SAYIKLAMALAR nedir? SAYIKLAMALAR kimdir?
Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  ŞiirKitapEtkinliklerŞarkılarResimForumE-KartÜyelerGruplarSMS
http://nedir.Antoloji.Com
  
Arayın :
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
 
  Kişiler
  Genel
  Yaşam
  Edebiyat
  Güncel
  Toplum
  Bilim
  Din
  Müzik
  Tarih
  Cinsel
  TV Dizileri
- orgazm (79)
- 5n1k (60)
- inanmak (32)
- el hareketleri (11)
- yıldız kayması (20)
- 57. alay (29)
- bal tefsiri (13)
- gıcık (28)
- besmele (9)
- enteresan di.. (1350)
- ikrar (3)
- 80lerin en i.. (49)
- ombudsman (5)
- jeriko (3)
- maliye (4)
- alem (24)
- rüştü asyalı (5)
- iftar (23)
- figan (5)
- hayal kırıkl.. (45)
SAYIKLAMALAR SAYIKLAMALAR terimi serseriressam tarafından 16.09.2005 tarihinde eklendi
SAYIKLAMALAR sizce ne demek,
SAYIKLAMALAR size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
Sayfa: 1 2 3
sonraki sayfa >>
Bay phase shift Offline
phase shift
Bay
Sabaha karşı,
Yarım kalmış bir kahvenin,
rengine vurduğunda,
günışığı..

Beyaz karlar altında,
saklanan kaldırımlara karşı,
gülümseyen ayakizlerine,
.................
.........
B.Askan
(06.12.2007 00:27)
(bakınız: kahve, beyaz, gülümse, lara, sabah, ayak, altın, baha, engin, kaldırımlar)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay serseriressam Offline
serseriressam
Bay, 32
İstanbul
gitmek kolay aslında lakin kafasına bir mermi sıkmak kimse için kolay değildir söyleyecekleri henüz bitmemişse.
yine de dil ihanette çok zaman..
(23.01.2007 19:17)
(bakınız: zaman, gitmek, ihanet, aslı, gitme, söyle, kafa, yine, aman, için)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay serseriressam Offline
serseriressam
Bay, 32
İstanbul
İÇİNDE BİZ OLMAYAN MARTI HİKAYESİ

