA) DEYİMLERHÜSEYİN GEZER

Poşaların sıkça kullandıkları deyimler:

1) Eşek ölüsü gibi(Taşınmasında güçlük çekilen ağır şeyler için kullanılır,saygısızca oturup-yatanlar için kullanılır) .

2) Aç ile çıplak kudurgan olur.

3) Ağzım neden koksun(?) kuyruk yemem ki(!) göte yakındır! ..

4) Çıplak olupta cıbılın kabadayısı olmak.

5) Elinde yok gecelik,aklından geçiyor kocalık.

6) Altından yapılmış leğeni ne yapayım(?) içine kan tükürdükten sonra! ..

7) Tanındığın yerde bin paralıksın,tanınmadığın yerde beş para etmez değerin!

8) Degirmen yanınca sıçana(fareye) kar kalmaz.

9) Küçüğüne dökersin aldıramazsın,büyüğüne dökersin dolduramazsın...

10) Ne omarsın bacından,bacın öliyer acından.

11) O boğaz benden aşağı.

12) Biti götünden yemek.

13) Tavşanın kaçışına baktım etinden ikrahlandım.

14) Hav hav, tav tav, sav sav.

15) Yerde olan yüze kimse ayak basmaz(Alçak gönüllü,kibirsiz insanlar başkalarından zarar görmezler) .

16) Bir it bir deriyi sürükler.

17) Uzun esme,uzun söze kulak asma.

18) Kesildi gedükler,boş kaldi yurtlar.

19) Uzun söz Kurana yakışır.

20) Dere ıssız tilki bey! ...

21) Kaçanda Allah diyor, kovalayanda Allah diyor, sende bir sefer Allah de!

22) Baltada var ise saptada var.

23) Ağır ağır bal koğasında(kovanında) ağır.

24) Düşmez kalkmaz bir Allahtır.

25) Atta elinde tutta elinde.

26) İt uyuz, bit uyuz...

27) Ağzınla kuş tutsan yaranamazsın.

28) Bizim kapıya tilki gelmiş, bizim tazinin kötülüğünden!

29) Bir koyunda meme memeye dokunur.(Koyun:Göğüs.)

30) Ben kurdi görmişim.

31) Güve evin içinde ise nereyi kilitliyeceksin?

32) Kuyruğunu dalına(talına) atmış,Kaf Dağından su içiyer.

33) Küle oturtturmak.

34) Bayaz keçiyi gören yağ zannediyer.

35) Yedi beni Mağharabiço(Bıkkınlık ve çaresizlik ifade ediyor) .Mağharabiço:Köprülü Köyünde bir yer adı(Şavşat) .

36) İt itin ayağına basmaz.

37) Boş küpe kavara atmağh.

38) Baharın karaya dönmesi.

39) Muğhi musmar eden Allahtır.

40) Suyun bol akması kesilmesine işarettir.

41) İtten bir tüy koparsan oda kardır.

42) Elinen açılan düğümü dişe bırakmayacaksın.

43) Ağa ağa götün görüniyer.

44) Ali kıran baş kesen.

45) Çuvalduza yumruk vuramazsın.

46) Kordi şişirmek(ölmek) .

47) Yolcu boğhu bekleyen karga gibi! ..(asalaklara söylenir) .

48) Toğluk görmedimki açlıktan korkayım!

49) Toğh evin aç pisigi(Tok evin aç kedisi) .

50) Akıllı sayı sayana kadar deli köprüyü geçmiş.

51) Sanki başıma taşlar dökülüyor(Yapmak istemediği, sevmediği bir işi yapmaya mecbur edilmesi...) .

52) İyi dedinde sazın yok!

53) Kaynanam ölmüş yeri bana kalmış.

54) Kul kulu sıkar, Allah kulunu sıkmaz! ..

55) Avi deduğun bed canavar!

56) İti peşine vermek! ..

57) Kırk yıl meydanda bir at oynamaz.

58) Muğheyilin atı osurur, döner kendi osuruğuna çifte atar.


POŞALARDA(LOMLARDA) YEMEK KÜLTÜRÜ HÜSEYİN GEZER

Poşaların geleneksel eski yemek anlayışları ve alışkanlıkları yoksulluğun simgesi olan hamurlu yiyeceklere dayanıyordu:

1) Anek puğaça(Ekmek çeşidi,mayasız aşırı katı yoğrulmuş hamurdan yapılarak pişirilirdi,sade olarakta yenirdi,içi açılarak tuzlu ayran ve tere yağı katılarakta yenirdi) .

2) Sıcak taş üzerinde,üstü ceviz yaprağıyla birlikte sıcak külle kapatılarak pişirilen puğaça(bir çeşit ekmek) yapılırdı.

3) Ardanuç puğaçası(ekmek çeşidi) yapılırdı.

4) Sac ve soba üzerinde pişirilen yufka.

5) El makarnası yapılırdı.

6) Nuğullu kesme çorbası yapılırdı.

7) Yumru makarna yapılırdı.

8) Kançlama yapılırdı.

9) Ğhinkal yapılırdı.

10) Ketmer yapılırdı.

11) Keçevul ketesi yapılırdı.

12) Haşil yapılırdı.

13) Oğhlavi ketesi yapılırdı.

14) Puğaça ketesi yapılırdı.

15) Kelecoş yapılırdı.

16) Ğhaşo yapılırdı.

17) Purşuk çorbasi yapılırdı.

18) Papaçela(papasela) .

19) Herle.

20) Hasuta.

21) Üstüne aşurtmali.

22) Haspurt.

23) Yağli pancar kavurmasi.

24) İşkembe.

Un ve sebze ağırlıklı,ekmek ağırlıklı yemekler-çorbalar yapılırdı.


POŞALARDA(LOMLARDA) ŞAİRLİK-OZANLIK-AŞIKLIK:


POŞALARDA(LOMLARDA) TÜRKÜ SÖYLEMEHÜSEYİN GEZER

Poşalar eskiden uzun hava türküler söyler ve dinlerlerdi.Son zamanlarda özgün müzik,arabesk müzik dinleme ve söyleme yaygınlaşmıştır.Poşalara özgü bilinen bir dörtlükten oluşan bir türkülerini tesbit ettim:

Sen aşşağtan gel
Ben yukardan gelem
Eşeğimi arıyağh.

Emican emican emican

Gederimi lagut keylemiş

Baş ucunda kenal etmiş

Cavlari parliyer(GEDER:Eşek./LAGUT:Kurt./KEYLEME:Yeme./KENAL:Oturma./CAV:Göz.) .


Lomlar zaten yaralıdır derinden

Sanki yer oynadi yerinden

Alim ile Selimin peşinden

Saz ile sözü dinlenen Nazimde getti

(Diyor bir türküsünde Hakim Kanra) .


