Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              safahat nedir?
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
SAFAHAT SAFAHAT terimi Ali Veli 2
tarafından 27.09.2005 tarihinde eklendi
SAFAHAT sizce ne demek,
SAFAHAT size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
Bay__simgee__ Offline
__simgee__
x
2 person liked.
1 person did not like.
SAFAHAT milli şairimiz olan M.AKİF ERSOY'un kitabı.Tüm eserlerini topladığı bir kitap bildiğim kadarıyla.Benim bir ödevim var.Safahat'in neden bahsettiğini bulmam lazım.AMA BİR TÜRLÜ BULAMADIM_! :(:(:(Yardım ederseniz sevinirim_! ! ! __simgee__ (02.10.2007 16:49)
(bakınız: kitap, neden, şair, beni, seni, sevi, lama, ders, adım, ödev)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baysalihoğlu Offline
salihoğlu
x
Ankara
milletimizin manzum tarihi. (28.07.2007 02:04)
(bakınız: tarih, millet, ille, illet)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baybârika Offline
bârika
x
Mehmet Akif Ersoy' şiirlerinin toplandığı eserin adıdır (31.03.2007 07:28)
(bakınız: şiir, mehmet akif ersoy, mehmet, mehmet akif, plan, eser)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayangizemli gece.. Offline
gizemli gecelerin yargıcı
Bayan, 32
İstanbul
mehmet akif ersoy
geeçrliliğini hala koruru her daim
(19.03.2007 18:42)
(bakınız: mehmet akif ersoy, mehmet, hala, mehmet akif, koru)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayAHHH TAMARA Offline
AHHH TAMARA
x, 78
Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.

Ümmîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
(19.03.2007 17:54)
(bakınız: mide, oğul, olur, sarı, ümmi, atak)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayAHHH TAMARA Offline
AHHH TAMARA
x, 78
mehmet akif ersoy'un istiklal marşı hariç bütün şiirlerini topladığı

kitaptır...istiklal marşı için bu benim değil milletimindir deyip bu yüzden

safahatta yer vermemiş...seviyorum onun şiirlerini...gerçekten çok

güzel...özellikle ya rab bu uğursuz gecenin yok mu sabahı,bülbül bi de

atiyi karanlık görüp azmi bırakmak....
(19.03.2007 17:52)
(bakınız: şiir, gece, güzel, mehmet akif ersoy, gerçek, kitap, karanlık, yorum, istiklal marşı, beni)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayerkan20 Offline
erkan20
x
mehmet akif ersoy (15.02.2007 09:53)
(bakınız: mehmet akif ersoy, mehmet, mehmet akif)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baybanet_suat Offline
banet_suat
Bay, 41
Ankara
'Safha' kelimesinin çoğulu. edep abidesi olmak isteyenlerin başucu kitabı...İnler Safahat'ımdaki 'Hüsran' bile sessiz...
'Ağlarım ağlatamam, hissederim söyleyemem
Dili yok kalbimin ondan ne kadar bîzarım ben....'
(30.12.2006 16:50)
(bakınız: esin, kelime, edep, tamam, söyle, sessiz, ne kadar, oğul, kadar, bile)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baysafahat_01 Offline
safahat_01
x
saf olan anlamın a gelir (14.11.2006 18:26)
(bakınız: anlam)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayM.NİHAT MALK.. Offline
M.NİHAT MALKOÇ
Bay, 44
Trabzon
BAŞUCUMDA “SAFAHAT”

