|
|
 |
 |
|
TÜRBAN |
TÜRBAN terimi
loverboy1ist
tarafından 09.11.2003 tarihinde eklendi |
TÜRBAN sizce ne demek,
TÜRBAN size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Kanunlar ve örtünme:
Ülkemiz lâik bir devlettir. Lâiklik, dinle devletin birbirine karışmaması, kişilerin inançlarında hür olmaları, diledikleri gibi yaşamalarının, anayasa tarafından garantiye alınmasıdır.
Bu tip bir laikliğin hüküm sürdüğü bir devlette, esasen hiç bir yetkilinin müslüman kadının örtüsüne uzanmaya hak ve selahiyeti yoktur.
Laiklik gereği, devlet görevlilerinin dinsel kurallarla uğraşmaları, hele hele kendilerini o dinin ilahı mesabesine getirerek, helalleri haram, haramları helal kılmaları, dinin'in gereği ile amel eden bir kişiye müdahale etmeleri kesinlikle yasaktır.
Fakat ne yazık ki laiklik tarifindeki bu fonksiyonu sadece idareciler arzuladıklarında üstlenmekte, sıra müslüman fertlerin haklarını korumaya geldiğinde her türlü zulüm ve haraketlere alet edilmektedir.
Mesela bir devlet müessesesinde veya okulda örtülü bir kadına müdahale eden kişi, makamı ne olusa olsun salt kanunlar nazarında suçludur. Normal şartlar altında takibata uğraması ve cezalandırılması gerekir. Fakat icraat bunun tam aksine cereyan eder. Laiklik basit bir çarptırmayla bir anda himaye etmesi gereken değerlerin katili durumuna geçer.
Bu durum beşeri kanunların devasız illetidir, ilahi kannunlarda hakların korunması esası sabitken, beşeri kanunlarda tüm parlaklık ve çekiciliklerine rağmen yalnızca idarecilerin menfaatlarının korunması sözkonusudur.
Yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi, aslında başörtüsünü açtırmaya zorlayan kişinin, karşısındakinin inancına müdahale ettiği için cezalandırılması gerekirken hakim zihniyetin yorumu devreye girmekte, hiçbir savunma hakkı verilmeyen müslüman suçlu duruma düşürülmekte, devlet kapısından kovulmaktadır.
Eşarp esasında başta duran basit bir örtüdür.
insan, örtünün bu sade görünümüne baktığında bu kişilerin onun varlığından dolayı neden bu kadar telaşeye düştüklerine şaşıyor. Sanki bu bir başörtüsü değil nükleer başlıkmışcasına! ...
Eşarp toplumsal fonksiyonunun yanında simgesel bir değere sahiptir.
O, kendisini başında taşıyan kişinin müslümanlığına şahadet etmektedir.
Müslüman, Allah'a teslim olan, O'ndan başkasına kulluğu katiyetle reddeden kişidir.
İslâm kendisini din olarak kabullenen kişiye, Allah'tan başkasının önünde eğilmeyen bir irade, hakimiyetten başka bir şık kabul etmeyen kesin bir şeriat, şahadetten üstün bir mükafat tanımayan imanlı bir ruh bahşeder.
Esasında bunların başörtüsünden telâşa kapılmalarının yegane sebebi onun simgesi olduğu bu tavizsiz imandır.
Yoksa tarihin hiç bir çağında kitlelerin basit bir bez parçası yüzünden kıyasıya mücadeleye giriştikleri görümemiştir.
Başörtüsünün ardındaki güçlü iman potansiyelinden haberdar olan beşeri sistemler, muhataplarını, kendi temel ilkelerinden olan laikliğin bağışladığı haklardan mahrum ederek kendi içlerinde tutarsızlığa düşme pahasına bile olsa örtüden uzaklaştırmaya çalışmışlardır.
Görüldüğü gibi mesele, kanun adamlarının kanundan taviz vermemesi, bir azınlığın kaçamak araması şeklinde olmayıp, çoğunluğun, kanunların verdiği sıradan haklara razı olmalarına rağmen hakim azınlık kitlenin çeşitli dolaplar döndürerek, yazılı kanunların verdiği bu hakları almaya çalışmalarından ibarettir.
