|
|
 |
 |
|
TECRİT |
TECRİT terimi
EYLEMM-cepheli-
tarafından 17.03.2005 tarihinde eklendi |
TECRİT sizce ne demek,
TECRİT size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 34 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Duygu ve düşüncelerin prangaya vurulmasıdır..TECRİT..... (12.03.2011 23:15)
(bakınız: duygu, düşünce, pranga)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 85 |
|
 |
|
|
 |
Tecrit(!) içerde bedenim tutsak, dışarda düşlerim yasak...
g.yorum (25.10.2007 21:50)
(bakınız: arda, yorum, yasak, beden)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Asıl bulunduğu yerden uzaklaşabilmesi için gerekli olan alandan mahrum
bırakma fiili. “Kişiliğinizi parçalamaktan başka hiçbir amacı yoktur tecritin... demiş
İspanyol, F tipinde 16 yıl yatan Tomax Carrera Juarros.
Tecrit, bir insanlık suçudur.
Bu suçu işleyenler muhakkak bir gün insanlığa hesap vermek zorunda
kalacaktır.
Devletler bu suçu tüm dünyada 'Siyasi olarak' işlemektedirler.
Buna “DUR” demek, ‘ben insanım’ diyen herkes tarafından dile getirilmelidir.
TECRİT SUÇTUR. (26.06.2007 13:55)
(bakınız: insan, dünya, araf, devlet, uzak, emek, lara, demek, bir gün, ırak)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
tepkisiz kalındığı sürece belkide hiç bitmeyecek bir işkence... (27.02.2007 20:57)
(bakınız: belki, işkence, tepki)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 22 |
| Hatay |
 |
|
|
 |
tecrit bana insanlığın vahşetini çağrıştırıyor (25.02.2007 09:58)
(bakınız: insan, ağrı, çağrı)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 30 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
6 yıldır çözülmeyen büyük bir sorun.
112 kişinin ölmesine yüzlercesinin sakat kalmasına neden olmuştur.
ama halen f tipleri var (06.06.2006 20:26)
(bakınız: büyü, neden, soru, esin, büyük, muştu)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
diğerlerinden soyutlamak,ayırmak. (07.04.2006 01:50)
(bakınız: lama, rind)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
| Çanakkale |
 |
|
|
 |
Tecrit; İnsanı olmayan, insan haklarından öte, hayvanlara bile daha önem verilen bir ortam da, kişileri özgüvenlerinden, kimliklerinden yoksun bırakarak, düşüncelerinden soyutlamaya çalışmaktır.
Bugün günümüzde Amerika sözde Özgürlükler ülkesi tecrit'in en fazla uygulandığı ve cezaevi müdürlerinin açıkca günlük insanlara verilen yemek bir köpeği beslemekten daha ucuza getirdiklerini gurur verici insanlıuk dışı bir dille anlatması. İntihar süsü verilerek bir çok siyasi yoldaşlarımızın ölümüne sebep olmak.... Rezalet......... (04.04.2005 14:34)
(bakınız: ölüm, insan, özgürlük, bugün, ceza, intihar, düşünce, amerika, güven, insanlar)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 23 |
|
 |
|
|
 |
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyeleri, F tipleri ve diğer hapishanelerde incelemelerde bulunarak bir rapor hazırladılar. Hazırlanan rapor henüz kamuoyuna açıklanmazken, Tekirdağ F Tipi'ni inceleyen komisyonda yeralan Başkan Yardımcısı ve AKP Adıyaman Milletvekili Faruk Ünsal, F tipi hapishanelerde 'gerekli önlemlerin alınmaması halinde buradan çıkan insanların ruhsal sorunlu olarak topluma katılacağını' söyledi.
F tipi koşullarının fiziki ve ruhsal sağlığı bozduğu tespiti yapan heyet, birçok tutsağın sinir ilaçları kullanmak zorunda kaldıklarının da altını çizdi.
'F tipi cezaevlerinin mimari yapılarında değişiklik yapılmadan, güvenlikle ilgili önlemler alınarak ortak zaman ve mek‰n kullanımının arttırılması' gerektiğini söyleyen Ünsal, mevcut durumun sorunlar yarattığını da belirtiyor. Öte yandan Ünsal, F tipleri yönetimlerinin ceza vermekte pervasızca davrandığına dikkat çekerek, 'Cezaevi yönetimleri, ceza almış kişilere ikinci kez ceza veremezler. Bu, yetki aşmak anlamına gelir. Cezaevi yönetimleri, inisiyatiflerini mahkž m aleyhine kullanmamalı' şeklinde konuştu.
