Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              tevekkül nedir?
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
TEVEKKÜL TEVEKKÜL terimi Hallac-ı Mansur
tarafından 28.12.2003 tarihinde eklendi
TEVEKKÜL sizce ne demek,
TEVEKKÜL size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
Sayfa: 1 2 3
sonraki sayfa >>
BayMuhsin İyili.. Offline
Muhsin İyiliksever
x
4 person liked.
2 person did not like.
Allahın Kaza ve Kaderine Rıza Göstermenin Kalbi: Tevekkül. (Allahın El-Vekîl İsmi)
Dünyalık işlerimizi yaptırmak için bazen vekil ararız. Vekil bizim adımıza işlerimizi sağlıklı bir şekilde yürütür. Hele hukuk gibi ciddi bir alanda bir avukata danışmadan ve vekâlet vermeden bir davaya girişmeyiz.
Hastaneye giden kişi sağlığını doktora emanet eder. Devleti de seçimlerde bizi temsil eden vekillere emanet ederiz.
Din işleri de dünya işlerini andırır. Her işte Allah’ı (c.c.) vekil olarak kabul etmek imanın, teslimiyetin ve kulluğun bir gereğidir. Allah’ı (c.c.) vekil olarak kabul etmek, O’na tevekkül etmektir. Tevekkül etmek ise, önce elimizden geleni yapıp sonra işin sonucunu Allah’a (c.c.) bırakıp güvenmektir. Müslüman’ın Allah’a (c.c.) güvenmek adına daima ağzında düşürmediği cümle şudur: Hasbünallahu ve ni’mel-Vekîl (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir) .
“Vekil olarak Allah yeter (Nisa suresi, ayet 81) .”, “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir (Âl-i İmrân suresi, ayet 173) .”, “Kim Allah’a tevekkül ederse, O, ona yeter (Talak suresi, ayet 3) .”, “Allah tevekkül edenleri sever (Âl-i İmrân suresi, ayet 159) .”
El-Vekîl (Allah [c.c.] zulme uğrayanların ve her işte kendisine güvenenlerin vekilidir, avukatıdır) güzel isminin 99 Esma-i Hüsna zikrinde el-Hakk güzel isminden sonra gelmesi de anlamlıdır. Bu, işlerimizde önce Allah’ın (c.c.) el-Hakk güzel isminin gereğini yerine getirdikten, yani işin hakkını verdikten sonra Allah’a (c.c.) güvenmemize işaret etmektedir.
Allah’ı (c.c.) vekil olarak kabul etmek O’na teslim olmakla mümkündür. Kişide iman teslimiyetle gelişir. Allah (c.c.) haline şükreden ve kaderine teslim olup rıza gösterene yakınlık gösterir. Ama nefis her zaman nankörlük ve kadere isyan etme halindedir. Kuşkusuz Allah’ın (c.c.) dininin nefse uygulanması, bu dinin yayılması, toplumda benimsenmesi, bireyin ve toplumun mükemmele ulaşması için elbette bir hoşnutsuzluk da gereklidir. Yani dinde nefsin de payı vardır. Bir eleştirel yaklaşım söz konusu olmalıdır. Ama bir de bu olayın şükür ve kadere rıza gösterme cephesi vardır. İşte insan bu noktada ancak Allah’a (c.c.) güvenmeye ve işlerinde O’nu vekil tutarak mücadeleye başlamalıdır. Allah’a (c.c.) şükretmeden ve kadere rıza göstermeden başlanan pek çok iş ve mücadele önceleri bir hak temeline dayansa da kısa zamanda batıl bir istikamete yönelebilir. Sonu hüsran, yıkım olabilir. Şeytanın oyunu olmaya, çıkarlarına hizmet etmeye başlayabilir. Böyle başlayan bir işe Allah’ı (c.c.) vekil olarak görmek, göstermek ancak sözde kalan bir iddiadır. Allah’ı (c.c.) vekil olarak görmek işin başında ve sonunda haline şükretmeyi ve kadere rıza göstermeyi gerekli kılmaktadır.