Örtüsünü açmaya zorlanan bir kadın aslında büyük bir imtihanla karşı karşıyadır. Ona teklif edilen şey örtüsünü çıkarması değil, Allah'ın kanunları ile beşeri kanunlar arasında bir seçim yapmasıdır. O, fiiliyle ya şahadetini tekrarlayacak ya da çağdaş fravunlardan birisini ilah tanıyacaktır, örtü onun Allah'a olan imanının ifadesidir. Soyunukluk ise beşer kanunlarına ittibasının.
Meselenin bu olduğu anlaşıldığında, hiçbir müslüman kadın tereddüde düşmeden kararım verir. Burada ne işten atılmanın ne okuldan uzaklaştırılmanın bir tesiri ne de bizim ısrarlarımızın herhangi bir fonksiyonu vardır.
Müslüman kadını, müslüman kadınıdır. Hiç şüphesiz, imanı ona ne yapacağını fısıldayacaktır.
İş, kanunlar nazarında başörtüsünün statüsünü tayin etmekse bu apaçıktır. Kanunlar açısından başörtüsü suç olmayıp bizzat anayasanın himayesindeki bir haktır.
Yok muhatabımız, maskesini çıkarmış ve kanun benim -iki dudağım arasından çıkandır diyorsa -ki vakıa odur- karşılıklı olarak oynadığımız saklambaç sona ermiş demektir.
İş, yol ayırımı noktasına gelmiştir. Herkes, yolunu çizecek, inancının gereğini yapmak için her türlü mücadeleyi göz önüne alacaktır. Tarih işte bu mücadelenin hikayeleriyle doludur.
Bundan kısa bir süre önce evimizle, okulumuz arasında bir kız meslek lisesi vardı. Okulun kapısına geçen vakıalar pek gözümden kaçmazdı.
Devlet adamlarının, devlet adamlığından çıkıp din ıslahatçısı olmaya zorlandıkları son zamanlardaydı.
Bir gün yine oradan geçerken gözüme, okulun kapısına doğru yaklaşan örtülü kızlar takıldı. Örtüleriyle şirin, imanlarıyla asil kızlar. Benim bacılarım! ...
Neden sonra kapıya vardılar.
Eller yavaş yavaş başlara uzandı. O işlemeli güzelim eşarplar sıyrılıp alındı.
Kalbimde derin bir sızı hissettim. Beynim ani bir darbeyle vurulmuşcasına sarsıldı.
Eşarplarıyla derin bir asaletin timsali olan bu hanım kızlar, benim bacılarım, bir anda bambaşka birileri olmuşlardı.
Onlar çantalarına hapsettikleri eşarplarıyla, izbandut bekçinin önünden geçerek kaybolup gittiler.
Geriye benim kalbimdeki sızı kaldı.
Bu korkunç vakıa her iki açıdan da müthiş bir faciaydı.
Daha önce açık veya kapalı bir çok kadınlar görmüştüm. Her birinin gözümde ayrı bir değeri vardı.
Vakıa eşarbın belli bir iman olgunluğuna delalet etmesiydi. İmansa ruhta yer edinirdi. Onun belli bir an için o ruhtan çıkarılması asla mümkün değildi.
Oradaki kızlar başlarını açmakla Allah'ın ahkamını reddediyor, çağdaş ilahlara boyun eğmeyi kabulleniyorlardı. Ardından çıkarken eşarplarını örtüyor ve geriye imanlarını kazandıklarını zannediyorlardı.
Aman Allah'ım, iman bu kadar basit bir şey miydi?
Öte yandan bu kızların devlet kapısına girerken eşarplarını çıkartıp, onun kontrolünden kurtuldukları anda ona dönmeleri değişik bir olguyu gündeme getiriyordu.
İradelere ikna yoluyla kabul ettirilemeyen aciz fikirlerin zorba güçlerle kabul ettirilmeye çalışılmasını...
Şu bir evrensel gerçektir ki; hangi idare iradeleri zor kullanarak polisiye kuvvetleriyle fikirlerini kabul etmeye zorluyorsa bu, onun acizliğinin, yıkılışının yakınlığının işaretidir.
Sonra, onun gözetimi altndayken kendine yapılan itaati görerek sevinmesi de oldukça gülünçtür. Bu sınırlı itaat sonraki açık protestoyla beraber düşünüldüğünde, lehde zannedilen ortamın aleyhte olduğunu açıkça ortaya kor.
