 |
 |
SEVDA sizce ne demek, SEVDA size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: inci tanem
Eklenme Tarihi: 09.05.2001 10:46 |
SEVDA DEDİKLERİ
yaslanacak omuzlarım yok benim,
tutacak ellerim,
sığınacak limanlarım
dudaklarımda üşüyen bir gülümseme
hayatımdan tüm gidenlere selam yolluyorum...
bir gün; bir gün bütün insanlar gibi sende öleceksin demişti eşkiya oysa
o zaman kabrinde sarı bir çiçek açacak
o çiçeğe bir arı konacak
ve belkide çiçeğine konan o arı ben olacağım
dudaklarımda düşlerimin hazanı
ölümden sonra bana geleceğinin hayaliyle avunuyorum..
bir şehire yolu düşüyor adımlarımın
o şehrin daracık ara sokaklarında, duvarını aşıp
yanlışlıkla boynunu dışarıya eğen, sarı bir gülü okşarken parmaklarım,
seni belki de hiç bulmamak adına arayıp duruyorum
çünkü seni bir daha kaybetmek, bana ne getirecek biliyorum..
adına sevda diyeceğim tek bir yaşanmışlığım olmamış
okşanmamış saçlarım, tutulmamış ellerim ısınmamış yüreğimle
şehrinin sokaklarında, yüreğim ellerimde kibritçi kız misali
öylece bekliyorum..
oysa çiçeklerin ellenmemişi, koklanmamışı, en bakirleri makbuldür diyen içimdeki geçmiş zaman seslerine
hikâyeymiş onlar diyorum..
üstümde kırağı yemiş çiçek masumiyeti,
dallarımda vurgunlarının kar saatleri,
rüzgarlarından üşümüş ve örselenmiş yapraklar misali
titreyip duruyorum..
son savaşını kaybetmiş, yenik bir askerin yorgunluğu gibi doluyor yokluğun içerime,
uçurum diplerini görmüş, örselenmiş bir çiçeği bile üşütüyorum yalnızlığımla,
varmıydı diyorum, varmıydı acaba benim, senden önce yaşanmış geçmiş zaman günahlarım?
bu halimle, bu sorgulamalarımla hem seni..ama..en çokta kendimi yaralıyorum...
''Burdayım diyorsun burda, bir nefes kadar yakınında! ''
seninle dolu bir nefesi daha çekerken içerime
varlığından ısınıp, çocuksu gülümsemelerle tam sarılacakken boynuna,
saçlarımın kokusu tam sinecekken koynuna
'düş'müş diyorum...düşüyorum...
Ve bu yatak diyorum; uykusuzluğumdan değil yorgun düşüşü,
çarşafının her zerresinde ki üstüne kırağı yağmış gül bahçesi ıslaklığı
elim uzanıyorken yatağın boş tarafına ve orda yokken bedeninin sıcaklığı
çaresiz kalmış bir çocuk gibi...ağlıyorum...
oysa diyorum kendi kendime, bir peri kızı olup girmek vardı rüyalarına,
sana güneşe benzer sevgiler sunup girmek vardı koynuna
hem diyorum, hep sağ yanındaki melek olup, sevaplarını yazmak vardı aşk defterine
benden öncesini kıskanıyorum, benden öncesini kıskanıyorum
benden öncesini kıskanıyorum..
Ve; büyük bir sabır ve inatla çekerken seni, sadece benle dolu sağ yana...
yüzümde sadece çocukluğumdan hatıra bir tebessüm..gülümsüyorum..
göğün ayazında tek başına kalmış bir yıldıza takılıyor gözlerim, onun parlayıp, parlayıp sönen halinde,senin güzelliğine benzer bir okyonus zerresi buluyorum,
içimde sevgiye dair son inanmışlık
ve sevgimi ve sıcaklığımı sana yolluyorum...
ve bir yemin gibi
bundan sonrası sadece sana..
bundan sonrası sadece sana diyorum...
tutacağın bir el lazım sana diyor bir ses, yaslanacak bir omuz, içine sevgilerini koya bileceğin bir yürek..gözlerimde sitemin bin parçaya bölünmüş hali..o bu dünyadayken olmaz,o bu dünyadayken olmaz...varsın üşüsün bu yürek ona bin yıl daha..varsın yansın bu yürek
ona bin yıl daha..ama ne burda ne orda..olmaz diyorum...
yaran kanıyor diyor birileri, yaran kanıyor, hiç olmazsa kanını durduracak bi beyaz mendil, bunu kabul et bari...derken...
gözlerimden yokluğuna süzülen tuzlu bir damla...uyanıyorum...
Sevda dedikleri; bir ağır yükmüş...anlıyorum...
Düşüm de bana uzatılan beyaz mendil mi? ..
Ondan değil di...almıyorum...
(J.K) 9_10_2006_03:25
Su_hande
(bakınız: ölüm, insan, sevgi, hayat, zaman, büyü, güzel, dünya, gözler, uyku)
|
Su_hande
16.05.2008 11:48 |
sevginin, aşkın, tutkunun ötesinde bir şeydir. bir günde, bir ayda, bir yılda değil; bir ömürde bulunur veya bulunamaz.
genellikle bir ömürlük olmasına rağmen bu duyguyu hissetmemiş kimseler, 'tutku' kavramıyla arasındaki farkın varlığının ispatı için çetrefilli sözcük oyunlarına dalarlar.
(bakınız: sevgi, namaz, esin, oyun, duygu, tutku, ömür, bir gün, için, utku)
|
Sürgün Ruhun Rüya Defteri
07.04.2008 12:21 |
...
Bütün kitapları yakmalı
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır
Kitaplara göre insan
Karanlıkta yüzüne bin mumluk lâmba tutulmuş
Gözleri, yüreği kamaşmış insandır
Aptaldır, hastadır, kahramandır
Bütün kitapları yakmalı
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır.
İçinde bir tek suret yaşayan yüreğe yürek mi derler
Bir tek yaprak veren dalın boynun burarlar
Bir tek meyve veren dalı keserler
İnsan dediğin bir buğday tarlası gibi olmalı
Esti mi rüzgâr bir değil milyonlar için esmeli
Bir tek meyve veren dalı kesmeli
İnsan dediğin derya misali
Üstünde milyonlarca dalga
İçinde kıyametler kopmalı
İnsan dediğin derya misali
Uçsuz bucaksız olmalı.
(bakınız: insan, yalan, gözler, kitap, rüzgar, karanlık, kıyamet, gibi, lara, hasta)
|
akarsuya bırakılan mektup
25.11.2007 22:12 |
|
 |