Kuşkusuz her iş temelinde halinden memnuniyetsizliği, geleceği değiştirmeyi ve şekillendirmeyi amaçlar. Bu da görünüşte haline şükretme, kaderine razı olma hali ile çelişkiye ve çatışmaya düşer. Hâlbuki burada bir çelişki ve çatışma yoktur. Girişilecek her iş meşruiyetini Kuran-ı Kerim ve peygamberimizin (s.a.s) sünnetinden aldıkça hak temele dayanır. Zulme sapmaz. Böyle hak temele dayanan bir iş şükürle ve kadere rıza ile hiçbir zaman çelişmez ve çatışmaya da girmez. Ortada yanlış bir iş varsa düzeltilir. Haksızlık da giderilir. İş başlangıçta hak temele dayandığı gibi hak temelde gelişir ve sonuçlanır. Bu da el-Vekîl olan Allah’ın (c.c.) bu işin temelinde, gelişmesinde ve sonucunda yer aldığını gösterir.
El-Vekîl güzel ismi ile kula düşen görev, Allah’ın (c.c.) el-Hakk güzel ismi ile üzerine düşeni, yani işin gereğini yaptıktan sonra işin sonucunu Allah’a (c.c.) bırakmaktır. Hayır ve şer Allah’ın (c.c.) izni ve yaratmasıyla gerçekleşir. O’na güvenme sonucu gerçekleşen şer bile olsa içinde büyük bir hayır gizlidir. Bu da insanın her haline şükredip kadere rıza göstermesini gerekli kılar.
Nefis Allah’ın (c.c.) kaza ve kaderine rızada anlayışsız bir insan gibidir. Ahmaktır. Bunun nedeni şudur: Nefsin zekâsı yoktur. Daha doğrusu nefis entelektüel hayatımızdan pek etkilenmez. Bu konuda güzel kitaplar okuyabiliriz, onlardan etkilenebiliriz de. Ama nefis yine de bildiğini okuyabilir. Nefse başka bir dille seslenilmelidir, yine nefis başka bir yöntemle eğitilmelidir.
Nefse ibadet dili ile hitap edilip nefis eğitilebilir. O başka bir dilden, başka bir yöntemden anlamaz. Bu iş insanın iradesine bırakılsaydı insan aynen şöyle düşünecekti: Ben düşündüğüm şeyi yapabilirim. İbadetler boşu boşuna emek, zaman, para israfından başka bir şey değildir.
Allah’a (c.c.) tevekkül, öğrenilerek elde edilebilecek bir konu değildir. Çünkü nefis asla Allah’a tevekkül etmez. Nefis göz önünde olan şeylere güvenir. Allah’ı (c.c.) görmediğine göre O’na tevekkül etmek şurada dursun Allah’ın varlığına bile inanmaz. Yani tabii kişi Allah’ın varlığına hatta kaza ve kaderine rıza gösterilmesi ve O’na tevekkül edilmesi gerektiğine inanabilir ama aynı kişinin nefsi bunların hiç birisine inanmaz. Çünkü nefis küfür üzeredir. İmana gelmesi mümkün değildir. Bunlara inanan ruhtur. Gerçi mutmainne nefs artık Müslüman’dır, Allah’a tevekkül de eder. Ama bir mümin, nefsi en yüksek makama da gelse, o hiçbir zaman buna güvenmemeli, nefisini yine de her şeyden hakir görmelidir.
Allah’ın (c.c.) kaza ve kaderine rıza göstermenin kalbi tevekküldür. Tevekkül bu açıdan çok zor elde edilen bir manevi ikramdır. Nefsin tevekkül halini benimsemesi bu konuda çok kitap okumakla, bilgilenmekle, bilinçlenmekle gerçekleşmez. İbadetlerle olur. İbadetler içerisinde de en çok zekât (sadaka) , hac bunu sağlar. Zira bu ibadetlerin temeli Allah (c.c.) rızası için para harcamaya dayanır. Para bu yolda harcandıkça nefis de Allah’a tevekkül etmeyi öğrenir. Tabii bu da birden gerçekleşmez. Zamanla, yavaş yavaş olur. Zira tevekkül önemli bir cevherdir, kıymetlidir, elde etmek kolay değildir. Bunun için büyük emek harcamak ve fedakârlıklarda bulunmak gerekir.
