Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              sokrates nedir?
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
SOKRATES SOKRATES terimi Renan Re
tarafından 23.04.2005 tarihinde eklendi
SOKRATES sizce ne demek,
SOKRATES size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
Sayfa: 1 2
sonraki sayfa >>
BayAbdullah Tan.. Offline
Abdullah Tanrıverdi
x, 24
3 person liked.
2 person did not like.
En akılkişi neyi bilmediğini bilendir.Sokrat (21.05.2011 12:02)
(bakınız: akıl, akıllı, bile, kişi, ilen)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baythe scope Offline
the scope
Bay, 57
Kahramanmaraş
DOKUZ KÖYÜN HALKI SEVMEDİYSE NE ÇIKAR…10. KÖY’de YALNIZ İNSANLIĞININ HAKKINI VERMİŞLER YAŞAR…

Şimdi 10. KöYLÜ BİR ADAM’I YAD EDELİM dilerseniz…

İnsanlık tarihinde görüş, düşünce. ve yaşayış olarak yaşadığı asrı aşıp günümüze kadar gelebilmiş nadir şahsiyetlerden birisi de Sokrates’tir. Sokrates bir bilge, bir filozof, bir düşünür olarak bilinir.

Doğum tarihi olarak kaynaklar MÖ. 469-470 yıllarını bildirir. Babası heykeltıraş, annesi ise ebe olan Sokrates, bir yandan babasının mesleğinde çalışırken, diğer taraftan zamanın temel bilgileriyle birlikte, geometri, müzik, astronomi üzerine eğitim görmüştür.

Bütün kaynaklar bize Sokrates’in ilginç ve orijinal bir kişi olduğundan bahseder. Davet edildiği ziyafetlerin haricinde giyimine pek önem vermeyişi, yaz-kış çıplak ayakla dolaşması, kaba görünüşlü olması, soğuğa, sıcağa, açlığa ve susuzluğa aldırmaksızın sağlam bir bünyeye sahip bulunması bu orijinalliklerden bir kaçıdır. Diğer taraftan Sokrates, daima gösterişten uzak, mütevazı, tahammül sınırı hayli yüksek ve oldukça anlayışlı birisidir. Hayatı boyunca şaraptan ve her türlü nefis düşkünlüklerinden sakınması, nefsin zapt edilmesi konusundaki hassasiyeti kayda değer niteliktedir. Sağlam karakterli ve dürüst oluşu ise eşine az rastlanacak kadar ünlüdür. Sözüne ve borcuna oldukça sadıktır. En kötü durumlarda bile canlılığını koruyabilmiş ve yeisten uzak kalmaya dikkat etmiştir.

Sokrates, uzun süre askerlik yapmasının yanında, bir ara halk jürisinde bulunmuş, arkasından (o zamanlar kura ile olduğu için) yargıçlık da yapmıştır. Yargıçlığı sırasında daima hakkı gözetmiş, devlet yöneticilerine karşı bile olsa, kanun dışı hiçbir uygulamaya ve haksızlığa müsaade etmemiştir. Daha sonraları halk meclisine verilmesinde ve ölüm cezasına çarptırılmasında aristokrasiye karşı gösterdiği bu hakperest davranışlarının büyük etkisi olmuştur. Ama o, 'En önemli şeyin yaşamak değil, iyi yaşamak, doğru yaşamak' olduğunu savunmaktan geri durmamıştır.