Martı havalandı ve hiç ilerlemiyormuş gibi kuzeye kanat açtı.Boşlukta asılı kaldı bana sorarsanız.Aklım kanatlarında kaldı.Sonra bir süre sarı-siyah, bazen da mavi oldu gelip geçen gemiler.(gittikleri her yer ıssız bir bensizlikti, geldikleri yerden de seni getirmedikleri kesindi) Martı bağırdı, bu içinde sen geçmeyen gemi hikayesine.Birden çocuk bir el, önce yüreğini sonra da karnını doyurmaya uzandı martının.
-Çöplükten yapılma sahiller barındırmamalı şehir! Diye inledi bir eski zaman kaşifi..
Gözleriyle sırları anlattığı ne bir ıssız adası,ne de gözlerinde sır anlatacak derman kalmamışlara özgü bir durgunluktu martının ufku tarayışı ve hala boşlukta asılışı..El, tüm çocukluğuna rağmen martıyı doyurmayı bırakıp gemilerin en siyahına selam verdi.
(bu hikayeye hem seni hem beni eklerken kullandığım o ıssızlık gelişli gemilerden biriydi bu ama herhangi bir gemi değildi)
Dudağında demirlemiş bir Japon balıkçısı ve kafasında beyaz bir ormanla çıkageldi bu anda siyah geminin renksiz süvarisi.Sonra martı kuzeye yüz dönmekten vaz geçip denize daldı.
-Kuzeyde martıya dair soğuklar vardır sanırım-dedi, çocuk elin selamını görmezden gelen beyaz ormanlı adam.Martıyı fark etmesi çok daha öncesine dayanıyor olmalıydı zira martının kanatları çok benziyordu upuzun parmaklarına.
Çöp sahilde durup baktım tekrar tekrar bu olan bitene;
Martı, çocuk eli unuttu, beyaz ormanlı adam martıyı hatırlattı tüm sarı-siyah gemilere ve çocuk el ne martıya ne de adama gücenmedi..
Seyrettikçe gün battı.Sanırım o eski zaman kaşifi haklıydı.
Sahil,
Çöplük..!
(22.12.2006 09:53)
(bakınız: zaman, gözler, deniz, çocuk, mavi, bazen, adam, esin, rakı, şehir)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay sufaya Offline
sufaya
Bay, 26
Ankara
Bırakın beni kendi halime... bırakın.. bırakın.. bırakın.. (22.12.2006 09:46)
(bakınız: rakı, beni, ırak, alim, halime)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay serseriressam Offline
serseriressam
Bay, 32
İstanbul
Sabah ayazı özenle bedenini sürüdüğün
İsmi yedi heceli güvercin ürkekliği
Çocuk telaşlı bir sokak yalınayak yürüdüğün
Ardında bıraktığını yalnız kalanın bildiği
-Tekrar uğranmayan liman kırık aynada gördüğün.
(22.12.2006 09:39)
(bakınız: çocuk, ayna, yalnız, iman, yalın, yazı, güvercin, ırak, düğün, sabah)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay judas Offline
judas
Bay, 38
İzmir
iplerini sarkıttım kuklaların.. azıcıkta istedikleri gibi oynasınlar diye.. perde inmeden az önce, seyircilerle başbaşa bıraktım onları.. gösterinin o ışıltısı önünde beceriksiz marangozların elinden çıkan çekmecelerde sakladığınız kimya.. kokunuz.. öyleyse bu gece iki sözcükle koşturacağız panayırın atlı karıncasında.. kukla ve koku.. ben kendi kendimin kuklasıyım.. her gece kokunla çekilir iplerim.. (11.09.2006 00:02)
(bakınız: gece, koku, gibi, karınca, ırak, kimya, ecel, onlar, beceriksiz, erik)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay judas Offline
judas
Bay, 38
İzmir
bir tempo.. teşekkürler.. teşekkürler.. sahne de kaşarlanmış bir komedyenin zihniyim ben.. sizden aldığım çok şey oldu.. güldüğünüz.. aşağıladığınız şeyler aslında hep size dair.. beni bu yüzden sevmiyorsunuz bir çoğunuz.. sizin bir zamanlar yapmak isteyipte asla ve hala hiç yapamadığınız şeyi yapıyorum ben.. söylüyorum.. doğruyu söylüyorum.. 