|
|
 |
 |
|
RECEP YAZICIOĞLU |
RECEP YAZICIOĞLU terimi
Kitapsız_Şair
tarafından 06.09.2003 tarihinde eklendi |
RECEP YAZICIOĞLU sizce ne demek,
RECEP YAZICIOĞLU size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 53 |
| Giresun |
 |
|
|
 |
Recep Yazıcıoğlu
Bence Her devlet adamının örnek alması gereken ve bana Mustafa Kemal Atatürk; u hatırlatan bir insan (08.02.2007 16:09)
(bakınız: insan, mustafa kemal atatürk, türk, adam, devlet, bence, yazı, mustafa, usta, mustafa kemal)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 30 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
dürüstlük, halkçılık,doğruluk, idealizm... kahramanımdı o benim... olmak istediğim gibi biriydi... yeri ASLA doldurulamayacak belki de en büyük kayıp... Nur içinde yat... (06.02.2007 13:44)
(bakınız: büyü, belki, doğru, dürüstlük, gibi, beni, halk, lama, ayıp, maya)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
seni cok seviyorum seni ve yaptıklarını babam hep anlatırdı biz doğuluyuz sizseniz karedenizlisiniz ama babam sizi anlatırken gözleri parıl parıl içi ise coşkulu biz değilde sanki genç olan babam 50 yaşında o sizi anlatırken onunla gurur duyuyorum evletlarınız kimbilir sizle nasıl gurur duyuyordur(öldüğünüzü kabullenmiyoruz) tşk antoloji (31.12.2006 01:05)
(bakınız: baba, gözler, deniz, yorum, babam, denizli, gurur, ordu, sevi, düğün)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 38 |
| Trabzon |
 |
|
|
 |
MERHUM VALİ RECEP YAZICIOĞLU VE “KÖPRÜ” DİZİSİ
M.NİHAT MALKOÇ
Yıllardan beri hep söyleriz: Türkiye’de un var, şeker var, yağ var; fakat helva yapacak maharetli eller yoktur. Bu belki öznel bir yargıdır, ama yaşanan hakikatler bunun nesnel yanlarının da görmezlikten gelinmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Yeraltı ve yerüstü zenginliklerimiz dünya devletlerinin iştahını kabartıyor. Büyük bir hazinenin üzerinde yaşıyoruz, lakin nedense ‘Derya içredir deryayı bilmezler’ berceste mısraının tecellisini hayatımızın her yanında ve anında görüyoruz. Bizi bu halden kurtaracak, bize geçmişin ihtişamını yaşatacak, maddi ve manevi değerlerimizi hayatımızın mühim bir parçası haline getirecek yüce şahsiyetlere bugün dünden daha çok ihtiyacımız vardır.
Ülkemizde zaman zaman sıra dışı insanlar ortaya çıkıp güzel şeyler yapıyor. Fakat bu insanlar değişik merciler tarafından bir şekilde susturuluyor. Buna en güzel örnekler yakın zamanda aramızdan ayrılan Turgut Özal, Adnan Kahveci ve Recep Yazıcıoğlu’dur. Zamanlarını aşan ve bütün engellemelere rağmen çok büyük işler yapan bu üç kişinin de ölümü şaibelidir. Bu üç kişiden Turgut Özal aniden rahatsızlanarak vefat etmiş, Adnan Kahveci ve Recep Yazıcıoğlu şüpheli trafik kazalarına kurban gitmiştir. Turgut Özal’ın zehirlendiğine dair bilgi ve belgeler değişik kurum ve kişiler tarafından dile getirilmiştir. Özellikle eşi Semra Özal bunu defalarca vurgulamıştır.
