BUGÜNKÜ GAZETELER
Gazeteler  Sabah Gazeteler  Milliyet Gazeteler  Zaman Gazeteler  Sözcü Gazeteler  Habertürk Gazeteler  Taraf Gazeteler  Cumhuriyet Gazeteler  Fotomaç Gazeteler  Türkiye Gazeteler  Tüm Gazeteler

Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              süleymancı nedir?
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
SÜLEYMANCI SÜLEYMANCI terimi ..::~~[ Kara Kasirga ]~~::..
tarafından 27.01.2003 tarihinde eklendi
SÜLEYMANCI sizce ne demek,
SÜLEYMANCI size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
<< önceki sayfa
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 9
sonraki sayfa >>
Bayhakalmazz Offline
hakalmazz
x
1 person liked.
1 person did not like.
Kendilerini okumaya ve okutmaya adamış 'ilmin zekatı yüzde yüzdür' kuralını benisemiş çok gerekli yasaklar(kısıtlamalar) barındıran çift kanatlı kuş misali hem dünya hem ahiret hayatına hazırlık yapan bir cemaat(yani topluluk) tir. hocaları ise 3-4 yıllık çalışmaları ile sınavla 2 yıllık bir tekamül(kamilliğe erme) yurtlarında ders görürler gerekli kısıtlamaları var mesela sigara(zaten malum) kot pantolon (çeşitli zararları vardır kıl dönmesi,uzun zaman kiri göstermemesi, dar olanların uzuvları belli etmesi,yırtmaçlar,üretim esnasında taşlama yapılan kotların işçıleri tedavisi olmayan silikozis hastalığına yakalanmalarına sebep olması....) bayanların saçları ile beraber göğüslerini kapatmaları(avret mahalleri) vb.Şeriattan ayrılmazlar(not:herkezin bildiği gibi şeriat demek din demek,din demek şeriat demek, şeriata küfreden dinine küfretmiş olur.) bu insanalar kutuplaşmak değil kaynaşmak yani süleyman hilmi tunahanın dediği gibi 'içimiz hakla dışımız halkla' vecizesini kendilerine kural edinmişlerdir. (23.06.2009 01:03)
(bakınız: insan, hayat, zaman, dünya, sigara, ayna, adam, esin, ahiret, süleyman hilmi tunahan)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayresulehasret Offline
resulehasret
x
yolunu gayesini allah yoluna adamış ismi muhterem bir zattan gelen ama başkaları tarafından sırf söylem adına yanlış tanınan bir grup allah yolcusu

dr. süleymanlı kardeşindede dediği gibi

BU KERVAN YÜRÜYECEKTİR BİİZNİLLEH..........iNNE LİLLEHİ VE İNNE İLEYHİ RACİUN....
(26.05.2009 17:10)
(bakınız: araf, kardeş, adam, esin, gibi, dede, söyle, yolcu, yanlış, grup)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baydr_süleymanl.. Offline
dr_süleymanlıyım
x
süleymanlılık HÜVEHÜVESİNE ASHAB-I KİRAM YOLUDUR...

