BUGÜNKÜ GAZETELER
Gazeteler  Sabah Gazeteler  Milliyet Gazeteler  Zaman Gazeteler  Sözcü Gazeteler  Habertürk Gazeteler  Taraf Gazeteler  Cumhuriyet Gazeteler  Fotomaç Gazeteler  Türkiye Gazeteler  Tüm Gazeteler

Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              vize nedir?
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
VİZE VİZE terimi aLpHaE aNtArEs
tarafından 26.03.2005 tarihinde eklendi
VİZE sizce ne demek,
VİZE size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
Sayfa: 1 2
sonraki sayfa >>
Baymetesin Offline
metesin
Bay, 74
Edirne
0 person liked.
1 person did not like.
VİZE mi? .. İşte budur!

Vize, Trakya'da, Karadeniz’e kuş uçuşu otuz km ve İstanbul'a yuvarlak rakamla yüz elli km uzaklıktaki onikibin nüfuslu bir ilçe merkezidir. Hâlen Kırklareli İli'ne bağlı olup, merkezi ve çevresiyle gerçekten güzel ve sevimli bu yer, Traklarla başlayan şaşırtıcı bir târihi de bağrında saklamaktadır. Şöyle ki: Vize adı, aynen İstanbul (Byzantion) ve Tekirdağ (Byzanthe) adlarındaki gibi bâzen gerçek ve bâzen de mitolojik bir kimlik olan Byzas'tan gelmiştir. Adının orijinali Byzia olup, bunun değişik diller ve zamandaki şöyle altmışbir varyasyonu bilinir: (Bida, Bisa, Biza, Bize, Bizea, Bizia, Bizie, Bizien, Biziensis, Bizon, Bizua, Bizue, Bizúh, Bizuhnwn, Bizva, Bizvenon, Bizvhnon, Bizvhwn, Bizvnon, Bizya, Bizyae, Bizyas, Bizye, Bizyes, Bizyh, Bizyhe, Bizyhs, Bizyn, Bizys, Byza, Byzae, Byzea, Byzie, Byzus, Vice, Viksin, Visa, Vise, Vison, Vissa, Vivre, Viza, Vizeh, Vizi, Vizia, Vizii, Viziis, Vizili, Vizilli, Vizite, Vizoi, Vizon, Vizv, Vizya, Vizye, Vizyes, Vizyi, Vyzo, Wisa, Wiza, Wize.) Bu liste, Vize’nin ne kadar çok telâffuz edildiği ve dolayısıyla zamânında ona ne kadar önem verildiğini de göstermektedir. Buna şunu da ekleyelim ki, ismin başındaki “V” ve “B” sesleri, onbeşinci yüzyılda Yunanca ve Rumca’da görülen aynı yöndeki gelişmeye paralel değişmiştir.
Arkeolojik ve buna dayalı târihî araştırmalar, Burası'nın, İstanbul dışındaki Türk Trakya'sında en eski yerleşim olduğunu ortaya koymuşlardır. O kadar ki, bu geçmiş yedi bin yıla kadar gitmektedir! Doğusu, batısı ve bugün Bulgarya demek olan kuzeyiyle birlikte, bütün bir Trakya’nın en eski yerleşimlerinden biri gene Vize’dir.
Vize; târih sahnesine Trakya’nın da adlarıyla anıldığı Trak Ulusu'yla birlikte çıkmıştır. Trakların Astai (Astlar) boyu, Vize ve çevresi olan alanda yaşamışlardır. Daha sonrasındaysa, Trakların en büyük boyu olan (Odrysai) Odrislerin kurduğu, Roma İmparatorluğu destekli Doğu Trakya Krallığı’nın merkezi Vize’dir. Bu devletin kralları Roma’ya bağlılık gösterirlerken, halkı ise sürekli başkaldırmışlardır. Duruma bir süre katlanacak olan Roma, bundan sonra Krallığı kaldırıp yerine Trakya’da Ereğli merkezli bir eyâlet kurmuş, vâlilerini de Roma’dan olmak üzere kendisi atamıştır. Şu var ki, o vâliler dahi, eyâlet merkezi Ereğli’de değil Vize’de oturmuşlardır! Çünkü… Vize, Roma İmparatoru Trayanus zamânında 'Roma Şehir Hukuku' statüsüne alınan Türk Trakya’sındaki yegâne yerleşim birimidir ve diğer köylerin yanındaki bir şehirdir! O zaman bir ka-saba durumundaki Edirne’yse, aynı statüye bundan hayli sonra ve Roma İmparatoru Hadrianus’un bir hükmüyle alınacaktır.