Sokrates, herhangi bir ekol veya mektebe mensup değildir. Herhangi bir yazılı eser de bırakmamıştır. Fikirleri daha sonraları, başta Platon (Eflatun) olmak üzere öğrencileri tarafından derlenmiş ve kitaplaştırılmıştır. 0, dünya görüşünü, düşünce ve fikirlerini, ortalıkta çarşı pazarda dolaşarak, karşısına çıkanlarla konuşarak yaymıştır.
Onun fikirleri toplum içinde, özellikle gençler arasında büyük yankı yapmış ve ilgi çekmiştir. Zaten Sokrates’in asıl amacı da, genç kitlenin ahlak ve bilgi yönünden yetiştirilmesiydi. Ona göre, 'Doğru olan başlangıç, önce gençlerin iyi yetişmesini sağlamaktır' Toplumun her kesiminden birçok insanı etkileyen Sokrates, karşılıklı konuşma (diyalog) temeline dayanan derslerini, büyük bir ciddiyetle yapar ve karşılığında hiçbir ücret talep etmezdi. Diğer taraftan, para kazanacak herhangi bir iş de yapmadığından hayati ciddi sıkıntılar ve zorluklarla geçmiştir. Ama o, bu duruma hiç aldırmamıştır. Çünkü asıl amacı, kendisini ve diğer insanları derinlemesine inceleyip çözmek, ahlaki yönden tam bir olgunluk kazanmak için durmadan çalışmak, öğrendiklerini diğer insanlara aktarıp onların, insanı ve insanın yaratılış amacını düşünmelerini sağlamak, kısacası, 'Doğru bir yaşayış nasıl olmalıdır? ' sorusuna cevap aramaktır.

Sokrates, 70 yaşını aştığı sıralarda birçok taraftar bulmasını kıskanan ve kendi çıkarları doğrultusunda kurdukları düzenin eleştirilmesine katlanamayan elit zümre tarafından, Yunan tanrılarını inkar, dine aykırı hareket etme yeni bir din getirme ve gençleri düzene karşı ayaklandırma ithamlarıyla mahkemeye sevk edilmiştir.

Sokrates idam talebiyle yargılanırken, fikirlerinden vazgeçmesi halinde bağışlanacağı bildirilmiş, ama o aynı fikirlerini savunmaya devam etmiştir. Bir ara kendisine hapisten kaçma imkanı sağlanmış, fakat o bunu reddetmiştir. Bu reddedişe gerekçe olarak şu gerçeği öne sürmüştür: 'Ben 70 yıllık ömrümü Atina’da geçirdim ve bütün hayatım boyunca da Atina kanunlarından faydalandım. Eğer bu kanunları beğenmeseydim, Atina’yı bırakıp gidebilirdim. Böyle bir şey yapmadım. Şimdi bu kanunların aleyhime döndüğü bir sırada, velev ki, bana karşı haksız da olsalar, kaçmaya kalkarsam, kendi kendime olan uyum ve düzeni bozar, 'Daimonia' mı kaybederim.'

Mahkeme uzun suren tartışmaların ardından Sokrates’in 'baldıran zehiri' içirilerek öldürülmesine karar verdi. Karar uygulanacağı zaman Sokrates başkasının zorlamasına meydan vermeden kölenin elinde tuttuğu zehiri aldı ve: 'Şimdi Allah’a yalvara bilirim! Buradan oraya yolculuk güzel olsun' diyerek sonuna kadar içti. Kaynakların belirttiğine göre, dürüstlük ve sadakatin en çarpıcı örneği olan şu sözleri, öğrencisi ve dostu Kriton’a söyledikten sonra hayata gözlerini yummuştur:

'Asklepios’a bir horoz borçluyuz, parasını ver. Sakın unutma! ..'

SOKRATES VE DAİMON’U

Sokrates’in ilmi, felsefi görüş ve düşünceleri oldukça ehemmiyet taşır. Onun bilgi, ahlak, erdem, insan ve bilginin kaynağı gibi sahalardaki görüşleri, felsefe tarihçileri ve özellikle öğrencisi Eflatun tarafından uzun uzadıya incelenmiş ve kaynaklarda bunlara yer verilmiştir. Biz bu konulardan ziyade, kendisini yönlendirdiğine inandığı ve 'Daimon' adını verdiği güç üzerinde duracağız:

Sokrates, Atinalıların çok tanrılı dinlerini inkar eden dindar bir insandı. 0, kendi hayatının üstün bir Kudret tarafından idare edildiğine ve düzenlendiğine inanan birisidir. Hatta Sokrates, hayalinin tamamıyla ilahi bir güç tarafından yönlendirildiğini kabul eder.

'Çocukluğumdan beri beni izleyen, Allah’ın vermiş olduğu kutsal bir ses vardır. Bu öyle bir ses ki, ne zaman onu içimde duysam, yapmak üzere olduğum bir işi yapmamam gerektiğini gösterir. Anlarım ki yanlışlardan korunuyorum. Ama hiçbir zaman beni herhangi bir şeye zorlamaz... Bana eşlik eden bu ilahi’ güç (Daimon) , etkisini benimle ilişkisi olan insanlar üzerinde de tüm gücüyle gösterir.' Bir başka yerde ise, 'Allah bana kendimi veya başkalarını inceleme (tanıma, bilme) konusunda bir görev vermiştir' der Sokrates. Buna 'bilgiyi arama' görevi de der. Bu görevi bırakmak savaş alanını bırakmak kadar utanç verici olacaktır. Çünkü ona göre 'fazilet bir bilgi'dir. Yani insanların faziletli olmaları ancak bilgi ile, ilim ile olacaktır. Bundan olsa gerek ki, Sokrates o zamana kadarki faaliyet ve fikirlerinden vazgeçmesi şartıyla hayatının bağışlanacağını söyleyen mahkeme heyetine ve jüriye şunları söylemiştir.

'Atinalılar! Sizi sayarım ve severim; Allah’a sizden daha çok baş eğerim. Hayatım ve gücüm var oldukça, bilgiyi, erdemi, hak bildiklerimi uygulamak ve öğretmekten, rastladığım kişileri uyarmaktan vazgeçmeyeceğim. Çünkü bunun Allah’ın emri olduğunu bilirsiniz.'

Sokrates’in ölüm cezasına çarptırıldıktan sonra yaptığı şu konuşma da kayda değerdir: 'Ben, katillerim olan sizlere şunu belirtmek isterim: Ben öldükten sonra, bana verdiğiniz cezadan daha ağırı bekleyecek sizleri. Eğer insanları öldürmekle birtakım kişileri, kötü yaşantılarınızı kınamaktan alıkoyacağınızı sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Makul ve şerefli bir kaçış yolu değildir bu. En kolay ve en asil yol, başkalarını susturmak değil, kendinizi ıslah etmenizdir.' Sokrates kendisinin suçsuzluğuna oy veren yargıçlara dönerek, daha önce kendisini sık sık söz ortasında durduran Daimon’ un (İlahi ses) o gün yaptıklarının hiçbirine karşı gelmediğini belirtir ve 'Bu, başıma gelenlerin iyi olduğunu ve ölümü kötü sananların yanıldığını gösterir. Öbür dünyada adamı soru soruyor diye öldürmezler, hem orada ölüm yoktur. Çünkü bizden daha mutlu olmalarının yanında oradakiler ölümsüz olacak.' Jüri ve mahkeme heyetinin huzurundan ayrılırken söylediği son sözleri şunlar olmuştur: 'Ayrılık saati gelip çattı. Yolcu yolunda gerek.Ben ölüme siz kendi hayatınıza! ... Hangisi daha iyi, Allah bilir! '

Yukarıda kısmen değindiğimiz gibi Sokrates, insanların çok şey bildiklerini sandığını, ama gerçekte pek az şey bildiklerini onlara basitten başlayan sorular sorarak göstermeye çalışmıştır. Hatta onun 'Tek bildiğim, hiçbir şey bilmediğimdir.' sözü çok meşhurdur. Oysa Sokrates, bu kanaata ulaşmadan önce içindeki İlahi ses ona; 'Sokrates’ten daha bilge kişi yoktur' demiş, o bunun doğruluğunu uzun süre araştırmış ve çok çeşitli insanlarla uzun uzun görüşmelerde bulunmuştur. Sonunda bu konuya şöyle bir açıklama getirir: 'Her şeyi bilen yalnızca Allah’tır, gerçek bilge O’dur.'

Sokrates’in içinde duyduğu ilahi ses hayatının mühim anlarında ona hep yön gösteriyor, onun şu veya bu şekilde hareket etmesini ihtar ediyordu. İkaz eden, uyaran, alıkoyan, doğru yolu gösteren ve Sokrates’in benim Daimon’ um dediği bu ses, Sokrates’e göre ilahi bir ilhamdır. Zaten Sokrates, tam manasıyla dindar bir insandır. Kendi hayatının ve bu alemin üstün ve yüce bir kudret tarafından sevk ve idare edildiğine sağlam bir iman ve şuurla inanıyordu.

Hakkında çok az şey bildiğimiz Sokrates gerçek manada incelemeye tabi tutulduğunda, onun yaşayış, fikir ve düşünce boyutuyla farklı bir insan olduğu görülecektir. Herkese her yerde, hak ve doğru bildiğini hiçbir karşılık beklemeden anlatması, hep doğrudan ve haktan yana tavır alması, inandığı gibi yaşayıp, inancı uğruna ölmesi, insanları getirmek istediği çizgi, mücadele tarzı, şiddet yerine sulhu ve bilgi ile ikna yolunu seçmesi, doğruluğu, tek tanrı inancı, yaşadığı çağın Atina’sındaki ortam dikkate alındığında, onun farklı bir atmosferin insanı olduğunu gösterir. Bu özellikleriyle Sokrates, her çağda örnek alınacak, anlayış ve yorumlarından istifade edilecek bir güzel “ bilge” insandır ve ADAM gibi bir ADAM’dır…
(17.04.2010 11:53)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayanrodezya.. Offline
rodezya..
Bayan, 22
Çanakkale
Bildiğim bir şey var; o da hiçbir şey bilmediğimdir.... (03.09.2009 18:51)
(bakınız: hiçbir şey)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayanTEK-SEN Offline
TEK-SEN
Bayan
Devam edelim...

Sokrat eflatunun hayatında devrimler yapan ilk ve son filozoftur…
Şöyle ki;
Bir gün Eflatun,Akademinin bahçelerinde gençlerle sohbet edip duran Sokrat’la tanışır.Sokrat,doğru ve yanlış’tan,güzel’den,iyi,den ve gerçekten bahsediyordu..Şair,filozofun yanına yaklaşıp onu dinlemiş,ertesi gün yine gelmiş ve ondan sonraki günlerde de gelmeye devam etmiş…

Birkaç hafta sonra,zihninde tam bir devrim gerçekleşmiş.O mutlu genç adam,yanılsamalarla yüklü şair kendini tanıyamıyordu artık…Düşünce tarzı,hayatının amacı değişmişti..Ruh doğurtan diyen kişinin kelamı sayesinde yeni bir eflatun olmuştu…

Peki ne olmuştu..?

Bu satir suratlı mantıkçı acaba nasıl bir büyü yapmıştı da o yakışıklı (yakışıklı derken onu görenlerin yalancısıyım,yoksa cidden görmüşlüğüm yok) her neyse yakışıklı,cana yakın Eflatun’u lüxten,zevklerden ve şiirden vazgeçirmiş,dünya nimetlerine paşalar gibi sırt çevirme yoluna sokmuştur…

İyi niyetli bir adam olan Sokrat çok sade ama çok da garip bir adamdı..(Bizzat görüp tanıştım) …Bir heykeltıraşın oğluydu ve ergenlik çağındayken Üç Gras (Venüs’ün üç tanrıça arkadaşı) heykelini yapmıştı..