Nefis zekât ve hac ibadetleri sırasında harcanan paraya önceleri tabii olarak tepki gösterebilir. Bu ibadetleri istemez. Ona zor ve ağır gelir. Ama kişi kendisini zorlayıp bu ibadetlere devam ederse Allah ona bu ibadetlerdeki sırları zamanla gösterebilir. Bu sır tevekküldür. Yani nefis harcadığı paranın misliyle kendisine döndüğünü görür, sırrı kavrar. Tevekkül aleyhinde olan cimrilik, acelecilik, rızık endişesi, yarın kaygısı, bencillik, Allah’a güvenememe gibi kötü huylarının ne kadar yersiz ve komik olduğunu anlar, sonra da adeta bu ibadetlere âşık olur. Bunlarla Allah’a tevekkül etmeyi öğrenir ve sever. Bu sefer de sadaka ve hac delisi olabilir. Çünkü nefis her zaman ifrat ve tefrit üzere bulunur. Bu ibadetlerde ifrata kaçan kişiler pek sırlarını söylemezler. Bilerek saklarlar. Ama itiraf ederlerse ancak bunu söylerler. Bu yolda harcadıkları paranın misliyle kendilerine iade edildiklerini, mallarını koruduklarını, kendilerine de bir gönül tokluğu ihsan edildiğini belirtirler. Tabii hal yaşanır, sözle bilinmez. İşte kitaplardaki, sohbetlerdeki tevekkül bahsini anlayamayan nefis bu önemli konuyu bu yolla anlayabilir.
Yalnız nasıl dengeli beslenmede her yiyecekten az da olsa almak gerekiyorsa ibadet hayatımızda da belli ibadetlere yüklenirken az da olsa diğerlerinden de almak nefsin dengeli bir şekilde eğitimi için çok önemlidir. Bir ibadeti çok sevmek ve çok yapmak güzeldir. Ama hoşa gitmeyen diğer ibadetleri ihmal etmek de büyük bir yanlışlıktır.
Evet, nefis Allah’a tevekkülü ancak yaşayarak yani Allah yolunda para harcayarak öğrenebilir. Allah da en büyük öğretmen ve eğitmen olarak (Er-Rabb) insanlara zekâtı, haccı farz kılmakla onlara kaza ve kaderine rıza göstermenin kalbi olan tevekkül konusunu öğretmekte ve yaşatmaktadır. Daha doğrusu nefsin diline ve anlayışına uygun olarak yaşatıp öğretmektedir. Kuşkusuz insan sadece kalpten ibaret değildir. Diğer yaşamsal organları da vardır. Ama kalp çok önemli bir organdır. Manevi âlemde de beyin kadar önemli bir işleve sahiptir.
Kuşkusuz zekât ve hac ekonomik açıdan zengin kişilere düşen ibadetlerdir. Fakirler bu ibadetleri yapamazlar. Doğrudur. İslam’ın zenginlik ölçüsü de bellidir. Temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra aşağı yukarı 85 gram altını veya bu değerde parası veya ticaret malı olan kişi zengin sayılır. Zekât ve hac gibi ibadetler de ancak bu kişilere farz olur. Ama bizim burada üzerinde durduğumuz asıl konu tasavvuftur. Allah’ın kaza ve kaderine rıza göstermek ile nefis yükselir. Bunun için de kişinin bir takım koşulları yerine getirmesi gerekir. Bu işin kalp kadar önemli organı da tevekküldür. Nefis tevekkül konusunu makalelerle, sohbetlerle öğrenemez. Zira nefsin entelektüel zekâyla pek ilişkisi