Vize’de, Roma tarafından bu devirde binâ edilmiş ve kimi bugün dahi görülebilen eserler vardır. Meselâ, yakın zaman önce ortaya çıkarılan anfi-tiyatro buna örnek bir Roma devri eseridir. Daha eski bir tapınağın üstüne 6. yüz yılda yapılmış ve Türklerden sonra câmiye çevrilmiş Ayasofya kilisesi de Vize’dedir. Bu kilise, hâlen câmi olarak restore edilmiş olup ibâdete açıktır. Öte yandan, Vize’nin, bu Kilise’yle birlikte anılan ve batı dünyâsında araştırmalara konu olmuş bir de Santa Marya’sı (Aya Marya - Azize Meryem) vardır ki, hayâl değil, masal değil tamâmıyla bilinen yazılı bir gerçektir!
Vize’nin kaleleriyle buna bağlı burç, kapı ve kulelerini yer-yer bugün dahi görmek mümkündür. Câmi, imâret, hamam, çeşme vb kalıntıları vardır. İstanbul-Saraçhâne’deki Bozdoğan Kemerinin varlık sebebi olan ve Bizans devrinde İstanbul’a su taşıyan şebeke Vize’den başlamaktadır. Şebekenin galerisinden bazı bölümler bugün bile görülebilmektedirler.
Kasaba merkezinde; 1., 2. ve 3. dereceden sit alanlarının daha neleri sakladığıysa ancak yeni kazılarla ortaya çıkabileceklerdir. Kayalara oyulmuş tapınak, mağara kiliseleri ve gene kaya mezarları, Mısır’ın ehramları esprisindeki, yüze yakın sayıda Trak kral mezar yığınlarının (höyük-tümülüs) bir kısmını görmek kezâ mümkündür. Özetle, Vize târih tütmekte ve târih kokmaktadır! İçinde Kıyıköy(Salmydessos) ’ün de bulunduğu birkaç köyüyse derece-derece ancak bu târihi tamamlayan unsurlar olabileceklerdir.
MS 395’te Roma İmparatorluğu ikiye bölününce, Vize, on yedinci yüzyıldan sonra Bizans denecek olan Doğu Roma devletine katılmıştır. Bu devrin Vize’si, ikinci derecedeki bir Ortodoks din merkezi ve Doğu Roma İmparatorları için bir istirahatgâh durumundadır. Hem de, ayrıntısını bilemediğimiz yarı özerk bir statüsü vardır.
Bugün artık Bizans dediğimiz Doğu Roma devleti, on dördüncü yüzyıl başında iyice zayıf düşüp Osmanlı’nın maskarası olunca, Anadolu’dan geçen Türkler Trakya’da cirit atmaya başlamışlardır. Nitekim, 1307’de Aydınoğlu İshak Bey, 1309’da da gene bir Aydınoğlu olan Halil Bey Vize çevresine kadar sokulup, Yöre’deki varlıklarını duyurmuş-lardır. 1346’da ise, İstanbul’da kayınbabası Kantakuzen ile görüşmekte bulunan Orhan Gâzi’nin askerleri Vize’ye kadar uzanan alanda talan ile meşgûl olmuşlardır! 1347’de Osmanlılar dışından bir Türk Birliği Vize’yi sarmışsa da sayıca yetersiz oluşları daha fazlasına izin vermemiş ve çekilmek zorunda kalmışlardır. Bundan sonra da Vize’yi rahatsız etmeyi sürdüren Türkler, Orhan Gâzi’nin oğlu Süleyman Şah (Paşa) komutasında ve 1357’de Bura’yı nihâyet ele geçirmişlerdir. Ne var ki, bunlar asker sayıları yetersiz akıncı birlikleridirler. Duruma râzı olmayacak Bizans’ın derlediği bir ordu, Vize’yi kısa süre sonra geri almakta gecikmeyecektir. Aynı yıl ve bu defâ Mihâloğlu Süleyman Bey’in aldığı Vize’yi, bir ara Bulgarlar ele geçirmişlerse de, Bizans gene aynı yıl duruma el koyup Vize’yi geri alabilmiştir.
