|
|
 |
 |
|
TİYATRO |
TİYATRO terimi
tarafından 24.11.2002 tarihinde eklendi |
TİYATRO sizce ne demek,
TİYATRO size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 38 |
| Trabzon |
 |
|
|
 |
ÖĞRENCİLERLE “OCAK” KEYFİ
M.NİHAT MALKOÇ
Geçenlerde(03 Kasım 2006 Cuma günü) Trabzon Lisesi öğrencileriyle Trabzon Devlet Tiyatrosu Haluk Ongan Sahnesi’nde Turgut Özakman’ın yazmış olduğu Ocak adlı oyunu büyük bir keyifle seyrettik. Salon ağzına kadar Trabzon Lisesi öğrencileriyle doluydu. Suare sadece bu okulun öğrencilerine mahsustu. Boş koltuk yoktu, hatta aralar bile dolmuştu. Öğrencilerin yüreklerinde büyük bir sanat sevgisi taşıdıkları her hallerinden belliydi.
Trabzon’da Devlet Tiyatrolarının olmasının bu şehirde yaşayanlar için büyük bir şans olduğunu her zaman söylerim. Gerçekten de öyle değil midir? Bu şansa sahip şehir sayısı bugün itibariyle sadece 13’tür.(Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Trabzon, Konya, Sivas, Diyarbakır, Van, Erzurum, Gaziantep) Bunun kıymetini bilmeliyiz. Tiyatrocular boş koltuklara oynamamalıdır. Marifetin iltifata tabi olduğunu unutmamalıyız.
Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler adlı eseriyle geçen yıl adından çok söz ettirdi. Buna rağmen onun asıl ünlü olduğu alan tiyatrodur. Onlarca oyunu Devlet Tiyatrolarının ve özel tiyatroların repertuarındadır. Son seyrettiğimiz ‘Ocak’ adlı oyun da onun değerli tiyatro eserlerinden birsidir. Dilerseniz size öncelikle oyunun konusundan bahsedeyim:
“Oyunda dört çocuk, anne, baba ve büyükanneden oluşan bir emekçi ailesinde yokluğun, yoksulluğun baskısının yol açtığı çatışmalar sergilenmektedir. Bir otomobil tamircisi olan Tarık ve karısı Safiye’nin amacı, tüm sorunlara rağmen aileyi bir arada tutmaktır. Çok çalışmasına karşın ekonomik durumunu bir türlü düzeltemeyen Tarık, sürekli olarak zengin olma hayalleri kurar. Evin geçimini sağlayabilmek için babasına tek yardım eden çocuk, ortanca oğul Fazıl’dır. Babası ne kadar hayalperestse Fazıl o kadar gerçekçidir. Evin içinde bütün yükü omuzlayan Safiye ise gerçekçi bir insan olmasına rağmen, çaresizlikten, zaman zaman kurulan hayallere katılır.
Evlendirilmeyi bekleyen ve topal olan evin tek kızı Sevda, bunamış büyükanne ve okula giden en küçük oğul Özcan bakıma muhtaç insanlardır. Ailenin eve gelen parayla kıt kanaat geçinebilmesine, yarına güvenle bakamamanın ezikliği içinde olmasına rağmen, en büyük oğul Nihat bir işe girip çalışmaz. O sorumsuz, boş verici, hayalci bir insandır. Fazıl ve Safiye dışında tüm aile bireyleri birtakım hayaller kurmakta ve onlarla avunmaktadır. Hayallerle yaşamaktan dolayı yapılan ya da yapılabilecek olan hataları önlemeye çalışan Fazıl, bu yüzden hemen hemen ailenin tüm bireyleriyle çatışma halindedir. Hatta Fazıl, bunak olduğunu bildiği halde büyükannesinin kendisini bir paşa karısı sanmasına ve sürekli olarak etrafındakilere ‘uşaklar’ diye bağırmasına bile sinirlenir.
Safiye ise ocağın dağılmaması, ailenin bir arada kalabilmesi için çatışmaları gidermeye, ilişkileri yumuşatmaya çalışır. Safiye, kızının sevdiği çocukla parasızlık yüzünden evlenemeyeceğini anladığında en zor günler için sakladığı bileziğini satıp parasını kızına vermeyi düşünür ve bu düşüncesini kızıyla paylaşır. Bu arada yine olmayacak bir hayalin peşinde koşan Tarık, bir hurda otomobili alıp tamir etmeyi ve onunla çalışarak zengin olmayı tasarlamaktadır. Kocasının coşkusuna ve çaresizliğine dayanamayan Safiye, Fazıl’ın karşı çıkmasına rağmen, bileziği, kızı yerine kocasına verir. Bunun üzerine evlenebilmek için hiçbir umudu kalmadığını düşünen Sevda, sevdiği çocukla kaçar.
