|
|
 |
 |
|
YORUMSUZ |
YORUMSUZ terimi
dalgalı
tarafından 17.12.2005 tarihinde eklendi |
YORUMSUZ sizce ne demek,
YORUMSUZ size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
Bir gerçek gördüğünde, onu doğrudan görüyorsan, hemen zihnin olmadan ve hafızan...işe karışmadan görüyorsan, ancak o zamam bir gerçektir.Aksi taktirde bir yorum olur.Ve bütün yorumlar sahtedir, çünkü bütün yorumlar geçmişteki deneyimlerin tarafından yüklenmiştir.Sadece geçmişteki deneyimlerine uygun olan şeyleri görürsün....Geçmişteki deneyimlerine uygun olmayan şeyleri görmezsin ve hepsi sadece geçmişteki deneyimlerin değildir.Hayat geçmişteki deneyimlerinden çok daha büyüktür.
Zihin ne kadar büyük olursa olsun, varoluşun tamamına baktığında onun sadece çelimsiz bir parçasıdr-Küçük bir parçası. Bilinen çok azdır; bilinmeyen çok engin ve sonsuzdur.Bilinmeyeni bilinen aracılığıyla öğrenmeye çalışırsan asıl meseleyi kaçırırsın. Saflığı bozan budur. Bilinmeyeni içindeki bilinmeyenle öğrenmeye çalışırsan, o zaman açığa vurma hali vardır. (20.02.2011 08:02)
(bakınız: hayat, zaman, büyü, gerçek, araf, yorum, doğru, hepsi, tamam, geçmiş)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 68 |
| Türkiye |
 |
|
|
 |
Bastığım toprakların her tutamından kan fışkıracak.
Taş üstünde taş bırakırsam,arkada kanan ocağım sönsün
Gülistanları süngümle kabristan edeceğim…Tarihe dümdüz bir haraba bırakacağım ki,
Üstünde on asır medeniyet kurulmasın
Merhameti yatağımın ağzına,mefküreyi tüfeğimin kapsülüne,medeniyeti atımın arka nalına asacağım…
Dağların kavukları,ormanın gölgeleri,harabelerin buruşuk çehreleri ebediyete kadar buradan geçen ırkımın hikayesini söyleyecek… (12.01.2010 13:28)
(bakınız: tarih, esin, rakı, toprak, hikaye, dağlar, merhamet, söyle, gölge, ırak)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 68 |
| Türkiye |
 |
|
|
 |
Bir tarafta felsefeyi eleştirel insan aklının gereği olarak irdeleyen ülkeler diğer tarafta felsefe yapma diyerek onu anlamsızlaştırmak isteyen insanların yaşadığı ülkeler.ve arası hiç bir zaman(siyasal,ekonomik,sosyal,demokratik) kapanamayacak bir farkın yaşamla ilintili gerçeği. (30.08.2009 13:21)
(bakınız: insan, zaman, anlam, yaşam, araf, felsefe, insanlar, lara, ülke, maya)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
Çünkü, sorgulayan bir beyin olmadıkça, sistematik- analitik düşünce metodunu benimsemedikçe, dini top yekün bir sistem olarak ele almadıkça, geçmiş ve gelenek kaydından çıkıp, insanca ve de gönülce Kur'ana bakmadıkça bu tür çelişkiler çözülesi değil! ... (18.01.2009 19:19)
(bakınız: insan, gönül, düşünce, lara, aydın, beyin, geçmiş, beni, çünkü, çelişki)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
Yorumsuz “Oku“yanlar, zihnimizi, eğer doğru biçimde kullanılırsak, muhteşem bir alet olacağını ama, yanlış biçimde kullanılırsa, çok yıkıcı bir hale geleceğini bilirler;
Meseleyi daha doğru biçimde koymak gerekirse; bunun zihnimizi yanlış biçimde kullanmamızdan değil, genelde hiç kullanmamamızdan kaynaklandığını, onun bizi kullandığından böyledir! . Hastalık da budur. Sıradan insanlar zihin olduklarına inanırlar. Yanılgı da budur. Böylece alet onları ele geçirmiştir, o onları yönetmektedir.
Yorumsuz “Oku“yanlar, sırf bir dört işlemli problemi çözebilmenin ya da bir hidrojen bombası yapabilmenin, zihnimizi kullandığımız anlamına gelmeyeceğini bilirler. Develerin sürekli geviş getirmeyi sevmeleri gibi, zihin de sorunları çiğnemekten hoşlanır. İşte bu yüzden o çapraz bilmeceler yapar ve hidrojen bombaları yaratır. Her ikisinde de bir fayda yoktur.