bulunmamaktadır. Nefis ancak ibadetlerden anlamakta ve onlarla değişmektedir. Makam kat etmektedir. Öyleyse yoksul kişiler zekât vermemekle ve hacca gitmemekle nefsin değişiminde kaza ve kaderine rıza göstermede kalp kadar önemli ve yaşamsal bir organı olan tevekkülden mahrum kalmaktadırlar mı? Hayır, öyle değil, fakirlik zenginlik gibi değildir. Bir insan fakir olmakla ve fakirliğine rağmen haline şükretmekle zenginin zekât ve hac gibi ibadetlerden elde ettiği tevekkül haline zahmetsizce kavuşabilmektedir. Tabii zenginlik de fakirlik de aslında kişiden kişiye değişen, yani görece durumlardır. Önemli olan Allah rızası için vermektir. Fakir insanın verdiği şey az da olsa zengin insanın verdiği şeye göre ona hem daha büyük bir sevap hem de daha büyük bir tevekkül hali kazandırmaktadır. Hele bu fakir kişi tasavvuf yolunda ise mutlaka bu yoldaki nafile ibadetlerin yanına sadakayı da karınca kararınca koymalıdır. Çünkü Allah indinde ameller tıpkı insanların dediği şu sözdeki gibidir: Az veren candan, çok veren maldan. Bu iş onun için hayat memat meselesi kadar önemlidir. Hâlbuki sofilerin fakirliklerini öne sürerek en az önem verdikleri ibadet sadakadır.
Büyük evliyalar, çok zengin insanların veli olmada çok zorlanacaklarını ifade buyurmuşlardır. Bunun nedeni de zenginliklerine göre az vermeleri ve sadece zekâtla yetinmeleridir. Evliyaların genellikle fakir insanlardan çıkmalarının nedeni az da olsa vermeleri, bu verdikleri ile zenginleri geçmeleridir. Çünkü vermede ölçü zenginlik oranı ile ölçülür, miktar ile değil.
Sadakayı biraz da geniş düşünmek lazımdır. Sahip olduğumuz bütün maddi ve manevi değerleri başkaları ile paylaşmak gerekir. Bu değerler paylaşıldıkça da artar. Hep veren olmayı istemeli ve düşünmeliyiz.
Allah bizlere kalp zenginliği ihsan ederek sadaka vermeyi, hacca gitmeyi, bunun tabii neticeleri olarak tevekkül halini, sonra da kaza ve kaderine rıza göstermeyi nasip eylesin. Amin.
Muhsin İyi
(10.10.2011 20:36)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayanZulmü Alkışl.. Offline
Zulmü Alkışlayamam
Bayan, 33
Tevekkül; kalbin Allah'a tam itimat ve güveni manasına gelir. (29.07.2011 16:57)
(bakınız: güven, mânâ, güve, allah)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayMetin Demirk.. Offline
Metin Demirkazık
x
TEVEKKÜL: MADDİ VE MANEVİ HERŞEYİ İMAN POTASINDA ERİTİP TEVHİT KALIBINA DÖKMEKTİR (06.04.2011 11:47)
(bakınız: iman, herşey, pota)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayanŞüheda Nur Offline
Şüheda Nur
Bayan
İnsanlığı aradım; bunu doğrulukta gördüm.
Gönlüm ululuk istedi, bunu kanaat ve tevazu da buldum.
Övünmek istedim, bunu huy da ve benlikte küçülmekte buldum.
Gönlümün ganî olmasını aradım,
Bunu tevekkül de buldum. (Veysel Karâni)
(05.07.2010 13:18)
(bakınız: insan, doğru, kara, adım, tevazu, benlik, naat, veysel karani, doğruluk, gani)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayEkabir51 Offline
Ekabir51
x
Bu gün konuşalım istedim tevekkül nedir?
Her şeyi zaten Allah yapıyor mu demektir?