Ğam beni ğam beni

Gene aldi ğam beni

Kurban olduğum Allahım

Ğam içün mi yarattın sen beni

(Söylediği bir türküde Ridvan Bülbül, sorunlarının ağırlığını böyle dile getiriyor) .


Bir Poşa ninesinden(Gülşahiden) dinlemiştim şu türküyü:DERTLİ KUKU

Sana dertli kuku derler

Ne dediğin bilmez eller

Daim Mevlayı zikreder

Dağların bülbülü kuku


Kuku sen neden ötersin

Dertlere derman katarsın

Mekanın nerde tutarsın

Dağların bülbülü kuku


Yaman elinden gelirsin

Dağlara sada verirsin

Hemen yazı sen bilirsin

Dağların bülbülü kuku


Seher vakti bu ellerde kimler ağlamiş

Çimenler üstünde göz yaşlari var

(Turan Enginin bir türküsünden alınmış dizeler) .


Aşık der alabalık

Al balık alabalık

Al giymiş alabalık

Yarımla konuşacaktım

Burası kalabalık

(Elleziden derlendi) .

İnsanoğlu sihribazdır
Kimse bilmez fendini
Her kimi sadık bilirsen
Ondan koru kendini
(Ardanuçlu Nezif Mercandan derlendi) .

Attım atana
Degdi kutana
Ne sudaki baluğh
Ne düzdeki ceylan
(Çiçekten derledim) .

Karşıdan paşa geçti
Konduram taşa geçti
Kınamayın komşular
Bir işidi başa geçti
(Çiçekten derledim) .

Akşamlar akşamlar
Gene geldi akşamlar
Kuşlar yuvasına döndü
Garipler nerde akşamlar
(İsrafil Yelkenciden derlendi.)


Kışlalar Doldu Bögün,türküsünü söylemeyi ve dinlemeyi seviyorlar.


POŞACA(LOMCA) DİLİHÜSEYİN GEZER

Poşalar,Kafkaslarda hangi ülkede yaşarsa yaşasın anadili Türkçedir ve nerede olursa olsun Türkçe konuşuyorlar.

Lomca(Poşaca) : Poşaların günlük yaşamında kullandığı,anlaştığı,konuşmasını becerebildiği tek dil-konuşma dili,anadili Türkçedir.Ancak benim (UYDURMA DİL-TOPLAMA DİL) adlandırdığım,bu gün hepten terkedilmiş, bu gün bir çoğunu kulanmadığı,öğrenmediği sözcükleri tesbit ederek burada topladım.Bu sözcüklerin çoğu değişik etnik kökenlerden alınmıştır:Türkçe,Arapça,Hemşince,Lazca,Kürtçe,Ermenice...Poşacada sayma sistemi Türkçedir.Tesbit ettiğim sözcüklerden aşağıda alfabetik sıraya göre bir sözlük oluşturdum,bu hususta araştırmalarım devam ediyor...


POŞACA(LOMCA) SÖZLÜKHÜSEYİN GEZER

A

ABURSU:Fasulye.

AÇ:Ağız.

AFA:Adam,resmi görevli.

AFAM:Kişinin kendisine ait olan insanı.Benim adamım,eşim.

AĞ:Tuz.

AĞEG AĞEK:Güzel,iyi,işe yarar,iyi kapli,merhamet sahibi(Ermeniceden dilimize geçmiş) .

AHÇİK:Kız,yaramaz kız çocuğu,demet,Adıyamanda bir köy adı(Ermenice bir sözcük) .

ALUR:Un.

ANEVİK:Bura,burası(ayak basılan yer için veya her hangi bir nesneyi göstermek için kullanılır) .

ANOTİ:Aç,yoksul,perişan.

AP:El.


AREY-MAREY:Her taraf,her yer,her yön.

ARĞHAYN:Güven,itimat.

AŞINNAMA:Alma,almak.

ATURBA:Adam,erkek.

B

BARDEL:Fahişe.

BAYİNNEME:Verme,vermek.

BEÇ:Aklını yeterince kullanamayan.Aptal.Bedevre açma gereci,aracı.

BEGKHER: Anlamaz,anlaması kıt olan,kavrama gücü geri olan.

BEKA:İşe yaramaz,başıboş köpek.



BERAN:Ağız,başın yüz kısmı.

BERUYABAN:Vahşi doğa ve vahşi doğa hayvanları(ayı,kurt,yılan...) ,in-cin,ıssızlık...

BİBİ: Babanın kız kardeşi,hala.

BOÇO: Böcek.

BRAV:Kürt.

BURT:Yün.

C

CANDIRAV:Kadın.

CAV:Göz.

CENGER:Bakır küfü,oksiti,zehiri.

CERLEME:Söyleme,söylemek.

CİCİP: Köknarlarda koni biçiminde sakız.

CİGNO:Yoksul,mal varlığı olmayan,gariban.

CİV:Bit,başkasının sırtından geçinen,asalak.

CİYAKELA: Solucan.

COĞVEL; COĞVELLEME:Toplama.(İngozu coğvelle:Cevizi topla) .

CUR:Su.(Cur,Lazcada İKİ demektir.)

CURKAL:Toplama,toplamak(Dılmayı curkalliyer:Elmayı topluyor.) ,dilenme,dilenmek.

Ç

ÇAKULAK:Çiçeğin meyveye dönüştüğü dönemdeki meyveye verilen ad.

ÇANAÇUNA: Tarlalarda ve çayırlarda kendiliğinden yetişen, insan ve hayvan yiyeceği otsu bir bitki.

ÇAVO:Çocuk.

ÇEDUK:Et üzerine bırakılan sinek yumurtası

ÇEN:Kadınlık organı,cinsel organ.

ÇENÇUL(CENCUL) : Bozulmuş,bozulmaya yüz tutmuş barsaklar ve işkembe. Leş-puş.

ÇEZEL(ÇZEL) /ÇEZELLEME:Dayak,dayak atma,dövme,dövmek.

ÇINĞITLİ:Zayıf,çelimsiz,gelişmemiş.

ÇİBİL: Sevimli,ince,zayıf,çıplak,yoksul.

ÇİB(ÇİP) :Göz çevresinde oluşan kabarcık,kir birikintisi.Çapak.

ÇİBPLİKO(ÇİPLİKO) : Göz çevresinde çıkan,oluşan kabarık sivilceler.İt dirseği.

ÇİÇ: Yarılması zor olan odun. İnatçı insan. İnat.

ÇİÇĞHOL: Salkım,salkım saçak.

