|
|
 |
 |
|
SEVMEK |
SEVMEK terimi
maryleen
tarafından 06.08.2002 tarihinde eklendi |
SEVMEK sizce ne demek,
SEVMEK size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
ben seni BIZDENDE fazla sevdim
Sen MUTLU ol diye BIZDEN vazgectim... (28.11.2005 13:29)
(bakınız: seni)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan |
| Mersin |
 |
|
|
 |
sevmenin miniciktir nefesi
soluk soluğa değil
öpersem, dudağım yar kıyısıdır
keskin ve yumuşak
ille de miniciktir dokunuşu dudağımın
avuçlarıyla pilava saldıran arap uçup gitti tenimden
ben parmak izlerimin tadıyla gelirim
pürüzlü bir dokunuş yanağında
övgülerim ihtişamına değil
minicik sade sende tattığım şeylere dair
acelem yok
'bütün kadınlar aynı' der, kadınları hep daktilo tanır gibi tanımayı becerenler
önce nefes almayı bilmek gerek oysa
senin kokun ne aroma katıyor odaya durdukça
yüreğinin çarptığı bir divanda nabzım nasıl vuruyor
işte bana çay getiriyor
işte karşımda, oturmuş:
nefesini tutarak o ilk tadında çayın
bana çayında ne sunduğunu keşfetmemi bekliyor
göz kapağımın üstündeki bir minicik kıpırtıdan
dudağımın ucundaki bir kıvrımdan
yutkunurken boğazımdaki bir kıvranıştan
sonra bakışımın uç kalelerindeki haberci kulelerindeki bir ışıktan
'söyle ne olursun' demiyor
sabırlı ve dingin bir göl gibi
minicik bir taşın o sonsuzca yayılacak çırpıntısını bekleyerek
bu bekleyişiyle vurmaya, gümlemeye adım atan kalbini teskin
teninde titremeye meyyal birşeyleri
sabırla yatıştırarak tuzakta günlerce çırpınmış bir kurdun
baygın getirildiği bir ağılda
gözünü açar açmaz o bitap haliyle
koyunlara saldırdığı gibi sevmek köprülerinden de geçtim
oysa küçültmeli
minicik şeylere sığdırmalı sevmeyi
özümüzün o sonsuzca derin
benliğimizin en karanlık yerlerini keşfederek
oradan başlamalı sevmek yolculuğu
sonunda hepimiz öleceğiz elbet
gel bir sev beni, birlikte ölelim
tek bir hamlede zirve
oysa ne de çapraşık bir topoğrafyası var benliklerimizin
yürünmüş yollardan kestirme çıkılabilecek
aşılmış geçitlerden bir an önce varılabilecek bir terminal noktadan ibaret değiliz ki
'işte seni de keşfettim, bi numaran yok'
'sen de her yol kadar yorucu'
'her durak kadar konuklayıcısın, bildim':
'bırak, sende de bulamadığım aradığımı'
'çünkü aramayı bilmeyen biriyim'
'çünkü, ne aradığımı'
'nereden bulabileceğimden anlarım sandım'
ve hüsrandır elbet, defalarca
kadınlarca ve erkeklerce hüsran
saysan, bir köy doldurur mu bulamadıkların?
.........
parmağımın izini hissetmelisin
pençe gibi kavrayamadığından değil ellerim
seni aramayı senden öğrenmeliyim
sende bulacağımı benimle keşfedermişsin gibi
kahve falı gibi değil, fal için kapatılmış fincandaki telvenin
o biricik, tek bir defalığına oluşan
yükseltileri, yoğunlaşmaları, seyrelmeleri gibi
'işte bir yol görünüyor' denilen yolları gibi..
Doç Dr V. B. (01.11.2005 22:02)
(bakınız: kadın, ceren, erkek, kadınlar, kahve, sabır, arda, esin, oyun, karanlık)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 28 |
|
 |
|
|
 |
hezkırın; destpéka xweqedandınıye... (mérxas roni)
sevmek; kendini tüketişin başlangıcıdır... (31.10.2005 20:46)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 23 |
|
 |
|
|
 |
ölümüne ise canımı bile veririm. (22.10.2005 21:30)
(bakınız: ölüm, canım, bile)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"SEVMEK" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|