En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - kürt
4 - fethullah gülen
5 - ergenekon
6 - başbağlar katliamı
7 - sinan aygün
8 - dabbe tül arz
9 - destina
10 - canım sıkılıyor
11 - sude
12 - lol
13 - azra
14 - ağlamak
15 - ünzile
16 - arguvan türküleri
17 - eşya
18 - bişr-i hafi
19 - perfüzyonist
20 - bejan matur
|
 |
YAPRAK sizce ne demek, YAPRAK size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: evgeni
Eklenme Tarihi: 22.03.2005 20:24 |
yaprak hırka'yı bende gördüm. Aynı kişi mi bilmem, kanald de yemek yapıyordu. İtalyan asıllı mı merak ettim. LA BELLA DONNA
(bakınız: emek, merak, yemek, ordu, anal, italya, talya, aynı, kana, bend)
|
casbah
20.06.2008 15:11 |
Rüzgâr önüne kattığı yaprakları, bir o yana bir bu yana savurur. Yapraklar ise harika daireler çizerek dönerler rüzgârın etrafında. İlişkilerinin niteliğini görebilmek, anlayabilmek için bu hareketliliği dikkatle izleyince,.. Genel olarak rüzgâr acımasız, yapraklar perişan olarak görülür ama görebildiğim kadarıyla ne rüzgâr acımasız ne de uçuşan yapraklar perişan. Şaşılası bir ahenkle sarmalamışlar birbirlerini, ikisi de görevlerinin, sorumluluklarının ve birbirlerine ne kadar muhtaç olduklarının bilinciyle kabullenmişler birlikteliklerini.
Hayatın sağlıklı devamı için bir sorumlulukları, bir güçleri olduğunun farkındalar, ölmeden yeniden doğamayacaklarının, kaybolmadan yeniden üretemeyeceklerinin farkındalar ve galiba tam da bu nedenle ahenkli bir müziğin eşliğinde dans ederek vedalaşıyorlar hayatla. Ne rüzgâr acımasız ne de yapraklar perişan...
(bakınız: hayat, neden, soru, rüzgar, veda, bilmek, sağlık, dans, lara, peri)
|
yağmur yüklü bulut
03.03.2007 23:33 |
benim takip ettiğim kadarıyla yaprak hırka isimli bir gazateci var. hem muhabirlik yapıyor, hem de bir ara cine5'de sabah haberlerini sundu. ne yalan söyleyeyim oldukça da güzel biri...
(bakınız: yalan, güzel, isim, beni, söyle, sabah, birlik, haber, haberler, takip)
|
queenstrike
20.12.2006 12:41 |
|
Yapirgak :-))
|
inas
20.10.2006 00:26 |
HAVADA DANS EDIP ÖLUME GIDEN TEK TEK ŞEYYYYYYYY
(bakınız: dans)
|
mavıada
10.10.2006 06:22 |
Elinde bir yaprak vardı.
Onu uzun uzadıya süzdükten sonra,
“Yazık! ” dedi.
“Niye yazık? ”
“Okuma yazma bilmiyoruz” dedi.
Şaşırdım. Okuma yazma bilmek ne kelime, iyi bir tahsil yapmıştı kendisi. Kitap elinden düşmezdi.
“Biliyorsun ya! ” dedim şaşkınlıkla.
Gülümsedi belli belirsiz. “Asıl okuyuştan söz ediyorum. Sen hiç ağaç kitabını ya da yaprak sayfasını okudun mu mesela? ”
“Hayır! ”
“Okumadın, çünkü okuma bilmiyorsun.
Bak, bu bir yaprak. Bir bakıma da sayfa...
Bunda da yazılar yazılı. Bu da kâtibini, yazıcısını, sanatkârını bildiriyor. Çünkü o yazıcı kendini bu yaprakla da bize tanıtıyor.
Bir mektup gibi göndermiş bize.
Nasıl, bir mektup yazarını gösterir, bildirir, tanıtır,
öyle de her bir yaprak onun ustasını anlatıyor, tanıtıyor, sevdiriyor.
Şimdi ben bu dili, bu okuma biçimini öğrenmeye çalışıyorum.”
“Ne dili bu? ”
“İman dili... Bu dili bize Kuran öğretiyor.”
“Nasıl yani? ”
“Evrendeki varlıklar için ayet tabirini kullanıyor.
Bakın, görün, düşünün, ibret alın diyor.
Kuran gibi kâinat da bir kitap, onunda sureleri, ayetleri, kelimeleri var.”
“İlk inen ayetteki ‘oku! ’ emri bunu da kapsıyor mu? ”
“Elbette! İki kitap var önümüzde.
Biri kelam sıfatından, öbürü kudret sıfatından geliyor.
Bunlar birbirini tefsir ediyor.”
Bu şaşırtıcı açıklamaları dinledikten sonra yerden bir yaprak da ben aldım, birlikte okumaya başladık!
ömer sevinçgül
(bakınız: şimdi, kitap, sanat, mektup, yorum, ayetler, bilmek, iman, kelime, ağaç)
|
edebî deli
16.09.2006 16:03 |
|
 |