***
TBMM Komisyonu adına konuşan Faruk Ünsal'ın, sınırlı birkaç örnekle de olsa ortaya koyduğu tablo tek bir cümleyle özetlenebilir: F TİPİ HAPİSHANELERDE YAŞANMAZ!
TBMM Komisyonu, bilinçli bir çarpıtmaya başvurmadığı, tecrit politikasını meşrulaştırmayı görevi saymadığı koşulda, bütün sorunların kaynağının TECRİT uygulaması olduğunu görecektir. Sözü edilen bütün uygulamalar, bu politikanın birer parçasıdır. Hapishane idarelerinin cezaları, tutsakların fiziki ve ruhsal sağlığının bozulması, sosyal ilişkilerin tamamen yokedilmesi ve daha sıralanabilecek birçok uygulamanın kaynağında, düşüncelerimizden vazgeçmeyi, nedamet getirip devlet gibi düşünmeyi dayatan TECRİT politikası vardır.
TBMM Komisyonu ve Faruk Ünsal, yaşanan sorunların çözümünü gerçekten istiyorsa, rötuşlara değil, sorunun kaynağına yönelmelidirler. Beşinci yılına giren ölüm orucu direnişi ve 118 insanın ölümü, TECRİT'in ne denli ağır bir sonuç yarattığının tarife gerek duymayan kanıtıdır. 5 yıldır ölüyor insanlar. 5 yıldır bu ülkenin hapishanelerinden, meydanlarından, 'TECRİTİ KALDIRIN' sesleri yükseliyor.
***
Faruk Ünsal ve komisyonun AKP'li üyeleri düşünmelidirler; böyle sonuçlar yaratan hapishaneler kim tarafından hangi amaçla yapıldı? AKP iktidarı bu politikanın neresindedir? F tipleri insan için eziyet ise, sağlığını bozuyor, bir sosyal varlık olarak bütünlüğünü ortadan kaldırıyorsa; o zaman İslam dini böyle mi emrediyor? İslam; 'eziyet et, beynindeki düşünceleri değiştir, morallerini bozmak için her türlü yola başvur, zulme direnmeyi yasakla, bırak ölsünler' mi diyor? Bugün F tiplerinde yaşananlar bunlardır ve AKP iktidarı bu politikaların uygulayıcısı durumundadır. Ecevit iktidarından aldığı mirası sürdürmekte, ölümleri her geçen gün artırarak, Yeni Ceza İnfaz Kanunu (CİK) ile zulmü daha da katmerleştirerek emperyalizmin TECRİT politikasını yaşama geçirmektedir. Örneğin, 'en küçük suçta 15 günden başlayan hücre cezaları, mahkumların psikolojisini bozuyor' deniliyor komisyonun incelemelerine ilişkin haberlerde ve bu, 'gardiyanların acımasızlığı' olarak açıklanıyor. Yanlış! Cezalandırma politikası Adalet Bakanlığı'nın genelgelerine dayandırılmaktadır. 1 Nisan'da yürürlüğe girecek yeni CİK'de daha aleni hale getirildiği gibi, yaptırımlara uymamanın karşılığı en ağır şekilde cezalandırarak boyun eğdirmek, resmi politikadır. Tecrit politikası, salt tutsakların yalnızlaştırılması olmayıp, bunu bütünler tarzda bu ve benzeri uygulamalarla yaşama geçirilmektedir.
Önümüzde, TBMM Komisyonu'nun incelemelerine ilişkin bir haber duruyor. İslamcı kimliğiyle bildiğimiz ve AKP iktidarını savunmasıyla tanınan Yeni Şafak Gazetesi'ndeki bu haber, İslam adına nasıl zulmün meşru gösterildiğinin de iyi bir örneğidir. Komisyonun, 'mahkž mların psikolojisi bozuk, yemekler kötü, memurlar acımasız, mektuplar 4 günde geliyor' gibi tespitlerine yer veren Yeni Şafak, tecrite karşı direnen 'DHKP-C davası tutsaklarının, atölye çalışmalarına katılmadığı ancak dışarıya kendilerinin 'tecrit edildikleri' bilgisini verdikleri' tespit edildi diyor.