ÇİNÇAVAT:Poşa olmayanlara verilen genel ad.

ÇİTER(CİTER) :Anüs,göt.

ÇOÇ:Aşırı derecede ıslak,sulak ve otlak yer.


ÇÖKİ:Kız.

ÇUNKAL:Kız çocuklarına aslında hakaret taşıyan sevgi gösterisi olarak kullanılan söz.



D

DAĞA:Adam,resmi görevli.

DANAK:Bıçak.

DETUM:Kabak.

DILMA:Elma.

DIRMIT:Armut.

DIYASLA:Ver.

DIYVA:Ayva.

DİDMEK:Tavuk ve kuşların tüylerini derisinden ayırma ayırma işlemi.

DÜBÜR:(Arapça bir sözcüktür) .Anüs,göt.Gelecek.Akibet.

DÜKE:Ev.

DÜNAH:Kadın.

E

EĞHTERİYA(EHTERİYA) :Poşaların satışa sundukları kancalı iğne,kibrit,dikiş ipliği,çuvalduz...gibi malzemelerin genel adı.

ELLEL:Kaldırmak,götürmek,saklamak.

ELEMLUĞH: Rezil, utanmaz, alaya alınacak, kinaye alınacak...

ERGU:İki.

F

FETİR:Soba üzerinde pişirilen yufka ekmeği,gözleme.

G

GACİ:Kadın.

GACO:Adam.

GEDER:Eşek.

GEL:İşe yaramaz,el vermez,iyi değil.

GELOĞH:Baş,kafa.

GENNE:Gel,git.(Duruma göre kullanılır:İsvikten genne(Buradan git) .İsvike genne(Buraya gel) .

GENNEME:Gelme.

GENNEMEK:Gelmek.

GİCAVİ: Aşırı derecede deri kaşıntısı yapan hastalık,uyuz.

GİRNAV:Hırsızlık.

GİRTİN: Tutmak.

GİRTİNNE: Tut.

GOĞ:Hırsızlık.

GOĞCU; GOĞCİ:Hırsızlık yapan kişi,hırsızlık yoluyla elde edilen şey.

GÖHLEME; GÖHLENME:Cinsel ilişki.

GÖHLENK:Fahişe.

GÖHRE:At.

Ğ

ĞIHĞTEL:Boğazlamak, kesmek.

ĞOĞO:Hayali yaratık,öcü.

ĞURĞUMELA: Girdap.

H

HALVOR:Dede,yaşlı adam.

HANEL,HANELLEME,HANELLEMEK:Çıkma,çıkmak,çıkarmak.

HAV:Tavuk.

HAVDİK:Yumurta.

HAVUĞ:Üzüm.

HĞEÇBO(HĞEÇPO) :Ense.

HELEVETSÜZ:Biçimsiz,çirkin,kaba-saba.


HENAV:Dışkı(bok) .

HEMELİ(ĞHEMELİ) :İçme,içilen şey(tütün,içki...) .

HER:Eşek.

HERİKE:Sus,söyleme,başkaları duymasın.

HEV(ĞHEV) :Deli,akıldan noksan.

HIĞHIRTON:Boğaz.

HIĞTEL:Boğmak,kesmek.

HILEZ: Kertenkele.

HIR:Erkeklik organı(Kürtçede aynı sözcük aynı anlamda kullanılıyor) .

H(Ğ) IRNİK:Burun.

HOD(ĞHOD) :Ot.

HOSOLİ:Horoz.

HOZ(ĞHOZ) :Kötü,sert,agresif kişi.

HĞUDEYİ:Uygun olmayan,normalın altında,bozuk.

I

İ

İLLİK:Doludolu,dopdolu,çok,bol.

İNGOZ:Ceviz.

İNNAV:Erkek çocuk.

İNZ:İşaret zamirleri(ben,sen,o,biz,siz,onlar) : işaret sıfatları(bu,şu,o,bunlar,şunlar,onlar) yerine kullanılan genel sözcük.

İNZİM:Ben.

İNZİN:Sen.

İNZİ:O.

İSVİK:Bura(yer için) ,bu(insan için) .

J

JOL(COL) :Böğürtlen.

K

KA:Var.

KAC(KAJ) :Alaca renk.Kaj gözlü:Alaca gözlü.

KAÇA:Topuğun arka kısmı.Ayağın arka kısmı.

KAÇE:Dişi köpek.Kancık.

KAKİVİTMENİ:Kendisini olduğundan daha yüksek ve güçlü gösterenler için kullanılır.Gösteriş budalası anlamına yakındır.Gösteriş budalalarını alay etmek için kullanılan bir sözcüktür.

KAP:Patatesin toprak üzerine çıkan yaprak bölümü.

KAR:Taş.

KARIZ:Mısır.(Bu sözcüğü Uygur Türkleri kullanıyorlardı,iki bin beş yüz yıl önce,yer altı su kanallarına KARIZ diyorlardı) .

KARTOPİ:Patates.

KAŞEL; KAŞELLEME:Gaz çıkarma,osurma,osuruk.

KAVARA:Osuruk.

KAVOR; KAVUR:Para.

KEKEÇ:Kekeme,peltek.

KEME-KÖSME:Küme,ceviz içi ve pekmezden yapılan tatlı yiyecek.

KENÇİ:Sert bir şeyden koparılan küçük parça(taştan,kıtlama şekerden...) .

KENİKMART:Kadın,evli kadın.

KER:Bıçak.

KERZU:Sabun.

KEVÜR:Şeker.

KEYLEME:Yeme.

KIDIM:Çok küçük parça,damla büyüklüğünde.

KIDRAVAS(KODRES) :Kesme,kesmek,kırmak,yok etmek.

KIDREL:Kırma,kırmak.(Padi kıdrelle:Odunu kır,odunu parçala) .

KIL:Yağ.

KINTRAVAZ:Kendini beğenmiş,kibirli,kimseyi beğenmeyen.

KIRAG:Yakma,yangın,ateş.

KIRTEL; KIRTELLEME:Kesme,kesmek,tike tike kesmek.

KIRTİK:Küçülmüş,küçük sabun parçası.

KIRTOL:Patates.

KIRTOSİ:Patates.

KİCÇ: Burunda kurumuş sümük.

KİÇ:Az,küçükçe.

KİKNEL: Gülme, gülmek.

KİRKİT:Kırılması zor,sert kabuklu,yenen kısmını kabuğundan ayırması zor olan ceviz.

KİT:Burun.

KOĞA:Kovan,arı kovanı.

KOĞU(KOĞ) :Orada bulunan kişinin tanık olduğu,gördüğü şekilde.Yan, taraf,yön.