Fazıl, kardeşinin kaçacağını önceden anlamasına rağmen çaresizlikten kız kardeşinin gitmesine izin verir; alınan hurdanın da bir işe yaramaması üzerine bir hayli zor günler yaşar. Bu arada Nihat da babasıyla birlikte çalışmaya başlar ancak yine de ucu ucuna geçinebilmektedirler. Üzüntüsünden hasta olup yatağa düşen Safiye’nin işlerini evin erkeklerinin üstlendiği, ama bir türlü işin içinden çıkamadıkları görülür.
Ev içinde düzen bozulmuştur. Yeni alınan araba sürekli arıza yaptığı için para kazanamamaktadırlar. Sevda’nın yokluğu da derin bir üzüntüye neden olmuştur. Bu umutsuz tablo, perde sonuna doğru Sevda’nın eve geri dönmesiyle değişir. Bu dönüş işlerin iyiye gitmeye başlayacağının bir göstergesidir. Hemen mutfağa giren Sevda, büyük bir beceriyle işleri yapar ve annesinin hastalığının yarattığı boşluğu doldurur. Evin düzeninin yeniden kurulmasını sağlar. Oyun, Tarık’ın çiftlik alma hayalini anlatmasıyla son bulur...”
Rejisörlüğünü Ensar Kılıç’ın, Rejisör Yardımcılığını Fatih Dokgöz’ün, Reji Asistanlığını Fatih Yurdakul’un yaptığı, dekorunu Sertel Çetiner’in oluşturduğu, kostümünü Özge Şenol’un düzenlediği, ışık tasarımını Burhanettin Yazar’ın tasarladığı oyunda Dilek Güven(Safiye) , Ufuk Şener(Nihat) , Fatih Dokgöz(Tarık) , Ozan Karaahmet(Özcan) , Duygu Dokgöz(Babaanne) , Aslı Artuk(Sevda) , Birkan Görgü(Fazlı) rolleriyle sanatseverlerin karşısına çıktılar. Hepsi de rollerinin hakkını fazlasıyla verdiler. Şehrimizde böyle kaliteli oyuncuların varlığı bizleri fazlasıyla mutlu ediyor. Oyunda emeği geçen herkese Trabzonlu tiyatro severler adına şükranlarımı sunuyorum.
Gençlerimiz şiddetten uzak dursun, sanatla kucaklaşsın. Şiddet şiddeti doğurur. Sanat ufkumuzu açar. Tiyatro onları bekliyor. Trabzon Lisesi’nin gelecek vaat eden öğrencileri tiyatroyla ve genel anlamda sanatla iç içe yaşadığı için bu okulda şiddetin esamisi okunmuyor. Tarihi bir okula da zaten bu yakışır. Bunun gerçekleşmesinde okuldaki idarecilerin ve öğretmenlerin payı çok büyüktür. Hepsini kutluyorum. (04.11.2006 23:32)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: istanbul, insan, sevgi, zaman, anne, türk, para, baba, büyü, bugün)
|
|
|
|
| x, 22 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
yahudilerin toplumun ahlakını yozlaştırmada kullandıkları bir başka araç artık tiyatroda bile cinsellik ön planda (09.09.2006 16:57)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: ahlak, yahudi, artık, cinsellik, toplum, başka, bile, plan, cins, yahudiler)
|
|
|
|
| Bay |
|
 |
|
|
 |
'O devirde benim gönlümde bir tiyatro aşkı vardı; fakat bir aşk platonik diyorum,çünkü,beni tiyatroya hiç göndermezlerdi.Bu yüzden,tiyatro denilen yerde tadılan zevki,hakikate o kadar az uygun bir şekilde tasavvur ederdim ki,mesela bütün seyircilerin aynı dekor karşısında bulunduklarını bilmekle beraber,her seyircinin kendine mahsus bir istereskopla o dekoru diğer binlerce seyircden başka türlü gördüğüne zahip olurdum.' M.Proust (02.08.2006 16:37)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: yorum, bilmek, hakikat, beni, sela, çünkü, düğün, troy, meselâ, platon)
|
|
|
|
| Bay, 30 |
| Adana |
 |
|
|
 |
Oyun adı: moru yeşile boğmak
Oyuncular: 1. esmer bir yağmur
2. esmer istemeyen bir balık
dekor: barların masaları