Her şey bir yana, Türkler Vize üstündeki kararlı tutumlarını ısrarla sürdürmektedirler. Şehr’in böyle sık-sık el değiştirmesini içine sindiremeyen I. Murat, bizzat başında bulunduğu askeriyle Vize’yi 1368’de bir kere daha ele geçirmiştir. I. Murat bundan sonra, Vize’yi adı aslan yürekli anlamına gelen komutan Şîr-i Merd Bey’e emânet ederek, huzur içinde Bursa’ya geri dönmüştür. Vize, öyle kolay vazgeçilecek bir yer olmayıp Bizans da esâsen buna katlanamayacaktır. Nitekim, Vize üstüne kurulan baskıyla artık gücü tükenen Şîr-i Merd Bey, Bursa’daki I. Murat’a haber salıp yardım istemek zorunda kalmıştır. I. Murat, 1373’te tekrar Trakya’ya çıkmış, Vize’yle Vize’nin İstanbul’a kadar olan çevresini temizleyip, itaat altına almıştır. Ne var ki, Vize, her şeye rağmen Bizans lehine gene de elden çıkmıştır. Tâ ki, 1453’e kadar… Vize, bu târihte artık İstanbul’u almak kararındaki Fâtih’in önünde duran ve İstanbul’u koruyan gerçek bir kaledir. Zamânın Edirne-İstanbul yolu dahi Vize’den geçtiğinden, bu kale öncelikle ve mutlakâ alınmak zorundadır. İşte… Fâtih, daha sonra İstanbul’un fethine de komuta edecek Karaca Paşa’yı, derlediği bir ordu önünde Vize’ye böyle göndermiştir. Vize, Bizans’tan son defâ olarak alındığında târihler 1453 Mart ayı başını göstermektedir.
Vize, bu târihten sonra Osmanlı’nın iki başkenti Edirne ve İstanbul arasındaki güzîde bir yerleşim birimi olmuştur. Sultanlar, tıpkı Doğu Roma İmparatorlarının yaptığı üzere, zaman-zaman Vize’de oturup, avlanmış ve istirahat etmişlerdir. Sultanlar, Vize’de savaş alanlarındaki gibi çadırlarda yaşamamış olacakları cihetle, Bura’da şanlarına lâyık en azından konaklar yaptırmış olmaları gerekmektedir. Fâtih’in Vize’de bir saray yaptırdığı, târih kayıtlarında esâsen görülmektedir. Diğer sultanlar da, 1471’de yapılıp bugün artık var olmayan bu sarayda kalmış olacaklardır.
Ayrıca, Vize devrin idârî düzeninde bir sancak merkezidir ki, Edirne’yle İstanbul’un o günkü özel statüleri sonucunda; Havsa, Hasköy, Kırklareli, Babaeski, Hayrabolu, Lüleburgaz, Çorlu, Ereğli, Silivri, Çatalca, Saray, Demirköy, Büyük ve Küçük Çekmeceler, Terkos, (19. yüzyılda bir süre Tekirdağ) ile Çerkezköy, Malkara ve Muratlı gibi o zaman önemsiz veyâ hiç olmayan aradaki diğer yerler Vize’ye bağlıdırlar! Bugünkü Bulgarya’nın Ahıyolu, Ahtopol, Aydos, Burgaz, Hatuneli, Karinâbad, Ruskasrı, Nesebar, Silistre ve Tırnovacık gibi birimleri kezâ Vize sancağı çerçevesi içinde ve Vize’ye bağlıdırlar. On sekizinci yüzyıl sonundaysa, Kırım ile Karadeniz’in bütün batı sâhili bir süre Vize’den idâre edilmişlerdir. Vize, sancak statüsünü 24.05.1849’da kaybederek, o günden sonra her zaman bir ilçe merkezi olarak kalacaktır.