KOĞUMDA:Tanık olduğum,gördüğüm şekilde.Yanımda,karşımda,tarafımda,yönümde.

KORT:Yeşil kısa otlu yer, düzlük.

KORUĞHTURMA:Her hangi olumsuz bir davranışın üstünü kapamaya çalışma.Yitirttirme.

KOŞ(GOŞ) :Alın,yüzümüzün üst kısmı.

KOYUN:Göğüs.Vücudun,boyun ile karın arasında yer alan ve akciğer, yürek gibi organları içinde bulunduran bölümü.Bu bölümün dış yüzü.

KUÇ:Tavuğun midesi.

KUDUL: Kuyruğu kesik. Kısa kuyruklu. Kısa boylu.

KUDUL:Kuyruğu kısa,kuyruksuz.Kısa,cüce.

KUĞA:Külek.(Lazcada aynı anlamda kullanılıyor) .

KUĞHE:Olgunlaşmamış,yetişmemiş meyve.

KULAL:Ağlama.

KUNÇUL: Köşe, kenar, bir bölümü.

KUNELLEME:Cinsel ilişkiyle ilgili.

KUNTLAMAK: Havaya,sağa-sola,yukarı aşağı tekme atarak sıçramak.

KURFETME:Küfür etme.

KURKA(GURKA) :Gelişmemiş,biçimsiz,çelimsiz,zayıf,güçsüz.

KUVANK(KUANK) :Fahişe.

KÜTÜR:Gavur.Korkulacak kişi.


L

LACVERDİ:Lümpen,tutarsız...

LAFTA:Genç erkek,delikanlı(Poşalardan olmayan) .

LAGUT:Kurt.

LAK:Bozuk,bozulmuş,özelliğini yitirmiş.

LAK HAVDİK:Bozuk yumurta.

LAT:Yatak.(Kurandan alınmış bir kelime,Kabedeki putlardan birinin adı,Arapça bir sözcük) .

LATEŞVİ: Sözüne güvenilmez,gevşek,lümpen.

LEC: Kavga,münakaşa.

LEÇEK:Kadın baş örtüsü.

LENCÇ(LENÇ) :Birini ezip üzerinden geçme.Yere yapıştırma.Linç etme.

LIKIZ: Kıvamında olmayan.

LOLİKLEME:Yoğrulabilen sert bir şeyi elle ve avuç içinde kıvamına getirme,yuvarlaklaştırma(hamuru,çamuru...) .

LOM:Poşaların kendilerine verdikleri ad.Artvin,Kars,Erzurum,Rize,Ağrı,Van,Tunceli,Erzincan,Samsun,Sivas,Kırşehir,Nevşehir...Kafkasların bir çok yerinde yaşayan halk ve halk topluluğu.

LOMCA:Lomların(Poşaların) konuştuğu dil.

LÜLE: Köknarlarda koni biçiminde sakız ham maddesi.

M

MADNİ:Yüzük.

MALAV:Ekmek.

MANGEL,MANGELLEME,MANGELLEMEK:İsteme,istemek.

MANUŞ:Devletin resmi görevlileri,asker,polis...

MARA:Anne.(Arapça bir sözcüktür; Arapçada kadın demektir) .

MATĞHAŞ:Çocuk.

MEÇEÇ: Siğil.

MEDKIÇ:Tüfek.

MEG:Bir.

MEŞKETMEK:Zaaf,sürekli eğilim göstermek.

METENE:Ölü.

METLENME:Ölme,ölmek,ölüm.

MEZ:Büyük.

MEZAK:Zevk(abartılmış) .

MIRIĞH(YIRIĞH) :Dudakları fiziki olarak bozulmuş,tavşan dudak kişi.

MİMİKO:Kilitoris.


MİMİLO:Horozun ibiği.

MİS:Et.

MOKAR:Erkeklik organı,erkeklerin cinsel organı.

MOZLAĞH:Büyük baş hayvanlar(inek,öküz...) .

MU,MUH:Ağız.

MURA:İse benzeyen,siyaha yakın,soba muruna benzeyen bir renk.

MURÇ:Aç,tok olmayan.

MURÇLAMAK:Her hangi bir şeyi ezip-büzmek,şekilsiz hale getirmek.

MURG:Ur,vücudun her hangi bir yerinde oluşan şişlik.


N

NAĞHİÇO:Koyun kuyruğunun kavrulduktan sonra, ya eridikten sonra geride kalan kısmı, erimeyen kısmı.

NATOSUL:Bir bez parçasının yakılması olayı ve bu bez parçasının külleri.Yara,yanık ve kanı durdurma tedavisinde kullanılırdı.

NAVAKAR:Sus,sesini kes,söyleme.

NEDEL; NEDELLEME:Atma,atmak.

NETLE,NETLEME:Vur,vurmak.

NISTEL; NISTELLEME:Oturma,oturmak.

NİKART:Gaga.

NİNAY:Yok.

NOGNEL:Banyo yapma.

NOGNELLE:Banyo yap.

O

ODEL:Koku, kokmak.

OÇİL:Bit.

OĞRAK:Cin.

OĞRAĞA OĞRAMAK:Cin çarpması.

OLOK:Bacakla ayağın birleştiği bölgedeki dışa doğru çıkıntılı kemik.Ayak bilek kemiği(kısa kemik) .

OSKİ:Altın,ayar,altın ayarında,altın değerinde(Osmanlı Döneminde Karagöz oynatıcıları ALTIN anlamında kullanıyorlardı) .

OTKİ:Ayak.

Ö

P

PAD:Odun.

PAĞHÇEL:Kaçma,kaçmak.

PAHEL,PAHĞEL:Gizletme.

PAPAÇELA:Kurutulmuş kabak,kurutulmuş kabak yemeği.

PARAV:Yaşlı kadın,nine.

PARG:Dağarcık.

PARĞUÇ:Nine,yaşlı kadın.

PANİR:Peynir.

PARGEL:Uyuma,uyumak.

PAZG:Anüs,göt.

PELAV:Erkeklik organı.

PELEŞ: Orantısız büyüklükte enli kulak.

PEREZ:Ekmek.

PILAMPOŞ: Sıkışmamış,sıkılmamış ip vs....

PİÇKA(PİSKA) :Kibrit.

PİSİG(PİSİK) : Kedi.

PİİŞ:Tütün,sigara tütünü.

PİŞMİLA:Peynir eritmesi.

PİŞTİK:Tabanca,tüfek,silah.

PİTİK: Köpek yavrusu.

PİZDİK:Küçük.

POR:Karın,karın bölgesi,işkembe.

POŞACA:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

POŞA:Lom(LOM kelimesine bakınız) .

POŞİKÇE:Poşaların konuştuğu dil,lehçe.

