|
|
 |
 |
|
SALİHA |
SALİHA terimi
DeryaE.
tarafından 31.12.2005 tarihinde eklendi |
SALİHA sizce ne demek,
SALİHA size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
Saliha,m Gece, aydınlığın üzerine karanlığın puslu tüllerini indirip gökyüzü sergisinde yıldızların ay ışığıyla dans ettiği zamanlarda yine seni özlüyorum sevgili. Yokluğuna inat sesinin sıcaklığını, yüzünün utangaçlığını ve gülüşlerine saklanmış baharları düşünüyorum. Puslu bir hayatın hüzne sürgülenmiş vaktinde anıyorum – yüreğimle özdeşleşmiş- vuslat kokulu ismini. Yokluğundan arta kalan kırık dökük anıları geçmişin tozlu raflarından indirip imkansız sevdamızı delicesine haykırıyorum bulutlarla taçlanmış gökyüzüne..Boğazımda düğümlenmiş kelimeleri bir bir kanatıp hasretinde demliyorum hayatın hüzün yüklü meşakkatlerini.. Acıya inat, yokluğunda inat seni düşünüyorum özlemin en dar vakitlerinde.
Beni “ sensiz “ bırakıp gittiğin yerde hala seni bekliyorum sevgili….
Sevda mevsiminde bir bahar göremeden gitmiştin. Yokluğunu bir beden bol gelecek şekilde küçük bedenime örerek ait olduğun baharlara zamansız gitmiştin. Bu gidişin binlerce sebebi vardı biliyorum.
Gidişin bazen “sana gecikmişliğim “ olmuştu bazen de senin hayata yeniden ve sıfırdan başlayamama korkuların. Her ne olursa olsun gitmiştin işte. Anlamı yok gidişini tekrar yüreğimde küllendirmenin. Lakin gittiğin gece, tüm acıları soyunup yağmurların koynunda yüreğimle çırılçıplak “sana “ ağlamıştım. Yokluğunda kimi zaman kanadım durdum sevdanın kör topal kelimelerinde. Kimi zaman da tek bir kelime etmeden yalnızlığına demlendim. Tek cümlelik vedaları iyi bilirim sevgili. Gidişinle ayrılığın ayakuçlarına yuvarlansam da yüreğimle hep imkansız sevdama sustum. Evet, benden uzaklara giderken – bir zamanlar yüreğine ölümsüzlüğü kazıdığın- adımı tek kalemde silmişsin dudaklarından. Yaşanmış onca hatırayı “ hiç yaşanmamış “ bilip sonsuza dek çıkarmışsın beni hayatından. Adımı “ iki dudağın arasında” anmamakla beni unutma çabasında olabilirsin sevgili. Beni çoktan unutup geçmişin tozlu raflarına sürgülemiş ya da sendeki “ beni “ yalnızlığa kefensiz gömmüş olabilirsin lakin ben seni gittin diye bir kalemde unutmadım sevgili. Sana inat, yokluğuna inat yaşattım seni. Gelmeyeceğini bile bile beni “ bana “ bıraktığın yerde hala seni bekliyorum. Dilimde ikimizin şarkısı ve senden bana miras iki damla gözyaşıyla sevdamı sayıklıyorum. Ve özlerken seni; mayasız yokluğuna “ bir mintan sabır “ ekleyip hayatın en dar teknesinde varlığını “ yarınlarıma ” yoğurmakla meşgulüm sevgili..
Ben seni hala seviyorum sevgili….
