|
|
 |
 |
|
ZAMAN |
ZAMAN terimi
aspartam
tarafından 06.05.2001 tarihinde eklendi |
ZAMAN sizce ne demek,
ZAMAN size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Zaman, iki hareket arasındaki süredir. Hareket ve maddenin nesnel hali zamanla belirir. Zamanın olmadığı yerde, nesnellikte yoktur! Bu nedenle zaman cismin kesinlikle belirleyici faktörüdür. Hareketin hızı zamanın da hızıdır. Görelilik ve kuantum varsayımlarına göre zaman ile uzay birbirleriyle doğrudan ilişkili ve bağlantılıdır. Zaten zaman ile uzay birlikte anlamlıdır. Biri olmadan diğerinin olması mümkün değildir. Bunu şöyle özetleyelim: elektrik yükünün çevresindeki elektrik alanı, o elektrik yükünün bir bağlantısıdır. Tıpkı bunun gibi geometri ile kinamatik 'den oluşan eğri yada düz uzay-zaman metrik alanı da özdeğin (maddenin) bir bağlantısıdır. Elektrik yükü olmadıkca, elektrik alanı nasıl olmaz ise; maddesiz bir ' metrik alan', eş anlamıyla ' uzay-zaman ' da varolamaz. uzayla zaman, düşünsel tasarımlar değil, maddesel nesnenin içinde bulunan nesnel zaman-uzay madde somutluğundan oluşmuş bir bütündür. Böylece uzayın boyutları kadar zaman boyutunun kendiside uzay boyutlarının bir devamı niteliğinde bir nesnel uzam boyutu olarak varolmaktadır. Madde özünde ışıma kuatlarından oluşma bir yapıdır. (25.01.2012 18:03)
(bakınız: anlam, neden, esin, doğru, uzay, lara, gibi, madde, böyle, lama)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan |
|
 |
|
|
 |
Zaman,gücüne,yelesine,şahlanışına hayran kaldığınız bir atın henüz seyrine doymadan yanınızdan dört nala koşup gitmesi ve sizin ardından çaresizce bakakalmanızdır... (29.11.2011 14:26)
(bakınız: esin, gitme, ares, aman, dört, hayr, ayran, hayran, sine, anız)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
nefes alir dogariz nefes verir ölürüz isde gercek zaman,gerisi yalan (31.10.2011 21:22)
(bakınız: yalan, nefes, aman, geri)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
zaman herseyin yok olusu bir zaman (27.10.2011 23:25)
(bakınız: aman, hersey)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 42 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Geçip gidiyor, kimseyi de takmadan. (01.10.2011 02:42)
(bakınız: gidi)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 44 |
| Çanakkale |
 |
|
|
 |
Kadının biri kocasına dedi ki: Ey adamlığı bir adımda aşan! Bana hiç bakmıyorsun, neden? Ne zamana kadar bu horlukta kalacağım? Kocası dedi ki: Boğazına bakıyorum, çıplağım ama elim ayağım var, çalışıp çabalıyorum. Güzelim, ere kadının boğazına ve elbisesine bakmak farzdır. Ben ikisine de bakıyorum. Bu hususlarda eksiğin gediğim yok. Kadın, gömleğinin yenini gösterdi. Pek kaba ve kirliydi. Dedi ki: Kabalığından bedenimi yiyor. Kimse kimseye bu çeşit elbise verir mi? Kocası a kadın dedi, sana bir sorum var: Yoksul adamım ben elimden bu geliyor. Doğru, bu çok kaba, çok çirkin, fakat ey düşünceli kadın, bir düşün. Bu mu daha kötü yoksa boşanmak mı? Bu mu daha kötü, yoksa boşanmak mı? Bu mu sana daha kötü geliyor yoksa ayrılık mı? Ey kınayıp duran bela, yoksulluk, eziyet ve mihnet de böyledir işte. Şüphe yok ki heva ve hevesi terk etmek acıdır ama Tanrıdan uzak olma acılığından daha iyidir. Savaş ve oruç güçtür, çetindir. Fakat bu güçlük ve çetinlik, Tanrının kulu kendinden uzaklaştırmasından, böyle bir derde uğratmasından yeğdir. İhsan ve lütuflar ıssı Tanrı, bir gün, ey benim hastam, ey benim mihnetime uğrayan kul, nasılsın? Derse hiç zahmet ve eziyet kalır mı? Hatta böyle demese bile, böyle dediğini duymasan, anlamasan bile senin o zevkin yok mu? Tanrının senin hatırını sormasıdır işte. Gönül hekimleri olan güzeller, hastaların hatırını sormaya düşkündürler. Utanır, söz olmasın derlerse bir çare bulurlar, yine haber gönderirler. Haber bile göndermeseler bunu düşünürler