Ardından,mermer yerine kendi ruhunu yontmayı tercih ettiğini söyleyerek yontma kalemini fırlatıp atmış (atılan kalemi ele geçirdim,saklıyorum) ve o andan itibaren,hayatını bilgelik anlayışına adamıştı.Daha sonraları ise beden eğitimi okullarında,halk meydanında,tiyatroda genç insanlarla,sanatçılarla,filozoflarla konuşurken ve onlara iddia ettikleri şeylerin kanıtlarını sorgularken görülmeye başlamıştı…

Tabi sofistler o sıralarda,çekirge bulutları gibi Atina’nın üzerine üşüşüp cirit atıyorlardı…Sofist,filozofun sahtesi ve canlı inkarıdır…tıpkı demogogların,devlet adamlarının,ikiyüzlülerin,din adamlarının,kara büyücülerin,gerçek modların iğrenç birer taklidi olmaları gibi…(Bilal’in imitasyon olması gibi bişey) …:p

Sofistin Yunan versiyonu diğerlerine göre daha incelikli,daha mantıklı ve daha aşındırıcıdır,ancak bu tür,gerileyip çöken tüm uygarlıklarda var olmuştur…Sofistlerin sayıları,çürümekte olan bir cesetteki kurtlar misali (iğrenç bir benzetme oldu ama idare edin işte) birden vahim bir derecede artmıştı.Adları ister ateist,ister nihilist,ister pesimist olsun tüm sofistler her çağda birbirine benzemekteydiler.

Her zaman için,en yüce hakikat ve hayat demek olan Tanrı’yı ve ruhu inkar etmişlerdir…bunlar hakikat ile safsata arasında fark olmadığını söyleyen sofist bozuntularıydı…ne türde olursa olsun her fikri ve onun tersini ispatlayabileceklerine dair kendilerine güvenleri öyle güçlüydü ki güçten başka adalet olmadığını,kişinin kendi görüşünden başka doğru olmadığını iddia ediyorlardı…Bununla tatmin oluyor,dersleri için yüksek ücret ödüyecek enayi bulup,genç insanları yoldan çıkarıp,entrikalar çevirmeleri ve zorbalık yapmaları için kışkırtıyorlardı…

Sokrat,kendi kendini yetiştirmek isteyen cahil bir insan gibi,içe işleyen yumuşaklığıyla,eşsiz saflığıyla sofistlerin yanına yaklaşmaktaydı…Sonra,art arda sorduğu sorularla onları,iddia ettiklerinin tersini söylemeye ve aslında neden bahsettiklerini bile bilmediklerini açık yüreklilikle itiraf etmeye zorlamaktaydı…
Bunun ardından Sokrat,evrenin bilgisine sahipmiş gibi davranan bu sofistlerin aslında hiçbir şeyin ne nedenini ne de ilkesini bilmediklerini ortaya çıkarmakta,böylelikle onların sesini kestikten sonra hiçbir zafer sarhoşluğuna kapılmayıp,yanıtları ile bir şey öğrenmesini sağladıkları için onlara gülümseyerek teşekkür etmekte ve aslında hiçbir şey bilmediğini bilmenin,gerçek bilgeliğin başlangıcı olduğunu söylemekteydi…
Hımm peki Sokrat neye inanmakta ve neyi ileri sürmekteydi..?

Tanrıyı inkar etmiyordu,şehirdeki diğer insanlar gibi ona ibadet ediyordu ama onun doğasına nüfuz edilemez olduğunu da söylüyordu…Okullarda öğretilen fizikten ve metafizikten hiçbir şey anlamadığını da itiraf ediyordu…Önemli olanın,insanın doğru ve hakiki olana inanması ve bunu,kendi hayatında uygulaması olduğunu söylüyordu.
(22.08.2009 13:53)
(bakınız: ateist, insan, hayat, şiir, zaman, yalan, büyü, güzel, dünya, anlam)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayanTEK-SEN Offline
TEK-SEN
Bayan
Sokrat Areopaj (areopaj:Solon'dan itibaren eski arhontlar'dan teşkil edilmekte olan ve en ciddi türden cinai olayları yargılamakla yükümlü bulunan Atina yüksek mahkemesine denir..) tarafından ölüme mahkum edilip de baldıran zehrini içtikten sonra etrafını saran öğrencilerinin arasında öldüğünde,Eflatun onun öğrencisi olalı bir kaç yıl olmuştu...

Eflatun ile ilgili bilgileri daha sonraya saklıyorum...

Ancak Apollon sokrat hakkında ne düşündüğü sorulduğunda,Piti (Piti için nedire bakınız lütfen) Ondan daha özgür,daha adil ve daha zeki bir insan yoktur diye yanıtlamıştır...