Bilmiyorum. Hangi kadın gelmeyeceği bilindiği halde her gece sabah ezanlarına kadar beklenildi? Hangi erkek, sevdiği kadının ellerini bir daha tutamayacağını bilse de sevdiğinin- daha tövbesi edilmemiş- taze günahlarına kefil oldu? Giden bir kadının ardından kaç erkek, sevdiği kadının gülüşlerini dualarına katıp giden sevgilinin kangrenleşmiş acılarına “yarım bedenini “ kefen bildi? Cevabı olmayan onlarca soru sevgili. Evet, sen gittin diye etrafımı tel örgülerle çevirdim. O tellere hasretinin ölümcül elektriğini verip gelmeyeceğini bile bile seni bekledim gülüşlerinin tomurcuk açtığı tepelerde…
Sensizlikte üzerime çullanan arsız fırtınalar, yüreğime yapışmış kör ayazlar korkutmaz beni. Yokluğunda yeniden depreşen sancılar ya da adımın bir kalemde unutulması benim canımı acıtmaz sevgili. Olur da bir vakit yüreğinle bulutlara özenip delice ağladığında kirpiklerinden süzülen gözyaşlarının toprakta heba olması korkutur beni. Ya da dar bir vakitte ölümün şerbetini benden önce Azrail’in avuçlarından içmen canımı acıtır sevgili. Evet, aramıza “ bir ömürlük hasreti ' koyup benden gitsen de, senin uzaklarda yaşadığını bilmenin tarif edilmez hazzı ve uzaklarda bir yerde sıcak tebessümlerinin etrafındaki insanlara verdiği umutla sensizlikte bile “ seni “ yaşayabiliyorum. Ama benden önce göçersen bu fani âlemden dayanamaz bu can bu gidişe. Bu acıya dayanamaz fakir yüreğim. Sen uzaklarda huzurun koynunda uyurken; her gece ben üşüyen ellerimi semaya kaldırıp Yaradan’ a yalvarıyorum. Her gece yüreğimi seccadede bırakıp ıslak dualarımla hep “ varlığında senden önce ölmeyi “ diliyorum sevgili. Haram olsa da gülüşlerin bana, senden önce fani alemden göçmeyi diliyorum Mevla’dan.
Seni sensiz severken bile seni düşünüyorum sevgili…
Ben yamalı bir bedenin kocaman yüreğiyle sevdim seni. Yokluğunda senden kaçmak varken ben yine senin hatıralarına sığındım. Yüreğinde unutulduğumu bilsem de, ben seni “ sensiz “ yaşatan oldum. Hayatında “ doğruluğumu “ ispat edemediğin tek yanlışın olarak kalsam da çizdiğin mutluluklarda dillendiremediğin en güzel sevda olsam da ben seni seviyorum sevgili. Yokluğuna inat, yalnızlığına inat..
Gün geldi benden uzaklardaki varlığınla mutlu olup senin gözyaşlarında kanadım durdum. Biz seninle iki yakası birbirine hiçbir zaman kavuşmayacak uçurum olsak ta delice sevdik birbirimizi. Kâh seninle ayrı bulutlardan düşen iki damla olup aynı sevda toprağına yağdık kâh aynı yürekle gülümseyip aynı gözle imkânsızlığımıza ağladık. Evet, biz seninle takvimlerden düşen zamana yenildik sevgili. Aynı gökyüzüne serilmiş birbirine yabancı iki yıldız olduk. Sen, ay ışığıyla dans eden yıldız olmuşken; ben gecenin tüllerine yüreğiyle tutunan ve her an kaybolmaya hazır bir yıldız oldum. Bir gece kaysam da gökyüzünden ben hep sende olacağım sevgili. Çünkü biz seninle yaşadığımız hayat kadar yalan, ölüm kadar gerçektik …
Biz zamana yenildik sevgili.
Kavuşmalarımızı vuslat kokan yarınlara erteledik. Körpe sevinçlerimizi sıcak yüreğimizde saklayıp her gece ayrılığın isli çaydanlığında hasrete demleneceğiz. Sen benden daha iyi bilirsin ki; hasret; aşkın kanlı gözyaşıdır. Aktıkça geride kalanları yakar. İçinde kurtlanır, yüreğinde kanar ayrılıklar. Kuru bir yaprak gibi bir baharın ortasında yapayalnız kalırsın. Konuşmak istersin, susturulursun. Susmak istersin, ıslak gözyaşlarınla konuşursun. Aşktan öte silahın olmasa da zamana kafa tutup ayrılıklarla savaşırsın. Ama zamana yenilirsin hep. Defalarca yenilirsin ama savaşırsın bıkmadan usanmadan. Hayat devam ediyor. Her şeye inat, ayrılığına inat takvimler alabildiğince hızlı akıyor mevsimlere doğru.
Sen, uzaklarda bir yerlerde yaşarken; ben alnı ak, yüreği pak sevdamızı yokluğa inat yaşatacağım.