Bize düşen nedir, oturup beklemek midir,
Böyle biliyor isen hapı yuttun demektir.

Tevekkül; tekellüften gelir, yani külfettir,
Nimete ulaşmanın yolu emek vermektir.

Düşünmek mi istiyorsun emek vereceksin,
Okuyup, araştırıp bilgiye ereceksin.

Kafa yorulmazsa düşünmek işe yaramaz,
Yani tefekkür etmeden bir fikre erilmez.

Tevekkül kulluk demektir, yaratan Allah’a,
Tabi olmak gibidir tutulan Avukata. (1)

Tevekkül imandır, korku ve ümitle sevmek,
İsmi anıldığında dahi kalben ürpermek.(2)

Tevekkülü öğretir Allah Kur’an la sana,
Der ki: verilen geçicidir, sen bak imana.(3)

Tevekkül eden onu öğrenelim nasıldır,
Önce büyük günahlardan kaçınır özenle.

Hayasızlığa edemez tahammül, utanır,
Öfkelense bile affeder gösterir sabır.

Çünkü Vekili Allah’tır, başkası gerekmez.
En iyisini Allah yapar der şüphe etmez. (4)

Tevekkül eden sabreder, sabırsa külfettir,
Bilir ki emeğin, külfetin sonu nimettir.

Allah’a sığınır şeytandan hem münafıktan,
Zulüm bile görse sabreder, der ki külfetten.

Tevekkül eden sığınır Allah’a güvenir,
Dilden düşürmediği euzü besmeledir. (5)

Tevekkül sabır dedik, elde yokken zorunlu,
Bu tevekkül değildir hayvan da yapar onu.

Yani varlık ve yokluğun fark etmemesidir,
Çünkü önemli olan şey vereni bilmektir.

Böyle tevekkül etmek herkese nasip olsun,
Dilerim Allah’tan her şey gönlünüzce olsun.





1 - Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter. (Ahzap/3)

2 - Gerçek müminler ancak o müminlerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, âyetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır. Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler. (Enfal/2)

3 - Size verilen herhangi bir şey sadece dünya hayatının geçici bir menfaatidir. Allah katında bulunanlar ise iman edip sadece Rablerine güvenen kimseler için daha hayırlı ve daha kalıcıdır..(Şura/36)

4 - Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter. (Ahzap/3)

5 - Şimdi Kur'ân okumak istediğin zaman önce o kovulmuş şeytandan Allah'a sığın(Nahl/98)
(03.07.2010 15:06)
(bakınız: hayat, zaman, sevmek, nedir, büyü, dünya, korku, gerçek, şeytan, şimdi)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayanHicrann_ Offline
Hicrann_
Bayan, 94
Almanya
Tevekkül,olan şey ile yetinmek,olmayan şeye razı olmaktır. (12.01.2010 04:23)
(bakınız: maya, razı, yeti, yetinmek)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayNUSRET ORHAN Offline
NUSRET ORHAN
Bay, 57
İzmir
Allah'a dayandım diye sen çıkma yataktan,
Manayı tevekkül bumudur hey gidi nadan
Ecdadını zannetme asırlarca uyudu,
Nereden bulacaktın o zamna eldeki yurdu.
.................................Mehmet Akif ERSOY

M.Akifi de dizelerinde belirttiği gibi,
tevekkül asla tembellik etme, atıl vaziyette durmak değildir.
(14.09.2009 13:49)
(bakınız: anne, mehmet akif ersoy, ............................, gibi, mehmet, tembellik, adın, rind, asla, nadan)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayNUSRET ORHAN Offline
NUSRET ORHAN
Bay, 57
İzmir
Tevekkül etmek, boş oturup beklemek değildir.
Önce çalışacaksın, sonra sonucunu beklemek üzere tevekkül edeceksin.
Ekini ek, sonra Allah'a tevekkül et.
(01.02.2009 20:15)
(bakınız: beklemek, emek, sonra, çalı, önce, allah, eklemek)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayTEVHİDLE KAL Offline
TEVHİDLE KAL
Bay, 39
Ankara
Tevekkül imandan bir parçadır ALLAHTAALAYA teslim olmakonun izni ve iradesi olmadan hiç bir şeyin olmayacağına iman etmektir (07.01.2009 19:25)
(bakınız: iman, maya, irade, ağın, manda, çadır, parça, ades, allah)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayNUSRET ORHAN Offline
NUSRET ORHAN
Bay, 57
İzmir
Tevekkül, Allah'a güvenme ve dayanma, O'na sığınma, O'na teslimiyetle işleri oluruna bırakmak.
Gereken tedbirleri almadan, yapılması gereken çalışmayı yapmadan, miskin miskin beklemenin adı tevekkkül değildir.
(26.12.2008 15:19)
(bakınız: güven, ırak, bırakma, miskin, erek, çalı, teslimiyet, bırakmak, olur, yapma)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Sayfa: 1 2 3
sonraki sayfa >>

"TEVEKKÜL" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: TEVEKKÜL NEDİR? tevekkül ne zaman?

Antoloji.com
27.08.2014 23:58:16  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]