|
|
 |
 |
|
REJİM |
REJİM terimi
evgeni
tarafından 04.03.2005 tarihinde eklendi |
REJİM sizce ne demek,
REJİM size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
'...bugüne kadar İncirlik'te konuşlandırılan binlerce Yanki'nin Adana halkına ve TSK subaylarına karşı işledikleri suçların, hakaretlerin, aşağılamaların bir teki dahi cezalandırılmamıştır... 1998'de dört Amerikan askeri bir Türk askerini döverek yaraladıktan sonra üzerindeki paraları gasbettiklerinde de, hiçbir cezai işleme tabi tutulmadılar... Ya da 2004 yılında Amerikan askerleri Adana merkezinde araçlarıyla çarparak iki kişinin ölümüne neden olduklarında da... Bu tür örnekler TSK ve hükümetler tarafından gizlense de, yansıyanlar dahi, oligarşik devletin uşaklıkta sınır tanımazlığını anlatmaya yeterlidir... Örneğin, Ceyhan'da sarhoş Abd askerleri tarlada çalışan kadınlara tacizde bulunur, müdahele eden dört kişiyi öldürürler... Hiçbir kanuni işlem yapılmaz ve olay örtbas edilerek katiller ülkelerine yollanır... Aynı devletin, 12 Eylül döneminde meşru hakkını kullanarak dört Amerikan askerini cezalandıran iki devrimciye idam cezası verdiği düşünüldüğünde, faşist devletin misyonunun halkı işgalcilerden değil, işgalciyi halktan korumak olduğu görülecektir...' (27.04.2008 22:34)
(bakınız: ölüm, kadın, türk, para, bugün, 12 eylül, faşist, devrim, ceza, eylül)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
...
Bu ekolojik felaketin çapını, Ömer Madra şöyle ifade ediyor: 'Bundan 10 yıl kadar önce küresel kuraklığın 2070 yılında yaşanacağı söyleniyordu... Sonra bu tarih 2040 yılına, daha sonra 2017 yılına ve nihayet 2012 yılına çekildi'
Kısacası, dünya önümüzdeki üç beş yıl içerisinde büyük bir yıkımla karşı karşıya... Bu yıkımın adı da 'ekmek' olacak... Çünkü, başta ABD, Kanada, Avustralya, Ukrayna, Rusya gibi büyük miktarda buğday hasadı yapan ülkeler, yaşanmakta olan kuraklık sebebiyle, 'kriz stokları'nı eritmeye başlamış haldeler...
...
İçlerinde bulundukları siyasi ve ekonomik çöküntü ve hayat tarzları sebebiyle bu krizden en çok etkilenecek ülkeler, başta ABD, Batı Avrupa ülkeleri ve Türkiye olacak... Batı insanının, pik yapmış hedonist-hazcı hayat tarzı neticesi, en ufak bir gelir kaybı veya istenmeyen bir durumda çılgınlaştığı ve yağma,talana geçtiği -hele ABD'de- aşikar... ABD zaten içinde bulunduğu çılgınca tüketim-bol para-işsizlik-morgıç-Irak-Afganistan zayiatları türünden buhranlar sebebiyle kafayı yemek üzere... Buna bir de, 'ekmek' davası dahil edilirse, bakın netice, Rahmi Koç'un ifadesiyle nerelere varır:
'Amerika, 'interneti kapatıyorum' dese dünya durur... GSM onun attığı uydular sayesinde çalışıyor... Avrupalılar kendi İnternet ve GSM ağlarını kurmaya çalıştılar ama başarılı olamadılar.'
Sanmayın ki, ABD bu hallere düşmez! Bunca sistemi işletebilmek için devasa bir 'bol maaşlı' uzmanlar çalıştırıyor... Bu uzmanlara ve bu pahalı 'sayısal işletim' sistemlerinin giderlerini karşılayacak parayı bulamadığı an -ki oldukça yakın bir vade- siz seyredin gümbürtüyü... Yani, internete giremediğiniz ve cep telefonunuzu atmak zorunda kaldığınızda anlarsınız felaketin çapını... Sadece bu kadar mı?