ANLAYANA...
(12.05.2009 21:42)
(bakınız: esin, ashâb-ı kiram, ılık, sine, hüve, kira)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baydr_süleymanl.. Offline
dr_süleymanlıyım
x
Süleymanlılık HÜVESİ HÜVESİNE ASHAB-I KİRAM YOLUDUR demektir.
tüm yorumları okudum. ilimden nasipleri olan ve iman etmiş kimselere slm olsun. yaptıkları iyi niyetli yorumlar için tşkkürler.
ey ilimden nasibi olmayan cahiller size de ne diyeyim allah(cc) hidayet nasip etsin. aslında kendimi zor tutuyorum şu yorumlara. be gafil darul harp diye bir yere hüküm verilince oradaki insanlar kafir mi sayılmış olur? böyle bir saçmalık olabilirmi? türkiyede zina suçu resmi olarak şuçtan düşürülmedimi? cuma hutbelerinden inneddine indellahe el islam ayti celilesi kaldırılmadı mı? sen hangi memlekette yaşıyorsun? DİYALOG başlığı altında amentümüz ortak sayılmadı mı? sen ne biçim müslümansın ki halinden haberdar deyilsin? sen bu ülkede ALLAH(cc) demenin bile yasak olduğu birdevir yaşandığından haberdarmısın? sen ne biçim müslümasnın? ben yıllardır -ki o çocukluğumdan başlayıp dr oluncaya kadar talebelik olarak sürmüştür- bu cemaatin içindeyim hataları yok deyil elbette var ama bunlar beşeri hatadır. yoksa şer-i şerife aykırı zerrelerini görmedim. ayrıca söylermisin bizi kafirler sınıfına koyarker şunu düşünmedinmi? :
BU İNSANLAR BEN DAHİL HERKESİN HAYATINI YAŞADIĞI BİR ESNADA HAYIRLARLA İNSANLARA EHLİ SÜNNET YOLUNU ANLATIYOR ACABA KAFFİR DEMEK DOĞRUMU?
veya şunu da mı bilmekten acizsin? :
elhamdülillah müslümanım diyene kafir demek kişiyi küfre sokar. sen bu güzide insanlara nasıl laf atarsın? herkesin zina peşinde koştuğu bir devir de on binlerce delikanlıyı harama bile bakmaktan beri kılan bir topluluk bu.
Onların sohbetlerinde Allah(cc) anılır ve rasulü(sav) anılır bütün ümmeti muhammede ve peygamberlere kuran-ı kerim okunup hediye edilir.
sen bir müslümansan şu yorumundan utanmadınmı? devam mı edeceksi,n bu gafletine be adam kendine gel. yarın keşge diyeceksin keşge en azından islama hizmet edenleri sevebilseydim... fakat ordan geriye dönüş yok bilesin. unutmayın biz birşeyi iddia ediyorsak bir temele dayanırız da söyleriz sen içerisinde allah demenin yasak olduğu bir devlete islam devleti diyorsan deye dur...
sizin gibi gafiller yüzünden hz Allah bu topluluğu gönderdi. tavsizye ederim surei maide ayet 54 ve 55 iyi oku. olurya belki sana birşeyler ifade eder.
senin dostların kim bizim dostlarımız kim? sen kimleri seviyorsun biz kimleri seviyoruz? sen kimi anarak yatıp kalkıyorsun peki ya biz?
Rabbim hepimize rahmet etsin ne diyeyim. şayet bir kusurum olmuşsa ben bir kulum Rabbimse Ehamerrahimin dir. onun affına sığınırım. bu güzide insanlara çamur attığınız yeter susun artık susun siz ulusanızda BU KERVAN YÜRÜYECEKTİR BİİZNİLLEH..........iNNE LİLLEHİ VE İNNE İLEYHİ RACİUN....
(12.05.2009 21:40)
(bakınız: insan, dost, hayat, kuran-ı kerim, türk, deli, çocuk, muhammed, türkiye, cahil)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayramazan710 Offline
ramazan710
x
önce süleymancılık diye birşey yoktur.Süleyman efendi'nin hizmetleri vardır.lütfen ön yargılı olmayalim.bir gün olsun onlarla tanısalım.goreceksınız ki onlar kadar ıyı kısıler var mıdır? hic vakit kaybetmeden onları arayalim.Ve SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN'A saygı duyalım.Onu arastıralım. (12.04.2009 17:20)
(bakınız: saygı, süleyman hilmi tunahan, bir gün, lütfen, alim, maya, onlar, hizmet, efendi, birşey)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay70-70 Offline
70-70
Bay, 28
Hollanda
Bu yol siraati mustakimdir, düpe düz bir caaddedir, Allaha (c.c) giden yoldur, hak ve tek yoldur!

Bu yolu ancak bilenler ve yasayanlar bilir. Bu yol herkese nasip olmaz.
(21.03.2009 02:22)
(bakınız: usta, herkes, ancak, nasip, olmaz, bile, kese, anlar, allah, ilen)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayyelizcan Offline
yelizcan
Bay, 40
kesinlikle dinimize kötü birşey söylüyormuşum gibi algılanmasın ama süleymancı deyince herkes kötü düşünüyo we gerçekten bazıları dini suistimal ediyolar ve çok abartıyolar tabiki müslümanız ama abartmanın we kötü anılmanın hiç gereği yok (18.02.2009 18:56)
(bakınız: gerçek, müslüman, esin, gibi, kötü, abartı, herkes, algı, birşey, ince)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baykarpınar Offline
karpınar
x
peki sizlere sorarım bu süleymancı dedikleri kişilşer nasıl oluyorda türkiyenin ve dünyanın bir çok yerinde faaliyet gösteriyorlar hemde çok eskiden yazılmış kitapları okuyor ve okutuyorlar ve bunlara kimse ses çıkarmıyor.sizcebunun hikmeti nedir belkiden gerçekten gayeleri allahın rızasını kazanmak olamazmı ne dersiniz. (18.02.2009 16:31)
(bakınız: aliye, türk, nedir, dünya, gerçek, kitap, türkiye, belki, lara, eskiden)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baysotlü Offline
sotlü
x
öncelikle süleymancı değil süleymanlıdr süleymanlı demek islamı hakkıyla yaşamaya çalışanlarn adresi ve SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN HZ LERİNİN yolunda gitmek demektir (23.01.2009 15:33)
(bakınız: gitmek, yaşam, islam, süleyman hilmi tunahan, emek, gitme, demek, maya, adres, çalı)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayBilal_87 Offline
Bilal_87
x
DÂR-ÜL HARP MASKESİ ALTINDA YAPILANLAR