'ben yalan söylüyorum, ben hastalıklı bir ruh haline sahibim, içimin karanlıklarına sahip olamıyorum' dedikçe daha çok seviyorlar insanlar.. demek insanlar doğruyu söylerse, dürüst olursa daha çok seviliyormuş gerçekten diyorum sonra tak kurgu bir yerde kesiliyor saldırı başlıyor.. e ama ben size zaten hastalıklı bir ruhum olduğunu söylemişim ki.. ya dönüp bakın bir benimle yaşadıklarınıza.. yazdıklarımıza.. söylediklerimize.. her tarafımdan tutarsızlık fışkırdığı gibi bunu bir de gizlemiyorum ben.. söylüyorum.. yalancı olduğumu hiç söylemesem ellibinkere çeşitli örneklerle anlattım.. sadece siz beni kurtarıcı olmaya soyundunuz.. e ben sana beni kurtar demedim ki karanlıklardan.. ruhumu şeytana satmak zorunda kalmadım ben.. isteyerek kötü oldum.. bir meryem'e yada rahibe teresa'ya ihtiyacım yok benim.. kaçıklara ihtiyacım var.. e ben bunlarıda yazmışım zaten sanki tabletlerde kazılı gibi eski yazıtlarımda şatomun duvarlarına asılmış.. e siz bunlarıda okumuşsunuz.. ya daha ne söyleyeyim.. hiç birinizi kandırmaya çalışmadım, çalışmıyorum ben.. ben size bir karnaval sunuyorum.. karnavalın kalış süresi belediyenin büyüklüğüyle orantılıdır tabi bilirsiniz.. beldenin.. ilin.. yada ne bileyim işte sahne alınan yerin kültür yapısı.. toplumsal zekası.. ama aslolan güncele dair davranış biçimleri.. çünki ben pesimistim.. ben an karşısındaki küçük çaresizliklerin, yüzyıl karşısındaki felaketlerden daha kötü olduğunu düşünüyorum.. neyse konuya dönelim.. sonra büyük iller var.. onların kendi lunaparkları var.. onu nasıl almışlar bilmiyorum. :))) şimdi kimseyi direk hedef almasın diye isimsiz bir örnek vereceğim yoksa her biri ayrı ayrı bir komedi.. geçen gün öyle bir kız aradı.. ya bir kere onunla beraber aynadan parça mı dinlemişiz ne.. '-hangi grup o ya diye soruyorum.. ayıkamıyorum tipleri ilk baştan.. karşıdaki arkadaş diyor ki 'kel güneş gözlüklü varya hani adamların hepsi retinaları mı kornealarımı mı yanmış ne' diyor.. '-tamam diyorum.. '-ölünce sevemezsem seni parçasını dinlemiştik beraber diyor. '-eee.. diyorum... -intihar edelim beraber' diyor..: :)))) kopuyorum.. ya yapmayın.. işte bu mizah değil.. bu mizah değil mi? ? görüyor musunuz yüz mimiklerimi.. aslında bu bir komedi.. şimdi düşünün.. ister ağlatır bu yazdıklarım ister güldürür halinize.. kendi kişiliğinizi bu öyküyü ilk okurken ki duygu halinize göre vereceksiniz.. bunu cem yılmazın anlatmasına gerek yok.. farklı yüz mimikleriyle ben bile kırar geçiririm herkesi sahnede.. yada değişen maskeler acıtır tiradlar eşliğinde incelmiş seyrinizi.. gördünüz mü, 'bu gecede zihninde o kadar boşuna gezindik demeyeceğiniz' kadar çok sis çanı bıraktım sizlere.. mizah yada değil.. bu yazı birinci tekil kişileri hedef almıyor.. ortaya karışık bir şeyler yaptım.. yiyen yer.. yemek istemeyen gargara yapar.. lütfen kişisel algılamalarda bulunup bana yazmaktan vazgeçmeyiin hiç biriniz.. ben zihnimin koridorlarını, oraya girebilecek zekası olan herkese açıyorum.. kırkıncı odaya girebilmen mümkün mü? ? :) bunu merak ediyorsun işte.. :) başka insanlardan iyi olduğunu düşünüyorsun belki de.. belki de hiç önemsemiyorsun beni.. :)) yok yok. bu yazıyı buraya kadar okuduğuna göre sende zaman zaman kayış kaydırıyorsun demektir.. boşverin beni kurtarmayı.. ben karanlıklar içinde kalmış birisi değilim.. ben karanlığın efendisiyim.. '-ah.. judas..gene açık kalmış.. pili biticek..' işte mizah bu.. bana böyle şeyler söyleyin diyorum.. -bak bana böyle şeyler söyleyin.. ben zihminde kiminle istersem, onunla gezdiririm sizi.. lunaparklarınız bol ola emi.. :))))))))) (08.09.2006 23:12)
(bakınız: insan, zaman, gece, büyü, yalan, deli, gerçek, şeytan, intihar, şimdi)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay judas Offline
judas
Bay, 38
İzmir