Yorumsuz “Oku“yanlar, kendilerine her daim şunu sorarlar: “istediğimde zihnimden, düşüncelerimden kurtulabilir miyim? “
Sıradan insanlar, düşünmeyi tümüyle durdurmayı -çok kısa bir süre dışında- yapamazlar. Dolayısıyla zihinleri onları kullanmaktadır. Zihinleriyle bilinçsiz bir biçimde özdeşleşmişlerdir, bu yüzden de onun kölesi olduklarının farkında bile değildirler. Bu -onlar farkında olmadan- bir varlığın onlara hâkim olmasına benzer, böylece onlar o varlığı kendileri olarak algılarlar.
Özgürlüğün başlangıcı, o hükmeden varlık -yani, düşünen- olmadığınızı idrak etmektir. Bunu bilmek sizin o varlığı “gözlemlemenizi” mümkün kılar. Yorumsuz “Oku“yanlar, düşüneni izlemeye başladıkları anda, daha yüksek bir bilinç düzeyinin harekete geçtiğini algılarlar. O zaman onlar düşüncenin ötesinde muhteşem bir akıl âleminin bulunduğunu, o düşüncenin, o muhteşem akılın sadece minicik bir veçhesi olduğunu fark etmeye başlarlar. Ayrıca, gerçekten önemli olan her şeyin -güzellik, sevgi, yaratıcılık, sevinç ve iç huzurunun- zihnin ötesinden kaynaklandığını da fark ederler. Böylece uyanmaya başladıklarını hissederler.
Bu düşüncesizlik âleminin daha derinlerine dalarken, saf bilinç halini fark ederler. O hal içinde, kendi mevcudiyetlerini öyle bir yoğunluk ve sevinçle hissederler ki, bununla kıyaslandığında, tüm düşünceler, duygular, fiziksel bedenlerinin ve tüm dış dünyanın önemsiz hale geldiğini fark ederler. Ancak, bu bencil değil, Benlik-Ötesi bir haldir. O onları daha önce “kendi benlikleri” olarak düşündükleri şeyin ötesine götürür. Bu mevcudiyet aslında onlar-dır, ama o aynı zamanda onlardan hayal edilemez biçimde daha büyük bir şeydir! ! ? ? .
“Düşüneni izlemek” yerine onlar ayrıca dikkatlerini AN‘a yönelterek de düşünce akışında bir kesinti, bir boşluk yaratabilirler. Sadece içinde bulundukları AN‘ın yoğun bir biçimde bilincinde olurlar… Bu derin bir doyum veren bir şeydir. Bu yolla, bilinçlerini zihinsel faaliyetten uzaklaştırıp, son derece uyanık ve farkında oldukları, ama düşünmedikleri bir düşüncesizlik boşluğu yaratırlar.
Onlar, zihinlerinin sadece bir alet olduğunu bilirler. O orada belirli bir işte kullanılmak üzere bulunmaktadır, ve bu iş tamamlandığında, bu aleti bir kenara bırakırlar. Sıradan insanın düşüncelerinin yüzde 80 ila 90′ ının sadece yararsız, boş ve tekrarlanan düşünceler olmakla kalmadığını, bunların çoğunlukla olumsuz doğasından ötürü zararlı olduğunu da söyleyebiliriz. Düşüncelerimizi gözlemlediklerinde, bunun doğru olduğunu görebilirler. O yaşam enerjisinin ciddi bir biçimde sızıp gitmesine neden olur.
Bu tür kesintisiz, adeta istem dışı düşünme aslında bir bağımlılıktır. Bir bağımlılığın tipik özelliği nedir? Basitçe ifade edersek, siz artık onu bırakma seçimine sahip olmadığınızı hissedersiniz. O sizden daha güçlü görünür. O ayrıca size sahte bir haz duygusu verir; bu kaçınılmaz bir biçimde acıya dönüşecek bir hazdır… (09.11.2008 00:12)
(bakınız: insan, sevgi, zaman, aliye, nedir, büyü, dünya, güzel, anlam, gerçek)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
hükümetin kararlarina harfiyen onaylamazsa yerinden edilmekle tehdit edilen insan. ama bilmiyorlarki bugun istifa edip bir partinin başina geçse, ertesi gün erken seçimle başbakan olabilir.
yorumsuz diyor ama duramıyorum yahuuu: :)
öyle olsaydı chp şimdi iktidardı....! ! !
. (26.09.2006 22:06)
(bakınız: insan, şimdi, yorum, başbakan, kara, seçim, lama, rind, harf, hükümet)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
bazı yazıların altındaki bknz.lara bakmak,bakmak,bakakalmak..
(bknz.insan, kadın, çocuk, dünya, yaşam, demokrasi, kabe, insanlar, çaresizlik, ülke) (09.02.2006 21:44)
(bakınız: insan, kadın, dünya, çocuk, yaşam, demokrasi, insanlar, çaresizlik, kabe, lara)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 32 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
suskunluk dayanılması güç bir yanıttır...diye biliyorum... (26.12.2005 15:11)
(bakınız: yorum, susku, yanılma)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"YORUMSUZ" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|