TWITTER'DA
TAKİP ET
twitter.com/AntolojiCom
  BUGÜNKÜ GAZETELER
Gazeteler  Sabah Gazeteler  Milliyet Gazeteler  Zaman Gazeteler  Sözcü Gazeteler  Habertürk Gazeteler  Taraf Gazeteler  Cumhuriyet Gazeteler  Fotomaç Gazeteler  Türkiye Gazeteler  Tüm Gazeteler

Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              yeraltı tünelleri nedir?
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
YERALTI TÜNELLERİ YERALTI TÜNELLERİ terimi Sayfaların Gölgesinde
tarafından 12.07.2006 tarihinde eklendi
YERALTI TÜNELLERİ sizce ne demek,
YERALTI TÜNELLERİ size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
Baysayfaların g.. Offline
sayfaların gölgesinde
x
0 person liked.
0 person did not like.
'''istanbul'un altında keşfedilmeyi bekleyen kilometrelerce gizli yol var

geçen hafta yazdığım ve istanbul'un kurucusu olan imparator konstantin'in bundan 1600 sene önce yaptırttığı surlarla şehrin en eski limanının ortaya çıkartılmasından sözettiğim yazım hem yerli, hem de yabancı basında bir hayli ilgi gördü ve bu ilgi, bana istanbul'da yine yüzlerce sene öncesinden kalan ama bugüne kadar üzerinde neredeyse hiç durulmamış ve mevcudiyetleri sadece söylentilerle sınırlı kalan diğer bazı tarihi mekánları hatırlattı: şehrin altında vârolan dehlizleri...

işte, istanbul'un özellikle eski semtlerinin altındaki köstebek yuvasını andıran bu dehlizlerin ve yeraltı yollarının kısa öyküsü... burada şehrin yeraltı yolları hakkında kısa bilgiler veriyor ama nerelerde olduklarını söylemiyorum, zira, dehlizlerin girişlerinden bahsettiğim anda mekânların bir anda hazine avcılarının akınına uğrayıp savaş alanına döneceklerinden adım kadar eminim.

yenikapı'da ortaya çıkartılan 1600 yıllık bizans surlarından ve istanbul'un ismine bugüne kadar sadece tarih kitaplarında rastlanan en eski limanının bulunmasından bahsettiğim geçen haftaki yazım, sadece bizde değil, yabancı basında da bir hayli ilgi gördü. reuter başta olmak üzere birçok haber ajansı kazı alanının görüntülerini yayınlarken, istanbul'da bugüne kadar yapılmış olan bu en büyük arkeolojik buluş, çok sayıda yabancı gazetede de haber olarak çıktı.

yazımda sözünü ettiğim bizans kalıntılarının böylesine ilgi görmesi, bana istanbul'da yine yüzlerce sene öncesinden kalan ama bugüne kadar üzerinde neredeyse hiç durulmamış, hakkında pek bir yayın yapılmamış ve mevcudiyetleri sadece söylentilerle sınırlı kalmış bulunan diğer bazı tarihi mekánları hatırlattı: şehrin altındaki dehlizleri...

önce, konuyu kısa bir şekilde anlatayım: istanbul'un özellikle eski semtlerinin altı, yüzlerce sene öncesinden kalma dehlizlerle doludur ve o semtlerin toprağın altında kalan kısmı tam bir köstebek yuvasını andırır. dehlizlerin bazısı osmanlı, bazısı bizans, bazısı da bizans'tan bile önceki zamanlardan kalmadır. mevcudiyetlerini çok az kişi bilir ve dehlizlerden bırakın turistik broşürleri, arkeolojik kitaplarda bile bahsedilmez.

gezdiğim için şanslıyım

ben, istanbul'daki bu yeraltı yollarının varlığını çocukluk yıllarımdan itibaren işitir ve dehlizlerle ilgili çok sayıda efsane duyardım. şehri baştan başa katettikleri söylenir, ' bir ucundan girdin mi saatler boyu yürüyüp diğer ucundan çıkar ve kendini şehrin öbür tarafında bulursun ' derlerdi. hattâ sadece mahalleleri değil, boğaz'ın iki sahilini bile birkaç yerden birbirine bağladıkları anlatılırdı. bizans zamanında imparatorlar ve patrikler güya gizli temaslar yapacakları zaman gidecekleri yere yeraltından gider, böylelikle gözlerden uzak olurlardı ve dehlizler öncelikle işte bu işe yarardı.