M.NİHAT MALKOÇ

“Safahat” safhalar(evreler) anlamına gelen bir kelimedir. Aynı zamanda millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un şiir kitabının ismidir. Merhum Akif’in Safahat’ı yedi bölümden oluşmaktadır. Bunlar sırasıyla Safahat, Süleymaniye Kürsüsünde, Hakkın Sesleri, Fatih Kürsüsünde, Hatıralar, Asım, Gölgeler adlarını taşımaktadır.
Safahat yıllardan beri başucu kitabım olmuştur. Canımın sıkıldığı anlarda stresimi atmak için bu büyük eserin sayfalarında dolaşmışım. Benim için ilâhî kaynaklardan sonra en tesirli eser olma özelliğini taşımaktadır.
Bu kıymetli kitabı her Türk gencinin ömründe en az bir kere okuması şarttır. Hele kendini aydın diye tarif edenlerin her yıl tekrar tekrar okuyup tahlil etmesi gerekir. Çünkü kıymetli manzumeler zinciri her okunduğunda farklı açılımlar kazandırıyor insana.
Ben Safahat’ı her okuyuşumda ayrı bir haz alırım. Gerçi Safahat’ta haz alınacak tablolar pek yoktur. Bin yıllık kültürüne sırt çeviren bir milletin yaşadığı felâketler sıralanmıştır her bir mısrada. Üslûp bakımından haz verir bana.
Safahat her evde bulundurulmalıdır. Hatta topluca okunup tahlil edilmelidir. Bir dönemin canlı tanığı olan bir kalemin haykırışlarını sağır sultan da duymalıdır. Şayet bunlar bilinmezse tarihin tekerrür etmesi işten bile değil.
Safahat bir yelpazeye benzer, açıldıkça genişler ve çepeçevre sarar muhayyilemizi. Hayatın ta kendisidir bu eser. İçinde mübalağa yoktur. Yalan ise asla… Bunu şu dizelerde açıkça ifade ediyor Akif:
'Hayır, hayal ile yoktur benim alışverişim
İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim
Şudur benim hayatta en beğendiğim meslek;
Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek...”
Mehmet Akif, dünyevî aşkların peşinden koşmadı hiçbir zaman. Malı, parayı, mevkii elinin tersiyle itti. O dünyaya hakkı ve hakikati haykırmak için gelmişti. Öyle de yaptı; bu gökkubbede hoş sedası bâkî kaldı.
Gaflet uykusundan uyanamayanların, basiret gözü körelenlerin Safahat’taki hakikat tablolarına göz atması elzemdir. Azıcık izanı ve irfanı varsa uyanmasına vesile olur buradaki ikazlar… Lâkin Hakk’ı ve hakikati görmek biraz da nasip işidir. Her bakan göremez. Bakmaktan bakmaya dağlar kadar fark vardır. Bazıları gözünün önündekini göremezken, bazıları perde arkasındakini görür.
Öz yurdunda garip ve öz vatanında parya olarak yaşamaya mahkûm edilen Akif, ülkesine ve insanına hiçbir zaman küsmedi. Yaşadıklarını kaderin tecellisi olarak gördü ve kendine yapılan haksızlıkları görmezlikten geldi. Bu haksızlıkları yapanlara da hakkını helâl etti. Islah olanlar oldu, olmayanların hesabı büyük güne kaldı.
Mehmet Akif tek başına bir orduydu, çağının vicdanıydı. Memlekette yaşanan manevi buhranları yüreğinin orta yerinde ve vücudunun bütün hücrelerinde hissetmiş duyarlı bir vatan sevdalısıydı.
Teşbihte hata olmaz derler. Nasıl ki Kur’an’ın özü Fatiha Suresi’yse Safahat’ın özü de İstiklâl Marşı’dır. Onun için İstiklal Marşı’nı çepeçevre kavramak için Safahat’ı anlayarak ve de zamanın şartlarını göz önünde bulundurarak tekrar tekrar okumalıyız. Ancak böylelikle Akif’in “Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın” sözünün sırrını daha iyi anlayabiliriz.
Safahat sessiz çığlıklarla doludur. Bu feryatları ancak bizim gibi düşünenler ve yaşayanlar anlayabilir. Malumdur ki ateş düştüğü yeri yakar. Yanmayan, ateşin tesirini nerden bilebilir ki? Fakat Akif kendi acılarını anlatmamıştır eserinde. Ferdi meselelerini içine atmıştır hep. Onu yiyip bitiren, mazlumların feryat ü figanları olmuştur. Şu iki mısra bu konuda bizlere her şeyi anlatmaya yetiyor:
“Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz;
İnler 'Safahat”ımdaki hüsran bile sessiz! ”
Safahat aslında manzum bir belgesel niteliği de taşımaktadır. Bu belgeselde objektifler yerine Akif’in keskin zekâsı ve basiretli bakışları rol oynamıştır. Gördüklerini ve yaşadıklarını abartısız yansıtmıştır eserine. Onun içindir ki her bir mısrası bir ok gibi saplanır yüreğinize. Akif, Safahat’ında, içinde yaşadığı cemiyetin buhran ve bunalımlarını anlatır; kendisini hep gizler. Hatta emri-i Hak vaki olunca hatırlardan silinip gideceğini söylüyor bir dörtlüğünde:
“ Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince,
Günler şu heyulayı da, er geç, silecektir.
Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma,
Sessiz yaşadım, kim beni, nerden bilecektir? ”
Akif,şiirlerini adını duyurmak için yazmamıştır. İçinde yaşattığı ve uğruna onca zorluğa katlandığı davasının sesi olmak için yazmıştır. Akif’in şairliği bir ihtiyaçtan doğmuştur. Bu ona sanki Allah tarafından verilmiş bir vazifedir.
Bazıları Akif’in eserlerinde sanatsal değer bulunmadığını söyler. Oysa bu doğru değildir. O gerçekleri anlatırken Türkçeyi ustalıkla kullanmıştır. Üstelik şiirlerini aruz ölçüsüyle kaleme almıştır. Onun fikrinden rahatsız olanların gücü yetse İstiklâl Marşı’nı da okutmayacaklar. Fakat çok şükür ki bu milletin mezhebi, onlara her şeye rağmen hoşgörülü bakacak kadar geniş değil. Sözlerime Akif’in Safahat’taki şiirleriyle ilgili enteresan bir değerlendirmesini içeren dörtlüğüyle son vermek istiyorum:
“Safahat’ımda, evet, şiir arayan hiç bulamaz;
Yalınız, bir yeri hakkında 'hazin işte bu! ' der.
Küfe? Yok. Kahve? Hayır. Hasta? Değil. Hangisi var ya?
Üç buçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-i heder! ”

E-mektup: m.nihatmalkoc@hotmail.com
(26.01.2006 00:33)
(bakınız: ölüm, insan, hayat, şiir, zaman, türk, para, yalan, büyü, dünya)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.

"SAFAHAT" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: SAFAHAT NEDİR? safahat ne zaman?

Antoloji.com
19.09.2014 16:49:31  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]