Türkler, Rumeli’ye geçtikten sonra Bura’yı Türkleştirmek için önce Anadolu’dan Yörük, sonra da Kırım’dan Tatar göçmenler getirmişlerdir. Altı ayrı öbekte örgütlenen Rumeli Yörüklerinin, bugünkü Türk Trakyası ve bunun biraz batısına yerleşen kısmına, beylerinin ikâmet ettikleri yere nispeten Vize Yörükleri deniyordu ki, bunların başı olan paşa da gene Bura’da bulunmaktaydı. Dört öbekte örgütlenen Tatarlardan Bozapa’lar da bu Yörüklerle birlikte aynı paşaya bağlıydılar. Gene bütün bir Rumeli’ye dağılmış durumdaki Çingenelerse, onlardan geri hizmetlerde faydalanmak üzere, Osmanlılar tarafından bir örgüt çatısı altında toplanmışlardır. Bunların yaşadıkları yerler bu kadar dağınık olmasına rağmen, sanki toplu bir yerde yaşarmışcasına sanal bir Çingene Sancağı'na bağlanmışlardır. Sanal sancağın yönetim merkezi, o zaman hiçbir Çingene yaşamayan Vize olmuştur. Çingeneler arasındaki sembolik varlığı bugün de sürdürülen Çeribaşının atası olan komutan, idârî ve askerî olarak Vize’de yaşayan iki paşadan Yörük ve Ta-tarlardan sorumlu olanıdır.
Burada özetle anlatmaya çalıştığımız Vize, işte böylesi zengin bir geçmişten gelen güngörmüş bir vatan parçasıdır. Burada anlatılanların bâzı izlerini Vize hâlâ taşımaktayken, bir kısım hâtırâları da İstanbul, Edirne, Tekirdağ, Kırklareli ile dışarıda Atina ve Moskova müzelerinde saklanmaktadırlar.
Kasabanın hemen içinde bile hissedilen ve Trakya’da eşi bulunmayan orijinal coğrafyası, târih kayıtlarına kadar geçmiş ve tabiatıyla bugün de geçerli olan güzel iklimi de, Vize’nin beğenilmesi ve sevilmesi için ayrı birer etken olmaktadırlar!

Mete Esin
(05.10.2011 20:58)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BaySes Siz 1 Offline
Ses Siz 1
Bay, 24
Mersin
vize geçiş demek gibi bişey... kimi hangi ölçüde nasıl geçireceği belli olmaz... (04.11.2009 18:12)
(bakınız: emek, gibi, demek, geçiş, nasıl, ölçü, olmaz)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayanZeytinli Bal.. Offline
Zeytinli Balımm
Bayan, 16
Karabük
yaklaşan vizeler üstüne, facebookta durumunu: 'çok yakında vi-zede...' olarak değiştiren arkadaşa saygılarımı iletiyorum =) (04.11.2009 18:10)
(bakınız: facebook, saygı, arkadaş, yorum, lara, durum, yakın, duru, izel, tire)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayBestenegâr Offline
Bestenegâr
x
ülkeler arası geçişte kişilerin pasaportuna, belgelerine verilen onay, izin..

bir de üniversitede, yıl sonu final sınavlarına girebilme hakkı için, ilgili konularda bilgilerimizin sınandığı sınav.. ‘vize’ sınavı adı altında ölçüp biçerlerdi bizi..çoğu, aman ne gireceğim finalde 3 soru çözerim yeter derdi.. zaten toplam 4 soru olurdu.. dönem sonu başarı notuna vizenin % 40, finalin % 60 etkisi olurdu.. beyinlerimizi değil, sinirlerimizi sınarlardı vesselâm..