bu oyun sahnelenemez. Sahnelenmesi için gerekli doğa şartları müsait olmadığı yetkili kurumlarca tespit edilmiştir. En önemli prenses bulundu ama prens kılığında dolaşan şahışın gerek gerçek hayatta gerçekte sanal hayatta prenslikle uzaktan yakından bir ilgisi olmadığı görüldü. Zaten prensin provalara içip içip geldiği ve prensesi rahatsız ettiği belgelerle tespiti sabittir. Oyun dışı kalan prens gerçek hayatı oyunla karıştırıp prensese olan sevgisini hayata taşıma teşebbüsleri sonuçsuz kalmıştır. Ama prens bu sefer prensesin kalbine şiirle girme yolunu seçmiştir. Bunun için bir kitap çıkarmıştır.sonuçları prens tarafından komuoyunu açıklanacaktır. biraz açalım. bu balık değişebiliyor.yanına artı eksi gibi matematiğin en temel adamlarını alıp bilinmeyen şekilde bilinmeyen başka bir şekle girebiliyor.balık her ortamda değişmez.yazları kurak kışları serin yerlerde daha fazla değişime uğradığı gözlenmiştir.bazen böcek de olur. Yağmur sabitken balık değişir.o halde yağmur değişkenken balık sabittir.(bu cümle tamamen bana aittir.) evet ne balık esmer olmak istedi ne de esmer balığa renk vermek istedi. Zaten balığın rengi balık daha doğmadan kerbela çölünde balığın rengini seçmişlerdi.. (02.07.2006 00:37)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: sevgi, hayat, şiir, yağmur, gerçek, masal, kitap, bira, bazen, adam)
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
yaşamın ta kendisi. 11 senedir mesleğim tiyatro. mesleğimi yapmak hala zor benim için. çünkü ailemle hala kavga ediyorum nedeni ise tiyatro meslek olarak görülmüyor bu çocukları için gelecek korkuları yaşıyorlar. zor çünkü çocuk oyunlarında okul öğretmenleri birbirleriyle 'şurda şunu 8 milyona aldım bak ne kadar uygun fiyatı' gibi alışveriş hakkında konuşuyolar.zor çünkü insanlar bi kot pantolona 100 ytl verebilirken tiyatroya 5-10 ytl harcayamıyolar.zor çünkü sahne kiraları 300 ytlden başlıyor. zor çünkü organizasyon için akşama kadar bi bölgeyi yürüyerek dolaşmak zorunda kalıyorum ve insanların yaklaşımı çok kötü. okul müdürleri tiyatro çok gereksiz bişeymiş gibi davranıyolar böylece tiyatrocularda gereksiz hale geliyor. zor çünkü devlet okullarında hala ücretsiz ders veriyoruz nedenide okulların bu gibi eğitimlere ayıracak parası yok. zor çünkü tüm bunlara rağmen tiyatroyu yaşamımdan daha çok seviyorum. (22.06.2006 11:24)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: insan, para, nedir, korku, çocuk, yaşam, neden, öğretmen, arda, okul)
|
|
|
|
| Bay, 25 |
| Suriye |
 |
|
|
 |
Duygusal yoğunluk yaşayıp kolayca etkilenerek, hemencecik inanan kitleleri çoğu tiyatro oyununun içerik olarak yüksek ve yüce anlamlar taşıdığına inandırmak kolaydır..
Bakın olay şurda kopuyor.. basit olan basitlikten haz alır..
Bu değer verdiğimiz herşey için geçerli.. nedir mesela? basit örnekler vereceğim..
Vazgeçiyorum.. affınıza sığınıyorum.. dikkatli olun sığıntı muamelesi yapmayın bana.. vazgeçiyorum çünkü uzun düşünceler bunlar... olmuyor ne yazacağımı unuttum..
böyle diyorum ben.. pek beğenmedim dediklerimi gerçi.. (19.06.2006 08:50)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: nedir, anlam, oyun, yorum, düşünce, duygu, lara, değer, herşey, sela)
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
hayata kapalı perdeler arkasından bakmamayı; suyun rengini görmeyi (11.04.2006 17:28)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: hayat, perdeler, engin)
|
|
|
|
| Bayan, 22 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
perde açılır ve kapanır,arada neler yaşanır? onu size oyuncular ve seyirci anlatır... (09.04.2006 23:13)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: oyun, seyir)
|
"TİYATRO" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|