Gün gelecek; dört duvar yalnızlığı üşüşecek yarınlarına. Gün gelecek, gülüşlerin tozlu hatıralara yenik düşüp beni bıraktığın yerlerde tek başına yürüyeceksin. Mavi düşlerine nice ayazlar ortak olup sana karanlıkları hediye edecekler. İçinde saklı kalmış yalnızlığın bir gün adını bilmediğin sokak başında karşına çıkacak. İrkileceksin ama korkma ne olur..Boynunu bükme kör topal yalnızlığa. Hayat denilen ipin ucuna sımsıkı tutun. Güneşe değil; karanlıklara çevir sırtını. Yüzünü ayazlara değil; seni bekleyen mutluluklara döndür. Her ne kadar benden uzak olsan da her gülüşün canıma can katacak, her gözyaşın yaşayan bu cana kefen olacak. Ne olur dayan acıya, pes etme imkansızlığa. Günahlarına kefil, acılarına bedenimle kefen olmuşken sabret yokluğa. Dudaklarınla ölümün şerbetini içmeden önce son kez beni çağır. Ellerini tutmak için ya da dudaklarına sevdanın mührünü bırakmak için değil; senin yerine vuslat şerbetini içip soğuk çınar ağacının gölgesine serilmek için son kez yüreğine çağır beni. Ben ölmeliyim senin yerine. Sen yaşamalısın çünkü. Böyle bir yürek yaşamalı sevgili. Bırak aramıza devasa “ yalnızlık “ girsin. Bırak sevdamız zamanın ayak uçlarında ezilsin Ama nerde olursan ol; baharlarla müjdelenmiş gülüşlerine sarıl. Olur, da bir gün zamana esir düşersen ne olur pes etme. Sürgün yesen de, hayata yüreğinle sımsıkı tutun ne olur. Her şeye inat ben seni seviyor olacağım. Beni bıraktığın yerde seni yüreğimle bekliyor olacağım.
Ve bir gün; uzaklarda bir yerde hayata bir bedel ödemek zorunda kalırsan sevgili;
saliha.m
HAYATA CEZASINI GÜLÜŞÜNLE ÖDE… salıham (09.04.2011 05:00)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
Ölmeden Öldüm,Görmeden Gördüm,Gönlüme Sultan Oldun,Güllerin Sultani
Üzülme! der Mevlana.. ve devam eder.. 'Kaybettiğin her şey başka bir surette geri döner.'
Dünyayı asla değiştiremezsiniz,Kendinizi değiştirirseniz onu daha kolay kontrol edersiniz....? ? .................. (28.03.2011 05:18)
(bakınız: mevlana, dünya, irem, seni, ersin, ders, daha, asla, kola, mevla)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
Biliyormusun
Senden önce ben
Hic bu denli sevmedim
Yasamadim böyle delicesine
Acilari icin icin
Esmedi ruhumda kasirgalar
Bölunmedi uykularim
Geceler boyu camlarda
Ben hic bu denli
Sevmedim
Bu cilginligi bu sinirsizligi
Duymadim
Bu kadar hoyratca
Hic görmedim yildizlari
Bu kadar guzel ve parlak
Ne de ayisiginin buyusunu
Hic sormadimda seni gökyuzunden
Cunku daha önce
Bu denli sevmedim ki
Acilarida tatmadim böylesine
Dinlerken sarkilari
Akmadi gözyaslarim
Yurekler dolusu
Puslu huzunler dolmadi
Koynuma geceleri
Seni özlerken
Biliyormusun
Daha önce ben
Hic bu denli
Sevmedim
Suzan Kuran (09.03.2011 11:45)
(bakınız: gece, uyku, deli, arda, esin, seni, böyle, dinle, sinir, ecel)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
Heey Hayat...! !
İstediğin kadar üstüme üstüme gel...! !
Direniyorum.
Israrlarına rağmen,
Yıkılmayacağım.
.........İstediğin kadar ez beni,
İstediğin kadar zulüm et...! !
Dimdik ayaktayım.! !
Çünkü..! ! !