Bacımın eşarbını kendisine hedef olarak görenlere son olarak şunu demek isterim. Şayet siz devletin kanunlarına ve insan haklarına samimiyetle inanıyorsanız bacımın örtüsüne saygılı olun. Yok inanmıyor da bu devletin kanunlarını kendinize alet, geçmiş kurucularını menfaatlarınıza maske yapmak istiyorsanız şunu iyice bilin ki:
Cüz'i menfaatlarınızı idame için fıtratıyla tezata düşürdüğünüz insanlığın uyanışı yakındır.
Dönün, fıtratınıza uyun ve günahlarınızdan tövbe edin! ...
kaynak:dokunmayın bacıma: cafer tayyar islamoğlu yayıncılık (12.03.2005 22:10)
(bakınız: allah (c.c), insan, kadın, büyü, başörtüsü, laiklik, ceza, yaşam, neden, tarih)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 27 |
| Çorum |
 |
|
|
 |
NE HAYA VAR NE EDEP
BEDENI ACMAKLA OLUNURSA MEDENI
DESENE HAYVANLAR INSANLARDAN DA MEDENI
İnsan hakkı,hayvan hakkı,yaşama hakkı,demokrasi,çağdaşlık,medeniyet...
Bunlarla başörtüsünü aynı kefeye koyanlar,türbanı çağdaşlığın karşısında görenler,başörtüsnü türban yapıp da onunla uğraşanlar.Size bir sorum olacak..
Siz iki kız kardeşsiniz ve biriniz bugün çağdaşlık olarak nitelendirilen bir hayat tarzı seçti,diğerinizde tesettürlü ve biraz tutumlu bir hayat tarzı seçti..Aynı sınavları kazanıp aynı okulları bitirdiniz aynı görevi yapacaksıınız ama kardeşinşiz kapalı ve kamu binalarına giremiyor...Ne düşünürsünüz bence üzülürsünüz çünkü o sizden birisi...İşte o anda araya şahsi duygularınız giriyor.Çünkü sizde biz duygusu yok sizde ben var.Olmasa idi bu kadar uğraşılmazdı bu konularla...Ve herşeyin hakkının olduğu bir yerde testtürlü bacılarımın hakkını kimse görmüyor nedense...Hani siz demokratik.hani siz özgürlükçü hani siz hümanisttiniz...Şimdi niye insan hakkını görmüyorsunuz da kuru tartışmalara gelince kadı olup hüküm veriyorsunuz..Bırakın artık kendinizle savaşı da gerçeği görün.
NASIL OLSA BİR GÜN GÖSTERECEKLER SİZE GERÇEĞİ...
NERDE NE ZAMAN OLDUĞUNU ANLADIĞINIZDA ARTIK ÇOK GEÇ OLACAK...
MİNİ ETEKLE HANIM EFENDİLER HER YERDE BACIŞARIM NERDE
BU ÇAĞDAŞLIK...
ATATÜRK halinizi görse acaba nasıl düşünürdü.Bırakın artık onun arkasına sığınayı...Onu değil onun sözlerini hanginiz gerçekleştirmek için sabahlıyor...Kendi çıkarlarını düşünmeden millet için uğraşıyorsunuz..
Atam Türkiye devletini muhassur medeniyetler seviyesine getirin demiş
Türbanla uğraşın dememiş.
Atatürkçüsünüz ama onu tanımıyorsunuz bana tanımlarmısınız.Siz hangi fikri paylaşıyorsunuz.
Hangi türkiye laik bir devletti.O zaman nerde kalıyor din özgürlüğü üstelik %90 nı müslüman bir ülkede...
Bırakın da siz kendinizi tanıyın.Kendini tanımayan kendi salih olmayan başkalarını asla ıslah edemez.Türkiye de bir çok tehdit bir çok sorun varken daha başörtüsü ile uğraşan adamda ben kuyruk acısı ararım...
GEREKİRSE CAN ALIR VERİRİM AMA DEĞERLERİMDEN ASLA ÖDÜN VERMEM
İŞTE SİZ BİZDEN DEĞİL BİZİM DEĞERLERİMİZ KUTSALLıĞINDAN KORKUYORSUNUZ.
