|
|
 |
 |
|
SEMA |
SEMA terimi
Ayse Mutlu 1
tarafından 17.03.2005 tarihinde eklendi |
SEMA sizce ne demek,
SEMA size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 54 |
| Belçika |
 |
|
|
 |
Sema maalesef mevlanaya atilmis bir iftiradir hayatinin hic bir döneminde sema yapmamistir bir defaya ait olmak üzere esnaf sanatkarlar carsisinda dönmüstür.. ama bunu damadi o öldükten sonra sema törenleri sekline cevirmistir...allah bütün semazenlere akli selim ihsan etsin...allah onlari da kendi nefisleri etrafinda dönmekten kurtarsin...haktan alip halka veriyorlarmis.....neymis o sey...gören var mi bilen var mi...ha bu iftirayi pekistirmek icin sahabeye de iftira etmekten geri durmayanlarada allah akil fikir versin
esen Kalin
Cahit Telkök (10.10.2011 05:37)
(bakınız: hayat, mevlana, sanat, kurt, lara, halk, sonra, nefis, ersin, maalesef)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Sema kelime olarak 'gökler', sema' ise 'işitmek demektir.
Bilinen mevlevi ayini olarak sema; kuran-ı kerim'in manasının, aşk ve zevkle, görsel sunuma arz edilmiş halidir. Kuran-ı kerim'in 'ikiz kardeşi' olan, mana-i Muhammed sahibi İNSAN'ın doğuşunu ifade eder. Her bir ayrıntısı bir ayet-i kerime karşılığıdır. (04.05.2010 19:43)
(bakınız: insan, kuran-ı kerim, muhammed, kardeş, kelime, emek, lara, ayrıntı, demek, zevk)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Peygamber Efendimiz (sav) zamanında sema
Rasululah (sav) Efendimiz’in Sahabeleri ve Evliyaullah’ta sema etmişlerdir. Bu konuda en güzel örnek Hazreti Ebubekir’in sema edişidir. Şöyle ki:
Peygamber (sav) Efendimiz Mekke’de ki zalimlerin zulmünden Medine’ye hicret ederken yol arkadaşı Hazreti Ebubekir (ra) ile Serv mağrasına girdiler. Ebubekir Sıdık (ra) kendilerini arayan müşriklerin Peygamber Efendimiz’e zarar vereceğinden korkmaya başladı. Resulullah (sav) Hazretleri: “Ya Ebubekir, korkma Allah (cc) Muin’imizdir. Allah Habir’dir (Haberdardır) , Allah Semi’dir (İşiticidir) , Basir’dir (Görücüdür) , O bizimle beraberdir. Dilini damağına yapıştır, Tevhid’e devam et.” diye zikr-i telkin etmişlerdir. Böylece Ebubekir Sıdık (ra) Hazretleri Allah’a giden yolda Seyr-i Süluküne bu mağrada başladı.
Hazreti Ebubekir’in Müslüman olduğu zaman kırk bin dirhemi vardı. Müşriklerin, işkence altında kıvrandıkları Müslüman köleleri, onlardan satın alıp azad etmek ve Müslümanları güçlendirmek için, bu servetini harcamaktan gayri durmadı. Medine’ye hicret edeceği zaman, ancak beş bin veya altı bin dirhemi kalmıştı. Oğlu Abdullah’ı gönderip onları da alıp Serv mağarasına getirdi ve yanında Medine’ye götürdü. Orada da Mekke’de yaptığı gibi yaptı. Develeri, cariyeleri, köleleri teneke ile altın ve gümüşü Allah yolunda tasadduk etti. Ashab-ı Suffe için, Beytü’l-Mal için mallarını tasadduk etti.
Nefs-i Mutmaine makamına gelmişti ki, Cenab-ı Allah:
- Ey Cibril! Habibim’e selam söyle, kulum Ebubekir’den razı oldum. O benden razı oldu mu?
- Ya Rabbi Ebubekir rıza makamına nasıl erişti? diye sordu. Allah-u Zülcelal Havretleri:
- Ey Cibril git de imtihan et, dedi. Cibril-i Emin insan suretine girip, Ebubekir Sıdık (ra) ’a geldi ve:
- Allah rızası için giyecek cübbem yok. Ne olur bana yardım et, dedi.
Ebubekir Sıdık (ra) , hemen cübbesini çıkarıp Cibril-i Emin’e verdi. Oradan ayrıldı evine gitti. Bir müddet sonra kapı çalındı. Kapıyı açtı yine insan suretinde Cibril-i Emin geldi ve şöyle dedi:
- Giyecek gömleğim yok. Allah’ın Resulü Muhammed Mustafa (sav) hakkı için bana gömlek ver, deyince Ebubekir Sıdık (ra) Efendimiz üzerindeki kalan tek gömleği de verdi ve sadece göbeği ve diz kapağını örtecek iç çamaşırı kalmıştı. Allah’ın Resulü’ne aşık, her anı onunla beraber olan Hazreti Ebubekir (ra) , çıplak olduğu için edep ve haya etti de, Resullullah (sav) Efendimiz’in yanına varamadı. Hatta mescide dahi gidemedi.