Gözaltında işkencecilerin en sık kullandığı demagojilerden biri, 'kendine eziyet ettirme oğlum/kızım' diyerek, işkence yapmaktır. Böylece aslında işkence yapmıyordur da, teslim olmayan devrimci kendi kendine eziyet ettiriyordur. Bu akla ziyan mantık ile, Yeni Şafak'ın mantığı arasında ne fark var? Demek ki, 118 insan, aslında tecrit olmadığı için, ama öyle göstermek amacıyla mı öldüler? Kafa, hak ve özgürlüklerden, insandan yana çalışmayınca, iktidarın zulüm politikaları da böyle meşru gösteriliyor.
***
TBMM Komisyonu da burada tercihini yapacaktır. Peşpeşe gelen ölümler, artan şikayetler üzerine yapmak durumunda kaldıkları inceleme sonucunda 'TECRİT EN BÜYÜK SORUNDUR, KALDIRILMALIDIR' mı diyecekler, YOKSA; tecritin birkaç sonucu üzerinden 'insan hakları' şovu mu yapacaklar?
TECRİT KALDIRILMALI VE YAŞANAN ÖLÜMLERE, ZULME, rehabilitasyon adıyla DÜŞÜNCELERİN DEĞİŞTİRİLMESİ DAYATMASINA SON VERİLMELİDİR.
Tecritte Israr, AKP'yi Misyoner Yaptı!
Tutsakların dış dünyayla bağının koparılması, yayın yasakları ve apolitikleştirme F tiplerinin en vazgeçilmezleridir. Tutsakların hangi TV kanalını izleyebileceklerinin merkezi olarak kontrol edildiği F tiplerinin idaresi, tutsakların dünyadan haberi olmasındansa, Hristiyanlık propagandası dinlemelerini tecrit ediyor. AKP o çok eleştirdiği misyonerliği kendisi yapıyor. Sincan F Tipi Hapishanesi İdaresi, haber ve belgesel yayını yapan yabancı kanalları iptal ederek, onların yerine Dizi TV ve Yeşilçam TV'yi koydu. Yabancı kanallardan ise sadece Hristiyanlık propagandası yapan GOD TV (Tanrı TV) bırakıldı.
Tutsaklar ya dizi, yeşilçam filmleri izlemeli, ya da misyonerlik propagandası! Asla politik olmamalılar! AKP için misyonerliğin de hiçbir sakıncası yok; din sonuçta istismar edilecek bir şey değil mi? Devrimci olacağına, Amerikancı bir Hristiyan olsun; AKP onları daha çok sever.
Bush'un Karikatürü Çiçek: 'Ölüsü Ya Da Dirisi'
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, firardaki hortumcu Uzanlar'ı getirmek için 4 ülkeye dosya gönderdiklerini belirterek, 'Ölüsünü ya da dirisini getireceğiz' dedi. Başbakan 'kafa koparıyor', Adalet Bakanı kelle avcısı gibi konuşuyor. Amerikan emperyalizminin dilini, kültürünü iyi kavramışlar. Konuşan Çiçek değil, sanki Bush. O da, Bin Ladin için, 'ölüsü ya da dirisi' demişti. Bir Adalet Bakanı, hukuka, adalete böyle mi bakar? Yolsuzluğa büyük öfke mi duyuyor Çiçek; hemen kendi partisine baksın ve 70'den fazla AKP milletvekili ve bakanın ölüsünü, ya da dirisini 'adalete teslim etsin! ' Onun sorunu yolsuzluklar değil, zihniyeti bu! F tiplerinde katleden, binlerce insanımızın kanını döken Susurluk'un ölüm mangalarına hamilik yapan birinden başka bir şey beklenebilir mi?
Bir F Tipi Klasiği
F tiplerinde tecritin nasıl sıkı uygulandığının, tutsaklar arasındaki iletişimin nasıl sıfıra indirildiğinin bir örneği TBMM Komisyonu tarafından tespit edildi. Yan hücredeki bir tutsağa yazılan mektup idare tarafından sakıncalı bulunmazsa postaya veriliyor. Postaneden yeniden gelen mektup, bu kez 'gelen mektup' muamelesi ile yeniden denetleniyor ve yine sakıncalı bulunmazsa, yan hücredeki tutsağa veriliyor. Geçen süre ise, tam 4 gün! ' (18.03.2005 18:24)
(bakınız: ölüm, insan, zaman, bugün, gerçek, kedi, ceza, yaşam, adalet, ayna)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"TECRİT" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|