ya. Hasılı hiçbir sevgili yoktur ki aşkından haberi olmasın? Ey duyulmamış, eşsiz hikayeler arayan, aşıkların hikayesini oku. Bunca uzun zamanlardır kaynar durursun ama yine de tatar aşı gibi yarı pişman bir haldesin ey kadid olmuş adam! Bir ömürdür Tanrı adaletini görmüş, o tadı almışsın da yine görmeyenlerden daha namahremsin. Talebelik eden üstat olur. Öyle olduğu halde sen günden güne geri gitmişsin a inatçı kör. Anandan babandan haberin yok, geceyle gündüzden de ibret almamışsın. ÖRNEK: Bir arif, papazın birine sordu: Sen mi daha yaşlısın sakalın mı? Papaz dedi ki: Ben ondan önce doğdum. Sakalsız nice zamanlarım var. Arif dedi ki: Sakalın ağarmış, eski halini terk etmiş. Öyle olduğu halde yazıklar olsun, kötü huyun hala dönmemiş! O senden önce doğmuş seni geçmiş. Sense tirit sevdası ile böylece kala kalmışsın. Önce doğduğun renktesin hala. Ondan bir adım bile ileri atmamışsın. Hala kaptaki ekşi ayransın. Hala o yoğurdun yağını ayıramamışsın. Hala balçık küpteki hamursun, bir ömürdür ateşli tandırdasın ama hala pişmemişsin. Heves yeli ile başın dönüyor ama tepedeki ot gibi ayağın toprakta. Musa kavmi gibi Tih çölünün ıssısında, durduğun yerde tam kırk yıl kala kalmışsın a akılsız adam! Her gün ta akşama kadar koşup duruyorsun. Fakat kendini yine de ilk konak yerinde görmedesin. O öküze aşık oldukça şu üç yüz yıllık uzaklıktan kurtulamazsın. Onların da gönüllerinden öküzün hayali çıkmadıkça ıssı bir girdaba benzeyen o çölde kaldılar. Bu öküzü bir tarafa bırak, Tanrıdan sonsuz lütuflara ermiş, nihayetsiz nimetler görmüşsün. Fakat öküz tabiatlısın, onun için o büyük büyük iyilikler, bu öküzün aşkı ile gönlünden gidiverdi. Bari şimdi bedeninin bütün cüzilerinden sor. Şu dilsiz uzuvlarının yüzlerce dili vardır. Aleme rızk veren Tanrının nimetlerinin zikri zaman yapraklarında gizlenmiştir. Sen gece gündüz hikaye arar durursun. Halbuki senin cüzilerinin cüzileri, sana hikayeler söyler durur. Onlar yokluktan var olalı nice neşeler gördüler, nice gamlar tattılar. Çünkü hiçbir cüzi lezzetsiz bitmez. Istıraplarla zayıflar, kuru kalır. Halbuki senin cüzün kaldı da o iyilik, o nimet, aklından gitti. Daha doğrusu gitmedi,beş duygunla yedi endamından gizlendi. Yaz gibi hani. Yazın pamuk biter de o kalır, fakat yaz hatırlanmaz olur. Yahut da buz gibi. Kışın olur da kış gizlenir, buz bize kalır. Bu o güçlükten bir armağandır. Kışın da yazın armağanları şu meyvelerdir. Ey yiğit bunun gibi senin her cüzün de bedenin de Tanrının bir nimetini söylemededir. Şu kadın gibi yirmi oğlu vardı da her oğlu, bir güzel halini anlatmadadır. Sarhoşluk ve oynaşma olmadıkça gebe kalınmaz. Bahar olmayınca bahçelerde bir şey doğar mı? Gebelerle kucaklarındaki çocuklar, baharın o kadınlarından aşkına delalet eder. Her ağaç çocuklarını emzirmededir. Hepsi, Meryem gibi gizli bir padişahtan gebe kalmıştır. Ateş sula gizlenir ama üstünde yüz binlerce köpük coşar. Ateş pek gizlidir, fakat köpük, on parmağı ile ateşin varlığına delalet etmededir. Vuslat sarhoşlarının cüzileri de, bunun gibi hal ve söz timsallerinden gebe kalır. Hal güzelliğine karşı ağızları açık kalmıştır onların. Gözleri cihan nakşına örtülmüştür. O doğanlar bu dört unsurdan doğmazlar. Onun için de bu gözlere görünmezler. Onlar, tecelliden doğmuşlardır. Bu yüzden renksiz perdeyle örtülüdürler. Doğmuşlar dedim ya, hakikatte doğmamışlar da. Bu söz, ancak anlatmak için söylenmiş bir sözdür. Sus da “Kul-söyle” padişahı söylesin. Bu çeşit güllere karşı bülbüllük satmaya kalkışma. Bu gül, coşmuş köpürmüş, söyleyip duran bir güldür. Ey bülbül, bana karşı sözü kes de kulak kesil. Her ikisi de yani hal de, söz de, tertemiz iki güzele benzer. Vuslat sırrına iki adil şahittir bunlar. Bu iki seçilmiş latif güzellik de gebeliklere ve geçmiş zamandaki haşirlere şahadet ederler. Yeniden