Trabzon’un yetiştirmiş olduğu iki büyük bürokrat olan Maliye eski bakanı Adnan Kahveci ve Denizli eski Valisi Recep Yazıcıoğlu izahı mümkün olmayan şekillerde kaza geçirerek hayatlarını, genç denilebilecek yaşlarda kaybetmişlerdir. Bunlar kamuoyuna sıradan kazalar olarak duyurulmuş, fakat zihinlerdeki şüphe ve tereddütler silinememiştir.
Türkiye’nin süper valisi olarak nitelendirilen Recep Yazıcıoğlu Trabzon’un Köprübaşı ilçesinde dünyaya gelmiş kıymetli bir şahsiyetti. 1968 yılında, Aydın Maiyet Memuru olarak göreve başlayan Yazıcıoğlu, 1971-1984 yılları arasında sırasıyla Kalkandere, Bahçe, Hamur, Ayvacık, Kırıkhan, Alaca, Akçakoca ilçelerinde kaymakamlık görevinde bulunmuştu. 1984 yılında Tokat Valiliği’ne atanan Recep Yazıcıoğlu daha sonra, 14 Ağustos 1989’da Aydın Valisi olarak göreve başlamıştı. 19 Ağustos 1991 tarihinde Erzincan Valiliği’ne atanmış, bu görevinden sonra, 26 Eylül 1999’da da zamanın Başbakanı Süleyman Demirel tarafından Merkez Valiliği’ne düşürülmüştü. Bu şekilde bir anlamda cezalandırılarak geri hizmete alınmıştı. Peki, suçu neydi? Sadece zamanı aşan düşünceleri ve demeçleri…
O sıra dışı bir valiydi. Evli, üç çocuk ve bir torun sahibi olan Recep Yazıcıoğlu, zaman zaman yaptığı sistem eleştirileriyle ve aykırı görüşleriyle dikkat çekti. Son olarak Denizli Valiliği görevinde bulunan Yazıcıoğlu, 2 Eylül 2003’te Eskişehir-Ankara Yolu üzerindeki Temelli Belediyesi yakınlarında şüpheli bir trafik kazası geçirdi. Ankara İbni Sina Hastanesi’ne yatırılan Yazıcıoğlu, kazadan iki gün sonra bitkisel hayata girdi. 8 Eylül 2003’te Ankara İbni Sina Hastanesi’nde vefat etti. Cenazesi bir gün sonra, Söke ilçesinde defnedildi. O yaşarken de, öldükten sonra da çok konuşuldu, tartışıldı.
13 yıllık kaymakamlığında kimsenin tanımadığı Recep Yazıcıoğlu, Tokat’ta rakıya yasak koydurunca Türkiye gündemine oturuverdi. Onun akıl dolu uygulamalarını art niyetli kişiler saptırarak aleyhine delil olarak kullanmaya çalıştı. Onu hiç kimse hak bildiği yoldan döndüremedi. Karadeniz inadı ve kararlılığı genlerine sinmişti. O, bürokrasi hazretlerine meydan savaşı açtı. Resmi dairelerde resmiyeti rafa kaldırdı, onun yerine samimiyeti yerleştirdi. Kapısını halka ardına kadar açtı. Her gittiği yerde halkın içine yarıştı. Zaman zaman tebdil-i kıyafetle denetimler yaptı. Sporu bizzat yaparak halka sevdirdi. Değişik çevreler onun uygulamalarını çok tartıştı. Hak veren de, yeren de oldu.
Son zamanlarda özel televizyon kanallarından birinde merhum vali Recep Yazıcıoğlu’nun hayatını ve icraatlarını anlatan ‘Köprü’ isimli bir dizi yayınlanıyor. Dizi Ayşe Kulin’in aynı adlı romanından film haline getirilmiş. ‘Köprü’ romanın kurgusu idealist bir valinin merkeziyetçi bürokratik yapının doğal sonucu olarak soğuttuğu, birbirinden uzaklaştırdığı, hatta kimi zaman kopardığı devlet-halk ilişkisindeki kısır döngüyü kırma çabası üzerine şekillendirilmiştir. Roman gerçekçi bir bakış açısıyla kaleme alınmıştır.