sabah iyi başlamayacaktı.. bunu biliyordum.. daha sabahtan toplanmıştı gerilimin alfred abileri zihnimde ve gözlerimde kruger yansımalar.. hava soğuk burada.. daha doğrusu serin.. çok serin hem de.. beynimdeki delikleri yuva olarak kullanan karıncalar dışarıdaki soğuğu biliyor gibiler. hiç dışarı çıkmıyorlar ve geçen kıştan derindondurucuda sakladıkları bir çekirgeyle, sarışın, uzun bacaklı bir kızın milan kundera okurken içini yediği ve oracığa atıverdiği, daha sonra iki karınca arasında yaklaşık üç saat süren bir nakliye sonucu yuvalarına taşıdıkları çekirdek kabuklarını kemiriyorlardı.. nüfus kağıdımdaki medeni durumu haneme gayrı-medeni yazmışlardı. ben üç nüfus memurunu şilt takarak ödüllendirmeyi diledim.. bunu üç dileğim yerine saymasın tanrı.. takıldığım bütün masallarda bir başına efsane olmak.. bir çizgiroman kahramanı olmak.. ilk tercih örümcekadam.. belki bir kaç duble daha.. ben bir duble demiştim.. siz bir daha! ! bir daha.. diye tempo tuttunuz.. unuttunuz oysa.. ben sizleri hiç sevmemiştim. ve bunca tutkuya, bunca duvarı ben hiç yükseltmedim.. kaçınızı vurdum geceleri.. parmak eklemlerimde bir metal tutkusu.. ‘murathan mungan,küçük iskender,beckett,bukowski karışımı,deliliğe övgü bir sürü metin.sayıklama odasında sual edilen bir ceset. kalemin tanrısı bileğinizi kırmış,klavyeyi koymuş önünüze..’ güzel sözcükler uçuşuyor yine.. tehlikeli sözcükler.. kan ölümü davet ediyor.. ama ben demiştim ki sana; benim hiç yerim olmadı kendi mezarımdan başka.. (22.08.2006 11:14)
(bakınız: ölüm, gece, güzel, gözler, deli, masal, akıl, tanrı, arda, adam)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay judas Offline
judas
Bay, 38
İzmir
bir kırmızı gül oluyorsun rüzgarla önüme savrulmuş.. sesleri renklere dönüştürmece oynuyoruz. tutku dehlizlerinde kaybolan çocuklar gibi aklım.. bir asansörün sürekli inip çıktığı katlarımda oturan sakinlerimden Ehrimen.. bir dönem bar çalıştırmış ama iflas etmiş bir ermeni. -kasvet.. zıplayan cüceler yol veriyor pamuk prensese.. bir gece ben karanlıktan korkan o çocuk.. ışıklar kapatılmasın.. ateş değildir kainatın efendisi.. karanlık er geç gelecektir.. şimdi yatın yataklarınıza istediğiniz gibi.. sabahları spor yapan dinç vücutlar olun.. kaslarınızda yaşadığınız enerjinin şehvetiyle sarılın birbirinize.. diye bağırdı.. dedim ki -abi 'sen ne kullanıyosun kafayı böyle yapmak için'? ?
oksijen dedi.. sek alıyorum.. güldüm.. trenler.. trenler.. kafamda demiryolları.. bizon sürülerinin ve kızılderililerin cirit attığı sarı samanlar.. sarı samandan hatıra defterleri.. 'anı parçacıkları ruh parçacıklaRI
haz parçacıkları.. kimliğimi kaybettiğim kimliksiz katillerde bulduğum sıkılgan şair.. bir yerinde yine sana değinmek istediğimi farkettim yazı boyunca.. :) yazılar yazılar.. yazlar bana hep bursayı hatırlatır.. bütün bir yaz boyunca atari demekti bu.. ilk onüçondört yaşlarda tanıştım hayatla.. ışığın seni çektiği o ışıltılı dünyanın arkasında gizlenen karanlığı göremeyecek kadar toy değildim ama.. bu çağrıya kulak verdim sadece.. ondandır zihnimin tüm kepenkleri kapatılmış, tüm tersanelerine girilmiş.. haa? ? boşver.. trigel kaydırıyor.. bu gecede sahne kapandı.. herkes evine..
(19.08.2006 00:22)
(bakınız: hayat, gece, dünya, çocuk, şimdi, arda, şair, rüzgar, oyun, yorum)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Sayfa: 1 2 3
sonraki sayfa >>

"SAYIKLAMALAR" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız: SAYIKLAMALAR nedir? SAYIKLAMALAR kimdir?


05.09.2008 20:43:37

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim