|
|
 |
 |
|
SON MEKTUP |
SON MEKTUP terimi
ekinazya
tarafından 10.02.2005 tarihinde eklendi |
SON MEKTUP sizce ne demek,
SON MEKTUP size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bayan, 23 |
| Çanakkale |
 |
|
|
 |
SON MEKTUP
bırakmaz yakamı hiç bir aşk,sonunda ne oldu bize bak
ayrılmak için çok erken yarım kalacak sevdalar
ayrılmak için çok erken can dayanır mı buna derken
başımı koyduğum kucak nerde salıp kurtul beni derde
bedenden koptum bi pare elinde taş olacak bak
yanındayken ben biçare yaşanmaz olmuş sevdalar
saatler durmuş gözümde zaman yara çok derinde
ellerim buz gibi oldu bak ateş teninde nafile
Hasretlik çeklimiyor bu soğuk gecelerde
Sensiz hiç yaşamadım ki bu kahbe boş şehirde
Ah bir bilsen sevdiğimm bu sana son mektubum
İster at ister oku BEN YİNE SANA MECBURUM (hacettepeliler) (30.10.2006 23:12)
(bakınız: zaman, gece, hasret, yaşam, sevda, mektup, yara, saat, şehir, sevdiğim)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
| Mersin |
 |
|
|
 |
biliyorumm uzun geldiği için okumicaksınız ama lütfen okuyun emin olun pişman olmicaksınızz ben ilk grdğmde uzun glmşti ama okudğm için pişman diilim
Bu sana icimden canimdan kanimdan kalbinden koparak yazilacak son mektup..
Her satiri sen kokucak senin guzel gozlerine bakarak yazacagim
bu son mektubumu...
Sana daha once defalarca mektuplar siirler yazdim..
Her satirinda sana olan sevdami anlattim...
Her satirinda seni hep seni yazdim..
Bazan bir cicek oldun anlattigim bazan bir kus kanadinda umutlar,
Goz yasioldun bazan... ama hep benimle benim satirlarimda oldun..
Nedenmi son? ?
Aslinda bu mektup belki sana son..bana baslangic...
Acilarin kucagina atacagim kendimi..
Izdirabin dost edinecegim kendime.. Goz yasini kardes...
Tek seninyerine hic bir sey koymayacagim.. Tek senin yerin bos kalacak..
Ben bende oldugum surece..
Elinin tuttugum o ilk ani dusunuyorum suan..
Yuzum guluyor ama gozlerim doldu neden..
Hani seni gordugum o ilk an varya...sana senin kollarina benden once
kalbim ucmustu...Ne kadar sakin gorunuyordum oysa...
Sen sevinc ve heyecandan titriordun..
o an anlamistim SEN BENIMDIN...
VE..
BEN SENIN...
Nerelere suruklemisti hayat bizi..Neler asmis nelere gogus germistik ve
o an senle el ele goz gozeydik...
Tanrim dusunuyorumda simdi INANAMIORUM..
Ya sonrasindan gelen mutlu saatler senli benli...
Dokunuslar bakislar ve sicacik tenin..
DUDAKLARIMDA HALA TADIN...
offf
Gozlerimdeki bu yaslarda neyinnesi...
O mutlu anlari dakikalari bolemi anacaktim...
Her baslangicin bi bitimi vardirya bitanem...
Sayili gunlerimizde biti vermisti degilmi...Ayriligin esigindeydik artik..
Kavusmanin sarhosluguna alisamadan ayriligin acisi cokmustu yureklerimize..
Simdi beni ugurladigin o otobusun yanindayim...
Senin gozlerindeki o yalvaris simdi benim gozlerimde...
Hala o son sarilisimizdaki kokunu duyuyorum su an..tum gercekligiyle..
Kollarini bedenimde hissediorum..
Melegim diyisin kulaklarimda..
Sanki bir sevda masaliydi ayrilikla son bulan...
O sarilisin sanki bir daha kavusamayacagin sevgiliyeydi..
O zaman sen gorme diye aglamamistim..
Simdi gozlerim hem o gun hemde bu gun icin inat icin sevda icin haksizliklar icin
isyan edercesine agliyor...
Sana butun bunlari nedenmi anlatirorum..
Umitsizlige kapildim..