(Yoruldum devamı arkası yarında)
(22.08.2009 04:40)
(bakınız: ölüm, insan, nedir, araf, soru, bilgi, esin, yorum, yarın, eflatun)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayanTEK-SEN Offline
TEK-SEN
Bayan
Heykeltraşın oğlu olan sokrat, Yunan filozofudur..Öğretisini düzenli bir biçimde sunmamış ve hiç bir kitap da yazmamıştır..Her türlü dogmatik öğretinin karşısına dikilmiştir...Hakikati ve kendi öz çelişkilerini,muhatabına sorular sorarak buldurma metodunu benimsemiş ve uygulamıştır...Sofistiklerle mücadele eden,tarihe mal olan bir şahsiyettir... (20.08.2009 02:49)
(bakınız: kitap, soru, tarih, hakikat, hata, sofi, beni, çelişki, odun, filozof)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayBestenegâr Offline
Bestenegâr
x
Sabırsızlığınız yüzünden, Atinalılar, bakın gelecekte size ne söylenecek? Kentimizi kötülemek isteyenler Sokrates gibi bir bilgeyi öldürtmekle suçlayacaklar sizi… Zira sizleri utandırmak niyetinde olmadığım halde bilge olduğumu üzerine basa basa söyleyecekler…

Eğer biraz daha bekleseydiniz yaşım gereği ölüp gidecektim bu dünyadan, beni ölüme çarpıtanlar tarih sizden utanacaktır…

Dipnot: vay be! Görünen o ki Atinalılar utanmıştır, işte bir bilgeyi öldürtmüş üç kağıt tayfası… Günümüzde öldürülecek bilgeler de bu notu tarihe düşerler…
(04.08.2009 18:39)
(bakınız: ölüm, dünya, sabır, tarih, bira, emek, gibi, gelecek, beni, söyle)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayanbaciyan Offline
baciyan
Bayan
Sokratın çalışmalarından edinelebilecekler arasında önemli 3 unsur vardır ki;
1- Söylenecek olanın doğruluğu
2- Söylenecek olanın iyiliği
3- Söylenecek olanın işe yararlılığı

Biz buna Hz Muhammed (a.s.) ın ahlakının temel öğleri diyoruz....
Aynı yoldan gidildiğinde varılacak yerde aynıdır....

Sevgili Hz Muhammed (a.s.) ve Sokrat selam olsun....
(14.04.2009 12:42)
(bakınız: sevgi, sevgili, muhammed, ahlak, yara, doğru, selam, emel, söyle, sela)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baybudala16 Offline
budala16
x
Sokrates'e yolculuklar yapıp ülkesine dönen birinin hiç iyileşmemiş olduğunu söylediklerinde Sokrates şöyle bir cevap verir:
'İnanırım,yolculuğa kendini de götürmüştü.'
'Başka güneşler altında ne bulacaksın?
Ülkeni terk ederek hiçbirşeyden kaçamazsın.'Horatius
(01.03.2009 20:59)
(bakınız: güneş, esin, cevap, söyle, yolculuk, ülke, yolcu, altın, rind, birşey)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayla_ley_la Offline
la_ley_la
x
İstanbul
Sokrates'e göre biz evrenin arkesini bilemeyiz, hem bilsek bile bunun bize bir faydası yoktur. O halde biz 'kendimizi' bilebiliriz, kendimizi bilmek bir ahlak felsefesidir. Böylece felsefede insan konusu ilk defa Sokrates tarafından ele alınmıştır, bu sebeple Sokrates felsefenin kurucusu sayılmaktadır... (11.02.2009 11:20)
(bakınız: insan, ahlak, araf, felsefe, esin, bilmek, evren, böyle, sayı, sebep)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Sayfa: 1 2
sonraki sayfa >>

"SOKRATES" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: SOKRATES NEDİR? sokrates ne zaman?

Antoloji.com
24.10.2014 19:52:14  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]