Yaşama sevincimi,
Aşktan almaktayım..! (06.03.2011 08:57)
(bakınız: hayat, yaşam, yorum, beni, çünkü, sevi, zulüm, maya, ısrar, inci)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
Ey oğul, herkesin ölümü kendi rengindendir.
Düşmana düşmandır, dosta dost!
Ayna Türk’e nazaran güzel bir renktedir.
Zenciye nazaran o da zencidir.
...Ey can, aklını başına devşir.
Ölümden korkup kaçarsın ya; doğrusu sen, kendinden korkmaktasın.
Gördüğün, ölümün yüzü değil, kendi çirkin yüzün.
Canın bir ağaca benzer; ölüm onun yaprağıdır.
İyiyse de senden yetişmiş, yeşermiştir; kötüyse de.
Hoş nahoş.. gönlüne gelen her şey senden, senin varlığından gelir...
[ Hz. MEVLANA (03.03.2011 08:48)
(bakınız: ölüm, dost, türk, mevlana, güzel, korku, ayna, esin, doğru, zenci)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
Belki de bir hayalin peşinden yıllarca koşabilmektir, ya da koşmayı düşünebilmektir aşk. Üstelik yitip giden, hızla geçen zamanın sonunda o hayali hiç gerçekleştirememe olasılığına rağmen...Aylarca görmediğin, tenine dokunmadığın, kokusunu doyasıya ciğerlerine çekemediğin ve hatta sesini bile duymadığın birisine hala tüm hücrelerinle bağlı kalabilmektir, delicesine özlemektir aşk... Tutkun yüzünden aptallıkla suçlanmayı göze almaktır... Sana aptal diyenlere söylenecek söz bulamazken, başın öne eğilip gözlerinden akan gözyaşlarına rağmen, yüreğinin onu seviyorum Ömrüm diye haykırmasıdır. (Ozan ASLAN) (02.03.2011 23:32)
(bakınız: zaman, gözler, deli, gerçek, özlemek, özlem, hayal, irem, esin, yorum)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
Aslında çok konuşan kadın yoktur. Karşıdaki hiç bir şey anlamadığı için açıklama yapmak zorunda kalan kadın vardır.
[P. Auster] (02.03.2011 23:28)
(bakınız: kadın, anlam, aslı, lama, adın, kadı, kalan, için, yapmak, açıklama)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
VusLat Hayal01
Sen yokken içimde bitmeyen bir hasreti yaşatmamı, sana olan aşkımdan sayfalarca yazılar yazmamı, sana beyaz bir melek gibi davranmamı sevdin. Sen beni hiç sevmedin ki, her gittiğinde seni sevmeye devam etmemi ve her döndüğünde beni yine aynı aşkla bulmayı sevdin.
SEN BENİ HİÇ SEVMEDİN Kİ,SENİ SEVMEMİ SEVDİN.... (02.03.2011 06:15)
(bakınız: hasret, vuslat, hayal, beyaz, melek, gibi, yazı, beni, seni, yine)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
Sevilay Işık28 saliha.m
Mutluyduk belki bugüne kadar Ya sonra? Bilsen nasıl acı çektim kendim, Kimse görsün istemedim Candan seven birini bekledim.. Sen yoktun ki o kara günlerde Başkası vardı gönlünde Gerçekleri gördüm yeter dedim.. (01.03.2011 07:41)
(bakınız: bugün, gerçek, belki, ışık, yeter, kara, sonra, sevi, nasıl, seven)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
her Günü Seninle Anıyorum Her Sabahı Adınla Bekliyorum her Mesajımı Sana Gün Ağrırken Atıyorum Şimdiki Gibi Günaydın Bebeğim
Günaydın yatağımda rüyalarım işimde hülyalarım soğuk kış günlerinde sımsıcak saran ılık, ılık damarlarımda akan can suyum günaydın
1 Gün Daha Başladı Elimde Simit Çay Aldımda Sen Sabahın Kör Noktasında ismin Aklımda Günaydın olsun Sana Bu Can Sana feda...
Günaydın bahar kokulum, kır çiçeğim nefesim, gözüm, her şeyim günaydın günaydınlar. CANIMIN CANI (01.03.2011 07:32)
(bakınız: rüya, şimdi, bahar, okul, yorum, nokta, canım, koku, mesaj, nefes)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"SALİHA" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|