Sevdamdan zorla koparildim..Sucluyum..Suclaniorum..
Her gun bi defa daha oluyorum...
Dusunuyorumda nerede hata yaptim..Ne yaptim YARADANA..Tum bu acilari hak edecek ne? ?
Koparilmis bir gul gibiyim simdi...
SOLMAYA OLMEYE MAHKUM....
ve...
Ardindan gelen izdirap dolu aci dolu dakikalar saatler..
Gunler ve aylar sensiz bensiz..
Yalanla dolanla bitmis bitirilmis binlerce kutulara sir gibi kitlenmis
kitlendikden sonra anahtari pas tutmaya yuz tutmus sevdalar yurekler..
Hadi bi tanem son kez saril bana...
Kokunu son kez duyayim seni hissedeyim..Son kez bedenimde..
Seni ellerimle bir baska kucaklara sevdalara nasil gonderecegim..
Kirilasica ellerim... Parcalansin yuregim... sSninle dolu dopdolu anlar donsun
zaman gecmesin....
Saatler bu pazar gunu dursun zaman akmasin... Cicekler solsun.. Gunes
dogmasin.. Sabah olmasin....LANETLER OLSUN KADERIME..
Madem yuce tanrim senin sevdani koydu gonlume.. Seninle doldum tastim..
Alsin canimi artik bu gunu yasatmasin...
Bu sana son mektubum sevdigim...
Seni beni guzeli kotuyu aciyi ve izdirabi bagrinda tasiyan sana son..
Bana baslangic..
Bu sana son yemin sevdigim...Kalbim attigi surece.. Gozlerim senden
baskasini gormesin...Ellerim ellerine hasret bedenim bedenine susamis..
KALBIM BU SON SEVDAYLA SON BULSUN...
SENDEN BASKASINI SEVMEK HARAM OLSUN...
Ve bi tanem...
senden uc sey hep benimle kalsin...
Sevdaminizin nisanesi Yuzugun
anilarim..
ve
ve Yuregimi kasip kavuran Sevdan...
Bu sana son mektubum bi tanem...
Dikkat et kendine.. Sakin hasta olma kiyamam..
SIKI giy usutme...
Yemegine dikkat et...
Saclarini uzun seviorum hep ole kalsin..
ve
Hepgul bi tanem...Sana gulmek yakisior...
Guclu ol..
ve
Unutma...
seni daima seven, arzulayan, bekleyen,seninle uyuyup senine kalkan
her aninda seninle yasayan bi can var....Meleğin var
UZAKLARDA
SON MEKTUP
senden kalan son hatıraları yakacaktım
karar vermistim seni hayatımdan söküp atacaktım
işte o an elime mektubun geçti
kurumamıştı hala ıslaktı
göz yaşlarının damlalarıyla yazdığın son mektubundu bu
buselerinle süslediğin elvada şarkıları çalıyordu
tükenmiş bedenimin kulaklarında hala
yıkılmıştım artık bir daha doğrulmamasına..
hani yeminlerin vardı yazmıştın duvar taşlarına
hani sen bensiz bir an bile yaşayamazdın..