istanbul'un bu yeraltı yolları, eski masallara bile konu olmuşlardı. meselâ bir türk serdengeçtisi bizans imparatoru'nun kızına âşık olur; kızı kaçırıp hipodrom'daki, yani bugünün sultanahmet'indeki dehlizlerden birine girer, elindeki meşaleyle aydınlattığı karanlık yolda birkaç saat boyunca bazen el yordamıyla yürüyüp boğaz'ın karşı sahiline geçer ve imparator'un hâkim olamadığı topraklara ulaşıp sevgilisiyle beraber mesud bir hayat kurardı.

köstebek yuvası gibi

yeraltı yollarından bazılarının mevkilerini sonraki senelerde öğrenebildim, hattâ dostlarımla beraber içlerine de girdim ve dehlizlerde şartların elverdiği ölçüde gezip dolaştık. ama dehlizlerin bazılarında toprağın çöküp yolları kapatması, bazılarında da etrafımızı belli bir mesafeden sonra ellerimizdeki fenerlerin bile aydınlatamadığı derin bir karanlığın sarması yüzünden daha ilerilere gidemedik. kısa dehlizlerin çıkış noktalarına ulaşabildik ama daha uzun olanların nerelere gittiğini bir türlü öğrenemedik.

şimdi, bu dehlizlerin ne vaziyette olduklarından bahsedeyim:

bir kısmının duvarları ve tavanları tuğlalarla örülüdür. bazıları tek bir yoldan ibarettir, bazılarında ise girişten 40-50 metre sonra bir yol ağzına ulaşırsınız ve önünüze değişik yönlere uzanan başka dehlizler ortaya çıkar. bütün bu bilinmezliğin ortasında bilinen tek bir şey vardır, o da istanbul'un altını baştanbaşa dolaşan yollar hakkında hiçbirşey bilmediğimiz, hiçbir bilgiye sahip olmadığımızdır.

işte, istanbul'un altında uzanan ve devâsâ bir köstebek yuvasını andıran bu dehlizler, asırlardan buyana ortaya çıkartılmayı ve üzerlerindeki esrar bulutunun dağılmasını bekliyorlar.

burada, yeraltı yolları hakkında sadece bu kadar yazmakla yetinmek ve yolların nerelerde olduklarını söylememek zorundayım. zira, dehlizlerin girişlerinden bahsettiğim anda kazma-kürekle çalışanından teknolojiye uyup dedektör kullananına kadar ne kadar hazine meraklısı varsa tamamının yeraltı yollarına dolacağından ve keşfedilmeyi bekleyen dehlizlerin bir anda savaş meydanına döneceğinden adım kadar eminim.

iş,arkeologlara düşüyor

paris'i, londra'yı yahut glaskow'u yakından tanıyanlar gayet iyi bilirler: bu şehirlerin altında yüzlerce sene öncesinden kalan ve şimdi gayet iyi korunan geniş mekânlar vardır ve bu mekânlar apayrı birer şehir gibidirler. hattâ, paris'te kısa bir zaman öncesine kadar çok kişinin yaşadığı bu yeraltı mekânlarına şimdi gayet elit bir kesim sahip çıkmıştır ve buralarda verilen davetlerle yapılan toplantılar, katılanlarda bambaşka bir âlemde oldukları hissini uyandırır.

hem avrupa'daki, hem de istanbul'daki yeraltı şehirlerini görüp gezmiş bir kişi olarak söylüyorum: istanbul'un dehlizleri, avrupa'daki benzerlerinden daha eski olmasının yanısıra, çok daha esrarlı ama daha sıcak bir havaya sahiptir ve ortaya çıkartıldıkları anda cazibe merkezi olurlar. ben, konstantin'in kayıp surlarını ortaya çıkartan arkeologlarımızın günün birinde ' yeraltı istanbul'u'na da el atacakları ve binlerce senelik şehrin yerin altında unutulup kalmış olan simetriğini de bulacakları günü hayal ediyorum...'''