İslâm nâmına ortaya çıkıp, dinimizin aslına uymayan şeyleri söyleyenler geçmişte olduğu gibi, günümüzde de mevcuttur.

Allah-u Teâlâ bir Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruyor:

“Nefsinin hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen, Allah’ın da dalâleti hak ettiğini bilerek saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözüne perde çektiği kimseyi gördün mü? ”(Casiye: 23)

Bir kimse, hükmü Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif ile sabit olan bir hususta kendi arzusuna göre ayrı bir hüküm ortaya koyarsa nefsini ilâh edinmiş olur. Artık o, din-i İslâm’dan sıyrılmış, kendi dinini kurmuş, kalbi mühürlenmiş, dalâlet batağına saplanmış, şeytana arkadaş olmuştur.

Bir diğer Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:

“Resulüm! Gördün mü o nefis arzusunu ilâh edineni? Artık ona sen mi vekil olacaksın? (Onu şirkten sen mi koruyacaksın?) ” (Furkan: 43)

İlâhı nefsi olanın, Allah ve Resulü ile ne ilgisi kalır? Artık onun için helâl-haram mefhumu ortadan kalkar. Din-i İslâm’ı aslından çıkarmak, hurafelerle doldurmak, kendi arzu ve çıkarlarına bakmak ister. Nefsini ilâh edindiği için Allah-u Teâlâ’nın hükümleri yerine kendi arzularını hükm-ü ilâhi yerine koymaya çalışır. Artık o bir din kurucu, bir deccal, bir ateşe çağıran imam olmuştur. Ona tâbi olanlar da Allah ve Resul’ünün hükmünü bırakıp, onun nefsinin hükmünü kabul ettiğinden dolayı onu ilâh kabul etmiş olur.

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruyor:

“Biz onları ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet günü asla yardım görmezler.” (Kasas: 41)

Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz ise Hadis-i şerif’lerinde:

“Ümmetim için saptırıcı imamlardan korkarım.” (Müslim)

“Ümmetimden yalancılar, deccaller vücuda gelir.” buyuruyorlar. (Münâvî)



Hakikat ile Dalâlet:

Bunlardan bir tanesi memleketimizin dâr-ül harp olduğunu ve fâizin helâl olduğunu söylemiş, kendi dinini ilân etmiş, ona tâbi olanları küfre kaydırmıştır.

Onlar kirli gaye ve amaçlarına ulaşmak için her şeyi mübah görmüşler, Dâr-ül harp maskesinin altında fâizin helâl olduğunu söylemişler, fâiz kapılarını açmışlar, imanı zayıf olanların hepsini o kapıdan dışarı çıkarmışlardır.

Dâr-ül harp diyerek bütün millete küfür damgası vurmuşlar, bir taraftan memleketimizin İslâm olmadığını savunarak haram olan fâizi helâl kabul etmişler, bir taraftan dükkân dükkân, ev ev gezerek halka, mahsulünün öşürünü vermelerinin gerektiğini telkin etmişler, fakirin hakkı olan zekâtı gasbetmişler, bu milleti ahmak yerine koymuşlardır. Çünkü zekât da, öşür de müslümanlardan alınır.

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruyor:

“Onların çoğu zanna uyarlar. Gerçekte ise zan hakikat karşısında hiçbir şey ifade etmez.”(Yunus: 36)

Öncelikle dâr-ül İslâm nedir, dâr-ül harp nedir, bunun ayırımını yapmak lâzımdır.