Bütün bu iletişim ve medya sistemi üzerine kurulmuş sömürü sistemi, kendisiyle birlikte dünyayı da peşinden sürükleyecek...
Demem o ki, artık hiç kimse yaşanacak bir kriz esnasında, ABD'den yardım ummasın! Zaten onlar da bunu açık açık ifade ediyor... ABD'de durum o kadar vahim ki, ABD Dışişleri Bakanlığı, başta Türkiye olmak üzere dünya genelindeki büyükelçilik çalışanlarının işine son vermeye başladı, sabit telefonlardan cep telefonunu aramayı yasakladı, su ve elektrik ödeneklerini asgariye indirdi... Dışişleri ABD'nin can damarıdır...
ABD bu şekilde çöker mi? Bu sualin cevabı için Sayın Alev Alatlı'nın Rusya'yı anlattığı ve bugünlerde üçüncü cildi yayınlanan 'Gogol'un İzinde' isimli eseri okumanız yeterli... Orada geniş bir zirai ülke olan Rusya'nın nasıl milyonlarca ton patates ve hububatı tarlalarda çürümeye terk edip, milyonlarca insanını açlık tehlikesiyle baş başa bırakarak, devasa bir devletin bir anda nasıl çöktüğünü görürsünüz... Üstelik Rusya'nın başında şimdi yaşadığımız gibi küresel bir kuraklık ve kıtlık belası da yoktu...
Türkiye, son beş yılda, seksen yıldakinin iki katı borçlanarak 450 milyar dolarlık iç ve dış borcunun ana para ve faizi olmak üzere, bu yıl tam 140 milyar dolar ödeme yapacak...
Buna ilaveten tam 45 milyar doları bulacak cari açığını da bir şekilde finanse etmek sorunda... Milletimiz, bankalara 100 milyar dolar borç takmış, yetmeyip çevresinden aldığı yardımla geçinmeye başlamış... Bankalara borçlanarak aldığı evler ve arabalara da bankalar geri el koymaya başlamış... İşsizlik istatistiklere sığmazken, devlet kağıt üzerinde bol keseden zenginlik dağıtıyor...
Halk, pazarda karşılaştığı yükselen fiyatlarla, resmi enflasyon rakamları arasında şaşkın... Ancak devlet dört sene içerisinde tedavüldeki en büyük banknotun değerini dört kat artırmış... 2005 yılında en büyük banknotun değeri 20 YTL iken, 100 YTL tedavüle çıkartıldı... Önümüzdeki yıl ise 200 YTL tedavüle çıkartılacak... Ama her nasılsa enflasyon yükselmemiş olacak (!)
Cezaevleri kapasitelerini üç kat aşmış olup, yeni açılacak ve devasa masraf gerektiren cezaevleri daha açılmadan kapasiteleri dolmuş olacak... (Avrupa'da bir rekor)
İç ve dış borçları 450 milyar dolar ve dolara en yüksek faizi veren (yıllık yüzde 29) bir ülke... Borsanın yüzde 75'i yabancıların elinde... Bir milyon dolar getiren bir yabancı, bir yıl içinde 1.5 milyon doları cebine koyup gidebiliyor... Yani böyle büyük bir soygun var... İç siyaseti AB, ekonomisi ABD, dış politikası ABD artı İsrail'in hakimiyeti altında olan, oligarkların, yaşanmakta olan hızlı kaos sebebiyle hangi ülkeye hizmet etmeye karar vermekte zorlandığı bir ülke...