{ murat bardakçı }
(14.07.2006 21:31)
(bakınız: istanbul, sevgi, dost, hayat, zaman, türk, para, büyü, gözler, bugün)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayangelincik nes.. Offline
gelincik nesrin
Bayan, 50
Antalya
Köstebeklerrrr...
karıncalar...
(13.07.2006 21:21)
(bakınız: karınca, köstebek, karıncalar)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baysayfaların g.. Offline
sayfaların gölgesinde
x
''' öyle anlaşılıyor ki,anadolu sadece kıtasal ve kültürel olarak doğu ile batıyı birbirine bağlamakla kalmamış,aynı zamanda tüneller sistemiyle de doğu ile batı arasında önemli bir köprü oluşturmuştur.
elimizdeki veriler bu tüneller sisteminin anadolu'daki en batı'daki ucunun troya,en doğusu'nun ise nemrut ve ordan da kuzeye yönelerek kafkaslar'ın elbruz dağı'ndaki merkez noktasıyla orta asyaya irtibatlandırıldığını göstermektedir.

kapadokya bölgesinde yoğunlaşan öbeklenmenin nedeni ise,büyük bir ihtimalle bir merkez ve dağılım noktası olarak bir zamanlar işlev görmüş olmasından kaynaklanmaktadır.çünkü farklı noktalardan gelen tüneller burada yeraltı kentlerine açılmaktadır.

kapadokya'nın kuzeyi'nde yer alan ve bir zamanlar hitit krallığı'nın merkezi olan hattuşaş'ın (boğazköy) altı da dehlizler ve tünellerle kaplıdır.

tüm bu verilerden; anadolu'nun altında muazzam bir dehliz şebekesinin bulunduğu ve anadolunun agarta tüneller sistemlerinin önemli kavşaklarından biri olarak asırlarca işlev gördüğü anlaşılmaktadır.

bu konulardaki araştırmalarıyla tanınmış ünlü araştırmacı yazar peter kolosimo ' timeless earth ' adlı eserinde aynı noktaya işaret eder:

' anadolu'yla bağlantılı olan kafkaslar'daki tüneller sistemi iran'a doğru uzanan devasa bir şebekenin bir parçasını oluşturur.bunların moğolistan ve tibet'e kadar uzandığı sovyet bilim adamlarınca tesbit edilmiştir.işte batıya doğru uzanarak anadolu'nun altından devam edip troya ve gizeyle birleşen şebeke budur.(s.66-67) '

anadolu'nun altında yeralan bu tüneller ağına ilişkin kanıtlardan biri de daha önce üzerinde durmuş olduğumuz commagene bölgesi'ndeki kazılarda ortaya çıkmıştır.

1954 yılında commagene bölgesinde kazı yapan arkeologlar nemrut dağı'nın yakınındaki kahta köyü'nün altından uzanan bir tünel keşfetmişlerdi.tünelin girişi tek parçadan oluşmuş yazılı bir kayanın altında yer alıyordu.

her iki yanında basamakların bulunduğu tünel aşağıya doğru belli bir eğimle ilerliyordu.arkeologlar tünel içinde 100 metre ilerledikten sonra karşılarına çıkan balçık tabakasından dolayı daha fazla gidemeyeceklerini anlayarak geri dönmüşlerdi.aradan iki yıl geçtikten sonra tüneli temizleme çalışmalarına katılmak için tekrar geri döndüler.
prof.karl döerner 1956 yılında gerçekleşen bu kazının öyküsünü türk arkeoloji dergisi'nde 1957 yılında uzun uzun anlatmıştı...'''

türklerin kültür kökenleri/ ergun candan
(13.07.2006 18:59)
(bakınız: zaman, türk, büyü, ağlamak, gerçek, ayna, neden, arda, yara, adam)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.

"YERALTI TÜNELLERİ" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: YERALTI TÜNELLERİ NEDİR? yeraltı tünelleri ne zaman?

Antoloji.com
25.04.2014 09:21:52  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]