şimdi hiç bakmıyormusun duvar taşlarına
hiçmi yüreğin sızlamıyor
hiçmi bir şey hatırlatmıyor bu taşlar sana
VAZGEÇMİŞTİM;
gidip hepsini teker teker kazıyacaktım
ismini bir daha hiç ama hiç anmayacaktım
kızıpta okumadığım son mektubunu okuyuncaya kadar
seni olene kadar kalbimde saklayacagım
elvada canım ELVEDA.... (05.10.2006 23:44)
(bakınız: dost, sevgi, hayat, zaman, para, yalan, sevmek, umut, sevgili, hasret)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 38 |
| Trabzon |
 |
|
|
 |
DÜNYADAN CENNETTEKİ ŞEHİDE MEKTUP
M.NİHAT MALKOÇ
(Bir Şehit Evlâdının Dudaklarından Dökülenler…)
Her şey mektupların kesilmesiyle başlamıştı. Haramiler posta katarlarının önünü kesmişti. Mektupların hayat pınarımızdı bizim. Gelir diye, umut ve merakla geceleri gündüze ekliyorduk. Ve bir gün geldi mektubun sabah rüzgârıyla… Sevinç gözyaşlarıyla ıslanmıştı zarfın her yanı. Demek açılmıştı posta katarlarının yolu. Zarfı açtığımda “Vatan sağ olsun” yazısı ilişti gözüme. Devamını okumak gerekmiyordu zaten. Mektup elimden düşmüştü yere. Annem meraklı gözlerle beni süzüyordu. Belli ki kötü bir şeylerin habercisiydi bu şaşkın bakışlar… Ölüm haberin gelmişti baba. Gözyaşları sağnak sağnak boşalıyordu göz pınarlarından. Annem yorgan döşek, günlerce kalkmadı ayağa…
Kandil dağlarından esen acı poyraz, bahçemizin en nadide gülünü kırmıştı orta yerinden boylu boyunca… Bahçenin bir köşesinde boynunu bükmüştü gonca güller… Kırağı yemişlerdi beklenmedik bir zamanda. Dallarımız budanmıştı hoyrat ellerce. Yüreğimize kor ateşler düşmüştü. Fakat sen ölmemiştin baba. Çünkü şehitler ölmez. “Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın. Aksine onlar diri olup Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar.” diyor Hazreti Allah. Bununla teselli oluyoruz ancak… Sen ölümün içinde buldun ebedî hayatı. Ölüm ölümsüzlüğün kapısını açtı sana.
Yürek dağlarımın eriyen karı, bahar kokulu bahçemin solan çiçeği, evimizin yıkılan direği, canım, biricik babacığım;
Sen bizi bırakıp gittiğinden beri hep bir yanımız eksik kaldı. Hain kurşunlara hedef olduğun o talihsiz zaman dilimi sanki dondurdu hayatımızı. Fakat biz yarınları değil dünü yaşıyoruz seninle. Yarınlarımız yetim, onun için mazide kalmayı, o şefkat iklimine sığınmayı yeğliyorum. Sen varsın dünümde. Bugünler ve yarınlar babasızlığın ağır yükünü ve mahzunluğunu sırtıma yüklemiş. Taşıyamıyorum kurşundan ağır bu yükü baba.
Biz dünü yaşıyoruz baba, yani senin hatıranı… Onun için soframızda hep bir tabak ve bir kaşık artıyor o günden beri. Boş kalan tabakta senin ruhun ve kısacık hayata sığdırdığın hatıraların gizli. O tabak hep boş kalacak. Bunu düşündükçe içim acıyor; gözlerim sulanıyor. Bedenen olmasa da ruhen aramızdasın. Tabağımız ve kaşığımız boş kalsa da hatıralarının sıcaklığı ısıtacak içimiz. Bununla avunacağız bu fani dünyada.
Biliyor musun baba? Asker potinlerin hâlâ kapımızda duruyor. Yıllardan beri hiç giyilmeseler de sımsıcak içleri. Haftada bir boyayıp cilalıyorum asker potinlerini. Misafirliğe gelenler yetim bir yuvanın kapısına dayandıklarını bilmesinler. Bize yukardan bakıp acımasınlar. Her evin olduğu gibi bizim evin de bir babası olduğunu sansınlar.
Kahverengi pantolunun cebindeki köstekli cep saatin hâlâ çalışıyor. Geceleri yanıma alıyorum onu. Çıkan tik tak sesleri nabzının attığını hissettiriyor bana. Babam ölmedi diyorum. Uzun bir gurbet yolculuğuna çıktı, dönüşü olmayan yola revan oldu. Biz de bir gün bu yoldan sana geleceğiz baba… Sana kavuşma heyecanıyla zamanın bir çırpıda gelip geçmesini istiyorum. Sensiz dünyanın ne tadı, ne tuzu var.
Annem elbiselerini de kaldırmadı gardıroptan… Güveler vurmasın diye her yıl naftalin döküyoruz üzerlerine. Şimdilik içlerini dolduramasam da belli ki gelecekte bana miras kalacaklar. Miras dedim de aklıma geldi. Sen bana maddî bir miras bırakamadın ama iyi bir nam bıraktın ardında. Kirlenmemiş bir hayat sundun çocuklarına. Her Cuma gecesi yasinler gönderiyorum mübarek ruhuna. Biliyorum ki orada rahatsın. Peygamberimizin “livaül hamd” sancağı altında gölgeleniyorsun.