Hazreti Peygamber’in gülü Hazreti Fatıma (ra) annemiz, Ebubekir Sıdık (ra) Efendimiz’in evinin önünden geçerken omuzlarının çıplak olduğunu gördü. Resullullah (sav) Efendimiz’in haneyi saadetlerine gitti: O’na:
- Ya Resulullah! Ebubekir Sıdık (ra) Hazretleri geldi mi? diye sordu.
Resulullah Efendimiz (sav) :
- Hayır kızım, mescide de iki vakittir gelmiyor, dedi.
Hazreti Fatıma (ra) validemiz:
- Ya Resulullah! Ben biraz önce Ebubekir’in omuzlarının çıplak olduğunu gördüm. Herhalde giyecek bir şeyi yok. Müsaade ederseniz evdeki kilimden bir parça götürüp kendisine vereyim, dedi. Evdeki kilimin yarısını keserek kendisine götürerek, Hazreti Ebubekir’in evinin penceresinden içeri bıraktı. Hazreti Ebubekir (ra) kilimi iki parça yapıp ortasını deldi, boğazından geçirdi.Sağından ve solundan hurma lifleri ile ördü. Aşık olduğu Hazreti Muhammed Mustafa (sav) ’e üzerine geçirmiş olduğu kilim parçası ile gitti. Edep ediyor, kapıyı çalamıyor, ağlamaya başlıyor. İşte bu sırada Cebrail Aleyhisselam:
- Ya Muhammed (sav) ! Allah’ın selamı var. Senin ümmetinden bir kişi Allah’ın rıza makamına yükseldi. Allah (cc) ondan razı oldu. Bu hali ile o kul da Allah’tan razı mı? O kul şu anda kapıya geldi. Hayasından edebinden içeri giremiyor, deyince. Resulullah (sav) kapıyı açtıklarında Ebubekir Sıdık (ra) ’ı karşısında görür. Ve der ki:
- Hoş geldin Ya Ebubekir, buyurdu.
Cibril-i Emin:
- Ya Resulullah! Ebubekir’e: “Sen küfür halinde iken malın, servetin vardı. İman ettin ve şimdi bir kilim parçasına büründün. Bu halde iken Allah’tan razı, hoşnut musun? Yoksa değil misin? diye sor, buyurdu. Resulullah Efendimiz (sav) Ebubekir Sıdık Hazretleri’ne sordu. Bunun üzerine Ebubekir Sıdık (ra) Efendimiz ağlayarak:
- Ben Rabb’imden de, Muhammed-ül Mustafa’dan da razıyım. Onlar benden razı mı? Vücudum lime lime, parça parça olsa da ben onlardan yine razıyım, dedi.
Resullullah (sav) :
- Allah’da senden razı Ya Ebubekir, deyince, Hazreti Ebubekir (ra) “Allah” dedi ve başladı sema etmeye. Peygamberimiz’in etrafında yedi defa döndü ve Peygamber Efendimiz Kelime-i Şehadet getirerek onu durdurdu. (20.12.2009 21:52)
(bakınız: insan, zaman, anne, güzel, şimdi, muhammed, arkadaş, arda, irem, müslüman)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Sema bir ibadet değil; aşk ile vecd halinin bir tezahürüdür. Nasıl ki değirmen oluğundan gelen su, değirmen taşını ihtiyarsız döndürür ise. Varidat-ı İlahiye de aşıkların ve taliplerin gönlüne dökülünce, ihtiyarsız bu kalıbı döndürür. (10.12.2009 14:16)
(bakınız: aşık, ibadet, bade, nasıl, ilahi, vecd, değirmen, ihtiyar, arsız, ilah)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Sema benim cevize benzettiğim çok sevdiğim bir arkadaşım. Tıpkı ceviz gibi ilk bakıldığında kabuktan ibaret sanılan fakat kabuğunn altındaki özü yakalayınca bırakmak istemeyeceğiniz tadından vazgeçilmez bir dost..Çok ayrı kendi özgün bir kişilk bazı yönleriyle kendimi gördüğüm arkadaş.. Allah bozmasın saflığını.. (19.03.2009 08:50)
(bakınız: dost, akıl, arkadaş, sevdiğim, gibi, beni, ırak, adın, altın, vize)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
direk ve çark.
sabite ve devr-i ya seyr-i alem. (21.12.2008 19:01)
(bakınız: alem)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Sağ elimi kaldırdım Sol elimi daldırdım.. (20.12.2008 15:04)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 47 |
| Balıkesir |
 |
|
|
 |
benim adım
ne kadar sema isminde kişi tanıdıysam kuralcı süper insanlar (24.04.2008 22:00)
(bakınız: insan, insanlar, beni, adım, kural, ne kadar, benim, kadar, anlar, süper)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"SEMA" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|