Dâr-ül İslâm, Dâr-ül Harp:

Dâr-ül İslâm, müslümanların eli altında, hakimiyetleri dâiresinde bulunan, emniyet içinde yaşayarak dini vazifelerini korkusuzca yapmaya muktedir oldukları yerlerdir.

Dâr-ül Harp ise müslümanlar ile aralarında barış ve antlaşma bulunmayan gayr-i müslimlerin hakimiyetleri altında bulunan yerlerdir.

İmâm-ı Âzam (r. aleyh) Hazretleri’ne göre bir dâr-ül İslâm’ın dâr-ül harbe dönüşmesi için üç şartın tahakkuk etmesi gerekmektedir:

1- Dâr-ül harbe bitişik olmalıdır.

2- İçerisinde şirk hükümleri uygulanmalıdır.

3- İçinde evvelki eman ile emin bir müslüman veya zimmî kalmamış olmalıdır. (Evvelki emandan maksat, müslüman için İslâmiyet’i yaşama emniyeti, zimmî için de can ve mal emniyet ve selâmetidir.)

Yani ülkede bir müslüman veya zimmînin bulunması, küfrün tam hakimiyet kurmadığına delildir.



Asıl Esastır:

İmâm-ı Âzam (r.aleyh) Hazretleri’nin prensibi şudur:

“Asl’ın eserlerinden bir şey bâki kaldıkça hüküm ona aittir, ârız olana (sonradan meydana gelene) değil.”

Dolayısıyla, ülke temelde dâr-ül İslâm iken, orada bir müslüman veya zimmî kalınca, aslın eserlerinden birisi mevcut demektir, dolayısıyla da bu ilk hüküm devam eder, yani İslâm eserlerinden bir eser kaldıkça bu yer dâr-ül İslâm kalır. Bir kişi için eman ve ismet (can ve mal dokunulmazlığı) dâr-ül İslâm ile sabit olduğuna ve bu eser mevcut bulunduğuna göre, delillerin çatışması durumunda, “İslâmiyet daima âli ve gâliptir, mağlup olmaz.” (Buhârî) Hadis-i şerif’i gereğince o yer dâr-ül İslâm olarak kalmaya devam eder. Orada can emniyetine sahip bir müslüman veya zimmînin bulunması, daha önce olduğu üzere, o yerde dâr-ül İslâm’dan bir hükmün mevcut olduğunu gösterir. Bu da oranın dâr-ül harp hükmüne geçmesine mânidir. (Radiyuddin es-Serahsi, el-Mebsût - Cessâs, el-Fetâvâ’l-Velvâliciyye)

Örneğin Almanya, hükümet erkânının ve milletin ekserisinin gayr-i müslim olması ve de asıl olarak küfür üzere gelen bir toplum olması hasebiyle küfür diyarıdır. Bugün içerisinde binlerce müslüman Türk işçisinin çalışmasına rağmen orası İslâm diyarı değildir.

Aynı şekilde Osmanlı Devleti gibi asırlarca İslâm’ın müdafiliğini yapmış bir asıldan gelen, nüfusunun yüzde doksandokuzu müslüman olan memleketimize “dâr-ül harp” demek ise büyük bir sapmışlıktır. Bunu söyleyenler, kendi kurdukları bâtıl dinlerine göre hüküm vermişlerdir.

“Sual: O halde memleketimiz dâr-ül İslâm mıdır?

Cevap: Dâr-ül İslâm denilebilmesi için, ilâhi hükümlerle hükmetmek şarttır. Bir hükümet erkanı bu hükümleri değiştirmeye ve azınlıkta olan küfürü savunanları kaldırmaya gücü yetmezse dâr-ül İslâm’dır denilemez. O halde nedir? Dâr-ül harptir denilemediği gibi dâr-ül İslâm’dır da denilemez.

Ohalde ne yapmamız lâzım? Bunu bizzat Allah ve Resul’ünden öğrenelim.

Bir Hadis-i kudsi’de şöyle buyuruluyor:

“Ben Allah’ım! Benden başka ilâh yoktur. Sizi idare edenlerin sahibi ve Meliklerin melikiyim. Onların kalpleri benim kudret elimdedir.

Eğer kullar bana itaat ederlerse, ben de onları onlara rahmet kılarım, merhamet ve şefkatle muamele ederler. Yok eğer kullar bana isyan ederlerse; ben de onları onlara belâ ederim. Kalplerini kin ve gazapla onlara çeviririm. En kötü azap ile azap ederler.