‘Köprü’ romanında anlatılan konu Erzincan’da bürokratik engellerle yapılamayan bir köprünün acıklı başlayan, mutlu sonla neticelenen hikâyesidir. Erzincan’ın Kemaliye İlçesine bağlı Başpınar Köyü’nde bir köprü bulunmaması sebebiyle insanların hayatlarında çektikleri sıkıntılar anlatılıyor bu eserde. Uzun yıllar boyunca yapılamayan bir köprünün Vali Yazıcıoğlu’nun seferberliğiyle inşa edilmesi dile getiriliyor.
Yazar Ayşe Kulin’in aynı isimli romanından Ahmet Yurdakul’un senaryolaştırdığı, yönetmenliğini Sadullah Şentürk’ün yaptığı Köprü’nün başrollerinde Erdal Beşikçioğlu, Ayşegül Ünsal, Selim Bayraktar, Ali Hakan Beşen, Haldun Boysan, Yurdaer Okur ve Melis Birkan oynuyor. Dizi Eskişehir’de çekiliyor. Bence Erzincan’ı ve oranın efsaneleşmiş bir valisini anlatan dizinin Erzincan’da çekilmesi daha gerçekçi ve uygun olurdu. Diziyi hangi akılla burada çektiklerini anlayamıyorum. Bunun dışında diziyi başarılı buluyorum. Zira diziden alacağımız pek çok ders vardır. Bu dizi merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’na gösterilen vefanın güzel bir örneğidir. Demek ki vefa can çekişse de henüz ölmemiş… Ben söz konusu romanı okudum, diziyi de takip ediyorum. Herkese, özellikle Trabzonlulara bu diziyi izlemelerini, Ayşe Kulin’in ‘Köprü’ adlı romanını okumalarını tavsiye ediyorum.
(16.12.2006 00:17)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 26 |
|
 |
|
|
 |
tokat, erzincan, denizli'de devlete kitap yazdıracak işler yaptıktan sonra sayın (!) süleyman demirel tarafından kızağa çekilen, çalışma ve millet aşkına sahip çok kıymetli insan, merhum...ölümü pekçokları gibi akılda soru işaretleri bırakmıştır. malumunuz ülkemizde trafik terörden farksız çalışmaktadır, üst kapatmada da en güvenilir yöntemdir. ayşe kuline ve kitabı dizi haline getirenlere de teşekkür etmek borçtur. (12.12.2006 11:27)
(bakınız: ölüm, insan, deniz, akıl, kitap, soru, güven, süleyman demirel, ayşe, araf)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 26 |
|
 |
|
|
 |
ona ithafen kopru diye bir dizi başlatıyorlar...onu anlatacakmış.... (05.12.2006 09:14)
(bakınız: dizi)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
| Adana |
 |
|
|
 |
çalışkan,sporcu,halkını seven, insanlar üzerinden rant sağlamayan,türkiyeye gelmiş ve gelecek en önemli kişilikti...onunla ilgili hatırladığım ve benim hoşuma giden şey şuydu...bir gün bir kanalda izlediğim röportajı ve valinin masasının üzerindekilerdi...benim kadar kameramanında ilgisinii çekmiş olacakki masanın üstündeki bir şeyi uzun süre çekti...çektiği şey ne onun isminin kazılı olduğu altın sarısı bir isimlikti nede deriden yapılmış ajandaydı...bunların hiç biri yoktu masasında..çektiği şey kesilmiş bir petşişeyi kalemlik olarak kullanmasıydı...mütevazılık, kalıpların ve komplekslerinin arasına sıkışmamak bu olsa gerek... mekanı cennet olsun inşallah... (27.05.2006 12:34)
(bakınız: insan, türk, cennet, türkiye, kalem, insanlar, isim, lara, gelecek, beni)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"RECEP YAZICIOĞLU" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|