PORTMAN: Para kesesi, para cüzdanı.

PUŞ:İşkembe.

R

RAKRO:Adam.Poşalardan olmayan adam.

RUKA:Üstüne pişmeye hazır ekmeklik hamur konan tahtadan yapılmış eşya,gereç.

RUT:Açık,çıplak,çaresiz.

RUTTA KALMAK:Açıkta kalmak,çaresiz kalmak.

S

SAMEL:Güzel,iyi,elverişli.

SAPTE: Kuyruk sarmayan köpek.

SEBEHET:(İki parmakla zafer işareti yapılarak, o kişiye taraf işaret yapılır) Kural tanımayan,kuralsızlara denilir yani hareketleri bu sözcükle kınanır.

SOLAV:Köpek.

SUD:Yalan,kandırma,aldatma,yapmacık.

SÜNEPE:Başıboş gezen,sorumsuz,yaramaz.

Ş

ŞINEL:Oturma.

ŞIREL:İşeme.

ŞUN:Köpek.

T

TAHRİ:Kadın.

TAMAS:Kurutulmuş hoşavlık erik.

TAN:Ayran(Hemşincede de aynı anlamda kullanılıyor) .

TAPEL,TAPELLEME:Dökme,dökmek.(Dılmayı tapelle:Elmayı dök.)

TIGIRDEL(DIGIRDEL) :Kuruntu,kuruntu yapan kişi.

TILAP: Çamur.

TIRAÇHLAMAĞH:İshal şeklinde büyük tuvaletini yapmak.

TIVIĞH:Bulaşık,bulaşkan.

TIZIKMAK:Kaçmak.

TİNTON:Ahlaksız,edepsiz,lümpen.

TİTİL: Kadın cinsellik organı, vajina.

TİYA:Ur,gezen ur,dokunaklı sözün karşıdakine etkisi.

TOBDİ: Kancalı iğne.

TOBİ:Ermeni,Ermeni çocuğu,gaddar,acımasız.

TORĞHOL(TORĞHOLO) :Rafadan yumurta.


TULUĞH:İçinde peynir veya eşya saklanan keçi derisi,torba şeklinde.

TUMAN:Şalvara benzer kadınların giydiği iç çamaşırı,uzun paçalı kilot(genellikle doğu bölgesinde giyilen bir giysi) .

TÜRÜDİ:Hırsız,sahtekar.

U

UDMİ:Besmelesiz,bıçaksız ölen hayvan.


ULAL:Yıkama,her hangi bir şeyi temizleme.

UVALAMA:Oğuşturma.Ağrıyan yeri elle tedavi etme.

UZEL; UZELLEME:Her hangi bir şeyi isteme,istemek(Cur uzelle:Su iste) .

Ü

V

VAĞHENAL: Korku. Tehlikenin olduğu yerden uzaklaşmak.

VALA:Bir çeşit renkli başörtüsü.

VARDİK:Tuman,kilot,kadınların giydiği iç çamaşırı.

VARVEL:Yangın.

VARVELLEME:Yakma.

Y

YALLOZ:Kel,saçı dökülmüş.

YEKE:İri,büyük.

YEKEN:Para.

YELBE:Yabangülü.(Lazcada YELİ diyorlar.) .

YUĞHA:Yufka,ince,ince açılmış hamur.

YURT:Ev,barınak.

Z

ZANIMA:Bakma,bakmak.

ZERÜL:Yoksulluktan,çaresizlikten kaynaklanan zaruret,mecburiyet.


ZEVİR(ZEVÜR) :Ağız.

ZIĞARBİ:Kirpi.

ZIRKVEL:Çene altında,boğazda oluşan şişlik.


ZİZ:Meme.

ZOĞ:Vücutta oluşan kabarcık,kabarıklık.

ZOĞLAMA:Dövme,her hangi bir şeye dayak atma.

ZOKO:Mantar.

ZONKLAMA:Sıçrama,oynama,olduğu yerde sağa-sola,yukarı-aşağı atlama veya hareket etme.

ZORUSEL:Söyleme,söylemek,demek.


YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:

A) CANLI KAYNAKLAR:

1-Hezim Yelkenci.
2-Alkan Gezer.
3-Erdal Topçu.
4-Gülşahi Eremciler.
5-Yadigar Gezen.
6-Süleyman Gezen.
7-Özgür Gezen.
8-Sadık Gezen.
9-Sıddık Gezen.
10-Tuncer Gezen.
11-Cevri Yıldız.
12-Rebiye Yelkenci.
13-Bahattin Yelkenci.
B) YAZILI KAYNAKLAR:

1-İslama Göre Irklar Ve İnsanlar-Abdülaziz Abdülkadir Kamil/Timaş Yayınları.



