En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - ergenekon
4 - kızlar
5 - sinan aygün
6 - başbağlar katliamı
7 - kürt
8 - deniz gezmiş
9 - aşk
10 - ayşe
11 - dabbe tül arz
12 - ebrar
13 - ölüm
14 - jitem
15 - elif
16 - art (avrasya) televizyonu
17 - aleyna
18 - insan
19 - jübile
20 - beyhude
|
 |
SAKARYA sizce ne demek, SAKARYA size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: dream_life
Eklenme Tarihi: 06.08.2004 18:40 |
Küçüğünü büyüğünü ipe dizer gibi dizip bozuk para gibi harcayan bir takımı; Sakaryaspor'u olan şehir...
Doğu'da Güneydoğu'da merminin önüne sürülen binlerce gencin yetiştiği ve bunların yüzlercesinin Şehadet şerbetini içtiği memleket...
Yiğidin harmanlandığı yer...
Burada doğmaktan, okumaktan, bu memleketin evladı olarak askerlik yapmaktan, burada yaşamaktan, burada ticaret yapmaktan, halkıma hzmet vermekten our duyduğum yer....
(bakınız: para, büyü, yaşamak, yaşam, askerlik, okumak, esin, şehir, gibi, lara)
|
Markon-Adapazarı
16.01.2006 17:38 |
Kara cahillerin ulu orta piyasa yaptığı, ve elleri ceplerinde dolanan, düzinelerce salağın bir kızı soyarmışcasına caddelerinde dikildiği, ve işin garip yanı kızlarının bile bundan hoşnut kaldığı, bir, KÖY pazarı...! ! ! !
(bakınız: kızlar, cahil, eller, garip, kara, pazar, rind, bile)
|
mmavi_ay
06.11.2005 21:23 |
SAKARYA TÜRKÜSÜ
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:
Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat:
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne?
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine:
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabb'im isterse, sular büklüm büklüm burulur.
Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakarya'm, sana mı düştü bu yük?
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük! ..
Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan:
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan!
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu?
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna?
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.
Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya.
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su:
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek:
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz:
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya:
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!
NECİP FAZIL KISAKÜREK
(bakınız: ölüm, allah (c.c), necip fazıl kısakürek, insan, hayat, anne, türk, gece, yalan, büyü)
|
YYB
24.02.2005 15:10 |
|
 |