Kardeşim Dilara’yı hiç merak etme. O benim şefkat kanatlarımın altında çocukluğunun pembe rüyalarını görüyor. Senin boşluğunu dolduramasam da yeri gelince bir abi, yeri gelince bir baba oluyorum ona. Daha doğrusunu söylemek gerekirse garibanı Allah koruyor baba. Onun için gözün arkada kalmasın, rahat uyu toprağında…
Sen vatan yoluna baş koydun baba. Canın karşılığında cennetin tapusunu verdiler sana. Fakat ben teselli bulamadım dünyada. Bunu da çocukluğuma say baba. Aradan yıllar geçmesine rağmen seni bir türlü unutamıyorum. Hayalin gözbebeklerime takılıp kalıyor. Herkes babasıyla el ele gezerken bakamıyorum onlara baba. İçime bir garip hüzün çöküyor o anda. Kanım donuyor gün ortasında.
Oysa ne güzel hayallerimiz vardı yarınlara dair… Biz geleceğin planını kurarken melekler gülüyordu kenarda. Olmadı, olmadı habersiz gidişin baba. Yoluna güller koyduğum mübarek insan… Sen de Hamzalar’ın, Ömerler’in, Aliler’in yoluna baş koydun. Mübarek şehadet şerbetini yudum yudum içtin baba…
Avutmuyor isyankâr yüreğimi yarına dair düşler… Sensiz bir dünyanın kendi buz tutmuş karanlık düştür zaten. Türküler ağıt gibi geliyor bana. İkindi yağmurlarıyla ıslatıyorum kavrulan bedenimi. Yine de içim yanıyor, bağrım kanıyor baba…
Fazla söze ne hacet… Son sözü sen söyledin baba… Bir yetimin kanayan ruhundan yansıyan sözlerle örülü, titreyen ellerle yazılan bu pulsuz mektubu kabul et baba…Sözlerimi şair Mithat Cemal Kuntay’ın şu anlamlı dizeleriyle tamamlamak istiyorum:
“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”
Cennette yetim oğluna da bir gölgelik ayır baba. Seni dünya gözüyle görmek mümkün olmasa da bari Cuma ve kandil gecelerinde rüyalarıma gir baba. Belki böylelikle her dem çoğalan hasretimiz diner sabaha. Rahmet sana, minnet sana, gülşende gonca gül baba! ... (16.07.2006 13:56)
(bakınız: ölüm, hayat, zaman, anne, gece, baba, dünya, gözler, bugün, umut)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 22 |
|
 |
|
|
 |
yazdığın son mektup şuan elimde
okuyup aglıyorum her kelimede
demekki yalanmış aşkın sevginde
mutlu ol diyorsun sensiz olurmu
teselli artık neyi değiştirirki elinle kabrimi kazdın demekki
ben zaten düntaya gün görmedimki
son darbeyi vurdun bu son mektupla
ayrılsakta mutluluk dilerim sana
katlanmak zorundayım gözyaslarıma
yazdığın haberin her satırına ecelimi yazsanda bu son mektupta
her güzel şeyin önünde eğildiği tüm güzel duyguların mahkum olduğu muhteşem kadın zerrin özer.......... (04.06.2006 18:53)
(bakınız: sevgi, kadın, yalan, güzel, mutluluk, mektup, yorum, duygu, emek, darbe)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 25 |
| Suriye |
 |
|
|
 |
sebepler önemlidir diyorum.. (04.06.2006 18:34)
(bakınız: yorum)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 28 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
'...
ey yar, bu mektubu aldığın demde
kara topraklara verdim kendimi...
herşey bana engel oldu alemde,
bir çoşkun nehirdim, yıktım bendimi.
eger bu mektubu alan kisi de yazan gibi sevmisse o mektup asla atilmaz, hatta cuzdanda saklanir. ama okumaya da gucu yetmez. ole durur eskir bu mektup. (04.06.2006 18:00)
(bakınız: mektup, toprak, gibi, lara, kara, herşey, alem, nehir, maya, kuma)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 22 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
son ilk baş farketmez ama acaip yazarım.. (21.04.2006 19:13)
(bakınız: yazar)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"SON MEKTUP" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|