... (25.04.2008 22:21)
(bakınız: insan, hayat, seks, türk, para, büyü, dünya, bugün, şimdi, ceza)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
'...Türkiye'deki 300 aileden oluşan emperyalizmin işbirlikçisi sömürgeci kesime yalakalık eden MÜSİAD tipi imansız işadamları ve TÜSİAD ihanet derneğinden, milyar dolarlık servete ulaşan 13 yeni hırsız türedi... Geçtiğimiz yıl bu rakam 23 iken bu 13 yeni hırsızın katılımıyla, milyar dolarlık serveti aşan hırsız sayısı 36 oldu... Hatırlatmakta fayda var, milli geliri 7 trilyon dolarla dünyada 2. büyük kapitalist ekonomiye sahip Japonya'da milyar dolarlık servete sahip işadamı sayısı 30'un altında... Fransa'da 25, Hollanda'da sadece 4 kişi...
Düşünün artık hırsızlığın çapını...' (21.04.2008 21:29)
(bakınız: türk, büyü, dünya, ihanet, emperyalizm, türkiye, adam, iman, aile, ömür)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
'...ekonomi bu kadar sallantıda iken, bankaların karlarında patlama yaşandı... 2007 yılında banka karları toplamda 10 milyar doları geçti... Bu 2006 yılına nisbetle %100 artış demektir... Bankalar bu karı hazine bonosu, devlet tahlili ve ucuz döviz trafiğinden elde etti...' (14.04.2008 22:56)
(bakınız: devlet, emek, demek, lama, banka, ekonomi, 2006, 2007, bono, karı)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
...
Emperyalistler, Anadolu Savaşı boyu Kuvayi Milliyecilere, doğrudan doğruya hiçbir zorluk çıkarmamışlar, hatta bu takımı para bakımından, silah bakımından desteklemişlerdir... Fransızlar, Fransızlara sövmemek şartıyla Sivas Kongresi'nin kurulup başarıya ulaştırılmasından yanaydılar... İtalyanlar, Anadolu çetelerini Yunanlılara karşı açıktan desteklemişler, İngilizler İstanbul'u sıkboğaz ederek -hele Millet Meclisi'ni basmak suretiyle -Padişah- Halife'yi soluk alamaz hale getirmek ve Ankara'ya bir de Millet Meclisi ikram ederek, durumu meşrulaştırmanın yolunu bulmuşlardır... Bu arada, federasyon teklif eden Suriye'yi Mustafa Kemal - Faysal Anlaşması, Misak-ı Milli dışında bırakıyor, Fransızlara bir sömürge hediye etmiş oluyor, bu arada Sivas Kongresi'nde sadece Padişah'ın lafını edip Halife'den söz açmıyordu... İngiliz- Kuvayi Milliye anlaşmasının iki temel dayanağı ve şartı vardı: Birisi Osmanlılıktan - Osmanlı mirasından vazgeçmek, öteik halifeliği tamamen bırakmak...
...
Bütün bu işlerin gürültüsüz, patırtısız çevrilmesi için ilk iş olarak, İhaneti Vataniye kanunu çıkarılmış, İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur...
...
Kemal Tahir, Notlat/Çöküntü, sh.282-283 (18.03.2008 20:22)
(bakınız: istanbul, para, ankara, savaş, vatan, ihanet, osmanlı, rakı, vazgeçmek, doğru)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
'...bu sadece ilaç sektöründe değil tarımda da aynı... İthal tohumlarla ve gübrelerle ektiğimiz topraklarımızda eski verimler alınmadığı gibi aynı tohumdan başkasını ektiğinizde ise hiçbir verim alamıyorsunuz... İsrail'den alınan domates tohumları bunun en güzel örneği... Ham ve ara madde yönünden tamamen dışa bağımlı olan ülkemizde kullanılan fosforlu gübrelerin toksin metal içerikleri tarım ürünleri tarafından alınmasıyla besin zincirine girmesi ya da topraktan yıkanarak su ortamına ulaşmasının sağlık açısından risklerini ise her gün yaşamaktayız...' (18.03.2008 20:13)
(bakınız: güzel, yaşamak, yaşam, israil, esin, araf, sağlık, toprak, madde, gibi)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
her olayda bir kenara çekilenler gerçekten de bir kenarda kalacaktır.. (18.03.2008 12:02)
(bakınız: gerçek, arda, alaca, olay, nârâ)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"REJİM" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|