DÖNEMEM / HÜSEYİN GEZER


Çağırsanda beni

Gelemem Kedat

Uzay gemileriyle

Oynuyor çocuklar

Sürünemem artık

Kayarak

Dizlerimin üstünde

Emekleyerek

Bayırlarında ki beyaz

Topraklarında


Özlemini çekmiyor

İnsanlar

Bir lokma ekmeğin

Aşıramam patateslerini

Taconun


Bir konutu var herkesin

Başını sokacağı

Döner merdivenleri

Ahım şahım olmasada

Edinemem harmanını

Yurt


Burda

Elektrik yanıyor

Evimizde

Çıra kütükleriyle aydınlanamam


Zorluyor kulak zarlarımızı

Diskoların müziği

Söyleyemem uzun hava

Bokosmana giden yolda


Geçiyor arabalar

Asfalt yollardan

Kanat çırpıyor uçaklar

Zorlu kartallar gibi

Arayamam derelerinde

Kıratı yitiripte


Çatıldı bir kere

Köçlerimiz

Dönemeyiz geri

İstesekte bin kere

Dün Kedat

Bu gün Sulobanın İncearap

Yellenecek Hüsnü

Toz kalkacak topraktan

Gülecek bütün köçler

Temizleyecek ponalar

Bütün pisliklerimizi


Gece aşacağız Seçedili

Yükümüz külek

Kolopa

Yükümüzdedir alınterimiz

Emeğimiz

Korkumuz bakımcı

Mühendis

Yangıncı

İhbarcı

Yok faydası

Korkunun ecele

Dön desende

Çatıldı bir kere köçlerimiz

Dönemem


Hüseyin Gezer

-


HANİ HÜSEYİN GEZER

Köçlerimiz nerde

Eşek sırtındaki

Mal varlığımız

Hurçlarımız

O ölü gözü yanan

Kütüklerimiz

Biz mi unutulduk

Biz mi unuttuk


Bizmi unuttuk

Harman yerlerini

Şaka şenlik söylenen

Şu sözleri

-Gene şükür yaradana-

-Gene çıktık karapana-

Biz mi unutulduk


Biz mi unuttuk

Delidüzleri mesken

İnsanları dost

Şavşatım

Nerde

Hani o dostluklar

Dostlar mı unuttu


Karasapanın peşinde

Atol aradığımız

Kuzukulağını tuzladığımız

Turşu yediğimiz kımisinden

Nerde

Hani o günler


Bayram sabahında

Kapı kapı topladığımız

O güzelim bişiler

Sultan Nenenin

Taş fırınındaki

Arpa ekmekleri

Nerde

Hani o güzel günler


Koptuk doğal yaşamdan

Kul olduk

Tutsak olduk

Dört duvar arasına

Nerde

Hani atımız

Eşeğimiz


HÜSEYİN GEZER

-

Hüseyin Bey merhaba,

Yazdıklarınız için teşekkürler.Sizden Poşalar (Lomlar) hakkında ayrıntılı bilgiler bekliyoruz.Hep birlikte doğru bilgiler ile yazalım Lomları.Selamlar.
-
ÖTEKİLERİ YAZARKEN TEFERUATLI ARAŞTIRINIZ:
Cihan Aktaş (Kibritçi kadın Salı, 30 Eylül 2008 12:25) a:
Hüseyin Gezer Pazartesi, 20 Ekim 2008 19:24
Yazınız insani açıdan çok iyi,yazınız çok güzel, ötekileri yazarken teferuatlı araştırınız...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
KİBRİTÇİ KADINCİHAN AKTAŞ(DÜNYA BÜLTENİ-Salı,30 Eylül 2008 /12:25) A:HÜSEYİN GEZER:Yazınız insani duygular açısından güzel.Kalıplara sokmamışsınız kendinizi, BEŞBİNAZ şimdi öğretmen.Poşaların çoğu öğretmen,imam,polis,orman muhafaza memuru, hizmetli memur,mühendis,öğretim görevlisi,bir çok fabrikada proleter,hemşire,ebe,şoför,esnaf,dairelerini kiraya vermiş ev sahibi...Ve inanın ki bit nedir bilen yok.Her gün şofbenin altında banyo yapıyorlar.Ve hiç bir zaman SEFİLLERi oynayan yok!
HÜSEYİN GEZER(20 Ekim 2008)
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
FİTRAT.COM-ÖZE DÖNÜŞ:POŞALARDAN SÖZ AÇILINCA-CİHAN AKTAŞ:
(03 Kasım 2008 Poşalardan söz açılınca Cihan AKTAŞ) :Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın Hüseyin Gezerin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-

03 Kasım 2008

Poşalardan söz açılınca

Cihan AKTAŞ

Fakat, geçtiğimiz günlerde Kibritçi Kadın başlıklı hikaye olarak da nitelendirilebilecek olan yazıma yönelik yapılmış sert bir yorumla ilgili olarak bir şeyler yazma ihtiyacını duydum. Çünkü, hayatta en hassas olduğum konulardan biridir, insanları ellerinde bulunmadan taşıdıkları nitelikler yüzünden yargılamak...

İlkokulda arkadaşlarım, genellikle dışlanmış kişilerdi. Bu dışlanmış kişilerden biri olan Beşbinaza ilişkin yazdığım yazıya, Mahmut Aydın Bey büyük bir tepki vermiş. Yazı esasında bir hikayecinin muhayyelesinin oluşturduğu bir kurguyla sürüyor olmakla birlikte, temel konularda gerçeklere dayanmakta. Doğduğum kasabada gerçekten de bir Poşa mahallesi vardı. O Poşa mahallesine gitme konusunda kimi büyüklerimiz bizi uyarırlardı. Ne var ki toplumun dışladığı kesimler konusunda hayli hassas olan babamın yolundan yürüdüm ben. Poşalarla, Kürtlerle, Alevilerle arkadaşlık yaptım. Bu arkadaşlık sırasında da çocuk yaşıma rağmen Türkiyede resmi söylem açısından başat olan değerlerin Sünnilik, Türklük ve Laiklik olduğunu keşfettim.

Bir kasabada Poşa olarak anılan ve kısmen de olsa dışlanan insanları hatırladığı için bir yazar niye suçlanır ki... Poşalar da Türk kökenliymiş! Bir insanın değerli ve saygın olması için ille de Türk kökenli olması mı gerekiyor? Poşalar benim gözümde toplumdan dışlandıkları için zaten yeteri kadar haklı ve mazurdular. Onlarla arkadaşlık ettim. Aynı sofrada yemek yedim. Birlikte ayakatlamaca oynadık. Karlı-buzlu tepelerden aşağı kızaklarla kaydık. Çocukluğumun unutulmaz arkadaşlarından biriydi Beşbinaz. Zekiydi. Yetenekliydi. Hassastı. Neşeliydi. En azından ben böyle hatırlıyorum. Poşalara yönelik dışlamalar karşısında bende oluşan tepki ise sanırım yenilenen, tazelenen başka türlü bir bilinci haber veriyordu. Bütün insanlar doğuştan eşittir, hepimiz Ademle Havvanın çocuklarıyız, kimse doğduğu ortama bakılarak damgalanmamalı, yargılanmamalı.

Poşaların müslüman... olduğunu yazarken de kişisel bilgilerime dayanmadım, bir araştırma yaptım. Poşalar gibi Türkler de sonradan müslüman oldular. Bu arada müslüman olan Türk oymaklarıyla Poşa toplulukları arasında bir karışma yaşanmış da olabilir; bunu tarihçiler araştırmalı. Müslüman olmayı yeniden seçeriz ve önemli olan da kimliğimizi belirleyen seçilebilen bir niteliktir kanımca. Bir Poşa, Ben Türküm, diyorsa, ben de ona Türk derim; ne çıkar... Fakat asıl ırkçı ve ayrılıkçı bakış açısının, etnik kökenleri Türk olma niteliği üzerinden tartmaktan geçtiğini görmek gerekmez mi?

Pek çok ansiklopedide, kitapta bahsi geçen poşalardan söz etmem, niye yanlış olsun. Allah insanları kavim kavim yaratmıştır ve Arap olanın Arap olmayana üstünlüğü takva iledir; bunlar en temel dini bilgiler arasında yer alırlar.

Kibritçi Kadın başlıklı yazımı yorumlayan öğretmen emeklisi Sayın HÜSEYİN GEZERin olgunluğuna ulaşmak kolay değil elbette. Bu bir birikim, bir hayat tecrübesi gerektirir. Bizi daha ziyade kaygılandırması gereken, etnik isimlendirmelere verilen tepkilerin ulaştığı irrasyonel, kışkırtmalara açık boyut olmalı.