ÇAĞDAŞLIK MI SİZİN ÇAĞDAŞLIK ANLAYIŞINDA SAMİMİ DEĞİLSİNİZ:SİZ SADECE KENDİ EGOLARINIZI TATMİNE UĞRAŞIYORSUNUZ:
YETER ARTIK ATAMIN ATATÜRKÜMÜN ADINI KİRLETMEYİN...
BU MİLLETİN KURTARICI YÜCE ŞAHSİYETİNİ RAHAT BIRAKIN...
ONU DEĞİL DÜŞÜNCELERİNİ SAVUNUN EL ELE VERELİM BU VATANA HİZMET EDELİM:BİRBİRİMİZLE UĞRAŞMAKLA SADECE MAŞALIKTAN BAŞKA HİÇ BİR ŞİEY YAPMIYORUZ.
DEMOKRASİ DERSİ VERENLER
HÜRRİYETİM SENİN SINIRIN BİTTİĞİ YERDE BAŞLAR BİZİM SINIRIMIZA ARTIK GİRMEYİN..
İNSANLIK NİDASI ATIYORSUNUZ AMA İNSANLIĞIN GEREKLERİNİ GÖRMEMEZLİKTEN GELİYORSUNUZ.
BİZİM GİBİLER NE BİTTİ NE DE BİTER BİZ YILLAR ÖNCE DE VARDIK
DÜNYAYA MEDENİYETİ BİZ ÖĞRETTİK TÜRK İSLAM DEVLETLERİ TÜRK İSLAM MEDENİYETİ::
BEĞENMEYEN GİDER MEDENİ OLARAK ONLARLA YAŞAR...
SEVENLER BURDA KALACAK
TAKI SON OCAK SÖNENE KADAR
Kamu binalarına başörtüler alınmıyor.Camiilerde kamu binası ne olacak..
İŞTE SİZ DAHA KENDİNİZLE ÇELİŞİYORSUNUZ.
ALLAH HER DAİM MUZAFFERDİR,ONA NE DÜNYA DA NE DE BAŞKA YERDE HİÇ BİR ŞEYİN GÜCÜ YETMEZ.:
O ALLAH BACILARIM SİZİN YANINIZDA ONU SEVEN KULLARI DA SAYGILARIMLA (12.03.2005 21:54)
(bakınız: allah (c.c), insan, hayat, zaman, türk, dünya, başörtüsü, bugün, korku, deli)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 27 |
| Çorum |
 |
|
|
 |
Can parçası,kadının bana göre özü (12.03.2005 21:52)
(bakınız: kadın, kadı)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 22 |
| Tekirdağ |
 |
|
|
 |
o benim ozgurlugum (06.03.2005 21:46)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 23 |
| Konya |
 |
|
|
 |
ebedi arkadaşım.. (05.03.2005 11:04)
(bakınız: arkadaş)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 24 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Testiyi kıralım, suyu bulalım...
Mana şekle kanattır dostlar, anlamdan kaçıp şekillere takılmayalım. (02.03.2005 19:50)
(bakınız: dost, akıl, kanat, testi)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 26 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
ÖZGÜRLÜK EMEK İSTER
Hayata başlarken
Şartları sen koymadın ki.
Sana sanal bir dünya
Sundular.
Gözlerini bağladılar,
Seni hep korkuttular,
İnanmanı sağladılar.
Simdi bir kıyıda durmus
Uzaklara bakmaktasın.
Heyecanlısın.
Okyanuslar bilinmez,
Ürkütebilir seni.
Uzat elini...
Hayat hergün yeniden başlar
Aç güzelim saçını,
Savursun rüzgar,
Aç güzelim saçını,
Güneş parıldatsın.
Aç güzelim saçını,
Yağmur ıslatsın.
Dökülsün damlalar
Tellerinden.
Biliyorum seni saran o çemberi,
Biliyorum özgürlük emek ister... (25.02.2005 15:53)
(bakınız: hayat, güzel, dünya, yağmur, gözler, korku, özgürlük, rüzgar, yorum, uzak)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 28 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
Mehmet akif ne güzelde sölemiş aklıma geldi şimdi
Namaz oruç gibi şeylerle yok alişverişi
mukaddesat ile uğraşmak en büyük işi
Kızımın iffeti batmakta rezilin gözüne
Acırım tükrüğe billahi tükürsem yüzüne (19.02.2005 18:51)
(bakınız: büyü, güzel, namaz, oruç, gibi, mehmet, mehmet akif)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"TÜRBAN" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|