Binaenaleyh sizi idare edenlere karşı sövmekle bedduâ etmekle meşgul olmayınız. Fakat nefislerinizi beni zikretmekle, bana duâ ve tazarru ile meşgul ediniz. Böylece ben de onların hakkından gelirim, sizi onların şerrinden korurum.”(Mişkât’ül-Mesabih: 3721) ” (Ömer ÖNGÜT, İslâm İlmihali sh: 404-405)



Fâiz Haramdır:

Fâizin haram oluşu hem Âyet-i kerime, hem Hadis-i şerif ile sabittir.

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde:

“Fâizi yemeyiniz! ” (Âl-i imran: 130)

“Allah alış-verişi helâl, fâizi haram kılmıştır.”(Bakara: 275)

“Yok eğer fâizi terketmezseniz, bunun Allah’a ve Peygamber’ine açılmış bir savaş olduğunu bilin.” buyuruyor. (Bakara: 279)

Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz ise Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyuruyorlar:

“Allah fâiz yiyeni, yedireni, şahitlerini ve kâtibini lânetlemiştir.” (Tirmizi)

“Fâiz yiyenlerle zekât vermeyenleri cehennem ateşi ile müjdele.”(Münâvî)



Fâiz Hakkında Temsil:

“Ebu Hüreyre (r.anh) ’den rivayet edilen bir Hadis-i şerif’lerinde Resulullah (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurmaktadır:

“Fâiz yetmiş çeşit günaha sebeptir. Bunların en hafifi, kişinin anası ile zinâ etmesi gibidir.” (İbn-i Mâce: 2274)

Size bir temsil arzedelim:

Bir baba oğlu ile Hacc’a giderken bir handa kalıyorlar. O gece baba vefat ediyor. Oğlu bir bakıyor ki ceset hınzır sûretine dönüşmüş, o kadar müteessir oluyor ki, o üzüntü ile kendinden geçtiği bir anda kapının açıldığını, içeriye nûranî bir zâtın girdiğini görüyor.

Gelen o zât, babasının örtüsünü açıyor ve eliyle meshediyor. Elinin meshettiği yerler hem nur oluyor, hem de sıfatı değişiyor. Genç hayretle “Siz kimsiniz ki, beni bu kadar sıkıntılı bir anda kurtardınız? ” diye sorduğunda “Ben âhir zaman peygamberiyim. Babanın bu hâle düştüğünü melekler bana haber verdi. Ben de Allah-u Teâlâ’dan ona şefaat etmem için izin istedim, bana o izni verdi. Çünkü baban her gece yüz salâvât-ı şerife getirmeden yatağına girmezdi. Bu hâle dönüşü de fâiz yüzündendi.”

Fâiz deyince bir şey daha ilâve edeceğim. Bir gün Manisa’dayım. Bir zât bir şeyler söylemek istiyor, fakat çekiniyor. Bunu anlar gibi oldum. “Buyurun” dedim. “Ben” dedi. “Mühim rüyâ gördüm, annemle zinâ halinde imişim.” “Fâizle iş yapıyor musunuz? ” dedik. “Tüccarım” dedi. Bu budur.

Bir noktayı daha ilâve edeyim. Bir gün Giresun’dan bir zât geldi. “Ben o bölgenin tüccarıyım, yirmiiki-yirmiüç milyarla iş yapıyorum, buna rağmen sıkıntıdayım. Duydum, bunun hikmetini sormak için geldim.”dedi. “Fâizle iş yapıyor musunuz? ” “Yapıyorum” dedi. Manisa’daki durumu ona arzettik, “Aynı rüyayı ben de gördüm.” dedi.

İşte efendiler fâiz budur. İstediğiniz kadar alın.

İşte kardeşler, Hazret-i Allah’a dönmemiz için bu son bir fırsattır.

Hiçbir fâizcinin bu domuz şekline dönmeyeceği hayalinize bile gelmesin!

Âhirete de bu şekilde intikal edecek. İşte fâizcilerin âkıbeti budur.” (Ömer ÖNGÜT, Süleymancıların İçyüzü, sh: 301-302)
(20.01.2009 14:44)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
<< önceki sayfa
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 9
sonraki sayfa >>

"SÜLEYMANCI" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: SÜLEYMANCI NEDİR? süleymancı ne zaman?

Antoloji.com
31.10.2014 09:30:44  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]