En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - başbağlar katliamı
4 - ergenekon
5 - kızlar
6 - atilla
7 - kürt
8 - sinan aygün
9 - fethullah gülen
10 - elif
11 - deniz gezmiş
12 - tuana
13 - kabir azabı
14 - esra
15 - dabbe tül arz
16 - ölüm
17 - ergenekon destanı
18 - elfida
19 - özlem
20 - lol
|
 |
SEYDA sizce ne demek, SEYDA size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: ® F@tih ÖZTÜTÜN©Ü
Eklenme Tarihi: 02.06.2004 11:29 |
SOFİLERE ÖNEMLİ İKAZ!
Muhterem sofiler,
Gavs-ı Sâni Seyyid Abdülbâki Hazretleri, “Benim resim ve videolarımı internette dolaştırmayın.” diye kesin emir vermiştir.
Bu vakit itibariyle Youtube ve benzeri video paylaşım sitelerine Seyda’nın resminin ve hareketli görüntüsünün bulunduğu gösterileri eklemeyelim.
Ayrıca, diğer sayfalarda da şeyhin resimlerini kesinlikle paylaşmayalım.
Abdülbâki Hazretleri ve mübarekler, bundan oldukça rahatsızlık duymaktadırlar.
İnşâ-allah resim-video paylaşımını durduralım ve yayında olanlarının kaldırılması için elimizden geleni yapalım.
UNUTMAYALIM!
O paylaşımların bulunduğu sayfalara hakaret yazıları eklenirse, resim ve videoları koyan da mesuldür.
SOFİLERE NOT:
Rabıtada rahatlık için kendisine Seyda’nın resmi lâzım olan sofiler, MSN, e-mail vs. aracılığıyla birbirlerine gizliden göndersinler.
Bana da ulaşabilirsiniz, memnuniyetle gönderirim.
gulbazugurbenek@hotmail.com
www.antoloji.com/ugur_benek
(bakınız: antoloji.com, arda, esin, resim, alara, internet, rabıta, lara, yazı, beni)
|
*GÜLBAZ* Uğur Benek
05.07.2008 04:18 |
UYARI!
Muhterem sofiler ve fikir beyân eden diğer katılımcılar...
Dikkat ve takdir buyurursunuz ki, 'şeyda' ile 'seyda' karıştırılmış.
'Seyda' ve 'Şeyda' kelimeleri farklı mânâlar taşımaktadır.
Şeyda, 'aşktan çılgına dönmüş kimse' demektir.
Bu sayfada yer alan 'Seyda' ise 'büyük seyyid' mânâsındadır.
(bakınız: büyü, emek, kelime, şeyda, kelimeler, demek, sofi, ılgın, anal, fikir)
|
*GÜLBAZ* Uğur Benek
25.06.2008 04:14 |
http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp? sair=30236&siir=971885&order=oto
ŞİİR:
Sultanım
- Yâ Bâki, Entel Bâki -
Rûhumu titretir Gavs’ın hitâbı
Dâim hakikati söyler sultanım
Kalplere nakşedip ulvî kitâbı
Sırları aşikâr eyler sultanım
Nakşî dergâhında pâk oluyor kir
Ne mutlu hazine keşfetmiş fakir
Ebû Bekir gibi gönülde zikir
Gizliden çağlıyor Hay’lar sultanım
Biliriz bu cihan elbette rüya
Uyanmak hakikat gayrısı hülya
Kıyamet ânına gelince dünya
Sofiler himmetsiz neyler sultanım
Cihânın cenneti Menzil yapısı
Sâdât-ı Kirâm’ın Nakşî tapusu
Açılmış ardına tövbe kapısı
Taşlara çalınır meyler sultanım
Râbıta ederken kalp seni anar
Nûrunla sevdânın kandili yanar
Hasretin ne vahim içerim kanar
Bin ömre bedeldir aylar sultanım
Medet Abdülbâki medet Muhammet
Âhir zaman içre hapsolmuş ümmet
Gülbaz’ım zâtından bulmazsa himmet
Arzı enkaz eder faylar sultanım
Uğur Benek
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
HİKÂYESİ:
O, Gavs-ı Sâni...
O, Seydâ...
O, Seyyid Abdülbâki Hazretleri...
O, Nakşibendî, Şeyh Efendi...
O, Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v) Efendimizin 39. kuşak torunu...
O'nun kapısında nice sarhoşlar içki şişesini taşa çaldı.
O'nun eline el verip nice günahkârlar tövbe etti, sofi oldu.
O, dünya çapında 60 milyon müride sahip bir mürşid...
O'nun mekânı, Adıyaman / Kâhta / MENZİL...
Aynı anda 300.000 bin kişiye tövbe veren bir zât-ı muhterem...
Gidebilip de mübârek elini öpenler, gül kokusunu içine çekenler bir daha gitmek için 'Nasip et, Yâ Allah! ' diye ağlıyor.
Hiç gidememiş, lâkin vekilleri aracılığıyla tövbe alanlar ise hasretiyle vallahi billahi yana yana geziyor.
Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz, kendisinin çağında yaşayamayanların, 'Keşke o zaman yaşamış olsaydık.' dememelerini, çünkü yaşanılan çağda muhakkak kendisinin yolundan giden bir mübârek lider gönderileceğini beyân etmiş.
Ne mutlu ki benim zamanıma Gavs-ı Sâni, yâni 'en büyük ikinci evliyâ' geldi. Hattâ ne mutlu ki, bizim yaşadığımız memleketin insanı...
GAVS-I SÂNİ’DEN YÜREKLERİMİZİ YAKAN İKİ MÜJDE!
“Hatme, rabıta ve vird bizim yolumuzun esaslarıdır. Bunlardan birini yapan kapımızın önündedir. İkisini yapanın eli elimizdedir. Üçünü yapanın eli cebimizdedir ne isterse alsın.”
2006 Haccı’nda Mehmet Yarbay, Arafat’ta, Gavs-ı Sâni Hazretleri’ni arar. Gavs Hazretleri kendisine, “Bizi de duanıza ortak ediniz.” buyurur.
Mehmet Yarbay, “Kurban, biz sizsiz dua etmiyoruz ki; siz bizi duanıza ortak edin.” der.
Bunun üzerine Hazreti Gavs şöyle buyurur:
“BİZ SOFİLERİ YALNIZCA DUAMIZA DEĞİL, BÜTÜN AMELLERİMİZE ORTAK ETTİK! ”
Allah (c.c) sırrını arttırsın...
http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp? sair=30236&siir=971885&order=oto
(bakınız: allah (c.c), insan, zaman, elif, şiir, büyü, dünya, gitmek, rüya, hasret)
|
*GÜLBAZ* Uğur Benek
21.06.2008 19:30 |
|
 |