yeniye gelen temmuz ayında buzun, her an kış hikayelerini söylemesi gibi. Hani buz da soğuk rüzgarları, zemheriyi, yaz günlerinde o güç zamanları söyler ya. Kışın meyve ve Tanrı lütfunun hikayelerini anlatır. Güneşin gülümsediği zamanları, çimen gelinlerine dokunup eksiltmesini söyler. İşte onun gibi senden de hal gitti, cüzün o halin armağanı olarak kaldı. Ya ona sor, yahut da hatırla. Gama giriftar oldumu çeviksen derhal sıçrar, o ümitsiz deminden kurtulursun. Ona, ey hali, nimetleri o yüceliği inkar eden gam, dersin... Her dem baharda, neşede değilsin de gül yığınına benzeyen bedenin, neyin ambarı ya? Gül yığını bedenin, düşüncen de gül suyu gibi. Gül suyu, gülü inkar ediyor ha. Şaşılacak şey bu işte! Nimetleri inkar eden maymun huylulardan saman bile esirgenir. Fakat peygamber huylu kişilere güneş ve bulut, saçı olarak saçılır. O küfür inadı, maymun adetidir. Şu hamd-ü şükürse Peygamberin yoludur. Perdelerin yırtılması, maymun huylulara neler etti? Peygambere benzeyenlerse ibadetleri, ne faydalar verdi! Mamur yerlerde kuduz köpekler vardır. Yücelik ve nur definesi, yıkık yerlerdedir. Şu doğma, ayın tutulmasından olmasaydı bunca filozof, yolu kaybeder miydi hiç? Akıllı fikirli kişiler, bu yol yitirme yüzünden burunlarının üstünde ahmaklık dağını gördüler. bu hikaye mevlananın mesnevisindeki zamanın yapraklarındaki giz hikayesidir. (08.09.2011 12:25)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 30 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
Yaftalamadan düşünün :) (26.08.2011 10:22)
(bakınız: lama, yafta, düşünü)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 37 |
|
 |
|
|
 |
zaman'ı zaman'ında,,,zaman'ını geçirmeden,,,zaman'lı zaman'sız demeden yaşamak gerek,,,, (16.08.2011 22:10)
(bakınız: yaşamak, yaşam, aman, erek, gerek, âmâk)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 44 |
| Çanakkale |
 |
|
|
 |
. anlaşılması hissedilmesi algılanıp bilinmesi en zor kavram.kuantumdaki meşhur çift yarık deneyinden bile daha şaşırtıcı ve anlaşılması zor.ama öğrenicez çare yok madem peygamberimiz zamana sövmeyiniz keza zaman odur demiştir. öğrenmek bilmek farz oldu.allah içimize bu merakı bu hayreti verdi.ve bilmek için benzetme farklaradan yararlanıcaz nasılki önümüzdeki masanın ebatları öğrenmek için metreden uzunluk ölçüsünden yararlanıyorsak nasılki iki şehrin arasındaki mesafeyi şukadar kilometre diye ifade ediyorsak. iki hareket arasındaki anlarıda saat ay yıl gibi ifade ederiz.buraya kadar enteresan bişey yok enteresanlık bundan sonra başlıyor.özel görelelik teorisine göre kütle enerjiye enerjide kütleye dönüşür yani suyun sıvı hali buhar hali gibi. bugün nüklüer yakıt dedikleri. yada atom bom bası bu bilgiye göre yapılmıştır. yani suyun sıvı ve buhar hali. nesnede madde veya enerji hali gibi.zaman ve hareket arasındaki ilişki de buna benzer. yanlız tersinir bi durum vardır.hız arttıkça zaman kısalır.ışık hızına ulaşıldığındaysa zaman durma noktasına gelir örnek veriyorum gece gökyüzüne baktığımızda gördüğümüz yıldızlardan gelen ışık gözümüze çarpar ve bu gözümüze çarpan ışık parçacıklarına foton denir. ve bu ışık parçası fatonların ömürleri çok kısadır. ama ışık hızında hareket ettikleri için zaman artık onlar için durma noktasına ulaşmıştır. ve bu yüzden milyonlarca ışık yılı uzaktaki bi yıldızın ışığı. bi başka şeye dönüşmeden bize ulaşır. yani zaman ve hareket aynı şeydir (16.08.2011 15:32)
(bakınız: gece, bugün, bilgi, arda, yara, rakı, yorum, bilmek, adem, saat)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan |
|
 |
|
|
 |
zaman herşeyin ilacıdır
ama her ilacın bir yan etkisi olabilir (25.06.2011 20:13)
(bakınız: herşey, aman, etki, yan etki)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"ZAMAN" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|