(15.10.2008 22:33)
(bakınız: soru, bilgi, arda, üniversite, selam, beyin, sınav, başarı, yeter, geçiş)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay_Rate Offline
_Rate
x, 26
gerçek: incelemeye aldıgımız tipik şahsiyetler; başkalarının notunu sorarlar...arkadaşı iyi almışsa şahsiyet üzülür,düşük almışsa buyuk bir sevinç içerisinde ama bu sevinç çaktırılmadan 'ya takma ya bunun finali de var' denir...
suç çan eğrisinde midir yoksa insanın özünde midir bilinmez...
(13.12.2007 21:09)
(bakınız: insan, gerçek, arkadaş, sevi, çan eğrisi, başka, elem, sevinç, ince, yoksa)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay_Rate Offline
_Rate
x, 26
gerçek: herkes deliler gibi çalışır...gerekirse ihtiyaçlarını karşılamaz(banyo,uyku gbi) ...ama itiraf etmez...'ya abi az çalıştım,oyun oynadım,tv baktım' lar genelde hikayedir...yuksek alınca olay çalışmayla değil şahsiyetin zekasıyla alakalıdır güya... (13.12.2007 21:06)
(bakınız: uyku, deli, gerçek, oyun, zeka, hikaye, itiraf, gibi, ihtiyaç, lama)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay_Rate Offline
_Rate
x, 26
gerçek: vize haftaherkesin tipi kayar.. (13.12.2007 21:03)
(bakınız: gerçek, esin, herkes, ayar, hafta, kaya)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay_Rate Offline
_Rate
x, 26
vize vız vız vız.... (04.11.2007 17:54)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baym_gorki Offline
m_gorki
Bay, 50
İstanbul
Vay yaa...En sonunda bunuda söyledi...Sayın Başbakan Demokrasiye ne kadar hakim olduğunu bir kez daha kanıtladı(!) .Efendim İstanbula girişte vize uygulanmalıymış...Bravo sayın Başbakan yine kısa yoldan çözümü bulmuşsunuz...Hatta bunu daha ileri götürüp insanların yaşadıkları şehirden hatta köyden çıkışını bile yasaklayabiliriz. Zaten belli bir bölgenin refahını sağlamak için vatandaşların seyahat ve istediği yerde yaşama hakkını kısıtlamak Devletin asli görevleri arasındadır.Pratik zekanın ve çözüm bulma yeteneğinin zirvesindesiniz.Bizim vatandaşımız alışıktır böyle şeylere devam edin,öyle olmasaydı bunu ilk söylediğiniz zaman sizi belediye başkanı seçmezlerdi.Türk vatandaşlarına vize uygulayan ülkelere Türkiye Cumhuriyetininde katılması onları fazla etkilemiyeceklerdir.Benim tavsiyem (Kemal abinin de desteği ile) İstanbul girişine Turnikeler kurulup (Vizeye ilaveten) girmek isteyenlerden yüklü bir giriş ücreti alınmasıdır.Böylece bölgesel Ayrımcılığın yanı sıra Zengin,Fakir ayırımınıda sağlıklı bir şekilde yapabiliriz.Eminim Güneydoğu haritasında bazı değişiklikler yapılmasını arzulayan vatansever(!) bazı çevreler bu yorumunuza çok sevinmişlerdir.Devam edin sayın Başbakanım... Köktendincilikten kökten çözümcülüğe yatay geçişinizin bazı sancıları olacak elbette...Siz umursamayın,boş verin; o sancı nasıl olsa sadece vatandaşın mabadında... (14.01.2007 11:01)
(bakınız: istanbul, insan, zaman, türk, ağlamak, cumhuriyet, yaşam, türkiye, demokrasi, vatan)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baynobodycanund.. Offline
nobodycanunderstandme
Bay, 26
İstanbul
insanın calışmak istemediği seylerin bütünü olabilir.kabus dur sabahlamak niyetiyle oturulur ders calısmaya ama solugu nette alırsınız. bişey olmaz. (24.11.2006 22:30)
(bakınız: insan, kabus, alışmak, lama, ders, sabah, niyet, maya, niye, olmaz)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Sayfa: 1 2
sonraki sayfa >>

"VİZE" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: VİZE NEDİR? vize ne zaman?

Antoloji.com
24.11.2014 11:10:40  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]