DÜNYABÜLTENİ

BU YAZI CİHAN AKTAŞIN POŞALAR ÜZERİNE ADLI YAZISINDAN POŞALARLA İLGİLİ BAZI BÖLÜMLER ALINARAK BU SAYFAYA KAYDEDİLDİ,SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR:
HÜSEYİN GEZER 21 Mart 2010
Sayın ŞAHİN.M; biraz kitap,biraz dergi,birazda gazete oku! ..
POŞALAR(LOMLAR) VARDIR-VAROLACAKTIR: Her gün bir cümle okusan kendi kendini geliştirmiş olursun, POŞALARında güzel bir ırk güzel bir çiçek olduğunu,insanlık alemini tamamlayan güzelliklerden bir bölüm olduğunu bilirdin. Burda bir kafatasçılık yok,insanlık var,insan olmak var...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? ...BUNLARIN HESABINI YAPALIM! ? :
Bu yorumu ŞAHİN.M 15 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : İnsanları sınıflandırmak size mi kaldı?
Sizi kim görevlendirdi:İnsanların kimliğini,ırkını,soyunu araştırmak için(...) ? Yok Poşa imiş! Paşa imiş! Romanmış! Size ne kardeşim? Bunlarla uğraşana kadar, insanlık için ne yapabiliriz? Bunlarla uğraşalım! .. Hadi Romanı,Kürtü... anladıkta,bu Poşa ırkı nerden çıktı? Bana öyle bir ırk olduğunu bilimsel olarak ispatlayın,bende Poşa olayım! ..İsanların başkalarını aşağılamak için taktığı lakaplar, ne zaman ırk oldu? Soruyorum size! ? .. Yok Lommuş! Yok Poşaymış! Etnik bilimciler bile rivayetlerle dayanarak izaha çalışıyor.Böyle bir toplumun varlığı kesin bile değilken, siz nasıl varmış gibi göstermeye çalışıyosunuz? Sizin başka işiniz yokmu? Allah aşkına bakınız, yıllarca Kürtlere yaptınız bu ayrımcılığı.Bu sınıflandırma,bu azınlık muamelesini görenler şimdi çoğunluk oldular! .. Ne olduğunu görüyorsunuz:İnsanların arasına nefret ve kin sokuyorsunuz.Ben ırk mırk tanımam kardeşim,sadece insanı bilirim.Her insan eşittir,kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur.Zaten bütün dinlerde ırkçılığı reddeder...BUNLARLA UĞRAŞANA KADAR:İŞSİZLİĞİ NASIL ÇÖZERİZ? SAĞLIK SİSTEMİNDEN SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYANLAR NASIL YARARLANABİLİR? TARIMDA,HAYVANCILIKTA ÜRETİMİ NASIL ARTIRABİLİRİZ? ... Bunların hesabını yapalım! ? Ama nerde? Biz ancak birbirimizle didişip- boğuşmaktan bunlara fırsat bulamıyoruz. Çünkü Avrupayı tam 300 yıl gerisinden takip edemiyoruz,darvini haklı çıkarıyoruz: Türkler, evrimini tamamlıyamamış,gelişmemiş ırktır. Diyorya...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
-
ÜSTÜN OLAN ÖTEKİLEŞTİRMEYENDİR:
Hüseyin Gezer (18 Nisan 2010 17:21:04 İlkim Özbeye) :Sayın ve sevgili İlkim Özbey:(- ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ!) ,bu iki sözcük bence çok fazla abartılmış,kimse kimseden üstün değildir,üstün olan insandır,üstün olan insanlıktır, üstün olan ötekileştirmeyendir. Selamlar,sevgiler!

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
DÜŞÜNÜNDE ÖYLE YAZIN,NE YAZACAKSANIZ(! ? !) :
Bu yorumu İLKİM ÖZBEY 12 Şubat 2010 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Nolmuş? Bizde Poşayız! ..(ÇOĞUNDAN ÜSTÜNÜZ) ! Fark? Düşününde öyle yazın, ne yazacaksanız(! ? !) ..

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
BİZ POŞALAR CANA YAKIN İNSANLARIZ:
(Bu yorumu MURAT BULUT 06 Aralık 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) : Değerli dostlar, biz Türk Milleti olarak ve aynı zamanda Osmanlı olarak her gittiğimiz yerlere medeniyet ve huzur götürmüş toplumun ve ejdatların torunlarıyız.Biz poşalarda bu vatan için savaşmış, bu vatan için gerektiğinde can vermişizdir. Eskilerden süre gelen ve günümüzde yok olmuş bir çok el sanatlarını her gittiğimiz yerlerde tanıtmışız.Ve aynı zamanda sıcak kanlılığımızla da bir çok toplumda yer edinmişizdir. Bizleri yakinen tanıyan toplumlar, biz Poşaların ne kadar cana yakın, vatan sever,dinine düşkün insanlar olduğumuzu iyi bilirler ve aynı ekmeği herkesle paylaşma anlayışımızdan gurur duyuyoruz...Derneğimize gelin, bizi yakından tanıyın! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
HEPİMİZ KARDEŞ DEĞİL MİYİZ? BİZİ KİM KARALAMAYA ÇALIŞIYORSA,ODA BİZİM KARDEŞİMİZDİR:
Bu yorumu KEMAL DEMİR 26 Ağustos 2009 tarihnde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Dünyanın en iyi ve en şereflisi bu cennet vatanımızda,ayrımıcılık çıkararak, ülkemizi bu hale getirdiler! ? ..Hep ayrımcılıktan! ? ..Hep birbirlerini hakir görmekten! ? ..Hepimiz kardeş değil miyiz? Hepimiz Adem ve Havvadan değil miyiz? Öyle ise kardeşiz! .. Bizi kim karalamaya çalışıyorsa, oda bizim kardeşimizdir. Poşa dedikleri insanlar da dünyanın en iyi insanlarıdır:Merhametlidirler, yardımseverler, vatan severler, kısacası yaratılanı severler yaratandan ötürü! ...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ESKİDEN POŞU TAKTIKLARI İÇİN POŞA ADINI ALMIŞLARDIR:
(Bu yorumu FURKAN ASANAKUT 18 Ağustos 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Bende bir Poşayım.Yazdıklarınıza katılmıyorum(! ? !) Poşanın köken kelimesi, poşu takmalarından dolayı, denilmiştir.Poşalar, Sivasın merkezinde 800 küsur senedir yaşamaktadırlar.Önceki zamanlarında elek,kalbur satmışlar; davul-zurna çalma işi ile uğraşmışlar...Çilli,mavi gözlü olanlarıda var.
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
HERKES AYNI GÖVDENİN DALLARIDIR:
Bu yorumu TURGUT PALA 18 Temmuz 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :Evet kardeşim,bak benim güzel kardeşim biz:İnsanları, bir kökten oluşan ağacın dalları gibi biliriz,herkes aynı gövdenin dallarıdır. Bizim dilimiz Türkçe. Bize Poşa diyorlar.Biz bile bunun anlamını bilmiyoruz.Bence araştırmanızı,bizim içimize girerek yapmanızı tavsiye ederim. Öyle kulaktan dolma bilgilerle araştırma yapılmaz.Gelin bize sorun(? !) Nerde bize gıcık olan insan varsa(peşin hükümlü,kendi çirkinliğini ve hırçınlığını bizde arayan ve görmeye çalışan) , onlara sorup öğreniyorsunuz.Bence iyi düşünün! ..Biraz daha derin düşünün ve iyi araştırın.Haşa(!) Ben küçük görmüyorum.Onlarda Ademden,Havvadan gelmedirler...
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
İNSANLARI FIRKALARA AYIRMAKLA NE KAZANDIK(?) :
(Bu yorumu İSMAİL GÜLLİ 20 Haziran 2009 tarihinde,03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE adlı yazısına yazdı) :İnsanlara derim ki:-Yani insanları fırkalara ayırmakla ne kazandık? Meslek olarak ne fark eder? Sonuçta hepimiz Türk ve müslümanız veya başka dinliyiz,ne farkeder? Bunları biz aştık artık,Türkiyeliyiz! ..
BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ

-
ASIL OLAN İNSAN OLMAKTIR:(03 Kasım 2008 tarihinde Cihan Aktaşın POŞALAR ÜZERİNE yazmış olduğu yazıya; HAYRETTİN BULUT01 Mayıs 2009 tarihinde şu yorumu yazdı) :-Poşalar:
Biz Poşalar, bu toplumun bir parçasıyız. Bu güne kadar da kendimizi... yaşadık... dini vecibelerimizi örf ve adetlerimizi... bir şekilde yaşadık ve yaşıyoruz birileri gelişi güzel konuşsada bizim tarihçemizde değerli araştırmacı ve tarihçilerinden aldığımız ve edindiğimiz bilgiler bizlerin yazları yaylalarda kışları ılık bölgelerde... yaşayan bir topluluğuz ama bu güne kadar hiç bir ırkla dinsel ve sosyal çatışmaya girmeden değişik bölgelerde yaşamımızı sürdürdük ve sürdüreceğiz. Biz poşa olmaktan ve adı taşımaktan sonderece(duyiyeruğh) gurur duyuyoruz,şivemizce bir terim..Bizim bir dilimiz vardır ama kullanılmadığından dolayı unutulmaya yüz tutmuş bir dil. Asıl olan insan olmaktır! .. Yaşadığın toprağın ve vatanın değerini bilmektir! .. Bizde bu konuda son derece hassasız... Saygılarımla! .. Benim gibi düşünen tüm POŞALARI(LOMLARI) bekliyoruz... Poşalar derneğini kurduk.Lütfen tüm Poşaları bekliyoruz! ..İlginizden dolayı teşekkürler! .. İRTİBAT TEL:0535 934 53 06
-
POŞA,ÖTE-BERİ...SATARAK GEÇİMLERİNİ SAĞLAYAN BİR MİLLET:

Antoloji.Comdan alıp bu sayfaya kaydettim.

MURAT GÜLLİ:
Poşa Milleti önceleri seyyar hayat yaşayarak yaşamını sürdürüp; sonra yerleşik düzene geçerek ve köylerde öte beri satarak... geçimlerini sağlayan bir millet olup son derece islam dinine bağlı ve milletine vatanına düşkün bir toplumdur... Poşa Poşadır... 09.04.2010...

BU YAZIDA NOKTALAMA ÜZERİNDE DÜZELTMELER YAPAN VE SAYFAYA KAYDEDEN:HÜSEYİN GEZERKIBRIS SOKAKARHAVİ
-
LOMLAR(POŞA VEYA BOŞA) :AYTEN SERİN; POŞALARI HİÇ TANIMAMIŞ AMA ONLAR HAKKINDA HİÇ DOĞRU OLMAYAN ŞEYLER YAZMAYA ÇALIŞMIŞ! ? ..POŞALAR NE ÇEKTİYSE SÖYLENTİLERDEN ÇEKTİ! ..

Ayten SERİN:
Lomlar (Poşa veya Boşa) Hindistan’dan Ermenistan’a göç ettiler, 1060’da Selçuklular tarafından dağıtıldılar. Dilleri Lomavren’de Ermenice kökenli kelimeler var. Bugün Ortodoks Ermeni oldukları söyleniyor. Ağrı ve Van civarında yaşıyorlar. Ani’de Yezidi Lomlar olduğu da söyleniyor.
Sayın Ayten Serin; Poşalar,müslümandırlar:Poşalar, ortodoks Ermeni ve yezit değildirler.Bunlar uydurmasyon yakıştırmalardır.Saygılarımla...(HÜSEYİN GEZER) .
BU YAZIYI BURAYA TAŞIYAN VE KAYDEDEN; ELEŞTİREN:HÜSEYİN GEZER

-

AKSİYON ÇOK EKSİKLİKLERLE DOPDOLU BİR YAZI YAZMIŞ/HÜSEYİN GEZER

Doğrular Poşaların içine girilerek yazılır! Doğrular Poşalarla yüz yüze yazılır! Doğrular beraberce yazılır! Doğrular görerek yazılır! Doğrular yaşayarak yazılır! Doğrular salonlarda yazılmaz! ...

HÜSEYİN GEZER/Şair ve yazar

-

POŞALARLA İLGİLİ GÜZEL ŞEYLER YAZAN YAZAR ALİ GÜNDÜZÜ SELAMLIYORUM! Hüseyin Gezer

Sayın yazar Ali Gündüz, Çoruh Havzası Ve Artvin adlı kitabında Poşalarada yer vermiş.Kalemine de, yüreğine de sağlık Ali Gündüz! Ali Gündüzün kitabının 129.,130.,131. sayfalarına baktığımızda şu yazı bizi karşılıyor:

BİR BAŞKA ALT KÜLTÜR GRUBU POŞALAR(BOŞALAR) :

Artvin ve yöresinde başka bir kültür grubu da Poşa yada kendi adlandırmalarına göre Boşalardır.Meydan Laroussede Boşalar: Kafkaslarda... verilen ad.Bir kaç bin kişilik bir topluluk, kendilerine Lom adı verirler. Boşaların